İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yagmur

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
76
isabet
73 cümle/beyitte
28,2
milyonda
tüm derleme göre
9
eserde geçiyor
4
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5321,6
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)5490,9
Dede Korkut Kitabı5154,1
Kutadgu Bilig454,4
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)3138,5
DLT’deki Türkçe parçalar31.034,1
TT I-X1392,5
Saddharmapuṇḍarīka Sūtra1561,8
Abhidharma (Shogaito)125,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 76

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yagmur” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
TT T II Y 36. 12.-4 yürüŋ bulıt önüp yaġmur yaġdı .
Mait Mai.Tek.018.35–40 … şi birle kataglıg edgü yıdlag kuzişay mntark ulatı teŋridem hua çeçekler yüzken yagmur osuglug yaġı- -dtılar.. taḳı yėme ġantari ġantarviler teŋridem kövrüglerig tült …
Mait Mai.Tek.082.36–40 … muda- -kı vıdar atlıg tag seŋirle- -riŋe -ler anta et-öz- -leri ... irig taşlıg yagmur yaġar ...
Mait Mai.T-11.9b.28 kö]k ḳalıḳdaḳı tŋriler yıparlaġ suwın yirig öli-tü ḫua çeçeklig yaġmur yaġıtur-larç .. taḳı yme kök ḳalıḳda küç-[bėr ygrminç ülüş on ptr] [lüg] … … … …
KİP 201–202 teŋrim noş teg tatıġlıġ yaġmur suvın yaġıtıp yalaŋuḳlarnıŋ nızvanı otın öçürür siz
KB 118 yaġa tursu yaġmur yazılsu çiçek / ḳurımuş yıġaçtın salınsu küjek
KB 5314 tüpi yil turur dünya yaġmur sapa / kelir çoġlayur az öçer terk üni
KB 6155 ḳayu taġda yügrür üŋürde ewi / yimi ot köki içgü yaġmur suwı
KB 6571 yigüm ot köki bolsu yaġmur suwı tap / eḍiz kum tüneyi takar ton keḍeyi
DLT I, 272 Yıġlap udu artadım / Baġrım başın ḳarladım / Ḳaçmış ḳutuġ irtedim / Yaġmur kipi ḳan saçar
DLT II, 122 Yaġmur yaġıp saçıldı / Türlüg çeçek suçuldı / Yinçü ḳapı açıldı / Çından yıpar yuġruşu …
DLT I, 354 Aġdı bulıt kükreyü / Yaġmur tolı sekriyü / Ḳalıḳ anı ügriyü / Ḳança barır belgüsüz
Abh .Sho. 1271 甘雨雖普降ösgen yaġmur neçe tüzü-te yaġsar (ḳudulsar) yme.
ShoR Sho.Rosia 4.2.2/3–4 ikinti énç qut qolu küsüş öritü teginürmn yél yaġmur üdinçe baz bolzunlar tép :
ShoR Sho.Rosia 6.1.2.2/9–19 … | | | erük alıp körpelenip : balturup körpelenip yme ter高 /// /// [tarıġlaġ]-ta [yaġ]m[u]r yaġmış [t]eg …… buyan edgü qılınç-lıġ aqın /// /// [ed-i] tavar-ı üklip atı küü …
ShoR Sho.Rosia 7.2 /111–133 … n] tuġurum pançitiş-daḳı bayaġut evinte 悶極 munġul bo[lup /// /// bulıt] örtürüp yaġmur yaġıtıp az ertgülük 可爾不bolġay [bolmaġay ///] erti têp 涼風亹々 esnemekin esneyü 従四方 …
ShoR Sho.Rosia 8.3 /49 ınça ḳaltı aşnu-ça bo 世 éḍilgeli uġramış üdteki aŋbaşlayu -ḳı tammış 一 tamız-ım yaġmur suv-ı.
