… (ı)p oŋuup turu k(a)lmiş. t(ė)ŋri küçiŋė / t(a)g üzė yol sub körüp(ė)n, yiş üzė
y(a)ş
ot körüp(ė)n yorıyu b(a)- / rıp(a)n sub içip(ė)n yaş yip(ė)n ölümda ozmiş tėr.
özlük (a)t öŋ yėrdė (a)r(ı)p oŋuup turu k(a)lmiş. t(ė)ŋri küçiŋėt(a)g üzė yol sub körüp(ė)n, yiş üzė y(a)ş ot körüp(ė)n yorıyu b(a)-rıp(a)n sub içip(ė)n yaş yip(ė)n ölümda ozmiş tėr.
… l sub körüp(ė)n, yiş üzė y(a)ş ot körüp(ė)n yorıyu b(a)- / rıp(a)n sub içip(ė)n
yaş
yip(ė)n ölümda ozmiş tėr.
özlük (a)t öŋ yėrdė (a)r(ı)p oŋuup turu k(a)lmiş. t(ė)ŋri küçiŋėt(a)g üzė yol sub körüp(ė)n, yiş üzė y(a)ş ot körüp(ė)n yorıyu b(a)-rıp(a)n sub içip(ė)n yaş yip(ė)n ölümda ozmiş tėr.
ol antag uzun künün tünün bir altı mıŋ yıl yaş yaşap emgek emgenürler.. üç adrı şişlerig tevip kozlug oylarda südrüyürler temirlig örtlüg yalınlıg kürin temirlig kozlarıg ülüglegeli ayurlar..
Maitrisimit Nom Bitig (Hami) · Mai.Tek.084.47–52 ·
metinde göster ·
ve feth-i vilâyet-i Basra ve kal‘a-i Tin, vilâyet-i Bosna. Mezbûr kal‘alar cüml …
Andan sefer-i hümâyûn vilâyet-i Boğdan feth-i şehr-i Yaş ve feth-i vilâyet-i Basra ve kal‘a-i Tin, vilâyet-i Bosna. Mezbûr kal‘alar cümle sene 945 târîhinde feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a ·
metinde göster ·
şehri tâ Fohşan'a ve Hotin'e ve Seçova'ya varınca vilâyet-i Boğdan ihrâk bi'n-n …
Çapul-ı vilâyet-i Boğdan be-dest-i Kalga Sultân Mehemmed Geray Hân: Boğdan diyârının taht-ı menhûsu olan Yaş şehri tâ Fohşan'a ve Hotin'e ve Seçova'ya varınca vilâyet-i Boğdan ihrâk bi'n-nâr olup elli bin esîr ve on kerre yüz bin at ve sığır ve lâ yu‘ad ve lâ yuhsâ koyun, keçi ganîmet olunup sâ’ir akmişe-i fâhire ve âvânî makûlesi ganâyimin hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 83b ·
metinde göster ·
… râ-yı Burunsuz Kostantîn nâm la‘în: Elli bin kâfir ile 85b taht-ı Boğdan olan
Yaş
şehrin zabt edüp yeni zolta kesmeğe başlayup diyâr-ı Boğdan'ı kabza-i tasarrufa …
İsyân-ı Boğdan berâ-yı Burunsuz Kostantîn nâm la‘în: Elli bin kâfir ile 85b taht-ı Boğdan olan Yaş şehrin zabt edüp yeni zolta kesmeğe başlayup diyâr-ı Boğdan'ı kabza-i tasarrufa aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85a–85b ·
metinde göster ·
… âzoğlu Silâhşör Ahmed Ağa'yı sancak ağası edüp kat‘-ı menâzil Boğdan tahtı olan
Yaş
altında cümle asker cem‘ olup mâh-ı (---)(---) günü beyâz kar üzre bir ceng-i …
Andan Yedikulle'de mahpûs sâbıkan Boğdan beği olan Lipul Voyvadaoğlu Cüvân İstifan nâm veledi Boğdan beği edüp Fazlı Paşalı Kemânkeş Ahmed Ağa'yı iskemle ağası edüp Gazzâzoğlu Silâhşör Ahmed Ağa'yı sancak ağası edüp kat‘-ı menâzil Boğdan tahtı olan Yaş altında cümle asker cem‘ olup mâh-ı (---)(---) günü beyâz kar üzre bir ceng-i azîm olup bi-emri Hudâ küffâr münhezim olup Burunsuz Kostantîn nâm la‘în firâr edüp on bin küffâr beyâz üzre kızıl kanları cereyân ederek cümlesi dendân-ı şemşîrden ve peykân-ı teberden cân verüp Cüvân İstifan'ı kurtede hükûmet sâhibi etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Mısır eşirrâları dahi Muhammed Ekber'i diri iken bir
