İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ye

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
43
isabet
39 cümle/beyitte
15,9
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
2
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4116,7
Tes Yazıtı16.622,5
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)198,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–43 / 43

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ye” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
Tes Doğu 6 ...ul(a)ḳıġ: : ıya : b(a)s(ı)p : ol(u)r…….n : y(e)r(i)g y(e) ....di
ShoR Sho.Rosia 6.2.2.2/11 … aqıġ-ıġ tép 我等Ο /// [körser] adırtlasar biz şaryataputri-nıŋ qayu söz-lemiş-in yé - 4) [r]tinçü-te bolmaz ermiş :
EÇS I 113a "Sıhhat-i bedenle ye iç, sıç gine ye, gine iç, âhir sıç" derler.
EÇS I 113a "Sıhhat-i bedenle ye iç, sıç gine ye , gine iç, âhir sıç" derler.
EÇS I 113a … âlâ vezîr-i a‘zamsın pâdişâh olacak değilsin, ey imdi bu du‘âyı kabûl etmedinse ye iç sıçma" der. Ba‘dehu sadrıa‘zam yedi gün hâli mükedder olup tabî‘ati yübûset …
EÇS I 120a "Azacık ye " deyü cevâb zâhir olup gayrı haber çıkmaz. Hakîr bir kaç kerre müşâhede etmişim …
EÇS I 169a Kalk-a beri yâ Vasıl / Ye necisden bir fasıl / Seni dağda dutdular / Âdem deyü oynatdılar, / Kur yayını d …
EÇS I 173b … e ve cevziyye ve fısdıkıyye helvâların başları üzre tablalarda zeyn edüp "Tatlı ye tatlı söyle, cânım helvâ nefâyis" deyü feryâd ederek ubûr ederler. Andan,
EÇS II 258b sığır goyuf / taşağım ye
EÇS II 332b ve niki hodî açğıvâ diri girin ye ğaç açğıvâr biçu / seni kim s..diler, eşek mi domuz mu s..di, oğlan
EÇS II 346b–347a … irenk ile Urum istîlâ edüp {aldı}. Var halâs edüp fâtih-i İzmir ol ve şu ekmeği ye " deyü hammâmın iki kıt‘a beyâz mermerin zemînden koparup mermeri hamîr gibi yoğ …
EÇS II 346b–347a … h'e verüp "İkinci hılâfetde Mehemmed İslâmbol'u feth edüp bu etmeği İslâmbol'da ye " deyü Şehzâde Ebü'l-feth'e İslâmbol'un fethin dahi tebşîr etdükde Murâd Hân, De …
EÇS II 353a–353b … olup mâl [u] menâl dağlarda ve bellerde ve yollarda kalup herkes "nefsuhu nefsî" ye düşüp cân bâzârına gitdiler, kimi halâs olup kimi yitdiler. Ammâ paşanın iç ağa …
EÇS II 358a–358b … sûlullah'ı nasîb edüp sıhhat-i bedenle cihânı geşt ü güzâr etdükçe azacık ta‘âm ye ve azacık söyle ve az uyu ve ilme çok amel eyle. Netîce râh-ı hakkı bulmağa lâz …
EÇS III 29a Yâ kadıncığım, gel sen kabak ye
EÇS III 94b … a‘âma iştihâ verüp kuvvet-i basarı ziyâde edüp ıslâh-ı ma‘îde eder. {Zîrâ "Eğir ye de geğir demişler} Gerçi Devlet-i Âl-i Osmân'da Azak eğiri ve Kanije eğiri meşh …
EÇS III 127b–128a … kâvus'dan muharrâ pişmiş paça ta‘âmı getirdüp "çık yâ nefs-i za‘îf, hâcetin ise ye " deyince hemân Bayezîd-i Velî kay edüp mübârek ağzından dörd ayaklı gelincik sı …
EÇS III 182a … ahi eyle bir nân-pâredir, safâ-yı hâtır ile tenâvül edüp mansûr u muzaffer olup ye " deyü elime ol hubuz pâresin verüp dest-i şerîfin bûs edüp "Pâdişâhım bu ekmeğe …
