ve Hâlik-i Cennet-i na‘îm-i mukîm üzerine sadlek hamd [ü] senâ olsun kim cümle …
Evvelâ ol Râzık-ı Hudâ-yı kerîm ve Hâlik-i Cennet-i na‘îm-i mukîm üzerine sadlek hamd [ü] senâ olsun kim cümle mevcûdâtın ni‘meti anın üzerinedir kim, âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 93a ·
metinde göster ·
nassı üzre ol Rabbü'l-âlemîn İslâmbol'un fethin Ebü'l-feth'e ihsân edüp ol dahi
Kerîm
ve Ganî ismine mazhar düşüp hünkârlık edüp ibtidâ gurebâ ve fukarâ ve zu‘afâya …
nassı üzre ol Rabbü'l-âlemîn İslâmbol'un fethin Ebü'l-feth'e ihsân edüp ol dahi Kerîm ve Ganî ismine mazhar düşüp hünkârlık edüp ibtidâ gurebâ ve fukarâ ve zu‘afâya ni‘met-i uzmâyı bezl etmek içün ibtidâ imâret-i sarây-ı cedîd mâh [u] sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl bay u gedâya ve hâs [u] âmma yevmiyye üç kerre ni‘meti mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 93a ·
metinde göster ·
idi. Hikmet-i Hudâ pederi Süleymân ve dedesi Selîm ve kendi Selîm idi. Süleymân …
Andan İslâmbol'a gelirken Edirne tahtına uğrayup anda bir câmi‘ binâsına mübâşeret edüp İslâmbol'da müstakil pâdişâh olup etrâf-ı memâlik-i mahrûsalara serdâr-ı mu‘azzamlar salup berren ve bahren cezîre-i Kıbrıs'ı kuşadup feth edüp ve niçe kılâ‘lar feth etdüği bâlâda cümle evsâfları ile mastûrdur. Ve müddet-i devletleri serî‘ü'z-zevâl olmağile cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve meşâyihân ve şâ‘irân cümle pederleri zamânında olanlardır, tekrâr tahrîre ihtiyâc yokdur. Ayş [u] nûşa mâ’il Cem-cenâb [u] Cem-meşreb bir halîm, selîm, pâdişâh-ı kerîm idi. Hikmet-i Hudâ pederi Süleymân ve dedesi Selîm ve kendi Selîm idi. Süleymân Hân bu iki Selîm mâbeyninde vâkı‘ olup {Süleymân-ı zamân olmuşdu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103a ·
metinde göster ·
… inde medfûndur. Mahdûm-ı mezkûr, salâh-ı hâl ile meşhûr halîm ü selîm bir zât-ı
kerîm
çelebi idi. 109a
el-Mevlâ Şeyh Mehemmed Çelebi ibn Sun‘ullâh Efendi: Kurretü'l-uyûn-ı ulemâdır. Atbâzârı kurbünde Hüsâm Beğzâde mescidi hazîresinde medfûndur. Mahdûm-ı mezkûr, salâh-ı hâl ile meşhûr halîm ü selîm bir zât-ı kerîm çelebi idi. 109a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 108b–109a ·
metinde göster ·
… nın eteği şerî‘atdır, tarîkatı hakîkatdır, yakasında yâ Sabûr ve yâ Şekûr ve yâ
Kerîm
ve yâ Rahîm yazılmışdır ve dahi eteğinde yâ Vâhid ve yâ Ahad ve yâ Ferd ve yâ S …
