Paşa: Ârnâbûdü'l-asl idi. Harem-i Hümâyûn'da perveriş bulmuş idi. Ba‘dehu yeniç …
Vezîr-i a‘zam Ayas Paşa: Ârnâbûdü'l-asl idi. Harem-i Hümâyûn'da perveriş bulmuş idi. Ba‘dehu yeniçeri ağası ve Rûmeli eyâletine mutasarrıf olup vezîr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
… h-i Sakız Piyâle Paşa'ya ve fâtih-i Ahıçka Ferhâd Paşa'ya ve fâtih-i Alâüddevle
Ayas
Paşa kullarına fermânları sâdır olup Kâsımpaşa şehrini ma‘mûr etmeğe bezl-i him …
Ba‘dehu (---) sene târîhinde Süleymân Hân velvele-ârâ pâdişâh-ı azîmü'ş-şân olup devletinde benî âdem ile şehr-i İslâmbol âdem deryâsı olup omuz omuzu sökmez olup vüzerâlarından {fâtih-i Anabolı} Kâsım Paşa'ya ve fâtih-i Sakız Piyâle Paşa'ya ve fâtih-i Ahıçka Ferhâd Paşa'ya ve fâtih-i Alâüddevle Ayas Paşa kullarına fermânları sâdır olup Kâsımpaşa şehrini ma‘mûr etmeğe bezl-i himmet etdiklerinden niçe bin a‘yân-ı devlet, var makdûrların sarf edüp niçe bin hânedân ve hayrât [ü] hasenâtlar edüp ma‘mûr [u] âbâdân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
… ç yüz yiğit ile cânib-i kıbleye Sakarya nehri kenarından (---) sâ‘atde kasaba-i
Ayaş
nâhiyesinde,
Menzil-i karye-i Merece {ve sebeb-i katl-i Varvar Re’isi Halîl Efendi}: Beğpâzârı nâhiyesinde yüz hâneli kurâdır. Bunda bir çarıklı Etrâk gelüp "Müjde sultânım! İpşir Paşa bölükleri Varvar Alî Paşa'nın dîvân efendisi Halîl Efendi'yi kova kova bu mahalle getirdiler. İşte Sakarya suyu kenarına kaçıyor" deyü haber etdiklerinde müjde eden âdeme ihsânlar edüp "Alıkon şu gidiyi" deyüp yedi bayrak bölükbaşılar cümle atlanup haber eden herîfi kulağız edüp ol gün ılgar edüp ale's-seher Bahşılı nâm bir karye kurbuna vardıklarında köyden bir Etrâk gelüp "Bre ağalar! Şu köyde Varvar Alî Paşa'nın bozulmuş celâlî bayrakları vardır. İpşir Paşa haklarına nefir-i âm emirleri vermişdir. Hemân basın" deyince bizim bayraklar köyü ale'l-gafle basup ceng ederken anlar köy içinden feryâd edüp "Bre biz İpşir Paşa bayraklarıyuz" derler. Bizim bayraklar i‘timâd etmeyüp cenge âheng edüp niçesin tu‘me-i şimşîr ve niçesi firâr edüp cümlesinin atları ve katarların alup bu kadar mâl-ı ganâ’imle paşaya geldiler. Yine on bayrak asker seçilüp Varvar dîvân efendisi üzre gidüp nehr-i Sakarya kenarında yetişirler. Bir sa‘b yerde olmağıla ceng-i azîm edüp âhir Halîl Efendi kendüyi atıyla nehr-i Sakarya'ya ururken bir yiğit dahi ardı sıra suya at sürüp bir hışt ile Niksârlı Halîl Efendi atdan yıkup su içinden taşra çıkarup dest ber-kafa kayd-bend ederler. Ol mahalde yedi katar katır ve beş katar-ı deve mâl [u] erzâkı zabt [u] rabt etdükleri mahalde paşa ile iç ağaları yetişüp fakîr Halîl Efendi['yi] paşa huzûruna getirdiklerinde bî-tâb u tüvân gelüp eydür: "Sultânım! Niksârda Erzurûm'a giderken ve gelirken hâneme konup mümkün olduğu mertebe ni‘metim yiyüp sultânıma hizmet etmişim. Evlâdın Mustafâ başiyçün olsun mâlımı alup kuşça cânım âzâd eyle" dedikde dahi "Nerede mâlın vardır", "İşte bunda kırk üç bin altunum ve yedi kisem vardır ve Engürü'de Mütevellî Hasan Ağa'da on bin altun ve kırk kîse vardır ve bu kadar mâl [u] menâlim vardır" deyü hazînedârında olan pusulayı alup cellâd deyüp nehr-i Sakarya kenarında fakîr Halîl Efendi'nin ve Çıplak Alî Ağa'nın ve hazînedârının kelleleri kesilüp Emîr-i ahûr (---) Ağa ile der-i devlete ser-i bî-devletleri gönderilüp Alacaatlı Hasan Ağa ile hakîri Halîl Efendi kâ’imesi mûcebiyle Mütevellî Hasan Ağa'dan tahsîl olunmak kayd-bendine emirler tahrîr edüp üç yüz yiğit ile cânib-i kıbleye Sakarya nehri kenarından (---) sâ‘atde kasaba-i Ayaş nâhiyesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 366b ·
metinde göster ·
: Engürü sancağı hâkinde Haremeyn evkâfıdır. Dârü's-sa‘âde ağası tarafından zabt …
Evsâf-ı kasaba-i kadîm Ayaş: Engürü sancağı hâkinde Haremeyn evkâfıdır. Dârü's-sa‘âde ağası tarafından zabt olunur, yüz elli akçe kazâdır. Kal‘ası harâbdır. Serdârı ve kethüdâyeri vardır. Cümle bin hâne, on mihrâbdır. Çârsû içinde (---) câmi‘i ve mesâcidleri ve hânları ve hünkâr hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Câbecâ bâğ u bâğçesi vardır. Lâkin dere ve depeli yirde olmağıla hevâsı sakîlcedir. Ammâ şehri ma‘mûrdur ve cânib-i erba‘ası bayırlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367a ·
metinde göster ·
… rahzenlikler ederken Selîm Hân vezîria‘zamı olan Tavâşî Sinân Paşa'yı ve vezîr
Ayas
Paşa'yı kırk bin asker ile Göksun yaylasına gönderüp Alâüddevle ile bir ceng-i …
Eyâlet-i Konya ve eyâlet-i Mar‘aş halkı ve niçe boy Türkmânları bu yaylada cilvelenüp birbirlerinden haberleri yokdur. Bu cebel-i âlîde olan nebâtât [u] giyâhât [u] ezhârât ahşâbât-ı işpeçar bir diyâr yaylağında yokdur. İllâ Erzurûm ensesinde Bingöl yaylasında bî-hadd u hasr haşîşât vardır. Ve niçe bin kaynak uyûn-ı câriyeler var kim her biri birer âb-ı hayâtdan nişân verir. Böyle bir kûh-ı vâsi‘dir. Hattâ sene 922 târîhinde Selîm Şâh-ı evvel İrân-zemîn şâhı Şâh İsmâ‘îl üzre sefere giderken Zülkadıriyye sâhibi Sultân Alâüddevle Mısır'da Sultân Gavrî tahrîkiyle bu Alâüddevle Âl-i Osmân askerinin ilerisin ve gerisin nehb [u] gâret etdükde Selîm Hân Sultân Gavrî'ye nâmeler