İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yeri

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
355
isabet
336 cümle/beyitte
131,6
milyonda
tüm derleme göre
6
eserde geçiyor
2
farklı biçim
32 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi340138,9
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)7323,3
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası5131,3
Kül Tigin Yazıtı1509,2
Bilge Kagan Yazıtı1405,5
DLT’deki Türkçe parçalar1344,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 355

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yeri” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KT D 11 üze : türük : t(e)ŋrisi: türük ıduḳ yėri : subı : (a)nça (e)tm(i)ş :
BK D 10 üze : türük : t(e)ŋrisi : < türük> : ıduḳ : yėri : subı : (a)nça : (e)tm(i)ş (e)r(i)nç :
Mait Mai.Tek.018.25–31 bu muntag ögrünçülüg edgü üdler üstün öŋ alkınçusı teŋri yėri altın aviş tamuḳa tegi tüzü ėştilti.. tözün maytrınıŋ toyın boltı tėp ün ėşidip …
Mait Mai.Tek.089.34–37 tükel bilge teŋrim siziŋ munta kelmişiŋizke strayst--riş teŋri yėri kutı kıvı aşılur..
Mait Mai.Tek.089.38–48 siz- -iŋe çkr laḳşanın yarataglag adaḳıŋızka börtürüp bu trkays--triş teŋri yėri şudavas teŋri yėr(i-) -nteki teŋrilerke suḳlanġu ... teg boltı yėme yarlıḳançuç …
Mait Mai.Tek.090.33–37 tujit teŋri (yėri) ... -ta ... -yam ... -m ... - / ... - / tımız
Mait Mai.Tek.091.20–29 … ŋri teŋrisi burkan tapa barıp inçe tėp ötüg ötüŋ siziŋte öŋi üdrülüp yalaŋuḳlar yėri kut--suz ülgüsüz osuglug boltı
Mait 7a-17–20 bu muntaġ -niŋ maŋirt maŋramış üs[tün akan-] iştabawan tŋri yėri altın [awiş tamu-] ḳatagi ulatı üç mıŋ [uluġ mıŋ yėr] suwlarda alḳu ėştülür . . …
Mait 7a-21 … gi]mlig maitri [bodiswt] . . . . . . tınlġlar oġlanıŋa . . . . . . tuj- it tŋri yėri . . . ıdalap ḳodup . . . krptın tamġa krp suçılur-ça sekiz on nayraġın yarataġl …
KuT Ku. T. 26/64b3 … aydılar: erdimi zaʿif tutulmışlar yer içinde. aydılar: ermez mü erdi taŋrı--nıŋ yeri kėŋ kesilse sizler anıŋ içinde. bu ögür sıġınġuları tamuġ ol nėme yawuz yanġu y …
KuT Ku. T. 29/30b3 40 eger yėri bėrmese siz aŋar çın-oḳ yari bėrdi aŋa taŋrı ançada çıḳardı anı anlar kim tandı …
KuT Ku. T. 34/62b1–2 40 bütünlükin aŋar biziŋ üskümizde yaḳınlıḳ nėme eḍgü yanış yeri
KuT Ku. T. 34/85b1 … ar ḳorḳuŋlar iḍiŋizdin anlarḳa kim eḍgülük ḳıldılar bu dünya içre eḍgülük taŋrı yeri kėŋ erür anıŋ üçün tükel bėrlür sergenlerke yanutları sansız
KuT Ku. T. 35/19b3 … riŋler tamuġ ḳapuġlarıŋa cavidaneler anıŋ içinde nėme yawuz boynaġularnıŋ turġu yeri turur ol
DLT I, 119 Türlük çeçek yarıldı / Barçın yaḍım kerildi / Uçmaḳ yeri körüldi / Tumluġ yana kelgüsüz
EÇS I 10b … ve ırgat bennâları ile gelüp binâya imdâd etdiler. Ve her pâdişâha biner zirâ‘ yeri amâr etmeğe me’mûr eyleyüp her pâdişâh hissesine düşen yeri gûnâ-gûn san‘atlar …
EÇS I 10b … âdişâha biner zirâ‘ yeri amâr etmeğe me’mûr eyleyüp her pâdişâh hissesine düşen yeri gûnâ-gûn san‘atlar ile inşâ etdiler. Kal‘a-i İslâmbol ol asırda Sarâyburnu'ndan …
EÇS I 36a … lup fenâ bulmaya. Ta‘mîr etmek benden feth etmek senden ola. Ve sana bir minâre yeri inşâ edüp anda du‘â etdim. Hemân fethine bezl-i ihtimâm eyle" deyince cümle huz …
EÇS I 74b … n Anatolu sadrı olmuşlar idi. Hüseyin Efendi hayâtda olmağile hilâf-inhâ olunup yeri yine mukarrer kılındı.
