İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

elim

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
69
isabet
65 cümle/beyitte
25,6
milyonda
tüm derleme göre
4
eserde geçiyor
3
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6627,0
Kül Tigin Yazıtı1509,2
Bilge Kagan Yazıtı1405,5
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 69

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“elim” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KT D 8–9 ėll(i)g : bod(u)n (e)rt(i)m : ėl(i)m : (a)mtı ḳ(a)nı : k(e)mke : ėl(i)g : ḳ(a)zġ(a)nur m(e)n : tėr (e)rm(i)ş : ḳ(a)ġ …
BK D 8 ėll(i)g bod(u)n [(e)rt(i)m : ėl(i)m : (a)mtı ḳ(a)nı : k(e)mke : ėl(i)g : ḳ(a)zg(a)nur m(e)n : tėr (e)rm(i)ş]
KB 3125 közüm sen tilim sen elim sen maŋa / anın eḍgü boldı atim ay toŋa
EÇS I 34b "Sen cümle ruhbâna patirgâh ol ve sizi bi'l-cümle ümmetlerim bu elim nakşıyla zabt [u] rabt edüp bununla hükm [ü] hükûmât etsinler" deyü mübârek des …
EÇS I 130a Elim bir nesne dutmaz sâkıyâ peymâneden gayrı
EÇS I 158b–159a … boğazlarında tobra tobra atmaca ya‘nî tohum buğdayın halk üzre serperek "Benim elim değil Âdem ata elidir, Yâ Rabbî berekât-ı Halîl ver" diyerek gürûh gürûh ubûr e …
EÇS I 161a Cümlenin pîri vardır illâ at değirmeninin pîri yokdur, zîrâ hayvânlara azâb-ı elîm olduğundan ekmeğinde gınâ yokdur. El değirmeni çekmek sünnet-i Resûl'dür. İle'l …
EÇS I 208a … l ve şehnâzla bir fasl-ı azîm ve bir velvele ve gulgule ve debdebe ve hengâme-i elîm ederler kim Zühre raks edüp tâs-ı eflâk çın çın ötüp geçerler.
EÇS II 219b 135. Mâ-vaka‘a âlâm-ı berzah-ı elîm ve sebeb-i gark-ı âb-ı ibâdullah.
EÇS II 253b … urur. Altındaki birâderi işinden fâriğ olunca arkasındaki işler. Bu gûne azâb-ı elîm ile bunları bulup niçe yüz Mehemmed isimli ma‘sûmları dahi katl edüp niçeleri e …
EÇS II 268a … mle fukarâya bezl etdik. Hamd-i Hudâ eğerçi bu seyâhatde hayli berzah ve azâb-ı elîm ve âlâm-ı şedâ’id çekdik ammâ hayli seyâhat ve cihâd-ı kesîrler edüp Karadeniz' …
EÇS II 349a … mahalle geldikde hevâya yine bir gûne teğayyür-i tâm gelüp bir mertebe şitâ-yı elîm ve bir selc-i azîm nâzil oldu kim cümle halk el-azametullah deyü cân-ı {azîzler …
EÇS II 349b–350a … çeleri pâre pâre edüp deve ve katâr-ı katır ayaklarına keçeleri bağlayup azâb-ı elîm çekerek katarları kar üzre çeküp cümle hayvânâtlar boş Kırkdilim dağın aşdılar. …
EÇS II 353b–355b … e niçe yüz at ve deve gark oldu" deyü hikâye eyledim. Hemân beğ yerinden kalkup elim öpüp "Ey imdi yiğit! Sen kışdan bu eve düşüp cân kurtardın. Ammâ hakkâ ki sen d …
