İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

yerin

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
90
isabet
87 cümle/beyitte
33,4
milyonda
tüm derleme göre
8
eserde geçiyor
3
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7129,0
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)7323,3
Huastuanift43.948,7
Uigurica I-IV4633,7
Bilge Kagan Yazıtı1405,5
Şine Usu Yazıtı1841,0
Irk Bitig1771,0
Uigurische Sukhāvatīvyūha-Fragmente (Zieme)12.369,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 90

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“yerin” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
BK D 35 toḳuz : oġ(u)z: bod(u)n : y(ė)r(i)n : subin : ıd(ı)p : t(a)bg(a)çg(a)ru : b(a)rdı :
ŞU G 6 y[aġı] bol- turup yėrin tapa bardı anı udu .... ugru? yagradḳan? sekizinç ay ben udu / yorıdım ebimin e …
IB 16 toruk (a)t s(ė)mrit(t)i. yėrin öp(ė)n yügürü b(a)rmiş. utru / yirdė ogrı sookuşup tutuup(a)n minmiş. yiliŋė ku …
Huast T. II D. 178 IV.-2 k(e)ntü-ü tuġmış ḳılınmış meŋigü-ü t(e)ŋri-i yėrin unıtu-u ıtddı-ı
Huast T. II Y. 60 a.-7 y(a)ruḳ yilt[izi]n . . t(e)ŋri [yėrin tünerig yil]tizin tamu yėrin bilt(i)m(i)z . .
Huast T. II Y. 60 a.-7 y(a)ruḳ yilt[izi]n . . t(e)ŋri [yėrin tünerig yil]tizin tamu yėrin bilt(i)m(i)z . .
Huast T. II Y. 59-7–14 … ġ evinlig uzun-tonluġ-ḳa yaztım yaŋıltım erser .. azo v(a)rḫarda şakimun burḫan yėrin artatdım erser .. yaza yaŋılu yekke içkekke yılḳıḳa yaztım yaŋıltım erser .. kö …
U II, T. II Y. 52,1-24–27 … teki tŋr[i] . . . . . . . . . . . . . . . . . . . teg bır ėkintike yigedmeklesü yėrin . . . . . . . . ilinçüledi-ler
U II, T. III M. 225-21.-2 … üs yėmiş as-lıġ-lar .. ı tarıġ as--lıġ-lar .. oot-ḳa çöklemis-ig yėteçi--ler .. yėriŋ as-lıġ-lar .. aġıġ as-lıġ-lar .. sül as-lıġ-lar .. yar as-lıġ-lar .. lisip as-l …
U II, T. III, M. 182-9–27 … s yėmis as-lıġ-lar .. ı tarıġ as--lıġ-lar .. oot-ġa çöklemis-ig yėteçi--ler ⟨…⟩ yėriŋ as-lıġ-lar .. aḳıġ as-lıġ-lar ⟨…⟩ sül as-lıġ-lar .. yar as-lıġ-lar lisip as-lıġ …
U II, T. III, M. 182-30 … a çöklemis-ig yėteçi-ler .. ne negü as--lıġ-lar .. ögüg köŋül-üg ḫundaçı-lar .. yėriŋ as-lıġ-lar .. aḳıġ as-lıġ-lar .. sül as-lıġ--lar .. yar as-lıġ-lar . lisip as-l …
Mait Mai.Tek.034.08–13 … ü kentü ordularınta teŋriler teŋri katun--ları nırvan bulmaḳ küsüşin yalaŋuḳlar yėrin suḳlanıp tözün maytrı udusınta yirtinçüke kodı ėnerler..
Mait Mai.Tek.050.06–08 v(i)rhar yėrin sipirmiş üçün nom ėşidip nom bitig bitimiş üçün ton etük aş içgü buşı bėrmiş üç …
Mait Mai.Tek.052.01–05 [yėti yigirminç ülüş] / / 1 = 35a yoḳ yinçün yėmişlik yėrin tolu töşep samntapşup yėmişlikig satġın alır ötrü (ar)şidati arhant birle saŋra …
Mait Mai.Tek.052.53–56 v(i)rhar saŋram--larıg açınsar agrınsar v(i)rhar saŋram yėrin sipirser arıtsar evig bark--ag kodup toyın dıntar bolsar baçag olursar arıg çhş …
Mait Mai.Tek.069.13–16 yėrin suvın baġın borluḳın erin atın oḳlatdımız.. seŋrem sanlıg edin tavarın artattım …
Mait Mai.Tek.073.38–43 … imun burkan şazanınta toyın--lar şmnançlar erdimiz seŋıḳ saŋram sanlıg tarıglag yėrin kalınlıḳların borluḳların sög--ütin yėmişin erksinip adın igil kertilerka bėrdi …
Mait 8a-13–17 … kentü kentü ordularıntın tŋriler tŋri ḳatunları nirwan bulmaḳ küsüşin yalŋuḳlar yėrin suḳlanıp tüzün maitri udusınta yėrtinçüke inerler . .
