İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

eşek

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
61
isabet
53 cümle/beyitte
22,6
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
1
farklı biçim
33 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5924,1
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası126,3
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 61

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“eşek” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 38/51b2 5 anlarnıŋ meseli yüklendiler musa kitabını yana kötürmediler anı eşek teg kötrür kitablarnı nėme yawuz ol boḍun teg kim yalġan tuttılar taŋrı ayetler …
EÇS I 168b Ve niçelerinin ellerinde ikişer üçer zencîrli eşek kadar samsonlar kim her biri subû‘-ı Cezâyir'e benzer kiminin adı Palo kiminin …
EÇS I 194b Bunlar gûnâ-gûn semerleri arabalar üzre tahmîl edüp ve niçe hurde semerleri eşek sıpası ve koduğu üzre ve cinceve köçeği üzre ve keçiler üzre gönlü ve meşinli p …
EÇS I 209b–210a … Çingâne karısın necisli 210a işkembe ile ters eşeğe bindirüp Yahûdî dahi bir eşek üzre siyâset ile geçirüp bir hây-hû ile taklîd etdüklerinde âdem gülmeden mebhû …
EÇS II 257b … rine komayup kız vermezler. Bu Kamış dağlarında iri domuzları olur kim her biri eşek kadardır. İskelesi vardır ammâ ol kadar işlemez. Zîrâ halkı gâyet âsîlerdir. Ve …
EÇS II 302b–303a … arının dördün bir yire bend edüp kemend ile dâra berdâr edüp altından kibrit ve eşek sidiği buhûr verir. Fakîr âdemin feryâdı evce çıkar. Ve arkasında küreklerin ve …
EÇS II 320a viri / eşek
EÇS II 332b küriti / eşek
EÇS II 332b ve niki hodî açğıvâ diri girin ye ğaç açğıvâr biçu / seni kim s..diler, eşek mi domuz mu s..di, oğlan
EÇS II 333a … atları vardır, ammâ cümle Tataristân'da ve Gürcîstân'da ve Mikrilistân'da aslâ eşek ve katır yokdur ve Mikril diyârında zerdeva çokdur. Ve sansar ve tilki ve yaban …
EÇS III 29a eşek
EÇS III 163a … sûk-ı sultânîlerde üç yüz altmış aded ehl-i sanâyi‘-i gûnâ-gûn mevcûddur. İllâ eşek ve deve kırkıcı ve babulluk ve deyyüsbaşı ve şeyhü'l-arasat makûlesi Arabistân' …
EÇS IV 204a … hûb-hevâdır. Hele bu şehr içre böyle germâ hammâm yokdur. Ammâ elsine-i nâsda " Eşek hammâmı" derler; ism-i sahîbi "Eşbek hammâmı"dır.
EÇS IV 232a … lesi ve bî-hisâb yılan ve sakankur ve kertenkele ve akrep ve çıyan mürdeleri ve eşek ve at ve katır ve deve ve hınzîr ayakları ve dişleri ve niçe hokkalarda hayâtda …
EÇS IV 366a … n Âmir ibn Cürcânî ibn Abdullah-ı Mâznî Mervân-ı Hımâr'ı yorgun argın ve durgun eşek gibi yatır bulup hımâr-ı eşek gibi anırda anırda katl edüp başın Haleb'de Ebü'l …
EÇS IV 366a … h-ı Mâznî Mervân-ı Hımâr'ı yorgun argın ve durgun eşek gibi yatır bulup hımâr-ı eşek gibi anırda anırda katl edüp başın Haleb'de Ebü'l-Müslim'e götürüp kavm-i Müsli …
EÇS V 11a … ca Melek'i bu dere içre tâ Eşekderesi'ne varınca topa tutulmuş maymuna döndürüp eşek gibi bar bar bağırdup ve cümle tevâbi‘lerin zâr zâr anırdup üryân ü büryân u gi …
EÇS V 54a Menzil-i Böremoyin: Lisân-ı Tatarca, ya‘nî Kurd boynu dimekdir. Hakkâ ki eşek kadar kurdları Kazak domuzlarından eşeddir. Bir dereli ve ılkınlı ve sazlı ve k …
EÇS V 91b Atları bırağup sekiz oturak balta ve aleste kayık ile Eşek adaları aralarından varda ile (---) mîlde ubûr edüp renc-i anâ ile
EÇS V 92a … dîvârlı kal‘a-i sedd-i İskender'dir. Cümle (---) aded şâhâne topları var kim tâ Eşek adaların döğer ve Melek Ahmed Paşa efendimizin binâ etdiği kullede dahi serâmed …
EÇS V 119b … ır ve câmûs ve koyun ve kuzuların hisâbın Rabbü'l-izzet bilir. Katır ve deve ve eşek görseler re‘âyâsı deveden korkup eşeğe gülüp katırdan ürküp temâşâ ederler. Bal …
EÇS VI 54a … lerin koyup bellerinde kemerlerin ve cümle esbâbların alup dokuz kısrak ve dörd eşek yükü şarâbların ve peksumatların alup bir eşek üzre tobra içre iki kîse guruş b …