"Hazret-i Âdem'e Cenâb-ı Bârî nefh-ı rûh etdikden sonra Cibrîl-i Emîn ile tâc ve hulle gönderüp civârına da‘vet edüp huzûr-ı Hakka hırka ile mestûr vardı. Ve yedi yüz yıl, bir rivâyetde âhiret günüyle yedi gün, ürd-i behiştde sâkin olup zemîne nüzûl ederken incîr yaprağı üzre şed bağlayup ba‘dehu Şîs Nebî bez dokuyup hırka edüp geymek Âdem Nebî'den kaldı. Anıniçün cümle evliyâ ve enbiyâ lokma ve hırkaya muhtâcdır. Ammâ Arabistân ve Berberistân ve Fûncistân'da lâ-yu‘ad benî âdem hırkaya muhtâc olmayup ancak lokmaya muhtâcdır, zîrâ ac u zâcdır. İmâm Ca‘fer buyurur, hırkanın eteği şerî‘atdır, tarîkatı hakîkatdır, yakasında yâ Sabûr ve yâ Şekûr ve yâ Kerîm ve yâ Rahîm yazılmışdır ve dahi eteğinde yâ Vâhid ve yâ Ahad ve yâ Ferd ve yâ Samed yazılmışdır ve bedeninde yâ Vâsi‘ ve yâ Halîm ve yâ Karîb ve yâ Mücîbü's-sâ’ilîn yazılmışdır. Ve hırkanın ma‘nâsı ârifler nişânıdır kim mahzen-i esrâr-ı Hudâ'dır."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148a ·
metinde göster ·
… al‘a-i Zekim sene 986, içine asker koyup andan cânib-i şimâli bir günde kal‘a-i
Kerîm
, muhâsara edüp aslâ hücûm-ı Âl-i Osmân'a tâkat getiremeyüp emân ile kal‘ayı ser …
Hemân ol mahalde serdâr-ı zafer-şi‘âr yeniçeri ağasın yedi oda yeniçeriyle kal‘a-i Tiflis zabtına gönderüp kendüleri asâkir-i İslâm ile ol gün kal‘a-i Zekim'i muhâsara edüp amân ile, feth-i kal‘a-i Zekim sene 986, içine asker koyup andan cânib-i şimâli bir günde kal‘a-i Kerîm, muhâsara edüp aslâ hücûm-ı Âl-i Osmân'a tâkat getiremeyüp emân ile kal‘ayı serdâr-ı mu‘azzama teslîm etdiler. İçinde olanlar dârü'l-bevârlarına gitdiler. Ammâ hakîr kal‘a-i Zekim'i görmedim, ammâ Kâht kal‘ası sahrâsından güzer ederken kal‘a-i Kerîm'i görmüşüm, lâkin ana dahi girmemişim. Andan serdâr-ı mûmâileyh şikârın almış kağan arslan gibi bu eyâletde niçe şikârlar alup yigirmi altı pâre sağîr ü kebîr kılâ‘lar dahi feth edüp kimin harâb ve kimisin imâr edüp gereği gibi levâzımât [u] mühimmâtların görüp ve her birine dizdâr ve cebehâneler ve mustahfızân asker koyup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek kal‘a-i Tiflis'e dâhil olduğu ân bir şâdmân-ı Âl-i Osmâniyân olur kim vilâyet-i İrân ve eyâlet-i Şirvân sıyt u sadâ-yı top-ı kal‘a-kûbdan velvele-nâk olup ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 319a ·
metinde göster ·
… ekir Efendi ve Abaza Deli Dilâver Ağa ve Koca Alî Ağa ve Selâm Çelebi ve el-Hac
Kerîm
Çavuşzâde ve Nusaf Ağa'ya Ömer beğzâde derler ve Müftî Ahmed Efendi ve Sivasî Ş …
Der-beyân-ı ulemâ ü sulehâ-yı meşâyih [ü] eşrâf-ı a‘yân : Evvelâ müttakî ve mütedeyyin eş-Şeyh Hazret-i Arpacızâde ve Bekir Efendi ve Abaza Deli Dilâver Ağa ve Koca Alî Ağa ve Selâm Çelebi ve el-Hac Kerîm Çavuşzâde ve Nusaf Ağa'ya Ömer beğzâde derler ve Müftî Ahmed Efendi ve Sivasî Şeyhi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 76a ·
metinde göster ·
… k edüp niçe bin âdeme ziyâfet etdiler. Cenâb-ı Kibriyâ bu şehir halkını Ganî ve
Kerîm
