… bir medâris-i incîlhâne bünyâd etdi. Hâlâ Zeyrekbaşı kurbünde âbâdân Medrese-i
Perî
Paşa derler ve mezkûr sahrîc-i mahzen-i âb'a Sovuksu derler. Yedi yüz amûd-ı âl …
Ve bu deyre muttasıl bir sahrîc inşâ edüp içine Kırkçeşme uyûnun cereyân etdirüp üzerine bir medâris-i incîlhâne bünyâd etdi. Hâlâ Zeyrekbaşı kurbünde âbâdân Medrese-i Perî Paşa derler ve mezkûr sahrîc-i mahzen-i âb'a Sovuksu derler. Yedi yüz amûd-ı âlîler üzre mebnî buhayre-misâl bir yah-pâre âb-ı rakîki vardır. Mâh-ı Temmûz'da Un- 12b -kapanı keştîbânları ve gayrı cânlar andan def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a–12b ·
metinde göster ·
… âlet rahm-ı mâderden müştak olduğu mahalde bir zelzele-i azîm olup zirvesindeki
perî
sûreti ve cümle nâkûslar ser-nigûn olup mîl minâre zelzele te’sîrinde pâre pâre …
Ba‘dehu bu mîl minâre Hazret-i Risâlet rahm-ı mâderden müştak olduğu mahalde bir zelzele-i azîm olup zirvesindeki perî sûreti ve cümle nâkûslar ser-nigûn olup mîl minâre zelzele te’sîrinde pâre pâre olduğu hâlâ zâhir ve bâhirdir. 16b Ammâ mutalsam olması cihet[iy]le münhedim olmayup ilâ yevminâ-hâz[â] dâ’im ve kâ’im bir temâşâgâh-ı azîmdir kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16a–16b ·
metinde göster ·
… i Sivas'dan ma‘zûl edüp İpşir Paşa'nın hâtûnu, Gürcîstân Hâkimi Mavrol Hân kızı
Perî
Hân'ı İbrâhîm Hân'a göndermediğim içün üç kerre başıma kapucubaşılar ve hasekîl …
"Benim oğlum! İbrâhîm Hân vezîri Hezârpâre Ahmed Paşa on bir vezîri katl etmişdir. Bizi dahi eyâlet-i Sivas'dan ma‘zûl edüp İpşir Paşa'nın hâtûnu, Gürcîstân Hâkimi Mavrol Hân kızı Perî Hân'ı İbrâhîm Hân'a göndermediğim içün üç kerre başıma kapucubaşılar ve hasekîler gelüp hamd-i Hudâ başım vermeyüp Âsitâne-i sa‘âdetde cümle vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibârdan ve yedi ocak halkından mektûblar ve Vâlide Sultân'dan tezkireler gelüp ayak sürüyerek deryâ-misâl asker ile Üsküdar'a gelüp şer‘ile da‘vâm vardır deyüp Vezîr'i ve Cinci'yi ve Müfti'yi ve Mülakkab kadı‘asker'i ve Bektâş Ağa'yı ve Çelebi Kethüdâ'yı ve Muslihiddîn Ağa'yı ve Kara Çavuş'u isteyesin, demişler. İşte benim oğlum! Ben azîm asker ile Sivas'dan ma‘zûl olup der-i devlete Çavuşzâde Mehemmed Paşa ve halâlin İbrâhîm Hân'a vermediğim İpşir Paşa oğlum ve Şehsüvâr oğlu Gâzî Paşa oğlum ve Kütahiyye Paşası Küçük Çavuş oğlum, hâsıl-ı kelâm üç vezîr ve yedi mîr-i mîrân ve on bir mîr-i livâ ordu-yı İslâmıma cem‘ olup Âsitâne tarafına müteveccih olmak üzreyiz. Eğer sen de Ahmed Paşa'dan başın kurtarmak murâdın ise Tokat kal‘ası altında senin ile mülâkât olup yek dil [ü] yek cihet der-i devlet tarafına gideğem. Umayızdır kim yâ taht ola, yâ baht" deyü Varvar Alî