… ın bilmezlik sėziki ayurlar: nek bar mu bizke fermandın nerse aygıl: bütünlükin
ferman
anıŋ ḳamuġı taŋrıḳa kizleyürler özleri içinde anı kim belgürtmezler saŋa. ayurl …
154 yana ıḍtı siziŋ üze ġamda kiḍin iminlikni uḍḳu kim umızmaḳ kelip örter bir ögürni sizdin bir güruh çın-oḳ ḳaḍġurttı olarnı özleri sėznürler taŋrıḳa sezada aḍın bilmezlik sėziki ayurlar: nek bar mu bizke fermandın nerse aygıl: bütünlükin ferman anıŋ ḳamuġı taŋrıḳa kizleyürler özleri içinde anı kim belgürtmezler saŋa. ayurlar: eger bolsa bizke fermandın nerse öldürülmegey erdimiz munda. ayġıl: eger bolsa erdiŋiz ėwleriŋiz içinde çıḳġatılar ol kişiler kim bitildi olar üze öldürmek yatġu yerleriŋe olar. sınamaḳ üçün taŋrı ol kim köküzleriŋiz içinde turur arıtmaḳ üçün ol kim köŋülleriŋiz içinde turur ol taŋrı bilgen köküzlerdekini
59 ey anlar kim bittiler boyun suŋlar taŋrıḳa boyun suŋ yalavaçḳa
ferman
iḍisiŋe sizdin eger tartışsa sizler nerse içinde yanduruŋlar anı taŋrıḳa yalava …
59 ey anlar kim bittiler boyun suŋlar taŋrıḳa boyun suŋ yalavaçḳa ferman iḍisiŋe sizdin eger tartışsa sizler nerse içinde yanduruŋlar anı taŋrıḳa yalavaçḳa eger biter erse sizler taŋrıḳa hem soŋ künke ol yaḫşıraḳ körklügrek soŋ yanış
… ar-miz kim tegse bizke ewrügli bolġay kim taŋrı kim keldürgey açuḳluḳnı azu bir
ferman
anıŋ üskindin bolġaylar anıŋ üze kim yaşurdılar özleri içinde öknügliler bolup …
52 körġey sen anlarnı kim köŋülleri içinde ig ol ėwşürler olar içinde ayurlar ḳorḳar-miz kim tegse bizke ewrügli bolġay kim taŋrı kim keldürgey açuḳluḳnı azu bir ferman anıŋ üskindin bolġaylar anıŋ üze kim yaşurdılar özleri içinde öknügliler bolup anlar
… dör[d] mi‘mârbaşı ve sekbânbaşı ve'l-hâsıl cemî‘i ser-i kârda olan iş erlerine
fermân
olunup İslâmbol'un cümle dörd bin yedi yüz mahallesinin imâmlarına tenbîh ü te’ …
"Sultânım İslâmbol tokuz kerre amâr ve tokuz kerre harâb olmuşdur. Ammâ dest-i Âl-i Osmân'daki gibi ilâ-hâze'l-ân bir zamânda böyle harâb olmamışdır kim her ne cânibinden olursa dost [u] düşman der [ü] dîvârlarının münhedim olan yerlerinden arabalar ile girüp çıkılır. Ekâlîm-i seb‘a pâdişâhları mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir İslâmbol ola ve pâ-yı taht-ı Âl-i Osmân ola, lâyık değildir kim sizin zamân-ı hükûmetinizde bu kal‘a böyle harâb [ü] yebâb ola. Ve bu kadar bin yıldan berü cümle der [ü] dîvârları siyâh-rû kala. Dîn-i mübîn gayretine ve Âl-i Osmân şevketine şunun ta‘mîr [ü] termîmine bezl-i himmet buyurun. Pâdişâh-ı zıll-ı İlâh inşâ’allâh Revân'dan mansûr [u] muzaffer geldükde âşiyânı olan Belde-i Tayyibeyi dürr-i beyz-âsâ gördükde cihân cihân safâlar kesb edüp inşâ’allâh hidmetiniz mukâbelesinde ihsân-ı azîmeye mazhar olup inkırâzu'd-devrân nâm-ı şerîfiniz hayr ile yâd olunur" dedükde cümle huzzâr-ı meclis taraf taraf ma‘kûl deyüp derhâl pederimiz bu niyyete El-Fâtiha deyüp