aḍaḳın turġanlar uraġutlar üze anıŋ birle kim artuk ḳıldı taŋrı amarılarını ama …
34 erenler aḍaḳın turġanlar uraġutlar üze anıŋ birle kim artuk ḳıldı taŋrı amarılarını amarı üze anıŋ birle kim hezine ḳıldılar mallarındın eḍgü uraġutlar boyun suġanlar küḍezgenler ġaybḳa anıŋ birle kim küḍezdi taŋrı ol tişiler kim ḳorḳar sizler yaraşmamaḳlarındın pend bėriŋ olarḳa kesiliŋ olardın töşekler içinde uruŋ olarnı eger boyun bėrseler sizke tilemeŋ olar üze yol ol taŋrı erür yüksek uluġ
… lsalar ikegü ol ikike iki iki çehar-daŋ andın kim ḳoḍtı. eger bolsalar ḳadaşlar
erenler
tişiler erkekke iki tişi iki meŋizlig. belgürtür taŋrı sizke kim ḳışmaŋ tėp. ol …
176 aça tileyürler sėnde ayġıl: taŋrı aça bėrür sizke kelale içinde eger bir er helak bolsa yoḳ aŋar ʿayal hem aŋar ḳız ḳadaş aŋar ol kim yarusını ḳoḍsa ol miras alur anda eger bolmasa aŋar ʿayal eger bolsalar ikegü ol ikike iki iki çehar-daŋ andın kim ḳoḍtı. eger bolsalar ḳadaşlar erenler tişiler erkekke iki tişi iki meŋizlig. belgürtür taŋrı sizke kim ḳışmaŋ tėp. ol taŋrı ḳamuġ neŋni bilgen
6 ḳınayur üçün iki yüzlüglerni iki yüzlüg uraġutlarnı ortaḳ ḳılıġlı
erenler
ortaḳ ḳılıġlı uraġutlar sėzigliler taŋrıḳa yawuz sėzig olar üze yawuz tezginç t …
6 ḳınayur üçün iki yüzlüglerni iki yüzlüg uraġutlarnı ortaḳ ḳılıġlı erenler ortaḳ ḳılıġlı uraġutlar sėzigliler taŋrıḳa yawuz sėzig olar üze yawuz tezginç taŋrı öwkesi vacib ḳıldı olar üze ḳarġadı olarnı anuttı olarḳa / üçün tamuġnı yawuz yanġu yer turur ol
… ı dahi ma‘mûr u âbâdân edüp Belh [u] Buhârâ ve Horâsân diyârlarında[n] niçe yüz
erenler
gelüp tavattun etdiler. İlâ hâze'l-ân Bursa ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. Ammâ i …
Ammâ Bursa lafzı noksandır. Ba‘dehû ılgar ile Osmân Gâzî'nin na‘şın Bursa'ya getirüp iç kal‘a'da defn etdiler, ziyâretgâh-ı azîmdir. Merhûm ve mağfûrun leh Osmân Gâzî, kable'l-cülûs babası Ertuğrul Gâzî beğliğinde yetmiş pâre şehr feth etmişdir. İbtidâ fethi Kocaili be-dest-i Akçakoca ve feth-i Yalak-âbâd kal‘ası İznik şehrine karîbdir. Ve Osmân Gâzî sâdât-ı kirâmdan Hazret-i eş-Şeyh Edebalı azizin duhter-i pâkîze-ahterin alup Orhân Gâzî ol kızdan müştakk olduğu muhakkakdır. Anınçün Âl-i Osmân, vâlideleri tarafından sâdât-ı kirâmlardandır. Ve eş-Şeyh Hazret-i Tursun Fakîh, Şeyh Edebalı'nın akrabâlarından olup Osmân Gâzî'nin ibtidâ-i cülûsu hutbesin mezkûr Tursun Fakîh tilâvet etdi. Ez-în-cânib Bursa feth-i cedîd olmağıla Kayseriyye ve Konya ve Niğde ve Aydın ve Saruhân ve Lârende ve Dârende ve Mar‘aş diyârlarından ol kadar ümmet-i Muhammed gelüp cem‘ oldu kim âdem deryâsı oldu. Ve Orhân Gâzî derya-misâl cüyûş-ı müslimîn ile cânib-i erba‘ada olan düşmanlara, şahin âşiyânından süzülür gibi süzülüp düşmanlardan intikâm alup mâl-ı ganâyim ile cemî‘î guzât-ı müslimîn muğtenim olup Bursa'yı dahi ma‘mûr u âbâdân edüp Belh [u] Buhârâ ve Horâsân diyârlarında[n] niçe yüz erenler gelüp tavattun etdiler. İlâ hâze'l-ân Bursa ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. Ammâ ibtidâ manzûrumuz olduğu mahalde.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 222b ·
