… dem'den Âd [u] Semûd ve Hûd u Amâlika kavmi kaldırmağa kâdir değildir ve kavm-i
Lût
ve kavm-i İsrâ’îlî ve kavm-i Amalâk hod ilm-i cereskal ile bu kal‘anın bir taşı …
Elhâsıl bu hakîrin bu seyâhatinde im‘ân-nazar etdüğü kılâ‘larda böyle bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn görmedim. Meğer diyâr-ı acemde kal‘a-i Kahkahâ ve kal‘a-i Van ve Mardin ola. Ve niçe bin seyyâhân-ı berr ü bihâr felek-i atlas-ı bukalemûnda görmedik derler. Zîrâ benî Âdem binâsı değildir. Hazret-i Süleymân dîvlere yapdırmışdır. Zîrâ ol kubbe-i mu‘azzam-misâl taşları benî Âdem'den Âd [u] Semûd ve Hûd u Amâlika kavmi kaldırmağa kâdir değildir ve kavm-i Lût ve kavm-i İsrâ’îlî ve kavm-i Amalâk hod ilm-i cereskal ile bu kal‘anın bir taşın bir yerden bir yire vaz‘-ı hacer etmeğe kâdir değillerdir. Hattâ Ba‘albek kal‘asının hâricinde bir çemenzâr sahrâda çâr-kûşe dağ pâre bir sahrâ-i azîm vardır. Bir kûşesi zemînde üç kûşesi hevâya nâzır mücellâ bir seng-traşdır. Bir dîv karısı bu taşı Ba‘albek kal‘asına götürür imiş. Kal‘a tamâm oldu, bu taşı nereye götürürsün, dediklerinde taşı kitifinden bu çemenzâ[r] yire bırağup gider. Anınçün bu seng-i hârâ ol mahalde kalmış, tâ bu mertebe sahrâ-i azîmleri vardır. Bu kal‘a Hazret-i Süleymân'dan sonra niçe bin mülûk eline girüp Âl-i Emeviyyûn'da bu kal‘a-i Ba‘albek sahrâsı ol kadar imâr oldu kim bâğ-ı İremden nişân verirdi. Zîrâ Ba‘albek sahrâsı ve Bukâ‘ fezâsı bir vâdî-i mahsûldârdır kim gûyâ sahrâ-yı Busrâ ve vâdî-i Havrân'dır. Ba‘dehû Âl-i Ekrâd'dan Şâm Halîfesi Nûreddîn Şehîd hazretleri imâr etdi. Andan Şâm hilâfeti, Mısır'da kal‘a binâ eden Yûsuf Selâhaddîn eline girüp Ba‘albek kal‘asına kul koyup imâr edüp ba‘dehû sene 922 târîhinde Sultân Gavrî destinden Selîm Hân-ı Evvel feth edüp Şâm eyâletinde subaşılıkdır ve yüz elli akçe kazâdır ve nâhiyesi (---) pâre kurâdır. Kethüdâyeri ve serdârı yokdur. Kal‘asında dizdârı ve neferâtları (---) ve derûn-ı kal‘ada (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)36b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 36a–36b ·
metinde göster ·
bunda sâkin olduğiçün şehr-i Lût derler. Bu dahi şehr-i azîm imiş. Buhtunnasr h …
Şehr-i kadîmlerden(den)dir. Hazret-i Lût bunda sâkin olduğiçün şehr-i Lût derler. Bu dahi şehr-i azîm imiş. Buhtunnasr harâb etdüğü âsâr-ı binâları hâlâ zâhir ü bâhirdir. Gazze sancağı hâkinde Remle-i Filistîni kazâsı nâhiyesinde bir buhayre-i Lût sâhilinde bin hâneli ve üç câmi‘ ve mesâcidleri ve hân u hammâm ve tekye ve çârsû-yı bâzârı müzeyyen bir kasaba-i şîrîndir. Bâğı ve bâğçesi ve müşebbek bûstânları vardır. Âb [u] hevâsı ol kadar memdûh değildir. Zîrâ bahr-i Lût'un bir gûne bed râyihâsı tebâb rûzgârında gelüp cümle halkını serâsîme eder. Hâkimi maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kıdem (---) paşa evkâfı olmağıla mütevellî hükm eder. Muhtesibi ve nâ’ibi ve subaşısı vardır ammâ Şâm yeniçeri serdârısı yokdur (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a ·
metinde göster ·