gönderüp "Şu Alâüddevle'yi zabt edin memerr-i asâkir-i İslâm üzre rehzenlikler eder, hakkından gelin yohsa hakkından gelirim" deyü nâme gönderdikde Gavrî nâmeyi kırâ’at edüp nâmesinde "Hakkından gelmeğe kâdir isen gel" deyüp Selîm Hân'a nâme gönderir. Bir nâme dahi Alâüddevle'ye gönderüp "Göreyim seni Şâh İsmâ‘îl'e niçe imdâd edersin" dedikde Selîm Hân Çıldır sahrâsında Şâh İsmâ‘îl ile cenk ederken görse yigirmi bin kırmızı şâlvârlı Mısır silâhşörü pür-silâh cündi ve yigirmi bin Alâüddevle'nin Zülkadirli ve Mamaylı ve Pehlivânlı ve Yeni-elli Türkmân askeri ve şâh askeri, Selîm Şâh'ı askeriyle ortaya alup kıra kıra inhizâm sadedinde iken Cenâb-ı Bârî yârî kılup nesîm-i nusret Selîm Hân tarafına esüp cümle Mısrîleri ve Türkmâniyânları ve şâh askerin cümle dendan-ı tîğdan geçirüp Şâh İsmâ‘îl ancak yetmiş aded kimesne ile Âzerbâycân'a cân atup Selîm Hân şâh-ı İrân-zemînin yedi aded mîr-i mîrânlık yerlerin feth edüp der-i devlete geldi. Andan mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmlardan fetvâ-yı habl-i metînler alup Mısır Sultânı Gavrî Kızılbaş'a imdâd etdiğiyçün üzerine sefer edüp Selîm Hân Kayseriyye'ye geldüği mahalde hâkim-i Mar‘aş Alâüddevle bu Göksun yaylasında yüz bin asker cem‘ edüp Selîm Hân'ın Mısır üzre gitmemesine âmâde olup gûnâ-gûn rahzenlikler ederken Selîm Hân vezîria‘zamı olan Tavâşî Sinân Paşa'yı ve vezîr Ayas Paşa'yı kırk bin asker ile Göksun yaylasına gönderüp Alâüddevle ile bir ceng-i perhâş [u] savaş etdiler kim Âl-i Osmân'ın on bir ceng-i azîminin biri dahi bu Göksun cengidir. Âhir bi-emri Hudâ Sinân Paşa mansûr [u] muzaffer olup Sultân Alâüddevle'yi yetmiş boy beğleriyle ve yetmiş aded ümerâlarıyla cümle katl edüp Selîm Hân'a kellelerin nâmeler ile Gavrî'ye gönderüp, "İşte haklarından geldim hâzır ol vaktına!" deyü haber gönderdikde yüz bin asker ile Merc-i Dâbik sahrâsında münhedim olup Mısır'a firâr eder. Hâlâ üstühân-ı Mısrîler vâdi-i Merc-i Dâbik'da püşte püşte yığılıdır ve Türkmân uzuvları Göksun yaylasında yığın yığındır kim hâlâ kabr-ı Alâüddevle ve yetmiş bin Türkmân bu Göksun'da medfûndur. Diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Vasıfdan müberrâ bir yaylağ-ı ra‘nâdır. Andan yine cânib-i garba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 63a ·
metinde göster ·
Dede Ayazma kapusundan Hatabî Dede Odun kapusundan bu Zindânî Dede hazretleri Z …
