… Ey pâdişâhlar pâdişâhı Kostantîn Kıral" ve "Ey megalo Hırıstos" ya‘nî "Ey büyük
Allâh
" ve Latin kavmi olanlar "Boğ çarna Kostantîn" ya‘nî "Allâh Kıralı Kostantîn" ve …
"Ey inpiretore Kostantîn İpol" ya‘nî "Ey pâdişâhlar pâdişâhı Kostantîn Kıral" ve "Ey megalo Hırıstos" ya‘nî "Ey büyük Allâh" ve Latin kavmi olanlar "Boğ çarna Kostantîn" ya‘nî "Allâh Kıralı Kostantîn" ve Urum olanlar, "Va pedakimo vandirfa bidemu va mavra matyamu va psiçemu va psihulemu" ya‘nî "Vay oğul vay cânımdan sevgülüm vay iki gözlerim vay (---)" deyü feryâdları evce peyveste olup her biri birer gûne girye ve feza‘ u çeza‘ etdüklerin Kostantîn işidüp "Anpiretor İpol" dedikleri ya‘nî "Azîmü'ş-şân pâdişâhlar pâdişâhı" dediklerin kendüye zann edüp ve yigirmi otuz bin benî âdemin feryâd [ü] figânları Kostantîn'e hoş gelmeyüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… tos" ya‘nî "Ey büyük Allâh" ve Latin kavmi olanlar "Boğ çarna Kostantîn" ya‘nî "
Allâh
Kıralı Kostantîn" ve Urum olanlar, "Va pedakimo vandirfa bidemu va mavra matyam …
"Ey inpiretore Kostantîn İpol" ya‘nî "Ey pâdişâhlar pâdişâhı Kostantîn Kıral" ve "Ey megalo Hırıstos" ya‘nî "Ey büyük Allâh" ve Latin kavmi olanlar "Boğ çarna Kostantîn" ya‘nî "Allâh Kıralı Kostantîn" ve Urum olanlar, "Va pedakimo vandirfa bidemu va mavra matyamu va psiçemu va psihulemu" ya‘nî "Vay oğul vay cânımdan sevgülüm vay iki gözlerim vay (---)" deyü feryâdları evce peyveste olup her biri birer gûne girye ve feza‘ u çeza‘ etdüklerin Kostantîn işidüp "Anpiretor İpol" dedikleri ya‘nî "Azîmü'ş-şân pâdişâhlar pâdişâhı" dediklerin kendüye zann edüp ve yigirmi otuz bin benî âdemin feryâd [ü] figânları Kostantîn'e hoş gelmeyüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
"Ben cüzâm marazından ölürsem bana yeğdir. Nitekim bu kadar Hıristiyanlar'ın ya‘nî ümmet-i Îsâ'nın feryâd [ü] figânların işitmeyem ve bu kadar bin ma‘sûm-ı nâ-resîdelerin kanı benim sıhhatim içün zemîne dökülmeye. Tîz bu kadar ma‘sûmları vâlide ve pederlerine verin, Allâh içün âzâd eyledim, ebeveynleri ba‘de'l-yevm du‘â-yı hayrımda olsun" deyü cümle ma‘sûmları vâlideynlerine teslîm etdüklerinde niçesi teslîm-i rûh edüp şâd-merg olayazup cümle ma‘sûmların âbâ ve ecdâdları ve cümle akrabâ ve ta‘allukâtları baş açup yüzlerin rû-yı zemîne sürüp şâdumânlarından bükâ-âlûd olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… da oğlu Kostantîn'e gelüp altun sandûka içindeki haçları Îsâ'nın yâdigârıdır ve
Allâh
ismidir deyü hedâyâ verüp Kostantîn haçları yüzüne gözüne sürüp anası Hellana f …
"Yok hayâtda olup yine halkı dîne da‘vet edüp yine merhûm oldu" derler. Ammâ Rûhullâh diyen nasârâlar kavm-i Mesîh'dir, âsumânda İdrîs Nebî ile hayâtdadır derler. Ba‘dehu Hellana avret niçe bin hazîne harc edüp Mescid-i Aksâ'yı ta‘mîr ü tevsi‘ ve Sahratullâh'ı tezyîn ve Beytüllahm'i müceddeden binâ edüp niçe bin hayrâtlar dahi edüp Yahûdîleri kıra kıra İslâmbol'da oğlu Kostantîn'e gelüp altun sandûka içindeki haçları Îsâ'nın yâdigârıdır ve Allâh ismidir deyü hedâyâ verüp Kostantîn haçları yüzüne gözüne sürüp anası Hellana firavı ve Îsâ Nebî haçların alay-ı azîm ile Zeyrekbaşı deyrine götürüp şehr-i Kostantîn'i ziyâdesiyle amâra başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
