… ânîfe ve Âfife ve Sapiha ve Fatîme ve Honti ve Toniti ve Gülşahi ve Mihrimah ve
Hava
ve Humâ ve Zâhile ve Râpişe ve Ânife. Esmâ-yı kulları bunlardır: Usef ve Yivan …
Nisâ tâ’ifesi esmâları böyledir: Ümmihân ve İsmihân ve Râpiye ve Âsiye ve Hânîfe ve Âfife ve Sapiha ve Fatîme ve Honti ve Toniti ve Gülşahi ve Mihrimah ve Hava ve Humâ ve Zâhile ve Râpişe ve Ânife. Esmâ-yı kulları bunlardır: Usef ve Yivan ve Kanenin ve İllah kuli ve Ristem ve Aparti ve Canesi ve Hali.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249b ·
metinde göster ·
… oyun kışlar. Andan yine taraf-ı şimâle (---) sâ‘atde gerçi kar üzre gitdik ammâ
havâ
mu‘tedil olup,
Menzil-i Ağzıaçık Mağârâ: Hınıs sancağı hâkinde kenâr-ı Araz nehrinde bir ma‘mûr köydür. Bu kurâ halkının cemî‘i hayvânâtları sayf u şitâda nehr-i Araz sâhilindeki mağârâlarda yatırlar. Mâh-ı Temmuz'da ol gârlar sermâdır. Eyyâm-ı şitâda hummâ-misâl germâdır. Anıniçün Ağzıaçık mağârâ derler. Kûh-ı Bîsütûn'dan nişân verir gâr-ı yetîmânlardır kim her bir kehf içre onar ve on beşer bin koyun kışlar. Andan yine taraf-ı şimâle (---) sâ‘atde gerçi kar üzre gitdik ammâ havâ mu‘tedil olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
olduğundan harîr fisdanlı Urûm keratse kızları olur kim gûyâ mahbûbe-i Firengdi …
Âb [u] havâsı sevâhil olup i‘tidâl-i havâ olduğundan harîr fisdanlı Urûm keratse kızları olur kim gûyâ mahbûbe-i Firengdirler ve cümle bin altı yüz aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî müfîd ü muhtasar evleri vardır ve zemîni Bursa sancağı hükmünde (---) -lıkdır. Bir hâkimi dahi yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Nâhiyeleri (---) aded ma‘mûr kurâlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Andan kalkup yine taraf-ı garba ma‘mûr kurâlar geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 85b ·
metinde göster ·
… aç dahi hânları ve kifâyet mikdâr üç yüz aded ma‘mûr dükkânları ve bir aded hoş
havâ
hammâmı var, ammâ cânib-i kıblesinde ve şarkîsi tarafında bâğları ve bâğçeleri …
Sitâyiş-i kasaba-i imârât-ı Çârdâk: Hâkim-i şer‘-i şerîfi yüz elli akçe kazâdır ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Yeniçeri serdârı ve kethüdâyeri ve muhtesibi ve subaşısı vardır ve ma‘mûr mesâcidleri ve müzeyyen tekye-i dervîşânı ve birkaç yerde mekteb-i sıbyânı ve çârsû içre Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân hânı ve birkaç dahi hânları ve kifâyet mikdâr üç yüz aded ma‘mûr dükkânları ve bir aded hoş havâ hammâmı var, ammâ cânib-i kıblesinde ve şarkîsi tarafında bâğları ve bâğçeleri bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89b ·
metinde göster ·
… (---) mesâcidlerdir ve (---) hammâmı var. Ol kadar hûb ve dil-küşâ hammâm-ı hoş
havâ
değildir. (---)(---) Bunlardan mâ‘adâsı ev hammâmlarıdır, zîrâ halkı gâyetü'l- …
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde (---)(---)(---)(---)(---) mesâcidlerdir ve (---) hammâmı var. Ol kadar hûb ve dil-küşâ hammâm-ı hoş havâ değildir. (---)(---) Bunlardan mâ‘adâsı ev hammâmlarıdır, zîrâ halkı gâyetü'l-gâyet mestûrü'l-hâl ve sâhib-i ıyâl ve her şey’den fâriğü'l-bâl kimesnelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 94a ·
metinde göster ·