seb‘ü'l-mesânî kırâ’at olundukda derhâl İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının dördün dahi cem‘ edüp ve şehremînin ve dör[d] mi‘mârbaşı ve sekbânbaşı ve'l-hâsıl cemî‘i ser-i kârda olan iş erlerine fermân olunup İslâmbol'un cümle dörd bin yedi yüz mahallesinin imâmlarına tenbîh ü te’kîd olup ta‘mîr ü termîm-i kal‘a-i İslâmbol içün imdâd teklîf olunup deryâ-misâl bennâ ve ummâller ile niçe bin âdem cem‘ olup Sultân Murâd Hân Revân fethine revâne olup feth edüp gelince bir senede Koca Bayram Paşa İslâmbol'u ve Galata kal‘aların ve cemî‘i câmi‘-i selâtînleri ta‘mîr ü termîm edüp İslâmbol henüz bir tim iken beyâz bir dürr-i yetîm olup ahâlî-yi İslâmbol'dan kesâfet gidüp ferahnâk oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
Vezendon Kıral binâ etdükde iç kal‘a olmak iddi‘âsıyla binâ etmişdir, ammâ Bayram Paşa merhûm ta‘mîr [ü] termîm etmeğe mübâşeret etdükde İslâmbol'un ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar'ın a‘yân [u] eşrâf ahâlîsine ve ehl-i hırefine mahalle mahalle İslâmbol Hisârı'nın ta‘mîr ü [termîmin] fermân etdükde mi‘mâr arşını hisâbı üzre fermân edüp vech-i dîvârın taşrasından kullelerin devr ederek hisâb olundukda İslâmbol zirâ‘-ı bennâ ile kâmil seksen yedi bin arşınla ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
Vezendon Kıral binâ etdükde iç kal‘a olmak iddi‘âsıyla binâ etmişdir, ammâ Bayram Paşa merhûm ta‘mîr [ü] termîm etmeğe mübâşeret etdükde İslâmbol'un ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar'ın a‘yân [u] eşrâf ahâlîsine ve ehl-i hırefine mahalle mahalle İslâmbol Hisârı'nın ta‘mîr ü [termîmin] fermân etdükde mi‘mâr arşını hisâbı üzre fermân edüp vech-i dîvârın taşrasından kullelerin devr ederek hisâb olundukda İslâmbol zirâ‘-ı bennâ ile kâmil seksen yedi bin arşınla ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
… şey-i kalîl oldu deyü sedd etdi. Hâlâ mu‘attaldır. Ammâ yine taraf-ı sultândan
fermân
olunsa bir a‘lâ ma‘dendir. Belağan mâ-belağ husûlü mümkündür. Ve,
Ma‘âdin-i sâmin: Karadeniz boğazları dâhilinde Sarıyâr kasabasında bir asfarü'l-levn bir kûh-ı bâla vardır. Tâ zirve-i a‘lâsına varınca serâpâ bâğ u bâğçedir. Ol cebel-i âlînin cânib-i şarkîsinde sâhil-i bahre karîb bir gârda zeheb-i hâlis ma‘deni vardır. Ammâ Üngürüs ve Bundukânî ayârından hâlis altunu vardır. Kefere asrından tâ Sultân Ahmed Hân asrına gelince bin yük akçe iltizâm ile emânet bir ma‘âdin-i hâs idi. Defterdâr Ekmekcizâde Ahmed Paşa cevheri rakîk olup fâ’idesi şey-i kalîl oldu deyü sedd etdi. Hâlâ mu‘attaldır. Ammâ yine taraf-ı sultândan fermân olunsa bir a‘lâ ma‘dendir. Belağan mâ-belağ husûlü mümkündür. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b ·
metinde göster ·
… içre huzûr edemez olduk. Bunlara bir tedârük görmek gereksiz" deyü ilyana Kıral
fermân
