… up izdivâclarında indirâc etdiler. Zîrâ ol mahalde Hazret-i Süleymân mücerred-i
pâk
idi kim Yemen diyârında Sabâ şehri pâdişâhının kızı Belkîs Havvâ Bursa nevâhîle …
Ammâ Mağrib-zemînde Bahr-i Okyûnûs içre Ferendûz nâm bir cezîre içre Saydûn nâm bir azîmü'ş-şân pâdişâh var idi. Gâyet mağrûr ve müdemmiğ olup Hazret-i Süleymân'a ser-fürû etmeyüp serkeşlik etdi. Andan Hazret-i Süleymân yer götürmez cünd-i firâvân ile ve cemî‘i ecnâs-ı hayevân ile Saydûn Pâdişâh'ın üzerine varup cümle dâr [u] diyârın harâb [ü] yebâb ve ahâlîsin esîr [ü]8b itâb edüp âhir Melik Saydûn'u sayd-ı dâm-ı giriftâr-ı bend-i hicrân edüp serâperde-i Süleymân önünde şemşîr-i âteş-tâb ile katl edüp bî-nâm [u] bî-nişân etdi. Ammâ bu maktûl Saydûn melikin felekde misli lâ-nazîr bir perî-peyker, melek-manzar duhter-i nâ-şüküfte-i münevvere-i ahteri ve matla‘-ı bâhteri var idi. Hazret-i Süleymân ol duhteri mâl-ı ganâyimden alup izdivâclarında indirâc etdiler. Zîrâ ol mahalde Hazret-i Süleymân mücerred-i pâk idi kim Yemen diyârında Sabâ şehri pâdişâhının kızı Belkîs Havvâ Bursa nevâhîlerinde Aydıncık nâm taht-ı azîmde merhûme olup Süleymân Nebî mücerred kalup bu Saydûn Pâdişâhın kızı Aline'yi firâşiyle müşerref edüp Rûm ellerine getürdükde ol kız ığvâ-yı şeytân ile dâ’imâ bükâ-âlûd idi. Hazret-i Süleymân bu duhter-i bed-ahterin ahvâl-i pür-melâlinden su’âl etdükde kız eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a–8b ·
metinde göster ·
… rahmet ile leb-ber-leb edüp cümle şâhrâhları hâr ü hâşâkdan ve gird ü gubârdan
pâk
etdirirdi.
Ve Sultânselîm'de ve Sivasî Tekyesi altında ve Edirnekapusu dâhilinde ve Ma‘cûncu mahallesi kurbünde ve Gedikpaşa kurbünde ve Peykhâne kurbünde azîm su sahrîcleri bünyâd edüp âb-ı rahmet ile leb-ber-leb edüp cümle şâhrâhları hâr ü hâşâkdan ve gird ü gubârdan pâk etdirirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
… a yükü mâl-ı hârac vermek üzre sulh edüp Hırkîl kıral-ı dâllin veled-i nâ-pâkin
pâk
etmek içün serdâr-ı zafer-şi‘âr rehin alup niçe kerre yüz bin guruşluk mâl-ı ha …
Andan cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Sakız'ı ve cezîre-i Midilli'yi ve cezîre-i ilimye'yi ve cezîre-i Bozca'yı bir günde feth edüp müjde haberleri yine halîfeye gidüp Kostantıniyye fethine müteveccih olup Boğaz'dan içeri dörd yüz pâre keştî ile girüp kal‘a-i Kostantîn altında lenger-endâht olup kal‘ayı muhâsaraya şürû‘ edüp deryâdan cümle keştîler Akdeniz ve Karadeniz cânibler[in]den sefâyinler ile gelen zahîreleri ahz edüp asker-i İslâm ganâyimle muğtenim, küffâr-ı mahsûr kaht [u] galâ ile vücûdları mün‘adim olup kal‘adan küffâr "amân el-amân" deyüp her sene birer kadırga yükü mâl-ı hârac vermek üzre sulh edüp Hırkîl kıral-ı dâllin veled-i nâ-pâkin pâk etmek içün serdâr-ı zafer-şi‘âr rehin alup niçe kerre yüz bin guruşluk mâl-ı hazâyin alup mesrûr [u] şâdân Arabistân ellerine avdet edüp sâlimîn ü gânimîn Şâm'a dâhil oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20a ·
metinde göster ·
… kâve ve Harîr ve Rûdîn ve Tiltarı ve Sîhuzencîr ve Acûr ve Ebrûmân ve Dâvdân ve
Pâk
ve Perenli ve Belkâs ve Uşti ve kal‘a-i Gâzî ve Şehrezûl paşa sancağıdır.