EÇS II 353b–355b … uşdur" dedikde cümlesinin haberlerin aldım. Ammâ henüzde benim belim boşandı ve elim ayağım dutmaz olup bu kerre telâş bana el verdi. Âyâ ben ibtidâ eve girdikde na …
EÇS II 360a–360b … azîzim, Allah senden râzî ola. Ehlimi vermemişsin. Eğer verirsen dü cihânda iki elim yakandadır ve rûz-ı mahşerde mes’ûl olursun ve eğer bu husûs içün pâdişâh taraf …
EÇS III 16a … rîhinde Sultân Alâ‘eddîn Sultânu'l-ulemâ ile bu kal‘ayı ceng-i azîm ve neberd-i elîm ile feth edüp cemî‘i mecrûhlara ve marîzlılara Peygamber Pınarı'nın başındaki ç …
EÇS III 21b–22a … üşerref olmadıklarından cümle halkı cehennem azâbı gibi âteş-i semûm ile azâb-ı elîm çekerek helâk oldular. Ba‘de't-tûfân Yâfes ibn Nûh aleyhi's-selâm imâr edüp ⟦22 …
EÇS III 42b … ya ya‘nî Kızılelma'ya götürmek murâd edindiklerinde derûn-ı kabrden bir sayha-i elîm zâhir olup vaz‘-ı yed eden küffârların cümlesi ol sayhadan helâk olup cümlesi İ …
EÇS III 79a–79b … anlık ıssı yerde kaldım. ‘Meded hây’ deyü feryâd edüp dörd yanıma çıblaklandım. Elim ayağım ısıcak ete yapışırdı. Bir sâ‘atden sonra anı gördüm beni bir şey alup ta …
EÇS III 99a Der-beyân-ı ahvâl-i zulm-i azîm ve musîbet-i elîm
EÇS III 176a–176b … çıkarup, "Destûr der, sok elin şu ummân-ı kerâmeye" deyü izin verdikde bu hakîr elim cilbend-i muhabbete sokup des-dırâzlık etdim. İçi mâl-â-mâl mümessek ve ıssıcak …
EÇS IV 259a … menim oğlum bî-günâhdır, evlâdım katl edüp ocağım söndürme. Huzûr-ı Hak'da bir elim yakanda ve bir elim kemerinde olacakdır, demiş. Hikmet-i Hudâ Kürd'ün pençesi T …
EÇS IV 259a … hdır, evlâdım katl edüp ocağım söndürme. Huzûr-ı Hak'da bir elim yakanda ve bir elim kemerinde olacakdır, demiş. Hikmet-i Hudâ Kürd'ün pençesi Tekeli Paşa kemerinde …
EÇS IV 266a … Dîn-i mübîn gayretine bir fırka ümmet-i Muhammed kullarını başıma cem‘ eyleyüp elim yüzüme alup kapuna dilenmeğe geldim. Bu abd-i hakîr Ahmed kulun eski sâyilindir …
EÇS IV 292b Hemân hân yanıma gelüp elim eline alup eydür: "Evliyâ akam anı bildim ki sen bir sâfdil merd-i meydânsan. M …
EÇS IV 292b … Hemân saded bâkî kalan yigirmi bin koyundadır, ve's-selâm." dediğimde hemân hân elim öpüp,
EÇS IV 299a … p temennâ edüp "Akam safâ geldiniz. Hayr mukaddem." dedikde hakîre ayağa kalkup elim alup yanına aldı.
EÇS IV 304a–304b … Allah deyüp hücûm idince kâmil yedi buçuk sâ‘at-i nücûmî ceng-i azîm ü neberd-i elîm olup tarafeynden kırk bin benî Âdem dendân-ı tîğdan geçüp Osmânlı askeri mansûr …
EÇS IV 336b … ba-i Fireng-i pür-reng her yanadan atılup her gûne âlât-ı hıyelât-ı ceng azâb-ı elîm gibi yağardı.