edince ba‘zı mest [ü] medhûş-ı bâde-nûş kefere ve fecereler şarâb-ı bî-hicâb kı …
"Şehrimiz içre kırk elli bin Arab askeri tenâsül bulup günden güne ziyâde olup hadlerinden hâric evza‘ [u] etvâr etmeğe başladılar. Ve anların bunda sâkin olmaları sebebiyle bir kaç kerre muhâsaralar çeküp bu kadar mâl-ı hazâyinden ayrıldığımızdan mâ‘adâ her bâr bir alay ârsız, cebbâr kavmin zulm [ü] te‘addîlerinden bu şehir içre huzûr edemez olduk. Bunlara bir tedârük görmek gereksiz" deyü ilyana Kıral fermân edince ba‘zı mest [ü] medhûş-ı bâde-nûş kefere ve fecereler şarâb-ı bî-hicâb kıvâmıyla,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b ·
metinde göster ·
… olup Baba Ca‘fer kırala şetm etdüğiyçün kıral âzürde-dil olmağile Şeyh Maksûd'a
fermân
edüp Baba Ca‘fer'i kâfirlerin mahpûshânesi olan yere defn etdirdi kim cemî‘i mü …
Netîce-i kelâm, Şeyh Maksûd hazretleri yedi günde İslâmbol içre cemî‘i şühedâyı defn edüp hikmet-i Hudâ Hârûnu'r-Reşîd tarafından elçilik ile gelen Seyyid Baba Ca‘fer Sultân gazûb u dilâzâr er olmağile Kıral Grando Mihal ile hüsn-i ülfet etmeyüp mesmûmen şehîd olup Baba Ca‘fer kırala şetm etdüğiyçün kıral âzürde-dil olmağile Şeyh Maksûd'a fermân edüp Baba Ca‘fer'i kâfirlerin mahpûshânesi olan yere defn etdirdi kim cemî‘i mücrim, mahpûs, kâtil, medyûn küffârlar Baba Ca‘fer'e şetm edeler. İlâ-hâze'l-ân Zindân kullesi içinde Seyyid Baba Ca‘fer Sultân medfûndur. Ammâ hamd-i Hudâ İslâmbol'un fethi müyesser olup yine zindân-ı medyûn olup ziyâretgâh olmuşdur. Ve bend-i zindândan halâs olanlar tasadduk nezerâtlar verüp kâfirlerin beddu‘âlarına karşılık cümle halâs olanlar hayr du‘â ederler bir ziyâretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22b ·
metinde göster ·
… 'yı iki bin askerle Kâğızhâne cânibindeki hıyâbân içre elli pâre kadırga yapmak
fermân
edüp ba‘zı kurâları gâret edüp levha ve haşebâtlarının mümkün olanların gemiler …
"Beğim sen yine ihtimâm-ı tâm eyle, bu esrâr-ı ilâhî bunda kalsın; asker-i İslâma ihsânlar edüp hüsn-i dil göster" dedi. Hemân Ebü'l-feth Timurtaş Paşa'yı iki bin askerle Kâğızhâne cânibindeki hıyâbân içre elli pâre kadırga yapmak fermân edüp ba‘zı kurâları gâret edüp levha ve haşebâtlarının mümkün olanların gemiler binâ etmeğe sarf eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
… a kıralı oldu" derler. Hakîkat böyle şeytanatları olmasa Bâyezîd Hân tarafından
fermân
sâdır olunca Sa‘dî Çelebi'[n]in ve Haydar Çelebi'[n]in huzûrunda niçün şehîd et …
Ammâ Fransa zu‘munca "Zehirli mûs ile gayrı âdem trâş edüp reng-i vechi bozulup katl etdük ve Cem'dir deyü Rûm'a gönderdik ammâ hâlâ kırallarımız Cem neslindendir kim Selîm-i Evvel'de Cem Şâh Fransa kıralı oldu" derler. Hakîkat böyle şeytanatları olmasa Bâyezîd Hân tarafından fermân sâdır olunca Sa‘dî Çelebi'[n]in ve Haydar Çelebi'[n]in huzûrunda niçün şehîd etmeyüp zehirli ustura ile hîle etdiler. Bundan bir hîle olmak fehm olunur kim gayrı kefere katl etmiş olalar. Ve bir âdil-i şâhid dahi oldur kim Bursa'da Gâzî Murâd Hân türbesine na‘ş-ı Cem'dir deyü defn edelim derken ol gâzî pâdişâh bi-emrillâh kabûl etmeyüp âhir gayrı yere defn etdiler. Bu dahi bir alâmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29b ·
