Ve üç yüz altmış altı kapunun dîdebân ü bevvâbân ve nigâhbânlarına bahşîşler ihsân edüp ubûr ederdi. Ve mezkûr bed-nâm günler olunca kal‘anın cemî‘i burc [u] bârû-yı bedenleri üzre niçe kerre yüz bin haç-peyker sancağ u bayrağ u alemler ile ve filandıra sûretli sanemler ile kal‘ayı zeyn edüp üç yüz altmış altı yerde torompete ve luturyanî borular ve tabl-ı erganûn-i kübrâyîler ve nâkûs-i Yûnânîler taraf taraf çalınup şâdumânîler olup kal‘anın bedenleri elvân harîr alemler ile lâle-zâr olurdu. Ve cemî‘i milel-i nasârâdan ve gayrı edyândan âdemler gelüp İslâmbol'un zîb ü ziynetin seyr [ü] temâşâ edüp giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15b ·
metinde göster ·
… ol gece yeni binâ olunan kal‘ayı Mehemmed Petro ibtidâ feth edüp kendüye sancak
ihsân
olundu.
Monlâ Fenârî hazretleri Fenerkapusu'ndan sarılup küffâr ol tarafda bir gecede bir hisâr-pîçe bünyâd edüp kal‘ayı metânet üzre etdi kim hâlâ zamânımız mülûkleri ol kal‘ayı bir senede tamâm edemezler. Hâlâ ma‘mûr bir kal‘a-i ma‘mûrdur. Ve Petro nâm bir ruhbân üç yüz keşîş ile nev binâ kal‘adan firâr edüp İslâm ile bi'l-cümle müselmân olup Mehemmed Petro ol mahalden sarıldığıyçün Petrokapusu ya‘nî Taşkapusu derler. Ve bi-emrillâh ol gece yeni binâ olunan kal‘ayı Mehemmed Petro ibtidâ feth edüp kendüye sancak ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
… â kıyâfetiyle İslâmbol kal‘ası etrâfların deverân u seyrân edüp asâkir-i İslâma
ihsân
[ü] in‘âmlar edüp ve istimâletler ile va‘de-i kerîmeler edüp cüyûş-ı müslimîni …
Muhâsaranın otuzuncu günü ki oldu Sultân Mehemmed ser-i sa‘âdetine örf-i izâfetin geyüp ayağına âsumânî çizmesin geyüp Düldül-vâr bir katıra süvâr olup ulemâ kıyâfetiyle İslâmbol kal‘ası etrâfların deverân u seyrân edüp asâkir-i İslâma ihsân [ü] in‘âmlar edüp ve istimâletler ile va‘de-i kerîmeler edüp cüyûş-ı müslimîni cenge terğîb edüp gezerdi. Ol tarafdan ubûr edüp niçe bin asker ile Eyyûb'den Kâğızhâne tarafına varup Beğ nehrin ve Kâğızhâne nehrin ubûr edüp Levend Çiftliği nâm mahalde kırk pâre firkate dahi yapılmış idi, anları alup yine kızaklar ile çekerek Okmeydânı'ndan aşırup deryâ-misâl imdâd-ı asker gösterüp {gemileri Şâhkulu iskelesinde} deryâya kodular ve içine niçe bin pür-silâh kırmızı fes arakiyyeli azebistân kavm-i Arabistân şehbâzlarından asker doldurup yine İslâmbol'a geçmek sadedinde iken
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
… İslâm içre hidmet eden hukemâ ve kehhâl ve cerrâha ve gassâle ve gûr kazanlara
ihsân
etdiler.
