İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tab

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
114
isabet
110 cümle/beyitte
42,2
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
3
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi11346,2
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 114

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tab” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 5866 kişi tab ‘ ı tört ol ḳarışma yaġı / biri küldürür bir ḳılur ün çoġı
EÇS I 60a … etmişlerdir. Zîrâ merhûm Ahmed Hân bir pâdişâh-ı azîmü'ş-şân bir çelebi sâhib-i tab ‘ [u] ehl-i iz‘ân olmağile cedd-i izâmlarından berü ne kadar zî-kıymet ibret-nüm …
EÇS I 71a … inden istimdâd taleb edüp bi'l-bedâhe hemân Keşşâfü'l-kerûb Allâh bir çevelân-ı tab ‘ verüp hâtıra bu ebyât geldi. Beyt:
EÇS I 81a … ıyye'de hâsıl olup Harem-i hâs'da neşv [ü] nemâ bulmuşdur. Bir halûk ve sâhib-i tab ‘ ve âlufte-meşreb vezîr-i dilîr idi. (---) vezâret edüp (---) bahânesiyle ma‘zû …
EÇS I 100a Kebîrî: Florinalıdır ammâ filorili değildir. Fîrûzîne tab ‘ Florunyalıdır.
EÇS I 101b … eşv [ü] nemâ bulmuşdur. Âl-i Osmân'a bir tevârîh te’lîf edüp gâyetü'l-gâye âb-ı tâb vermişdir ve eş‘âr-ı hüsniyyât ile meşhûrdur.
EÇS I 123a … -ı azîm tekye-i Ca‘fer-âbâd, Süleymân Hân huddâmlarından Ca‘fer nâm bir sâhib-i tab ‘ kimesnenin hayrâtıdır. Şehrin bir mürtefi‘ zemîni üzre vâkı‘ olmuş gûnâ-gûn dı …
EÇS I 156b … etdiler. Ba‘dehu Ebü'l-me‘âlî {hicret-i nebeviyye'nin} sene 261 târîhinde âb-ı tâb verüp altmış cild etdi. Hâlâ mezkûr altmış cildi meddâhân-ı Rûm fihris edüp üç …
EÇS I 172a Eğer bu tahrîr olunacak cümle esnâfı bu gûne âb-ı tâb ile evsâfların tahrîr etsek başka bir fütüvvetnâme olup seyâhatimize mâni‘ olup …
EÇS I 173a … âhı onmadık gümrâhı tâ’ifeleri nice diyebilirsiz kim balık tenâvül edenler zekî tab ‘ olup gıll [u] gışden berî olur dersiniz."
EÇS I 191b … kkânları yokdur, ekseriyyâ hânedânlarda zât-ı şerîf mollâ ve vüzerâzâde sâhib-i tab ‘ çelebiler ve berber dükkânlarında üstâd-ı kâmiller perveriş edüp hezârın hezâr …
EÇS I 209b … dilberdir, çağanabâzlıkda ve pîşekârlıkda ve'l-hâsıl her lu‘bedebâzlıkda âb [ü] tâb veren bu cevâhircidir ve hûb-âvâz üstâd-ı kâmil hânende ve mukalliddir, ve karı …
EÇS I 209b … e'l-hâsıl kırk yedi pâre taklîd îcâd edüp kâr-ı lu‘bedebâzlığa bir gayrı âb [ü] tâb verüp cemî‘i bisâtların mücevher edüp Cevâhir kolu demekle şân u şöhret bulmuşl …
EÇS II 226b … şende fışkı dökmek ihtimâlleri yokdur kim hâkim haklarından gelir. Ammâ sâhib-i tab ‘ olan kimesneler mezkûr on yedi kaynaklardan ve niçe yüz pâk çeşmelerden su get …
EÇS II 266a–267a … i kadem-i sa‘âdetleri kayaya te’sîr etdüğü alâmetleri zâhirdir. Ba‘dehû ejderin tâb [u] tüvânı kalmayup Saltık Sultân'ı koyverir. Sultan-ı merkûm eli kan, kılıcı k …
EÇS II 272b–273a … l‘a-i Revân ve Bağdâd'da olmamışdır. Ammâ ol gazâlar müverrihler lisânıyla âb u tâb verüp ta‘rîf ve tavsîf eylemişlerdir. Ba‘dehû serdâr-ı mu‘azzam bu cezîre-i Gir …