EÇS IV 396a … hasır pâresi çayırlık içine girüp "Semif semif senindir!" deyüp gâ’ib oldu ammâ elim âteş gibi yanar. Elime bakdım işte doksan yedi yıldır ol hasıra yapışalı işte e …
EÇS IV 396a … m âteş gibi yanar. Elime bakdım işte doksan yedi yıldır ol hasıra yapışalı işte elim böyle kudretden yeşil boyalıdır {ve elim dâ’imâ misk gibi kokar}. Andan babanın …
EÇS IV 396a … an yedi yıldır ol hasıra yapışalı işte elim böyle kudretden yeşil boyalıdır {ve elim dâ’imâ misk gibi kokar}. Andan babanın ve benim koyunum ne kadardığının hisâbın …
EÇS IV 403b–404a … ehîd etdiler ve civâr-ı 404a rahmete gitdiler. Ve Musul kâfirleri dahi azâb-ı elîm ile dâr-ı nîrâna yetdiler. Hâlâ,
EÇS V 12a Sergüzeşt-i ibret-nümâ-yı elîm ve musîbet-i vâveylâ-yı azîm
EÇS V 19a … kalaydı gam yemezdim. Hemân mührü koynumda bir kerre yokladım gördüm ki durur, elim koynumdan çıkardım, ‘ver mührü’ dediler. Ol ânda yine mührü aldılar ve gitdiler …
EÇS V 75b … p dedem elin yüzüme sürünce, dedemin eline nazar etdim. Eli kanlı idi. Ben dahi elim yüzüme sürdüm. Sağ elime sehel kan bulaşdı. Havfimden uyandım. Hayr ola cânım P …
EÇS V 104b "şimden gerü benim elim vilâyetim nehb u gâret etmeyesiz" deyü ricânâmeleri geldikde ot ağaları dellâll …
EÇS V 106a … kâb sıfatlı zebânîler zift ve katrân içinde mezkûr âsîlere nobûtlar urup azâb-ı elîm etdiklerin göstermiş kim gören âdemler her şeyden tâ’ib ü tâhir olup,
EÇS V 106b … eşkâl-i garîbe vü acîbe ve ucube bed-lika ile yazup zebânîler bunları bir hâl-i elîm ile azâb eder yazmış kim gören âdemler safâ edüp gülmeden bî-tâb ü bî-mecâl olu …
EÇS V 156b Evsâf-ı dâr-ı elîm , ya‘nî kal‘a-i Velim: Lisân-ı Latince (---) (---) (---) (---) demekdir. Bânîsi …
EÇS VI 27b … sre vâlisi Kadri Paşa ve Mehemmed Giray Hân-ı Kırım bu şehire karım olup âteş-i elîm ile bu şehri berbâd etmişler ve mâl-ı ganâ’imlerin alup Yanova gazâsına gitmişl …
EÇS VII 2a … ri İsmâ‘îl Paşa bu kal‘ada bir ceng-âşûb edüp böyle bir harb-i azîm ve neberd-i elîm edüp âhıru'l-emr bu kal‘ayı feth edüp cümle cebehâne ve mâl-ı hazâ’ini alup kal …
EÇS VII 25a Hemân bu abd-i fakîr yap yap elim kılıç kabzasında varup ibtidâ kâfirlerin çalıda asılan silâhların alup bizim gu …
EÇS VII 29a "El-amân ey güzîde-i Âl-i Osmân, elim memleketim harâb u yebâb olup diyâr-ı Alman'a varınca âbâdân ülkem kalmadı. Her …
EÇS VII 58b … er koçların baş urmasından havf edüp cürmünü ikrâr edüp yâ halâs olur yâ ıkâb-ı elîm ile meydân-ı siyâsetde iki koç bu herîfe on iki kelleyi urduklarında herîf-i za …
EÇS VII 60b–61a … or ve hamir-nûş olup cemî‘i ahlâk-ı zemîmelerden tâ’ib ve tâhir olur, ol azâb-ı elîm tasvîrlerin görüp yemeden içmeden berî olup bir künc-i mihnetde savma‘asında ba …
EÇS VII 84a … in-a! Bire durma, durma-gör bin-a!" deyü her yanadan bir sadâ gelüp başıma üşüp elim eteğim öpüp âhir-i kâr gulâmlarım bârhânem ile kal‘aya gönderüp hakîr dörd nefe …
EÇS VII 96b … muhâtara yerlerdir, ammâ bu Demirkapu boğazı Okyanûs girdâbından ziyâde azâb-ı elîm berzah-ı bî-amân boğazdır. Ammâ amelîdir, Tahtalı ve İnlik boğazları gibi Yed-i …
EÇS VII 100b "Yâ Bahîrâ! Bu benim elim gölgesi ile cihân kâfirleri zabt ola ve her kimde bu pençem bulunursa ol mu‘âf …