… -i Kırım'a gönderüp kendüleri Akkirmân'da Melek Ahmed Paşa ile görüşmeği re’y-i
savâb
görüp cümle asâkir-i İslâm'ın üç bin aded araba metâ‘ların şîrîn ve Mansûrlu be …
Bu mahalde Hân-ı âlîşân-ı müdebbir bir hüsn-i tedbîr edüp Leh kralına âsî olan kılâ‘lardan alınan mâl-ı ganâ’im ve esîrleri ve meskûk kılâ‘larından alınan nehb u gâret-i emvâl erzâk esîrlerin ve cemî‘i kal‘alardan alâ tarîki'l-hedâyâ gelen mâlları ve metâ‘ları cümle vilâyet-i Kırım'a gönderüp kendüleri Akkirmân'da Melek Ahmed Paşa ile görüşmeği re’y-i savâb görüp cümle asâkir-i İslâm'ın üç bin aded araba metâ‘ların şîrîn ve Mansûrlu beğlerinden on bin {aded} güzîde yiğitlere üç bin arabayı teslîm edüp Hân bu Kapusna kal‘asında üç dörd gün meks edecek olduklarında hakîr dahi esîrlerim anlar ile Kırım'daki otarıma 48b ve Hızırşa Efendi atalığıma göndermek içün Hân'dan me’zûn olup yine cümle koşdaşlarımla Hân'ın dest-i şerîfin bûs etdikde beş esîr ve beş at ve bir semmûr hil‘at ve beş tüfeng ve bir yorga at ve üç yüz Ungur[us] altunu harc-ı râh verüp Hân ile vedâ[‘]laşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48a–48b ·
metinde göster ·
… le leb-ber-leb olup hakîr dahi girüp râhat-ı cân buldum. Hamd-i Hudâ bu kadarca
savâb
bize müyesser oldu. Ve bir mermer sütûn üzre tathîr etdiğimizin târîhin tahrîr …
Evsâf-ı germâb-ı şehr-i Marmara: Bir kayalı dağ eteğinde Çatal ılıca demek ile ma‘rûf bânîleri nâ-ma‘lûm binâ-yı kadîmlerdir. Üzerlerinde kubbeleri ve müte‘addid havuzları vardır. Bir latîf Y 31b suyu vardır. Mâh-ı Temmûz'da niçe bin âdem gelüp gasl edüp ifâkat bulurlar. Suyu vücûd-ı insânda yağ gibi cilâ verir. Cüzâm marazına mübtelâ olan kırk gün âbından nûş etse bi-emrillâh ifâkat bulur. Hattâ bir küçük havuzu bir kubbeli halvet Q 17aP 17a içinde mu‘attal imiş. Huddâmlarıma etek dermiyân etdirüp havuzun içinde hâr u hâşâki ve müzahrafâtları ve su yolların tathîr edüp ve câ-be-câ soffaları termîm edüp bir latîf havuz olup âb-ı sühûn ile leb-ber-leb olup hakîr dahi girüp râhat-ı cân buldum. Hamd-i Hudâ bu kadarca savâb bize müyesser oldu. Ve bir mermer sütûn üzre tathîr etdiğimizin târîhin tahrîr edüp târîh koduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y31a–Y31b ·
metinde göster ·
… e'de defn etdiler. Künyeleri Abdurrahmân'dır. Ve nakş-ı hâteme "Li-külli amelin
savâb
" idi.