Anınçün ilâ hâze'l-ân Baba Ca’fer Türbesine kefereler bile mu‘tekidler olup "Hakku'l-zeyt" deyü nezerâtlar verirler. Ba‘dehû onların ırk-ı tâhirinden bu mezkûr Edirne tekyesinde medfûn Şeyh Zindânî hazretleri Ebü'l-feth Sultân Mehemmed ile İslâmbol fethinde bulunup Balat Dede Polat kapusundan andan Ayas Dede Ayazma kapusundan Hatabî Dede Odun kapusundan bu Zindânî Dede hazretleri Zindân kapusundan feth edüp cedd-i ızâmı olan Baba Ca‘fer hazretlerin ziyâret edüp cümle kefereden kalmış kâtil u medyûnları âzâd edüp pederinin merkad-i pür-envârın âyîn-i Muhammed üzre imâr edüp ba‘dehû kendüleri şehr-i Edirne'de merhûm olup üzerine bir tekyegâh-ı Şeyh Zindânî binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 159a ·
metinde göster ·
Ammâ yine şiddet-i şitâ şedîd idi. Bebekbâzârı şehrinden cânib-i kıbleye
Ayaş
beli nâm belâlı beli kar ve boran ile aşınca ol belde niçe âdemlerin belleri üz …
Ammâ yine şiddet-i şitâ şedîd idi. Bebekbâzârı şehrinden cânib-i kıbleye Ayaş beli nâm belâlı beli kar ve boran ile aşınca ol belde niçe âdemlerin belleri üzüldü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192a ·
metinde göster ·
… Ömer radıyallahu anh binâsıdır. Ve Paşa sarâyı ardında cemâ‘at-i kesîreye mâlik
Ayas
Paşa câmi‘i, rûşen binâ-yı ma‘mûrdur. Ve Abdüsselâm câmi‘i binâ-yı cedîddir amm …
Ve cümle (---) aded mahalle add olunur. Bir mahallesi Aşşâr tur‘ası kenârında haşeb cisir ile ubûr olunur müfîd ü muhtasar re‘âyâ hâneleridir kim suyu medd [ü] cezr-i Şatt'dan alırlar ve mahalle-i Müşrâk ve mahalle-i Paşa ve mahalle-i Hindî ve mahalle-i Kara Arablar, kurb-ı bâb-ı Müşrak'dadır. (---) Ve cümle (---) aded câmi‘-i hulefâdır. Evvelâ cümleden ma‘bedgâh-ı kadîm Arab câmi‘i bizzât Hazret-i Ömer radıyallahu anh binâsıdır. Ve Paşa sarâyı ardında cemâ‘at-i kesîreye mâlik Ayas Paşa câmi‘i, rûşen binâ-yı ma‘mûrdur. Ve Abdüsselâm câmi‘i binâ-yı cedîddir ammâ gâyet metîndir. Ve Şeyh Habîbullah câmi‘i, ma‘mûrdur. Ve Rüstem Paşa câmi‘i. Ve Paşa sarâyı kapusu önündeki Hüseyin Paşa câmi‘i, sâhasında Kara Mustafâ Paşa medfûndur. Ve çârsû içinde cemâ‘at-i kesîreye mâlik yine Hüseyin Paşa câmi‘i ve Müşrâk câmi‘i ve Güvâzîler Câmi‘i ve Seymer câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 361a ·
metinde göster ·
… nin karşu tarafında yine Aşşâr üzre Beled-i Seyyâs hammâmı ve Seymer hammâmı ve
Ayas
Paşa hammâmı ve Çârsû hammâmı. Bu hammâmlar cümle {zift ü katran ile döşenmişdi …
Cümle (---) aded hammâm-ı gâsilândır. Evvelâ Aşşâr tur‘ası cisri başında Sayf hammâmı ve Müşrâk hammâmı ve Kavvâflar hammâmı ve Rabât cisrinin karşu tarafında yine Aşşâr üzre Beled-i Seyyâs hammâmı ve Seymer hammâmı ve Ayas Paşa hammâmı ve Çârsû hammâmı. Bu hammâmlar cümle {zift ü katran ile döşenmişdir}..