Der-beyân-ı taksîm-i mâl-ı ganâyim: Üç gün üç gece ziyâfetlerden sonra cemî‘i askerî tâ’ifesinin ağavâtları ve küttâbları ve üç defterdâr-ı pâdişâhî cem‘ olunup mukaddemâ rû-yı deryâda alınan Fransa kıralının yigirmi gemi mâl-â-mâl ve bî-hisâb mâl [u] menâli Tershâne bâğçesinde dağlar gibi küme küme alâhide alâhide yığdılar. Ve İslâm ile müşerref olan Baba Mehemmed'in Ayasofya'da Hazret-i Süleymân'ın gösterdiği kenzin mâlını dağlar gibi püşte püşte öbek öbek yığdılar. Ve İslâmbol içre yedi bin deyr-i manastır ve sarâylardan alınan mâl-ı ganâyimleri Tershâne bâğının dıraht-ı müntehâlarına berâber yığup defter ile ibtidâ asker-i İslâm içre hidmet eden hukemâ ve kehhâl ve cerrâha ve gassâle ve gûr kazanlara ihsân etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31a ·
metinde göster ·
… zîlere ve andan kırda gemi çeken azebistâna Levend Çiftliği nâm belîdeyi anlara
ihsân
edüp anıniçün Levend Çiftliği ismiyle müssemmâdır.
Andan şürefâya, andan ulemâ ve sulehâya, andan e’imme ve hutebâ ve meşâyihîne, andan mollâ ve kadılara, andan serdengeçdi gâzîlere ve andan kırda gemi çeken azebistâna Levend Çiftliği nâm belîdeyi anlara ihsân edüp anıniçün Levend Çiftliği ismiyle müssemmâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31a ·
metinde göster ·
… yetmiş bin âdeme birer arakiyye mâl ve sâ’ir menâlden gayrı altmış üç bin hâne
ihsân
olunduğu defter olunmuşdur kim bir pâdişâh-ı zevi'l-iktidâr asrında olmamışdır.
Andan yeniçeriyâna, andan sipâha ve andan zâ‘im [ü] zü‘amâya, andan topcuya ve cebeciye ve lağımcıya ve eşkinci tâ’ifesine, andan at kuluna, andan orducıyâna ve'l-hâsıl yüz yetmiş bin âdeme birer arakiyye mâl ve sâ’ir menâlden gayrı altmış üç bin hâne ihsân olunduğu defter olunmuşdur kim bir pâdişâh-ı zevi'l-iktidâr asrında olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31a ·
metinde göster ·
… a ser-i kârlığa mübâderet edüp her biri hezâr ahsend edecek hünerler ızhâr edüp
ihsân
alurlardı. Ammâ cümle mi‘mârlara pîşvâ Ağnados mi‘mâr idi. Ve vaz‘-ı nefîs üzre …
Ve niçe yüz mi‘mâr [u] mühendis tarz [u] tarhında ser-i kârlığa mübâderet edüp her biri hezâr ahsend edecek hünerler ızhâr edüp ihsân alurlardı. Ammâ cümle mi‘mârlara pîşvâ Ağnados mi‘mâr idi. Ve vaz‘-ı nefîs üzre inşâ ederdi. Tâ ki bu binâ-yı azîm tâk-ı Kisrâ-misâl çârtâk pâyeleri mahalline dek tamâm olup bir gecede mi‘mâr başı olan Ağnados gâ’ib oldu. Ve Hazret-i Hızır dahi görünmedi. Meğer Ağnados mi‘mâr tebdîl-i câme olup Kızılelma diyârına varup anda dahi Rim Papanın izniyle bir deyr-i gama mübâşeret edüp anı dahi nısfına dek yedi yılda tamâm edüp bir gece andan dahi firâr edüp yine İslâmbol'daki Fezendon Kıralı'na gelüp anın kızı Ayasofya bânîsi Ay Sofya kıza gelüp mülâkât oldukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
… âdır fetâ kopup Cezâyirâtda niçe livâlara vâlî olup sene 940 kendüye kapudanlık
ihsân
olunup Akdeniz'de üç bin pâre yelken söndürüp niçe kerre esîr olup ve niçe kerr …
Kapudan Hayreddîn Paşa: Vardar Yenicesindendir, cümle ecdâdı; ammâ kendüsi Midilli cezîresi içinde vücûda gelüp velvele-ârâ bir levend bahâdır fetâ kopup Cezâyirâtda niçe livâlara vâlî olup sene 940 kendüye kapudanlık ihsân olunup Akdeniz'de üç bin pâre yelken söndürüp niçe kerre esîr olup ve niçe kerre kılâ‘lar feth etdüği mufassalan başka bir tevârîhdir. Fütûhât-ı Hayreddîn Paşa derler. Âkıbetü'l-emr Âsitâne'de merhûm olup Beşiktaş'da sâhil-i bahr iken kapudan-ı ber olup liman-ı gûrda ilâ-yevmi'n-nüşûr lenger-endâht olup yatır. Fevtine bu mısra‘ târîh düşmüşdür. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 48b ·
metinde göster ·
… edir. Cümleden sonra feth oldu ammâ hatt-ı hümâyûn ile hîn-i tahrîrde böyle hâs
ihsân
olunmamışdır.
