… serdâra bildirince derhâl niçe yüz ummâller ol ta‘yîn olunan çâhı hafr edüp ol
çâh
içre bir çâr-kûşe sommâkî çıkup ol seng-i ahmeri tevhîd [u] tezkîr ile küşâde k …
Bir pîr-i nâtüvân zâhir olup "Bana Ebü'l-Hasan-ı Harakânî derler, benim makâmım bu mahaldedir ve alâmet [ü] nişânım istersen ayağım ucunda bir çâh-ı amîk vardır, anı kazup tâ ki acâ’ib göresin" deyü haber verdiği vâkı‘ayı ol sulehâ serdâra bildirince derhâl niçe yüz ummâller ol ta‘yîn olunan çâhı hafr edüp ol çâh içre bir çâr-kûşe sommâkî çıkup ol seng-i ahmeri tevhîd [u] tezkîr ile küşâde kılup "Menem şehîd-i sa‘îd Harekânî" deyü ser-i sa‘âdeti üzre bir hüsn-i hatlı mermer bulurlar. Vücûd-ı şerîfi henüz ter ü tâze olduğundan mâ‘ada bâzûsunda, zahm-âlûd olan yerinde sarılmış makrame ve cümle hırka-i peşmînesi çürümeyüp sağ tarafındaki zahmından hûn-ı ahmer-gûnu dahi cereyân etmede. Cümle guzât-ı müslimîn bu hâli görüp tevhîd u tezkîr ile kabr-i şerîfin ke'l-evvel setr edüp derûn-ı kal‘ada ibtidâ âsâr-ı binâdan Lala Mustafâ Paşa'nın hayrâtı bu tekye-i Hazret-i Hasan Harakânî'dir ve câmi‘-i pür-envârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 323b ·
metinde göster ·
… ardır. Ammâ sâ’ir diyâr gibi bi’rleri vefret üzre değildir. Lâkin her hânedânda
çâh
mahzenleri mukarrerdir. Ve serdâb gârları ve Fızkayası tarafında Yûnus Nebî mağ …
Ba‘zı hânelerde çâh-ı mâları vardır. Ammâ sâ’ir diyâr gibi bi’rleri vefret üzre değildir. Lâkin her hânedânda çâh mahzenleri mukarrerdir. Ve serdâb gârları ve Fızkayası tarafında Yûnus Nebî mağâraları bî-hadd u bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 203b ·
metinde göster ·
Diğer temâşâ-yı garîb: Hazret-i Danyal Deyri kurbünde yine bir bâğda bir
çâh
vardır. Bir harâmî veya bir dûzd-i zâğî bir şeyi serîka eylese hâkimü'l-vakt ol …
Diğer temâşâ-yı garîb: Hazret-i Danyal Deyri kurbünde yine bir bâğda bir çâh vardır. Bir harâmî veya bir dûzd-i zâğî bir şeyi serîka eylese hâkimü'l-vakt ol herîfi ol çâh kenârına kor. Hakkâ ki ol herîf-i zarîf dûzd-i tarrâr ise çâhdan "Budur" deyü bir sadâ istimâ‘ olunur. Ba‘dehû herîflerin ödün ağzından çıkarırlar. Eğer herîfler bî-günâh ise çâhdan bir sadâ çıkmayup bî-günâhları rehâ ederler. Anınçün şehr-i Kazvîn'de kâtil ü harâmî ve dûzdân-ı himyân yokdur, ammâ ayyâr-ı {tarrâr-ı} tayyârları çokdur. Ve bu şehr-i Kazvîn'de niçe yüz aded a‘ceb ü garâ’ibât ve mutalsımâtlardan bî-hisâb ibret-nümâ âsâr-ı binâlar vardır. Niçesi Hazret-i Risâlet vilâdetinde münhedim olup amelleri bâtıl olmuş, niçesi hâlâ zikr olunan gibi râygân olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316a ·
metinde göster ·
… r harâmî veya bir dûzd-i zâğî bir şeyi serîka eylese hâkimü'l-vakt ol herîfi ol
çâh
kenârına kor. Hakkâ ki ol herîf-i zarîf dûzd-i tarrâr ise çâhdan "Budur" deyü b …
Diğer temâşâ-yı garîb: Hazret-i Danyal Deyri kurbünde yine bir bâğda bir çâh vardır. Bir harâmî veya bir dûzd-i zâğî bir şeyi serîka eylese hâkimü'l-vakt ol herîfi ol çâh kenârına kor. Hakkâ ki ol herîf-i zarîf dûzd-i tarrâr ise çâhdan "Budur" deyü bir sadâ istimâ‘ olunur. Ba‘dehû herîflerin ödün ağzından çıkarırlar. Eğer herîfler bî-günâh ise çâhdan bir sadâ çıkmayup bî-günâhları rehâ ederler. Anınçün şehr-i Kazvîn'de kâtil ü harâmî ve dûzdân-ı himyân yokdur, ammâ ayyâr-ı {tarrâr-ı} tayyârları çokdur. Ve bu şehr-i Kazvîn'de niçe yüz aded a‘ceb ü garâ’ibât ve mutalsımâtlardan bî-hisâb ibret-nümâ âsâr-ı binâlar vardır. Niçesi Hazret-i Risâlet vilâdetinde münhedim olup amelleri bâtıl olmuş, niçesi hâlâ zikr olunan gibi râygân olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316a ·
metinde göster ·
… me çakmak kayasıdır derler. Hâlâ bu kadar yüz yıldan berü muhâsara havfinden bu
çâh
darı ile ve kabuklu pirinç çeltiği ile leb-ber-lebdir kim gûyâ tarladan henüz g …