Sancakları bunlardır: Sürücek ve Erbîl ve Keşân ve Şehr-i Bâzâr ve Cengûle ve Cebel-i Cimri ve Hezârmerd ve Dulhuvarân ve Merkâve ve Harîr ve Rûdîn ve Tiltarı ve Sîhuzencîr ve Acûr ve Ebrûmân ve Dâvdân ve Pâk ve Perenli ve Belkâs ve Uşti ve kal‘a-i Gâzî ve Şehrezûl paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
Sene 998 târîhinde şehr-i Ma‘nisa'da mütevellid olup esnâ-yı cülûsda ma‘sûm [u]
pâk
çâr-sâle idi. Cülûs-ı hümâyûnları sene 1012 Recebü'l-müreccebinin on sekizinci …
Sene 998 târîhinde şehr-i Ma‘nisa'da mütevellid olup esnâ-yı cülûsda ma‘sûm [u] pâk çâr-sâle idi. Cülûs-ı hümâyûnları sene 1012 Recebü'l-müreccebinin on sekizinci günü vakı‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 58b ·
metinde göster ·
r[û]hıyçün ve ecdâd-ı izâmlarının 65a rûhlarıyçün olsun bana bu ayda amân ver …
"Pâdişâhım Hazret-i Risâlet-penâh'ın pâk r[û]hıyçün ve ecdâd-ı izâmlarının 65a rûhlarıyçün olsun bana bu ayda amân verüp afv ile mu‘âmele edüp dâğ-ı derûnum söylesem" deyü izin taleb etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64b–65a ·
metinde göster ·
olup nûr olmuşsuz. Bu gün artık yağlanup güleş etmen, zîrâ içeri {haremde} sala …
"Hünkâr'ım pâk olup nûr olmuşsuz. Bu gün artık yağlanup güleş etmen, zîrâ içeri {haremde} salavâtsız güleşüp tamarınız kırılup kuvvetiniz kalmamışdır. Hattât gibi Melek gibi hasmın vardır" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72a ·
metinde göster ·
Târîh-i câmi‘-i Üçbaş: Kurb-ı Zencîrlikuyu. Bu câmi‘ sâhibi Selmân-ı
Pâk
köçeğinden olup üç âdem başın bir akçeye trâş etmeğile helâl [ü] zülâl mâl cem‘ …
Târîh-i câmi‘-i Üçbaş: Kurb-ı Zencîrlikuyu. Bu câmi‘ sâhibi Selmân-ı Pâk köçeğinden olup üç âdem başın bir akçeye trâş etmeğile helâl [ü] zülâl mâl cem‘ edüp bu câmi‘i binâ etmeğile hâlâ Üçbaş câmi‘i derler. Bir küçük câmi‘dir ammâ anda bir rûhâniyyet vardır. Kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
[ü] pâkîze Ayasofya hammâmı ve Sofîler hammâmı ve Abbâs Ağa hammâmı ve Çehârşen …
Ve cümleden pâk [ü] pâkîze Ayasofya hammâmı ve Sofîler hammâmı ve Abbâs Ağa hammâmı ve Çehârşenbebâzârı'nda Tavâşî Mehemmed Ağa hammâmı cümle hammâmlardan her şey’i pâk ü pâkîze a‘yân [u] eşrâf hammâmlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
… e Çehârşenbebâzârı'nda Tavâşî Mehemmed Ağa hammâmı cümle hammâmlardan her şey’i
pâk
ü pâkîze a‘yân [u] eşrâf hammâmlarıdır.