… n İslâmbol ve Galata'da olan ümmet-i Muhammed 22a içre bir gırîv [ü] feryâd-ı
Allâh
Allâh kopup herkes ahâlî-i mahallesiyle bir yere cem‘ olup ceng-i azîm edüp küf …
"Bire Arab kavmi içre tefrika girüp Halîfe Osmân'ı şehîd etdiler. Ve Alî ile Â’işe anaları nehr-i Furâd kenârında Ca‘ber kal‘ası dibinde ceng-i azîm edüp tarafeynden yigirmi bin âdemleri şehîd oldu. Ve yakın zamânda Muhammed'in kızı oğlu imâm Hüseyin'i Kerbelâ'da Yezîd kırk elli bin âdem ile susuzlukdan ve açlıkdan ba‘zısın kılıç ile kırup şehîd etdiler. Hâlâ anların içine tefrika düşüp bu gûne fetretler vâkı‘ olup anların bugün de başların kaşımağa dermânları yokdur. Hemân fursat ganîmetdir Kostantıniyye'miz içre olan Arab-ı Urbân'ı kırup âsûde-hâl olalım" deyü bir alay müşrikin bu sû’-i tedbîri hüsn-i tedbîr görüp hicretin iki yüz elli altısında niçe kerre yüz bin küffâr-ı hâksâr ale'l-gafle gulû-yı âm edüp herkes halvethânesinde tâ‘at [u] ibâdâta meşgûl iken İslâmbol ve Galata'da olan ümmet-i Muhammed 22a içre bir gırîv [ü] feryâd-ı Allâh Allâh kopup herkes ahâlî-i mahallesiyle bir yere cem‘ olup ceng-i azîm edüp küffârı kırup şehîd olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b–22a ·
metinde göster ·
… mbol ve Galata'da olan ümmet-i Muhammed 22a içre bir gırîv [ü] feryâd-ı Allâh
Allâh
kopup herkes ahâlî-i mahallesiyle bir yere cem‘ olup ceng-i azîm edüp küffârı k …
"Bire Arab kavmi içre tefrika girüp Halîfe Osmân'ı şehîd etdiler. Ve Alî ile Â’işe anaları nehr-i Furâd kenârında Ca‘ber kal‘ası dibinde ceng-i azîm edüp tarafeynden yigirmi bin âdemleri şehîd oldu. Ve yakın zamânda Muhammed'in kızı oğlu imâm Hüseyin'i Kerbelâ'da Yezîd kırk elli bin âdem ile susuzlukdan ve açlıkdan ba‘zısın kılıç ile kırup şehîd etdiler. Hâlâ anların içine tefrika düşüp bu gûne fetretler vâkı‘ olup anların bugün de başların kaşımağa dermânları yokdur. Hemân fursat ganîmetdir Kostantıniyye'miz içre olan Arab-ı Urbân'ı kırup âsûde-hâl olalım" deyü bir alay müşrikin bu sû’-i tedbîri hüsn-i tedbîr görüp hicretin iki yüz elli altısında niçe kerre yüz bin küffâr-ı hâksâr ale'l-gafle gulû-yı âm edüp herkes halvethânesinde tâ‘at [u] ibâdâta meşgûl iken İslâmbol ve Galata'da olan ümmet-i Muhammed 22a içre bir gırîv [ü] feryâd-ı Allâh Allâh kopup herkes ahâlî-i mahallesiyle bir yere cem‘ olup ceng-i azîm edüp küffârı kırup şehîd olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b–22a ·
metinde göster ·
Allâh'a rehâ buldurup top u tüfeng şâdumânları ederek yüz elli pâre gemiler ile …
Onuncu günde Kâğızhâne'deki kadırgalar {dahi} hâzır olup (olup) berde ve bahrde keştîler asâkir-i İslâm ile hâzırbâş idi. Ol gün Sultân Mehemmed niçe bin güzîde ve zeber-dest asker ile Okmeydânı'na varup mezkûr gemilerin zîr-i felenklerine dârû döküp ve yağlı kızakları felenkler üzre vocı ırgatlar ile ilm-i cerr-i eskâl ile niçe bin nâmdâr tüvânâ yiğitler keşân ber-keşân çekerek Okmeydânı'nın ol çemenzâr sahrâsına geldükde bi-emri Hudâ bir eyyâm-ı muvâfık rîh-i tayyibe esüp cümle keştîlerin bâdbânların küşâde edüp cümle guzât-ı müslimîn sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup top u tüfeng şâdumânları ederek yüz elli pâre gemiler ile Okmeydânı rû-yı deryâ-misâl oldu. Küffâr İslâmbol'dan bu ziynetler ile bu keştîleri görüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