Yine Sannâ‘-ı Lem-yezel'in kuvvet [ü] kudretin gör kim şems-i âteş-tâb zâhir olup bir mülâyim havâ oldukda kudret- issi Zü'l-celâl cânib-i şarkdan dağlar içre Kırım Hânı'nın Kalga Sultânı (---) Giray Sultân'ı kırk bin Kırım askeriyle imdâd gönderince cümle asker bir yere gelüp ol gün îd-i azhâ olup meşveret-i azîmler oldukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101b ·
metinde göster ·
… de Mehemmed Paşa kolundan tekrâr bir dahi elli arşın mikdârı kal‘a dîvârı ender
havâ
mu‘allâkest olup dîvâr üzre ber-karâr olan küffârın karârları dârü'l-bevâr olup …
Bu lağım mahallinde cümle guzât-ı muvahhidîni serdâr-ı âkıbet-endîş âgâh edüp cümle guzâta cebehâne-i âmireden niçe bin aded tîğ ve teber ve siper ve tîr ü kemân ve harbe ve bunduk ve cidâlar tevzî‘ olunup terakkîler va‘de olundukda cümle guzât içre bir sürûr ü şâdumân olup birbirlerin savaş-ı perhâşa terğîb edüp rûz-ı rûşenleri rûz-ı ıyd-ı adhâ ve şeb-i zulmânîleri leyle-i Kadr mâh-ı çârdeh olup mâbeynlerinde bir garîb ayş u işret ve zevk u şevk ve sürûr ü şâdumân olup cümle guzât gusüller ile hâcet namâzları kılınup birbirleriyle öpüşüp görüşüp vasiyyetler edince lağım mahalli tamâm olunca ceng tablına turralar urulup cengî harbîler çalınırken hemân bir kerre zemîn ü âsumân lerzân olup Çavuşzâde Mehemmed Paşa kolundan tekrâr bir dahi elli arşın mikdârı kal‘a dîvârı ender havâ mu‘allâkest olup dîvâr üzre ber-karâr olan küffârın karârları dârü'l-bevâr olup gird-i siyâh-ı bârût âfitâb-ı âlem-tâbı şeb-i zulmânî etdikde hemân guzât-ı cüyûş-ı muvahhidîn kol kol kollarında siperlerin yüzlerine alup gülbâng-ı Muhammedîye rehâ buldurup yürüyüş edüp baş almada ve baş verüp savaş-ı perhâş etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 125a ·
metinde göster ·
… mahbûbeleri hûbdur ve cümle dağları ve bâğları bâdem ağaçlarıyla zeyn olmuş hûb
havâ
bir karye-i ra‘nâdır.
Evvelâ karye-i Kulfal Obası ve karye-i Sılpova ve Hasanköy ve karye-i Pokravenik. Bunlar sâfî Urûm keferesi köyleridir kim nâzenin Urûm keratseleri var, kârları ipekçilerdir. Suluhâl yaylağı dibinde olmağile havâsı latîf olduğundan mahbûbeleri hûbdur ve cümle dağları ve bâğları bâdem ağaçlarıyla zeyn olmuş hûb havâ bir karye-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 179b ·
metinde göster ·
… ılırlar. Hemân bunlar ekmek ve su vereler, gayri şey vermeyeler. Bunlara kisb-i
havâ
etdikleri yetişir. Bir iki günden dahi ziyâdece ta‘âmlar versinler, hemân bunla …
"Amân sultânım, şimdi bu kadar ibâdullâh o kadar zifir ni‘metullâhı yeyince cümle kırılırlar. Hemân bunlar ekmek ve su vereler, gayri şey vermeyeler. Bunlara kisb-i havâ etdikleri yetişir. Bir iki günden dahi ziyâdece ta‘âmlar versinler, hemân bunları arabalara kosunlar ve kal‘a-i Uyvar'a götürsünler. Anda bunları Sadrıa‘zam kal‘a kulu etsinler. İsteyenleri vatan-ı aslîlerine gitsinler" dediğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123a ·
metinde göster ·
Menzil-i sahrâ-yı Zemon: Hamd-i Hudâ bunda dahi küşâde
havâ
olup mukaddemâ Zemon sahrâsı zemîninde kalan demir kazıkların niçe bini bulunup …
Menzil-i sahrâ-yı Zemon: Hamd-i Hudâ bunda dahi küşâde havâ olup mukaddemâ Zemon sahrâsı zemîninde kalan demir kazıkların niçe bini bulunup ve niçe hırsızlarda serîka olunan atlar ve esvâblar bulunup cümle hırsızlar cisir başında katl olunup andan tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139a ·