ismine mazhar etmiş. Cümle cünûd-ı müslimîn bu şehir halkından hoşnûd ve râzı o …
Memdûhâtından beyâz ekmeği ve beyâz gömeç balı meşhûrdur. Hattâ cümle asâkir-i İslâm'ı bala ve yağa gark edüp niçe bin âdeme ziyâfet etdiler. Cenâb-ı Kibriyâ bu şehir halkını Ganî ve Kerîm ismine mazhar etmiş. Cümle cünûd-ı müslimîn bu şehir halkından hoşnûd ve râzı olup "Hak berekât-ı Halîl vere" deyü halkına ve iyâlları ve mâllarına hayr du‘âlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60a ·
metinde göster ·
… bulup beş bin kadarın esîr edüp ol kadar mâl-ı firâvân ile geldiler kim hisâbın
Kerîm
Allâh bilir. Bunlarda mukaddemâ arabalar yok imiş, zîrâ mesâfe-i ba‘îdeden geli …
Tavsîf-i gâziyân-ı râbi‘: Bu asâkir-i nusret-me’serin ekseri Dobruca ve Babadağlı ve Deliormanlı ve Karasulu vilâyetlerinden Tatarşe bir alay çatal atlı gâziyân-ı mücâhidân olmağile cânib-i garba kırk konak yer tâ İsfaç vilâyeti Firengistân'ına varup cümle kâfirleri bir bed-nâm günlerinde evleri içre bulup beş bin kadarın esîr edüp ol kadar mâl-ı firâvân ile geldiler kim hisâbın Kerîm Allâh bilir. Bunlarda mukaddemâ arabalar yok imiş, zîrâ mesâfe-i ba‘îdeden gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu yine mâh-ı Rebî‘ulevvel'in ikinci günü Köse Ali Paşa Leve kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam oldu. Kal‘a-i Varat anın eliyle feth oldu. Leve kal‘ası dahi bunun eliyle feth ola, âmîn ve yâ Mu‘în. Cümle eyâlet-i Bosna askeri ve on oda yeniçeriler ile samsoncubaşı ve sol bölükden aşağı bölük ağası ve beş oda cebeciler ağası Ahmed Kethudâ ve beş oda topçular ile altı aded balyemez ve yigirmi bin aded Tatar kâfire amân vermez askeriyle cümle otuz bin aded leşker-i müslimîn olup Serdâr Ali Paşa hil‘at-i pâdişâhîler geyüp Leve gazâsına teveccüh edüp revâne oldular. Cenâb-ı Fettâh-ı Kerîm kerem edüp suhûletle kal‘a-i Leve feth [ü] fütûh ola, âmîn, bi-hurmeti seyyidi'l-mürselîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122a ·
metinde göster ·
… l-ı ganâ’im ve sîm ü zer âvânî makûlesi ganâ’imlerin hadd [ü] hasrların Hudâ-yı
Kerîm
bilir.
Hâsıl-ı kelâm bu cengde iki yüz nefer gâzîlerimiz şehîd oldu, ammâ hakkâ ki sonra refîk olan Pojaga askeri şecî‘âne ey savaş-ı perhâş edüp küffâra aç kurd gibi girirlerdi ve yigirmi altı bin küffâr mürd olup tokuz bin kadar mahbûb u mahbûbe perî-çehre mûğpîçe gulâmlar müşterî-çehre pâkîze ve bâkire sîm-gabgab kızlar ve sâ’ir mâl-ı ganâ’im ve sîm ü zer âvânî makûlesi ganâ’imlerin hadd [ü] hasrların Hudâ-yı Kerîm bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 186a ·
metinde göster ·
… ü çadırı cümle âteşe urmuş idik. Bu kerre Cenâb-ı Allâh aşr emsâli kadar Allâhu
Kerîm
kerem edüp niçe gûne ıvazların etdi.
