… ş çın-oḳ tegdi boḍunḳa baş anıŋ meŋizlig ol künler ewrer-miz anı boḍun arasında
bilmek
üçün taŋrı anlarnı kim kirtgündiler tutmaḳ üçün sizlerdin tanuḳlar ol taŋrı sew …
140 eger tegse sizke baş çın-oḳ tegdi boḍunḳa baş anıŋ meŋizlig ol künler ewrer-miz anı boḍun arasında bilmek üçün taŋrı anlarnı kim kirtgündiler tutmaḳ üçün sizlerdin tanuḳlar ol taŋrı sewmez zalimlerni
23 nė körer sen ol kim ḳıldı taŋrısı hevasını ḳışurdı anı taŋrı
bilmek
üze mühr urdı ḳulaḳı üze hem köŋli üze ḳıldı közi üze örtüg köndrür anı yolḳa t …
23 nė körer sen ol kim ḳıldı taŋrısı hevasını ḳışurdı anı taŋrı bilmek üze mühr urdı ḳulaḳı üze hem köŋli üze ḳıldı közi üze örtüg köndrür anı yolḳa taŋrıda kiḍin pend alınmaz mu siz
gerekdir kim sâhib-i tarîkler mâbeyninde bir halîfe ve bir ihtiyâr kazâ ve kade …
Ammâ bilmek gerekdir kim sâhib-i tarîkler mâbeyninde bir halîfe ve bir ihtiyâr kazâ ve kader birle andan bir zelle sâdır olsa gerekdir kim anı cümle ihtiyârların re’yiyle anı peymenhâneye götürüp boynuna sekel asup haps ederler. Eşedd-i haps üç gündür ziyâde olsa iyâl sâhibidir, kâr [u] kesbinden kalır. Ammâ şerî‘at ve tarîkat ve hakîkat ve ma‘rifetden hâric söz söylemeyeler. Eğer şeyh ve nakîb mâlâya‘nî söylerse yolundan düşerler. Sâhib-i tarîk ol mücrimin zellesin âdilliğile sorup zulm etmeyeler ve belki iftirâ ola, eğer zellesi müsbet olduysa cemî‘i ihtiyârlar huzûrunda cürmüne göre seksen üç asâ uralar, ammâ asâyı sâhib-i seccâde kulağından yukaru kaldırup urmaya. Gadr-ı hayf olup şeyh adâvet edüp yoldan çıkmış olur. Ammâ sorsalar:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149b ·
metinde göster ·
… eyerek ubûr ederler. Pîrleri mukaddemâ Hazret-i Yûsuf gârda iken evkât-ı salâtı
bilmek
içün inşâ etdi. Ammâ Hazret asrında pîrleri Talha bin Abderî'dir. Hazret'in sâ‘ …
Esnâf-ı kum sâ‘atciyân: Dükkân 15, neferât 20, bu tâ’ife gemicilere deryâda lâzım olmağile alaylarında yamak olup tahtırevânlar üzre gûnâ-gûn kum sâ‘atleri bağlayup kumların elekler ile eleyerek ubûr ederler. Pîrleri mukaddemâ Hazret-i Yûsuf gârda iken evkât-ı salâtı bilmek içün inşâ etdi. Ammâ Hazret asrında pîrleri Talha bin Abderî'dir. Hazret'in sâ‘atcisi idi. Bunlar mü’eddebâne güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
gerekdir kim aylı ve günlü ve mîkâtlı ve münebbihli sâ‘at yapup on iki ilm-i ki …
Ve bu ma‘rifeti bilmeğe yetmiş ma‘rifet bilmek gerekdir kim aylı ve günlü ve mîkâtlı ve münebbihli sâ‘at yapup on iki ilm-i kitâb dahi bilmek gerekdir kim üstâd-ı kâmil ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186b ·
metinde göster ·
… kim aylı ve günlü ve mîkâtlı ve münebbihli sâ‘at yapup on iki ilm-i kitâb dahi
bilmek
gerekdir kim üstâd-ı kâmil ola.