EÇS I 97a … emâşâ etmek müyesser olmuşdur. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [u] güzâr edüp rub‘-ı meskûnda eyle bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hamm …
EÇS I 101b Hammâma girdi nâz ile bir sîm-ten güzel / Şol şöyle diyecek yeri yok cümleten güzel.
EÇS I 105a … bennâ kûhkenler bu kubbenin cânib-i cenûbunda Ferhâdî külünkler ile bir pençere yeri açarken iki tula mâbeyninde bir demirden tütün lülesi çıkup cümle halkın manzûr …
EÇS I 109b … dir "Yâ Sultânım bu iki tokuz târîh değildir" derler, buyururlar kim "Bir tokuz yeri dahi alıkodum, fevtimizden sonra bir tokuz dahi yazup sene 999 ola" derler. Şâh …
EÇS I 126b Mesîregâh-ı puta yeri : Bir çemenzâr derede beş altı soffalar vardır, her cum‘a niçe bin kemânkeşân, k …
EÇS I 146a … ğız işleyecek bir azîm kârgîr kubbeler ile mebnî kâğızhânesi var, su dollâbları yeri var kim Dâye Hâtûn câmi‘i altından suyu ubûr edermiş. Ammâ hâlâ bu kâğızhâne ha …
EÇS I 158b … tîmârhânenin ne kadar dîvâneleri var ise iki yüz aded bîmârhâneciler iki üç yüz yeri göğü bilmez dîvâne zir-zop bel-hop dîvâneleri altun ve gümüş yaldızlı demir zen …
EÇS I 159b … er. Niçe böyle azîm ekmek yaparlar lâkin bunlar furunda pişmek mümkün değildir. Yeri handak gibi yarup üstlerine kül örtüp dahi cânib-i erba‘asına âteş edüp te’enni …
EÇS I 169b … ak celle ve alâ dölüne ve döşüne berekât verir. Ammâ hınzîr bütün gece burnuyla yeri nadaz nadaz yarup yerden kök çıkarup yer, sabâh vakti hınzîr gibi hor hor hâbla …
EÇS I 177a … kübrâ masârıfdır. Emîni ve nâzırı ve on iki aded kâtiblerinin başka dîvânların yeri vardır. Cemî‘i re’îsânlar ile muhâsebe görürler. Bunlar dahi cümle pür-silâh ol …
EÇS I 183a … ırk elli aded fişek-i gûnâ-gûnlar zemîne hışm-ı şehâb gibi süzülüp râst geldüği yeri yaku yıkup temâşâcıları pârekende ve perîşân edüp bir hây-hû olur.