… âne İreminin yanında olan Okmeydânı donanmasına kavuşup bir hây-hûy bir sadâ-yı
Allâh
Allâh zâhir olunca kal‘ayı muhâsara eden guzât-ı müslimîn dahi kuvvet-i kâhirey …
Ba‘dehu cümle guzât-ı müslimîn âlât-ı silâhları ile keştîlere süvâr olup âmâde durdular. Tâ ki Kâğızhâne'de Timurtaş Paşa'nın binâ etdüği elli pâre büyük kadırgalar dahi Eyyûb'dan tarafa zâhir olup rû[z]gâr-ı muvâfık ile bâdbânların küşâde edüp içinde olan mücâhidîn top u tüfenglerin endâht ederek gülbâng-ı Muhammedî ile Tershâne İreminin yanında olan Okmeydânı donanmasına kavuşup bir hây-hûy bir sadâ-yı Allâh Allâh zâhir olunca kal‘ayı muhâsara eden guzât-ı müslimîn dahi kuvvet-i kâhireye gelüp azîm ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl esnâsında cümle donanma-yı hümâyûn'a asker-i İslâm dolup karşu tarafa geçdiklerin kâfir görünce akılları başlarından gidüp acz ızhâr etmeğe başladılar. Ve dahi ol günün hücûmunda kal‘anın taraf taraf rahnedâr yerlerin görüp âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
… eminin yanında olan Okmeydânı donanmasına kavuşup bir hây-hûy bir sadâ-yı Allâh
Allâh
zâhir olunca kal‘ayı muhâsara eden guzât-ı müslimîn dahi kuvvet-i kâhireye gelü …
Ba‘dehu cümle guzât-ı müslimîn âlât-ı silâhları ile keştîlere süvâr olup âmâde durdular. Tâ ki Kâğızhâne'de Timurtaş Paşa'nın binâ etdüği elli pâre büyük kadırgalar dahi Eyyûb'dan tarafa zâhir olup rû[z]gâr-ı muvâfık ile bâdbânların küşâde edüp içinde olan mücâhidîn top u tüfenglerin endâht ederek gülbâng-ı Muhammedî ile Tershâne İreminin yanında olan Okmeydânı donanmasına kavuşup bir hây-hûy bir sadâ-yı Allâh Allâh zâhir olunca kal‘ayı muhâsara eden guzât-ı müslimîn dahi kuvvet-i kâhireye gelüp azîm ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl esnâsında cümle donanma-yı hümâyûn'a asker-i İslâm dolup karşu tarafa geçdiklerin kâfir görünce akılları başlarından gidüp acz ızhâr etmeğe başladılar. Ve dahi ol günün hücûmunda kal‘anın taraf taraf rahnedâr yerlerin görüp âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
Allâh zâhir olup keştî içre olan küffârları dest-ber-kafâ kayd [u] bend etmeğe …
Görseler kim bunların lisânında sadâ-yı Allâh Allâh zâhir olup keştî içre olan küffârları dest-ber-kafâ kayd [u] bend etmeğe başlayup cemî‘i mâl [u] erzâkların gâret etmeğe başlarlar. Hemân küffâr lisânlarınca "ki parlari" der, ya‘nî "nişleyüp ne söylersiz" der. Guzât dahi "parlamazız bütün alırız" derler. Kâfir gördü kim bunlar Türk askeri bir tâ‘ûndur kim gemileri içre girmişler, âlat-ı silâha el kaldırmağa iktidârları yok. Ve limana girdikde şâdumân içün cemî‘i top u tüfenglerin atmış bulundular. Âhir "zanca Türk" deyüp cümle giriftâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
zâhir olup keştî içre olan küffârları dest-ber-kafâ kayd [u] bend etmeğe başlay …
Görseler kim bunların lisânında sadâ-yı Allâh Allâh zâhir olup keştî içre olan küffârları dest-ber-kafâ kayd [u] bend etmeğe başlayup cemî‘i mâl [u] erzâkların gâret etmeğe başlarlar. Hemân küffâr lisânlarınca "ki parlari" der, ya‘nî "nişleyüp ne söylersiz" der. Guzât dahi "parlamazız bütün alırız" derler. Kâfir gördü kim bunlar Türk askeri bir tâ‘ûndur kim gemileri içre girmişler, âlat-ı silâha el kaldırmağa iktidârları yok. Ve limana girdikde şâdumân içün cemî‘i top u tüfenglerin atmış bulundular. Âhir "zanca Türk" deyüp cümle giriftâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