Sukh T II S-61 ontun sıŋaḳı burḫan-lar yėrin [. . . ] alḳu yarudı
EÇS I 25b … in enderûn [u] bîrûnunda kirpi gibi iki yüz pâre top-ı kûp ile âmâde olup bu üç yerin toplarından rû-yı deryâda kuş uçmak ihtimâli yokdur deyü cânib-i bahre mukayyed …
EÇS I 29b … diyârında Nemse çâsârına varup anın papinta hattıyla kâfiristânın yedi kırallık yerin üç yılda geşt [ü] güzâr ederken Dış Fransa ta‘bîr etdükleri ki yeni dünyânın câ …
EÇS I 69b "Pâdişâhım işidir revânî ve yerin Revân'ı vâkı‘ada görür Revânî bu Revân hân'ı Yûsuf Paşa kulundur" dedim.
EÇS I 104a … -ı ömrün halâs edemeyüp sene (---) târîhinde ecel nâhunu girîbânın çâk çâk âhir yerin hâk edüp kendüler binâ etdüği câmi‘i kurbünde Atmeydânı'na nâzır türbe-i huld-ı …
EÇS I 114b … inâlık etmedi ki" dediğimizde "Gavur Beşe Çufud Ağa" deyü keşf edüp cümle avret yerin açup gazab-âlûd olurdu.
EÇS I 123a … Kâğıdhâne köyüne, cânib-i şimâle tokuz mîl mezkûr Halîc ile tarafeynin çemenzâr yerin temâşâ ederek Kâğızhâne'ye varılır. Ammâ kasaba-i Südlüce bu Kâğıdhâne boğazı a …
EÇS I 155a–155b … r cümle (---) asker. Bunlarda aslâ dükkân ve tezgâh yokdur, ancak ordu-yı İslâm yerin tâhir edüp emn [ü] emân içün ileri giderler. Zîrâ bir diyârda ve bir orduda ibt …
EÇS II 246b … r im‘ân-ı nazar ile bu minbere nazar etseler her kıt‘a taşın birbirine imtizâcı yerin fark edemezler. Gûyâ yekpâre bir minber-i ra‘nâdır. Cenâb-ı İzzet rûy-ı arzda n …
EÇS III 5a … sene sâkin olup imâr eder. Bi-kavli müverrihîn ibtidâ imâreti İslâmbol kal‘ası yerin Hazret-i Süleymân kasr binâ etmezden bin yedi yüz yıl makdem imâr olmuş şehr-i …
EÇS III 42a–42b … üler kim iki gulâmın mezârında iki keçi leşlerin sırtlan kurdları çıkarup ba‘zı yerin yemişler. Meğer bu gulâmlar aslâ tekellüm etmediklerinden ilm-i simyâ ile harek …
EÇS III 46a … lerinden kefenleri çıkınca bu buhayrenin köpek balıkları ibtidâ Lûtîlerin avret yerin koparup yerler imiş. Kefen içün başka bir emânetkâr âdemi olurmış. Beher sene k …
EÇS III 128a … hım, ol mahalle bir âsîtâne-i kübrâ edesiz!" deyü buyurduklarında hemân seccâde yerin tathîr ederken bir mermer sanduka nümâyân olup sanduka üzre "Hâzâ kabru Saltık …
EÇS III 159a … tmişlerdir. Andan Mısır'a bile gelüp ba‘de'l-feth Selîm Hân kendülere tekyeleri yerin Mısır'da Mü’eyyed câmi‘i dibinde yarlığ-ı belîğ ile ihsân etmişdir.