Ve cümleden pâk [ü] pâkîze Ayasofya hammâmı ve Sofîler hammâmı ve Abbâs Ağa hammâmı ve Çehârşenbebâzârı'nda Tavâşî Mehemmed Ağa hammâmı cümle hammâmlardan her şey’i pâk ü pâkîze a‘yân [u] eşrâf hammâmlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
Ammâ zikri sebkat eden hammâmların cümlesinden âb [u] hevâsı ve binâsı ve huddâmları pâk ü latîf harem-i hâs-ı hümâyûn-ı muhteremde hammâm-ı pâdişâhân-ı Âl-i Osmâniyân. Sene (---) târîhinde bu hakîr'i Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Kur’ân-ı azîm okudup harem-i hâsa aldukda bu pâdişâha mahsûs hammâma girüp temâşâ etmek müyesser olmuşdur. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [u] güzâr edüp rub‘-ı meskûnda eyle bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı münevver görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
… n pabucunun üzerine değil na‘lçasında bir kırât çamur bulunmazdı, tâ bu mertebe
pâk
ü pâkîze gezüp evkât-ı hamseyi cemâ‘atle edâ ederdi. Sultân Murâd'a
Ve sârbân-ı râh-ı hakîkat Yetmiş Guruş Dede: Budin eyâletinde Şimatorna nâm kal‘a ağasıyken fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed ile yedi kıral yedi kerre yüz bin kâfirler ile katl olundukları sâ‘at bu Yetmiş Guruş 114a Dede ricâlü'l-gayb asker içinde kalup küffâra kılıç urup ba‘de'l-feth tabur {cengin} keşf-i râz etdüğiyçün yedi sene lâl olup yedi yıldan sonra "Yetmiş guruş" kelâmından mâ‘adâ bir kelâm bilmeyüp "Yetmiş guruş" deyü feryâd edüp gezerdi. Yine kobçalı çakşırı ve çekirdekli kubâdî Boşnak pabucu ve kaba kabaniçe ve serhadlı kısa dolama geyüp "Yetmiş guruş" diyerek reftâr ederdi. Ammâ garâyib andadır kim Unkapanı semtinin çamuru İslâmbol içre meşhûrdur, ol kesret-i tînde ve ol şitâda gezerken pabucunun üzerine değil na‘lçasında bir kırât çamur bulunmazdı, tâ bu mertebe pâk ü pâkîze gezüp evkât-ı hamseyi cemâ‘atle edâ ederdi. Sultân Murâd'a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 113b–114a ·
metinde göster ·
libâslar geydirüp çeng [u] çağâna ve hây-hû ile ma‘sûmları sünnet etdirüp birer …
Ve Keçeli Dede: Geysûdâr Mehemmed Efendi halîfelerinden Mevlevî külâhı ve bol yenli kebe cübbe ve ayağına na‘lın geyüp elinde münakkaş keçesiyle a‘yân-ı kibârı devrân edüp keçesine altun ve guruş doldurup ol dahi kırkar ve ellişer yetîmleri cem‘ edüp mâl-ı firâvân bezl edüp mezkûr yetîmlere pâk libâslar geydirüp çeng [u] çağâna ve hây-hû ile ma‘sûmları sünnet etdirüp birer üstâda ve hocaya veyâhûd bir vüzerâ ve a‘yâna hidmete verirdi. Bu hüsn-i hâl ile bir dervîş âdem idi. Bağdâd fethi haberi geldiği gün Ramazân-ı şerîfde merhûm olup Necâtî Beğ mezâristânında defn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114a ·
metinde göster ·
… bir beyt-i kadîmde bir su kuyusu vardır. Bir âdemin bir şey’i gâ’ib olsa evvel
pâk
âbdest alup ol çâh-ı mâ kenârında iki rek‘at namâz kılup ve Fâtiha-yı şerîf til …
