İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kah

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
269
isabet
139 cümle/beyitte
99,7
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
3
farklı biçim
31 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi267109,1
Huastuanift1987,2
DLT’deki Türkçe parçalar1344,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 269

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kah” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
Huast T. II D. 178 VI.-8–11 bėş t(e)ŋri-i y(a)r[u]ḳ[ı ḳa]-h ḳuruġ öl yėrke . bėş t[ü]rlüg tınl(ı)ġḳa turalıġḳa. b[ė]ş t[ü]rlüg ootḳa ıġaçḳa …
DLT III, 137 Kölüm ḳomı ḳopsa ḳah tamıġ iter / Körse anı bilge kişi sözke büter
EÇS II 264b … p Sinop ve Amasıra dağları dahi önümüzde nâm [u] nişânı yok bir girdâb-ı elîmde kâh eyyâm-ı muvâfık ve kâh eyyâm-ı nâ-muvâfık ile bir gün bir gicede deryâ-yı bî-em …
EÇS II 264b … arı dahi önümüzde nâm [u] nişânı yok bir girdâb-ı elîmde kâh eyyâm-ı muvâfık ve kâh eyyâm-ı nâ-muvâfık ile bir gün bir gicede deryâ-yı bî-emân içre çalkanup ne cân …
EÇS II 264b–265a … ânın temevvüci ârâm etmeyüp yedişerleme ta‘bîr etdikleri kum aslâ amân vermeyüp kâh evc-i âsumâna çıkup bulutlara geminin sütûnu dokunurdu; kâh ka‘r-ı deryâya inüp …
EÇS II 264b–265a … aslâ amân vermeyüp kâh evc-i âsumâna çıkup bulutlara geminin sütûnu dokunurdu; kâh ka‘r-ı deryâya inüp gûyâ Gayyâ deresi ve derk-i esfele inmiş olup cânib-i erba‘ …
EÇS II 265a … nâm [u] nişâ[n] ve benî Âdemden bir cân nümâyân olmaz oldu. Cân başımıza düşüp kâh evc-i âsumâna [urûc u] kâh ka‘r-ı amîka nüzûl edüp sandal içinden kavuklarımızl …
EÇS II 265a … emden bir cân nümâyân olmaz oldu. Cân başımıza düşüp kâh evc-i âsumâna [urûc u] kâh ka‘r-ı amîka nüzûl edüp sandal içinden kavuklarımızla su dökmeden ve şiddet-i ş …
EÇS II 265a–265b … ası kovuşluk içün bir arşın enli bir levha bizim sandala musallat olup dokunur, kâh alarka olur ne çâre emr Hudânın deyüp su dökmeden ve sovukdan bî-zâr olup mebhû …
EÇS II 265b … erî olup cân başıma gelüp temevvüc-i deryâda bî-bâk u bî-pervâ gavvâs-vâr yüzüp kâh âlî ve kâh süflî deryâda sehl şinâverlik ederken ol Kâdir [u] Kayyûm ve Perverd …
EÇS II 265b … n başıma gelüp temevvüc-i deryâda bî-bâk u bî-pervâ gavvâs-vâr yüzüp kâh âlî ve kâh süflî deryâda sehl şinâverlik ederken ol Kâdir [u] Kayyûm ve Perverdigâr-ı Lem- …
EÇS II 265b … sandal içre olan refîklerimden haberim olmayup gâ’ib oldular. Hakîr bu hâl üzre kâh sovukdan kâh talattum-ı deryâ havfinden Bahr-i siyâh üzre galtân u cünbân edere …
EÇS II 265b … lan refîklerimden haberim olmayup gâ’ib oldular. Hakîr bu hâl üzre kâh sovukdan kâh talattum-ı deryâ havfinden Bahr-i siyâh üzre galtân u cünbân ederek emvâc-ı bî- …
