İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

latif

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
796
isabet
754 cümle/beyitte
295,0
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
4
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi794324,3
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası252,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 796

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“latif” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 33/3a3 … ar ol kim oḳınur ėwleriŋiz içre taŋrınıŋ nişanları yime bütün söz ol taŋrı ėrür latif bilgen
KuT Ku. T. 36/14a1–2 19 taŋrı yinçke körügli latif turur ḳullarıŋa ruzi bėrür kimke tilese ol küçlüg ʿaziz
EÇS I 6b … t Mâlikü'l-mülk ve Hâliku'l-eflâk edîm-i arzı ibn âdem içün mesken [ü] me’vâ-yı latîf edüp benî âdemi cemî‘i mahlûkât [u] mevcûdâtdan eşref-i mahlûk etdi. Şi‘ir:
EÇS I 8b … da {ya‘nî Erzurûm ve Filibe ve Edirne ve İslâmbol'da ve İzmit'de} âb [u] hevâsı latîf yerleri deverân ederek yedi günde Hazret-i Süleymân'a gelüp haber verdiler.
EÇS I 18b … n taşdır. Ayasofya binâsıyçün Hızır göstermegile Hızır Ma‘deni derler. Cümleden latîf ve kat‘ etmesi sehel âsân bir hacer-i makbûldür.
EÇS I 32a … bir Atmeydânı cirminde bir havlı-yı ferah-fezânın cânib-i şarkında bir hammâm-ı latîf ana muttasıl hazîne-i hâssa ve ana muttasıl kuşhâne ve ana muttasıl kilar odası …
EÇS I 32b … Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ …
EÇS I 36a … âsânın hâ’it-ı şimâlinde ve garbında bir tarh ve bir resm-i nazîf üzre iki aded latîf minâre-i mevzûnlar ihdâs edüp birer şerîfe ile inşâ etdi.
EÇS I 39a … u‘â edüp ile'l-ân anda bir kerre Bismillâhi diyen mahrûm kalmamışdır. Böyle bir latîf makâmdır.
EÇS I 39b Andan bizzât kendüler içün tarz-ı Rûm bir câmi‘-i latîf inşâ etmeğe şürû‘ etdükde ibtidâ Karaman çârsûsu içinde Irgat hammâmın kırk gün …
EÇS I 40a–40b Ve mezkûr havz-ı latîf üzre üstâd-ı kâmil kemâl-i ma‘rifetin ayân u beyân etmeğiçün sarı pirincden bir …
EÇS I 46a … ârı kurbünde iki minârelü bir câmi‘-i âlî ve bir medrese-i gâlî ve bir mescid-i latîf ve semâ‘hâne ve bir imâret-i ma‘mûre ve bir dârü'z-zîyâfe ve dervîş-i dil-rîşân …
EÇS I 46b Evsâf-ı câmi‘-i şerîf ve binâ-yı musanna‘-ı latîf Şehzâde Sultân Mehemmed câmi‘i
EÇS I 82b Görünce Evliyâ târîhini der / Latîf şâhâne eyvân oldu kasrı. / Sene 1082.
EÇS I 82b Evliyâ itmâmına târîh dedi / Kasr-ı dîvân oldu şâhâne latîf . / Sene 1083.
EÇS I 93b Kasr-ı dil-cû latîf nüzhetgâh. Sene (---).
EÇS I 97a … sebkat eden hammâmların cümlesinden âb [u] hevâsı ve binâsı ve huddâmları pâk ü latîf harem-i hâs-ı hümâyûn-ı muhteremde hammâm-ı pâdişâhân-ı Âl-i Osmâniyân. Sene (- …
EÇS I 97a … âhlık yeri geşt [u] güzâr edüp rub‘-ı meskûnda eyle bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı münevver görmedim.
EÇS I 108a … nân bir bahr-i ma‘ânî ve bir çelebi-i nûrânî idi ve Niksârî tahallüsü ile hayli latîf eş‘ârı vardır.
EÇS I 110a … avkadî: Alâ’iyye livâsında Manavgad nâhiyesindendir. Eğrikapunun iç yüzünde bir latîf câmi‘i ve medrese ve dârü'l-hadîs-i rûşeni hareminde medfûndur. Târîh:
EÇS I 117b Dedi târîh-i binâsın Nâ’ilî / Âb-ı latîf çeşme-i aynü'l-hayât. / Sene (---).
EÇS I 117b … cümle hayyâmlar bunda kurup sâkin olduklarıyçün Otakcılar derler. Âb [u] hevâsı latîf hadîka ve rıdvânlı iki binden mütecâviz müzeyyen sarâylar ve gayrı hâneler vard …
EÇS I 117b Görüp anı dedi bu abd-i za‘îf / Târîh olsun sebîli hûb [u] latîf . / Sene 1008.
EÇS I 119b Kim Nihâdî dedi târîhin latîf / Oldu ayn-ı çeşmesâr-ı Selsebîl. [Sene] 975. / Pâk-i sâfî çeşme-i âb-ı hayât. …