Mesîregâh-ı Cân Kuyusu: Eyyûb'un şimâlinde mezâristân içre bir kaç hâneler vardır, anda bir beyt-i kadîmde bir su kuyusu vardır. Bir âdemin bir şey’i gâ’ib olsa evvel pâk âbdest alup ol çâh-ı mâ kenârında iki rek‘at namâz kılup ve Fâtiha-yı şerîf tilâvet edüp savâbın Hazret-i Yûsuf rûhuna hibe edüp eyide kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
ve dellâkları cüst ü çâlâk olup herkese hidmet ederler. {Ammâ Kulaksız hammâmı …
Ve Kulaksız hammâmı âlât [u] bisâtı ve huddâmları pâk ve dellâkları cüst ü çâlâk olup herkese hidmet ederler. {Ammâ Kulaksız hammâmı olmağile ekseriyyâ huddâmları sağırlardır}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126a ·
metinde göster ·
Şehr-i Tophâne'de cümle altı hammâmdır, cümleden Alî Paşa hammâmı
pâk
ve mâ’-i sâfî ve huddâmları nerm [ü] râm bir hammâm-ı hâs [u] âmdır. Andan Çufu …
Şehr-i Tophâne'de cümle altı hammâmdır, cümleden Alî Paşa hammâmı pâk ve mâ’-i sâfî ve huddâmları nerm [ü] râm bir hammâm-ı hâs [u] âmdır. Andan Çufud sokağı'nda (---) hammâmı, ol kadar rûşen-binâ değildir. Andan Kullekapusu hâricindeki mahallede (---) hammâmı ve Galatasarây kurbünde (---) hammâmı ve Tophâne kârhânesinin kurbünde Küçük Çavuşbaşı hammâmı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 133b ·
metinde göster ·
… âyet müferrih ve hoş-hevâ ve hoş-binâ bir hammâm-ı rûşenâdır. Ve mahbûb-ı ra‘nâ
pâk
dellâkları ve fûta-i nîlgûnları vardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---) (-- …
Ve çârsû içre (---) hammâmı, gâyet müferrih ve hoş-hevâ ve hoş-binâ bir hammâm-ı rûşenâdır. Ve mahbûb-ı ra‘nâ pâk dellâkları ve fûta-i nîlgûnları vardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 143a ·
metinde göster ·
… ‘li kavline ve kavli fi‘line muvâfık olup her menâhîden müberrâ olup ma‘sûm [u]
pâk
gerekdir kim muktedâ-yı nâs ola. Herşeyden arı olmazsa nikâbeti ve meşîhatı ve …
Bu sû’alleri bilen sâhib-i ayâr ve sâhib-i seccâde olmağa liyâkata hâsıl edüp ana miyân-beste pîr derler, cümle ehl-i tarîka ve ehl-i san‘ata ser-çeşme olur. Ammâ fi‘li kavline ve kavli fi‘line muvâfık olup her menâhîden müberrâ olup ma‘sûm [u] pâk gerekdir kim muktedâ-yı nâs ola. Herşeyden arı olmazsa nikâbeti ve meşîhatı ve imâmeti câ’iz değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148a ·
metinde göster ·
"Yâ Ashâbî, sizler dahi taht-ı hükûmetinizde olan huddâmlarınıza bî‘at aldığınıza göre her huddâmınızın isti‘dâdına göre bin bir gün hizmet etdirüp kâbil-i hitâb olup sâhib-i ayâr olanları lokma ve hırka tahsîli içün cihâz-ı fakrı verüp irşâd edüp sâhib-i post edesiz. İlâ-mâşâ’allâh inkırâzü'd-devrân ümmetim ola" deyü hayır du‘â edüp gülbâng-i Muhammedî çekildi. Hâlâ cemî‘i ehl-i tarîk mâbeyninde gülbâng-i Muhammedî anlardan kaldı. Ammâ bu ehl-i tarîkatın ve ehl-i şerî‘atın kânûn [u] kâ‘ideleri ve su’âlleri vardır, ol su’âllerin cevâbına kâdir olmayan yolun erkânın pâk etmeyüp kâr [u] kesb etse kârı harâmdır. Merd-i meydân olan pîr-perver gerekdir. Hudâyî-perver olan enâyîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148b ·