Gör imdi Cenâb-ı Bârî'nin in‘âmın kim üç gün mukaddem def‘-i cû‘ içün bir eşheb atımı boğazlayup tenâvül edüp salt sebükbâr kalalım deyü bu kadar eşyâ-yı esbâb [ü] eskâl ve havâyic ü çadırı cümle âteşe urmuş idik. Bu kerre Cenâb-ı Allâh aşr emsâli kadar Allâhu Kerîm kerem edüp niçe gûne ıvazların etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25b ·
metinde göster ·
… rü ve nehr-i Raba seferinden berü bu kadar berzah u âlâm-ı şedâ’idler çekmişken
kerîm
Allâh kerem edüp niçe yere giden mâllarıma karşılık âye[t], sûre-i (---) ⟦Arapç …
Hamd [ü] senâ ol Allâh'a kim Yenikal‘a'dan berü ve nehr-i Raba seferinden berü bu kadar berzah u âlâm-ı şedâ’idler çekmişken kerîm Allâh kerem edüp niçe yere giden mâllarıma karşılık âye[t], sûre-i (---)Arapça aşru emsâlihâ nass-ı şerîfi üzre giden mâllarıma karşılık Allâhu Te‘âlâ yigirmi kat ihsânlar edüp ve bir gün âh vâh dedirmeyüp cümle hüddâmlarımla ve niçe atlarımla gûnâ-gûn ihsânlar edüp Ustolni-Belgrad'da yüzümüz güldürdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27b ·
metinde göster ·
Allâh, bir kuluna kerem etmek ister, anın esbâbını halk eder. İmdi Allâh ol yab …
Cümle guzât pür-silâh olup Ak Mehemmed Paşa'dan me’zûn olup tarfetü'l-ayn içre Kalmıkların (...) lerini basup niçe yüz bin hayvânâtları ve avret ve oğlanlarıyla sâlimîn ü gânimîn geldiler. İzâ erâdellâhu şey’en heyye’e esbâbehu mazmûnu üzre kaçan kim Kerîm Allâh, bir kuluna kerem etmek ister, anın esbâbını halk eder. İmdi Allâh ol yaban dombayların ileri sebeb gönderüp ol câmûsları kovarken Kalmığ'a götürüp anları asker üzre getirüp cümle Kalmığ'ı asker-i İslâma kırdırup cümle mâl u menâlların askere ganîmet verüp ihsân etdi. Bir âdemin bundan haber ü âgâhı yok iken iki câmûs bahânesiyle guzât-ı müslimîne ol şiddet-i şitâda bî-hisâb ihsânlar etdi. Lisân-ı Fârisîde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189a ·
metinde göster ·
… tırken menâmımda üstâdımız Evliyâ Efendi kim hamele-i Kur’ân-ı azîm ve fürkân-ı
kerîm
ve sâhib-i takrîb-i şeyhü'ş-şüyûh sâhib-i kurrâ ve imâm-ı muktedâ-yı Sultân Ahm …
Hamd-i Hudâ ziyâret edüp rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsin-i Şerîf tilâvet edüp savâbın rûh-ı şerîflerine hibe eyleyüp ve rûhlarından istiânet taleb edüp meded cânib-i Hak'dan yetişdi. Ol gece künc-i mihnetde zâr ü giryân ve nâlende bî-riyâ ve bî-recâ hâb-âlûde Q 2aP 2a yatırken menâmımda üstâdımız Evliyâ Efendi kim hamele-i Kur’ân-ı azîm ve fürkân-ı kerîm ve sâhib-i takrîb-i şeyhü'ş-şüyûh sâhib-i kurrâ ve imâm-ı muktedâ-yı Sultân Ahmed ve Sultân Mustafâ idi. Anları gördüm ve peder-i vâcid-i mâcidimiz Dervîş Mehemmed Ağa-yı Zıllî nedîm-i Sultân Süleymân Hân ve serzergerân-ı Dergâh-ı âlî ve dervîşân-ı zîşân kimesneler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y2b ·
metinde göster ·
… ri dahi me’hazleriyle mahâric-i hurûfa ri‘âyet ederek Kur’ân-ı azîm ve Furkân-ı
kerîm