Ve bu ma‘rifeti bilmeğe yetmiş ma‘rifet bilmek gerekdir kim aylı ve günlü ve mîkâtlı ve münebbihli sâ‘at yapup on iki ilm-i kitâb dahi bilmek gerekdir kim üstâd-ı kâmil ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186b ·
metinde göster ·
lâzımdır kim kendüye söğdükleri ma‘lûmu olup ol mahalde herkesle hüsn-i ülfet e …
Seyyâhlara bu gûne şütûmları dahi bilmek lâzımdır kim kendüye söğdükleri ma‘lûmu olup ol mahalde herkesle hüsn-i ülfet edüp bir takrîb ile cânib-i selâmete çıka.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 332b ·
metinde göster ·
… sene seyâhatimizde seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem olan kimesnelere her lisândan
bilmek
elzem-i levâzımından olmağın bu mahalle lisân-ı Tevrât üzre Yahûdî lisânı tahrî …
İbtidâ bânîsi ba‘de't-Tûfân Sâm b. Nûh aleyhi's-selâmdır. Hazret-i Ya‘kûb'a gelince bu şehir ol kadar ma‘mûr oldu kim şehr-i Askalân ve şehr-i Hâsân ve şehr-i Filistîn, şehr-i Taberistân ve şehr-i Kudüs ve şehr-i Zağzağa bu Sıfet şehri gibi ma‘mûr değil idi. Zîrâ cemî‘i Benî İsrâ’îlî bu şehr-i Sıfet'den 44b zuhûr etmeğile ma‘bed-i kadîmleri olup bilâ teşbîh, ilâ hâze'l-ân Benî İsrâ’îlî olan Yahûda kavmine bu şehir ka‘beleri olmuşdur. Bu şehri Selîm Hân sene 922 târîhinde Mısır Çerâkisesi Sultân Gavrî destinden feth etdükde Tavâşî Sinân Paşa tahrîriyle altı kerre yüz bin Yahûdî harâcı tahrîr olunmuşdu. Hâlâ yine yetmiş seksen bin Yahûdî mevcûddur kim kat-ender-kat Yahûdî evleridir. Ve ömründe bir Yahûdî bu şehri ziyâret etmese eğer iktidârı yoğise türâbından sürünmese, yâ suyundan içmese veyâ şecerlerinin berk-i hazânından kendüye dütsi vermese zu‘m-ı bâtılları üzre Yahûdî olmayup kara-yı cuhûd olur. Bu şehrin ibtidâ bânîsi ve taht-ı Yahûd olması ve ziyâretgâh-ı Yahûd olması ve cemî‘i ibret-nümâ binâları ve cümle hayrât [u] hasenâtları târîhleriyle yazılmışdır. Ve cümle ziyâretgâhlarında Hazret-i Ya‘kûb evlâdları ve kerîmeleri ve Hazret-i İsmâ‘îl evlâdları ism [u] resimleriyle ve Hazret-i Ya‘kûb'ın Beytü'l-hazen'i ve kabr-i Sâm ve beyt-i Hazret-i Efrâyîm ibn Hazret-i Yûsuf ve beyt-i Hazret-i İshâk ve beyt-i Hazret-i İsmâ‘îl ve beyt-i Hazret-i Eyyûb ve niçe gûne evsâfı, cümle hacc-ı şerîfe gitdiğimiz sene seyâhatnâmemizin cild-i (---) de gâyet mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu sene seyâhatimizde seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem olan kimesnelere her lisândan bilmek elzem-i levâzımından olmağın bu mahalle lisân-ı Tevrât üzre Yahûdî lisânı tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 44a–44b ·
metinde göster ·
… du. Tâ bu mertebe bir Oğuzcakdır kim müddet-i medîd ömrlerinde kendü pâbûşların
bilmek
ihtimâli yokdur. Hattâ bir ayağına na‘lın ve bir ayağına 172b çizme geyüp gez …