Paşa'nın bu gûne mektûbu şehr-i Erzincân'da geldikde kırâ’at edüp mefhûm-ı ma‘lûm-ı şerîfleri oldukda cümle ağavâtlarıyla meşveret edüp cümle levendât makûlesi "Uğuruna ölürüz Bismillah". deyüp ol niyyete Fâtiha tilâvet olunup Varvar Alî Paşa ile celâlî olmağıla, azîmet edüp tuğlarla Alacaatlı Hasan Ağa, bin aded güzîde asker ile zahîreciler ve kilârcı ve matbah emîniyle konakcı olup tuğ ile bir gün mukaddem talî‘a-i asker olup Varvar Alî Paşa'ya mektûblar tahrîr olunup "İnşâallahu'r-Rahmân senin ile Âsitâne tarafına gitmek üzreyiz" deyü yemîn billah ile muhabbetnâmeleri âşnigîrbaşı Siyâvuş Paşa ile Varvar'a varmağa gönderildi. Hakîrin aklı başından gidüp bir katar mâlım ve hayli menâlim olup "Ayâ! Bu kadar mâl ile hâlim neye müncer olur" deyü teşvîşe düşüp "Ayâ! Bâr-ı sakîli bu erba‘în ve zemherîr günlerinde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 342a ·
metinde göster ·
… tâbân ve hurşîd-i drahşân-misâl sâhib-i hüsn-i cemâl ve ma‘rifetde ehl-i kemâl
perî
rûları var kim her cünbüş-i hareketleri ve reftâr-ı güftârları {eyledir kim} gö …
Ve her biri marâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü pençe-i âfitâbe müşâbih duhterleri vardır. Ve kâmil ü kâlim havâtîn-i mü’eddebeleri sâhib-cemâl ü latîfü'l-i‘tidâl, hûb-manzar u perî-peyker, hadden efzûn, şems-i tâbân ve hurşîd-i drahşân-misâl sâhib-i hüsn-i cemâl ve ma‘rifetde ehl-i kemâl perî rûları var kim her cünbüş-i hareketleri ve reftâr-ı güftârları {eyledir kim} gören uşşâkı işve-i gûnâ-gûnları kendülere meyl etdirüp âdem vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 166b ·
metinde göster ·
El-hâsıl bu hammâmın ve sarây-ı azîmin ve bâğ-ı İreminin vasfında lisân kâsırdır. Zîrâ bu merkûm ebniyye-i ibret-nümâların hurde-kârlık tasarruflarında ve letâfet ü zarâfet ve nezâfetinde asla misilleri yok vâcibü's-seyr bir hammâm-ı tarz-ı âhardır kim bu hakîr kırk bir sene seyâhatinde nazîrin görmemişdir. Üstâd-ı mühendis her kârında var kuvvetin bâzûya getirüp eyle san‘atlar icrâ etmişdir kim felek-i atlasda eyle bir kârgîrlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Ammâ bu hânedân-ı ibret-nümâya dahi giden mesârifi Hudâ bilür. Hatta Fâtih-i Revân Murâd Hân bu hammâma girüp sovuk suları gülâb ve ıssı mâları âb-ı buhûr cereyân etmiş ve bir halvetde beş aded çeşm-i siyâh geysûdâr pençe-i âfitâb dellâk gulâmları ve bir halvetde beş aded perî peyker ve melek manzar hüsn-i cemâlde bî-misâl bikr-i nâşüküfte duhter-i pâkîze-ahter dellâkeler Sultân Murâd Hân'a hizmet ederler. Murâd Hân mahzûz olup buyurmuşlar kim "Nolaydı bu hammâm benim dârü's-sa‘âdemde olaydı" demişler!. Hakkâ ki vâcibü's-seyr ibret-nümâ bir hammâm-ı dilküşâdır. Melek Ahmed Paşa efendimiz bu hammâma girüp "Böyle hammâm rub‘-ı meskûnda görülmemişdir" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230a ·