metinde göster ·
… yâzü billâh. Pîr oldur kim her muharremât [u] memnû‘âtden müberrâ ve ma‘sûm [u]
pâk
ola. Anın îmânı dürüstdür. Ve eğer sorsalar:
Eğer bir kimesneye pîr deyü ad kosalar bu bâlâda tahrîr olunan su’âllere cevâb vermese ana pîr demek dürüst değildir ve andan bî‘at câ’iz değildir. Zîrâ kavli fi‘line muvâfık olmayup sâhib-i riyâ olur. Hak Celle ve Alâ'nın la‘neti anın üstüne olur. El-iyâzü billâh. Pîr oldur kim her muharremât [u] memnû‘âtden müberrâ ve ma‘sûm [u] pâk ola. Anın îmânı dürüstdür. Ve eğer sorsalar:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150a ·
metinde göster ·
… mak alâmeti oldur kim cemî‘i emr-i Hakk'ı tutup ve menâhiyyâtdan kaçup ma‘sûm-ı
pâk
olup emr-i Hakk'a teslîmim demekdir. Ammâ bu teslîm dâğını yakan terk-i tecrîd …
Ve bînîsi üzre teslîm dâğı yakmak alâmeti oldur kim cemî‘i emr-i Hakk'ı tutup ve menâhiyyâtdan kaçup ma‘sûm-ı pâk olup emr-i Hakk'a teslîmim demekdir. Ammâ bu teslîm dâğını yakan terk-i tecrîd olup derûnunda mahabbet-i Hudâ'dan gayrı bir ârzû olmamak gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150b ·
metinde göster ·
… kec-külâh ve pür-silâh olup ellerinde süpürgeler ve kürekler ile tarîk-i âmları
pâk
ederek ubûr ederler. Anların ardı sıra,
Bu acemî oğlanları tâhir subaşı alayında bin mikdârı ucbe-likâ mutarraş, kec-külâh ve pür-silâh olup ellerinde süpürgeler ve kürekler ile tarîk-i âmları pâk ederek ubûr ederler. Anların ardı sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı azîm lağımcıyân: Nefer 5000, pîrleri Nakkâb-ı Yemenî'dir, Selmân-ı Pâk belin bağlayup pîr etdi. Kabri Yemen huccâcının ihrâma girdikleri Yelemlem nâm mahalde medfûndur. Bunlar cümle pür-silâh olup azîm bal fıçıların gûnâ-gûn berk-i ahdar-gûn ile zeyn edüp sırıklarla fıçıları omuzlarında götürüp ellerinde kazma ve kürekler ve meydân süpürgeleri ve gerdeller ile "Aşa aşa" diyerek câ-be-câ yolları süpürüp gerdellere ve fıçılara doldurup ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
belin bağladı. Kabri Lahsa'da medfûndur. Bu tâ’ife pür-silâh olup tahtırevânlar …
Esnâf-ı cerrâhân: Dekâkîn 400, neferât (ve neferât) 700, pîrleri Ebû Ubeyd-i Kassâb'dır, Selmân-ı Pâk belin bağladı. Kabri Lahsa'da medfûndur. Bu tâ’ife pür-silâh olup tahtırevânlar üzre dükkânların diş çıkaracak kelpedân ve mengâne ve küsküler ve destere ve erre ve minşâr ve malafa ve kelpedânlar ve eğeler ve dahi niçe bin elvân âlet-i cerrâhân ile kârhânelerin zeyn edüp ba‘zı âdemlerin kolların ve başların ve ayakların tîmâr eder şeklinde ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158a ·
metinde göster ·
… lâ ederek ubûr edüp beş yüz akçe mollâ hekîmbaşı örf-i izâfetiyle ve huddâmları
pâk
surâhîleriyle ubûr eder. Ardı sıra kehhâlbaşı ve cerrâhbaşı at başı berâber esb …
