İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tac

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
102
isabet
86 cümle/beyitte
37,8
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
4
farklı biçim
31 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi9940,4
Dede Korkut Kitabı261,7
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 102

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tac” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 89 ay din ‘izzi devletḳa nasir mu‘in / ay milletḳa tac ay şeri‘atḳa din
EÇS I 99b … Çelebi ve Ahmed Çelebi ki Hind'den mürâca‘atla Rûm'a geldi ve Ca‘fer Çelebi ibn Tâc , hattât-ı cihân-ârâdır.
EÇS I 100a Tâc [u] kabâyı terk edüp uryân olalım bir zamân
EÇS I 104a Bu türbe-i münevver, cümle merâkıdlardan müzeyyen ve mücevher zî-kıymet tâc u mücevher sorguc ve kemer ve zî-kıymet kanâdîller ile müzeyyendir.
EÇS I 110b … rdır. Ammâ bu Tâcbeğ merhûm olduğu gün şâ‘ir el-Mevlâ Sûzenî Efendi merhûm olup Tâc ile Sûzenîzâde musallâda cenâzeleri kılınup Sûzenî Edirnekapusu hâricinde medfû …
EÇS I 112a el-Mevlâ Mehemmed Sâdık: Ya‘nî Sıdkı Çelebi derler. Manav Tâc olan Efendi'nin mahdûmudur. Mâderi tarafından Muhaşşî Şeyhzâde Efendi nesebine …
EÇS I 146a … ndiyân: Cümle müselmânândır. {Sultân} İbrâhîm Hân, İbrâhîm-i Edhem gibi sâhib-i tâc olduğuna nazar etmeyüp bu Hindî tekyesinde fukarâlar ile ta‘âm tenâvül etmişdir …
EÇS I 148a "Hazret-i Âdem'e Cenâb-ı Bârî nefh-ı rûh etdikden sonra Cibrîl-i Emîn ile tâc ve hulle gönderüp civârına da‘vet edüp huzûr-ı Hakka hırka ile mestûr vardı. Ve …
EÇS I 150b Ammâ tâc geymenin kırk su’âli vardır, değme âşık-ı cân cevâb veremez. Ammâ netîce-i kelâ …
EÇS I 150b … kırk su’âli vardır, değme âşık-ı cân cevâb veremez. Ammâ netîce-i kelâm ibtidâ tâc geymek Âdem Safî'den kaldı ve yüz yigirmi dörd bin mürsel ve gayrı mürsel suhuf …
EÇS I 151a Ve Hazret-i Alî'ye du‘â edüp ser-i sa‘âdetine bir siyâh tâc geydirdi. Ve iki cânibinde iki taylasânı var idi. Ol tâca zi's-sehâb derlerdi. …
EÇS I 151a … enâb-ı İzzet'in yed-i kudretiyle geymiş idi. Hâlâ ümmet-i Muhammedin geydikleri tâc anın nişânesidir. Ammâ tâc geyüp muktedâ-yı nâs olan imâma lâzımdır kim bu dörd …
EÇS I 151a … tiyle geymiş idi. Hâlâ ümmet-i Muhammedin geydikleri tâc anın nişânesidir. Ammâ tâc geyüp muktedâ-yı nâs olan imâma lâzımdır kim bu dörd mes’eleyi bile imâm-ı A‘za …
EÇS I 151b Der-ta‘rif-i ebyât, tâc-ı ümmet-i Muhammed ve sürh tâc ve seyyid-i tâc-ı fukarâ ez ân Seyyid Ni‘metullâh-ı Velî kaddesenallâhu bi-sırr …
EÇS I 151b Tâc ber-ser mînihi behr-i vefâ / Hoş kadem der-nih ü ez sıdk u safâ / Ma‘nî-yi tâc …
EÇS I 151b Tâc ber-ser mînihi behr-i vefâ / Hoş kadem der-nih ü ez sıdk u safâ / Ma‘nî-yi tâc er bidânî ey cüvân / Hemçü murgî ber-şevî ber-âsumân / Tâc-dârî her dü âlem Mus …
EÇS I 151b … ber-âsumân / Tâc-dârî her dü âlem Mustafâst / Ba‘d ezân şâhım Alî-i Murtazâst / Tâc mîgûyî se harfest ez-kelâm / Tâ elif bes cîm tâcest tamâm / Tâ be-terk-i zâhir …