Allâh" ile yedeğe alup top u tüfeng şâdumânları ederek Galata ve İslâmbol halîc …
Küffârın gözleri önünde on pâre galyonu ve on pâre kadırganın sütûnları üzre haçlı bayrakların ser-nigûn edüp İslâm keştîleri küffâr barçaların "Allâh Allâh" ile yedeğe alup top u tüfeng şâdumânları ederek Galata ve İslâmbol halîci üzre ubûr etdirerek Tershâne bâğçesi önünde lenger bırağup bir kaç {kerre} top u tüfeng şâdumânları edüp küffârın zehreleri çâk, guzât-ı müslimînin cümlesi şâd [u] ferahnâk olup tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
" ile yedeğe alup top u tüfeng şâdumânları ederek Galata ve İslâmbol halîci üzre …
Küffârın gözleri önünde on pâre galyonu ve on pâre kadırganın sütûnları üzre haçlı bayrakların ser-nigûn edüp İslâm keştîleri küffâr barçaların "Allâh Allâh" ile yedeğe alup top u tüfeng şâdumânları ederek Galata ve İslâmbol halîci üzre ubûr etdirerek Tershâne bâğçesi önünde lenger bırağup bir kaç {kerre} top u tüfeng şâdumânları edüp küffârın zehreleri çâk, guzât-ı müslimînin cümlesi şâd [u] ferahnâk olup tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
emâneti verüp yine cenge meşgûl oldular. Ebü'l-feth dahi bu mâl-ı ganâyimi ve F …
"Beğim cenâb-ı şerîfiniz Ma‘nisa'da şehzâde iken Mısır nevâhîlerinde Akka ve Sayda [ve] Berût kal‘alarına küffâr istîlâ etdüğin cenâbınız istima‘ edüp bu kadar ibâdullâh ve bu kadar sıbyân [u]28a nisvân esîr-i giryân oldu deyü giryân olduğunuzda 'Elem çekme beğim, İslâmbol'u feth edeceğiz günde gâret olan Akka'dan gelmiş akîde ve pişmiş helvâ yersiz' deyü size tesliyet-i hâtır verüp İslâmbol'un fethin tebşîr etmişdik ve 'Ol günler gazâ ile guzât-ı müslimîne kadı ol ve her şey’e kanâ‘at edüp râzı ol' demiş idin. İşte ol pişmiş helvânın semeresi geldi, zuhûr etdi. İnşâ’allâh ellinci günde kal‘anın dahi seyecî’ü fethi bi-emrillâh mukarrerdir" deyü da‘vâ-yı merd edüp cümle guzât-ı müslimîn gemilerde olan mâl-ı ganâyimi ve üç bin kîse Tâkyânûsî filoriyi ve bin sebüke zeheb-i hâlisi ve iki bin sebüke sîm-i ebyazı ve yigirmi gemide sekiz bin esîri ve yigirmi kapudanları ve bir kıralzâde ve bir Fransa kıralının duhter-i nâ-şüküftesini ve bin aded pençe-i âfitâb mahbûbe-i cihâne ümmet-i Muhammed kızları kim, kimi şerîfe ve kimi gayr-ı şerîfe-i müslime bânû-yı cihânlar kim her biri hûrşîd-i cihân-tâb banû-yı sâhib-hicâb duhterler idi ve niçe bin kerre yüz bin âlât-ı silâhât levâzımât makûlesi eşyâları derûn-ı deftere kayd edüp Ebü'l-feth'e cümle mâl-ı ganâyimi Allâh emâneti verüp yine cenge meşgûl oldular. Ebü'l-feth dahi bu mâl-ı ganâyimi ve Fransa kıralı kızını ve gayr-ı müslime bâkireleri Akşemseddîn'e teslîm edüp kendüler kal‘anın feth [u] teshîrine cidd ü cehde sâ‘î oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b–28a ·
metinde göster ·