EÇS II 266a … mle fukarâ-yı Bektâşiyân ile sekiz ay tashîh-i mizâc edince cân sohbetleri edüp kâh mü’ezzinlik ve kâh imâmetlik ederek ıslah-ı vücûd eyledik. Gulâmlarımızın biris …
EÇS II 266a … şiyân ile sekiz ay tashîh-i mizâc edince cân sohbetleri edüp kâh mü’ezzinlik ve kâh imâmetlik ederek ıslah-ı vücûd eyledik. Gulâmlarımızın birisi bir gün, biz fülâ …
EÇS II 279a Andan 8 sâ‘atde kâh dağlar içre, kâh nehr-i Kızılırmak kenarınca gidüp,
EÇS II 279a Andan 8 sâ‘atde kâh dağlar içre, kâh nehr-i Kızılırmak kenarınca gidüp,
EÇS II 279b Bu Hacı Hamza'dan kalkup yine cânib-i şarka kâh dağlarda ve kâh Kızılırmak kenarında Sarmaşıklı Kaya nâm evc-i âsumâna ser çekm …
EÇS II 279b Bu Hacı Hamza'dan kalkup yine cânib-i şarka kâh dağlarda ve kâh Kızılırmak kenarında Sarmaşıklı Kaya nâm evc-i âsumâna ser çekmiş bir kûh-ı bül …
EÇS II 283b Kurâ ve kasabât ve büleydeleri deverân ve seyrân ederek kâh şarka ve kâh cânib-i garba ve kah cenûba ve kâhîce cânib-i şimâle gitdiğimiz me …
EÇS II 283b Kurâ ve kasabât ve büleydeleri deverân ve seyrân ederek kâh şarka ve kâh cânib-i garba ve kah cenûba ve kâhîce cânib-i şimâle gitdiğimiz menâzilleri bey …
EÇS II 283b … sabât ve büleydeleri deverân ve seyrân ederek kâh şarka ve kâh cânib-i garba ve kah cenûba ve kâhîce cânib-i şimâle gitdiğimiz menâzilleri beyân eder
EÇS II 298a–298b … kil-ala'llah'ın binâ etdüğü iç kal‘a oldu. Ba‘dehû niçe yüz mülûke intikâl edüp kâh harâb ve kâh dârü'l-mülk olup taht-ı Azerbaycân-ı cihân olup {ammâ sene 959 Sül …
EÇS II 298a–298b … ın binâ etdüğü iç kal‘a oldu. Ba‘dehû niçe yüz mülûke intikâl edüp kâh harâb ve kâh dârü'l-mülk olup taht-ı Azerbaycân-ı cihân olup {ammâ sene 959 Süleymân Hân gâr …
EÇS II 316a–316b Ba‘dehû niçe yüz kerre bu 316b Demirkapu kal‘ası muhâsaralar çeküp kâh harâb ve kâhî imâr olup âhir sene 986 târîhinde Sultân Murâd-ı Sâlis vezîrlerin …
EÇS II 322b … ahân'dan Kargabâzâr'ın geçüp Kars bir konakdır, andan yine cânib-i garba meyyâl kâh sengistân ve kâh çengelistân u âbâdân reh-i râstlar ile nebâtât [u] giyâhât [ve …
EÇS II 322b … âr'ın geçüp Kars bir konakdır, andan yine cânib-i garba meyyâl kâh sengistân ve kâh çengelistân u âbâdân reh-i râstlar ile nebâtât [u] giyâhât [ve] sebzezârları te …
EÇS II 329b–330a … şâdmânlıkları oldu kim şeb-i muzlim rûz-ı rûşen-misâl olup tâ vakt-i sehere dek kâh gülbâng-ı Muhammedî, kâh tabl-ı Âl-i Osmânîlere turralar urulup sabâha dek çerâ …
EÇS II 329b–330a … b-i muzlim rûz-ı rûşen-misâl olup tâ vakt-i sehere dek kâh gülbâng-ı Muhammedî, kâh tabl-ı Âl-i Osmânîlere turralar urulup sabâha dek çerâğânlar oldu.
