İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

mar

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
51
isabet
50 cümle/beyitte
18,9
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
2
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4819,6
Manichaica I-III31.457,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 51

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“mar” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
Man T II D 171-226–236 ötmiş y[ėge]dmiş freşti ayaglag t[atag]lag atlag t(e)ŋri m(a)r w(a)hm(a)nhvary(a)zd … toh[rı]d[ın]kı ulug mojak … … [ugurınta] [yme a]ltun arg …
Man T II D 171-244–247 maŋa agduk karı petkaçi m(a)r işuy(a)zd m(a)histak üze kim yme ulug amranmakın agır küsüşün bitidim
Man T II D 173a2-456 … n yılka ötükenteki nom ulugı tükel erdemlig y(a)rlagkançuçı bilge b(e)g t(e)ŋri m(a)r mew mani m(a)histaka ay(a)gın bu eki TM 159 (Vorderseite) : U 31 / … burhan t …
EÇS I 17b … erler. Allâhümme afvenâ ejder eğer öbür kellelerine bir zarar olursa İslâmbol'u mâr [u] mûr berbâd eder. Hâsıl-ı kelâm tılısmı hâlâ müte’essir bir temâşâgâhdır.
EÇS I 211b Ol hokka-dehen turra-i tarrâr ile oynar / Tiryâk-i lebin satmağiçün mâr ile oynar / Çün dâğ-ı gamın pullarını sîneye dizdi / Bu nerd-i mahabbetde gönül …
EÇS III 67a … şehrin hâ’ilinde olan cebel-i Ercîs'de aslâ yılan ve çıyan ve akreb ve mûr [u] mâr ve gayrı mesmûm cânavar haşarâtları yokdur. Bir rivâyetde bu kûh-ı bülend ricâl …
EÇS III 105a Memdûhâtından, mâr mâhîsi ve mâhî-i pisisi ve mâhî-i yılaryası olur, gâyet lezîzdir. Bu kasabadan …
EÇS III 111a–111b … üp medhûl-i nâs olmuş Kalmuk Tatarı gözlü ve İznik çinisi gibi gök gözlü zehr-i mâr sözlü nûrsuz yüzlü hâşâ emîrleri var. Hattâ bir da‘vâ ile bir emîr Melek Ahmed …
EÇS IV 210a … nden güne bây oldular. Bu cebelde ejder hâsıl olduğundan bu kûh-ı bülende kûh-ı Mâr dediler. Bir sebeb-i tesmiyyesi dahi yine ümmet-i Yûnus Nebî'den bir ulu beğ va …
EÇS IV 210a … seneye bâliğ olduklarında Hazret-i Yûnus'un ta‘lîmiyle bu iki karındaş Cebel-i Mâr üzre bir sûr-ı kebîr edüp itmâm etdiklerinde Hazret-i Yûnus bu kal‘aya Merdeyn …
EÇS IV 239b–240a … kân ve yüz elli mahalde kıbâb-ı âlîler ile bezzâzistân. Hâlâ niçesi imârdır kim mâr [u] mûr kânıdır. Ve yedi yüz aded imâret-i dârü'z-ziyâfe-i cû‘ân. Bu şehrin Van …
EÇS IV 267a … sıyla gelüp hil‘at giyüp dağlar tarafına me’mûr olup dağlara kûpâllarıyla mûr-ı mâr gibi tırmaşup karavul beklerlerdi.
EÇS IV 268b … hûd oldukları yerlere ve dağlara ve taşlara İspir keçisi tırmaşır gibi ve mûr-ı mâr sarılır gibi yalçın kayalara cümle piyâde olup ve atlılar tırmaşup Malazgird be …
EÇS IV 351b … elâhilden Yezîd vücûda gelüp Deşt-i Kerbelâ'da elli bin Sahâbe-i kirâm'ı zehr-i mâr ile sokup şehîd eyledi.
EÇS V 11b … hakîkatü'l-hâl ben Melek ile ceng ederken eyle edüp menim askerim ol ânda mûr u mâr gibi târumâr olup ben dahi Mudiki dağlarına firâr etdim. Hamd-i Hudâ sıhhatle t …
EÇS V 125b–126a … ün mukaddem cidd ü cehd edüp cümle guzât-ı muvahhidîn kal‘a etrâflarına mûr [u] mâr gibi üşüp handakın hâr-ı hâşâkın cümle tathîr edüp itmâm oldukda handakın mezkû …
EÇS V 185b … er ile perrân perrân edüp bu kadar bin halk gürûh gürûh târumâr misâl-i mûr [u] mâr olurlardı.