Âhirü'l-emr ellinci gün kim oldu, ol ân kal‘a içinden bir feza‘ u çeza‘ zâhir olup kıyâmet kopdu. Hemân ol ân niçe bin bî-edyân küffâr-ı Hıristiyan zî-kıymet eşyâları ile burc [u] bârûlar üzre beyâz vere bayrakları diküp "El-amân ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘ayı vere ile teslîm edüp cümle küffâr bir gün mehil alup berren ve bahren her biri birer diyâra ve deyre ve îre gitdiler. Meğer kal‘a içre melâmiyyûndan Yâvedûd Sultân merhûm olunca küffârın başına kıyâmet kopup kal‘ayı emân ile verüp deryâ-misâl asker-i İslâm sadâ-yı Allâh Allâh {ile} şehr-i İslâmbol'un cânib-i selâsından asker-i bî-pâyân yürüyüş edüp mâl-ı ganâyim almağa şürû‘ etdüklerinde Koca Ebü'l-feth örf-i 30a izâfetiyle ayağında âsumânî çizmesiyle katıra süvâr olup elinde seyf-i Muhammedîyi kaldırup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29b–30a ·
metinde göster ·
Âhirü'l-emr ellinci gün kim oldu, ol ân kal‘a içinden bir feza‘ u çeza‘ zâhir olup kıyâmet kopdu. Hemân ol ân niçe bin bî-edyân küffâr-ı Hıristiyan zî-kıymet eşyâları ile burc [u] bârûlar üzre beyâz vere bayrakları diküp "El-amân ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘ayı vere ile teslîm edüp cümle küffâr bir gün mehil alup berren ve bahren her biri birer diyâra ve deyre ve îre gitdiler. Meğer kal‘a içre melâmiyyûndan Yâvedûd Sultân merhûm olunca küffârın başına kıyâmet kopup kal‘ayı emân ile verüp deryâ-misâl asker-i İslâm sadâ-yı Allâh Allâh {ile} şehr-i İslâmbol'un cânib-i selâsından asker-i bî-pâyân yürüyüş edüp mâl-ı ganâyim almağa şürû‘ etdüklerinde Koca Ebü'l-feth örf-i 30a izâfetiyle ayağında âsumânî çizmesiyle katıra süvâr olup elinde seyf-i Muhammedîyi kaldırup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29b–30a ·
metinde göster ·
"Bire ben sana demedim mi kırk gün sabr eyle" deyü tenbîh eder. Hemân yeniçerinin önündeki taşt içre olan su cûş [u] hurûşa gelüp leğen içinde iki küçücük gemiler zâhir olup gark olma sadedinde iken geminin birin yeniçeri direğinden yapışup yelkenine "Üf" deyüp telattum-ı mevtden halâs olup giderler. Öbür gemi temevvüc-i mâdan gark olma mahallinde iken içinde olan ibâdullâh "Ya Allâh" deyü feryâd [ü] figânları evce peyveste olup hemân yeniçeri şeyhin izniyle geminin direğinden basup gemiyi gark edince içinde olan bu kadar mahlûk-ı Hudâ kimi gark olup kimi halâs olurken yeniçeri kimisin gark eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a ·
metinde göster ·
… îf-i mâlâ-yutâk edüp hâh-nâ-hâh ol mu‘tekid ihtiyâr bir câm bâde nûş edince "Yâ
Allâh
" deyü ol ân uryân olup hânesine gelüp artık hânesinden taşra çıkmayup alâyık-ı …
"Seni katl ederiz, elbette bu şarâbdan nûş edersin" deyü ibrâm [u] ilhâh ile teklîf-i mâlâ-yutâk edüp hâh-nâ-hâh ol mu‘tekid ihtiyâr bir câm bâde nûş edince "Yâ Allâh" deyü ol ân uryân olup hânesine gelüp artık hânesinden taşra çıkmayup alâyık-ı dünyâdan el çeküp halkdan münzevî bir câzibe sâhibi büyük âdem idi. Ammâ Unkapanı'nın iç yüzünde kuyumcular içinde sâkin olup sarâyında âyende vü revendeye ni‘meti eyle mebzûl idi kim bu kadar ni‘met-i uzmâ ve bu kadar masrûf mâl-ı firâvân nereden hâsıl oluduğuna bir kimsenin aklı ermemiş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38b ·
metinde göster ·
, Muhammed birinde dahi Ebûbekr birinde Ömer ve Osmân ve Alî ve Hasan ve Hüseyin …
âyeti terkîm olunmuşdur ve çâr pâyeler köşesinde Allâh, Muhammed birinde dahi Ebûbekr birinde Ömer ve Osmân ve Alî ve Hasan ve Hüseyin kitâbet olunmuşdur. Ve minberin sağındaki pençere üzre âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… dâm derler. Hâsıl-ı kelâm musâhib ma‘nâsına gelir kim nedîm-i şehriyârî derler.