Şehr-i kadîmlerden(den)dir. Hazret-i Lût bunda sâkin olduğiçün şehr-i
Lût
derler. Bu dahi şehr-i azîm imiş. Buhtunnasr harâb etdüğü âsâr-ı binâları hâlâ …
Şehr-i kadîmlerden(den)dir. Hazret-i Lût bunda sâkin olduğiçün şehr-i Lût derler. Bu dahi şehr-i azîm imiş. Buhtunnasr harâb etdüğü âsâr-ı binâları hâlâ zâhir ü bâhirdir. Gazze sancağı hâkinde Remle-i Filistîni kazâsı nâhiyesinde bir buhayre-i Lût sâhilinde bin hâneli ve üç câmi‘ ve mesâcidleri ve hân u hammâm ve tekye ve çârsû-yı bâzârı müzeyyen bir kasaba-i şîrîndir. Bâğı ve bâğçesi ve müşebbek bûstânları vardır. Âb [u] hevâsı ol kadar memdûh değildir. Zîrâ bahr-i Lût'un bir gûne bed râyihâsı tebâb rûzgârında gelüp cümle halkını serâsîme eder. Hâkimi maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kıdem (---) paşa evkâfı olmağıla mütevellî hükm eder. Muhtesibi ve nâ’ibi ve subaşısı vardır ammâ Şâm yeniçeri serdârısı yokdur (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a ·
metinde göster ·
sâhilinde bin hâneli ve üç câmi‘ ve mesâcidleri ve hân u hammâm ve tekye ve çâr …
Şehr-i kadîmlerden(den)dir. Hazret-i Lût bunda sâkin olduğiçün şehr-i Lût derler. Bu dahi şehr-i azîm imiş. Buhtunnasr harâb etdüğü âsâr-ı binâları hâlâ zâhir ü bâhirdir. Gazze sancağı hâkinde Remle-i Filistîni kazâsı nâhiyesinde bir buhayre-i Lût sâhilinde bin hâneli ve üç câmi‘ ve mesâcidleri ve hân u hammâm ve tekye ve çârsû-yı bâzârı müzeyyen bir kasaba-i şîrîndir. Bâğı ve bâğçesi ve müşebbek bûstânları vardır. Âb [u] hevâsı ol kadar memdûh değildir. Zîrâ bahr-i Lût'un bir gûne bed râyihâsı tebâb rûzgârında gelüp cümle halkını serâsîme eder. Hâkimi maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kıdem (---) paşa evkâfı olmağıla mütevellî hükm eder. Muhtesibi ve nâ’ibi ve subaşısı vardır ammâ Şâm yeniçeri serdârısı yokdur (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a ·
metinde göster ·
Bu buhâyre oldur kim Hazret-i Lût asrında kavm-i Lûtîlere Cenâb-ı Bârî hışm edüp lâşe-i murdârların Cenâb-ı Allah meleklere emr edüp bu deryâya döküp cümle leşleri niçe zemân bu buhayre üzre şinâverlik edüp cîfe-i murdârlarından âb-ı buhayre bed râyihalı olup ilâ yevminâ hâlâ bir sasık buhayre ve siyâh-rû deryâdır. Hulefâ-yı Emeviyyûn'a gelince bu buhayre üzre her sabâh niçe bin kefenli ter ü tâze meyyitler bulunurmuş. Meğer rahmet develeri ile mü’ekkel melâ’ikeler Lûtîleri kabrinden çıkarup bu buhayreye dökerlermiş. Lût şehri hâkimi tarafından kefenlerin almağa emîn âdemleri kayıklar ile varup meyyitlerin kefenlerin başları ucundan çözüp kefenlerin alınca avret yerleri kapkara kül olup vücûdları necis kokarmış. Hemân leşlerinden kefenleri çıkınca bu buhayrenin köpek balıkları ibtidâ Lûtîlerin avret yerin koparup yerler imiş. Kefen içün başka bir emânetkâr âdemi olurmış. Beher sene kırk elli bin kefen tahsîl olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a ·
metinde göster ·
… i ile mü’ekkel melâ’ikeler Lûtîleri kabrinden çıkarup bu buhayreye dökerlermiş.
