İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yag

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
131
isabet
118 cümle/beyitte
48,5
milyonda
tüm derleme göre
7
eserde geçiyor
4
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi12249,8
Kutadgu Bilig340,8
Dede Korkut Kitabı261,7
Bilge Kagan Yazıtı1405,5
Uigurica I-IV1158,4
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)146,2
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)198,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 131

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yag” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
BK D 33 oġ(u) : [ ]t¹: y(a)g / [ ı t(e)ŋri] küç : bertük : üç(ü)n : (a)nta s(a)nçd(ı)m : y(a)ńd(ı)m :
U II, T II Y.21-6–7 ne üçün bolmaġ toġar tėp . . inçip titrü sayınıp utġuraġ tuidum tut ... [yaġ] -–ta ötkürü bolmaġ törüyür
Mait Mai.Tek.014.04–10 … yu sıḳtayu ... - / / di .:. .:. (mayt)rısimit nom bitigde ... (badarı)nıŋ yaġış yag / / / ... baştınkı ülüş tükedi .:.
KB 2387 yaġ teprese sen uḍu tepregil / ite uḍ aḍaḳın yorı turmaġıl
KB 4139 tegir erse ḫil ya saŋa on otaġ / elig tarġu malın ḳılıç tutġu yaġ
KB 4442 ḳımız süt ya yüŋ yaġ ya yoġrut ḳurut / yaḍım ya kiḍiz hem erej ewke tut
ShoR Sho.Rosia 7.2 /60–87 … ġ küçlügin 若觸 antaġ yene [bürtmekligin] 當如是住 inçip monı monçulayu turġu üçün 以膏 y[aġ üze /// 為運載] 故 aġır yüküg yêtürgü üçün bolmışı teg 若無罪觸 [antaġ yene yazuḳḳa bür …
EÇS I 4a 175. 6. cı yağ kapanı emâneti ve 7. esnâf-ı tüccâr-ı yağcıyân hıref-i yağcıyân-ı zeyt, 7. ci b …
EÇS I 71b–72a … Ammâ pehlivânlar mâbeyninde karakuş oyunu ve boğma ve girt etme memnû‘dur. Zîrâ yağ oyunudur ve hasmı düşman değildir. Eğer düşman ile cengde kucak kucağa olursa k …
EÇS I 166b … i koyunlarından semîn ü acîb koyunları kelle paçaları ile yüzüp vücûdunda beyâz yağ üzre la‘l-gûn mutabbak güller ile ve sarı za‘ferânlar ile koyunların vücûdların …
EÇS I 167b–168a … ar ile zeyn edüp ve niçe münakkaş fânûslarda mûmlar yakup ve niçe sırıklar üzre yağ mûmları donadup ve alayları içinde 168a direk kadar münakkaş ve mutallâ bal m …
EÇS I 168a … dir. Ne kadar balmûmu dökülse bu emînin mührüyle memhûrlanup fürûht olur. İçine yağ ve çam sakızı koyamazlar, hîle ederlerse tecrîm edüp haklarından gelir mazbût e …
EÇS I 175b–176a … katremîz şîşeler içre zeyt yağların pür edüp ubûr ederler. 176a Ardları sıra yağ emîni pençe-i âfitâb gulâmlarıyla küheylân atlar üzre ubûr ederler.
EÇS I 179a … (---) (---) (---) (---) (---) bâlâda yağkapanı emîninin alayında gümrük alınan yağ bâzergânları tahrîr olunmuşdu. Ammâ bunlar yağ tâcirleridir kim sâhib-i dükkânl …
EÇS I 179a … emîninin alayında gümrük alınan yağ bâzergânları tahrîr olunmuşdu. Ammâ bunlar yağ tâcirleridir kim sâhib-i dükkânlardır. Bunlar dükkânların elvân elvân ezhârât [ …
EÇS I 179a … abaların zeyn edüp ubûr ederken ba‘zı mudhik âdemleri uryân olup cümle vücûduna yağ sürüp ellerinde üfürülmüş rûzgâr ile memlû tulumlar ile seyrâncıların üzerine v …
EÇS I 179a … de ederler. Ba‘zısı yağlı tulumlar ile halkı yağlayarak gûnâ-gûn şakalar ederek yağ tulumların kızaklar üzre çekerek pür-silâh ubûr ederler.