metinde göster ·
geldükde Osmânlı'nın mahkûmu olmamak içün Osmânlı'ya nisbeten ve Cem Şâh kendü …
"Kaçan kim Osmânlı'dan Cem Şâh'ın katline fermân geldükde Osmânlı'nın mahkûmu olmamak içün Osmânlı'ya nisbeten ve Cem Şâh kendü kızları evlâdı olduğu ecilden Cem Şâh'a merhamet edüp Cem'e müşâbih gayrı âdemi zehirleyüp na‘ş-ı Cem'dir deyü İslâmbol'a gönderdiler. Sonra Cem Şâh Tış Fransa vilâyetine müstakil pâdişâh olup sizin Sultân Selîm Mısır'ı feth etdükde beri tarafdan azîm hedâyâlar ile Cem Kıral, Sultân Selîm'e gazân mübârek ola, deyü nâmeler ile hedâyâlar gönderdi. Hâlâ Fransa kıralları Cem Kıral neslindendir. Ve Fransa'nın Âl-i Osmân ile karâbeti Bâyezîd Hân'ın vâlidesi ve Cem Kıral zürriyeti olması cihet iledir" {deyü} bu tahkîkleri etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29b ·
metinde göster ·
"Emr-i Hak ile me’mûr olduğunuz işleriniz görün" deyü
fermân
etdükde hemân mezkûr sipâhdan yeniçeri sûretine giren âdem ayağ üzre kalkup bir …
"Emr-i Hak ile me’mûr olduğunuz işleriniz görün" deyü fermân etdükde hemân mezkûr sipâhdan yeniçeri sûretine giren âdem ayağ üzre kalkup bir hücreyi küşâde kılup içeriden otuz sekiz gûne âlât-ı silâh çıkarup otuz sekiz âdemin önüne birer âlât-ı silâh koyup kendi önüne yeniçeri bir leğen içre su koyup yerinde herkes karâr eder. Hemân Gülâbî Ağa,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a ·
metinde göster ·
… -i nâba tevbe edüp Malta gazâsına niyyet edüp beş yüz pâre kadırga binâ olunmak
fermân
olunup iki aded kara mavunalar ve bir başdarda-i azîm binâ olunmuşdur. Mellâhân …
Andan 62b bâde-i nâba tevbe edüp Malta gazâsına niyyet edüp beş yüz pâre kadırga binâ olunmak fermân olunup iki aded kara mavunalar ve bir başdarda-i azîm binâ olunmuşdur. Mellâhân-ı bihâr {Hazret-i} Nûh Necî'den berü görmemişler idi. Vezîr-i a‘zam Kara Mustafâ Paşa dahi İslâmbol'a sene-i mezbûrede dâhil oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62a–62b ·
metinde göster ·
… e hudd[â]mânları ve harbende ve Mercân çârsûsunda pabuccu bekârı ve bîkârlarına
fermân
sâdır olup ba‘de'l-asr ale'l-gafle niçe yüz ulemâ ve sulehâyı katl edüp Ebü'l-f …
Bu cem‘iyyet-i ulemâyı Merre istimâ‘ edüp cümle hudd[â]mânları ve harbende ve Mercân çârsûsunda pabuccu bekârı ve bîkârlarına fermân sâdır olup ba‘de'l-asr ale'l-gafle niçe yüz ulemâ ve sulehâyı katl edüp Ebü'l-feth haremindeki kuyulara lahd-misâl doldurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63a ·
metinde göster ·