EÇS I 123b … kele başında iki yüz mikdârı dükkânlardır. Çoğu meyhâne ve bozahânelerdir. Zîrâ latîf limanlı kenâr-ı bahr olmağile cümle gemiler anda kışlaya bağlanup gemicileri me …
EÇS I 124a … rdır. Ba‘zı bâğlarında limon ve turunc ve kübbât hâsıl olur. Ammâ âb [u] hevâsı latîf bir câ-yı sürûr zemînde vâkı‘ olmuş deryâya nâzır kat-ender-kat evlerdir. Husûs …
EÇS I 126a Ve Piyâlepaşa hammâmı gâyet latîf ve rûşen hammâmdır kim meşhûr-ı âfâk hammâm-ı latîflerin biri dahi bu hammâmdır …
EÇS I 126a Kandî-i Dâ‘î dedi itmâmının târîhini / Hacı Ahmed çeşmesin cârî ede dâ’im latîf . / Sene (---)
EÇS I 130a Ve Karaköykapusu hammâmı (---) binâsıdır ammâ havuzlu bir latîf hoş-hevâ hammâm-ı atîkdir.
EÇS I 130a Ve bu Galata limanı gâyet latîf liman olmağile sekiz rûzgârdan emîn olup vakt-i şitâda bin pâre gemi birer demi …
EÇS I 132b Andan öte Ayaspaşa Mahallesinde (---) Efendi câmi‘i: Kiremit örtülüdür ammâ latîf câmi‘-i nev binâdır. Andan,
EÇS I 133b Dedi târîhini bu çeşme-i hayrın Cevrî / Hak kabûl ede zehî ayn-ı latîf âb-ı sevâb. / Sene (---).
EÇS I 137a … âdem mağzûb olsa bunda Mîm kullesine haps ederler kim kat-ender-kat müzehheb ve latîf kâ‘alar vardır.
EÇS I 139a … le kazâdır ve Sultâniyye bâğçesi üstâdı ve bostâncıbaşı hâkimdir. Âb [u] hevâsı latîf bir şehr-i şîrîndir ve iskelesi önünde deryâ içre,
EÇS I 142a … bâğçesinde Sultân Selîm-i Evvel câmi‘i, câmi‘-i hâsdır, âmm içün değildir, ammâ latîf câmi‘dir.
EÇS I 146a Bir latîf hammâmı ve yigirmi aded dükkânı var. Ammâ kefere zamânı bunda kâğız işleyecek b …
EÇS I 146a … ve bir hammâmlı ve niçe yüz çınâr-ı azîmli sâyedâr bir çemenzâr, âb [u] hevâsı latîf teferrücgâh yerdir. Andan,
EÇS I 167a … ırlarının südün sağup "leben-i câmûs" diyerek ubûr ederler. Ammâ bunlarda gâyet latîf ü semîn alaca sığırlar vardır.
EÇS I 171a … ldu ve soğan, sağ ayağı basduğı yerde hâsıl oldu, demiş. Ammâ hakkâ ki ikisi de latîf ta‘âmdır. Anıniçün Bingöl'de ve Sincar'da Hâlitî ve Çekvânî ve Yezîdî ve Şeytân …
EÇS I 179a–179b … n kârhânelerinde birer dîdebân Yahûdî elbette mukarrerdir. Ammâ hakkâ kim ter ü latîf semndir, bedene takviyet verüp vücûdu pembe-misâl eder. Anıniçün Yahûdî pîçeler …
EÇS I 179b … Kuşadası şehirlerinden sâbûn getirüp İslâmbol'u ganîmet ederler. Ammâ cümleden latîf Şâm-ı Tarabulusu ve Kudüs-i Şerîf ve Nâbulus sâbûnları misk râyihalı beyâz sâbû …
EÇS I 179b … koyu bulamaç gibi rakı sâbûnudur, küpler ile İslâmbol'a bâzergânlar getirüp bir latîf hoş-bûsu var, esbâbı gâyet(?) beyâz eder sâbûndur.
EÇS I 200a … e perdeler ve şatranc bezleri basup dükkânlarında bu kâr ile ubûr ederler. Ammâ latîf musanna‘ kârdır kim ne kadar yaykasan nakşı müteğayyir olmaz bir kârdır.
EÇS I 211b "Hayır bir latîf bal verdim" deyüp baldan bir parmak yiyince bakkâl kadının yüzüne karşu edebde …
EÇS I 216a Tıflî Çelebi, Murâd Hân huzûrunda Şâhnâme okudukda şâhları dil-şâd ederdi, bir latîf dîvânı vardı[r]. Kadd ü kâmet sâhibi olmağile Leylek Tıflî derlerdi. Ve,
EÇS II 221a–221b … in guruş hâsıl olur. Ba‘zı zamân Bursa müvellâsına paşmaklık-bahâ ihsân olunur, latîf kazâdır. Şehri cümle (---) hânesi serâpâ kiremit örtülüdür. Üç câmi‘i var (---) …
EÇS II 222b–223a … içre servi ve ceviz dırahtları ve rez {üzüm} şecerleri vardır. Ve âb [u] hevâsı latîf mürtefi‘ zemîn olmağıla kal‘a halkı ten-dürüstdür.
EÇS II 229b … a ârâste ve gülistân ile pîrâste olmuş bir nihânîce kûşedir. Ammâ gâyetü'l-gâye latîf hevâsı vardır.
EÇS II 232b–233a … ü] şerh etmişdir. Hakkâ ki şerh-i metîn etmişdir. Ve Kitâb-ı Vikâye'ye dahi bir latîf şerhi vardır.
EÇS II 237a–237b … stâr-ı Muhammedî'dir. [Ta] Inkırâzu'd-devrân, mü’ebbed olup bozulmaya. Hakkâ ki latîf devlet-i Osmâniyân destârıdır.