Veysî Çelebi eyitdi: "İnşâ’allâh sultânım bu necîb ve reşîd ma‘sûmdan çok ma‘nâ zâhir olup makbûl-i dü-cihân ola" deyü hayır du‘âlar edüp hamd-i Hudâ anların da hüsn-i nazarlarına nâ’il olup, elli seneden sonra şimdi Melek Ahmed Paşa efendimizle Bosnasarâyı mansıbından ma‘zûl olup Rûmeli mansıbına gelirken bu Üsküb nevâhîlerinden Kaçanik nâm kasabaya geldikde Veysîzâde Çelebi ile görüşmek müyesser olmuşdur, ammâ Cenâb-ı Bârî kadirdir kim bu Çelebi'nin pederi Veysî Efendi her ne kadar cihân-ârâ mütebahhirînden füsehâ-yı bulegâ-yı erbâb-ı ma‘ârifden fuzelâ-yı dehr kimesne ise oğlu Çelebi Efendi'nin o kadar aksi bir kelâma kâdir değil, gûyâ mecâzibûndan bir oğuz bülh çelebi idi. Melek Paşa ile görüşmek oldukda hemân samûd abdâlı gibi epsem dururdu. Tâ bu mertebe bir Oğuzcakdır kim müddet-i medîd ömrlerinde kendü pâbûşların bilmek ihtimâli yokdur. Hattâ bir ayağına na‘lın ve bir ayağına 172b çizme geyüp gezer ve gâhîce bir yanına sarı ve bir yanına kırmızı papuç geyüp "Bu şey benim kaydımda(?) olmamışdır" ve selâm verseler, "Ya ben ne diyeyim?" deyü yanındaki huddâmlarına su’âl eder ve ismini su’âl edenlere rub‘ sâ‘atde cevâb verir, ammâ yine ulemâ şeklinde pâk libâslar ile mülebbes bir vecîhü'l-manzar ve müşekkel ak sakallı çelebidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172a–172b ·
metinde göster ·
Hakîr-i pür-taksîr ise Kuds-i Şerîf'in cemî‘i ahvâlâtlarına eyle vâkıf-ı esrâr idim ki bir seyyâh ol mertebede bilmek ihtimâli yokdur. Hattâ kral huzûrunda çâsâr hakîri Kuds-i Şerîf ahvâliyçün niçe papaslar eyle imtihâna çeküp Kuds-i Şerîf'de niçe yıl ifnâ-yı vücûd etmiş papaslar hakîr kadar Kuds-i Şerîf'deki Kamâme kenîsesin ve Sahrâtullâh'ı ve Mescid-i Aksâ'yı ve Tûr-ı Zîtâ'yı ve Bi’r-i Selvân'ı hakîr kadar bilmeyüp niçe papasları hakîr kezzâb çıkarup başpapas yalan çıkan bıtrîklara kırbaçlar urup papaslıkdan çıkarup huzûr-ı kraldan değil nefy-i beled eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73a ·
metinde göster ·
… â seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî âdem olup cihângeşt olan kimselere her lisândan
bilmek
lâzımdır kim senden hazz etmeyüp aleyhine bir söz söylediklerin anlayup âgâh ol …
Bunun emsâli niçe kerre yüz bin elfâz-ı mâlâya‘nî mühmeleleri vardır. Tahrîr etmedik, ammâ seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî âdem olup cihângeşt olan kimselere her lisândan bilmek lâzımdır kim senden hazz etmeyüp aleyhine bir söz söylediklerin anlayup âgâh olasın. Ve yol sormağa ve me’kûlât [u] meşrûbâtdan bir şey isteyecek kadar bilmek elbette seyyâhlara lâzımdır, necât bula. Ve her şey’in cehlinden ilmi yeğdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103a ·
metinde göster ·
… âgâh olasın. Ve yol sormağa ve me’kûlât [u] meşrûbâtdan bir şey isteyecek kadar
bilmek
elbette seyyâhlara lâzımdır, necât bula. Ve her şey’in cehlinden ilmi yeğdir.