Ve cümle kefere ve fecereler yüz bulup gün-be-gün fitne ve fesâdları efzûn ve şekâvetleri hadden bîrûn olup dâ’imâ leb-i deryâda olan diyârları nehb [ü] gâret edüp ol mübârek câmi‘-i şerîfleri telvîs edüp belîdeleri ihrâk bi'n-nâr ederler. Ve her sene bu gûne fitne ve fesâd temelin bırağup gûnâ-gûn şeytanat damın bünyâd etdikleri pâdişâhımın serîr-i sa‘âdetine arz olundu. Fermân pâdişâhımındır"
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75a ·
metinde göster ·
… etdikde Varvar Paşa "Nâ-şer‘îdir vermem" deyince Sivas'dan ma‘zûl olup katline
fermân
vardıkda başına asker cem‘ edüp "Şer‘ile da‘vâm vardır" diyerek gelirken Köpürl …
Hükm-i İbrâhîm Hân'da âsî olan vüzerâları ayân [ü] beyân eder: Varvar Alî Paşa, Sivas vâlîsi iken İbrâhîm Hân İpşir Paşa hâtûnu Mavrol kızın taleb etdikde Varvar Paşa "Nâ-şer‘îdir vermem" deyince Sivas'dan ma‘zûl olup katline fermân vardıkda başına asker cem‘ edüp "Şer‘ile da‘vâm vardır" diyerek gelirken Köpürlü Mehemmed Paşa'yı bozup Çerkeş nâm mahalle geldikde İpşir Paşa ale'l-gafle Varvar'ı basup İpşir içün âsî olmuşken İpşir Varvar'ı katl etdi sene (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 76b ·
metinde göster ·
eder. Der-akab İpşir-i bî-şîr sarâyına gelüp bir kapucubaşısı ve on çavuş ile V …
"İhsânım olmuşdur, berât emrin gönder" deyüp fermân eder. Der-akab İpşir-i bî-şîr sarâyına gelüp bir kapucubaşısı ve on çavuş ile Van emrin getirüp derhâl Paşa emr-i pâdişâhîyi tilâvet edüp mefhûmu ma‘lûmları olunca emr-i pâdişâhîyi bûs edüp başı üzre koyup "el-emrü emrüküm" deyüp ağaya üç kîse guruş ve bir semmûr kürk ve on çavuşa ellişer guruş verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80b ·
metinde göster ·
… îf ve Emîr Paşa'ya Mısır ihsân olunup Haydar Ağazâde'nin Mısır hapsinden ıtlâkı
fermân
olundu. Ve Nogayoğlu'na Haleb ihsân olundu. Ve Hamâlı Arnavud Mehemmed Paşa'ya …
Ol gün Mehemmed Hân silihdârlıkdan Murtazâ Paşa'ya ibtidâ vezâret ile Şâm ihsân olundu ve Diyârbekir'den Melek Ahmed Paşa'ya Bağdâd ihsân olundu. Ve Zileli Çavuşzâde Mehemmed Paşa'ya Kudüs-i şerîf ve Emîr Paşa'ya Mısır ihsân olunup Haydar Ağazâde'nin Mısır hapsinden ıtlâkı fermân olundu. Ve Nogayoğlu'na Haleb ihsân olundu. Ve Hamâlı Arnavud Mehemmed Paşa'ya Tarabulus in‘âm olundu. Ve Basra Efrâsiyâboğlu Hüseyin Paşa'ya ibkâ olundu. (---)82a Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81b–82a ·
metinde göster ·
Alî Paşa Erdel diyârında Kemen Yanoş üzre serdâr olduğun beyân eder: Rûmeli ile Melek Ahmed Paşa, Anatolu ile Çavuşzâde Mehemmed Paşa (ve) ve'l-hâsıl yigirmi eyâlet sâhibi mîrimîrân ve yetmiş sancak ve yigirmi oda yeniçeri ve cebeci ve topcu ve dör[d] aşağı bölükler ile cümle seksen yedi bin asker sahrâ-yı Tımışvar'da cem‘ olup sene 1072 târîhinde Gâzî Seydî Ahmed Paşa'yı Serdâr Alî Paşa şehîd edüp ordu-yı İslâm cânsız cisme dönüp yine bi'z-zarûrî Erdel Demirkapusu'ndan içeri