İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

vay

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
70
isabet
51 cümle/beyitte
25,9
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
2
farklı biçim
32 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5823,7
Dede Korkut Kitabı11339,1
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası126,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 70

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“vay” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 37/16a3 … sen anlarnı köŋülleri içre ig baḳarlar saŋa ögi uçġunmış kişi anıŋ üze ölümdin vay anlarḳa
EÇS I 13a … , "Va pedakimo vandirfa bidemu va mavra matyamu va psiçemu va psihulemu" ya‘nî " Vay oğul vay cânımdan sevgülüm vay iki gözlerim vay (---)" deyü feryâdları evce pey …
EÇS I 13a … akimo vandirfa bidemu va mavra matyamu va psiçemu va psihulemu" ya‘nî "Vay oğul vay cânımdan sevgülüm vay iki gözlerim vay (---)" deyü feryâdları evce peyveste olu …
EÇS I 13a … va mavra matyamu va psiçemu va psihulemu" ya‘nî "Vay oğul vay cânımdan sevgülüm vay iki gözlerim vay (---)" deyü feryâdları evce peyveste olup her biri birer gûne …
EÇS I 13a … va psiçemu va psihulemu" ya‘nî "Vay oğul vay cânımdan sevgülüm vay iki gözlerim vay (---)" deyü feryâdları evce peyveste olup her biri birer gûne girye ve feza‘ u …
EÇS I 87a Evliyâ bu feth içinde bulunup etdi pesend / Âh edüp Manyalı dedi târîhin vay Zarnata. / Sene 1081
EÇS I 115a " Vay gözüm çıkdı" deyü feryâda başladı. Biz dahi,
EÇS I 197a … r taş atup cümle metâ‘ları güldürredek zemîne düşünce pâre pâre olup sâhibi "Ey vây " deyü feryâd eylediğinde esnâf-ı eyvâycıyân derler. Ecel-i mu‘allak gibi mâllar …
EÇS II 258b vây {imâle} / gel
EÇS II 268b–269a … fezâhat ederler. Ba‘zı âkıbet-endîş papas ve bıtrîk ve kıssîs ruhbânlar eydür " Vay biz bu Osmânlı kalyonun ve kızları ve atların bu şehrde görmemek gerek idik. Şi …
EÇS II 275a … de İbrâhîm Şehzâde Osmân'a bir top urup Osmân'ın başından zerdûzu düşüp Osmân, " Vay hayâlarım" deyü feryâd ederek gışş oldu.
EÇS II 275b Ahvâl-i sâdis oldur kim, Şehzâde İbrâhîm babası tahtı üzre hayâsına yapışup " vay hayâm" dediğini "Ey oğul! Allahu a‘lem İbrâhîm hayâsında bir maraz-ı müştedde m …
EÇS II 302a–302b … nmuşdur. Kezâlik derâhimleri terâzülerinde böyle ism-i Celâl terkîm olunmuşdur. Vay ol kesin hâline kim "Lâ ilâhe illallah" üzre bey‘ [u] şirâsında hilâf ide. Gözü …
EÇS II 302a–302b … rince ve sâ’ir hubûbâta aslâ kile yokdur. Cümle vezne ile bey‘ [u] şirâ olunur. Vây ol merdin hâline kim dirhemlerinde yazılan "Lâ ilâhe" üzre hılâf ide. Ödünü kol …
EÇS II 328b–329a … mikdârı güzîde müsellah ve sebük-bâr güzîde asker olup, "Ardım sıra gelmeyenin vay hâline", deyüp üç nevbet gülbâng-i Muhammedî çeküp cânib-i şimâle cümle hayyâl- …
EÇS II 332b vây / gel
EÇS II 332b vây çây / gel âdem
EÇS II 332b aşi murin vây mamad / pasta var gel baba
EÇS II 332b vây diyas / gel ana
EÇS II 332b vây cây denecir milavli şuhûri kûbâl uçkum / gel âdem yat gitme koyun ekmek yiyelim
EÇS II 332b vây cây dâhodi küli kübâl mercivân uçkum / gel âdem otur peynir ekmek yoğurd yiyeli …
EÇS II 337a–337b … mezkûr aşçıların mîrîden yigirmi aded sarrâcları aşbâzların atların eğerlerdi. Vay ol aşçının hâline kim at eğerliye. Hemân hâzır bulup süvâr olurlar. Ve beş aded …
EÇS II 337a–337b … âlât-ı bisâtı ve matbahı nâ-pâk görse ve birinin camedânında kirli esbâb görse vây aşçıbaşının haline! Vây eli, kolu ve tırnakları kirli aşçının hâli ve ahvâline …
EÇS II 337a–337b … ı nâ-pâk görse ve birinin camedânında kirli esbâb görse vây aşçıbaşının haline! Vây eli, kolu ve tırnakları kirli aşçının hâli ve ahvâline kim iki yüz kızılcık dey …
EÇS II 348a … gidin. Allah belânız versin. Şûm bedbaht mel‘ûnlar" deyü bunları reddidüp "Ay, vay Murtazâ Paşa, ay vay" deyü bükâ-âlûd oldu. Ammâ kendi hâline bükâ ederdi. Hemân …