Hâss-ı feth-i cedîd cezîre-i Girid serdârı on bir bin tokuz yüz toksan akçedir. Cümleden sonra feth oldu ammâ hatt-ı hümâyûn ile hîn-i tahrîrde böyle hâs ihsân olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… n üzerine takkaddüm ede. Ammâ ba‘zı müsin vüzerâya ber-vech-i arpalık sancaklar
ihsân
olunup Adana gibi eyâlet olmuşdur kim Sûhte Mahmûd Paşa'ya sadaka olundukda hâs …
Ve kânûn-ı Süleymân Hân böyledir kim her kankı memleket mukaddem feth olduysa anın vezîri ve paşasının hâssı ziyâde olup sonra feth olunan vilâyet hâkiminin üzerine takkaddüm ede. Ammâ ba‘zı müsin vüzerâya ber-vech-i arpalık sancaklar ihsân olunup Adana gibi eyâlet olmuşdur kim Sûhte Mahmûd Paşa'ya sadaka olundukda hâss-ı Adana on bir bin altı yüz bir akçe ile ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… e Mahmûd Paşa'ya sadaka olundukda hâss-ı Adana on bir bin altı yüz bir akçe ile
ihsân
olundu.
Ve kânûn-ı Süleymân Hân böyledir kim her kankı memleket mukaddem feth olduysa anın vezîri ve paşasının hâssı ziyâde olup sonra feth olunan vilâyet hâkiminin üzerine takkaddüm ede. Ammâ ba‘zı müsin vüzerâya ber-vech-i arpalık sancaklar ihsân olunup Adana gibi eyâlet olmuşdur kim Sûhte Mahmûd Paşa'ya sadaka olundukda hâss-ı Adana on bir bin altı yüz bir akçe ile ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendülere sancak verilüp yurdluk ve ocaklık
ihsân
olunup azl [u] nasb kabûl etmezler, eyle kânûndur ve fevt olduklarında vâlî-i v …
On tokuz sancakdır ve beş hükûmetdir. Zikr olunan on tokuz livânın on biri Osmânlu sancaklarıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi zabt olunur. Sekizi Ekrâd beğleri zabt eder kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendülere sancak verilüp yurdluk ve ocaklık ihsân olunup azl [u] nasb kabûl etmezler, eyle kânûndur ve fevt olduklarında vâlî-i vilâyeti arzıyla {sancakları} evlâdlarına verilüp gayrıya verilmez, meğer akrabâları olmaya. Lâkin sâ’ir sancaklar gibi ebvâb-ı mahsûlâtları deftere tahrîr olunup topraklarında tîmâr ve ze‘âmet vardır. Sefer-i 52a hümâyûn olsa erbâb-ı tîmârları sâ’irleri gibi alaybeğisi bayrağı altında edâ-yı hidmet ederler. Terk-i hizmet ederse ze‘âmeti ve sancağı oğluna yâhûd akrabâlarına verilir. Ammâ hükûmet tahrîr olunan sancaklar içre kânûnnâme-i Selîm Hân'da tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Hâkimleri mülkiyyet üzre zabt edüp mefrûzu'l-kalem ve maktû‘ü'l-kadem olup ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b–52a ·
metinde göster ·
… zl u nasb kabûl etmeyüp fevt olduklarında eyâletleri oğullarına ve akrabâlarına
ihsân
olunur.