EÇS VI 54a … bların alup dokuz kısrak ve dörd eşek yükü şarâbların ve peksumatların alup bir eşek üzre tobra içre iki kîse guruş bulundu. Meğer bu kâfirler ale's-sabâh bu dağ et …
EÇS VI 111b … â bi't-tarîk kanda kalır ve yanına yakın varanlar elbette zahmdâr olup ölür. Ve eşek sidiğiyle zağlanmış ve ağılanmış kurşumu var, bir kerre ol kurşumu tahta'l-kahv …
EÇS VI 115b "Eşeği düğüne da‘vet etmişler, eşek demiş kim yâ suları eksik yâhûd odunları eksikdir demiş, o dediği gibi biz de y …
EÇS VI 131b … ba‘zı kurşumlarının içi nohudlu ve arpalı ve zincîrli ve topraklı ve neftli ve eşek sidikli ve zehirli ve toprakdan yapılmış müdevver yağlı kurşumları fıçı fıçı hâ …
EÇS VII 18a … th edüp asker-i İslâmda dermân kalmadı ve vakt-i şitâ gelüp kaht [u] galâdan at eşek ve askerde cân kalmadı. Bu eyyâm-ı şitâ-yı matarda Beç'e ve Prağ'a ve Yanığ'a g …
EÇS VII 70a … arlar ve at süheyli urup kişnedikleri zamân küheylân at kişner zann edersin. Ve eşek gibi segâh makâmında anırdıkları zamân gûyâ Deccâl'un eşeği anırır.
EÇS VII 81b–82a … arı bakup şeb [ü] rûz summün bükmün durur. Kâhîce hâtırına vatan-ı aslîsi gelüp eşek gibi segâh makâmında Acem kerrenâyı gibi anırdıkda sadâsın istimâ‘ eden âdemler …
EÇS VII 101b … ığır ve câmûs ve koyun hisâbın Hudâ-yı Perverdigâr bilür, ammâ deve ve katır ve eşek aslâ yokdur, ammâ câ-be-câ keçiler vardır.
EÇS VII 151b–152a … eyleyüp hevâda oburların ceng etdiği mahalli zemînine vardık. Yeryüzünde at ve eşek ve hınzîrlar ve küp ve davullar ve tekne ve uçları sırıklı furûn paçavraları ve …
EÇS VII 157b eşek
EÇS VII 157b Edebde eşek filân etdim domuz.
EÇS VII 157b Edebde eşek filân edici.
EÇS VIII 201a Menzil-i Eşek deresi, andan yine 4 sâ‘atde Beğli deresi, andan 5 sâ‘atde Acıdere, andan 4 sâ‘ …
EÇS VIII 214b Evimiz sâhibi asker içinde çinganesin hasta-sıfat tebdîl-i kıyâfet bir eşek üzre bulup bir fâhişesiyle anı dahi meydân-ı mahabbete getirüp,
EÇS VIII 214b "İşte mâlım dediğin eşek semeri içindedir" dedikde eşek palanın pâre pâre edüp cümle altunları bulup anc …
EÇS VIII 214b "İşte mâlım dediğin eşek semeri içindedir" dedikde eşek palanın pâre pâre edüp cümle altunları bulup ancak on üç altun eksik.
EÇS VIII 238b … cânib-i garba nâzır bir sa‘b u kavî demir kapusu var ammâ gâyet küçükdür. At ve eşek giremez. Bu iç kal‘a gâyet sedd-i metîn binâ-yı kavî vâki‘ olup çâr-kûşesinde ç …
EÇS VIII 276b eşek
EÇS VIII 288b Ammâ cümle kırk yerde kirâcı eşek bâzârları vardır kim cemî‘i guzât-ı müslimîn bârhânelerini ve mühimmât [u] levâ …
EÇS VIII 288b Ba‘dehu bu kârı Girit re‘âyâsı duyup ordu içre eşek bâzârlarında kâmil yetmiş bin eşek cem‘ olup kirâ yükü taşıyup ol kadar ucuzluk …
EÇS VIII 288b … ‘dehu bu kârı Girit re‘âyâsı duyup ordu içre eşek bâzârlarında kâmil yetmiş bin eşek cem‘ olup kirâ yükü taşıyup ol kadar ucuzluk ve ganîmet oldu kim ta‘bîr ü tavsî …
EÇS VIII 288b Hakkâ ki yetmiş bin aded eşekler asâkir-i İslâma imdâd-ı azîme olup ol eşek bâzârın gören guya bâzâr-ı Deccâl'ı görüp âyet sûre-i (---) Arapça nass-ı kât …
EÇS VIII 305b Ve bin fıçı eşek sidiği ile zağlanmış telli kurşum.
EÇS VIII 305b … âtlardan her ne var ise bu cebehânede mevcûd olup hattâ avretlerin hırızması ve eşek beynisi vardır, zîrâ ba‘zı zamân yer altında bizim lağım ile küffârın lağımcıla …
EÇS VIII 305b … cıları birbirlerine mülâkî oldukda ceng-i azîm ederken avretlerin hırızması ile eşek sidiğin ve eşek beynisin âteşe bırağup birkaç kerre bizim lağımcılarımız eşek b …
EÇS VIII 305b … ine mülâkî oldukda ceng-i azîm ederken avretlerin hırızması ile eşek sidiğin ve eşek beynisin âteşe bırağup birkaç kerre bizim lağımcılarımız eşek beyinisi ve hırız …
EÇS VIII 305b … e eşek sidiğin ve eşek beynisin âteşe bırağup birkaç kerre bizim lağımcılarımız eşek beyinisi ve hırızma râyihasından kırılmışlardır ve niçe bini tütünden boğulmuşl …
EÇS VIII 306a … r yürüyüş günleri asker-i İslâmın ayakları altına dökecek dörder çatal demirden eşek sidiği ile zağlanmış ve semm-i helâhil ile yağlanmış demir paçarızlar var.