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 361a ·
metinde göster ·
… rüp diz çeküp oturdum. Başım topun üst dudağına dokunmağa bir karış kalmışdı ve
Ayas
Paşa topu ve Süleymân Hân'ın on iki pâre topları ellişer karış ve ellişer ve kı …
Bu kal‘a-i sedd-i İskender'de olan toplar Âl-i Osmân'da değil rûy-ı arzda bir pâdişâh böyle toplara mâlik olmamışdır. Cümle sağîr ü kebîr (---) aded ejder-misâl toplardır. Hattâ bir topun içinde bir eskici işleyüp kulacın açup pabuç diker ve halkalı top ve küpeli top ve süglün top ve servi top ve nakışlı top ve burmalı top acâ’ib ü garâ’ibdir. Hakîr 90b bu topun içine girüp diz çeküp oturdum. Başım topun üst dudağına dokunmağa bir karış kalmışdı ve Ayas Paşa topu ve Süleymân Hân'ın on iki pâre topları ellişer karış ve ellişer ve kırkar vukıyye demir gülle atar. Tâ Akdeniz boğazında yigirmi mîl ba‘îd yerden kuş uçurmaz toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 90a–90b ·
metinde göster ·
… ‘alarından getirdiği toplar var ve Süleymân ve Selîm-i Sânî ve Murâd-ı Sâlis ve
Ayas
Paşa ve Piyâle Paşa topları var kim her biri birer ikişer pâre kal‘a değer topl …
Ve bunda dahi leb-i deryâda Ebü'l-feth'in ve dahi ziyâde Bâyezîd Hân'ın Moton ve Koron kal‘alarından getirdiği toplar var ve Süleymân ve Selîm-i Sânî ve Murâd-ı Sâlis ve Ayas Paşa ve Piyâle Paşa topları var kim her biri birer ikişer pâre kal‘a değer toplardır. Hattâ sa‘âdetlü hünkârımız başdarda ile gelirken iki taraf kal‘alarından top şâdumânında iki yüz aded sekdirme toplar atılırken bu Rûmeli kal‘asının bir büyük şayka topu pârelenüp zelzelesinden ba‘zı evler harâb olup hünkârımızın fermânıyla amâr oldu. Leb-i deryâda cümle altmış iki topdur. Kırk top dahi derûn-ı hisârdadır ve cemî‘i cebehânesi mükellef ü mükemmeldir. Hattâ Sultân Murâd ve Sultân İbrâhîm ve Sultân Mehemmed Hânımızın musâhibleri olan Tavşan Dilsizi Köpürlü vezîr iğvâsıyla bu kal‘ada haps olup neferât gibi pür-silâh nöbet beklerdi. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 93b ·
metinde göster ·
Paşa mektebi ma‘mûrdur. Ve cümle üç aded hândır ve yine Ayas Paşa hânı mükellef …
Ve cümle beş aded mektebdir. Cümleden Ayas Paşa mektebi ma‘mûrdur. Ve cümle üç aded hândır ve yine Ayas Paşa hânı mükellefdir. Ve ancak bir küçük hammâmı var. Ol kadar hoş-binâ ve hoş-havâ değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
… ektebdir. Cümleden Ayas Paşa mektebi ma‘mûrdur. Ve cümle üç aded hândır ve yine
Ayas
Paşa hânı mükellefdir. Ve ancak bir küçük hammâmı var. Ol kadar hoş-binâ ve hoş …
Ve cümle beş aded mektebdir. Cümleden Ayas Paşa mektebi ma‘mûrdur. Ve cümle üç aded hândır ve yine Ayas Paşa hânı mükellefdir. Ve ancak bir küçük hammâmı var. Ol kadar hoş-binâ ve hoş-havâ değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
Paşa Gâzî Hudâvendigâr sarâyın amâr edüp ürd-i behişt-misâl bir bâğ-ı cinân edü …