metinde göster ·
Ve bu kasabanın havâsı sehelce sehîldir, ya‘nî mu‘tedil
havâ
olduğundan mahbûbeleri memdûhdur. Ve halkı cümle Arnavud esvâbı gibi daracık ça …
Ve bu kasabanın havâsı sehelce sehîldir, ya‘nî mu‘tedil havâ olduğundan mahbûbeleri memdûhdur. Ve halkı cümle Arnavud esvâbı gibi daracık çakşır ve serhadli çuka esvâb geyerler, ammâ yine başlarında elvân çukadan kalpak geyüp yine Boşnakça ve Sırfça ve Bulgarca ve Latince kelimât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143a ·
metinde göster ·
… r kapudur kim cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifân bunda cem‘ olup kesb-i
havâ
ederler, zîrâ iskele ve liman kapusudur. Hattâ gümrük ve bâchâne ve muhtesibhân …
Andan semt-i garba mekşûf Yalı kapusu gâyet işlek ve şâhrâh-ı izdihâm demir kapudur kim cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifân bunda cem‘ olup kesb-i havâ ederler, zîrâ iskele ve liman kapusudur. Hattâ gümrük ve bâchâne ve muhtesibhâne ve tuzla emîni bunda sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
… e sehel ıssıdır, ammâ taşra bardaklarda ve bir sâyedâr yerde sehel durup kisb-i
havâ
etdikde buz pâresi olup 166b gûyâ âb-ı kevser olur. Ve eyle lezîzdir kim bu ş …
İbtidâ tulû‘ı Çemerne yaylalarından âb-ı zülâl nâm selc-i rahmet olan karlı dağlardan gelüp kasaba-i Oluğ'a andan kasaba-i Foniç'e andan cânib-i kıbleye cereyân ederek bu şehr-i azîm-i Mostar'a bu nehr-i azîm Neretva-i kadîm uğrayup cemî‘i mahlûk-ı Hudâ'yı saky eder, ammâ yüz kulaç şehirden aşağı cereyân etmeğile bâğ u bâğçelere ve müşebbek bostânlara aslâ fâ’idesi olmayup cereyân ederek kal‘a-i Poçetel'e uğrar, andan kal‘a-i Gabele'ye, andan kal‘a-i Norin'de deryâ-misâl olup on sekiz yerden Venedik körfezine mahlût olur, lâkin kayalar içre cereyân etmek ile sehel ıssıdır, ammâ taşra bardaklarda ve bir sâyedâr yerde sehel durup kisb-i havâ etdikde buz pâresi olup 166b gûyâ âb-ı kevser olur. Ve eyle lezîzdir kim bu şehirde aslâ sâbûn ile esbâb yaykanmasa cümle esbâbları beyâz pembe-misâl eder. Ve ana ve nisâ tâ’ifesine gâyet nâfi‘ olup lahm u şahm sâhibi eder. Ve safrâ ve sevdâ ve balgamı izâle eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a–166b ·
metinde göster ·
eder, ammâ cümle hânelerden ma‘mûr sarây-ı azîm Çengîzâde Ali Paşa'nın kal‘a gi …
Ve cümle beş yüz aded tahta örtülü tahtânî ve fevkânî hâne-i zîbâları var kim her birinde birer uyûn-ı câriyeler revân olup bâğ-ı İremlerinde hezârân hezârın negamât [u] feryâdından âdem kisb-i havâ eder, ammâ cümle hânelerden ma‘mûr sarây-ı azîm Çengîzâde Ali Paşa'nın kal‘a gibi sarâyı serâpâ la‘l-gûn kırmızı kiremit örtülü bir hânedân-ı azîmdir kim müte‘addid kâ‘a ve dîvânhâneler ve matbah ve ıstabl ve fevkânî ve tahtânî cümle kârgîr binâ hücreler ile ârâste ve hareminde ve taşrasında hammâmlar ile pîrâste olmuş bir sarây-ı ma‘mûrdur kim Bosna {Sarâyı} diyârında böyle bir sarây-ı âbâdân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169b ·
metinde göster ·
… ân âye[t]Arapça vermiş ammâ yakın zamânlarda kurumuş. Zîrâ gâr içinde kesb-i
havâ
etmez. Ve kasîrü'l-kâme bir nahl-i cesîmdir. Hâlâ kökü ile vücûdu kalmış.