girilüp Haçek sahrâsında meks edüp yigirminci gün kırk bin Tatar ile Yalı ağası Şâh Polat Ağa gelüp asker-i İslâm tâze cân bulup Tatar askerine çapullar fermânlar olunup Kemen Yanoş askerinden habere gidüp niçe bin kâfir dil getirüp Kemen Yanoş üzre azîmet olunup 86a Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa çarkacı olup tuğlar ile talî‘a-i asker olup hulâsa-i kelâm Erdel içre nâm [ü] nişânımız güm olup sekiz ayda Erdel memleketin nehb ü gâret, alan [u] tâlân ve kâfirleri nâlân ederek tâ nehr-i Tise kenârına varup (---) vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa'yı Tise nehrin ubûr etmek fermân olunup eyâleti askerinin güzîdesiyle nehr-i Tise'yi güzer edüp tâ Kaşa kal‘asına ve Husvar kal‘asına varup Zolomioğlu nâm kâfiri kırallığa taleb etdikde küffârlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85b–86a ·
metinde göster ·
İnhizâm-ı asker-i İslâm kenâr-ı nehr-i Raba berâ-yı sû’-i tedbîr-i sadrıa‘zam ve İsmâ‘îl Paşa ve Gürcî Mehemmed Paşa: Musîbet-i azîm olup niçe bin ümmet-i Muhammed nehr-i Raba'ya gark-ı âb olup cengde bir âdemin burnu kanamamışken küffârdan ibtidâ bu kadar kelle ve hınto araba mâllar alınup mansûr [u] muzaffer olmuşken yeniçeri ocağı ceng-i perhâşda iken beyâz buyurdu varup "Gerüye avdet edüp metrislerinize giresiz" deyü fermân sâdır olunca cümle yeniçeri fermâna itâ‘at edüp metrislerine ale'l-umûm rucû‘ edince sipâh bu hâli görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b ·
metinde göster ·
olundukda ol mahalde fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa, ba‘de'l-feth Sarâyburnu'na gelüp …
Âhir-i kâr Hezârpâre Vezîr-i a‘zam Ahmed Paşa ve Cinci Hoca (---) Efendi tahrîkiyle tahrîre gelmez şenâ‘atlar etdirüp ol pâdişâh-ı sâde-dili rüşvete mâ’il edüp kullarından niçe zulm ile hezârân mâllar alınup ekseriyyâ a’yân-ı İslâmbol'a amber-i hâm ve semmûr kürkler fermân olundukda ol mahalde fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa, ba‘de'l-feth Sarâyburnu'na gelüp şâdumân ederken ol ân şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105a ·
metinde göster ·
… [ü] resimleri ile mastûrdur. Zîrâ ba‘zı zamânda makâbir hudûdları da‘vâsı olup
fermân
ile sicillâtlarına mürâca‘at olunur. Acâyib tevârîh-i mevtâdır, gûyâ bu hakîrin …
Bu mahalde olan türbedârânlarda Ebü'l-feth Gâzî'den berü ne kadar bin a‘yân-ı kibâr defn olundu ise sene-be-sene ve rûz-merre sicillâtlara kayd etmededir. Cümle müte‘ayyin ehl-i kubûrlar ism [ü] resimleri ile mastûrdur. Zîrâ ba‘zı zamânda makâbir hudûdları da‘vâsı olup fermân ile sicillâtlarına mürâca‘at olunur. Acâyib tevârîh-i mevtâdır, gûyâ bu hakîrin Seyâhatnâme'sidir. Ammâ ol sicillâta nazar olunsa kıyâmetden bir nişândır. Cümle mevtâyı bu gûne tahrîr etmek bir diyârda ve bir pâdişâh memleketine mahsûs değildir kim garîb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 108b ·
