… de Mikrilistân ve Abaza vilâyetine giden gemiler girüp yüz mil yukaru giderler.
Âb-ı hayatdan
nişân verir nehr-i kebîrdir. Karadeniz'in cânib-i poyrazı nihâyetinde bir körfe …
Menzil-i nehr-i azîm Faşa çayı: Bir nehr-i azîmdir kim Tuna-misâl bir vâsi‘ nehrdir. Ba‘zı yeri bir mil enli ba‘zı mahalli nısf mil teng mahallerdir. Ammâ umkı sekiz kulaç ve on kulaç derbenddir. İçinde Mikrilistân ve Abaza vilâyetine giden gemiler girüp yüz mil yukaru giderler. Âb-ı hayatdan nişân verir nehr-i kebîrdir. Karadeniz'in cânib-i poyrazı nihâyetinde bir körfez bucağına vâki olmuşdur. İslâmbol'dan bu mahalle gelince bin üç yüz mildir. Karadeniz'in bir ucı bu Faşa çayıdır. {İslâmbol'dan Faşa nehri 1300 mil}. Menba‘ı, Mikrilistân ve Gürcîstân ve Dağıstân ve Kabartay Çerkezistânı mâbeynlerinde kûh-ı Elburz'dan ve Ubur dağından ve Sadşe dağlarından cem‘ olup cânib-i cenûba cereyân ederek Mikril ve Abaza mâbeyninde Karadeniz'e mahlut olur. Cânib-i şarkîsi serâpâ âsî Mikrilistân köyleridir. Cânib-i garbîsi Abazistân'ın Çaçlar kavmi diyârıdır. İki cânibi dahi çengelistân ve ormanistân olmağıla Abazalar Mikrili, Mikril Abazaları serîka edüp bâzargânlara satarlar. Ve dahi ba‘zı müverrihler bu Faşa çayıyçün Şirvân ve Gîlân ve Demirkapu deryâsı ki âna müverrihler Bahr-i Haraz [Hazar] derler, "Bu çay-ı azîm ol deryânın ayağıdır kim Karadeniz'e munsab olur", derler. Ammâ bu nehr-i Faşa âb-ı hayâtdır ve Gîlan deryâsı Karadeniz kadar bir deryâdır, belki dahi vâsi‘dir. Zehr-i mâr-misâl bir bahr-i azîmdir. Karadeniz ile ol Bahr-i Haraz'un mâbeyni on beş konak yerdir kim vilâyet-i Kabartay Çerkezi ve vilâyet-i Dağıstân'ın kûh-ı Elburz'ı var. Niçe ayağı olup Bahr-i Haraz Karadeniz'e mahlût olabilür. Eğer derlerse, "Zîr-i zemînden menfez bulup gelir" derlerse Bahr-i Haraz acıdır; bu Faşa çayı âb-ı hayâtdır. Bu kavl hilâf-ı tasavvurdur. Bu Faşa çayın ubûr edüp artık cânib-i garba teveccüh edüp kâmil bir günde Karadeniz kenarınca gidüp.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 255b ·
metinde göster ·
çeşme-i cân-perveri vardır, bir konak yerden Süleymân Hân getirüp şehre sebîl e …
Ve cümle yedi hânı var ve on sekiz yerde âb-ı hayat-ı çeşme-i cân-perveri vardır, bir konak yerden Süleymân Hân getirüp şehre sebîl edüp şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd eylemişdir. Ve cümle üç aded tekye-i dervîşânı vardır. Ammâ dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Lâkin yine her câmi‘de cemî‘î ilm-i hadîs ve ilm-i tecvîd şeyhleri vardır. Ve cümle üç yüz dükkândır. Her esnâfı mevcûddur. Gerçi Türkistân şehirlerindendir ammâ yine erbâb-ı ma‘ârifi ve nükte-şinâs çelebileri ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihi ve kuzâtı ve yârândan ehl-i dil, garîbü'd-diyâr âdemleri ve salâh-ı hâl ile ma‘rûf mü’min ve muvahhid kimesneleri ve âb [u] hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûları ahmerü'l-vech, orta boylu cesîm âdemlerdir. Ve mahbûb u mahbûbesi meşhûrdur. Halkı ekseriyyâ çukalar giyüp reftâr ederler. Zenâneleri beyâz-ı ızâr bürünürler. Ve bâğları ve bâğçeleri çokdur, ammâ şitası da meşhûrdur. Zîrâ iklîm-i râbi‘in vasatında vâkı‘ olmağıla tûl-ı nehârî (---) sâ‘at (---) derece ve (---) dakikadır. Ammâ kal‘ası şehr kıblesi tarafında celâlî ve cemâlî haşarâtından emîn olmak içün çâr-kûşe seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ küçükdür. Bir demir kapusu var. Dizdârı ve neferâtları vardır. Ve müstevfâ cebehânesi ve birkaç hânesi ve anbârları vardır. Allahu a‘lem ehl-i İslâm binâsıdır. Zîrâ kefere binâsından bir âsârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350b ·
