… de keçtiŋiz yusuf işi içinde tepremez men bu yerdin destur bėrginçeke tegi maŋa
atam
azu hükm ḳılsa taŋrı maŋa ol hükm ḳılıġlılarda yaḫşıraḳ erür
80 ḳaçan kim umunçsuz boldılar erse andın ḳatıḳsız boldılar yaşru sözlegli boldılar aydı uluġları: bilmez mü sizler kim ataŋız çın-oḳ aldı siziŋ üze üstüvarlıḳ taŋrıdın anda aşnu ol kim teŋde keçtiŋiz yusuf işi içinde tepremez men bu yerdin destur bėrginçeke tegi maŋa atam azu hükm ḳılsa taŋrı maŋa ol hükm ḳılıġlılarda yaḫşıraḳ erür
… körer men uḍḳu içinde men boġuzlayur men sėni baḳġıl nė neŋ körer sen aydı: ey
atam
ḳılġıl nėni kim fermanlanur siz bulġay sen mėni eger tilese taŋrı sergenlerdin
101 müjde bėrdimiz aŋar oġulnı keçargen.102 ḳaçan tegdi erse anıŋ birle yügürmekke aydı: ey oġulḳınam men körer men uḍḳu içinde men boġuzlayur men sėni baḳġıl nė neŋ körer sen aydı: ey atam ḳılġıl nėni kim fermanlanur siz bulġay sen mėni eger tilese taŋrı sergenlerdin
derken anları da kayd ü bend edüp çıt-a-çıt tüfengleşerek paşa dahi yetişüp alt …
Bu haber-i mûhiş paşaya gelince, "Bre bre" deyüp tarfetü'l-ayn içre bunlara karîb vardıkda cümle başları bırakdırup elimize teklîf-i mâlâ-yutak edüp Mahmûdî Beği İbrâhîm Beğ ileride bulunup hânlılar da Bitlîs derelerine girme sadedinde iken İbrâhîm Beğ anları çevirüp çoğunun atları kalup Bitlîs deresine cân atam derken anları da kayd ü bend edüp çıt-a-çıt tüfengleşerek paşa dahi yetişüp altı yüz hân askerinden ancak iki yüz ellisi piyâde sengistâna düşüp halâs oldular. Üç yüz ellisi hemân ol mahalde dendân-ı tîğdan geçüp cümle kelleleri paşa leşkeri yanında bırakdırup bizim şehîdlerin iki yüz aded kellelerin hemân ol mahalle bir dere içre bir bayır altında defn edüp ba‘de'l-asr ordu-yı İslâm'a girüp paşa eydür: "Bre bre şu nâmerd hân gerçi hânesinde mihmân olduğumuzda bize hokkabâz şekilli göründü ammâ müdebbir imiş. Kemîngâhlarda yiğit saklarmış. Tiz dellâllar nidâ eylesünler kim her kim çete ve yağma ve talana giderse katl ederim." deyü yemîn edüp münâdîler nidâ edüp ol gice cemî‘i ümerâlara fermânlar gidüp taraf taraf cânib-i erba‘ada ince karavullar ta‘yîn olunup "Herkes çadırlarında hâzır-bâş olsunlar ve çadırlarından bir hay huya çıkmasınlar ve ata binmesinler ve âteş yakmasınlar ve tüfeng atmasınlar." deyü gûnâ-gûn tenbîh ü te‘kîdler olunup ordunun cânib-i erba‘asına birer tüfeng menzili ba‘îd kat-ender-kat ince karavullar konulup herkes haymesinde hâzır-bâş dururlardı. Zîrâ imdâda gelmeyen Kürdistân beğlerinden havf olunurdu. Ve Bitlîs Hânı Abdâl Hân'ın umûr-dîde olduğundan ve müdebbir ü mubassır olup hıyel u şeytanatda yegâne-i asr u ferîdü'd-dehr olduğundan ve asker-i bî-pâyân olduğundan hân bir gice ale'l-gafle şîrînlenüp bir hîle ile şebhûn eder deyü paşa ve asker-i İslâm havf ederlerdi. Ammâ Allah âlim ü dânâdır, ol hân-ı âlîşân âlüfte vü âşüfte hân-ı mazlûm bir şeyden haberi yok iken bir alây gammâz-misâller hân-ı bî-günâhı paşaya gamz ide ide cümle müfsidîn ü hâsidînler hâh-nâ-hâh hân-ı bî-günâhı âk edüp cenge âheng etdirdiler. Âhir Hân dahi gayret-i hamiyyet-i Âl-i Abbâsiyân'ı vücûda getirüp otuz kırk bin asker başına cem‘ eyleyüp bu gûne harekâtlar eyleyüp Ahlat kal‘asından