metinde göster ·
… urur. Bir kimesne ol kürsîye çıkup va‘z [u] nasîhat etmeğe kâdir değildir. Zîrâ
erenler
mekânıdır. Sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Edirne'ye geldikde bir fodul şeyh …
Ve bu câmi‘de Hacı Bayrâm-ı Velî i‘tikâfa girüp çok ibâdet edüp niçe yüz bin âdemi va‘z u nasîhat ile irşâd etmişdir. Hâlâ kürsî-i şerîfleri teberrüken bir köşede durur. Bir kimesne ol kürsîye çıkup va‘z [u] nasîhat etmeğe kâdir değildir. Zîrâ erenler mekânıdır. Sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Edirne'ye geldikde bir fodul şeyh isbât-ı vücûd etmek içün Hacı Bayrâm-ı Velî kürsîsine çıkmak murâd edindikde câmi‘ huddâmları men‘ edüp "Çıkman sultânım!" deyü ricâ ederler. Hemân şeyh-i mu‘ânid kürsîye urûc edüp "Bismillah!" demeğe kâdir olmayup sümmün bükmün kalup lâl [u] hayrân olur. Niçe kerre cür’et-i kelâm idem sanup hasîr olup {kürsîden} iner. Ol asırdan berü eyle kalmış bir kürsî-i mekân-ı kibârdır. Ammâ mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘ makâm-ı imâm-ı hümâmdır. Ve köşe köşe yerleri birer şeyh-i güzîne savma‘a-i alimân-ı ümâmdır. Ve kuyumcular tarafındaki bâb-ı yemîne on bir aded taş nerdübândır. Şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değil bir câmi‘-i hâs [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 151b ·
metinde göster ·
Ve Kırkık'da Üçler ve Yediler makâmı ve Şarâblar tekyesinde
Erenler
Sultân ve Seyyidler Sultân ve Karaca Ahmed Sultân makâmı ve Hünkâr Bâğçesi önün …
Ve Kırkık'da Üçler ve Yediler makâmı ve Şarâblar tekyesinde Erenler Sultân ve Seyyidler Sultân ve Karaca Ahmed Sultân makâmı ve Hünkâr Bâğçesi önünde Kurd Baba, bir küçük tekyede medfûndur kim fukarâ-yı Bektâşiyân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 168a ·
metinde göster ·
Mesîregâh-ı Erenler dağı: Müstecâbü'd-da‘ve bir yerdir. Cemî‘i huccâc-ı müslimînin âyende vü revendesin a‘yân-ı vilâyet bu mahalde vedâ‘ ederler ve istikbâl ederler. Mesîregâh u çerâgâh du‘â harmanı bir makâm-ı teferrücgâhdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 24a ·
metinde göster ·
"Gülbâng-ı nebî sırr-ı Muhammedi'l-Arabî, gerçekler ve hâzır ve gâ’ib ve ricâlü'l-gayb ve ümenâ vü büdelâ ve evtâd ve cemî‘i ervâh-ı enbiyâ ve evliyâların ervâhları hâzır ola. Gerçek erenler demine hû diyelim hû" deyüp bir gülbâng-ı Muhammedî çekince cümle guzât "Allâh Allâh!" deyüp ileri at sürüp küffâr ile mâbeynimiz bir tüfeng menzili kalup ardımda Göle kal‘asına bir nezâketle bakdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84a ·
metinde göster ·
… hi almazız. Anıniçün cümle şehrimiz halkı hasîbü'n-nesîb er oğlu erler pehlivân
erenler
" deyüp bu gûne ahlâk-ı cemîlelerden tavsîf etdiler.