EÇS VI 10b … e bizden niçe at ve âdemler şehîd oldu. Biz dahi top altından Tatar ile mûr [u] mâr gibi târumâr olup ve kal‘anın batı cânibinde topdan alarka bir çemenzâr yerde c …
EÇS VI 23b … k olan asâkir-i Âl-i Osmân ve asâkir-i Tatar bu nevâhîlere târumâr olup mûr [u] mâr gendüm dânesin taşır gibi küffârın sağîr ü kebîrin ordu-yı İslâm'a taşımağa baş …
EÇS VI 64b … kayd-ı bend edüp gayri bu cisirden gece ile kuş uçamaz ve bir zenbûr [u] mûr u mâr geçemez. Her gece Darda kulları bu cisr[i] beklerler. Eğer havf u haşyet ziyâde …
EÇS VI 80a … llerine birer semm-i şikembin(?) ve sıçan otu alup kâfir kal‘aya girirse zehr-i mâr [u] mûşu yalamağa muntazırlar olup "Pençe-i gurâb elimizde iken yalayalum ölelü …
EÇS VI 81b … Tophâne meydânına nâzır olan toplara âteş edüp düşmanı târumâr tu‘me-i mûr [u] mâr etdirmek mülâhazasıyla bu topları bu meydâna nâzır komuşlar. Hakkâ ki isâbet et …
EÇS VI 88b … e diller niçe yüz yıldan berü ter ü tâze-misâl kadîd-i mahz olup yatır. Mûr [u] mâr ve mûş-ı bî-şümâr dendân-dırâzlık edüp na‘şe-i gâziyâna aslâ zarar etmezler, ac …
EÇS VI 103a … mân vermez gülleler küffârın atlılarının içine girüp târumâr ve tu‘me-i mûr [u] mâr edüp hemân atlı küffârlar ardımız sıra piyâdeleri üzre gelüp bir yere katılup y …
EÇS VI 112a … kûh-ı Demâvend ve kûh-ı Elburz gibi eyle yığıldı kim kal‘a içinde gezen mûr [u] mâr nümâyân oldu. "Ve ancak yüz bin aded tobra geldi" deyü tobra emîni nakl etdi.
EÇS VI 112a–112b … ndak içine dağlar gibi geldiğin görünce hemân küffâr-ı murdâr gûyâ bir kudurmuş mâr olup gece ve gündüz top u tüfeng ve kumbara vü fişeng dûdının muzlimliğinden rû …
EÇS VI 123b … âfa karavullar komadan nefîr-i hâba başladıklarında cümle derinti asker mûr [u] mâr gibi taraf taraf pârekende ve perîşân olup "Ota otluğa gideriz" deyü câ-be-câ k …
EÇS VII 20a … re küffâr bozuldu" deyü haber {edüp} küffârın akîblerince kova kova asker târ-ı mâr olunca hemân sol tarafda ormanlar içinden Fransa küffârı cümle kırmızılar geymi …
EÇS VII 29a … şte olup yatırlardı, ammâ bir yıldan berü bunları ne kurd ve ne kuş ve ne mûr-ı mâr yemeyüp hemân bunlar dahi kadîd-i mahz kalmışlar. Ammâ şehîd olan atlarımızı bi …
EÇS VII 74a … vret ve on nefer gulâm ve on rîf şarâb getirüp şarâbı nevbetçi kefereler zehr-i mâr gibi nûş edüp avretleri redd edüp hüddâm gulâmları alıkoyup andan ale's-seher y …
EÇS VII 109b … üp mâbâkîsin hazîne edüp hâna gönderir. Dâ’iren-mâdâr beş mîl ihâta eder zehr-i mâr bir küçük buhayredir.
EÇS VII 137b … cümle durur. İçlerinde âdem ve âdemîzâd olmayup bûm u gurâblara âşiyân ve mûr-ı mâr çıyanlara mekân olmuş bir şehr-i harâbistândır.