Ve bu nârin kal‘ada elli kulaç amîk bir çâh-ı mâsı var kim tâ umkunda bir suyu vardır. Nehr-i Sava'ya lağım ile gidüp su gelir âb-ı hayatdır ve aşağı kal‘adan dahi nehr-i Tuna'ya gider lağım yollarından su alınur ve nârin kal‘ada bir çâh-ı cahîm zindânı var kim gûyâ çâh-ı Gayyâ ve çâh-ı Kahkaha ve çâh-ı Bâbil'dir. Bu çâh-ı derk-i esfele kefere zamânı ümmet-i Muhammed'i kemendler ile indirüp 113a dollâb sapanlarıyla esîrleri çıkarırlarmış. Üç bin âdem alır kesme çakmak kayasıdır derler. Hâlâ bu kadar yüz yıldan berü muhâsara havfinden bu çâh darı ile ve kabuklu pirinç çeltiği ile leb-ber-lebdir kim gûyâ tarladan henüz gelüp der-anbâr olmuşdur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112b–113a ·
metinde göster ·
Âh kim bâkî değil ömr-i azîzNe gedâ kalur bu âlemde ne şâhHak yolunda oldu Ca‘fer Beğ şehîdBuldı iklîm-i bakâya izz ü câhİşidüp Yahyâ dedi târîhiniMeşhedini cennet eyle yâ İlâh. Sene 965
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y121a ·
metinde göster ·
iken Hazret-i Yûsuf'a câh oldu. Bu bi’rin hakkında niçe yerde âye[t]: Sûre-i Yû …
Bu çâha Cenâb-ı İzzet'in nazarı ta‘allûk edüp çah iken Hazret-i Yûsuf'a câh oldu. Bu bi’rin hakkında niçe yerde âye[t]: Sûre-i Yûsuf'da Arapça misilli âyetler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236b ·
metinde göster ·
Bu çâha Cenâb-ı İzzet'in nazarı ta‘allûk edüp çah iken Hazret-i Yûsuf'a
câh
oldu. Bu bi’rin hakkında niçe yerde âye[t]: Sûre-i Yûsuf'da Arapça misilli ây …
Bu çâha Cenâb-ı İzzet'in nazarı ta‘allûk edüp çah iken Hazret-i Yûsuf'a câh oldu. Bu bi’rin hakkında niçe yerde âye[t]: Sûre-i Yûsuf'da Arapça misilli âyetler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236b ·
metinde göster ·
… kırk yaşında nübüvvet gelüp Mısır'a halîfe olup bu kuyuyu ma‘mûr etdi. Hâlâ bu
çâh
üzre çâr nahîf mermer sütûn üzre bir alçacık kubbecik vardır, âdemin başı değer …
Ba‘dehu tüccâr Hazret-i Yûsuf'u kuyudan çıkarup Mısır'da azîz-i Mısır'a satdılar. Mürûr-ı eyyâm ile kendüye kırk yaşında nübüvvet gelüp Mısır'a halîfe olup bu kuyuyu ma‘mûr etdi. Hâlâ bu çâh üzre çâr nahîf mermer sütûn üzre bir alçacık kubbecik vardır, âdemin başı değer. Bu kubbenin içi âyende vü revendenin gûnâ-gûn hatları mastûrdur. Ve kuyunun umku bir gönder kaddi ya‘nî beş zirâ‘ ancak vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236b ·
metinde göster ·
vardır. Câmi‘ üzre nâzil olan matar-ı rahmetden cem‘ olup Y 245a mâh-ı Temmûz …
Ve Îsâ minâresi bâbına karîb bir çâh vardır. Câmi‘ üzre nâzil olan matar-ı rahmetden cem‘ olup Y 245a mâh-ı Temmûz'da cümle cemâ‘at nûş edüp def‘-i atşân ederler. (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y244b–Y245a ·
metinde göster ·
… dur. Ba‘dehu Hazret-i Alî halîfe-i Nebî oldukda niçe yüz âdeme ihsânlar edüp bu
çâh
içre cidd [ü] cehd ile ol mührü aradılar, bulmayup ferâğat etdiler.
"Hazret-i Osmân'ın bahtı döndü. Mühr-i Nebî elinden gitdi. Hayır değildir" deyü tefe’’ül etdiler. Kırkıncı gün Hazret-i Osmân'ı şehîd etdiler. Bâlâda tahrîr olunmuşdur. Ba‘dehu Hazret-i Alî halîfe-i Nebî oldukda niçe yüz âdeme ihsânlar edüp bu çâh içre cidd [ü] cehd ile ol mührü aradılar, bulmayup ferâğat etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y301a ·
metinde göster ·
… a dökmüşlerdir. Ve bu bi’r içre "niyyetü'ş-şifâ" deyüp mübârek ağzı yarların bu
çâh
içre ilkâ eylemişlerdir. Hâlâ Y 301b âb-ı nâb-ı rakîk uyûn-ı ibret-nümûn (--- …
Bi’r-i Kazâ‘a: Hazret-i İbrâhîm kazmış derler bir âb-ı hayât kuyudur. Hazret-i Mefhar-i Mevcûdât bu bi’r suyu ile âbdest alup bâkî olan mâ-i zülâli yine kuyuya dökmüşlerdir. Ve bu bi’r içre "niyyetü'ş-şifâ" deyüp mübârek ağzı yarların bu çâh içre ilkâ eylemişlerdir. Hâlâ Y 301b âb-ı nâb-ı rakîk uyûn-ı ibret-nümûn (---)(---)(---) hâtır olan nûş etse bi-emrillâh şifâ bulur. Ve her diyâra kumkumalar ile hedâyâ götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y301a–Y301b ·
metinde göster ·