Lût
şehri hâkimi tarafından kefenlerin almağa emîn âdemleri kayıklar ile varup meyy …
Bu buhâyre oldur kim Hazret-i Lût asrında kavm-i Lûtîlere Cenâb-ı Bârî hışm edüp lâşe-i murdârların Cenâb-ı Allah meleklere emr edüp bu deryâya döküp cümle leşleri niçe zemân bu buhayre üzre şinâverlik edüp cîfe-i murdârlarından âb-ı buhayre bed râyihalı olup ilâ yevminâ hâlâ bir sasık buhayre ve siyâh-rû deryâdır. Hulefâ-yı Emeviyyûn'a gelince bu buhayre üzre her sabâh niçe bin kefenli ter ü tâze meyyitler bulunurmuş. Meğer rahmet develeri ile mü’ekkel melâ’ikeler Lûtîleri kabrinden çıkarup bu buhayreye dökerlermiş. Lût şehri hâkimi tarafından kefenlerin almağa emîn âdemleri kayıklar ile varup meyyitlerin kefenlerin başları ucundan çözüp kefenlerin alınca avret yerleri kapkara kül olup vücûdları necis kokarmış. Hemân leşlerinden kefenleri çıkınca bu buhayrenin köpek balıkları ibtidâ Lûtîlerin avret yerin koparup yerler imiş. Kefen içün başka bir emânetkâr âdemi olurmış. Beher sene kırk elli bin kefen tahsîl olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a ·
metinde göster ·
… alıkları harp harp koparup yerler" deyü şehâdet etdiler. Anınçün ahâlî-i şehr-i
Lût
46b "Bu buhayre balığı Lûtîlerin etin yerler" deyü ehl-i sülûk olanlar bu hal …
Ammâ Emeviyyûn'dan sonra bu ısır ümmet-i Muhammed'e olmamışdır. Ammâ kasaba-i Lût'da câmi‘-i (---) İmâmı Zeynüddîn hazretleri ve Şeyh Necîbüddîn ve Şeyh Alliyü'l-vâhî ve Hatîb Muhammed Şinâvî hazretleri yemîn etdiler kim, "Niçe kerre bizim manzûrumuz olmuşdur kim yakîn zamânda niçe yüz Lûtî kavmi bu buhayre üzre gezüp kenara gelince fellâhîn beyâz miskâlî pembe kefenlerin alınca ibtidâ zekeri ve hayâların buhayre balıkları harp harp koparup yerler" deyü şehâdet etdiler. Anınçün ahâlî-i şehr-i Lût 46b "Bu buhayre balığı Lûtîlerin etin yerler" deyü ehl-i sülûk olanlar bu halîcin balığından tenâvül etmezler. Ve ne‘ûzübillah bir gûne arslan pençeli siyâh balığı olur, âdem etinden gayri bir şey yemez derler, garâ’ib ve acâ’ib bahr-i Lût'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a–46b ·
metinde göster ·
bilir, ammâ bu Seykel diyârının mahbûb u mahbûbesi Macar-ı füccâr-ı Erdel-i erz …
Ve bu sefer-i eser-me’serde bu kadar semen-sîmâ kemân-ebrû ve perî-peyker ve melek-manzar ve gül-çehre ve gül-bûlar dirâğûş olunup her birinin hüsn-i cemâlleri bir mertebede idiler kim geysû-yı mürgûle-i çîm-ender-çîm ve hîm-ender-hîmlerinin her târları revnak ve şeb gibi gören uşşâkın akılların târumâr ederlerdi, lâkin bu bânûların niçe bini nâ-ehl ehremen ve zîr-dest ve dîv-dest ellerine girüp şeb [ü] rûz haymelerinde ve dağıstân hıyâbânistânlarda bu bâkire ve dûşîze ve kâlimleri ve mûğpîçe gulâmları alt edüp ol fetâlar şakır şakırdı şaka ayyûka âvâzeleri tâ araka çıkınca her kûşe ve pûşede ol kadar cimâ‘ olurdu kim tokuz ayda on binden mütecâviz bula hâmile olup bu seferde evlâd sâhibi oldular ve hâmile kalmaz gayri hüddâmânın hidmetin kavm-i Lût bilir, ammâ bu Seykel diyârının mahbûb u mahbûbesi Macar-ı füccâr-ı Erdel-i erzel memleketinde değil belki Leh ve Çeh ve Alman vilâyetlerinde misilleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
… m, ya‘nî Süveys deryâsı ve Bahr-i Hürmüz ve Bahr-i Hind ve Bahr-i Sîn ve Bahr-i
