nûş edüp vâdî-i hâmûşânda hâmûş-bâş olup yerleri zemîn-i İrân iken dâr-ı nîrând …
Âhir {Hân askeri} hücûm-ı mehcûm-ı Âl-i Osmân'ın kesret ü vefretinden necciyyûn kâ’idesi üzre "Firâren an-tevâli'l-kesürât" deyüp bir kerre cümlesi meterisleri içinden dal kılıç ile taşra bizim askere bir kümeden koyulup bizim asker allak bullak olup ol sengistânda bizim asker yine cem‘ olup köpek cengi ide ide Hân askeri teper aşağı şehr-i Bitlîs'e doğru firâr edüp kal‘a altına varup emîn olup kal‘aya girdiler. Hakkâ ki Rüstemâne ceng edüp çoğu halâs oldular. Ammâ anlardan niçesi halâs olmayup dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan câm-ı nîşi nûş edüp vâdî-i hâmûşânda hâmûş-bâş olup yerleri zemîn-i İrân iken dâr-ı nîrânda ber-karâr olup dest-i müslimîn-i Hanefî'de tu‘me-i şemşîr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 270a ·
metinde göster ·
: Bir bâğlı ve bâğçeli ve mahsûldâr fezâda üç yüz aded kiremit örtülü müselmân k …
Karye-i ma‘mûr Nisi: Bir bâğlı ve bâğçeli ve mahsûldâr fezâda üç yüz aded kiremit örtülü müselmân köyü olup ze‘âmetdir kim sâhibü's-seyfi erbâb-ı dîvândan Acemzâde Efendi'dir. Bir câmi‘i ve bir hânı var ammâ hânedân sâhibi İdrîs Ağa'dır. Evlâdları deryâ beğleridir. Bir azîm (...) hânedândır kim bin atlı gelse safâ geldin deyüp karşu çıkup mihmândârlık eder bir velî-ni‘am İdrîs Ağa'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272b ·
metinde göster ·
… en arılar bir kerre boşanup gürûh-ı kefereye gürûh-ı enbûh girişüp küffâra eyle
nîş-i
zehirnâk ururlar kim ol şehre dâhil olan [[(---) (---) (---)]] keştîleri sâhil- …
(---) bu şehre istîlâ edüp âsitâne-i Sultân İbrâhîm'i nehb ü gâret ederken bi-emri Hudâ kabr-i İbrâhîm'den âşiyân edinen arılar bir kerre boşanup gürûh-ı kefereye gürûh-ı enbûh girişüp küffâra eyle nîş-i zehirnâk ururlar kim ol şehre dâhil olan [[(---) (---) (---)]] keştîleri sâhil-i bâhirde kalır. Ahâlî-i vilâyet mâl-ı ganâyimle muğtenim olup gemileri mîrîye ahz ederler. Ol zamândan berü küffâr bu Cübeyle tarafına gelmeğe tevbe eylemişdir. Tevâtürle meşhûr-ı âfâk menâkıb-ı kutb-ı istihkâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y180b ·
metinde göster ·
… üm ederdi. Ve bu Kıbtîm dörd yüz seksen sene pâdişâhlık edüp âhir ol dahi câm-ı
nîşi
nûş edüp cebel-i Heremeyn'de babası Mısrâyim cenbinde defn etdiler.
Ve ilhâm-ı Rabbânî ile Kıbtîm, Kıbtî lisânın fesâhat üzre tekellüm ederdi. Ve bu Kıbtîm dörd yüz seksen sene pâdişâhlık edüp âhir ol dahi câm-ı nîşi nûş edüp cebel-i Heremeyn'de babası Mısrâyim cenbinde defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y7b ·
metinde göster ·
Ve elli mikdârı enderûn [u] bîrûnu sırçalı azîm su küpleri gibi, ammâ dibleri vâsi‘, ağızlarına bir âdem kellesi sığar. Cümle bu gûne nuhâs ve türâb âvânî eşyâları hâzır edüp du‘âcı kıyâma gelince cümle huzzâr-ı meclis dahi ayağa kalkup ibtidâ besmele ve hamdele ve tarziye ve tasliyeden sonra ibtidâ âl-i Osmân'a ve sâhibü'l-hayrât ve'l-hasenât Sultân Kalavân'a ve Lokmân Hekîm'e ve Fisagores-i Tevhîdî'ye ve Sultân-ı hukemâ Ebû Alî Sinâ'ya ve sâ’ir Y 121b hukemâ ervâhların ale't-tertîb yâd edüp hâzırûn selâmetliğiyçün ve hekîmbaşı ve nâzır ağa ve kâtib aşçıbaşı ve cümle halîfeler ve sâ’ir huddâmların selâmetlerin yâd edüp ba‘de'd-du‘â tekbîr edüp Fâtiha-i şerîf tilâvet olup el yüze sürüldükden sonra koca sayyâdbaşı ve üç yılan kassâbları haremin ortasında duran on iki zenbîlin birinin ağzın sökünce el-azametullâh niçe bin yılan-ı bî-emân semm-i helâhil nîş-i cân rehâ bulunca hakîr gerçi mürtefi‘ mahalden temâşâ ederim, ammâ aklım başımdan gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y121a–Y121b ·
metinde göster ·