Sancakları bunlardır: Livâ-yı Adilcevâz ve Ercîş ve Muş ve Bârgirî ve Kârkâr ve Kesânî ve Ziriki ve isba‘îrd ve Ağakis ve Ekrâd ve Benî Kotur ve kal‘a-i Bâyezîd ve Berdû‘ [Berda‘] ve Ahlât. Eyâlet-i mezbûrede tâbi‘ Âl-i Abbâsiyyân'dan Bitlîs hânı ve Hakkâri hâkimi ve Mahmûdî hâkimi ve Penyanişi hâkimi eyâletlerinde tîmâr ve ze‘âmet vardır ve harâcları cümle Van kuluna aklâm bağlanmışlardır. Sâ’ir ebvâb-ı mahsûlâtların kendüler zabt edüp eyâletlerine mülkiyyet üzre mutasarrıflardır. Azl u nasb kabûl etmeyüp fevt olduklarında eyâletleri oğullarına ve akrabâlarına ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52b ·
metinde göster ·
… yüz akçe ziyâde terakkî verilür, ne kadar hizmet ederse ol kadar ziyâde terakkî
ihsân
olunup tâ mîrimîrân olur. Velâkin atebe-i ulyâda olan ağalar sancağa çıkdıkda i …
Evvelâ kankı sancakbeğinin hâssı ziyâde ise ol beğ mâdûnuna takaddüm ve tasaddur eder, meğer vezîr-i a‘zamlıkdan ma‘zûl olmuş ola. Anın üzerine kimesne tasaddur etmeyüp yine meğer vezîr-i a‘zam-ı sâbık tasaddur ede. İbtidâ bir sancakbeği kânûn üzre iki yüz bin akçe ile beğ olur. Sonra gazâlarda uğur-ı hümâyûnda, hizmeti müşâhede olundukda terakkî verilür, istihkakına göre binde yüz akçe ziyâde terakkî verilür, ne kadar hizmet ederse ol kadar ziyâde terakkî ihsân olunup tâ mîrimîrân olur. Velâkin atebe-i ulyâda olan ağalar sancağa çıkdıkda ibtidâdan iki yüz, yüz bin akçe ile verilmez, ziyâde ile verilür. Her birinin kânûnları mütefâvitdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… ile çıkarlar kânûndur. Ve bir sancak mahlûl olsa müstahık olan beğe terakkî ile
ihsân
olunur.
Sekbânbaşı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve yaya beğleri ve ze‘âmetleri elli binden ziyâde olanlar sancağa çıkdıkda yüz bin akçe ile çıkarlar kânûndur. Ve bir sancak mahlûl olsa müstahık olan beğe terakkî ile ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… edi ve cemî‘i divelden niçe hedâyâlar gelüp ve cemî‘i diyârın erbâb-ı ma‘rifeti
ihsân
ümniyyesiyle birer ibret-nümâ eşyâlar ihtirâ‘ edüp getirdiklerinde câmi‘[i] tez …
Ve bu câmi‘ içre olan maslûbât âvîze-i gûnâ-gûnlar bir câmi‘de yokdur. Ehl-i basîret cevher-für[û]ş olanların hisâbları üzre bu câmi‘in âvîzeleri yüz Mısır hazînesi değer deyü bahâ takdîr etmişlerdir. Zîrâ merhûm Ahmed Hân bir pâdişâh-ı azîmü'ş-şân bir çelebi sâhib-i tab‘ [u] ehl-i iz‘ân olmağile cedd-i izâmlarından berü ne kadar zî-kıymet ibret-nümâ cevâhir makûlesi hedâyâlar var ise câmi‘e âvîzeler eyledi ve cemî‘i divelden niçe hedâyâlar gelüp ve cemî‘i diyârın erbâb-ı ma‘rifeti ihsân ümniyyesiyle birer ibret-nümâ eşyâlar ihtirâ‘ edüp getirdiklerinde câmi‘[i] tezyîn etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