"Su’âlin vâriddir. Bizim fetâlarımızın gâlib olduklarının aslı oldur kim her biri birer kibâr-ı evliyâullâhın zürriyyetindendir. Anıniçün zahrları yere gelmez ve bir fetâmız düşmenden rûgerdan olmaz. Secî ve bahâdır yiğitlerimiz vardır. Ve bizim şehrimizde hâsıl olan duhter-i pâkîze-ahterlerimiz bu şehirden taşra çıkarup sâ’ir kurâ halkına vermeziz, yine bunda kefene veririz. Ve gayri yerden kız dahi almazız. Anıniçün cümle şehrimiz halkı hasîbü'n-nesîb er oğlu erler pehlivân erenler" deyüp bu gûne ahlâk-ı cemîlelerden tavsîf etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y23a ·
metinde göster ·
Sultân yayla yolu üzre bir ulu âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Cihân-nümâ bir teferrü …
Evvelâ şehirden şimâle, dağlara çıkup ziyâret-i Erenler Sultân yayla yolu üzre bir ulu âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Cihân-nümâ bir teferrücgâh yer olmak ile cümle şehrin amâristânı ve deşt-i vâdîsi ebrî hıtâyî sahîfe-misâl nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y87b ·
metinde göster ·
Ve niçe bin kibâr-ı evliyâullâhlar vardır, ammâ meşhûr-ı âfâk
erenler
bunlardır. Ve bir kaç gün meks etmede hemân ancak bu sultânlara birer Yasîn-i ş …
Ve niçe bin kibâr-ı evliyâullâhlar vardır, ammâ meşhûr-ı âfâk erenler bunlardır. Ve bir kaç gün meks etmede hemân ancak bu sultânlara birer Yasîn-i şerîf hedâyâlar ile varup âşinâlık Q 49bP 49b kesb etdik. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y96a ·
metinde göster ·
… boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu oġuz-nāmeyi düzdi ḳoşdı böyle didi ḳanı didügüm big
erenler
dünyā menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı
dedem ḳorḳut gelüben boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu oġuz-nāmeyi düzdi ḳoşdı böyle didi ḳanı didügüm big erenler dünyā menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı
… ür gümbür ṭavullar çalındı burması altun tuç borılar çalındı ol gün cılasun big
erenler
döne döne ṣavaşdı ol gün ḳara polat öz ḳılıçlar
hayḳırdı at ṣaldı ḳarşu vardı ḳılıç urdı gümbür gümbür ṭavullar çalındı burması altun tuç borılar çalındı ol gün cılasun big erenler döne döne ṣavaşdı ol gün ḳara polat öz ḳılıçlar
esen olsa oġlı ṭoġar sen esen ol anam esen olsun menden yigrek ḳādir size oġul …
aġa yılda aġça ḳoyun esen olsa ḳuzı virür big erenler esen olsa oġlı ṭoġar sen esen ol anam esen olsun menden yigrek ḳādir size oġul vire aġ südini anam maŋa ḥalal eylesün
dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidiml …
koşdı böyle didi imdi ḳanı didügüm big erenler dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidimlü dünya aḫır soŋ uçı ölümlü dünya yöm vireyim ḫanum yirlü ḳara ṭaġuŋ yıḳılmasun
… ı bu boy delü dumruluŋ olsun menden ṣoŋra alp ozanlar söylesün alnı açuḳ cömerd
erenler
delü dumrul yüz ḳırḳ yıl daḫı yoldaşı-y-ıla yaş yaşadı dedem ḳorḳut gelüben boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu boy delü dumruluŋ olsun menden ṣoŋra alp ozanlar söylesün alnı açuḳ cömerd erenler
dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidiml …
imdi ḳanı didügüm big erenler dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidimlü dünya son uçı ölümlü dünya ecel geldüginde aru imandan ayırmasun ḳādir
başına ne geldügin söyledi ḳanı ögdügümüz big erenler dünya menüm diyenler ecel …
gice ṭoy dügün idüp yime içme oldı dede ḳorḳut geldi ḳopuz çaldı ġāzi erenler başına ne geldügin söyledi ḳanı ögdügümüz big erenler dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi
… ut geldi ḳopuz çaldı ġāzi erenler başına ne geldügin söyledi ḳanı ögdügümüz big
erenler
dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi
gice ṭoy dügün idüp yime içme oldı dede ḳorḳut geldi ḳopuz çaldı ġāzi erenler başına ne geldügin söyledi ḳanı ögdügümüz big erenler dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi
… n ḫan yirinden ṭurı geldi ala ṭaġda çadırın otaġın dikdi üç yüz altmış altı alp
erenler
yanına yıġnaḳ oldı yimek içmek arasında bigler seni aŋdı
mere ḳavat ḳalḳubanı ḳazan ḫan yirinden ṭurı geldi ala ṭaġda çadırın otaġın dikdi üç yüz altmış altı alp erenler yanına yıġnaḳ oldı yimek içmek arasında bigler seni aŋdı