EÇS II 286b Bu Erzurûm kal‘asının sâhib-i tab ‘ olan ahâlîsi ekseriyyâ bu mâ-i Furât'dan getirdüp nûş ederler ammâ yine kal‘a- …
EÇS II 295a–295b … lmuşdur kim gûyâ meclis-i Hüseyn-i Ba[y]kara oldu. Meğer Hân-ı âlî-şân, sâhib-i tab ‘, hoş-sohbet cân imiş. Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî'nin hazînedârbaşı …
EÇS II 296a Ammâ Devlet-i Âl-i Osmân'da olan arz-ı mukaddese şehirleri esmâlarında âb [u] tâb ve şân vardır. Evvelâ vilâyet-i Karamân, vilâyet-i Aydın ve vilâyet-i Sarıhan v …
EÇS II 313a … ü dûstân [u] yârânlar ile hoş sohbetler etdük. Ammâ Takî Hân-ı ber-cân, sâhib-i tab ‘ Fârisî-hân, bir civân [u] merd-i meydân ve sâhib-i iz‘ân ve fârisü'l-hayl, dil …
EÇS II 355b … râ-yı billah dervîşân-ı âgâhları var kim her biri Fârisî ve Arabî-şinâs sâhib-i tab ‘, erbâb-ı ma‘rifet dil-rîşleri vardır. Azîzin kabr-i pür-envârına girüp bir Yâs …
EÇS III 9b–10a … isânında sehel dığdığı lehçesi gibi bir lüknet var idi ammâ bunda olan cevlân-ı tab ‘ u tîz-fikr zamânımızın şu‘arâlarında yok idi. Husûsan babası Mısır fellâhların …
EÇS III 31a … lâmbol gerçi çelebi ve zarîf ve pür ma‘rifet ve musannif ve mü’ellif ve sâhib-i tab ‘ u reşîd ve necîb u halûk ve halîm ü selîm kimesneler olur ammâ tiryâkî ve berş …
EÇS III 51b … akîr anlara mu‘âraza etdikçe paşa anların kizbini tasdîk edüp irtibât ve âb [u] tâb verirdi. Hatta bir gün merhûm ve mağfûrunleh Tabanıyassı Mehemmed Paşa imâmı Ya …
EÇS III 56b … hbûbe-i mahbûbân: Âb-ı hevâsının letâfetinden âlüfte vü âşüfte yârândan sâhib-i tab ‘ şîrîn-edâ dilberleri olur. Ve mahbûbeleri pâk u pâkîze ve afîfe, sâhib-i âdâb, …
EÇS III 57a–57b … içün cereyân etdüğünden ve nûş edüp def‘-i atşân def‘-i cû‘ etdiginden sâhib-i tab ‘ hukemâ-meşreb olanlar bu ayn-ı pâkin yetmiş aded nef‘ini müşâhede etmişler. Gâ …
EÇS III 64b … Cümle (---) aded mahalde ilm-i hadîs okunur. Zirâ ekseriyyâ halkı zekî ve ehl-i tab ‘ u erbâb-ı dâniş ve mü’ellif ü musannif ve kavâ’il-i ezkiyâsı çok âdemleri vard …
EÇS III 100b–101a … haberi müjdecileri gitdi. Ammâ atlarımızda ve cümle gâzîlerimizde zerre mikdâr tâb u tüvân kalmamış idi. Derhâl fermân-ı serdâr ile Celâlîlerden alınan sekiz yüz …
EÇS III 115b–116a … Kıradışka dağlarında demir me‘âdinlerine uğradığından şehr-i Belgrad'ın sâhib-i tab ‘ olan ahâlîleri nehr-i Sava, Tuna'ya mahlût olmadığı mahallerde Zimon kal‘ası c …
EÇS III 120a … misâfirîne da‘vet edüp ikrâm-ı it‘âm ederler. Halîm ü selîm ve halûk u sâhib-i tab ‘ yârândan âlüfte ü âşüfte erbâb-ı ma‘ârifi çokdur. İklîm-i hâmisin âharı vasatı …
EÇS III 125b 125b Bu lugatlar emsâli niçe bin gûne elfâz-ı mühmeleleri vardır, âb-ı tâb vererek kendüler söyleyüp yine kendileri anlar ammâ beyne'n-nâs yine meşhûr-ı â …
EÇS III 130a … lmek ihtimâli yokdur. Gâyet muhavvif ve muhâtara beldir kim ubûr edenin belinde tâb u tüvân kalmaz.
