… kânına dizüp âyende ve revende gelüp tâli‘ dutup bir akçe verüp bu tasvîrlerden
fâl
açup, ceng [ü] cidâl mi gelir yâhûd Yûsuf ü Züleyhâ mı gelir ya Leylâ vü Mecnûn …
Bâlâda tahrîr olunan cümle pehlivânların ve selef pâdişâhlarının ve niçe mürsel peygamberlerin ve bî-hisâb kal‘aların ceng [ü] cidâllerin ve deryâda keştîlerin agreb ü garâyibden harb [ü] kıtâllerin evâyil-i eyyâm üstâdlarının sihr-i i‘câz ve pesendîde ketebeli kalemleriyle iri İslâmbol tabakı kâğız cermleri üzre yazılmış tasvîrleri cild cild rû-yı dükkânına dizüp âyende ve revende gelüp tâli‘ dutup bir akçe verüp bu tasvîrlerden fâl açup, ceng [ü] cidâl mi gelir yâhûd Yûsuf ü Züleyhâ mı gelir ya Leylâ vü Mecnûn ve Ferhâd ü Şîrîn ve Varka [ü] Gülşâh mı veyâ selef sâhib-kırânlarının birbiriyle muhâsemeti ve ayş [u] işretleri gelüp ana göre;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 199b ·
metinde göster ·
… ol kadar bâzâr ederdi kim akçe almadan ve halkın izdihâmından bî-zâr olup kimi
fâl
dutardı, kimi nazar edüp giderdi.
Ba‘dehu mezbûr gulâm, Unkapanı semtinde Azebler mahallesinde bir attâr dükkânı açup kâr [u] kesb ederdi. Ammâ İslâmbol halkı bundan bir metâ‘ almasına bahâne edüp bî-bahâ bu hey’et-i mecmû‘a-i ahmerluyu seyr [ü] temâşâ ederlerdi. Ve ol kadar bâzâr ederdi kim akçe almadan ve halkın izdihâmından bî-zâr olup kimi fâl dutardı, kimi nazar edüp giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217b ·
metinde göster ·
… m etmeği tenâvül ede ve illâ hayr ile işim râst olmazsa ekmeğim yemeyeler" deyü
fâl
ederler.
"Eğer benim işim hayr ile itmâm bulursa bu mâhîler benim bezl etdiğim etmeği tenâvül ede ve illâ hayr ile işim râst olmazsa ekmeğim yemeyeler" deyü fâl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171a ·
metinde göster ·
… e esîrleri kırdılar ve cümle kelleleri zemînde galtân etdiler. Cümle asker bunu
fâl
edinüp,
"Efendim küffâr ale'l-gafle şeb-hûn etdi ve biz de küffârı göze salındırmadık. Hamd-i Hudâ devletinde mansûr u muzaffer olduk" dedikde gayri bölükbaşılara da hil‘atler ihsân olunup hakîre bir esîr verdiler ve cümle esîrleri kırdılar ve cümle kelleleri zemînde galtân etdiler. Cümle asker bunu fâl edinüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 20b ·
metinde göster ·
… a kâdir değildi. Şehr-i Ispahân halkı Selîm Dede'den âcizmânde kalup cümle Acem
fâl
edüp dediler kim
Ol mahalde Isfahân'a vardık ki nısf-ı cihân nâmıyla bir şehir bünyâd olunurdu. Ispahân'da bir kalenderhânede meks edüp her birimiz birer köşede cilvelenerek zevk [u] sâfâ edüp şehir seyr [ü] temâşâ ederdik. Selîm Dede kahvehânelerde sadrancbâzlık ile eyle iştihâr verdi kim bir üstâd-ı kâmil anın mukâbelesinde bir pâydâk kaldırmağa kâdir değildi. Şehr-i Ispahân halkı Selîm Dede'den âcizmânde kalup cümle Acem fâl edüp dediler kim
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42b ·
metinde göster ·
… ilm-i Hey’et ve ilm-i Hikmet ve ilm-i Zîc ve ilm-i Dânyâl ve ilm-i Fûl ve ilm-i
Fâl
ve ilm-i Cerr-i Eskâl ve ilm-i Remil ve ilm-i (---) ve ilm-i (---) ve ilm-i Vef …
mazmûnunca evvel ilm-i Tıb ve ilm-i Ferâyiz ve ilm-i Tefsîr ve ilm-i Fıkıh ve ilm-i Hadîs ve ilm-i Tecvîd (---)(---) ve ilm-i Hıfz (---)(---) ve ilm-i Tevhîd ve ilm-i Ledün ve ilm-i Beyân ve ilm-i Kelâm ve ilm-i Kemâl ve ilm-i Âdâb ve ilm-i Sarf ve ilm-i Nahv ve ilm-i Mantık ve ilm-i Ma‘ânî ve ilm-i Lugat ve ilm-i Arûz ve ilm-i Hat ve ilm-i Nücûm ve ilm-i Cifir ve ilm-i Kâf ve ilm-i Kef ve ilm-i Kâf ve ilm-i Sîn ve ilm-i Simyâ ve ilm-i Kimyâ (---)(---)(---)(---) ve ilm-i Hey’et ve ilm-i Hikmet ve ilm-i Zîc ve ilm-i Dânyâl ve ilm-i Fûl ve ilm-i Fâl ve ilm-i Cerr-i Eskâl ve ilm-i Remil ve ilm-i (---) ve ilm-i (---) ve ilm-i Vefk ve ilm-i Esmâ ve ilm-i Teshîr ve ilm-i Da‘vet ve ilm-i Felsefiyyât ve ilm-i Edvâr ve ilm-i Zâyirce ve ilm-i Usturlâb ve ilm-i Harf (---)(---) ve ilm-i Hurûf ve ilm-i Nârencât ve ilm-i Tayy-i Mekân ve ilm-i İhfâ ve ilm-i Ta‘bîr ve ilm-i Sihir ve ilm-i Ferâset. Ammâ ilm-i edeb yokdur. Q 185aP 183a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y69a ·
metinde göster ·