EÇS I 179a Ebü'l-me’men "Nısf rıtl yağ çıkar" dedi. Netîce-i kelâm,
EÇS I 179a "Bir simsim dânesinden ne kadar rıtl yağ çıkar?" dedi.
EÇS I 179a Ol dahi "Bir dâneyi iki tırnak mâbeyninde ezsen iki tırnağı yağlayacak kadar yağ hâsıl olur" deyü cümle su’âllerine cevâb verdi.
EÇS I 179a "Dünyâ kârıyçün bir sûsâm dânesinden ne kadar yağ çıkduğun bilüp bu mesâ’il-i şer‘iyyeleri niçün bilmezsin" deyince Ebü'l-me’men …
EÇS I 179a Netîce bu yağcılar dahi arabalar üzre yağ değirmenlerin deverân etdirerek yine arabalar üzre çadırlarında badya badya tah …
EÇS I 179a–179b … hâlâ isra’îlî 179b Yahûd tâ’ifesi şırlugan yağından ve tereyağından gayrı bir yağ yemek ihtimâlleri yokdur, katl edersen dahi say yağı yemezler. Ve hâlis yağ yem …
EÇS I 179a–179b … bir yağ yemek ihtimâlleri yokdur, katl edersen dahi say yağı yemezler. Ve hâlis yağ yemeleriyçün her şırlugan kârhânelerinde birer dîdebân Yahûdî elbette mukarrerd …
EÇS I 180a … erleriyle pür-silâh olup mün‘im bakkâllar küheylân atlar üzre beşer onar bal ve yağ ile perveriş olmuş lahm u şahm sâhibleri pençe-i âfitâb gulâmları kafâdâr olup …
EÇS I 204b Esnâf-ı yağ değirmeni cenderecisi, nefer 3
EÇS I 205b Yağ değirmeni ve at değirmeni ve su dollâbı çarhcıları cümle arabalar üzre çarhları …
EÇS I 205b … tekerlekleri deverân etdikce mezkûr çarhlara tekerleklerin perleri isâbet edüp yağ değirmeni tahîne çıkarır, at değirmenleri un öğüdür, su dollâbları küplerden su …
EÇS I 216b … Murâd Hân, Tershâne bâğçesinde Okmeydânı'na teferrüce çıkup bu Nâsır Habîb bir yağ değirmeni taşın getirdüp beş yüz karavana pâyzen gücile hünkâr huzûruna kodular …
EÇS I 217a … aslâ vücûd-ı insâna benzer bir uzvu kalmayup gûyâ fakîr gulâm-ı pâk, bir nâ-pâk yağ tulumuna dönüp savt-ı hazîni âheng-i zenbûr-ı asele dönüp peder ve mâderi fakîr …
EÇS II 226a–226b Ve Kurşumlu Hân ve Yoğurd Hânı ve Kütâhiyye Hânı ve Yağ Kapanı Hânı, azîm hândır. Bir âdem bahis ile bir fıçı boza içüp hânın kapusu üz …
EÇS II 283a … atîf ve lezîz âb-ı hayâtdır. Aslâ kükürd râyihası yokdur. Âdemin vücûdunda suyu yâğ gibi kayar. Cüzzâma ve berasa ve nikrîse ve cerebe nâfi‘ olduğundan cânib-i erb …
EÇS II 325a Vâcibü's-seyr iberün biri "miron yağı" nâmıyla bir yağ bu deyrde hâsıl olur. Nebâtât u giyâhâtın vefreti hâkinde cümle ahşâbâtları bıt …
EÇS II 333b Ahvâl-i haseb [ü] neseb-i Defterdârzâde Mehemmed Paşa ve hikâye-i udhıka-i yâğ u bâlî Ketenci Ömer Paşazâde Bâkî Paşa ve kahramân-ı zemân Seydî Ahmed Paşa ve …
EÇS II 333b–334a … olduklarında mâbeynlerinde âlem-i ağyârdan bî-haber iken etdikleri şakaları ve yâğ u bâlî evzâ‘ [u] etvârları âdem görse 334a "bunlar dîvânedir", deyü hükm eder …