… ‘zam olup Melek Ahmed Paşa silihdâ[r]lıkdan çıkup Diyârbekir eyâletiyle vezâret
ihsân
olunup Bağdâ[d-ı] behişt-âbâd ta‘mîr [ü] termîm ile âbâdân olup Küçük Hasan Paş …
Bağdâd feth olduğu mahalde Tayyâr Mehemmed Paşa şehîd olup Kapudan Kara Mustafâ Paşa vezîr-i a‘zam olup Melek Ahmed Paşa silihdâ[r]lıkdan çıkup Diyârbekir eyâletiyle vezâret ihsân olunup Bağdâ[d-ı] behişt-âbâd ta‘mîr [ü] termîm ile âbâdân olup Küçük Hasan Paşa Bağdâd vezîri oldukda muhâfaza içün Bağdâd'a kırk bin asker kondu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62a ·
metinde göster ·
ve yine sene-i mezkûrede Kemânkeş ilkâsıyla sâbıkan Vezîr Halîl Paşa ve Gürcî M …
Ol mahalde sene (---)64a târîhinde Kemânkeş Alî Paşa'nın tahrîkiyle {1033} Şeyhülislâm Yahyâ Efendi azl olunup fetvâ-yı şerîf Es‘ad Efendi'ye ihsân ve yine sene-i mezkûrede Kemânkeş ilkâsıyla sâbıkan Vezîr Halîl Paşa ve Gürcî Mehemmed Paşa'yı mahpûs etdiler. Ba‘dehu bunların Abaza Paşa isyânından haberleri olmaduğuna Murâd Gâzî ıttılâ‘ hâsıl edüp afv olunup habsden iki vezîri dahi ıtlâk etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b–64a ·
metinde göster ·
Bu ahvâl Âsitâne-i Sâ‘âdet'e arz olunup Abaza Paşa'nın isyân [ü] tuğyânı sarîhaten âşikâre oldu. Ammâ Kayseriyye altında Abaza münhedim oldukda cürmü afv olunup Erzurûm eyâleti kendüye ihsân olunmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64b ·
metinde göster ·
… hıçka kal‘ası dahi Mavro Hân imdâdıyla feth olup eyâlet-i Çıldır, Sefer Paşa'ya
ihsân
olundu.
{Abaza Paşa dahi} kal‘adan cemî‘i ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân taşra çıkup şemşîr ber-gerdân amân ile Serdâr Husrev-i şîr huzûruna gelüp yüz sürdüklerinde "El-afv zekâtü'l-feth" deyüp cümlesinin defter-i cerâyimine kalem-i afv keşîde kılınup hil‘at-ı fâhireler ile şeref-yâb oldular. Mâh-ı mezbûrun tokuzuncu gün[ü] idi. Asâkir-i İslâm kal‘a içre leb-ber-leb olup şiddet-i şitâ gelmeden kal‘ayı ta‘mîr [ü] termîm edüp elli bin asker ile Ken‘ân Paşa'yı serdâr edüp Ahıçka kal‘ası dahi Mavro Hân imdâdıyla feth olup eyâlet-i Çıldır, Sefer Paşa'ya ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64b ·
metinde göster ·
… erken hikmet-i Rabbânî ammin Mustafâ Hân, Erzurûm eyâletin (---) sene târîhinde
ihsân
eyledikde gördüm ki, bir kal‘a-i Kahkahâ ve şiddet-i şitâsı bî-bahâ her gün Lal …