EÇS III 172a … aşa "el-emrü emrüküm" deyüp süvâr olup sarây kapusundan taşra fermân-ı pâdişâhî yerin bulsun deyü çıkup yine sarâya gelüp emîr-i ahûrdan vâfir öz[r]ler dileyüp bir k …
EÇS IV 237a … yine binâ etdüği kûhu üzre nüzûl edüp kanlı oku askerine gösterüp "Müstakillen yerin ve göğün tanrısı oldum." deyüp enâniyyet da‘vâsında olduğu cemî‘i tefâsîrlerde …
EÇS IV 238a … kayd [u] bend edüp altına âteş yakdıkda Cenâb-ı Bârî bu merdin vücûdunun ba‘zı yerin kayaya der-âğûş etdirüp niçe yerleri kaya ile yek pâre ve yek renk olup ancak i …
EÇS IV 267a … ından mektûblar gelüp "Benim efendim! Fermân-ı şerîfiniz ile (---) (---) sancak yerin güzîde askerin taleb edüp Ramazânu'l-mübârekin yigirmi beşinci bâzârertesi gün …
EÇS IV 267b–268a … ibi nâm asker kalup ordu etrâfında karavullar ta‘yîn olunmak fermân olunup yurd yerin muhkem edüp andan Van kulunun (---) aded sağ kolu paşanın sağında ve sol kolu c …
EÇS IV 338a … ı füsûn üzre Ka‘be örtmeden bir sefîl pâ-bürehne ve ser-bürehne Hindî'nin avret yerin örtmek merdlikdir. Hemân Hindîlerin Hind'e kığırsınlar. Bizim Rûmluyu Hind'de b …
EÇS IV 344b … şa efendimiz bu temâşâ etdiğimiz mahalde bu nehr-i Dücle'nin Sürremin'den gelen yerin sed eyleyüp bir menzil Şatt'ın bâlâsından bir hafr-i azîm açup kendü mâlından k …
EÇS IV 352b–353a … hallinde Hazret-i Alî bu sultâna nehr-i Furât'ın geçidin su‘âl eder. Azîz geçit yerin gösterir. Hemân Hazret-i Alî Düldül ile nehr-i Furât'a uğrar. Bi-emri Hudâ Hazr …
EÇS IV 384a … ide necâset içinde kaldı. Yanında bir âleti dahi yokdur kim kumkumanın lehimli yerin kal‘ edüp kendi taşra çıka. Ve çıkarılır Tûfân-ı Nûh'da gark olam deyü havfinde …
EÇS V 17b–18a … di ve kemâl-i sâhib-i hayâ ve mü’eddeb olduğundan bir ferd-i âferîde anın avret yerin görmüş değiller idi. Ve irtişâ ve zemm ü nemm ve gıybet ve mesâvî tarafından gâ …
EÇS V 32b … ne bordınar direkleri ile pâyeler uralım’ der. Kimi ‘Taşradan dibin kazup birez yerin yıkup yeniden yapalım’ der. Kimi ‘Taşradan bir kat yanından dîvâr edelim’ deyüp …
EÇS V 33a … lmak işâretidir ve bi-emrillâh ol yarılan handaka câmi‘ gelir yerleşir ve câmi‘ yerin bulur dediği ol yarılan yerden şifâ bulup ke'l-evvel olur dediği ilâ mâşallâh b …
EÇS V 66a Ve bu kal‘anın Tuna tarafındaki dîvârların nehr-i Tuna yüzü dörd yüz arşın yerin harâb etmişdi. Melek Ahmed Paşa eli vilâyeti üşürüp temelinden bir esâs-ı kavî …
EÇS V 70a "Bu haber şâyi‘ olmasın" deyü feryâda gelen âdemleri haps etdi, ammâ yerin kulağı vardır.
EÇS V 84b … e bizzât sa‘âdetlü pâdişâh nümâyân olunca cümle esnâfât-ı ehl-i hıref bir sâ‘at yerin yemîn ü yesârın tâ serâperde-i pâdişâhîye gelince dîbâ ve şîb ve zerbâf ve kâmh …
EÇS V 91b–92a … îlâ edüp ol kadar ma‘mûr u müzeyyen ve metîn kal‘a edüp limanın tathîr edüp her yerin istihkâm üzre eyle amâr edüp içine on bin soltat ve murtat-ı küfrât ile mâl-â-m …
EÇS V 104a … al‘asın sene 816 târîhinde Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân binâ ederken yerin göğün askerin cem‘ edüp binâ etdiğiyçün Yergöğü kal‘ası derler.
EÇS V 130a–130b "Askerimiz henüz hidmetkâr yerin {buldu} ve bekârlıkdan kurtuldu ve cümlenin yüzleri güldü, ammâ biz de henüz ak …