berü kâh bizim asker Hân tarafından ve kâh Hân askeri bizim tarafımızdan kelle ve dil alırlardı. Ammâ Paşa-yı müdebbire Pinyanişî beği tarafından bir dil gelüp meğer gâyet fasîh ü belîğ söz ebesi diller imiş, Paşa'ya eydür: "Sultânım, ol hân-ı bed-gümân-ı bî-îmân Ekrâd-ı Yezîdî'den ve Haltî ve Çekvânî ve Papirî ve Çelevî'den ve Tüvanî ve Mervânî 265a ve Beddî ve Nankî ve Küvarî ve Güvaşî ve Bezikî ve Mornî ve Kanahî'den ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) kavm-i Yezîdîlerden kâmil yigirmi bin tüfeng-endâz ve kırk bin cürd atlı hayyâl-i mümtâz cem‘ edüp vezîri Çâker Ağa ile bu Ekrâd a‘râb-ı hâne-harâblar Hâna imdâd etmeğiçün kûh-ı Dehdîvân'ın Cehennem deresinden bu gice sizi basacaklardır." deyü bu hânın asker-i bî-pâyânı evsâfın ve mehâbet-i dârât-ı azamet-i salâbeti tarafın ol kadar ta‘rîf u tavsîf etdi kim gûyâ Sâm [u] Nerîmân'ı ve Zâl [u] Güstehem'i meddâhlar medh etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 264b–265a ·
metinde göster ·
… naklar halâl bolsun. Benim babası cânı savasın", ya‘nî "Balı yeyin helâl olsun.
Atam
cânına değsin" dedi.
Hudâ'ya ayândır kim böyle olmuşdur. Bir gün bu diyârda bir kabakda mihmân olup konak-bânımız olan Çerkes âdemlik edüp fi'l-hâl taşra çıkup sehel eğlenüp geldi ve meydân-ı mahabbete sığın derisinden sofra getirüp bir ağaç tekne latîf revâk gibi bal ve bir tekne peynir ve bir tekne pasta getirüp "Aşan konaklar halâl bolsun. Benim babası cânı savasın", ya‘nî "Balı yeyin helâl olsun. Atam cânına değsin" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155a ·
metinde göster ·
… ezleyüp üzerlerine at bırağup bir cümmeyz altında şast ber-kabza oku kümelerine
atam
P 350b derken cümmeyz ağacından bir kütürdü zâhir oldu. Anı gördüm, bir âdem …
Hemân yine tîrkeşe Q 356b el edüp bir ok gezleyüp üzerlerine at bırağup bir cümmeyz altında şast ber-kabza oku kümelerine atam P 350b derken cümmeyz ağacından bir kütürdü zâhir oldu. Anı gördüm, bir âdem esbâbiyle cümmeyz ağacından kütür kütür uçup atımla benim üzerime düşüp yay çilesinden ok halâs olup kolum mecrûh olayazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
anam virdügi göz açuban gördügüm köŋül virüp sevdügüm a dirse ḫan ḳalḳubanı yir …
ḫan babamuŋ güyegüsi ḳadın anamuŋ sevgüsi atam anam virdügi göz açuban gördügüm köŋül virüp sevdügüm a dirse ḫan ḳalḳubanı yirüŋden örü ṭurduŋ yilisi ḳara ḳażılık atuŋ buṭun s bindüŋ göksi gözel ḳaba ṭaġa ava çıḳduŋ iki varduŋ bir
… r ṭuymasunlar tā kim ṣası dinlü kāfirüŋ döşegine varmayasın saġraġın sürmeyesin
atam
ḳazan nāmusını ṣımayasın saḳın didi oġlan böyle digeç buldur buldur
yidüginde sen iki yigil seni kāfirler bilmesünler ṭuymasunlar tā kim ṣası dinlü kāfirüŋ döşegine varmayasın saġraġın sürmeyesin atam ḳazan nāmusını ṣımayasın saḳın didi oġlan böyle digeç buldur buldur
ṭutuban yigidüm öldürmesünler aġça yüzlü men gelini ṭutup
aṭam
anam ivine iletmesünler didi ḳan turalınuŋ atını için ṭutdı geydürdi kendü daḫı …
ṭutuban yigidüm öldürmesünler aġça yüzlü men gelini ṭutup aṭam anam ivine iletmesünler didi ḳan turalınuŋ atını için ṭutdı geydürdi kendü daḫı için ṭutdı geyindi süŋüsin eline aldı bir yüksek yire çıḳdı