metinde göster ·
… vânları ablak u soblak ve maralî ü gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü ve hûb-manzar ve
perî
peyker ve midilci(?) kaşlı ve bâğrı yaşlı levend cüvânları olur kim her cünbüş- …
Sitâyiş-i mahbûb-ı gulâm-ı Van: Ekseriyyâ cüvânları ablak u soblak ve maralî ü gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü ve hûb-manzar ve perî peyker ve midilci(?) kaşlı ve bâğrı yaşlı levend cüvânları olur kim her cünbüş-i harekâtları ve reftâr u güftârları cümle merdâne âteşpâre cüvânları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257b ·
metinde göster ·
… latîf olduğundan mahbûb u mahbûbeleri sâhib-cemâl latîfü'l-i‘tidâl hûb manzara
peri
peyker hadden efzûn şems-i tâbân-misâl hüsn-i cemâl sâhibi mahbûbânları var kim …
Ve bu şehrin âb u havâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbeleri sâhib-cemâl latîfü'l-i‘tidâl hûb manzara peri peyker hadden efzûn şems-i tâbân-misâl hüsn-i cemâl sâhibi mahbûbânları var kim Lipova güzeli meşhûrdur kim Lipova, güzel demekdir. Hakkâ ki ismi müsemmâsına mutâbık tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l şehr-i şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120b ·
metinde göster ·
… etinden ekmeği ve gılmânları beyâzü'l-levndirler ve tâzeliklerinde her biri bir
peri
rû, sîmîn beden ve ince miyân 130b ve nerm ü râm mahbûbü'l-kulûb ve sâhib-cem …
"Askerimiz henüz hidmetkâr yerin {buldu} ve bekârlıkdan kurtuldu ve cümlenin yüzleri güldü, ammâ biz de henüz akça oğlana mâlik olduk" demişler, ammâ hakîkatü'l-hâl havâsının (letâfetinin) letâfetinden ekmeği ve gılmânları beyâzü'l-levndirler ve tâzeliklerinde her biri bir peri rû, sîmîn beden ve ince miyân 130b ve nerm ü râm mahbûbü'l-kulûb ve sâhib-cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl hûb-manzar ve peri-peyker ve gül-çehre mü’eddeb ve sâlih-i pür-behre necîb ü reşîd gılmân-ı pür-nûrları var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a–130b ·
metinde göster ·
… e bin fıskıyye ve havuz ve fevvâreleri ve tuçdan altun ile mutallâ dîv ü cin ve
perî
sûretlerin ve tuçdan selef kralları timsâllerin ve hâlâ {İslâmbol'da} Ayasofya …