Âkıbetü'l-emr hakîr bu ahvâlleri istimâ‘ edüp dâğ-ı derûnumdan 65b haste-hâl olup şifâ buldum. Ammâ eyle bir pâdişâh-ı Cem-cenâb Osmân Gâzî'den ayrılup böyle nâ-hak hürr-i şehîd etdiler, hemân pâdişâhım sağ olsun. Bu Abaza lalan dahi nân [u] nemek gayretine düşüp âyâ veliyy-i ni‘am efendim Osmân Gâzî'nin intikâmın bu âsî kâfirlerden nice alam derken hikmet-i Rabbânî ammin Mustafâ Hân, Erzurûm eyâletin (---) sene târîhinde ihsân eyledikde gördüm ki, bir kal‘a-i Kahkahâ ve şiddet-i şitâsı bî-bahâ her gün Lala Paşa merhûm câmi‘inde edâ-yı evkât-ı salât etdikce yeniçeri aşkıyâları önüme gelüp eydirler kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65a–65b ·
metinde göster ·
Bu cümle ile yine müdârâ edüp giderdim. Ve yine cümleye
ihsân
[ü] in‘âmlar ederdim. Ve Pâdişâhım buna göre niçe bin mâlâya‘nî ve turrehâtları …
Bu cümle ile yine müdârâ edüp giderdim. Ve yine cümleye ihsân [ü] in‘âmlar ederdim. Ve Pâdişâhım buna göre niçe bin mâlâya‘nî ve turrehâtların hazm ederdim. Ve dîvânhâneye şarâb [u] kebâbları ile gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b ·
metinde göster ·
… ed Paşa ile ceng edüp münhedim olduğunda cürmünü afv edüp sana Erzurûm eyâletin
ihsân
eyledim. Ba‘dehu Ahıska imdâdına me’mûr olunan Dişlen Hüseyin Paşa'yı ve bu kad …
Cevâb-ı Sultân Murâd Hân: "Ya Kayseriyye altında lalam Çerkes Mehemmed Paşa ile ceng edüp münhedim olduğunda cürmünü afv edüp sana Erzurûm eyâletin ihsân eyledim. Ba‘dehu Ahıska imdâdına me’mûr olunan Dişlen Hüseyin Paşa'yı ve bu kadar ibâdullâhı katl edüp mâlların yağmâ ve tâlân edüp Halîl Paşa lalam ile ceng edüp kal‘ayı teslîm etmeyüp rikâbıma niçün yüz sürmedin?" buyurduklarında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b ·
metinde göster ·
… etdiklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup afv olundu. Ve Bosna eyâleti
ihsân
olunup Abaza gazâsından gelen cümle vüzerâ ve mîrimîrânlara ve sâ’ir ümerâlara …
"Pâdişâhım, Abaza Paşa kulunun cürmünü afv eyle" deyü ricâ etdiklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup afv olundu. Ve Bosna eyâleti ihsân olunup Abaza gazâsından gelen cümle vüzerâ ve mîrimîrânlara ve sâ’ir ümerâlara ve ocak ihtiyârlarına hil‘at-ı fâhireler geydirilüp Abaza Bosna'ya gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66a ·
metinde göster ·
olunup deryâ-misâl asker ile Kamaniçse câniblerinde Leh diyârından firâvân mâl- …
Ve andan ma‘zûl olup Silisre eyâleti ihsân olunup deryâ-misâl asker ile Kamaniçse câniblerinde Leh diyârından firâvân mâl-ı ganâyim ile Abaza Paşa Kamaniçse'den bî-feth avdet edüp Silisre'ye 66b gelüp andan dahi ma‘zûl olup Âsitâne-i Sa‘âdet'de musâhib-i şehriyârî olup cümleden ziyâde takarrüb bulmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66a–66b ·
metinde göster ·
… yken Acem diyârından Abaza Paşa gelüp zuhûr edüp Süleymân Paşa cümle ta‘yînâtın
ihsân
edüp pes-i perdeden Âsitâne'ye arz eyledi.