EÇS II 351b–352a … r Alî Ağa, re‘âyâların maslahat-güzâr âdemlerin çağırup otak sokakları ve ba‘zı yağ deyyeleri ve niçe eme seme yaramaz taşra kilâr sandukları şekilli şeyler verüp …
EÇS III 38a … binüp cimâ‘ etmeğe başlarlar ve ol balıklardan bu su yüzüne bir gûne neft gibi yağ şinâverlik etmeğe başlar. Ol yağdan cüzâm olanlar cem‘ edüp cerâmına sürse ve d …
EÇS III 38a … ar cem‘ edüp cerâmına sürse ve dütsi etse bi-emrillâh şifâ bulur. Bu halîc üzre yağ zuhûr olduğu mahalde bir âdem bu sudan nûş etse serhabtân marazına ya‘nî salbaş …
EÇS III 65b–66a … ba‘zı müverrihler Belînâs hakîmin ilm-i hikmet ile binâ edüp bir kandil-i sirîc yağ ile hammâm ve suyu germâ olup şiddet-i hârrdan gâsillerin tahammül edemediği ka …
EÇS III 112b … eze ve bir vakıyye lahm bir peneze ve bir teneke bal dörd peneze ve bir vakıyye yağ on peneze. Her metâ‘ ana göre kıyâs oluna. Bir ganîmet şehirdir. Bu büleydenin …
EÇS III 112b–113a … gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm birer at ve üçer kîse verüp ol kadar bal ve yağ verdi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Eflâk Beği Mati'den yedi araba akmişe-i fâhire ve …
EÇS III 124b … sâfî balçıklı liman olmağıla Balçık İskelesi derler ammâ işlek iskeledir. Alaca yağ mumu meşhûrdur. Andan yine cânib-i şimâle
EÇS III 142a … yede karâr eder. İşte bu Balı Efendi mesîregâhı bu gûne menâkıblı bir âsitâne-i yâğ u balîdir. Hudâ nigâhbânı olup zıll-ı hıyâbânı dâ’imü'd-devrân ola, âmîn. Zîrâ …
EÇS III 144a–144b … e içinde safra yokdur. Bu deryâ fırtınasına dayanmaz. Altını bu geminin elbette yağ sürüp kalafat etmek gerek ve dümen evinden kurbânlar edüp kan akıtmak gerek. Ve …
EÇS III 144b … ikleridir, ve fırtına-i rûzgâra paşayı çıkarman işâretidir ve bu geminin altına yağ lâzımdır, dedüğü yetmiş günden berü sâhib-i firâş olup altımda mak‘adım delik d …
EÇS III 144b … günden berü sâhib-i firâş olup altımda mak‘adım delik delik olup hakîkatü'l-hâl yağ sürmek gerek dediğidir. Ve dümen evinden kurbân edüp kan akıtmak gerek, dediği …
EÇS III 146a … kdur. Evlerinde müsâfirîn meks edüp beyâz poğaça ve bal peynir getirüp halk ile yâğ u bâlî kelimât ederler. Andan yine taraf-ı şarka:
EÇS III 158a–158b … zât-ı müslimîni râh-ı gazâya tergîb ederler. {Bu tekye} zemîni seng-i siyâh-vâr yağ ile mülemmâ‘ bir meydân-ı arbededir. Ehil olmayan âdemler ol âsitâneye kadem ba …
EÇS III 158a–158b … mülemmâ‘ bir meydân-ı arbededir. Ehil olmayan âdemler ol âsitâneye kadem bassa yağ üstinde tepesi üzre gelüp kendi kendüye yenilir.
EÇS III 158b … -ı şecâ‘at sâhibi yiğitler pâ-bürehne ve bî-pîrehen bu meydânda iki üç sâ‘at bu yağ üzre elleşti ederler. Değme hâl ile birbirine gâlip gelemeyüp üç yüz almış bend …