… lar eger sewseler küfrni iman üze kim kim dost tutsa olarnı sizdin bu ögür olar
zalimler
23 ey anlar kim bittiler tutmaŋ atalarıŋıznı ḳarındaşlarıŋıznı dostlar eger sewseler küfrni iman üze kim kim dost tutsa olarnı sizdin bu ögür olar zalimler
… urlar olar üze belgülerimizni ap ermez-miz kendlerni yoḳatıġlı meger anıŋ boḍnı
zalimler
59 ap ermez seniŋ iḍiŋ uluşları helak ḳılġan ıḍmaġınça uluġraḳında bir yalawaç kim oḳıyurlar olar üze belgülerimizni ap ermez-miz kendlerni yoḳatıġlı meger anıŋ boḍnı zalimler
… ŋler at yawuzı bile nėme yawuz füsuḳ at imanda kiḍin kim kim yanmasa olar anlar
zalimler
11 ey anlar kim taptılar füsus tutmasun boḍun boḍundın bolġay kim bolsalar yaḫşı olardın ap uraġutlar uraġutlardın bolġay [kim] bolsalar yaḫşı olardın til ėtmeŋler bir ikindike ündemeŋler at yawuzı bile nėme yawuz füsuḳ at imanda kiḍin kim kim yanmasa olar anlar zalimler
şehîd etdiler" deyince bu cevâba karşılık Mîr dahi germiyyet-i keyf ile,
"Bu Evliyâ'nın okuduğu murabba‘ı benim nedîmim Mûsâ garîbim içün etmişdim. O Mûsâ benim nedîm-i hâsım ve yâr-ı gâr-ı gam-güsârım idi. Bir kaç sene mukaddem bir gün ol nâ-resîde mazlûmı Receb Paşa lalama gönderdim. Ol dahi zorba eşkıyâlara ığmâz-ı {ayn} edüp katl etdiler ve leşin Atmeydânı'na atdılar. Bu murabba‘ı anın hakkında mersiye olmak üzre etmiş idim. Hele görsen idi ey Mîrgûne Hân böyle zarîf, nüktedân ve necîb ü reşîd tîz-fehm sâhib-i iz‘ân bir hidmetkâr-ı mahbûb-ı cihâna ilâ-hâze'l-ân mâlik olmadım. Bî-günâh eyle mazlûmu zâlimler şehîd etdiler" deyince bu cevâba karşılık Mîr dahi germiyyet-i keyf ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70b ·
metinde göster ·
… e vardukda Yûsuf Paşa'yı hidmeti mukâbelesinde Cinci Hoca tahrîkiyle ol mazlûmu
zâlimler
amân vermeyüp nâ-hak şehîd etdiler.
Hamd-i Hudâ bu altıncı gazâmızda bulunup inebahtılı Durak Beğ firkateleri ile cezîre-i Çukalar'ı nehb [ü] gâret etmede bile bulunup Durak Beğ ile İnebahtı vilâyetine gidüp fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa, Âsitâne-i sa‘âdet'e Donanma-yı Hümâyûn ile vardukda Yûsuf Paşa'yı hidmeti mukâbelesinde Cinci Hoca tahrîkiyle ol mazlûmu zâlimler amân vermeyüp nâ-hak şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77b ·
metinde göster ·
… bir alay kavmdirler. Tershâne-i Amîre'de cümle keştîler donanması mahallinde bu
zâlimler
hemyânları içre yüzer yüz ellişer guruş koyup gözü bağlı el-garîb ke'l-â‘mâları …
Esnâf-ı Kâsımpaşa mukaddemleri: Nefer 155, hâlâ pîrsizlerdir. Tershâne kethudâları eli altında bî-dîn bir alay kavmdirler. Tershâne-i Amîre'de cümle keştîler donanması mahallinde bu zâlimler hemyânları içre yüzer yüz ellişer guruş koyup gözü bağlı el-garîb ke'l-â‘mâları bozahâne ve meyhâne ve bekârhâne ve mesîregâhlara götürüp mest edüp bu kadar mîrî mâl yedin deyü küreğe korlar. Altı ay sefer edüp eline bin akçe verüp kürekden ıtlâk ederler. Eğer hazzın köşesiyse evvelbahârda yine gelüp iki bin akçe al derler. Ammâ ne aceb ayyâr-ı cihân kavmdirler kim anlar dahi kürek erbâbın bilüp işsiz güçsüz âdeme böyle edüp küreğe korlar ve acâyib kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a ·
metinde göster ·