Lût
ve Bahr-i Van ve Bahr-i Rûmiyye ve Bahr-i Fâris ve Bahr-i Gîlân ve niçe görmedi …
Rûy-ı arzda Hallâk-ı âlem (---) deryâ halk etmişdir: Evvelâ Bahr-i Sefîd ve Bahr-i Harez ve Bahr-i Alaman ve Bahr-i Bundukan ve Bahr-i Filimenk ve Bahr-i Muhît ve Bahr-i Malgayan ve Bahr-i Okyunus ve Bahr-i Luccî ve Bahr-i Zulumât ve Bahr-i Girdâb ve Bahr-i Kulzüm, ya‘nî Süveys deryâsı ve Bahr-i Hürmüz ve Bahr-i Hind ve Bahr-i Sîn ve Bahr-i Lût ve Bahr-i Van ve Bahr-i Rûmiyye ve Bahr-i Fâris ve Bahr-i Gîlân ve niçe görmediğimiz ebhâr-ı sağîr ü kebîrler vardır, ammâ cümlenin başı bu Karadeniz'dir kim cümle deryâlara su bundan gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51a ·
metinde göster ·
"dur. Ve tûl-ı nehârı harfeyn-i "nüh"dür. Ve kıblesi cenûb cânibine olan hatt-ı …
Der-hisâb-ı ilm-i usturlâb-ı kavl-i müneccimân: Bu şehr-i azîm iklîm-i (---) bulunup arz-ı beledi harfeyn-i "lut"dur. Ve tûl-ı nehârı harfeyn-i "nüh"dür. Ve kıblesi cenûb cânibine olan hatt-ı nısf-ı nehârdan cenûb cânibine olan maşrık cânibine otuz tokuz derîcedir. El-hâsıl Mısır kıblesi üzre bunun dahi kıblesi vâki‘ olmuşdur. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 237a ·
metinde göster ·
ibn (---) aleyhime's-selâm: Bir âsitâne-i münevverdir kim cânib-i çihârı İremez …
Ziyâret-i Hazret-i Lût ibn (---) aleyhime's-selâm: Bir âsitâne-i münevverdir kim cânib-i çihârı İremezâtü'l-imâd gibi bir bâğ [u] bostân gül [ü] gülistân [ve] nahlistân içre bir kubbe-i âlîde âsûdedir. Ammâ müzeyyen değildir, ancak sandûkaları Y 233a yeşil sof ile pûşîdedir. Müddet-i ömürleri 200 sene oldu. Hazret-i İbrâhîm'in ammisidir. Kavm-i Sâmirî'dendir. Mü'tefikât şehri ki Sıfet şehrine karîbdir, anın halkını dîne da‘vet etmeğe me’mûr oldular. Kırk yılda üç kişi îmâna geldi. Hak azze ve celle Cibrîl-i Emîn'e emr edüp ol şehri cümle halkıyla hevâya çıkarup rûy-i zemîne urup yere geçirdi. Hazret-i Lût dahi Kudüs'de mütemekkin iken bu karye-i Nu‘aym'de merhûm olup hâlâ bu câmi‘de medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232b–Y233a ·
metinde göster ·
… ol şehri cümle halkıyla hevâya çıkarup rûy-i zemîne urup yere geçirdi. Hazret-i
Lût
dahi Kudüs'de mütemekkin iken bu karye-i Nu‘aym'de merhûm olup hâlâ bu câmi‘de …
Ziyâret-i Hazret-i Lût ibn (---) aleyhime's-selâm: Bir âsitâne-i münevverdir kim cânib-i çihârı İremezâtü'l-imâd gibi bir bâğ [u] bostân gül [ü] gülistân [ve] nahlistân içre bir kubbe-i âlîde âsûdedir. Ammâ müzeyyen değildir, ancak sandûkaları Y 233a yeşil sof ile pûşîdedir. Müddet-i ömürleri 200 sene oldu. Hazret-i İbrâhîm'in ammisidir. Kavm-i Sâmirî'dendir. Mü'tefikât şehri ki Sıfet şehrine karîbdir, anın halkını dîne da‘vet etmeğe me’mûr oldular. Kırk yılda üç kişi îmâna geldi. Hak azze ve celle Cibrîl-i Emîn'e emr edüp ol şehri cümle halkıyla hevâya çıkarup rûy-i zemîne urup yere geçirdi. Hazret-i Lût dahi Kudüs'de mütemekkin iken bu karye-i Nu‘aym'de merhûm olup hâlâ bu câmi‘de medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232b–Y233a ·
metinde göster ·
… Zeyt-i Hâr derler bir cebele-i sağîredir. Anda bir gâr-ı azîm vardır. Hazret-i
Lût
Nebî bu gâr içre ümmetlerinin ehl [ü] iyâllerin kavm-i Lûtîler havfinden bu gâr …