Ba‘de'z-ziyâfe Süleymân Hân pederimiz merhûmun nakli üzre hazîne-i Lagoş['u] cümle Budin'den çıkarup yedi bin aded deriler sarılı sandûkalara mâl-ı hazâ’ini doldurup bu kadar cebehâne ve bu kadar ibret-nümâ zî-kıymet eşyâları ve murassa‘ tahtları ve niçe yüz aded murassa‘ pençere kapakları ve kapuları ve niçe bin fıskıyye ve havuz ve fevvâreleri ve tuçdan altun ile mutallâ dîv ü cin ve perî sûretlerin ve tuçdan selef kralları timsâllerin ve hâlâ {İslâmbol'da} Ayasofya câmi‘i mihrâbının yemîn ü yesârında olan mutallâ şem‘dânların ve niçe bin bunun emsâli ibret-nümâ eşyâların cümle yerlerinden kal‘ edüp İslâmbol'a gemilerle gönderüp cümle sûretleri temâşâ içün Atmeydânı'na korlar. Ve Budin'den niçe zî-kıymet balyemez topları Belgrad'a gönderirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74b ·
metinde göster ·
… hemân Süleymân Hân hâbdan bîdâr olunca ol nısfu'l-leylde Hâsoda'ya ins ü cin ve
perî
giremez iken görse kim câmekânı bâbında bir dervîş-i dilrîş durup eydir:
"Al bu miftâhları kalk Budin'e gidelim. Bu miftâhlarla Budin kapusun açalım" dedikde hemân Süleymân Hân hâbdan bîdâr olunca ol nısfu'l-leylde Hâsoda'ya ins ü cin ve perî giremez iken görse kim câmekânı bâbında bir dervîş-i dilrîş durup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86a ·
metinde göster ·
Der-sûret-i çîn meh-cebîn-i mahbûbe-i mahbûbân: Merd [ü] zenân-ı cüvânân-ı
perî
rûyları gâyet çokdur. Evvelâ cümle dilberânları gâyet garîb-dost olup semmûr Bo …
Der-sûret-i çîn meh-cebîn-i mahbûbe-i mahbûbân: Merd [ü] zenân-ı cüvânân-ı perî rûyları gâyet çokdur. Evvelâ cümle dilberânları gâyet garîb-dost olup semmûr Boşnak kalpağı geyüp Rûmeli gâzîleri gibi sıkma çuka dolamaları gümüş düğmeli ve çakşırları yine gümüş kopçalı ve kubâdî ve pâbuçlu ve serhaddî kontoşlu dilberânları olur. A‘yân-ı eşrâf ihtiyârları yine gûnâ-gûn çuka ferrâce ve semmûr kürk kontoşlar geyüp destâr-ı Muhammedî sararlar. Ba‘zı elfâzlarında "varmısık, gelmısık" deyü ziyâdece tekellüm ederler. {Ekseriyyâ re‘âyâları Rûm, Bulgar ve Çıtak ve Yörük kavmidir kim beyâz abâ ve kebeler geyerler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 220a ·
metinde göster ·
… e zamân Hazret-i Süleymân Selânik zemîninde cemî‘i ins ü cinn ve hûş u tuyûr ve
perî
vü dîvler ile sâkin olurlar.
Be-kavl-i müverrihîn-i Yûnân-ı Rûm ve Latin ve Sırf ve Mığdısî ve Kıbtî tevârîh-i mu‘teberelerinin tahrîri üzre ibtidâ bu şehri bünyâd eden Hazret-i Süleymân aleyhi's-selâmdır kim Belkîs Ana'yı Sebâ şehrinden perîlere getirdüp tahtını rûzgâra götürdüp cihânı Belkîs Hâtûn'una seyr [ü] temâşâ etdirirken Belkîs Ana ibtidâ diyâr-ı Rûm'da Atine şehr[i] hâkinde Temâşâlık nâm bir cây-ı mürtefi‘i görüp anda bir kasr-ı azîm binâ etdirüp 223a hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir. Andan fermân-ı Süleymân Nebî ile rûzgâr-ı zorkâr bârgâh-ı Süleymân'ı ber-hevâ götürürken Belkîs Ana bu şehr-i Selânik'in zemîninden dahi hazz edüp zemîn-i Selânik'in Yedikulle nâm hâlâ çınâristân olan yerde yine bir kasr-ı irem-i bünyâd etdirüp niçe zamân Hazret-i Süleymân Selânik zemîninde cemî‘i ins ü cinn ve hûş u tuyûr ve perî vü dîvler ile sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 222b–223a ·