Ziyâret-i Hazret-i Melik Rac‘îm ibn Hazret-i Süleymân aleyhisselâm: Rûm kavmine on yedi sene pâdişâh olup bu mahalde bir gâr-ı azîme içre âsûdedir. Ammâ hâlâ hurmâ lîfi kefeniyle ter ü tâze durur. Ve bu gâr içre Hazret-i Îsâ bir nahl dikmiş. Ol ân âye[t]Arapça vermiş ammâ yakın zamânlarda kurumuş. Zîrâ gâr içinde kesb-i havâ etmez. Ve kasîrü'l-kâme bir nahl-i cesîmdir. Hâlâ kökü ile vücûdu kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227b ·
metinde göster ·
latîf oldu. Ammâ yine on yedi âdem helâk ol(un)up niçesi dahi çalındı. Hikmet-i …
Hamd-i Hudâ bizim zamânımızda lodos rûzgârı esüp havâ latîf oldu. Ammâ yine on yedi âdem helâk ol(un)up niçesi dahi çalındı. Hikmet-i Hudâ Rûm'da lodos hevâsında âdem serâsîme olur, poyraz esse âdem tâze cân bulur. Ammâ bu Hicâz'da Y 372b poyraz rûzgârı esse kavm-i Hicâz süst-endâm olur. Zîrâ poyraz Hicâz'a çöl ü çölistândan müsta‘mel gelüp halkı helâk eder. Ve sâm yeli bu mahallerde eser. Ammâ lodos esse Arabistân kavmi tâze cân bulurlar. Zîrâ bu rûzgâr-ı lodos Bahr-i Muhît tarafından berü tâze gelir, poyraz gibi çölden gelmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y372a–Y372b ·
metinde göster ·
… edbîr-i çüst ü çâlâklık pâyâna erüp Mısır-ı Kâhire'ye dâhil olup bir gün kesb-i
havâ
ve tarâvet-i bahbah safâ etmeğiçün inân-ı ihtiyârı ele alup çârpâ ve sâfinâta s …
Ammâ bu hakîr-i pür-taksîr otuz yedi sene on yedi pâdişâhlık yerde niçe tilâl ü cibâl ve tîh-i rimâl aşarak on sekizinci pâdişâhlık yer Ka‘be-i şerîfdir kim cümlenin maksûd [u] merâmı oldur, hamd-i Hudâ sene 1082 târîhinde anda hac tavâf edüp Mısır'a seyâhat ederek on tokuzuncu pâdişâhlık yerimiz olup hamd-ı Bîçûn tîr-i ârzûmuz hedef-i nişâna ve tedbîr-i çüst ü çâlâklık pâyâna erüp Mısır-ı Kâhire'ye dâhil olup bir gün kesb-i havâ ve tarâvet-i bahbah safâ etmeğiçün inân-ı ihtiyârı ele alup çârpâ ve sâfinâta süvâr olup Eski Mısır olan Fustât ve Emsûs ve Makdonya ve Mısrâyim ve Ümmü Dünyâ ve Kâhire-i Mu‘izziyye nâmlarıyla müsemmâ olan ol hasretü'l-mülûkü gördüm ki hakkâ ki zamân-ı kadîmde nâm [u] nişânı dâsitân-ı dûstân olduğu kadar var imiş, alâyimât-ı âsâr-ı binâları cihânı dutmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y76a ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ eyyâm muvâfık olmayup ne kadar ihtimâm etdiler ise ol kadar
havâ
müşted olup Y 78b âhir kara cânibine Vezîr İbrâhîm Paşa çıkup müceddeden tedâ …
Hikmet-i Hudâ eyyâm muvâfık olmayup ne kadar ihtimâm etdiler ise ol kadar havâ müşted olup Y 78b âhir kara cânibine Vezîr İbrâhîm Paşa çıkup müceddeden tedârikler görüp adl [ü] adâlet ederek zâlimleri katl ederek deryâ-misâl asker ile Mısır'a gelmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y78a–Y78b ·
metinde göster ·