ShoR Sho.Rosia 8.3 /217–219 … lḍi nayut sanınça oḳ 世界 -teki tınlġ-larıġ大悲心 -lüg bulıt-ların toyu örḍüp nomluġ yaġmur yaġıḍıp nizvanı-lıġ (tooz topraḳ) -ların ḳatġu-luġ ört yalın-ların boḳuru amırḍ …
EÇS II 264b–265a … ç gün üç gice ra‘d u berk, zifoz ve salıntı ve kırıntı ve şimşek ve yıldırım ve yağmur ile mahlût, kar ve dipi ve boran çekmeden mellâhların gemi üstünde durmağa ikti …
EÇS II 306a … hâlî-i vilâyet yerinden yuvarlayup şehre ne kadar yakın götürürlerse ol mertebe yağmûr yağar. Şehir kenarında ol taş kalsa bârân-ı rahmet aslâ munkatı‘ olmayup ünâs-ı …
EÇS II 343a … n-ı cedîdlerdir. Ortası şâhrâhdır ve üzerleri mestûrdur. Tarîk-i âm üzre kar ve yağmur yağmadan emîn bir çârsû-yı hüsn olmuşdur. İki başında kavî kapuları vardır. Her …
EÇS III 40a yağmur
EÇS III 66a … Hallâk-ı âlemin ihsâniyle ilâ mâşâ’allah fi's-sayf ve'ş-şitâ mahalliyle kar ve yağmur yağup zemîni reyy edüp yetmiş yedi gûne hubûbât u nebâtât ve yetmiş yedi gûne s …
EÇS IV 219a Bârândı bârî / Ve yağmur yağar.
EÇS V 79a–79b … nedâr kırup cümle zî-kıymet eşyâları hândan taşra 79b çamura bırakmış. Üstüne yağmur yağup harâb olurken gulâmımın biri ba‘zı esvâbları ve bir Kelâm-ı izzeti çamurd …
EÇS V 107b … ‘a bal mumu yerde biter. şiddet-i hârdan yerler yarılup anda kovanlar bal yeyüp yağmur yağdıkda balları eriyüp bal mumları yer yüzüne çıkup alırlar.
EÇS V 119a … , ammâ her metâ‘ vardır. Bu varoşun dahi cümle sokakları tahta döşelidir. şehre yağmur yağsa şehirden taşra batakdan fîl-i Mengerusî gark olur. Bu kal‘a-i metînin bir …
EÇS V 120b Bu kal‘a hâricinde Tımışvâr yolu üzre tekye-i Yağmur Baba. Cânib-i erba‘ası bâğ-ı İrem'den nişân verir bir azîm âsitâne-i Bektaşiyân …
EÇS V 121a Ziyâret-i Yağmur Baba: Tekyesinde âsûde olduğu bâlâda mastûrdur. Ve nehr-i Moroş aşrı Murâd bayı …
EÇS V 145a … büyük şarâb fıçıların âşikâre yuvarlayup kal‘a altına getirdiler, zîrâ kurşumun yağmur gibi yağdığından kal‘adan küffâr aslâ baş gösteremezler idi. Anıniçün cümle guz …
EÇS VI 116b … ir ve sizin toplarınız güllelerinden ve münhedim olan evlerin serpindisinden ve yağmur gibi yağan kurşumlar derdinden aslâ göz açamaz olduk" deyü haber verdiler.
