İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yemiş

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
55
isabet
53 cümle/beyitte
20,4
milyonda
tüm derleme göre
5
eserde geçiyor
3
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4920,0
Irk Bitig32.313,0
Uigurica I-IV1158,4
DLT’deki Türkçe parçalar1344,7
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)198,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 55

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yemiş” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
IB 37 bir k(a)rı öküzüg bilin biçė kumursga yėmiş . k(a)mş(a)yu / umatın turur tėr.
IB 46 t(ė)bė titigkė tüşmiş. b(a)sınu yėmiş . özin tilkü yėmiş tėr.
IB 46 t(ė)bė titigkė tüşmiş. b(a)sınu yėmiş. özin tilkü yėmiş tėr.
U II, T. III M. 225-21.-2 … daçı-lar .. yıd as-lıġ-lar .. tütsük as-lıġ-lar .. ḳua çeçek as-lıġ--lar .. tüs yėmiş as-lıġ-lar .. ı tarıġ as--lıġ-lar .. oot-ḳa çöklemis-ig yėteçi--ler .. yėriŋ as …
DLT I, 263 Yigitlerig işletü / Yıġaç yemiş ırġatu / Ḳulan keyik awlatu / Badram ḳılıp awnalım
ShoR Sho.Rosia 7.2 /171 二十[二 /// yêmiş-] lik-te turmaḳınça-ḳategi ::
EÇS I 4a 179. Fasl-ı sâbi‘e aşerde yemiş bâzârbaşısın bildirir ve âyîn-i kerr ü fer ve alay-ı azîmin dâr[â]tların beyân …
EÇS I 6b … nin leyle-i âşûrası idi kim bu hakîr beyne'n-nevm ve'l-yakazada iken görürüm ki Yemiş iskelesi kurbünde Ahî Çelebi câmi‘i nâm câmi‘ kim helâl-i zülâl mâl ile inşâ ol …
EÇS I 15a Ve ol asırda Galata'dan Yemiş iskelesine üç kat zencîr çekilüp üzerinde cisr-i azîm binâ olunup âyende ve rev …
EÇS I 33a … erek Unkapanı'nda binâ olunan ehl-i hıref dîvânhânesine gelüp dîvân etdi. Andan Yemiş iskelesi çardağında cümle ehl-i esnâf ile dîvân edüp meyveye narh verdi. Andan …
EÇS I 48a Hızır Paşa: Hızır-misâl Şâm [u] Bağdâd'ı yemiş ve Harem-i muhteremden çıkmış sâhib-i vakâr ve kâni‘-kâr, bekâr [ü] bîkâr âdem …
EÇS I 90a Yemiş iskelesinde mâl-ı helâl ile binâ olunmuş Ahî Çelebi câmi‘i: Mi‘mâr Sinân kârıdı …
EÇS I 109b el-Mevlâ Mehemmed Nûrullâh eş-şehîr Ahîzâde Efendi: Yemiş iskelesinde câmi‘leri hazîresinde medfûndur. Seng-i mezârında târîhi:
EÇS I 171b … pîrleri Baba Reten-i Bâğbân idüği bâlâda mastûrdur. Bunların büyük kârhâneleri Yemiş iskelesi dibinde sebzehâne-i mîrîdir, bir kârhânedir. Sebzehâne ağası, bostâncı …
EÇS I 172b Esnâf-ı değirmenciyân-ı üzüm: Kârhâne on beş, neferât üç yüz, kârhâneleri Yemiş İskelesi'nde Ahî Çelebi câmi‘i sokağındadır. Ammâ ankâ bâzergânlardır. İzmir'de …
EÇS I 180b … azîmi yürüyüp pâk müsellah askerler içre kızak-ı azîm üzre muhtesib çardağın ve Yemiş İskelesi'nde sebzehâne çardağın meyve-i ibret-nümâlar ile ve niçe yüz zerdûz ya …
EÇS I 209b demiş ammâ nehnü yemiş .
EÇS II 228b Kayağan bâzârında Yemiş bâzârcıları çârsûsu dahi dükkânları gûnâ-gûn meyve dallarıyla zeyn olmuşdur. Ve …
EÇS II 242a Hudâ âsân ide. Âmîn yâ Mu‘în ve bihi nesta‘în. Evvelâ rûz-ı cum‘ada Yemiş İskelesi nâm mahalde esbâblarımızı gemiye koyup salât-ı cum‘ayı Yemiş İskelesi' …
EÇS II 242a … ı cum‘ada Yemiş İskelesi nâm mahalde esbâblarımızı gemiye koyup salât-ı cum‘ayı Yemiş İskelesi'nde Ahî Çelebî Câmi‘inde edâ ederken hâtıra ol câmi‘ içre Hazret-i Ris …
EÇS II 290b–291a … delicelidir. Hattâ hakîr dizdâr hânesinde tahte'l-fütûr tenâvül edüp cüz‘î asel yemiş olduk. Meğer bok yemişiz. Nîm sâ‘atden sonra cihân başıma dâr olup serâsîme old …
EÇS III 31b Niçesi elinde oku yayı var ammâ oklarının yeleklerin kırk elli yıldan berü güve yemiş ammâ yine fonta kelâmı yerinde "Bre vur kahbe Celâlîyi bre kralım Celâlîyi" dey …
EÇS III 56b Cümle (---) aded mihmân hâne-i tüccârân-ı berr [u] bihâr. Evvelâ çârsû içinde Yemiş hânı kârgîr binâ-yı metîndir. Ve Alahân, vekâle-i âbâdândır. İbrâhîm Halîl nehr …
EÇS III 57a … İbrâhîm'den ol âb-ı sâfî cereyân etmededir. Her kim bu âbdan nûş etse koyun eti yemiş kadar olup tendürüst olur.