EÇS I 151b … kâm-ı câvidân / Cîm cehdî mînümâ der râh-ı tû / Tâ nemânî âciz ender çâh-ı tû / Tâc eğer vârî berîn ma‘nî püser / Rev ki merdî der-reh-i fakr ey püser
EÇS II 233a–233b … lduk" deyü işâret buyururlardı. Ve cihâz-ı fakr-ı dervîşân kim evvel kubbe elif tâc ve hırka ve seccâde ve çerâğ ve sofra ve alemdir. Cibrîl-i Emîn aleyhisselâm ce …
EÇS II 233a–233b … a ki Sultân Hacı Bektaş-ı Velî zuhûr edüp Hoca Ahmed-i Yesevî'den irşâd olup ol tâc ve hırka ve alem ve seccâde vaslaların "Babandan mîrâs cihâz-ı fakrındır" deyü …
EÇS II 233a–233b … ndan mîrâs cihâz-ı fakrındır" deyü Hacı Bektâş'a 233b tapşırdı. Zirâ bu vasla tâc u hırka vü seccâdeye lâyık olmağa nişânı Hacı Bektâş gösterdi ve her kim ki o k …
EÇS II 279b–280a … hırka ve seccâde ve alemi ve tabl [u] kudûmü ve seccâde ve pâlhengi ve asâsı ve tâc [u] kabâsı hâlâ mahfûz durur. Ve kubbesinin der-i dîvârında niçe seyyâhân u âşı …
EÇS II 295a … n mahbûb ve mahbûbesinin reng-i rûyları ebyazu'l-levndir. Merdânesi zurzuvileli tâc üzre serbend sarup kalemkârî peşk-püş câme giyerler. Ve ayaklarına elvân keçe ç …
EÇS II 300a … ı Muhammedî sararlar. Lâkin kavukları üzre sivri zurzuvileleri mukarrerdir, ana tâc derler. Ammâ ulemâların tâcı iki karışdan dırâzdır. Avânın (?) bir karış mücevv …
EÇS II 300a … hîm ibn Haydar herîf eydür: "Eğer şâh olursam beni düzeden hımârın kîrin başıma tâc ederim ve beni yef‘allerken anırdığı savtını tabl [u] kösüme nefîr-i kerrenây i …
EÇS II 300a … kösüme nefîr-i kerrenây ideyim" deyü ahd edüp hikmet-i Hudâ şâh olup kîr-i harı tâc ve savt-ı hımârı kerrenây-ı revâc edüp hâlâ tâc-ı Acem'in aslı budur}.
EÇS II 320a–320b … zîd-i Velî'den sonra Selîm Hân müstakil sultân oldukdan sonra Açıkbaş ülkesinin tâc harâcı ve tekâlîf-i örfiyyesin hatt-ı şerîf-i kavî huccet ile mu‘âf [u] müselle …
EÇS II 341a … irdi. Ol dahi yedi sene mutasarrıf olup Timur-ı bî-nûr havfinden Kara Yûsuf Şâh tâc [u] tahtı ve raht [u] bahtın terk edüp Bağdâd Hâkimi Ahmed Celâyir ile Kara Yûs …
EÇS III 77b–78a … der-i devlete gelüp cürmü afv olunup Süleymân Hân'ın âhir ömrüdür belki Bâyezîd tâc u taht sâhibi olup bizim hakkımızdan gele" deyü Süleymân Hân'a ibrâm [u] ilhâh …
EÇS III 145a–145b … ânıyla Melek Ahmed Paşa'ya Bağdâd eyâletinde re’îs oldu. Devlet-i Âl-i Osmân'da Tâc kadar ve Okçuzâde ve Veysî kadar münşî ve mustalah ve kânûn-şinâs bir serî‘u'l- …
EÇS III 148a … â nübüvvetinde Edirne sâhibi İdrivne Kral Zekeriyyâ Nebî'ye imân getirüp terk-i tâc u raht u baht edüp bu Çirmen ensesinde bir deyr-i mu‘azzam binâ edüp savâbın Ze …
EÇS IV 203a Ve kuyumcuları sîm avân yapmada ve zergerânları altun tâc ve zer-i hâlis mücevher avânî yapmada bî-misâl üstâdlardır. Ve kalemkârları nak …
EÇS IV 221a … emân gazab-âlûd olup "Tiz şu kıyâfetde benim gulâmım giysûların târ edüp zerdûz tâc ile kal‘adan taşra çıkdı. Tiz huzûruma getirin" der.