{Ve bu[na] karîb Sahr bin Harb bin Ümeyye Hicret'in sene (---) târîhinde Hüseyn bin Alî'nin sulh ferâğında müstakil halîfe oldu. Hicretin sene (---) pederi Ebî Süfyân İslâm ile müşerref olmuşlardı. Hazretden 163 hadîs nakletdi. Zamân-ı hilâfetlerinde memâlik-i şâm ve Mısır ve Mağrib ve Endelüs ve Fârs ve Arab ve Âzerbâycân ve Deylem ve Horasân ve Mâverâ‘ü'n-nehir ve Hindustân'a varınca hükm etdiler. Nefer aded 14. Müddet ise 91 sene, ömreş 78 sene mâh-ı Receb fî sene 90 Mervân-ı Hımâr'da inkırâz buldular. Bu şâm-ı şerîf tahtları idi. Mu‘âviye Emeviyyûn'un ibtidâsıdır Yezîd'in pederi olduğıyçün şetm etmemek gerekdir, zîrâ neseb-i Resûl'dendir ve cümle ahvâlâtları Y 254a min-indillâhdır. Ömr-i şerîfleri 78 sene ömreş (---) sene. Sebeb-i mevtleri oldur kim ehl-i Medîne Hazret-i Osmân'ı katl etdikleriyçün cümle a‘yân-ı ahâlî-i Medîne'yi katl edüp cesed-i Resûlullâh'ı yerinden ref‘ edüp şâm'a götürmeye mübâşeret etdi. Ol gün minber-i Resûl lerzân oldu. Ve asker-i Mu‘âviye şâm'dan hurûc etdüği gün câmi‘-i Ümeyye minberi münhedim olup şems dahi münkesif oldu. Cümle ahâlî-i şâm zulmetde kalup ol sâ‘at Mu‘âviye havfinden lakve mar[azına] mübtelâ olup cân verdi. Ve bâ (---) el-Câbiyye'de defn etdiler. Künyeleri Abdurrahmân'dır. Ve nakş-ı hâteme "Li-külli amelin savâb" idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y253b–Y254a ·
metinde göster ·
… bir şey vermeyüp taşrada erbâbın gözedüp pes-i perdeden tasadduk etmek gerek ve
savâb
dahi andadır. Ba‘zı müstahıkkîn fukarâlar vardır, anlara birer ikişer altun ver …
Makâm-ı Erbâb-ı Soffa: P 121b Soffasına varup kıble cânibine müteveccih olup anda iki rek‘at namâz kılup hukûk-ı vâlideyni yâd edüp dünyevî ve uhrevî hayr murâdâtları husûliyçün hayr du‘â edüp cümle Erbâb-ı soffa rûhlariyçün Fâtiha-i şerîfe tilâvet edüp bu mahalde sâkin olan fukarâlara pinhânîce tasadduk oluna. Ammâ sadakayı âşikâre vermeye. Eğer âşikâre kîse çıkarup nukra-i sîm ü zer göstersen yüz kîse mâl kifâyet etmez. Âdemin esvâbın pâre pâre ederler. Ve ırza müte‘allik nâ-hemvâr evzâ‘ edüp müvâce[he]-i Resûlullâh'da vâveylâ ve vâveledâ kopar. Hemân nezâket oldur kim bu âsitâne içre bir şey vermeyüp taşrada erbâbın gözedüp pes-i perdeden tasadduk etmek gerek ve savâb dahi andadır. Ba‘zı müstahıkkîn fukarâlar vardır, anlara birer ikişer altun verüp hatm-i şerîfler tilâvet etdirile.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y290b ·
metinde göster ·
… sbîh ederler. Ve "Sübhanallâh" deyü ta‘accüb ederler kim Cenâb-ı İzzet kullarım
savâb
edeler deyü tesbîhlerin müdevver müdevver dırahtda halk etdüğiyçün "Elhamdulill …
Tesbîh dırahtı: Bu dahi ceviz ağacına benzer bir ağaçdır, ammâ yaprakları hurdedir. Dallarında salkım salkım tesbîhler biter, kemâlin buldukda delüp tesbîh ederler. Ve "Sübhanallâh" deyü ta‘accüb ederler kim Cenâb-ı İzzet kullarım savâb edeler deyü tesbîhlerin müdevver müdevver dırahtda halk etdüğiyçün "Elhamdulillâh" deyü şükür ederler ve sun‘ullâhı müşâhede edüp otuz üç kerre dahi "Allâhu ekber" derler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y237a ·
metinde göster ·
… düp üç gün üç gece yetmiş bin huccâcın Mîne bâzârı şâdumânı mevlûd-ı Bedevî'den
savâb
cihetinde ve âdem deryâsı ve devâbât cem‘iyyet cihetinde Mîne bâzârı cem‘iyyeti …
Ammâ bu cem‘iyyet-i kübrâya mu‘âdil Mekke-i mükerremede cebel-i Arafât'dan avdet edüp üç gün üç gece yetmiş bin huccâcın Mîne bâzârı şâdumânı mevlûd-ı Bedevî'den savâb cihetinde ve âdem deryâsı ve devâbât cem‘iyyet cihetinde Mîne bâzârı cem‘iyyeti âlîdir. Ve ol meydân-ı melâhatda başka inşirâh-ı sadr zevk-ı derûn vardır kim cemî‘i mâsivâ hâtırdan dûr olup herkese Rabb'i ile mâbeyninde bir hicâb perdesi kalır. Zîrâ herkes rahm-ı mâderden müştak olmuş gibi Y 294b ma‘sûmdur. Zîrâ bu hadîs-i şerîf delîldir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y294a–Y294b ·
metinde göster ·