EÇS VIII 188b Menzil-i Akkuğular: Bu dahi Azak denizi kenârında bir zehr-i mâr sulu yerdir. Andan yine kıbleye 5 sâ‘atde,
EÇS VIII 189a Üzengilik suyu: Azak denizinden bölünüp girme bir sazlı ve kamışlı yerde zehr-i mâr sulu yerdir. Bu mahalde sazlık içinden sekiz dâne hınzîrlar asker üzre hücûm ed …
EÇS VIII 210b İcav gum mar ker gum oles
EÇS VIII 235a … âyid olup voyvada tahsîl-i mâl edüp on kîse nukra eşk-i pür-hûn ciğerhûn zehr-i mâr hâsıl olup ba‘dehu yigirminci gün herkes târumâr olup gürûh gürûh vatanlarına r …
EÇS VIII 288a … bir kırât bir meteris kazmağa kâdir olmayup cümle guzât târumâr-ı misâl-i mûr-ı mâr olup her biri bir kaya altında siperlenüp ordu-yı İslâmda niçe kerre yüz bin ha …
EÇS VIII 341b … er Arnavud İskenderiyyesi'nin Boyana gölünde ola, gâyet lezîz ve ter ilik-misâl mâr hayyeleri olur. Anı yiyen ömründe ağrı hastalığın görmez, gâyet nâfi‘ ve mukavv …
EÇS IX Y265b … elişi gibi değil. Bilâhire karârları firâra mübeddel olup târumâr misâl-i mûr-ı mâr olup 19 sâ‘at gidüp,
EÇS IX Y271b … Kulzüm tâ Mısır kurbunda bender-i Süveys'e varınca tûlu bin mîl bir acı zehr-i mâr deryâdır. Bahr-i Muhît'den bir koldur. Süveys benderinden bir âdem murâd edinse …
EÇS IX Y374b Bu Kastal menzili leb-i deryâda hayme bir kumsal yerde yaban hurmâlı ve zehr-i mâr sulu ve kumlu yerdir. Bu kuyu sularından her kim hayvânâtına su verirse ciğerin …
EÇS IX Y374b … bu deryâ suyu ile gasl ederler. Cümle hayvânâtda olan sakırka ya‘nî kene zehr-i mâr suyun te’sîrinden düşüp bu sâhil-i deryâya konan huccâca üşerler. Halâs mümkin …
EÇS X Y201b … r gibi hücûm ederek geysûların mergûle mergûle ve fitîle fitîle târumâr misâl-i mâr perîşân kılup tevhîd-i erre ile ubûr ederler.
EÇS X Y247a … ltifâtları edüp nârları önüne koduk. Hemân yatdığı yerden nârın birin ol zehr-i mâr kabuğu ile tenâvül etdi ve fukarâlarına birer nâr ve cümlemize birer nâr verdi. …
EÇS X Y295a … kalmaz. Kanı ol cem‘iyyet-i kübrâ ve hây hûy? Bir günde târmâr, yerleri mûr [u] mâr olup giden gidenin olur. Hakkâ ki âlâyiş-i dünyâ bir hayâl-i hâbdır. Bunda dahi …
EÇS X Y315a … rı sehm-i kazâ ile ey katl etdin, dest-i bâzûna kuvvet" deyü vâfir ahsend etdi. Mâr mürd olup mûrlara nafaka oldu. Ol hâb-âlûd olan âdem Amr'dan su’âl edüp,
EÇS X Y317a … gördüler kim telattum-ı deryâdan kenâra düşmüş keştî gibi târmâr, mekân-ı mûr u mâr , hâne harâb, dam u bâmları türâb, ahâlîsi nâr-ı firâk ile kebâb olup hâk-i meze …
EÇS X Y416b … rine uğramadan gelür. Ve niçe yüz bin tur‘alar içinde yılan ve çıyan ve mûr [u] mâr ve kepçe kuyruk nâm zehirnâk hayvânlar gark olmuş tur‘alara uğramadan hemân tul …
EÇS X Y450b … nden cereyân ederken âb-ı zülâldir; kaçan kim bahr-i Yûsuf'a munsab olur zehr-i mâr olur, gâyetü'l-gâye mâlih bir buhayre-i azîmdir. Dâ’iren-mâdâr üç günde devr ol …
EÇS X Y450b … lup bu buhayre hâsıl olur. Ammâ şimdiki hâlde zehr-i mârdan ve semm-i helâhil-i mâr( ?)dan nişân verir.