EÇS II 348a … versin. Şûm bedbaht mel‘ûnlar" deyü bunları reddidüp "Ay, vay Murtazâ Paşa, ay vay " deyü bükâ-âlûd oldu. Ammâ kendi hâline bükâ ederdi. Hemân ol gün etrâf vilâyet …
EÇS II 359a–359b … tarafda paşayı bulmayıcak kal‘a kapuları açılup şehr içre dellâller nidâ edüp " Vây ol paşalının hâline kim bu sâ‘atden gayrı bulunurlarsa mâlları garet olunup ken …
EÇS III 144a–144b … olacak mahalde gemi içinden gemiciler feryâd u figân edüp 'Bre meded hay, imdâd vay ' dediler. Derhâl Sarâyburnu'nda bostâncıbaşı, sa‘âdetlü pâdişâhın fermânıyla on …
EÇS IV 231a … â olmağa başladı ve hevâda tayerân ederken temâşâcılara "Ey âkılân, ey gâfilân, vay filan ibni filan" deyü görmediği ve bilmediği paşalı âdemlerinin ebâ an ced isi …
EÇS IV 271a … nd edüp alây-ı azîm ile bunlar giderken her biri kuzu gibi meleyüp "Hay oğul ve vay ana ve hay baba!" deyü ağlaşarak giderler ammâ bir ana baba günüdür kim gûyâ rû …
EÇS IV 396a … hasırları çiğnedikçe koyunun ağzından "Bre meded gitdim, bre kaf kaf, bije bije vay !" deyü feryâdlar gelir. Hemân seğirdüp koyunun birisinin ağzından bir alaca dok …
EÇS V 36b … âsına "Tevekkülen-alallâh" deyüp Kazak vilâyetine akın edüp ya bay, ya hay veya vay doyum gelüp kılıçlarıyla geçinir gâzîlerdir.
EÇS V 80b … ümlesin sâhil-i deryâda ale't-tertîb dizüp cümlesin uryân edüp kimi hay ve kimi vay ve kimi kelime-i şahâdet getirüp, kimi "Vay anacığım", kimi "Vay babacığım" ve …
EÇS V 80b … ümlesin uryân edüp kimi hay ve kimi vay ve kimi kelime-i şahâdet getirüp, kimi " Vay anacığım", kimi "Vay babacığım" ve kimi "Vay oğulcuğum" deyü feryâd ü nâlân ede …
EÇS V 80b … mi hay ve kimi vay ve kimi kelime-i şahâdet getirüp, kimi "Vay anacığım", kimi " Vay babacığım" ve kimi "Vay oğulcuğum" deyü feryâd ü nâlân ederlerken cellâdlar iki …
EÇS V 80b … mi kelime-i şahâdet getirüp, kimi "Vay anacığım", kimi "Vay babacığım" ve kimi " Vay oğulcuğum" deyü feryâd ü nâlân ederlerken cellâdlar iki başdan başlayup şak şak …
EÇS V 124b … aşrı havâle olan püşte-i âlî üzre Yentür Hasan Paşa "Yentür, yüntür tür yelleli vay " terennümâtlarıyla her bâr kal‘anın derûnuna ol kadar gülleler ururdu kim sadâs …
EÇS V 131a … re harara doldura, bire dura ve bire vura, söndüre, durma hay bire gitdi Sarây, vay kıra asa basa duta dura" deyü feryâd edüp gezerdi.
EÇS VI 9a vay
EÇS VI 22b Cânib-i erba‘ayı dahi ararken serhadli refîklerimiz "Gidelim hay" deyü feryâ[d] vây çağrışmağa başladıklarında "Bire refîklerimiz gidiyor" deyü şikâr a[r]amadan fâ …
EÇS VI 74a "Hay meded vay ey vay kitâbımızda yazdığı üzre Osmânoğullarından Sarı Grando Süleymân işte gel …
EÇS VI 74a "Hay meded vay ey vay kitâbımızda yazdığı üzre Osmânoğullarından Sarı Grando Süleymân işte gelüp Belg …
EÇS VI 111a–111b "Hay meded vay meded bire Türk askeri bu kayıklarla kal‘aya yürüyüş eder" deyü Yassı Tabya fet …
EÇS VI 113b "Ey vay kal‘amız ve Alaman ve Ungurus diyârlarımız ba‘de'l-yevm elden gitdi" deyüp bir …
EÇS VI 162a … cemî‘i vilâyet halkı üşüp yağmâ edüp sağîr ü kebîr bu mâhî-i mukavvîleri yeyüp vay ol nâhiyenin hâtûnlarının hâline. Sürûrlarından cümle nisvânın ayakları yer bas …
EÇS VII 70a … ırlarken birbiri mecrûh olup acısından sızladıkları zamân gûyâ lisân-ı hâl ile " Vay ayağım" deyü feryâd etdikde âdemin aklı gider ve kelb gibi çiftleşüp gûyâ kısıl …
EÇS VII 147b Ay Noğaylı Noğaylı, / Arpacığı tuğalı, / Götürüp sokmağa kolaylı, / Valaylı vay valaylı.
EÇS VII 155a … irüp bal yaparlar. Bilürler kim ölüleri cennetlikdir. Eğer arılar bal yapmazsa " Vay ölümüz cehennemlikdir" deyü ağlaşırlar. Ve gâyet müte’ellim olup ol ölünün rûhi …
EÇS VIII 193b " Vay benim ama çekdiğim yayşılığa" ya‘nî sihrime deyü feryâd edüp ağlayup eydir:
EÇS VIII 321a "Ey vay dirîğ böyle bir kal‘a vîrân ola ve böyle bir mahsûldâr fezâ-yı lâle-‘izâr tehî …