metinde göster ·
… mahbûbu ve mahbûbeleri gâyet çokdur. Ve Rûm kızları ve keratsa nâm avretlerinin
perî
peykerleri olur kim ve mine'l-acâ’ibdir. Hattâ ba‘zı a‘yân-ı kibâr ta‘aşşuk edü …
Ve mahbûbu ve mahbûbeleri gâyet çokdur. Ve Rûm kızları ve keratsa nâm avretlerinin perî peykerleri olur kim ve mine'l-acâ’ibdir. Hattâ ba‘zı a‘yân-ı kibâr ta‘aşşuk edüp kefere bânûların nikâh ile alırlar. Gâyet garîb-dost âdemleri ve bânûları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 232a ·
metinde göster ·
Kethudâ câmi‘i, kubâbları kurşum örtülü ve altun ile yaldızlı serâmed alemli ve …
Andan bu varoşda Perî Kethudâ câmi‘i, kubâbları kurşum örtülü ve altun ile yaldızlı serâmed alemli ve bir nâzük ve musanna‘ zîbâ minâreli câmi‘-i hurrem harem-âbâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261a ·
metinde göster ·
… m ile hükûmet edüp tahsîl-i mâl eder. Bu şehrin kethudâyeri ve yeniçeri serdârı
Perî
Beşe'dir. Ve a‘yândan Mehemmed Efendi ve Topal Dersi‘âm Ivaz Efendi ve Halîl Be …
Subaşılıkdır, iki yüz âdem ile hükûmet edüp tahsîl-i mâl eder. Bu şehrin kethudâyeri ve yeniçeri serdârı Perî Beşe'dir. Ve a‘yândan Mehemmed Efendi ve Topal Dersi‘âm Ivaz Efendi ve Halîl Beşe. Bu âdemler hânedân sâhibleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49a ·
metinde göster ·
Beşe'nin pederi yüz yigirmi sene mu‘ammer olmuş bir müsinn Zâl kimesne idi. "Âl …
Perî Beşe'nin pederi yüz yigirmi sene mu‘ammer olmuş bir müsinn Zâl kimesne idi. "Âlem-i sabâvetimden berü bu ağacı böyle bilirim. Ve pederim dahi yüz yıl mu‘ammer olmuş idi, anlar dahi bu ağacı böyle bilirim, deyü nakl ederdi" deyü Perî Beşe pederi Q 26a böyle hikâye ederdi. Hakîkatü'l-hâl temâşâ etdiğimiz diyârlarda nazîri yok vâcibü's-seyr bir üzüm ağacıdır kim yaz u kış niçe bin tuşe üzümü maslûb durur. Kimi biter kimi yiter. Ve yedi kerre üzüm verir dalları ve nihâlleri vardır. Hamd-i Hudâ hakîr dahi teberrüken iki salkım üzümden tenâvül etmek nasîb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49b ·
metinde göster ·
Perî Beşe'nin pederi yüz yigirmi sene mu‘ammer olmuş bir müsinn Zâl kimesne idi. "Âlem-i sabâvetimden berü bu ağacı böyle bilirim. Ve pederim dahi yüz yıl mu‘ammer olmuş idi, anlar dahi bu ağacı böyle bilirim, deyü nakl ederdi" deyü Perî Beşe pederi Q 26a böyle hikâye ederdi. Hakîkatü'l-hâl temâşâ etdiğimiz diyârlarda nazîri yok vâcibü's-seyr bir üzüm ağacıdır kim yaz u kış niçe bin tuşe üzümü maslûb durur. Kimi biter kimi yiter. Ve yedi kerre üzüm verir dalları ve nihâlleri vardır. Hamd-i Hudâ hakîr dahi teberrüken iki salkım üzümden tenâvül etmek nasîb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49b ·