Ve cümle yüz aded dükkânları var, ol kadar müzeyyen sûk-ı sultânîsi yokdur, ammâ bâğları gâyet çokdur, lâkin halkında berekât yokdur. Ol ecilden fukarâları çokdur. Hattâ Melek Ahmed Paşa efendimizi bir gece altı bin askeriyle müsâfirliğe alamadılar, ammâ Süleymân Hân asrında gâyet ma‘mûr imiş. Hattâ Süleymân Hân vüzerâlarından Ayas Paşa Gâzî Hudâvendigâr sarâyın amâr edüp ürd-i behişt-misâl bir bâğ-ı cinân edüp İslâmbol'dan her çehârşenbe gelüp zevk u safâdan sonra Cum‘aertesi dîvânına yine erermiş. Niçe kerre bir günde gelüp yine ol gün der-i devlete gidermiş. Tâ bu mertebe serî‘u's-seyr vezîr-i dilîr imiş. Aslında bu şehrin cümle hayrât [u] hasenâtları Ayas Paşa'nındır, rahmetullâhi aleyh. (---)(---)43a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b–43a ·
metinde göster ·
… erî‘u's-seyr vezîr-i dilîr imiş. Aslında bu şehrin cümle hayrât [u] hasenâtları
Ayas
Paşa'nındır, rahmetullâhi aleyh. (---)(---)43a
Ve cümle yüz aded dükkânları var, ol kadar müzeyyen sûk-ı sultânîsi yokdur, ammâ bâğları gâyet çokdur, lâkin halkında berekât yokdur. Ol ecilden fukarâları çokdur. Hattâ Melek Ahmed Paşa efendimizi bir gece altı bin askeriyle müsâfirliğe alamadılar, ammâ Süleymân Hân asrında gâyet ma‘mûr imiş. Hattâ Süleymân Hân vüzerâlarından Ayas Paşa Gâzî Hudâvendigâr sarâyın amâr edüp ürd-i behişt-misâl bir bâğ-ı cinân edüp İslâmbol'dan her çehârşenbe gelüp zevk u safâdan sonra Cum‘aertesi dîvânına yine erermiş. Niçe kerre bir günde gelüp yine ol gün der-i devlete gidermiş. Tâ bu mertebe serî‘u's-seyr vezîr-i dilîr imiş. Aslında bu şehrin cümle hayrât [u] hasenâtları Ayas Paşa'nındır, rahmetullâhi aleyh. (---)(---)43a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b–43a ·
metinde göster ·
… m edüp Anatolu vezîri Behrâm Paşa ve Vezîr-i Sânî Mustafa Paşa ve Vezîr-i Sâlis
Ayas
Paşa ve kırk sekiz oda yeniçeri ve on oda topçu ve on oda cebeci ve dörd aşağı …
"Bu kal‘a-i Varadin'i feth etmeden gerüde bırağup ileri gitmek ma‘kûl değildir" deyü Vezîr-i a‘zam Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp Anatolu vezîri Behrâm Paşa ve Vezîr-i Sânî Mustafa Paşa ve Vezîr-i Sâlis Ayas Paşa ve kırk sekiz oda yeniçeri ve on oda topçu ve on oda cebeci ve dörd aşağı bölük sipâhîleriyle sipehsâlâr-ı mu‘azzam kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek kal‘a-i Varadin'i sene 932 Şevval'inde muhâsaraya başlayup yedi gün yedi gece ceng-i azîm olup kal‘a kapudanı olan Tomorı Pal nâm bî-dîn-i dâl yüz bin askeri karşu Tuna'dan beri gemilerle kal‘aya imdâd geçirüp ceng-i azîm ede ede cümle küffârı kal‘aya koyup henüz cenge âheng ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 31b ·
metinde göster ·
… Sarây: Mâ-tekaddem medh olunmuşdur, ammâ şimdi kurşumlu kubâblar ile mebnî olan
Ayas
Paşa câmi‘inin kapusu üzre olan celî hatt ile bu târîh tahrîr olundu:
Menzil-i kasaba-i Sarây: Mâ-tekaddem medh olunmuşdur, ammâ şimdi kurşumlu kubâblar ile mebnî olan Ayas Paşa câmi‘inin kapusu üzre olan celî hatt ile bu târîh tahrîr olundu:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 204a ·