… ın içinden bir evren zâhir olup hâciblerin bir kaçın pâre pâre ederken Ahi Baba
zâlimler
elinden halâs olup evren ile berâber Selçûkıyân önüne gelüp pâdişâhın aklı gidü …
Ammâ ehl-i Rûm mâbeyninde tabbâğlara Ahiler derler, ya‘nî Kayseriyye'den zâhir olan Ahi Evran ile şöhret bulmuşlardır. Ol ise Âl-i Selçûkıyân asrında bir ulu sultân imiş firâvân menâkıbı vardır. Cümleden biri Kayseriyye'de sâkin iken pâdişâha gamz edüp Ahi Baba öşür vermez derler. Âdemler ve hâcibler ta‘yîn edüp Ahi Baba'yı dükkânında bulup kayd [u] bend ederken hemân dükkânının içinden bir evren zâhir olup hâciblerin bir kaçın pâre pâre ederken Ahi Baba zâlimler elinden halâs olup evren ile berâber Selçûkıyân önüne gelüp pâdişâhın aklı gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193b ·
metinde göster ·
Meğer bu Van kulu Bitlîs kulu ile kadîmî düşman imiş kim
zâlimler
bir nezâketle paşayı hân üzre götürüp bir intikâm almışlardır kim deryâda katre …
Meğer bu Van kulu Bitlîs kulu ile kadîmî düşman imiş kim zâlimler bir nezâketle paşayı hân üzre götürüp bir intikâm almışlardır kim deryâda katre-misâl tahrîr olunmuşdur. Paşa-yı muzaffer bu hâl ile kal‘a-i Van'da sarâyına dâhil olunca kânûn-ı Âl-i Osmânî üzre Kâ’immakâm Ahmed Ağa beş bin sahan ta‘âm bir sommât-ı Muhammedî çekmişdir kim vasfında lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 283a ·
metinde göster ·
… yhi bir kilim içine koyasuz ve kal‘a-i kule handakı kenârına getüresiz" dedikde
zâlimler
Koçağa Sultân'ın na‘şını ol mahalle getürüp niçe yüz araba ve deve yükü odunlar …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde merhûm olmuş cesed-i şerîf beyâz billûr gibi berrâk ve ter ü tâze ve pembe gibi yumuşak. Tokmak Hân eydür: "Hay hay sihr ile ve riyâzet ü perhîz ile şeyh kendüyi bu hâle koymuş." der. "Tiz bu şeyhi bir kilim içine koyasuz ve kal‘a-i kule handakı kenârına getüresiz" dedikde zâlimler Koçağa Sultân'ın na‘şını ol mahalle getürüp niçe yüz araba ve deve yükü odunları yığup âteş-i Nemrûd edüp cesed-i azîzi âteşe endâht ederken "Menem İbrâhîm-i sânî, yâ Hay, yâ Hay!" sadâsı istimâ‘ olunup yedi sâ‘atden sonra âteş sönüp cesed-i azîzin hâkisterin Cenâb-ı Allah bir ma‘sûm-ı pâk hey’etinde halk etmiş. Bunu görenler feza‘ u çeza‘ edüp Tokmak Hân'a rû be-rû vâfir şütûm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 296a ·
metinde göster ·
… -i Cerbân Kan nice gûne ulûm-ı acîbe ve garîbe ve felsefiyyâta mâliklerdir ammâ
zâlimler
gâyetü'l-gâye Şî‘îlerdir. Cümle halkı kalemkârî ve halkârî iki peşli haftân giy …
Ve bu ahâlî-i şehr-i Cerbân Kan nice gûne ulûm-ı acîbe ve garîbe ve felsefiyyâta mâliklerdir ammâ zâlimler gâyetü'l-gâye Şî‘îlerdir. Cümle halkı kalemkârî ve halkârî iki peşli haftân giyüp başlarında tâc-ı Revâc ve pâylarında yeşil don ve yeşil kîmhat-ı pây-pûş-ı mihâc giyerler ve ekseriyyâ halkı ilm-i edvâr üzre hânendelerdir kim her biri ayş u tarab mahallerinde destine müdevver dâ’ireyi alup on iki makâm ve kırk sekiz terkîb ve yigirmi dörd usûl ile savt-ı hoş-elhân ve fasl-ı makâm-ı Isfahân etdikde istimâ‘ eden yârân-ı hâzırân hayât-ı câvidân bulur. Ekseriyyâ murabba‘ât u kâr ü nakş tasnîfâtları tarz-ı Horasân üzre beste olunup ekseriyyâ güfte ve besteleri bu sûret şehrengîz kelâmlarıdır. Makâm-ı sabâ, usûleş evfer beste-i kara karçığa:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 324a ·