EÇS III 182a … gönder, yıkayup tenâvül etsin ve bir parçasın Bitlis Hânı'na ver, mâ‘adâsın sen ye " dediler. Ve aceb vâkı‘adır, hayr ola, dediler. Hakîr dahi ta‘accüb edüp "Seyec …
EÇS III 182a–182b … benim elimde hân şehîd ola, dedi. Ve vâkı‘amda Murâd Hân'ın "Sen de ol ekmekden ye " dediğü Allahu a‘lem ecel-i müsemmâmız tamâm olduğu günlerde biz de şehîd olmak …
EÇS III 183b … sende kala. Üç gice mukaddem ben Sultân Murâd'ı vâkı‘amda görüp, ‘Al bu ekmeği ye Ahmed’ dedi idi. Ben de pâdişâhım 'bu nân-pârede kan vardır yenir mi', dedim. ' …
EÇS IV 260b … bir parçasın Bitlîs hânına Van'dan gönder, kanlı ekmekden yesin, mâ‘adâsın sen ye , dediler" deyü bu vâkı‘ayı İslâmbol'da sana demedim mi idi ve sen hayr ola, dey …
EÇS IV 260b … eyle bir nândır, Kürdistân'da bir âdem pişirir, al ol ekmeği safâ-yı hâtır ile ye dedüğü bize Van mansıbı nasîb olup ekmeğin işte yine Murâd Hân kasrında yememiz …
EÇS IV 290b … l olunsa yine benî Âdem def‘-i cû‘ eder. İstersen şîr-i hurma [vü] katr-ı nebât ye , istersen siyâh kara darı ekmeği ye, cümle def‘-i cû‘ etmede yeksândır. Niçe ta …
EÇS IV 290b … der. İstersen şîr-i hurma [vü] katr-ı nebât ye, istersen siyâh kara darı ekmeği ye , cümle def‘-i cû‘ etmede yeksândır. Niçe ta‘âmlar tenâvül olunup destehânlar ka …
EÇS IV 387a Çuma cezîzî kelek berdânî {hub hub} / Çuma cebûrî hıyut vedânî {hub hub} / A ye ya ya u yu yu yu u yu yu yu yu / Amân mürüvvet azîzim bûçî kelendu
EÇS IV 387a … kân dûre hûb hûb / mükerrer- / Bejnin zizâve hâl tahûre hûb hûb / mükerrer- / A ye ya ya u yu yu yu u yu yu yu yu / Amân mürüvvet ilâ âhir a ya ya ya
EÇS V 26b … halkı gölden eğir kökü çıkarup iplere dizüp vilâyet vilâyet gönderirler. "Eğir ye de geğir" demişler. Gâyetü'l-gâye hâzımü'l-ifrâtdır. Gerçi Azak kal‘ası dibinde …
EÇS V 49b Domuz ye
EÇS V 150a bok ye
EÇS V 150a Boku sen ye demekdir.
EÇS VI 34b Hak mut. / Bok ye .
EÇS VII 156b … e Kanije kökü ve Azak'da nehr-i Ten suyu eğirlerinden hâssalı eğiri olur. "Eğir ye de geğir" demişler. Ve kırk vukıyye gelir alabalığı ve söve balığı çıkar bir âb …
EÇS VII 157b Cadı köpek eti ye .
EÇS VII 157b Köpek etin sen yersin bana ye dersin.
EÇS IX Y60b–Y61a … ulemâ ve sulehâ ve hâkim ve mütevellîlerimiz vakfullâhları ‘Vakfiyyesi vardır, ye demişler’ deyü mâl-ı vakfı yeyüp giderler. Ve seyr [ü] temâşâ etdiğimiz Q 31b …
EÇS X Y43b ‘ Ye şâhım va‘deye hulf buyurdunuz. Şâhlık ber-tarafdır elinden geleni dirîğ etme, b …
EÇS X Y215b–Y216a … evlete telhîs etdükde rûznâmeci Abdurrahmân Efendi'yi huzûr-ı şehriyârîye ihzâr ye (---) de katl edüp muvâcehe-i pâdişâhîde yine o minvâl Y 216a üzre cevâb verd …
EÇS X Y270a … âhiddir. Hattâ bir ruhbân kendüye gelüp "Seninle erba‘îne girelim, ne sen ta‘âm ye ve ne ben ta‘âm yiyeyim" deyü da‘vâ-yı merd edüp gârda kapanırlar. Yedi gün yed …
EÇS X Y420a "Helâl olsun, istersen ye istersen cahîm gibi içinde yan" dedi.
EÇS X Y431b ye yine sıhhat ile dâhil olup ahâlî-i vilâyet istikbâle çıkup kal‘adan toplar atıl …
EÇS X Y442b kiyam bukumbo / peynir ye
EÇS X Y442b ari namni ye bukumbo / gel otur yiyecek yiyelim