EÇS IV 235a–235b … rdi kim her biri biner guruş değer ve haremde hanıma bir semmûr ve bir mücevher tâc ve yetmiş kıt‘a akmişe-i fâhire dîbâ vü zîbâ ve şîb ü zerbâf ve niçe kıt‘a elma …
EÇS IV 249b … etdi. Ammâ Kürdistân hânlarının çoğu Bitlîs Hânı Şeref Hân gibi Şâh Tahmasb'dan tac giyüp âyende vü revende guzât-ı müslimîni rencîde-hâtır edüp rehzenlik etdikler …
EÇS IV 255a … ûdları cümle Acem ile bâğ bâğa ve tarla tarlaya müşâdırlar. Ammâ beğleri şâhdan tâc giymemişlerdir. Ancak hoş-nişîn boy beğleridir. İnşâallah bunlar dahi mahalliyl …
EÇS IV 258a … Cümle havâtînleri ayağı sarı çizmeli ve başlarında altun ve gümüş ve dîbâ sivri tâc giyüp yüzlerine kıl nikâb ve beyâz burka‘ dutak koyup üzerlerinde cümle beyâz m …
EÇS IV 278a … e aded altun ve gümüş bilezik ve halhal u tavk u sorguç ve istefan u kenkere ve tac ve arakiyye ve mengûş-i lü’lü ve gûnâ-gûn askılar ve gerden kıskılar ve tâc-ı â …
EÇS IV 288b Kend-i Celu: Bir Hakkarî Celusu şâhdan tâc giyüp bu kendi imâr etdiğinden kend-i Celu derler. Halkı cümle Şî‘îlerdir. Anda …
EÇS IV 289b … ğlunun hânesine kondurdu. Bu Çevlân Sultân aslı Gâzîkıran Kürdü'ndendir. Şâhdan tâc giyüp sultân olmuşdur. Sultân, bu diyâr-ı Acem'in sancak beğlerine derler. Bir …
EÇS IV 289b … sn-i dil gösterdi. Aslı Türkman âdemîsindir Osmânlı zulmünden firâr edüp şâhdan tâc geymiş on bin Türkmana mâlikdir kim Harîr dağlarında yaylalanırlar, mün‘im âdem …
EÇS IV 290a … klı kabîlesinden imiş. Yedi bin kadar âdemiyle Şehrezûl'dan Acem'e gelüp şâhdan tâc giyüp hoş-nişîn sultân olmuş. Mektûbumuzu verince yüzüne gözüne sürüp yine hakî …
EÇS IV 310a … e halkı alaca kalemkârî çıt giyüp başlarında alaca serbend ve zurzuvile kalaklı tâc ve ayaklarında keçe çakşır ve yeşil don ve alaca câme ve yeşil ve cengârî ve tu …
EÇS IV 311a … up Kürdistân hâkimi Şâhverdi Hân bir mürtedd-i benâm şâha henüz kul olup şâhdan tâc geymiş idi. Şâh-ı gümrâh Şâhverdi Hân'a istimâletler verüp vezîri pâyesinde edü …
EÇS IV 326a … avl-i Hâkim Batlamyus, bu şehr-i Rey 19 iklîm-i örfiyyede bulunmuşdur. Ve Monlâ Tâc Şâh dahi eyle dedi ammâ hakîr irtifâ‘ almadım. Ve arz-ı beledi (---) (---) (--- …
EÇS IV 333a … tavâ’if-i mülûke dönüp niçeler Bağdâd'ın yolunda bî-ser ve niçe şâhlar mâlik-i tâc u efser olup her şâh Irâk'a mâlik olmağa cidd-i tâm ve bezl-i ihtimâm ederlerdi …
EÇS IV 347a … an yine Hille şehri kurbünde Cimcime nâm bir şerîf makâm vardır ki pâdişâh iken tâc u tahtı ve raht u bahtı bezl edüp bu mahalde sâkin iken Hazret-i Alî bu pâdişâh …
EÇS IV 352b–353a … ibn İmâm Alî ve Hille şehri kurbünde ziyâretgâh-ı Cimcime Sultân, pâdişâh iken tâc u efser-i dîhîmi terk edüp bu mahalde tavattun etmişken Hazret-i Alî bu pâdişâh …
EÇS IV 389b–390a … oban'ı inşâ eden Âl-i Çobaniyân'dan bu dahi bir pâdişâh-ı Çobaniyân idi. Terk-i tâc u taht u baht edüp bu mahall-i fezâda bir bâğ-ı İrem içre bir mesîregâh kubbede …
EÇS IV 391a–391b Acem şâhlarında Dârâ Şâh gibi bir pâdişâh yok idi. Ne tâc u taht u raht u bahtı kalmayup Arapça nassı üzre ne vücûd-ı Dârâ ve ne şehr-i …