Bu bâlâdâ tahrîr olunan (---) 11 aded esnâfın yekûnu (---) askerdir, cümlesi pür-silâh olup alayköşkü dibinden gûnâ-gûn şakalarla arz-ı kâlâ ederek ubûr edüp beş yüz akçe mollâ hekîmbaşı örf-i izâfetiyle ve huddâmları pâk surâhîleriyle ubûr eder. Ardı sıra kehhâlbaşı ve cerrâhbaşı at başı berâber esbâb-ı ihtişâmları ile ubûr ederler. Anların ardı sıra hekîmbaşının eli asâlı halîfeleri ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
nazar-gerdesidir, Hazret-i Hamza yâr-ı gârlarıdır. Kabri (---) medfûndur. İslâm …
Esnâf-ı tîmârhâneciyân: Pîrleri Dîvâne Hurûm'dur, Selmân-ı Pâk nazar-gerdesidir, Hazret-i Hamza yâr-ı gârlarıdır. Kabri (---) medfûndur. İslâmbol içre beş aded tîmârhânenin ne kadar dîvâneleri var ise iki yüz aded bîmârhâneciler iki üç yüz yeri göğü bilmez dîvâne zir-zop bel-hop dîvâneleri altun ve gümüş yaldızlı demir zencîrler ile hekîmbaşı halîfeleri ellerinde şîşeler içre mecnûnlara devâ olacak eşribeler verüp ba‘zısın ser-tîmârhâneci gülâbîler al aşağı edüp deyenek çalup sille-i pehlivânîler urarak her bir dîvâne ejder-misâl zencîr kırarak herbiri birer evzâ‘ [u] etvâr ile kimi uryân ve kimi giryân ve kimi nâlân ve kimi handân olup halt-ı kelâm ederek seyirciler üzre hücûm edüp halkı gürûh gürûh kaçırarak kimi na‘ra urarak âdem ejderhâsı-misâl ubûr ederler. Eğer bunların evsâfların ol alay gününde tahrîr etsek bir mücelled olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
… tân: Beş tımârhânede huddâm 700, bunların pîri Ashâb-ı güzînden (---), Selmân-ı
Pâk
belin bağladı. Kabri ma‘lûmum değildir. Bu tâ’ife niçe tahtırevânlar üzre haste …
Esnâf-ı huddâm-ı bîmâristân [u] mûristân: Beş tımârhânede huddâm 700, bunların pîri Ashâb-ı güzînden (---), Selmân-ı Pâk belin bağladı. Kabri ma‘lûmum değildir. Bu tâ’ife niçe tahtırevânlar üzre haste-hâllere tîmâr ve ta‘âm ve devâ vererek ubûr ederler. Bunlara cümle evkâf tarafından harc-ı râh verüp mahâfe ve tahtırevânlar götürüp râh-ı gazâda hasta olanlara hidmet eder bir alay pâk ü pâkîze sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir. Bu hastaların mâbeyninde hekîmbaşı ve cerrâhbaşı halîfeleri pür-silâh olup alayköşkü dibinden ubûr edüp sekizer kat mehterhâne çalarak ubûr ederler. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
… ahâfe ve tahtırevânlar götürüp râh-ı gazâda hasta olanlara hidmet eder bir alay
pâk
ü pâkîze sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir. Bu hastaların mâbeyninde hekîmbaşı v …
Esnâf-ı huddâm-ı bîmâristân [u] mûristân: Beş tımârhânede huddâm 700, bunların pîri Ashâb-ı güzînden (---), Selmân-ı Pâk belin bağladı. Kabri ma‘lûmum değildir. Bu tâ’ife niçe tahtırevânlar üzre haste-hâllere tîmâr ve ta‘âm ve devâ vererek ubûr ederler. Bunlara cümle evkâf tarafından harc-ı râh verüp mahâfe ve tahtırevânlar götürüp râh-ı gazâda hasta olanlara hidmet eder bir alay pâk ü pâkîze sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir. Bu hastaların mâbeyninde hekîmbaşı ve cerrâhbaşı halîfeleri pür-silâh olup alayköşkü dibinden ubûr edüp sekizer kat mehterhâne çalarak ubûr ederler. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