kırâ’at olunur. Ve mukaddemâ evsâfı tahrîr olunan Cum‘a-âbâd kasabası bu dârü'l …
Ve Sultân Selîm Hân'ın bir dârü'l-kurrâsı vardır. Gâyet büyük kubbe-i âlîdir ve etrâfında hücreleri dahi serâpâ kurşumlu binâ-yı âlîdir. Şâhrâh üzre garba nâzır bir kapusu vardır. Altı kademe mermer hacer nerdübân ile su‘ûd olunup bir bâb dâr-ı Kur’ândır. Haftada iki gün cümle hamele-i Kur’ân ve huffâz talebeleri cem‘ olup ilm-i Hafz ve İbn Kesîr ve Seb‘a ve Aşere ve Takrîb kırâ'atları tilâvet olunur. Ve Şeyh Şâtıbî ve İmâm-ı Cezerî kitâbları tilâvet olunur. Şeyh İmâm-ı Verş ve İmâm-ı Bezzî ve Kâlûn ve Ebû Amr ve Sûsî ve Nâfi‘ kavilleri dahi me’hazleriyle mahâric-i hurûfa ri‘âyet ederek Kur’ân-ı azîm ve Furkân-ı kerîm kırâ’at olunur. Ve mukaddemâ evsâfı tahrîr olunan Cum‘a-âbâd kasabası bu dârü'l-kurrânın evkâfıdır kim metîn ü kavî vakfullâhdır. Ve bu dârü'l-kurrâ kapusu üzre manzûm târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y82a ·
metinde göster ·
… her subh [u] şâm ziyâret eden mihmânlara ve gayrilere Râzık-ı bî-te‘ab Hudâ-yı
kerîm
tarafından hâs u âmma ve merd [ü] zenâna ve pîr [ü] cüvâna nân-ı bî-imtinânı ve …
Ve mâl-ı sadakâtlar ile matbah-ı Keykâvus'unda ni‘met-i firâvân tabh olunup bay [u] gedâya belki kâ’inen menkâne bu tekyegâhı her gâh bi-hasbi'l-merâm ârâmgâh edinen dervîş-i dilrîş-i hırka-pûşâna ve Baba'yı Y 88b her subh [u] şâm ziyâret eden mihmânlara ve gayrilere Râzık-ı bî-te‘ab Hudâ-yı kerîm tarafından hâs u âmma ve merd [ü] zenâna ve pîr [ü] cüvâna nân-ı bî-imtinânı ve çorba-yı firâvânı ve summât-ı bî-kusûru dervîşân-ı abdalâna bast edüp şeb [u] rûz ni‘met-i Baba bu makâmda bî-minnet tenâvül olunur. Ba‘de't-ta‘âm fukarâ-yı ibâdullâh ol makâmda edâ-yı evkât-ı hamse ve zikr-i tevhîd iştigâliyle hoş-hâl olurlar. Dâ’imâ böyle bir nazargâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88a–Y88b ·
metinde göster ·
Be-kavl-i müverrih-i âlem: Mekke-i mükerreme binâ olunmazdan evvel Cenâb-ı Bârî âb-ı Zemzemi ayân eyledi kim türâbı tîn etmeğe su lâzımdır. Ve ummâller dahi def‘-i atşân etmeğe su lazımdır kim âye[t]: Arapça dır. Anıniçün Cenâb-ı İzzet ol âb-ı Zemzemi halk etdi, derler. El-uhdetü ale'r-râvî. Niçe kîl vardır, ammâ, kâl-i kelâm-i Resûl-i Kerîm aleyhi's-selâm:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347b ·
metinde göster ·
: Emîne deresi içre bir kurşum Y 352a örtülü bir P 146a kubbe-i âlîdir. Câni …
Eşkâl-i cirm-i beyt-i Resûl-i Kerîm: Emîne deresi içre bir kurşum Y 352a örtülü bir P 146a kubbe-i âlîdir. Cânib-i şimâle nâzır bir kapusu var, on kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur bir çukur yerde vâki‘ olmuş bir kubbe-i münevveredir. Bu kapudan aşağı bir küçük çâr-kûşe haremi vardır, ol dahi kubbe altındadır. Andan içeri bir kapu dahi âsitâne-i sa‘âdet kapusudur. Bu kapu şark cânibine mekşûfdur. Andan içeri serâpâ ibrîşim hâlîçe-i zî-kıymetler döşelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351b–Y352a ·
metinde göster ·