EÇS II 223b–224a … stûrdur. Her kubbenin alemleri, şems-i afitâb gibi ziyâ verir. Yigirminci kubbe yeri câmi‘in ortasına vâkı‘ olup kasden üstâd-ı kâmil mekşûf binâ edüp mâhî şebekesi …
EÇS II 235a Sene 14 ve müddet-i ömr sene 67. Yetmiş sancak yeri Türk eşkıyâsından ve kefere a‘dâsından feth edüp altı yüz hutbesi tilavet olunu …
EÇS II 255b … hr-i azîm Faşa çayı: Bir nehr-i azîmdir kim Tuna-misâl bir vâsi‘ nehrdir. Ba‘zı yeri bir mil enli ba‘zı mahalli nısf mil teng mahallerdir. Ammâ umkı sekiz kulaç ve …
EÇS II 257b … eryâya nâzırdır. Bunda dahi çârsû-yı bâzâr yokdur. Ammâ iskele başlarında bâzâr yeri vardır. Bundan yine garba leb-i deryâ ile üç konakda,
EÇS II 258a … ildir ve arzı beş konak ve dörd menzil ve üç menzil ve iki menzil ve bir menzil yeri . Bu Kotası'yla Jana Çerkesi mâbeynidir. {Ve bu Abaza diyârının kırk konak yerin …
EÇS II 271a–272b … ol cânibden üç ağızlı bir lağm-ı sehm-gîn atılup kal‘anın yetmiş arşın mikdârı yeri hevâya perrân olup üzerinde olan küffârlar zâğ-ı gammâz-vâr hevâya pervâz urup …
EÇS II 273b–274a … u cehd, sa‘y [u] ihtimâm etmede. Bir gün merhûm Sultân Ahmed Hân, câmi‘in harem yeri ki, Koca Mehemmed Paşa'nın sarâyı yerinde ancak bir kasr-ı münakkaş kalmışdı, a …
EÇS II 277a … i elinden feth ederken hayli guzât-ı müslimîn şehîd olmağıla heleke ya‘nî helâk yeri demekdir. Hakîkatinde yine helâk olacak mahalde binâ olunmuş leb-i deryâda iki …
EÇS II 278b savu yeri / mezârlık
EÇS II 278b sîn yeri / mezârlık
EÇS II 286b … i vardır. Netîce-i kelâm, tahsîl-i ulûm edecek diyârdır. Çokluk hevâ [vü] heves yeri yokdur.
EÇS II 301a … ma‘mûr kasaba-misâl câmi‘li ve hammâm [ve] mesâcidli kendlerdir. Zirâ‘at olıcak yeri âb-ı Serâverd üzre mahsûldâr zemîndir.
EÇS II 315a–315b … n mildir. Ve umkı, ka‘rı nihâyeti üç ıskandil boyudur, ya‘nî üç yüz zirâ‘ derin yeri vardır. Ve bu rûy-ı deryâda bin pâre gemileri vardır kim diyârdan diyâra tüccâr …
EÇS II 320b–321a … b u yebâb ederek tâ Arpa Çukuru nâmıyla ma‘rûf olan Sivas'a gelince yedi eyâlet yeri kabza-i tasarrufa aldı. Ol asrda Şehzâde Selîm Hân-ı Evvel, Tarabefzûn hâkimi i …
EÇS II 334a … arak-âlûd olarak cirîd oynayup cirid urdukları âdem Arapça emrine itâ‘at edüp yeri dâr-ı hâmûşân olurdu. Seydî Paşa gâyetü'l-gâye fârisü'l-hayl cündî ve silâhşör …
EÇS II 334b–335b … sâhiblerimi vurma demişim", "Pâdişâhım! Bu meydân-ı ma‘reke(d)e musâhib yüsâhib yeri değildir. Âr meydânı değildir, er meydânıdır. Bunda vuran, vurulan, ölen öldürü …
EÇS II 372b–373a … dullahı râhatda komayup tâ cülûs-ı Mehemmed Hân'ın ibtidâsına gelince üç eyâlet yeri harâb u yebâb eyleyüp bir vech ile ele girmek muhâl oldu. Hattâ bu hakîrin Engü …
EÇS III 4b … olunup andan vezîr-i âlîşân olduğu mahallerde gazâ mâlından bu Hersek kasabası yeri bir mahsûldâr arz-ı hâliye olup memerr-i nâs-ı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc olmağıla …
EÇS III 23b … h-ı Hamâ deyüp gitdikçe nehr-i Nîl'in bir fırkası hemân bu Yahûdî'nin ardı sıra yeri yarup tâ Menzile şehrine gelüp andan Yafa şehri hâmûnu içre gelürken ol fezâda …
EÇS III 91a … mazdı. Ammâ herkes birer kantarav kal‘ edüp dâ-i devâ edüp bi-emrillah ol çürük yeri gâ’ib olup ke'l-evvel durur. İlâ-mâşâallah, hakîr dahi eyle gördüm ve bir şemme …