metinde göster ·
… up iki başlar ile ormanda pinhân olup girîbânı ele verdi. Refîkımız olan Serdâr
Perî
Beşe'ye harâmîyi teslîm edüp dahi ileri gelüp mezkûr dörd aded şehîdleri defn e …
Nice bu gûne efsâne türrehât kelâmlar etdi. Âhir ale'l-ittifâk herîfi muhkem kayd-bend edüp söyletdik. Meğer tahkîk dürüst harâmîlerden mecrûh olup iki başlar ile ormanda pinhân olup girîbânı ele verdi. Refîkımız olan Serdâr Perî Beşe'ye harâmîyi teslîm edüp dahi ileri gelüp mezkûr dörd aded şehîdleri defn edüp iki başsız harâmî leşlerin bırağup cümle esbâbların refîklerimiz alup bulduğumuz âdem kolun ol kolsuz cüvân yiğidin yanına defn edüp nîm sâ‘at ileri giderken Q 27aP 27a yol üzre beş dâne at dizginlerin sürüyüp serserî gezerler. Hemân hakîr beşin dahi zabt edüp huddâmlarıma verdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51b ·
metinde göster ·
… e rûşen-binâ ve rûşenâ hammâm-ı hayât-efzâlardır. Ammâ cümleden mecma‘ü'l-irfân
Perî
hammâmı ve Yalınayak hammâmı. Bunların âb [u] hevâsı latîf, kân-ı âşıkân [u] ma …
Ve cümle on üç hammâmdır. Cümleden Tahtalkal‘a hammâmı âb [u] hevâsı gâyet latîf hammâm-ı pâk ve nazîfdir. Ve Yenice köy hammâmı ve Hasan Çavuş hammâmı ve Lütfî Paşa hammâmı ve Eski Beğ hammâmı ve Nâzır hammâmı ve Hekîm hammâmı ve Sûretli hammâm ve Kara Kadı hammâmı ve Bâdemiyye hammâmı ve Mehemmed Ağa hammâmı. Bunlar gâyet latîf ve hoş-hevâ ve rûşen-binâ ve rûşenâ hammâm-ı hayât-efzâlardır. Ammâ cümleden mecma‘ü'l-irfân Perî hammâmı ve Yalınayak hammâmı. Bunların âb [u] hevâsı latîf, kân-ı âşıkân [u] ma‘şûkân hammâmlardır kim birer havz-ı azîmleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y82a ·
metinde göster ·
"Allâhu'l-Melikü'l-kadîr ez-za‘îf el-fakîr İbrâhîm bin
Perî
bin Halîl bin Dâvûd bin İbrâhîm bin [[(---) (---) (---)]] Q 70b tis‘i mie." t …
"Allâhu'l-Melikü'l-kadîr ez-za‘îf el-fakîr İbrâhîm bin Perî bin Halîl bin Dâvûd bin İbrâhîm bin [[(---) (---) (---)]] Q 70b tis‘i mie." terkîm olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y153a ·
metinde göster ·
… u inşâ(?) fî hâze'l-medreseti ve ta‘mîri hâze'l-câmi‘i'ş-şerîf el-Emîr el-a‘yân
Perî
bin Halîl bin Ramazân fî sene 965."
"Fî zemânı devleti sâhib Sultân Süleymân Şâh bin Selîm Hân azze nasruhu inşâ(?) fî hâze'l-medreseti ve ta‘mîri hâze'l-câmi‘i'ş-şerîf el-Emîr el-a‘yân Perî bin Halîl bin Ramazân fî sene 965."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154b ·
metinde göster ·
… Selîm Han Y 155b halledallâhu sâhibe'l-hayrâti el-bâbü'l-Emîrü'l-kirâm bi-bni
Perî