metinde göster ·
… ara Mustafâ Paşa hazzından Dîvâne'ye bir avuç atıyye ihsân edüp vâlidesin ıtlâk
fermân
edüp "Vâlidesin bir âdeme versinler" deyüp kethudâsına tenbîh eder. Zîrâ Kara M …
"Yalan söyler anam borçlu değildir bok yer, anam tütün içerken dutup zindâna kodular, avretler zindânından çıkarup erler zindânına kosunlar zîrâ babam yokdur" deyü 115b bu gûne ricâ edüp Çavuşbaşı ile bu gûne münâkaşa etdüğinden cümle erbâb-ı dîvân gülmeden dem-beste ve hayrân olup Kara Mustafâ Paşa hazzından Dîvâne'ye bir avuç atıyye ihsân edüp vâlidesin ıtlâk fermân edüp "Vâlidesin bir âdeme versinler" deyüp kethudâsına tenbîh eder. Zîrâ Kara Mustafâ Paşa merhûm dîvânelere gâyet mu‘tekid idi. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 115a–115b ·
metinde göster ·
… u] hevâsın beğenüp bu câ-yı meserretde bir bâğçe binâ edüp bir kasaba olunmasın
fermân
edüp bir rabta-i ma‘mûr olduğundan Pîrî Paşa derler. Bin mikdârı bâğlı ve bâğçe …
Devlet-i Bâyezîd Hân'da ve Selîm Hân-ı Evvel'de Hazret-i Ebûbekir neslinden olan Vezîr Kara Pîrî Paşa bu mahallin âb [u] hevâsın beğenüp bu câ-yı meserretde bir bâğçe binâ edüp bir kasaba olunmasın fermân edüp bir rabta-i ma‘mûr olduğundan Pîrî Paşa derler. Bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b ·
metinde göster ·
… nka nâmıyla meşhûr imiş. Ammâ ba‘de'l-feth mezâristân-ı ümmet-i Muhammed olması
fermân
olunur. Zîrâ Abdülmü’min Melik hilâfetinde Mesleme ve Eyyûb-ı Ensârî ve Hârûnu' …
Evvelâ bu Kâsımpaşa tâ zamân-ı kadîmde ma‘mûr manastırlık imiş, kefere mâbeyninde şehr-i Ayalonka nâmıyla meşhûr imiş. Ammâ ba‘de'l-feth mezâristân-ı ümmet-i Muhammed olması fermân olunur. Zîrâ Abdülmü’min Melik hilâfetinde Mesleme ve Eyyûb-ı Ensârî ve Hârûnu'r-Reşîd ve Yıldırım Bâyezîd Hân'da dahi İslâmbol'un nısfı ve Galata'nın nısfı feth oldukda yine Kâsımpaşa'da 125a Tershâne ardı cümle mezâristân olup sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlar medfûn olduğu müsbetdir kim hâlâ mezâristânlarında seng-i mezârları kûfî hatt ile tahrîr olunmuş alâmetler vardır kim manzûr-ı hâs [u] âmdır kim {bâlâda ale't-tafsîl mastûr} ol ecilden Ebü'l-feth imârâtına bezl-i himmet edüp (---) aded göz tershâne ve bir dîvânhâne-i kapudan paşa {ve bir câmi‘} inşâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b–125a ·
metinde göster ·
… ünhedim olup Sultân Murâd-ı Râbi‘ dahi tîr-endâz olmağile bu tekyenin imâretine
fermân
edüp Musâhib Silihdâr Mustafâ Paşa ta‘mîr ü termîm 126b etdüğine târîh-i teky …
Ba‘dehu Bâyezîd Hân-ı Velî yaycı olup kemânkeş olmağile kemânkeş ve sînekeş ve düşmenküş Hattât Şeyh hazretleri tahrîkiyle mezbûr tekyeyi Bâyezîd Hân tevsî‘ etdi. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ tekye münhedim olup Sultân Murâd-ı Râbi‘ dahi tîr-endâz olmağile bu tekyenin imâretine fermân edüp Musâhib Silihdâr Mustafâ Paşa ta‘mîr ü termîm 126b etdüğine târîh-i tekye-i tîr-endâzân:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126a–126b ·