… âlet-penâh iştihârında ekmekcilerin pîri Ömer bin İmrân-ı Berberî'dir, Selmân-ı
Pâk
, Hazret-i Alî huzûrunda beline şed bağlayup icâzet verdi. Hâlâ ekmekcilerin pîr …
Ba‘dehu Cibrîl-i Emîn ta‘lîmiyle Âdem Nebî buğdayı un edüp hamîr edüp ekmek edüp dahi ıssı iken tenâvül edüp def‘-i cî‘ân etdi. Anıniçün tâze ıssı ekmek tâze cân verir. Anıniçün ekmekcilerin pîri Hazret-i Âdem'dir. Ammâ Hazret-i Risâlet-penâh iştihârında ekmekcilerin pîri Ömer bin İmrân-ı Berberî'dir, Selmân-ı Pâk, Hazret-i Alî huzûrunda beline şed bağlayup icâzet verdi. Hâlâ ekmekcilerin pîridir. Seksen yedi yaşında nakl edüp kabri Medîne-i Münevvere Bakî‘inde medfûndur kim beş kerre ziyâreti müyesser oldu. Ve ehl-i hırefler mâbeyninde Selmân-ı Pâk'in kemer-beste etdüği üçüncü pîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159b ·
metinde göster ·
… nların seferde kârları ıstabl-ı 161a sultânîde ve gayrıda at yemleri çalkayup
pâk
ederler. Bunlar dahi pür-silâh olup kalburlar ile buğday ve arpa çalkayarak ubû …
Esnâf-ı buğday çalkayıcıyân: Bunların dahi dükkânları etmek furunları ve değirmenlerdir. Neferât 3000 kavmdir, bunlar dahi Mısır fellâhlarıdır. Bu tâ’ife kemâl-i ma‘rifetlerin şol mertebeye ergürmüşlerdir kim buğday ve arpa ve mercimek ve bakla ve pirinc bir yerde mahlût olsa bunlar bir kalbur içre cümlesin birbirinden ayırırlar. Ba‘zı üstâd-ı kâmilleri kalbur içre buğday ve türâbı ayırup çalkaya çalkaya buğdaydan "Lâ ilâhe illallâh" yazar ve "Yâ Şâfî" ve "Yâ Kâfî" yazar, aceb müntehâ ma‘rifet-i sihr-i i‘câzdır. Pîrleri Alî Sâmir'dir, Selmân belin bağladı. Bunların seferde kârları ıstabl-ı 161a sultânîde ve gayrıda at yemleri çalkayup pâk ederler. Bunlar dahi pür-silâh olup kalburlar ile buğday ve arpa çalkayarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160b–161a ·
metinde göster ·
müsellah ve fitoz bahâdır ve şecî‘ askerdir. Pîrleri Hazret-i Nûh'dur. Ammâ Haz …
Bunların neferâtları cümle 2000 pâk müsellah ve fitoz bahâdır ve şecî‘ askerdir. Pîrleri Hazret-i Nûh'dur. Ammâ Hazret-i Resûl asrında Mekke deryâsı kim Süveys deryâsıdır, andan bir re’îs Hazret huzûruna gelüp İslâm ile müşerref olan Ebü'l-mahz-ı Ummânî'dir, Enes ibn Mâlik belin bağladı ve cümle keştîbân ve re’îslere ser-çeşme olup âhir kabri bahr-i Ummân'da gark olup ka‘r-ı deryâda makâm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 162a ·
metinde göster ·
Bu tâ’ife-i keştîbân var kuvveti bâzûya getirüp cümle piyâde{leri}
pâk
libâslar ile müzeyyen olup kızaklar üzre şayka ve karamürseller inşâ edüp içind …