Paşa Emîrü'l-merhûm Halîl Beğ eş-şehîr b'ibni Ramazânî gurre-i Muharremü'l-harâ …
"Benâ hâzihi'l-câmi‘eş-şerîf fî eyyâmi devleti's-sultâni'l-a‘zâm ve hâkâni'l-mu‘azzam Sultân Süleymân Şâh bin Selîm Han Y 155b halledallâhu sâhibe'l-hayrâti el-bâbü'l-Emîrü'l-kirâm bi-bni Perî Paşa Emîrü'l-merhûm Halîl Beğ eş-şehîr b'ibni Ramazânî gurre-i Muharremü'l-harâm sene semâne ve erbaîn ve tis‘i mie." [1.M.948] tektîb olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155a–Y155b ·
metinde göster ·
… mdir. Meğer dîv-i Süleymânîlerin mahbeshâneleri imiş bir muzlim küncdür. Dîv ve
perî
üstühânları mâl-â-mâldır. Bir incik üstühânı yedi karış geldi ve ba‘zı kafâlar …
Ve bu gârın Y 217a sağında bir küçük mağâra deliği vardır. Andan içeri ba‘zı cânlardan cân baş terk edenler girüp seyr [ü] temâşâ ederler. Ammâ ol kadar muzlim mahal değildir, âdem âdemi seçer. Tâ mescid-i Aksâ altına dak gâr-ı azîmdir. Meğer dîv-i Süleymânîlerin mahbeshâneleri imiş bir muzlim küncdür. Dîv ve perî üstühânları mâl-â-mâldır. Bir incik üstühânı yedi karış geldi ve ba‘zı kafâlar Rûm kîlesi kadar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216b–Y217a ·
metinde göster ·
… ın sîm-i hâm-vâr endâmına berk-i gül-i hamrâ yapışup gûyâ havz-ı Kevser'den bir
perî
zâhir olup cümle uşşâk Subhâne'l-Hallâk deyü vâlih [ü] şeydâ olurlar. Ve bu hav …
Ve bu hammâmın tâ vasatında aşren fe-aşr bir havz-ı azîmi var. Mevsim-i erguvânda ve vakt-i verd-i handânda bir kaç şele berk-i gülü âb-ı havz (---) edüp havz içre neheng-i bahr-i ma‘ânî-vâr şinâver gavvâsân-ı âşıkân mahbûb-ı cüvânânın sîm-i hâm-vâr endâmına berk-i gül-i hamrâ yapışup gûyâ havz-ı Kevser'den bir perî zâhir olup cümle uşşâk Subhâne'l-Hallâk deyü vâlih [ü] şeydâ olurlar. Ve bu havz içre mâhî-vâr şinâverlik eden ihtiyâr cüvân-ı bî-karâr bilâ-vâsıta kuc kucağ olup sîne ber-sîne olup kâm alurlar. Ve her bâr ûd [u] amber râyihasından gâsillerin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y246a ·
metinde göster ·
… ş sûretleri birbiriyle ceng-i azîm ederler. Ve eşkâl-i at ve hımâr ve hınzîr ve
perî
ve dîvler ve sahîh hımârlara ve kelblere fişengi zeyn edüp âteş ederler, temâşâ …
Ve fişengden eşkâl-i papaslar ve Freng ve Yahûdî ve Kızılbaş sûretleri birbiriyle ceng-i azîm ederler. Ve eşkâl-i at ve hımâr ve hınzîr ve perî ve dîvler ve sahîh hımârlara ve kelblere fişengi zeyn edüp âteş ederler, temâşâya gelen halk içre bu hayvânlar rehâ içün girüp cümle halkı birbirine katup mudhikâne bir temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154b ·
metinde göster ·
… merâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gibi mukehhal gözlü, şîrîn sözlü ve münevver yüzlü
perî
peykerleri olur kim medhinde lisân kâsırdır.