metinde göster ·
… ar kesdirmeğe kâdir olmayup görelim nicesi vefk ve tılısm taşır?" dedikde, niçe
zâlimler
,
Pâdişâh-ı âdil eydir: "Tîz şu herîfi huzûruma getirin kim bu kadar cellâdlar buna kılıç üşürdüler. Zerre kadar kesdirmeğe kâdir olmayup görelim nicesi vefk ve tılısm taşır?" dedikde, niçe zâlimler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83a ·
metinde göster ·
beni kabrimden çıkarmak isterler. Senin gelmene müfevvâz olunmuşdur. Bunda sırr …
"şu zâlimler beni kabrimden çıkarmak isterler. Senin gelmene müfevvâz olunmuşdur. Bunda sırrullâh var, elbette yetiş" dedikde der-akab Nûreddîn hâbdan bîdâr olup bu kadar heccân ve hussân-ı küheylân ile yedi gün ve yedi gece berk-i hâtif gibi erüp cümle ahâlî-i Medîne'yi alâ-tarîkı'z-ziyâfe da‘vet edüp cümlesine nigerân eder. Ammâ menâmında Hazret-i Risâlet'in şu zâlimler deyü gösterdiği âdemler yok. Nûreddîn-i şehîd eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y254b ·
metinde göster ·
… iyâfe da‘vet edüp cümlesine nigerân eder. Ammâ menâmında Hazret-i Risâlet'in şu
zâlimler
deyü gösterdiği âdemler yok. Nûreddîn-i şehîd eydir:
"şu zâlimler beni kabrimden çıkarmak isterler. Senin gelmene müfevvâz olunmuşdur. Bunda sırrullâh var, elbette yetiş" dedikde der-akab Nûreddîn hâbdan bîdâr olup bu kadar heccân ve hussân-ı küheylân ile yedi gün ve yedi gece berk-i hâtif gibi erüp cümle ahâlî-i Medîne'yi alâ-tarîkı'z-ziyâfe da‘vet edüp cümlesine nigerân eder. Ammâ menâmında Hazret-i Risâlet'in şu zâlimler deyü gösterdiği âdemler yok. Nûreddîn-i şehîd eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y254b ·
metinde göster ·
Bunlardan gayrı sâyir selâtînlerin ni‘metleri dâ’im değildir.
Zâlimler
evkâfların harâb etdiklerinde yılda bir kerre her câmi‘-i selâtînde mevlûd oldu …
Bunlardan gayrı sâyir selâtînlerin ni‘metleri dâ’im değildir. Zâlimler evkâfların harâb etdiklerinde yılda bir kerre her câmi‘-i selâtînde mevlûd oldukda ni‘metleri mebzûldür. Ammâ nâzırları yine câmi‘ huddâmlarına mâh-be-mâh lahmiyye ve şem‘iyye ve hubziyye bahâların vazîfe-i mu‘ayyeneleri ile berâber verüp evkâfnâmesine mahsûb eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y117a ·
metinde göster ·
… ‘il-i muhtâr Allâh Mısır'ın bir alay Türkçe bilmez kırmızı şalvârlı kulların bu
zâlimler
üzre dâ’im musallat etmişdir kim bunlarda dahi aslâ merhamet ü şefkat yokdur, a …
Bu tafsîlden merâm [u] maksûd oldur kim eyâlet-i Menûf'un bu makûle mel‘ûn cebbâr hûnhâr ve hûnrîz kavmi vardır. Gerçi böyle Fir‘avnî kavmi vardır, ammâ Cenâb-ı Bârî "Her Mûsâ'ya bir Fir‘avn ve her Fir‘avn'a bir Mûsâ verir" dedikleri üzre bu cebbârîn kavme fâ‘il-i muhtâr Allâh Mısır'ın bir alay Türkçe bilmez kırmızı şalvârlı kulların bu zâlimler üzre dâ’im musallat etmişdir kim bunlarda dahi aslâ merhamet ü şefkat yokdur, amân vermeyüp fellâhı topuz ile depeler, halâs oldu ise fellâh yine topuzu eline alup öpüp başına koyup cündîye verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y283b ·
metinde göster ·