Allâh
pâdişâhıma ömürler versin" dedim. Hemân Hünkâr:
Cevâb-ı hakîr: "Pâdişâhım bir âdem herkes ile hüsn-i ülfet edüp musâhabet etse ana nedîm derler ve şarâb meclisine dâhil olup musâhabet edenlere dahi nedîm-i nâb derler, bu lügatın iştikâkı münâdimdendir ki lafzen müdâminden maklûbdur ve müdâm lügatda şarâba derler, pes nedâmete ma‘nâsı şarâb içmek demek olur, ya‘nî mest [ü] müdâm derler. Hâsıl-ı kelâm musâhib ma‘nâsına gelir kim nedîm-i şehriyârî derler. Allâh pâdişâhıma ömürler versin" dedim. Hemân Hünkâr:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 69b ·
metinde göster ·
… edüp 78b sipâh Atmeydânı'na, yeniçeri Etmeydânı'na cem‘ olup gulû-yı âm ile "
Allâh
Allâh" diyerek Atmeydânı'na cem‘ olup Sultân İbrâhîm Hân mazlûmu Sırçasarây'da …
Hemân Murâd Ağa cümle yeniçeri odalarına ve sipâh ağalarına haber edüp 78b sipâh Atmeydânı'na, yeniçeri Etmeydânı'na cem‘ olup gulû-yı âm ile "Allâh Allâh" diyerek Atmeydânı'na cem‘ olup Sultân İbrâhîm Hân mazlûmu Sırçasarây'da haps edüp yerine oğlu Şehzâde Mehemmed Hân'ı pâdişâh edüp cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ bî‘at edüp Mevlevî Dervîş Mehemmed Paşa vezîr-i a‘zam olup Kara Murâd Ağa yeniçeri ağası oldu ve Ahmed Paşa firâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78a–78b ·
metinde göster ·
… 78b sipâh Atmeydânı'na, yeniçeri Etmeydânı'na cem‘ olup gulû-yı âm ile "Allâh
Allâh
" diyerek Atmeydânı'na cem‘ olup Sultân İbrâhîm Hân mazlûmu Sırçasarây'da haps e …
Hemân Murâd Ağa cümle yeniçeri odalarına ve sipâh ağalarına haber edüp 78b sipâh Atmeydânı'na, yeniçeri Etmeydânı'na cem‘ olup gulû-yı âm ile "Allâh Allâh" diyerek Atmeydânı'na cem‘ olup Sultân İbrâhîm Hân mazlûmu Sırçasarây'da haps edüp yerine oğlu Şehzâde Mehemmed Hân'ı pâdişâh edüp cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ bî‘at edüp Mevlevî Dervîş Mehemmed Paşa vezîr-i a‘zam olup Kara Murâd Ağa yeniçeri ağası oldu ve Ahmed Paşa firâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78a–78b ·
metinde göster ·
âsân getire, tuğra-keş vezîr serdârımsın, ale'l-akîb inşâ’allâh ben dahi lalam …
"Yürü Allâh âsân getire, tuğra-keş vezîr serdârımsın, ale'l-akîb inşâ’allâh ben dahi lalam ile ol câniblere azîmetim vardır" dedükde İpşir Paşa eleminden zerd-rû olup meyyit-i müteharrik oldu. Melek zemîn-bûs eder şekilli olup pâdişâha hayr du‘âlar edüp sarâyına gelmeden Sarâyburnu'ndan bostâncıbaşı kayığına süvâr olup hâzır olan cümle askeri dahi yüz elli pâre kayıklara süvâr olup Üsküdar'daki Kaya Sultân bâğçesi'ne geçüp karâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80b ·
metinde göster ·