metinde göster ·
edüp Kapudan Paşa forsalar ile ol kuyuyu türâb ile pür etdi. Hâlâ yine cânib-i …
"Pâdişâhım, ol müneccim-i bî-tâli‘ Alî Kuş'un cân kuşu uçmağile uçmakda belki karâr etmeyüp bu dünyâda karârgâhı olan rasad nâmında çâh-ı gayyâsın yıkup mâl-â-mâl-ı rimâl [u] türâb eyleyesiz" deyüp fetvâ gönderüp ol sâ‘at pâdişâh Kapudan Receb Paşa'ya fermân edüp Kapudan Paşa forsalar ile ol kuyuyu türâb ile pür etdi. Hâlâ yine cânib-i erba‘ası çemenzâr, mesîregâh yerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 133a ·
metinde göster ·
… : Mâ-tekaddem bir küçük servili bâğ idi, sene (---) târîhinde Sultân Osmân Gâzî
fermân
edüp cemî‘i Âl-i Osmân donanması ve cümle tüccâr keştîlerinin sandalları ve fil …
Evvelâ Dolmabâğçe: Mâ-tekaddem bir küçük servili bâğ idi, sene (---) târîhinde Sultân Osmân Gâzî fermân edüp cemî‘i Âl-i Osmân donanması ve cümle tüccâr keştîlerinin sandalları ve filika ve firkateleri ve İslâmbol'un yigirmi bin pereme ve kayık ve mavunaları ale'l-umûm gemilerin taşlar ile doldurup Dolmabâğçe önündeki deryâya döküp bir liman-misâl bir boğaz iken kâmil dörd yüz arşın deryâyı doldurup ismine Dolmabâğçe dediler. Bir meydân-ı azîm olup Osmân Hân cirit oynar idi. Ba‘dehu ol fezâyı bâğçe etdiler. Selîm Hân-ı Evvel'in bir kasrı ve bir havzı vardır. Gayrı âsâr-ı binâ yokdur. Ammâ bunda dahi serâmed sun‘-ı Hudâ serv-i azîmler var kim ta‘bîr olunmaz. Başka bâğçe üstâdı ve iki yüz nefer şehbâz bostâncıları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134b ·
metinde göster ·
… hşî hayvânları hıfz içün etrâflarına bir tokat çiti-misâl çitler çekilsin" deyü
fermân
edüp bir kasr-ı tahtânî ve bir havz-ı azîm ve bir şâzrevân-ı ibret-nümâ inşâ et …
"Tîz şu mahalde bir hadîka binâ olunup ismine Tokat bâğçesi desinler ve sayd [u] şikâr olan vahşî hayvânları hıfz içün etrâflarına bir tokat çiti-misâl çitler çekilsin" deyü fermân edüp bir kasr-ı tahtânî ve bir havz-ı azîm ve bir şâzrevân-ı ibret-nümâ inşâ etmişler kim hâlâ âdem gerdeni-misâl hevâya pertâb edüp tâ kubbe-i âlîdeki altun tâsa urur bir kasr-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139b ·
metinde göster ·
… kim hem-sifâl olup bir yalakdan darı malakı yiyüp aslâ ikrâh etmezler. Ammâ ne
fermân
etse o kelb ol ân iş bitirir, âdemi atından endirir, isterse pür-silâh şecî‘ [u …
Hattâ Engürü'de tiftik keçisi köpekleri var kim beşer altışar yüz guruşa alındığın biliriz. Çobanların bu kelbler bürâderleridir kim hem-sifâl olup bir yalakdan darı malakı yiyüp aslâ ikrâh etmezler. Ammâ ne fermân etse o kelb ol ân iş bitirir, âdemi atından endirir, isterse pür-silâh şecî‘ [u] bahâdır yiğit olsun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b ·
metinde göster ·