EÇS II 337b … n isti‘dâdına göre ri‘âyet edüp hükm-i hükûmât mahallinde mahalle münâsib halka kâh rıfk ile ve kâh mudârâ ile kâh kec-nigâh etme ve atma ve dutma ve asma ve basma …
EÇS II 337b … re ri‘âyet edüp hükm-i hükûmât mahallinde mahalle münâsib halka kâh rıfk ile ve kâh mudârâ ile kâh kec-nigâh etme ve atma ve dutma ve asma ve basma ve urmak ve kes …
EÇS II 337b … hükm-i hükûmât mahallinde mahalle münâsib halka kâh rıfk ile ve kâh mudârâ ile kâh kec-nigâh etme ve atma ve dutma ve asma ve basma ve urmak ve kesme ta‘zîri evzâ …
EÇS II 340b Menzil-i karye-i Şürim: İki yüz hâneli Ermeni köyü ve ze‘âmetdir. Andan kâh nehr-i Furât kenarınca, kâh kûh-ı bâlâ aşarak sa‘b ve çengelistân yollar ile 10 …
EÇS II 340b … im: İki yüz hâneli Ermeni köyü ve ze‘âmetdir. Andan kâh nehr-i Furât kenarınca, kâh kûh-ı bâlâ aşarak sa‘b ve çengelistân yollar ile 10 sâ‘atde,
EÇS II 342b Şebin Karahisâr'a gitdiğimiz menâzilleri beyân eder: Evvelâ cânib-i şarka kâh çengelistân ve kâh hıyâbân ve kâh bî-hâsıl beyâbân Karahisâr deresi kenarıyla m …
EÇS II 342b … âr'a gitdiğimiz menâzilleri beyân eder: Evvelâ cânib-i şarka kâh çengelistân ve kâh hıyâbân ve kâh bî-hâsıl beyâbân Karahisâr deresi kenarıyla me‘mûr u âbâdân Kara …
EÇS II 342b … menâzilleri beyân eder: Evvelâ cânib-i şarka kâh çengelistân ve kâh hıyâbân ve kâh bî-hâsıl beyâbân Karahisâr deresi kenarıyla me‘mûr u âbâdân Karahisâr köyleri i …
EÇS II 349b–350a … halâs ve kimi merhûm oldu. Ale's-sabâh yine mezkûr Kırkdilim deresinden kalkup kâh meşakkat-i râh, kâh-be-kâh belâ-yı siyâh çekerek ismi hâtırdan dûr etmiş bir ka …
EÇS II 352b Menzil-i karye-i Boyalı: Kankırı hâkinde Kal‘acik kazâsıdır. Bu mahallerde kâh şarka ve kâh garba serserî gezüp lokmacılık ederdik. Andan yine şimâle (---) sâ …
EÇS II 352b … karye-i Boyalı: Kankırı hâkinde Kal‘acik kazâsıdır. Bu mahallerde kâh şarka ve kâh garba serserî gezüp lokmacılık ederdik. Andan yine şimâle (---) sâ‘atde; ,
EÇS II 353a–353b … azîz dahi birden deşmeğe az kalup halâs olma ümîdinden me’yûs olup kar sökerek kâh piyâde olarak gitmedeyiz.
EÇS II 353b Bu şiddet-i şitâyı çekerek, kâh düşerek ve kâh kalkarak ve kâh piyâde olup kar sökerek tamâm ki vakt-i asr oldu …
EÇS II 353b Bu şiddet-i şitâyı çekerek, kâh düşerek ve kâh kalkarak ve kâh piyâde olup kar sökerek tamâm ki vakt-i asr oldu. "Âyâ, şu yerl …
EÇS II 353b Bu şiddet-i şitâyı çekerek, kâh düşerek ve kâh kalkarak ve kâh piyâde olup kar sökerek tamâm ki vakt-i asr oldu. "Âyâ, şu yerlerin yemîn ve ye …
EÇS III 21b Andan kalkup Kârbân Pınarı'n geçüp yine cânib-i kıbleye kâh leb-i derya kâh kûh-ı bâlâ ubûr ederek Karga sekmez nâm beli yüz bin belâ-yı hı …
EÇS III 21b Andan kalkup Kârbân Pınarı'n geçüp yine cânib-i kıbleye kâh leb-i derya kâh kûh-ı bâlâ ubûr ederek Karga sekmez nâm beli yüz bin belâ-yı hırâş-ı cân çekere …
EÇS III 49b Andan yine şimâle kâh sengistân ve kâh çemenistân yerleri ve karye-i Turunciyye'yi ubûr edüp taşlık i …
EÇS III 49b Andan yine şimâle kâh sengistân ve kâh çemenistân yerleri ve karye-i Turunciyye'yi ubûr edüp taşlık içre 8 sâ‘atde,
EÇS III 135b Bu şehirden kalkup cisri ubûr edüp cânib-i garba kâh nehr-i Meriç kenarınca, kâh ma‘mûr [u] âbâdân kurâları temâşâ ederek
EÇS III 135b Bu şehirden kalkup cisri ubûr edüp cânib-i garba kâh nehr-i Meriç kenarınca, kâh ma‘mûr [u] âbâdân kurâları temâşâ ederek