Ve Habeşe cevârîler esmâları var kim âdem hayrân olur. Meselâ Hasîse ve Fesîse ve Kasîse ve Nefîse ve Fitne ve Eşmîne ve Şemsiyye ve Şemmûne ve Reyhâne ve Hediyye ve Verdiyye ve Hamrâ ve Kamrâ ve Amberiyye ve Cemîle ve bunun emsâli niçe nâmları vardır kim tahrîrinde melâlet vardır. Ammâ şehr-i Mısır'ın hâricinde kurâ ve kasabâtlarda Sa‘îdî ve Bedevî mahbûbeleri olur kim merâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gibi mukehhal gözlü, şîrîn sözlü ve münevver yüzlü perî peykerleri olur kim medhinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y243a ·
metinde göster ·
Paşa sarâyın müheyyâ etdiler. Bi-emri Hudâ Selîm Hân merhûm olup Süleymân Hân i …
Ammâ bu el-Mütevekkil Alallâh gâyet müsin halîfe idi. Hattâ fâtih-i Mısır Sultân Selîm Hân ile fetihde bile idiler. Ba‘de'l-feth Selîm Hân bunların sohbetinden hazz edüp İslâmbol'a götürüp Perî Paşa sarâyın müheyyâ etdiler. Bi-emri Hudâ Selîm Hân merhûm olup Süleymân Hân ile ülfet ederken el-Mütevekkil'in pederinin Mısır'dan fevti haberi gelüp Süleymân Hân izniyle Mısır'a halîfe olmağa me’zûn olup Ebussu‘ûd hazretleri huzûrunda dest-bûs edüp bir donanma-i azîm ile Pılak Mustafâ Paşa kapudan paşa olup el-Mütevekkil Alallâh'ı tevekkülen alallâh deyüp İslâmbol'dan yedi günde İskenderiyye'de lenger-endaht edüp andan iki günde Mısır'a dâhil olup vâlî-i Mısır Dâvûd Paşa istikbâl edüp alay-ı azîm ile ecdâdları tahtı olan Kal‘atü'l-kepş'de meks etdirüp mesned-i hilâfete cülûs eder. Müddet-i hilâfet 23 sene.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y267a ·
metinde göster ·
… Hazret-i Süleymân büyükdür. Zîrâ kuvvet-i mu‘cize ile ve hizmet-i ins ve dîv ü
perî
ile binâ olunmuşdur. Ve ilm-i hendese ve ilm-i mi‘mârîden haberdâr olan berhord …
Ve bu câmi‘ tûlen ve arzan kâmil beşer yüz germe adımdır. Bu hisâb üzre Mekke'nin Mîne bâzârında olan Câmi‘ü'l-hayf ve cebel-i Arafât'da olan câmi‘-i İbrâhîm ve Arafât ve Mîne bâzârı beynehümâsında cebel-i Ferah dibinde câmi‘-i Müzdelife ya‘nî Meş‘arü'l-harâm ve Mısır'da câmi‘-i Amr ibnü'l-Âs ve Şâm'da câmi‘-i Ümeyye ve Kostantıniyye'de Ayasofya bu zikr olunan cevâmi‘-i kebîrin cümlesinden bu Sûdân vilâyetinde olan câmi‘-i Hazret-i Süleymân büyükdür. Zîrâ kuvvet-i mu‘cize ile ve hizmet-i ins ve dîv ü perî ile binâ olunmuşdur. Ve ilm-i hendese ve ilm-i mi‘mârîden haberdâr olan berhordâr olmuş âdem bu câmi‘-i azîmi görse hakkâ ki Süleymân Nebî üstâd-ı kâmil olup mu‘cizesin ızhâr eylemiş, der. Bu hakîr edîm-i arzda kırk sekiz sene cihânbîn olup on yedi pâdişâhlık yerde ve ma‘mûr u âbâdân olan memâlik-i mahrûselerde böyle bir câmi‘-i nebiyyullâh-ı kebîr görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407a ·
metinde göster ·
… ve sommâkîden ve seng-i siyâhdan mahûf u mehîb sûretleri var. Ammâ on iki dahi
perî
pâdişâhları var, kasırları yanında beyâz mermerden inşâ olunmuş geysûları çim-e …
Ammâ cümleden mehîb ecinne pâdişâhları on ikidir, herbiri beyâz mermerden ve sommâkîden ve seng-i siyâhdan mahûf u mehîb sûretleri var. Ammâ on iki dahi perî pâdişâhları var, kasırları yanında beyâz mermerden inşâ olunmuş geysûları çim-ender-çim edüp omuzları üzre cenâheynlerin devşirüp ber-zânû otururlar, hemân cemî‘i vücûdları benî âdem gibidir, ammâ kanatları omuzu başlarında ziyâdedir. Ve bir kasırda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426b ·
metinde göster ·