Ahvâl-i garâyibe: Bu hakîr bin elli altı târîhinde Süleymân Paşa Erzurûm vâlîsiyken Acem diyârından Abaza Paşa gelüp zuhûr edüp Süleymân Paşa cümle ta‘yînâtın ihsân edüp pes-i perdeden Âsitâne'ye arz eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66b ·
metinde göster ·
edüp taşra çıkardılar ve yine şeref-i sohbetleri ile şeb [u] rûz müşerref idile …
Ve yine Süleymân Hânlılardan niçe gazâlarda bulunan niçe ihtiyâr ve lâzımü'l-i‘tibâr kimesnelerden Unkapanı'nın iç yüzünde sâkin Ayasofya'da sergüzeşt sâhibi Gülâbî Ağa ve Zeyrekbaşı'nda Pirinccizâde'nin hânesi sâhibi Matbah Emîni Abdî Efendi ve Kuzu Alî Ağa ve Îsâ Ağa ve bu makûle Süleymân Hânlı ihtiyâr çöngelmiş zâl-i zamân ve pîr-i nâ-tüvân âdemleri tahtırevân ile Revân Seferi'ne revâne etdirüp şeb [u] rûz bu müsinn [ü] kâr-âzmûde ihtiyârlar ile meşveret ederek kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil etdiği yerlerde ve menâzillerde celâlî ve cemâlî ve zorba yeniçeriyi kıra kıra Konya'dan Kayseriyye'ye, andan Sivas'a varup ıyd-i adhâyı anda edüp Silihdâr Mustafâ Paşa'yı nedîm-i hâs edüp vezîr-i sânî pâyesi ihsân edüp taşra çıkardılar ve yine şeref-i sohbetleri ile şeb [u] rûz müşerref idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67b ·
metinde göster ·
… ser olup Revân hânı Emîrgûneoğlu amân ile taşra çıkup iki tuğ ile Haleb eyâleti
ihsân
olunup kal‘anın sademât-ı top-ı kûplerden münhedim olan yerlerini ta‘mîr ü term …
Andan Erzurûm'a varup serdâr-ı mu‘azzamın âmâde etdiği toplardan mâ‘adâ Tebr[îz] Kapusu'nda kırk pâre balyemez dahi döküp iki bin çift câmûslar ile topları Erzurûm'dan keşân-ber-keşân çekerek Sınur çayırı nâm mahalden Kağızman altından kal‘a-i Revân altına dâhil olup sene 1044'de Revân kal‘ası altında meks edüp kal‘a dibinden cereyân eden deryâ-misâl nehr-i Zengi'yi asker-i İslâm ayaktan ubûr edüp alâ-mele’i'n-nâs ol gün kal‘aya amân vermeyüp metrislere yedi koldan girilüp bism-i İlâh ile ibtidâ kendüler nehir aşırı Muhânet bayırı nâm mahalden kal‘aya bir balyemez topu urup münhedim etdikde cümle asker-i İslâm fâl-ı mübârekdir deyü şâd [u] handân olup yedi gün yedi gece göz açdırmayup hamd-i Hudâ fethi müyesser olup Revân hânı Emîrgûneoğlu amân ile taşra çıkup iki tuğ ile Haleb eyâleti ihsân olunup kal‘anın sademât-ı top-ı kûplerden münhedim olan yerlerini ta‘mîr ü termîm edüp kal‘a içine Murtazâ Paşa'yı kırk bin asker ile muhâfız koyup kırk bin asker ile Koca Ken‘ân Paşa Ahıçka kal‘asına serdâr olup ol mâh-ı mezbûrda kal‘a-i 68a Ahıçka dahi feth olup sa‘âdetle Pâdişâh-ı Cem-azamet, Revân altından Acem diyârın gâret etmeğe revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67b–68a ·
metinde göster ·
… defter-i cerâyiminden hakk-ı afv ile cürmün afv edüp bir semmûr lepâçe-i şâhânî
ihsân
edüp alay ile Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân câmi‘ine gelüp iki rek‘at salât-ı …
Ertesi yevm-i cum‘ada bir alay-ı azîm ile Ebâ Eyyûb-ı Ensârî aleyhi rahmetü'l-Bârî hazretlerine ziyârete gidüp ve Bâğçekapusu'ndan leb-i deryâ ile belde-i Kostantıniyye'nin ta‘mîr [ü] termîmini seyr [ü] temâşâ ederek edâ-yı cum‘a ve ziyâret edüp Edirnekapusu tarafının kal‘a dîvârların dahi im‘ân-ı nazar ile nazar edüp zevk [ü] safâsından Bayram Paşa'nın defter-i cerâyiminden hakk-ı afv ile cürmün afv edüp bir semmûr lepâçe-i şâhânî ihsân edüp alay ile Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân câmi‘ine gelüp iki rek‘at salât-ı hâcet kılup câmi‘ münevver olmuş gördükde mütevellîye ve yine Bayram Paşa'ya birer semmûr geydirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68b ·
metinde göster ·
… zâ gibi yed-i tûlâsını ayân edüp musâhibim olur" buyurduklarında iki avuç altun
ihsân
etdiler kim cümle altı yüz yigirmi üç sikke-i hasene idi.