metinde göster ·
Bu kal‘a Süleymân Hân asrında binâ olunmuşdur. Hattâ sene 943 târîhinin mâh-ı Zilhiccesi'nin yedisinde bizzât Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân deryâ-misâl asker ile Körfös gazâsına geldikde bu Dalyan kal‘ası yerinden deryâyı doldurmağı başlayup Körfös'e nîm mîl kalup üzerine balyemez toplar koyup kal‘ayı döğmeğe mübâşeret edüp hemân ol gün donanma-i hümâyûn ile Hayreddîn Paşa ve Kapudan Pılak Mustafâ Paşa cezîreye asker döküp germâ-germ cenge âheng ederler. Karadan dahi Serdâr-ı zafer-şi‘âr Lütfî Paşa seksen bin askerle Hayreddîn Paşa'ya imdâd yetişüp kemâ-kân savaş-ı perhâş ederler. Akîblerince Süleymân Hân yüz bin asker ile ve Şehzâde-i âzâd[e] Sultân Mehemmed ve Şehzâde Sultân Selîm ile ma‘an bu Körfez kal‘ası gazâsına gelüp cezîre içre bir ma‘mûr kurâlar koymayup âteşlere urup bî-nihâye esîr ve mâl-ı ganâ’imler alup kâmil bir ay kal‘ayı döğüp hevâya tağayyür gelüp asâkir-i İslâmın cenge iktidârları kalmayüp sa‘âdetlü pâdişâha Budin tarafından âdemler gelüp Ungurus kralının ısyân [u] tuğyânı haberleri gelince hemân sa‘âdetlü pâdişâ[h] Sadrıa‘zam Ayas Paşa'ya haber gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 351b ·
metinde göster ·
Lisân-ı Arnavudca (---)(---) demekdir. İbtidâ bânîsi İşpanya'dir. Ba‘dehu Bundukanî Venedik bir şeytanat ile istîlâ edüp sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî Venedik elinden feth edüp yine küffâr istîlâ etdikde sene (---) târîhinde Sultân Süleymân Hân Körfez gazâsına geldikde Arnavudu'l-asl Ayas Paşa Delvinye kal‘ası üzre sipehsâlâr-ı mu‘azzam ta‘yîn olunup be-dest-i Vezîria‘zam Ayas Paşa Delvinye kal‘ası feth olunup pây-ı taht-ı mîr-i Delvinye oldu. Hâlâ yine Rûmeli eyâletinde başka sancakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352a ·
metinde göster ·
Paşa Delvinye kal‘ası feth olunup pây-ı taht-ı mîr-i Delvinye oldu. Hâlâ yine R …
Lisân-ı Arnavudca (---)(---) demekdir. İbtidâ bânîsi İşpanya'dir. Ba‘dehu Bundukanî Venedik bir şeytanat ile istîlâ edüp sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî Venedik elinden feth edüp yine küffâr istîlâ etdikde sene (---) târîhinde Sultân Süleymân Hân Körfez gazâsına geldikde Arnavudu'l-asl Ayas Paşa Delvinye kal‘ası üzre sipehsâlâr-ı mu‘azzam ta‘yîn olunup be-dest-i Vezîria‘zam Ayas Paşa Delvinye kal‘ası feth olunup pây-ı taht-ı mîr-i Delvinye oldu. Hâlâ yine Rûmeli eyâletinde başka sancakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352a ·
metinde göster ·
Adana sancağında olan ma‘mûr kal‘alar bunlardır: Perendi kazâsında kal‘a-i
Ayaş
ve Hacılı kazâsında kal‘a-i [[(---) (---) (---)]] içine girmedim. Ve Kara Îsâ k …