Bunun emsâli niçe kerre yüz bin elfâz-ı mâlâya‘nî mühmeleleri vardır. Tahrîr etmedik, ammâ seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî âdem olup cihângeşt olan kimselere her lisândan bilmek lâzımdır kim senden hazz etmeyüp aleyhine bir söz söylediklerin anlayup âgâh olasın. Ve yol sormağa ve me’kûlât [u] meşrûbâtdan bir şey isteyecek kadar bilmek elbette seyyâhlara lâzımdır, necât bula. Ve her şey’in cehlinden ilmi yeğdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103a ·
metinde göster ·
Husûsan böyle kâfiristâna düşesin, elbette cüz’î ve küllî lisânların
bilmek
lâzımdır, ammâ söylememek evlâdır. Afallâhu Te‘âlâ an şürûrı enfüsinâ ve hakavâ …
Husûsan böyle kâfiristâna düşesin, elbette cüz’î ve küllî lisânların bilmek lâzımdır, ammâ söylememek evlâdır. Afallâhu Te‘âlâ an şürûrı enfüsinâ ve hakavât-ı lisâninâ ve gaferallâhu limen yetecennibü mimmâlâ ya‘nîhi ve lenâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103a ·
metinde göster ·
istersen bir avredi bir kerre öp, gör ne kadar lezîzdir. Eğer âdem etin yersen …
"Acıdır sen yeme, eğer lezzetin bilmek istersen bir avredi bir kerre öp, gör ne kadar lezîzdir. Eğer âdem etin yersen lezzetinden hayât-ı câvidân bulup bizim gibi çok yaşarsın" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176b ·
metinde göster ·
… Ammâ seyyâh-ı âlem olana bunların da lisânlarından bir şemme fehm edecek kadar
bilmek
lâzım olduğundan her ne kadar yâve gûne sözler ise de tahrîr olunduğu ta‘yîb ol …
Ammâ bu Kabâbıta kavminin dahi on iki gûne lisân-ı mühmele-i müstekrehleri vardır. Cenâb-ı Kibriyâ şûr [u] şerlerinden sâ’ir ibâdullâhı halâs ede. Ammâ seyyâh-ı âlem olana bunların da lisânlarından bir şemme fehm edecek kadar bilmek lâzım olduğundan her ne kadar yâve gûne sözler ise de tahrîr olunduğu ta‘yîb olunmaya, zîrâ bu kavm-i çingane ciğerim hûn, dîdelerim eşk-i la‘l-gûn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 210b ·
metinde göster ·
içün deryâdan geceyle nûş ederler, eğer lezîz ise Reşîd ve Dimyât'a iki yüz üç …
Kaçan Rûm'dan gemiler Mısır'a yakın geldüklerin bilmek içün deryâdan geceyle nûş ederler, eğer lezîz ise Reşîd ve Dimyât'a iki yüz üç yüz mîl kalmışdır, bilirler. Eğer rûz-ı rûşen ise deryânın rengini Nîl kırmızı eder, andan bilürler kim Reşîd ve Dimyât'a karîb geldik deyü kurbânlar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y30b ·
metinde göster ·
Ve yine Hazret-i Yûsuf'un bir bıçağı ve sicinde hapis iken vakt-i salâtı
bilmek
içün yapdığı sâ‘at ve bisâtları görüp sandûkasında mühr ururlar. Sonra Yûsufî d …
Ve yine Hazret-i Yûsuf'un bir bıçağı ve sicinde hapis iken vakt-i salâtı bilmek içün yapdığı sâ‘at ve bisâtları görüp sandûkasında mühr ururlar. Sonra Yûsufî destâra göre destâr sarup zamân-ı hilâfetlerinde Yûsufî sarığile gezerlerdi. Sonra Selîmî destâr îcâd etdiler. Anıniçün Selîmî derler. Zîrâ Ebü'l-feth ve babası Bâyezîd-i Velî mollâ örfü geyerlerdi. Kendiler Yûsufî ve Selîmî geyerlerdi. Ammâ bu hazîne-i İskenderiyye'de kallâvî sarık buldular. Meğer Sultân Kalavân'dan kalmak ile kallâvî derler imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y56a ·
metinde göster ·
Ve ba‘zı kibâr-ı ulemâ i‘tikâf niyyeti ile sicne girüp erba‘în çıkarup ibâdet ederler. Makâm-ı nebî bir ulu âsitânedir, tâlib olanlar bilür, gayrılar bilmez. Ve bu sicn içinde Hazret-i Yûsuf mahpûs iken ibâdet etmeğe evkât bilmek içün haşebden sâ‘at te’lîf edüp anınla evkât bilüp ibâdet ederdi. Hâlâ sicn gârının kayalarında sâ‘atin çarhları ve gayrı âletleri mersûm olunmuş eşkâl-i sâ‘atlerdir. Hakîkatü'l-hâl sâ‘at te’lîfi mu‘cizedir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·