EÇS III 134b … ’sîr edüp derûn-ı şehir derk-i esfel-misâl olup şiddet-i hârdan ekseriyyâ ehl-i tab ‘ alan kimesneleri kasaba-i Istanimaka ve Despot yaylasına çıkup iki üç ay kesb- …
EÇS III 140a Mu‘tâd-ı latîf-i ahâlî-i Sofya: Sâhib-i tab ‘ olan kimesneler pâk destiler ile bu bana suyundan doldurup sermâ olunca nûş ed …
EÇS III 141b … îmlerin kesretinden bir şecerenin berg [ü] bârı vefretinden âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı zemîne te’sîr etmez. Böyle bir hıyâbân-ı sâyedârdır. Anda bir müdevv …
EÇS III 145b … ayrâmiyye'de hâk-i amber pâk olan Sofya-i sâfîden tulû‘ idip âfitâb-misâl âleme tâb verüp yetmiş bin mürîde irâdet vermiş kabâ’il-i Yürükden ârif-i billah ulu sult …
EÇS III 153a–153b … etdikleri tavhânesi vardır. Âyende vü revende müsâfirîn meks edüp bu tâbhânede tâb [u] tüvân hâsıl ederler. Bir küçük câmi‘-i rûşendir. Bir püşte-i âlî üzre inşâ …
EÇS III 162a Süleymân Hân vüzerâlarından sâhib-i tab ‘ ve sâhib-i kerem Alî Paşa hayrâtıdır. Ve Süleymân Hân mi‘mârbaşısı Koca Mi‘mâr …
EÇS III 166b … âya ri‘âyet-i firâvân edüp kayd-bend ederler. Zirâ ni‘metleri mebzûl ve sâhib-i tab ‘ u sâhib-i kerem hânedân sâhibleri halûk u selîm ve âlüfte ü âşüfte yârândan, s …
EÇS III 173a … Paşa sadrıa‘zam oldu, gıll [u] gış ve gıybetden müberrâ âlüfte-i âşüfte sâhib-i tab ‘ u sâhib-i kerem kimesne olmağıla cümle ehl-i İslâmbol "Yâ Bâsıt" ismine mazhar …
EÇS IV 202b … r içre böyle âb-ı câriyeler vardır. Aslâ suya sıkleti yokdur. Ammâ niçe sâhib-i tab ‘ kimesneler at sakkâlarıyla aşağı Şattu'l-Arab'dan su getirdiler. Anın dahi evs …
EÇS IV 204a Andan çârsû-yı hüsn içre İskender Paşa hammâmı: Sâhib-i tab ‘ bir vezîr-i dânâ imiş kim ilm-i mi‘mârîde kâmil mühendis olmağile kendi zâde-i …
EÇS IV 228a … destine alup cümle terkîblerin Fârisî tilâvet edüp fesâhat u belâğat üzre âb-ı tâb verüp kıra’et eder ve Türkî târîhleri Arabî yâhûd Fârisî lûgatlar ile selâset ü …
EÇS IV 265a … udâ ol kadar şiddet-i harâret olup paşaya te’sîr etdi kim tâb-ı teb ile paşanın tâb [u] tüvânı kalmayup mizâc-ı nâzik-zücâcları âteş-pâre olup fevka'l-had şikeste- …
EÇS IV 277a … isilli musanna‘ okların hisâbın Hudâ bilir kim anların demrenleri merîhden âb u tâb almış peykânlı nâveklerdir kim her biri pür hışımlı düşmana değer sihâm-ı kazâ …
EÇS IV 282b … ı turâba basar. Hemân Çomar atına süvâr olup hasmına sunar, ammâ görse kim atta tâb u tüvân kalmamış, ammâ kazâ vü kader yine hasmları gitdikce çoğalup dörd yanınd …
EÇS IV 343a–343b … dan nehr-i Şattu'l-Arab hammâm 343b suyu gibi cereyân eder. Bağdâd'ın sâhib-i tab ‘ olan kimesneleri bu kumkumanın ağzını berkidüp kapağına bir ip ve kumkumanın b …
EÇS IV 350b … mübâşeret etdikde minber-i Resûlullah mütezelzil olup semâda şems-i âteş-tâbun tâb [u] tüvânı kalmayup münkesif oldu. Mu‘âviye havfinden cesed-i Resûl'i yerinden …
EÇS IV 351a … olup bir gûne inşirâh-ı sadr-ı zevk-i derûn hâsıl olup âdeme bir gûne cevelân u tab ‘ u zekâvet hâsıl olur. Ve her kim emrâz-ı muhtelifeye mübtelâ olsa bu İmâm Hüse …
EÇS V 16b … mişler. O da gelmek üzre iken Erzurûm'da müsellimi Abdullâh Ağa nâm bir sâhib-i tab ‘ ve kadir-şinâs-ı hümâm bir âkıbet-endîş ve dûrbîn-fikr ve maslahat-güzâr ve mü …