Adana sancağında olan ma‘mûr kal‘alar bunlardır: Perendi kazâsında kal‘a-i Ayaş ve Hacılı kazâsında kal‘a-i [[(---) (---) (---)]] içine girmedim. Ve Kara Îsâ kazâsında kal‘a-i Anaşa bu mezkûr kal‘alar ma‘mûrdur. Mâ‘adâ bî-hisâb kal‘alar var. [[(---) (---) (---)]] Mevleviyyet pâyesiyle ihsân olunur, şerîf mevleviyyetdir. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Senevî ber-vech-i adâlet on bin guruş hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154b ·
metinde göster ·
… gün bozarız’ demiş idim. Ol adhi bozmak budur", deyü toplar atılmasına emr edüp
Ayas
Paşa yeniçeri ağası idi, toplara âteş edince cümle Kızılbaşı toplar herse edüp,
"Biz şâh ile Isfahân'da şâhlık ber-taraf olup satranc oynayup mat etdiğimizde ahd[e] vefâ etmeyüp bize bir sille urdukda, biz de ‘Şâhım ahde vefâyı bir gün bozarız’ demiş idim. Ol adhi bozmak budur", deyü toplar atılmasına emr edüp Ayas Paşa yeniçeri ağası idi, toplara âteş edince cümle Kızılbaşı toplar herse edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y45b ·
metinde göster ·
… Acem askeri gâlib olup âl-i Osmân münhedim olmak sadedinde iken Yeniçeri Ağası
Ayas
Paşa tarafından üç yüz pâre balyemez toplar zencîr ile memlû iken cümlesine bir …
Âhirü'l-emr sene 915 târîhinde bî-zer ü sîm ve bî-fıdda-i nîm vermeden Çerâkese pâdişâhlarından Sultân Gavrî-i bî-doğrı bâzâr-ı felekde Ümmü Dünyâ olan Mısır'ı Züleyhâ-veş Yûsuf ile Mısır'ı iştirâ edüp cemâl-i kemâl-i devletine mağrûr olup ekâlîm-i seb‘a şehinşâhlarına dest-dırâzlık etdüğinden mâ‘adâ hâdimü'l-haremeyni'ş-şerîfeyn iken Şâh İsmâ‘îl nâm Îrân [u] Tûrân şâhiyle mu‘âmele edüp on iki bin alaca ahrec atlı silâhşor cündî ve on iki bin piyâde tüfeng-endâz cündî imdâd gönderüp Çıldır sahrâsında Sultân Selîm Hân-ı Evvel askeriyle bizzât iki şâh birbirlerine mukâbil olup vehle-i ûlâda Acem askeri gâlib olup âl-i Osmân münhedim olmak sadedinde iken Yeniçeri Ağası Ayas Paşa tarafından üç yüz pâre balyemez toplar zencîr ile memlû iken cümlesine bir fitilden âteş edüp Kızılbaş-ı bed-ma‘âş bî-ayş-ı evbâş olup başların piyâde yeniçeriyân dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirmeğe bezl-i himmet edince yedi sâ‘at germ-â-germ ceng-i Îrân-zemîn ve harb-i cüyûş-ı Y 318a Kayser-zemîn olup bizzât Şâh İsmâ‘îl yedi âdem ile bâzâr-ı arsa-i Çıldır'dan bir mugaylân çaldırmadan vilâyet-i Kazvîn'e firâr edüp cümle ordu-yı bâzârın ve âlât-ı nakl-i tarab hazîne-i dînârın yağmâ ve târâc edüp cüyûş-i muvahhidîn ü müslimîn mâl-ı havâric ile gedâları bay oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y317b–Y318a ·
metinde göster ·
Paşa. Hâlâ dest-i İslâmda Nîl kenârında cânib-i şarkîsinde bir bender şehr-i az …
Yine sene 621 târîhinde Freng-i bed-reng müstevlî olup Tâhir Baybars Mısır halîfesi iken Hızır gibi yetişüp kal‘ayı feth edüp cümle küffârı seyf-i miczemden geçirdi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân Selîm Hân-ı Evvel fethidir, be-dest-i Ayas Paşa. Hâlâ dest-i İslâmda Nîl kenârında cânib-i şarkîsinde bir bender şehr-i azîmdir kim vasfında lisân-ı kûteh bî-nutukdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y345a ·
metinde göster ·