Ve Tebrîz kapusundan taşra Gümüşlü Künbet nâmında bir serâmed ve musanna‘ kubbe-i âli vardır. Zamân-ı kadîmde serâpâ gümüş ile mestûr imiş. Anda Sultân Mahmûd-ı Gaznevî medfûndur. Seng-i sandûkasında ism-i Mahmûd tahrîr olunmuş, ammâ Gaznevî dememiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 289b ·
metinde göster ·
Tekye-i Küşte-gîrân ya‘nî Güreşçiyân: Âsitâne-i Seyyîd Cemâleddîn Sultân: Ba‘de'l-feth Gâzî Hudâvendigâr İslâm-ı cüyûş revnak bulsun içün bu âsitâneyi gürbüz ü tüvânâ ve zorâver ü dilâver [ü] server-i hünerver fetâ erler içün binâ etmişdir. Ammâ hakkâ ki asker-i İslâm'a revnak vermişdir. Hâlâ bunda olan Rûmeli dilâverleri cem‘ olup haftada bir kerre rûz-ı cum‘ada cem‘ olup yetmiş seksen çift yağa müstağrak olmuş selefin sâhib- 158b -kırânları gibi Rüstem-akrân şecî‘ ü tüvânâ pehlivânân birbirleriyle musâfaha edüp dest-bûsdan sonra kepiş-misâl baş dokuşup gülbâng-ı Muhammedî çekilüp meydân-ı muhabbetde küştegirlik etdiklerinde âdem vâlih [ü] hayrân ve dem-beste ser-gerdân olur. Hakkâ ki pîr-i perverleri olan Hazret-i Mahmûd-ı Püryâr [vü] velînün rûh-ı şerîfin yâd edüp cümle guzât-ı müslimîni râh-ı gazâya tergîb ederler. {Bu tekye} zemîni seng-i siyâh-vâr yağ ile mülemmâ‘ bir meydân-ı arbededir. Ehil olmayan âdemler ol âsitâneye kadem bassa yağ üstinde tepesi üzre gelüp kendi kendüye yenilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158a–158b ·
metinde göster ·
Andan Güleşçiler tekyesi içinde tarîk-i Küştegirân Hazret-i Pîr Mahmûd-ı Yâr-ı Velî fukarâsı, tarîk-i Hakka yakîn, hümâ-yı evc-i illiyyîn, eş-Şeyh Seyyid Cemâleddîn ve yine bu tekye içinde Pehlivân Demir üstâdı, merd-i şîrân, serçeşme-i küşte-gîrân, düvâz-deh-i yâr-ı dilîrân, Hazret-i Er Sultân, bir günde Ebü'l-feth Mehemmed Hân huzûrunda Azerbaycân şâhı Uzun Hasan'ın yetmiş aded güzîde pehlivânına gâlib gelen Er Sultân'dır kim Selîm Hân-ı Evvel huzûrunda dörd esedi dahi ikişer pâre eden Pehlivân-ı Demir'ün üstâdı olan Er Sultân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 167a ·
metinde göster ·
… r Haydar kemerinden dal hançer olup ol yara ile Musli Ağa ile yaka yakaya gelüp
Mahmûd-ı
Peryâr-ı Velî köçekleri gibi küştegîrlik ederken hemân yüklük içinden Abdurrahm …
"Bire vurun, şu mel‘ûn kocayı" deyince hemân benim yanımdaki dollâb kapağı açılup Güzeldereli Musli Ağa dal kılıç başım üstünden bir pertâb edüp Haydar Kethüdâ'ya bir haddâdî kılıç aşk edince hemân fakîr Haydar kemerinden dal hançer olup ol yara ile Musli Ağa ile yaka yakaya gelüp Mahmûd-ı Peryâr-ı Velî köçekleri gibi küştegîrlik ederken hemân yüklük içinden Abdurrahman Bölükbaşı ve Kanahdereli Deli Mahmûd kılıç yetişdirip Koca Haydar {Hân} cân havliyle üçüne de hançer yetişdürüp kendüyi de çalup döğerler. Fakîr Koca dîvânhânede bağırup çağırup "Havâr" deyü feryâd eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10a ·
metinde göster ·