metinde göster ·
… âsı var kim tâ umkunda bir suyu vardır. Nehr-i Sava'ya lağım ile gidüp su gelir
âb-ı hayatdır
ve aşağı kal‘adan dahi nehr-i Tuna'ya gider lağım yollarından su alınur ve nâri …
Ve bu nârin kal‘ada elli kulaç amîk bir çâh-ı mâsı var kim tâ umkunda bir suyu vardır. Nehr-i Sava'ya lağım ile gidüp su gelir âb-ı hayatdır ve aşağı kal‘adan dahi nehr-i Tuna'ya gider lağım yollarından su alınur ve nârin kal‘ada bir çâh-ı cahîm zindânı var kim gûyâ çâh-ı Gayyâ ve çâh-ı Kahkaha ve çâh-ı Bâbil'dir. Bu çâh-ı derk-i esfele kefere zamânı ümmet-i Muhammed'i kemendler ile indirüp 113a dollâb sapanlarıyla esîrleri çıkarırlarmış. Üç bin âdem alır kesme çakmak kayasıdır derler. Hâlâ bu kadar yüz yıldan berü muhâsara havfinden bu çâh darı ile ve kabuklu pirinç çeltiği ile leb-ber-lebdir kim gûyâ tarladan henüz gelüp der-anbâr olmuşdur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112b–113a ·
metinde göster ·
… ir Ma‘ânoğlu dağlarından gelüp bu cisr-i Evvel kurbunda deryâya mahlût olur bir
âb-ı hayat
sudur. Menba‘ı karlı dağlardır. Gâyet lezîz olduğundan selefde bir pâdişâh bu n …
Karye-i Rümeyle: Bir sarp püşte başında kal‘a-misâl bir köydür. Anı ubûr edüp bir sâ‘at taşlık ve bir sâ‘at kumsal ve nîm sâ‘at türâblı yerler ubûr ederek nehr-i Evvel üzre cisr-i Evvel derler. Ve bu nehir Ma‘ânoğlu dağlarından gelüp bu cisr-i Evvel kurbunda deryâya mahlût olur bir âb-ı hayat sudur. Menba‘ı karlı dağlardır. Gâyet lezîz olduğundan selefde bir pâdişâh bu nehrin âlîsinden Ferhâd-vâr dağları sekiz sâ‘at yerden keserek Sayda kurbuna geldikde kemerler ile Sayda şehrine getirüp hâlâ şehir içinde isti‘mâl olunan ol âb-ı nâbdır. Andan mâ‘adâ şehrin cemî‘i bâğ u bâğçeleri bu nehrile saky olunur. Azîm hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y193a ·
metinde göster ·
… âresi ve bir hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Ve câmi‘in mihrâbı önünde bir
âb-ı hayat
suyu var, Ayn-ı Zerka derler. Bundan gayri bu şehir içre niçe bin çâh-ı mâlar v …
Ve Rıdvân Beğ'in kârgîr binâ bir câmi‘i ve bir alçak minâresi ve bir hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Ve câmi‘in mihrâbı önünde bir âb-ı hayat suyu var, Ayn-ı Zerka derler. Bundan gayri bu şehir içre niçe bin çâh-ı mâlar vardır. Ammâ gâyet ısıcakdır. Sehel kesb-i hevâ etse buz pâresi olur. Gerçi bu kasabada altmış dükkândır, ammâ cümle huccâcı ganîmet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y305b ·
metinde göster ·
… [ü] muhtasar hânesi var. Ve kal‘a içre bir âb-ı hayât kuyusu vardır. Sâkıye ile
âb-ı hayatın
sığırlar çeküp kal‘anın hâricinde şimâl tarafında şâfi‘î havuzları vardır, leb- …
Ve kal‘anın Mısır müteferrikalarından dizdârı, yetmiş neferâtı ve yedi bölükden mustahfızânı ve yigirmi kıt‘a şâhî topları ve mükemmel cebehânesi vardır. Ve demir kapusundan içeri bir câmi‘i var. Ve elli mikdârı müfîd [ü] muhtasar hânesi var. Ve kal‘a içre bir âb-ı hayât kuyusu vardır. Sâkıye ile âb-ı hayatın sığırlar çeküp kal‘anın hâricinde şimâl tarafında şâfi‘î havuzları vardır, leb-ber-leb olup cümle ibâdullâh nûş edüp tâze cân bulurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y374a ·
metinde göster ·