"İnşâ’allâh merhûm sa‘îd [u] şehîd Mûsâ'mın yerine yed-i beyzâ gibi yed-i tûlâsını ayân edüp musâhibim olur" buyurduklarında iki avuç altun ihsân etdiler kim cümle altı yüz yigirmi üç sikke-i hasene idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 69a ·
metinde göster ·
… mden gerü sana çûn-çerâ ve kapu-baca yokdur, musâhibimsin" deyü bir sammûr kürk
ihsân
etdikde hakîr eyitdim:
"Hay veled her güftesinde zerâfet 70a ile bir gûne nükte ve rumûzât vardır" deyüp "Evliyâ sana destûr ve seni afv edüp vâcibü'l-ri‘âye eyledim ve şimden gerü sana çûn-çerâ ve kapu-baca yokdur, musâhibimsin" deyü bir sammûr kürk ihsân etdikde hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 69b–70a ·
metinde göster ·
… r babana gönder, bizi hayır du‘âdan ferâmûş etmesin" deyü bir gayrı kürk hakîre
ihsân
eyledi ve mübârek dest-i şerîfiyle serime bir semmûr kalpak geydirdiler. Niçe z …
"Bu kürk sana uzundur babana gönder, bizi hayır du‘âdan ferâmûş etmesin" deyü bir gayrı kürk hakîre ihsân eyledi ve mübârek dest-i şerîfiyle serime bir semmûr kalpak geydirdiler. Niçe zamân Tatar-pîçe-misâl kalpak ile gezerdim. Andan buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70a ·
metinde göster ·
… şerîflerinde yek pâre mücevher balık dişinden bir arka kaşağısı var idi, hakîre
ihsân
etdi.
"Bir aşr-ı Kur’ân-ı azîm tilâvet eyle" deyü hitâb etdikde üstâdımız Evliyâ Efendi'den gördüğümüz üzre leyle-i Kadir'de Ayasofya-i Kebîr'de sûre-i En‘âm âhirinde kalup bism-i İlâh ile sûre-i A‘râf'ın ibtidâsından bed’ edüp iki yüz altı aded âyet-i şerîfi savt-ı a‘lâ ile on iki makâm yigirmi dörd şu‘be ve kırk sekiz terkîb üzre itmâm edüp ba‘de'd-du‘â Sultân Osmân'ı ve pederi Sultân Ahmed'i ve Âl-i Osmâniyân'ın selâtîn-i seleflerinin rûh-ı şerîflerin yâd edüp savâb-ı Kur’ân-ı azîmi rûhlarına hibe eyleyüp Fâtihatü'l-kitâb ile hatm-i kelâm edüp dest-i şerîflerinde yek pâre mücevher balık dişinden bir arka kaşağısı var idi, hakîre ihsân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70b ·
metinde göster ·