EÇS III 93b–94a … eşleri pâre pâre yol üzre yatup bu gice niçe yerlerin kurdlar tilki ve çakallar yemiş . "Evliyâ'nın hışmına uğrayanlardır, şunları bir köşeye defn edin" deyü ahâlî-i …
EÇS III 96b … re bir akçeye el verüp eyle narh verüp lahm-ı semîne yedi akçe narh verüp andan Yemiş İskelesi'nde Ebü'l-feth'in sebzehâne dîvânına gelüp cümle me’kûlât [u] meşrûbat …
EÇS III 161b … ‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk h …
EÇS IV 283a–283b … ular kim: "Biz hân cenginde {iken} mübârek yevm-i Ramazân'ı cümle ale'l-ittifâk yemiş idik. Tiz dellâllar nidâ olunup cümle guzât-ı müslimîn ale'l-ittifâk sâ’im olsu …
EÇS IV 291b … ânım, elçi Evliyâ akay yahşı danışıh {etdi}. Hakkâ ki bügün cüreğinizi sâdıkâne yemiş . Ammâ hânım göresen Osmânlıyı bizim Mekü kal‘asına ve Kotur kal‘asına asker koy …
EÇS V 146a "Kim bok yemiş kim bu şarâb harâmdır. Bu şarâb gazâ mâlıdır. Gazâ mâlına harâm diyen şu esîrle …
EÇS VI 104a … ldırım gibi seğirdüp top ve tüfengler atup gelirken hemân küffârın top güllesin yemiş ve niçe bin kurşum zahmın görmüş ve kâfirin sadâsın işitmiş bu kadar bin mahlûk …
EÇS VI 132b … n dağa ve dereden dereye ve depeye uğrayup Uyvar altında mektûp kozalağıyla yem yemiş ve yâdes kemiğine dönmüş şâh-ı gedâ atlardan belki on bin at bu yolun çamur bat …
EÇS VI 162a Hattâ birini tenâvül eden âdem gûyâ sakankur-ı mâhî ma‘cûnu yemiş gibi takviyet verüp ol gece ehliyle levendâne ve dilberâne pehlivân-âsâ güleş e …
EÇS VII 7a … stalıkdan mı açlıkdan mı ölmüş kalmış. Yüzün ve kulakların tilkiler ve çakallar yemiş . Andan bildik kim asâkir-i İslâm vâfir ıztırâb çekmiş ve bizler dahi ol mahalli …
EÇS VII 56b Ammâ Freng kapusu tarafı Süleymân Hân zamânı sademât-ı topdan hayli rahneler yemiş , anıniçün ol tarafı gâyet metîn ü kavî fîl cüssesi kadar taş dîvârdır. Ve kapun …
EÇS VII 58a Cümle şehr içre on aded yerde bâzâr meydânları vardır. Evvelâ Yemiş Bâzârı Meydânı ve Ekmek Meydânı ve Unkapanı Meydânı ve Çerkes Meydânı.
EÇS VII 108b … u bâğçe olmadığından şarâbı dahi yokdur, zîrâ şiddet-i şitâsı katıdır, bir ağaç yemiş değildir, odunu dahi yokdur. Cümle sığır tezeği yakarlar ve at ve deve tezeği d …
EÇS VII 118a–118b … yı nûş edüp sarhoş olup gider. Bahs ile bir günde yüz vukıyye boza ve bir koyun yemiş Tatar bî-hisâbdır. Bozayı 118b hem içer ve bir tarafdan işer.
EÇS VII 122a demiş, bed kârı gibi necis yemiş .
EÇS VII 128a–128b … â ilik olur. Tatar mâbeyninde böyle pişmiş elli vukıyye gelir bir koyun kebâbın yemiş ve yüz vukıyye boza içmiş Tatar çokdur, ya‘nî bunları bir oturuşda bir Tatar ye …
EÇS VII 133b azıngı burnunu çom yemiş yite / oşatırım senin özünü
EÇS VII 133b ağzını burnunu kızılcık yemiş / köpeğe benzedirim senin kendini
EÇS VII 176b "Gel pâdişâhımızın oğludur. Sen de yemiş ol" dediler. Hakîr eyitdim:
EÇS VII 177a Ve bunda olan yemiş ağaçları ne Çîn'de ve ne Hıtâ ve Hoten Çîn [ü] Mâçîn'de ve vilâyet-i Tübbet'de …
EÇS IX Y88b … kar ellişer vukıyye zerefşân alabalıkları olur kim tenâvül eden mâ’ide-i kudret yemiş olur.
EÇS IX Y97a Yemiş hânı: Çam tahtası örtülü müfîd ü muhtasar bir hân-ı sağîredir.
EÇS IX Y97b Ve bu Yemiş hânı etrâfındaki çamları temâşâ ederek yine cenûba üç sâ‘at Muğla şehri ensesin …
EÇS IX Y237b … ol. Bir dahi cânlı kısmından hayvân eti yemeyelim. Hâşâ ki biz senin Yûsuf'unu yemiş olavuz" deyü bu Ken‘ân elinin gürgleri yemîn etdiler. Hâlâ yine ol vâdînin kurd …
EÇS IX Y251b … dır, cevz-i rûmî kadar olur. On dânesin tenâvül eden bir vukıyye lahm-ı kûsfend yemiş kadar gınâ bulur, memdûh-ı cihândır.
EÇS X Y124b … varup taşları devirüp silâhlarım aldım, ammâ tîrkeşin kayışın tilki mi çakal mı yemiş , bir hâl ile belime bend kılup kemeri dahi alup tüfengleri belime takup hamd [ü …