yaş
deve derisi içre sarup şiddet-i hârda deri içre dura dura kuruyup püşt-i pâ ile …
Ba‘dehu Mısır eşirrâları dahi Muhammed Ekber'i diri iken bir yaş deve derisi içre sarup şiddet-i hârda deri içre dura dura kuruyup püşt-i pâ ile ura ura bu gûne şehîd etdiler. Rahmetullâhi aleyhimâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a ·
metinde göster ·
Bu hirfetin ba‘zıları üzerlerine kaplan postu yerine kuru ve
yaş
sığır ve câmûs ve dana ve düğe ve boğa ve inek derilerin boynuzları ve paçaları …
Bu hirfetin ba‘zıları üzerlerine kaplan postu yerine kuru ve yaş sığır ve câmûs ve dana ve düğe ve boğa ve inek derilerin boynuzları ve paçaları ve kuyruklarıyla arkalarına alup geçerler ve kimi koyun pasdırmasından paça ve kelleleri ile yarım koyunları başlarına külâh yerine geyüp ve kaz yelekleri takınup ve sığır pasdı[r]masından gûyâ muvahhidî ferrâceler ve pasdırma hırkalar ve ellerinde yine pasdırmadan topuzlar ve bayrakları dahi pasdırmadan, ve'l-hâsıl çakşırları ve çizmeleri cümle pasdırmadan ve ba‘zıları atlarının yancıkları ve eğerleri ve rahtları ve hotazları cümle pasdırmadan edüp "Manavgatlı guluna nehnü gerek nehnü" diyerek ubûr ederler. Acîb ü garîb mashara alaydır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… 3000, bunların pîri dahi bakâlların pîri Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife
yaş
meyve satarlar, gayrı şey satmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup araba …
Dükkân 1007, neferât 3000, bunların pîri dahi bakâlların pîri Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife yaş meyve satarlar, gayrı şey satmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve turunc ve nâr ve şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ve turunc ve elma ve kayısı ve zerdâlû ve nâr ağaçları yapup her birin kızaklar üzre ellişer âdem çekerek azîm meyve dırahtların köküyle yerden çıkarup böyle tezyîn ederler. Ve yine kızaklar üzre azîm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… yere düşer. Meşhûr latîfe-i darb-ı meseldir. Ammâ hakîkatü'l-hâl bir âdemin eli
yaş
iken bir demir pâresine yapışsa derhâl müncemid olup elinden demir ve demirden …
Gerçi şiddet-i şitâdan bâğı ve bâğçesi yokdur, amma Paşa sarâyında gül bâğçesi ve Hacı Murâd bâğı gülistânı ve Kefeniğnesioğlu güllüğü ve Bedros bâğı güllüğü ve niçe gül bâğları dahi vardır. Ammâ bu zikr olunan bâğların mutabbak gülleri meşhûrdur. Câbecâ kış elması ve ahlâd emrudu vardır, ammâ gayrı meyve aslâ olmaz. Lâkin mesîregâhlarında ve gül bâğlarında dıraht-ı kavak ve bîd-i sernigûnları firâvândır. Gayrı eşcâr-ı müsmirrâtı olmaz. Kışı katı olduğundan iki ayda ekerler ve biçerler ve secc edüp döğerler ve ale'l-fevr der-anbar ederler. Bizim senemizde atlar mâh-ı temmûzda çayırda iken bir ra‘d u berk u dipi vü boran ve bârân yağup cümle atlar boşanup Erzurûm sahrâsında olan Umudum köyüne ve Kâne ve Gez köyüne varınca atlar serseri gezdiler. Böyle şitâsı şedid olur. Hattâ efvâh-ı nâsda darb-ı meseldir kim bir dervişe "Kanden gelirsin?", derler? "Berf rahmetinden gelirim", der. Ol ne diyârdır, derler; sovukdan "Ere zulüm" olan Erzurûm'dur, der. "Anda yaz olduğuna râst geldin mi", derler? Derviş eydür: "Vallahi on bir ay yigirmi tokuz gün sâkin oldum, cümle halkı yaz gelir derler, ammâ görmedim", der. Hatta bir kerre bir kedi bir damdan bir dama pertâb ederken mu‘allakda donup kalır. Sekiz aydan Nevrûz-ı Harzemşâhî geldikde mezkûr kedinin donu çözülüp mırnav deyüp yere düşer. Meşhûr latîfe-i darb-ı meseldir. Ammâ hakîkatü'l-hâl bir âdemin eli yaş iken bir demir pâresine yapışsa derhâl müncemid olup elinden demir ve demirden eli kopmak ihtimali yokdur. Âhenden eli bin âh-ı serd ile halâs ederse eli ayasının sehl derisi âhiyle âhende kalır. Bu şiddet-i şitâyı diyâr-ı Azak'da ve Deşt-i Kıpçak'da erba‘în ve zemherîr geçirdik, böyle keskin kış görmedik. Ammâ halkı gâyet ten-dürüstdür. Yine böyle şitâ iken bâğ u bâğçesi olmayup cümle meyvesi iki konak yerden İspir ve Tortum ve Erzincan'dan gelir. Âlü'l-âl şeftâlüsü ve zerdâlüsü ve kaysısı ve üzümü okka bir akçedir. Ve birer araba kavunu ve karpuzu on akçeyedir. El-hâsıl me’kûlât cihetinden lâ-nazîr şehr-i bî-bedeldir. Lâkin odunu yokdur, cümle dağlar uryândır, ammâ hikmet-i Hudâ odunı dahi ucuzdur. İki konak yerde (---) dağlarından gelüp gürân derler gemi direkleri olup kaddi kırk arşındır. Kırk akçeye verirler. Anı yakup def‘-i şitâ ederler ve develer ile pelid ve meşe odunları dahi iki konak yerde (---) dağlarından gelir. Bir deve yükü odunu otuz akçeye verirler. Paşanın odunun gümrüğe gelen cümle kârbân develeri birer sefer odun götürürler, kanûndur. Başka odun ağası vardır, ammâ re‘âyâlarının koyunları ve sığırları çok olmağıla fukarâlar sığır tezeği yakarlar. Fukarâ re‘âyâlarının cümle ocakları evlerinin ortasındadır. Cânib-i erba‘alarında hayvanları durup hâneleri hammâm gibi olur. Tennûrlarında herîseleri ve ekmekleri pişmededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 288b ·
metinde göster ·
… çe bâzkeşleri geçüp âhir Kör Hasan Paşa ol bir nerkes gözciğezinden katre katre
yaş
akıdup eydir:
"Bire kör, bire mel‘ûn! Sen âdem misin kim sana ayağa kalkam? Bak bana şu gûne teklîfin" deyüp birbirlerine niçe bâzkeşleri geçüp âhir Kör Hasan Paşa ol bir nerkes gözciğezinden katre katre yaş akıdup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 7a ·
metinde göster ·
şehri ve Bender kal‘ası ve Soroka kal‘ası üçü sac ayağı vâki‘ olup birbirlerine …
Ve şehrut kal‘asına Boğdan'ın Yaş şehri ve Bender kal‘ası ve Soroka kal‘ası üçü sac ayağı vâki‘ olup birbirlerine ara yatı menzil vâki‘ olmuşdur. Bu şehrut kal‘ası altından dahi kalkup semt-i kıbleye giderken nehr-i azîm Turla'ya râst gelüp kenârıyla yedi sâ‘at gidüp tarfetü'l-ayn içre hâzır olan gemiler ve kayık ve çırnıklar ve sal ve potlar ve tulumlar ile cümle asker nehr-i Turla'yı geçüp karşu tarafda dâr-ı sehl amân hâk-i Boğdan olan zemîne kadem basup andan cânib-i şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50a ·
metinde göster ·