… skerleri yetişüp vakt-i seherde âlem ağyâr-ı gayrdan bî-haber iken bu ağyârlara
Allâh
deyüp kılıç uruldukda hakkâ ki âmedâne basılup dilîrâne ceng edüp şebhûn eden v …
İnhizâm-ı Dasnik Emirzâ ve ma‘an Celâlî Hanefî Halîfe nâmân celâlîlere Türkmen ağalıkları ihsân olunmaduğundan Vezîr-i a‘zam Melek Ahmed Paşa'ya dilgîr olup Üsküdar'dan hayli asker cem‘ edüp Anatolu'yu nehb [ü] gârete azîmet eyleyüp Hersek Dili'nden deryâyı ubûr edüp râst geldikleri kârbânı gâret edüp Lefke ile Söğüd nâm kasabaların mâbeyninde hayme ve hargâhların kurup meks etmişler. Fi'l-hâl Melek Ahmed Paşa ve Bektaş Ağa ve Yeniçeri ağası Kara Çavuş ve Kul kethudâsı Çelebi Mustafâ Ağa 83b askerleri yetişüp vakt-i seherde âlem ağyâr-ı gayrdan bî-haber iken bu ağyârlara Allâh deyüp kılıç uruldukda hakkâ ki âmedâne basılup dilîrâne ceng edüp şebhûn eden vezîr askerinden hayli benâm yiğitleri hâke saldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 83a–83b ·
metinde göster ·
… rine nûr yağduğın niçe yüz âdem müşâhede etmişdir. Ve on yedi günden gulû-yı âm
Allâh
Allâh ile Melek Ahmed Paşa'yı ma‘zûl eyleyüp eyâlet-i Özi ihsân olundu.
Âhir anlar dahi halâs olmayup dendân-ı tîğdan geçüp bakıyyetü's-seyfi dağlara firâr etdi. Ammâ serdâr-ı murdârları olan Dasnik Emîrzâ ve Hanefî Halîfe (---) âdemleri ile esîr-i bend-i hicrân olunup Der-i devlet-masîre getirirken Bostâncıbaşı cisri nâm mahalde emr-i pâdişâhî vârid olup cümlesin anda katl edüp kelleleri Bâb-ı Hümâyûn önünde galtân olup bi-emri Hudâ ol gece Hanefî Halîfe kellesinin üzerine nûr yağduğın niçe yüz âdem müşâhede etmişdir. Ve on yedi günden gulû-yı âm Allâh Allâh ile Melek Ahmed Paşa'yı ma‘zûl eyleyüp eyâlet-i Özi ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 83b ·
metinde göster ·
… ûr yağduğın niçe yüz âdem müşâhede etmişdir. Ve on yedi günden gulû-yı âm Allâh
Allâh
ile Melek Ahmed Paşa'yı ma‘zûl eyleyüp eyâlet-i Özi ihsân olundu.
Âhir anlar dahi halâs olmayup dendân-ı tîğdan geçüp bakıyyetü's-seyfi dağlara firâr etdi. Ammâ serdâr-ı murdârları olan Dasnik Emîrzâ ve Hanefî Halîfe (---) âdemleri ile esîr-i bend-i hicrân olunup Der-i devlet-masîre getirirken Bostâncıbaşı cisri nâm mahalde emr-i pâdişâhî vârid olup cümlesin anda katl edüp kelleleri Bâb-ı Hümâyûn önünde galtân olup bi-emri Hudâ ol gece Hanefî Halîfe kellesinin üzerine nûr yağduğın niçe yüz âdem müşâhede etmişdir. Ve on yedi günden gulû-yı âm Allâh Allâh ile Melek Ahmed Paşa'yı ma‘zûl eyleyüp eyâlet-i Özi ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 83b ·
metinde göster ·
… ükkânçe-i mübârekden kaldırup yine Na‘lıncı Hüseyin Çelebi'ye dükkânı verdiler.
Allâh
âlim ü dânâdır.