Bu tâ’ife-i keştîbân var kuvveti bâzûya getirüp cümle piyâde{leri} pâk libâslar ile müzeyyen olup kızaklar üzre şayka ve karamürseller inşâ edüp içinde pür-silâh asker ile âmâde olup her gemiyi biner âdem gemi palamarları ile keşân-ber-keşân çeküp yetmiş seksen pâre Karadeniz'e çıkan Kazak keferesi şaykaların yedeğe alup alayköşkü dibine vardıkda şaykalar ve karamürseller ile Kazak şaykaları ceng-i azîm eder şekilli olup kâfir gemilerin feth edüp haçlı peykerlerin ser-nigûn edüp içinde olan Marile keferelerini demir zencîrlere urup yine kefereler mahzûn savt ile dankiyo tulum sâzların ve boruları ve erg[an]ûnça düdüklerin çalarak müselmân gemileri kefere gemilerin yedeğe alarak ve gemiler içre olan levendât kırkar ellişer dirhem dalyan tüfenglerin atarak ve gemilerini niçe bin kişi kızaklar üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 162a ·
metinde göster ·
… ene 17 Mekke feth olup Ebû Süfyân ve bu ikrime İslâm ile müşerref olup Selmân-ı
Pâk
belin kuşadup ehl-i hey’ete pîr oldu. Ve bu ilmi babası Ebû Cehil'den ve Ebû Le …
Bu kavmin pîrleri ikrime bin Ebû Cehil'dir. Hicret-i Nebevviye'nin sene 17 Mekke feth olup Ebû Süfyân ve bu ikrime İslâm ile müşerref olup Selmân-ı Pâk belin kuşadup ehl-i hey’ete pîr oldu. Ve bu ilmi babası Ebû Cehil'den ve Ebû Leheb'den görüp kesret-i seyâhat ile bu ilimde yegâne-i asr olmuşdu. Ve bu ilm-i hartada Ebû Leheb, Ebû Cehil-i la‘în ferîd-i dehrden Dehrî mezheb mel‘ûnlar idi. İkisinde hidâyet olmayup Ebû Leheb, âye[t]: Arapça âyeti üzre dağdan odun getirirken odun bağladuğı ip boğazına geçüp mürd oldu. Ve Ebû Cehil Bedr-i Huneyn gazâsında mürd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
belin bağladı. Kabri Endelüs'dedir. Bunlar keştîbânlar alayında pür-silâh olup …
Esnâf-ı gün-başı: Ağaları birdir ve dükkânları yokdur. Galata'da kalafathâne yerinde bulunurlar, neferât cümle 500. Bunların kârı bir kalyon ve bir şayka ve karamürsel gark olsa bunlar ol mağrûk gemilerin iki yanına iki gemi koyup gark olan gemiyi deryâ içre dalgıçlar gomana ve cânkurtaran halatlar ile dollâblar ile çekerek bir san‘at ile deryâdan tağ gibi gemiyi say yağından kıl çeker gibi çıkarırlar, san‘at-ı acîb ü garîbdir. Pîrleri Sun‘ullâh Kurtubî'dir. Hazret huzûrunda Selmân-ı Pâk belin bağladı. Kabri Endelüs'dedir. Bunlar keştîbânlar alayında pür-silâh olup ellerinde çam ağacı gönderleri ve kızaklar üzre vocı ırgatları devr etdirerek "Meded Allâh âsân eyle" diyerek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164a ·
metinde göster ·
… la’l-gûn kırmızı olup rîş [u] geysûda olan kehleyi helâk edüp gird [ü] gubârdan
pâk
eder. Bu kerre sizin hınnânıza dahi ihtiyâc yokdur" deyüp kassâblar Mısır bâzer …
Ve hınnâ derseniz tâ’ife-i nisvâna ve şeyh-i şiyâbların ak sakallarına sünnet ise levadân kökün havânda döğüp su ile hamîr edüp saça ve sakala dürtülse gâyet la’l-gûn kırmızı olup rîş [u] geysûda olan kehleyi helâk edüp gird [ü] gubârdan pâk eder. Bu kerre sizin hınnânıza dahi ihtiyâc yokdur" deyüp kassâblar Mısır bâzergânlarının metâ‘larına böyle mu‘âraza edince hemân Mısır tüccârları eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·