Cebel-i Zeyt-i Hâr derler bir cebele-i sağîredir. Anda bir gâr-ı azîm vardır. Hazret-i Lût Nebî bu gâr içre ümmetlerinin ehl [ü] iyâllerin kavm-i Lûtîler havfinden bu gârda pinhân eylemiş. Hâlâ bu gârdan her gece bir ziyâ zâhir olup bu etrâfa ziyâ-bahş olup meh-i çârdeh gibi cevânib-i erba‘a münevver olur. Hikmet bu kim rûz-ı rûşende bî-pâk ü bî-pervâ ol gâr içre girüp seyr [ü] temâşâ edersen ne çerâğ ve ne kandîl ve ne fitîl ve ne âteş ve ne âteşdân var. Ancak sun‘-ı Hudâ'dan bir şem‘-i şebistân zâhir olur kim akıl perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y234a ·
metinde göster ·
aleyhi's-selâm anda medfûndur ammâ türbedârı ve kanâdîli ve hâlîçeden hâlîdir, …
Ziyâret-i Zağr binti Hazret-i Lût aleyhi's-selâm anda medfûndur ammâ türbedârı ve kanâdîli ve hâlîçeden hâlîdir, zîrâ âbâdândan nişân yokdur. Cümle kabâyil-i Urbân çokdur. Bu âsitânenin cenbinde bir ayn vardır. Bu kerîmenin ismiyle müsemmâ olup Ayn-ı Zağr derler. Kabâyil-i ulemâ-yı Urbân efvâhında böyle şayî‘dir kim bu ayn kıyâmete karîb ya‘nî eşrât-i sâ‘atde cûş [u] hurûşa gelüp bu sahrâ ve şehirleri gark ede, derler. Hakîkatü'l-hâl eğer tuğyân etse tâ şâm'a gelince önüne hâ’il yokdur. Allâhümme afvnâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y235a ·
metinde göster ·
binâsıdır. Defterhâne-i dehlîz-i Circe'de şehr-i Menîfülût nâmiyle mastûrdur. G …
Bu dahi Ebü'l-kabâbıt oğlu oğullarından Melik Lût binâsıdır. Defterhâne-i dehlîz-i Circe'de şehr-i Menîfülût nâmiyle mastûrdur. Galat-ı meşhûr evlâ olmağile efvâh-ı nâsda şâyi‘ olduğu üzre Manfalût derler, sebeb-i tesmiyesi oldur. Circe hükmündedir. Ammâ hükûmet-i azîm ve bender şehr-i kadîm olmağile Mısır vezîri mîrlivâ-i Mısır'ın bir eşbehine hil‘at-ı fâhire geydirüp ihsân eder. Hattâ zamânımızda musâhib paşa çırâğı Ahmed Beğ'e sadaka olunup beş yüz tevâbi‘iyle ve Mısır'ın yedi bölük mustahfızân askeriyle yedi yüz on aded kurâlardan iki yüz kîse mâl-ı pâdişâhîyi (---)(---) erdeb gılâl anbâr-ı Yûsufî tahsîl edüp mâlı fod eder ve kendüye yüz kîse ba‘de'l-harcı ve'l-masârıf hayr eder. Zîrâ Berberistân ve Fûncistân ve Sûdân ve Elvâhât vilâyetlerinden gelen niçe bin cellâbe ta‘bîr etdikleri kara tüccârlar niçe kerre yüz bin deve ve niçe bin tavâşî ve gayrı siyâh-çerde esîrler getirüp her esîrden birer altun ve her cemelden bir guruş ve fîl dişinden beşer guruş ve gergerdân boynuzundan onar guruş bâc alup hayli mâl tahsîl eder. Böyle memerr-i nâs yeri bir şehr-i derbend-i calenderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y366b ·
metinde göster ·
… ücreler ve biner at alır kayadan kesme ıstabllar var kim âdem girse gâyib olur.
Lût
kavmi bunda sâkin olurlarmış. Serâpâ bu kayalar böyle Y 369a gâr-ı yetîmânlar …
Ve şehrin keşişleme rûzgârı cânibi şehirden rub‘ sâ‘at yalçın kayalı kûh-ı azîmdir, altları serâpâ mağârâlardır kim zer-ender-zer kayadan oyulmuş dîvânhâneler ve kûşe kûşe müte‘addid hücreler ve biner at alır kayadan kesme ıstabllar var kim âdem girse gâyib olur. Lût kavmi bunda sâkin olurlarmış. Serâpâ bu kayalar böyle Y 369a gâr-ı yetîmânlardır. Bu şehir keferesinin ba‘zı mürdelerini bu gârlar içre defn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y368b–Y369a ·
metinde göster ·