Merre Hüseyin Paşa ağalarından bir vezîr ağası ve Hacı Subaşı gelüp keşf edüp Yahûdî'nin lâşe-i murdârın ol dükkânçe-i mübârekden kaldırup yine Na‘lıncı Hüseyin Çelebi'ye dükkânı verdiler. Allâh âlim ü dânâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
âyetin tilâvet ederken Kapanî Efendi gelüp bu âyeti istimâ‘ edüp "Allâh Allâh" dediler. Derhâl berber dükkânında Güleşciler tekyesi şeyhi Pehlivân Alî Halhâlî zâhir olup bizim dükkân önünde Geysûdâr'ı görünce bir na‘raya rehâ buldurup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112b ·
metinde göster ·
âyetin tilâvet ederken Kapanî Efendi gelüp bu âyeti istimâ‘ edüp "Allâh Allâh" dediler. Derhâl berber dükkânında Güleşciler tekyesi şeyhi Pehlivân Alî Halhâlî zâhir olup bizim dükkân önünde Geysûdâr'ı görünce bir na‘raya rehâ buldurup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112b ·
metinde göster ·
… ne imâmı ve mü’ezzinânı ve du‘âcıları cümle cem‘ olup du‘â ve senâ ile sadâ-yı "
Allâh
Allâh" ile iki furuna dahi âteş edince muvakkıt sâ‘at dutup mezkûr mekik çam od …
Ve tuç kubbelerinin cânib-i erba‘asında dağlar gibi çam katrân odunları âmâdedir. Bir sene mukaddem bu çam odunların niçe yüz üstâd kesüp iki ucun mekik gibi sivri birer kulaç ince odun edüp kurudurlar. Ba‘dehu top dökecekleri günde cümle halîfe ve üstâdlar ve dökücübaşı ve topcubaşı ve vardiyanbaşı ve muvakkıt eline kum sâ‘atin alup ve kârhâne imâmı ve mü’ezzinânı ve du‘âcıları cümle cem‘ olup du‘â ve senâ ile sadâ-yı "Allâh Allâh" ile iki furuna dahi âteş edince muvakkıt sâ‘at dutup mezkûr mekik çam odunların ale'l-ittisâl tuç kubbesinin iki taraf deliklerinden bırakmadadırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… mı ve mü’ezzinânı ve du‘âcıları cümle cem‘ olup du‘â ve senâ ile sadâ-yı "Allâh
Allâh
" ile iki furuna dahi âteş edince muvakkıt sâ‘at dutup mezkûr mekik çam odunları …
Ve tuç kubbelerinin cânib-i erba‘asında dağlar gibi çam katrân odunları âmâdedir. Bir sene mukaddem bu çam odunların niçe yüz üstâd kesüp iki ucun mekik gibi sivri birer kulaç ince odun edüp kurudurlar. Ba‘dehu top dökecekleri günde cümle halîfe ve üstâdlar ve dökücübaşı ve topcubaşı ve vardiyanbaşı ve muvakkıt eline kum sâ‘atin alup ve kârhâne imâmı ve mü’ezzinânı ve du‘âcıları cümle cem‘ olup du‘â ve senâ ile sadâ-yı "Allâh Allâh" ile iki furuna dahi âteş edince muvakkıt sâ‘at dutup mezkûr mekik çam odunların ale'l-ittisâl tuç kubbesinin iki taraf deliklerinden bırakmadadırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… übaşı ve gayrı üstâdlar keçe esbâbları ile tuç deryâsı ağzın demir çapalar ile "
Allâh
Allâh" deyüp açdıklarında tuç deryâsı âteş gibi akmağa başlayınca yüz adım yerd …
Hemân kim ibtidâ âteşden tuç deryâsın halâs mahalline gelince cümle (---)(---) sâ‘at olduğu sâ‘at muvakkıt haber edüp dökücübaşı ve gayrı üstâdlar keçe esbâbları ile tuç deryâsı ağzın demir çapalar ile "Allâh Allâh" deyüp açdıklarında tuç deryâsı âteş gibi akmağa başlayınca yüz adım yerde olan âdemlerin yüzlerine ve esbâblarına gûyâ alev yapışır. Ba‘zı temâşâcılar ve vüzerâlar üzerlerine beyâz çarşaf alup sadâ-yı gülbâng-i Muhammedîye rehâ buldurunca iki taraf niçe yüz kurbânları zibh etdükçe tuç deryâsı âteş gibi yokuş aşağı akup en nihâyetindeki top kâlıbına akup balyemez top ise nısf sâ‘atde dolup fi'l-hâl keçe ile sarılmış bir gûne mülemma‘ yağlı çamur vardır, tuç ırmağı yolun anınla sed edüp andan yukaruda bir gayrı top yolun açup ana dolmağa başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·