EÇS VI 146b … sütûnlar üzre üç aded kubbe-i âlîdir ve bu soffa üzre cemâ‘at-i kesîreye kar ve yağmur serpmesin içün çam direklerin yigirmi adedin ale't-tertîb dizüp ilm-i hendese ü …
EÇS VI 172a–172b … oş nâm pelîd-i anîd beş bin atlı ve üç bin yaya küffârlar ile mezkûr beğleri ol yağmur ve kar mahallinde ale'l-gafle basup beğleri ve niçe yüz aded gâzîleri cümle şeh …
EÇS VII 13a … bu Belgrad'a yeniden meteris kazsak bir ayda olmaz, üç dörd günden sonra kar ve yağmur yağar" müşâveresinde iken meğer derûn-ı hisârda mahsûr olan gâzîler de müşâvere …
EÇS VII 16b … türdüğümüz zahîrenin beş altı araba yükünü yeyüp arabaları bırakdık, zîrâ sehel yağmur yağmağa başladı. Ol gün cânib-i cenûba tokuz sâ‘at gidüp kable'l-mağrib bir hıy …
EÇS VII 17b–18a … nehr-i Raba'da meks olunup hamd-i Hudâ ol gün asâkir-i İslâmın başına gün doğup yağmur yağmayup bir rûşen hevâ oldu kim 18a cümle leşker-i İslâm şâdımân olup herkes …
EÇS VII 22a … etdiler, ammâ iri kurşumları ve topları ve muşkatları beride asker-i İslâm üzre yağmur gibi yağdırırlardı ve beri bizim tarafımızdan iki aded topumuzu küffâr serîka e …
EÇS VII 23a "Gerüye dönmek ve yağmur ve bataklık çekmek olur mu ve kâfire ‘Türk gerüye döndü’ dedirmek olur mu, nâmû …
EÇS VII 23b Andan yine cânib-i şimâle yağmur ve çamur çeküp niçe bin gûne âlâm-ı şedâ’idler çeküp yine dıraht-ı müntehâlar i …
EÇS VII 57b … kân sâhibleri ve hâne mâliklerinin hüddâmları at necislerin silüp süpürürler ve yağmur yağsa cümle hâne sâhibleri ve dükkânlardan oğlan ve avretler çıkup sokakları ey …
EÇS VII 103b … ların arabalara tahmîl eyleyüp andan yine semt-i şarka (---) sâ‘at giderken bir yağmur ve mihnet ile bir sahrâ-yı azîm içre giderken âhıru'l-emr,
EÇS VII 177a … onup misk râyihasından dimâğlarımız mu‘attar olup bu sahrâda aslâ kış ve kar ve yağmur olmayup babamızın yaratdığıyla eyle çiçekler olur kim bir konak yer bu ka‘bemiz …
EÇS VII 178a "Yâ kullarım ve oğullarım korkman. Size fülân zamânda ekin vermem ve yağmur vermem ve sizi düşmanınız fülâna bozdururum ve sizi kırdırırım ve sizd[e] (bana …
EÇS VIII 251b … n su sarnıçlarına cem‘ olup mâh-ı Temmûz'da buz pâresi olup andan isti‘mâl edüp yağmur suyuna muhtâclardır. Niçe kimesneler aşağı varoş şehrinin âb-ı hayât kuyularınd …
EÇS VIII 277a … pâkîzedir. Aslâ bu kal‘aya bevvâbân [ve] nigâhbânlar köpek komazlar, zîrâ cümle yağmur suları su sarnıçlarına gider. Anıniçün cümle tarîk-i âmları pâkdir.
EÇS VIII 287a … avâle olup eğer bu kûh-ı Tamas üzre bir pâre bulut olsa hemân Kandiye sahrâsına yağmur yağmağa başlar.
EÇS VIII 319a Hikmet-i Bârî bir azîm yağmur yağup piyâde yürümeğe mu‘tâd edinmemiş kızlar çamurda bî-tâb u bî-mecâl kalup b …
EÇS VIII 322a–322b … lhda bizim olup bir kayalı ve topraklı adalardır, ammâ kurâlarının suları cümle yağmur suyu sarnıçlarıdır kim âb-ı revânları yokdur.
EÇS IX Y6b … -i hâr kemâlinde ve hevâ letâfetinde, ammâ sağ tarafımızda berk-i dırahtân üzre yağmur nâzil olmağa başladı. Ammâ gayri cânibde bir katre yağmur alâmeti yok. Hevâya n …
EÇS IX Y6b … berk-i dırahtân üzre yağmur nâzil olmağa başladı. Ammâ gayri cânibde bir katre yağmur alâmeti yok. Hevâya nazar edüp anı gördük, eflâke ser çekmiş bir dıraht-ı münte …