Ve eş-Şeyh Hazret-i Âbid Çelebi: Bâyezîd Hân şeyhidir. Hazret-i Celâleddîn-i Rûmî neslindendir. Kuzât tâ’ifesi idi, terk edüp Hazret-i Şeyh-i ilâhî'den cihâz-ı fakrı kabûl edüp kümmelînden kimesne oldu. Âhir İslâmbol'da bir mescid ve bir tekye binâ edüp anda medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 107a ·
metinde göster ·
… duğundan gayrı meşâyih-i izâmlar ile ülfet edüp ilm-i ledünne mâlik bir sâlih ü
âbid
kimesne idi.
el-Mev[lâ] Şeyh Edhemzâde: Tirevîdir. Edirnekapusu hâricinde Beğlerbeği Çeşmesi kurbünde Çevizli Soffa nâm mahalde medfûndur. Cemî‘i ulûmda mahâreti olduğundan gayrı meşâyih-i izâmlar ile ülfet edüp ilm-i ledünne mâlik bir sâlih ü âbid kimesne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 108a ·
metinde göster ·
… l-uşşâk olan zâviye-i Uşşâkî'de medfûndur. Hâlâ ulu âsitânedir. Merkûm u merhûm
âbid
ü zâhid ve meşâyih mertebesinde ulemâ-yı âmilîn silkine münselik çelebi idi.
el-Mevlâ Mustafâ Uşşâkîzâde: Kâsımpaşa'da pederleri cenbinde ka‘betü'l-uşşâk olan zâviye-i Uşşâkî'de medfûndur. Hâlâ ulu âsitânedir. Merkûm u merhûm âbid ü zâhid ve meşâyih mertebesinde ulemâ-yı âmilîn silkine münselik çelebi idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 127b ·
metinde göster ·
… bir ferd-i âferîde müdâhale edemez. Hatta kadıları dahi İmâdiyye tarafından bir
âbid
ü zâhid ü fâzıl kimesne olur. Ve beği üç bin mikdârı Humeydî Ekrâd bahâdır aske …
Sitâyiş-i hâkimân-ı kal‘a-i Akra: Evvelâ kânûn-ı kadîm-i kavânîn-ı Âl-i Osmâniyân'dan Süleymân Hân tahrîri üzre bu kal‘a-i Akra eyâlet-i Bağdâd-ı behişt-âbâdda İmâdiyyeyi serbest hükûmetinde hâlâ kal‘a-i Akra sancak beği hükmünde kal‘a-i kadîmdir. Lâkin beği Âl-i Osmân tarafından değildir. Kânûn-ı Süleymân Hân üzre İmâdiyye hâkiminden Akra beği hil‘at giyüp tabl u alem sâhibi olup İmâdiyye hâkimiyle Bağdâd seferine ve muhâfaza ve mahâsarasına me’mûr bir mîr-i Behdinânura'dır. Taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu olmayup evâmirleri elkâbında mîr-i mükerrem tahrîr olunup Âl-i Osmân hâs-ı harâc ü bâc u revâclarına müdâhale etmeyüp livâsı hükmünde aslâ timâr u ze‘âmet yokdur ve kal‘ası ve cemî‘i hükûmâtları beğinin kabza-i tasarrufundadır. Aslâ bir ferd-i âferîde müdâhale edemez. Hatta kadıları dahi İmâdiyye tarafından bir âbid ü zâhid ü fâzıl kimesne olur. Ve beği üç bin mikdârı Humeydî Ekrâd bahâdır askerine mâlikdir. Ve sancağı hâkinde yigirmi bin mikdârı tüfeng-endâz Ekrâd re‘âyâsına mâlikdir. Cümleden melik hâkimdir. Şimâlinde dörd konak Hakkarî hâkiyle müşâdır. Cânib-i şarkîsinde şehr-i (---) Acem ile çetdeşdir. Cenûb tarafında şehr-i Şehrezûl hâkiyle hudûddeşdir. Cânib-i garbında beş konak İmâdiyye ile hem-hâkdir. Selâmetle bu kal‘aya dâhil oldukda mîr-i muhteremi Sultân Hüseyin ibn Sultân {Seyyid} idi. Murtezâ Paşa Kethudâsı Köle Yûsuf Ağa ile bu Akra kal‘asına dâhil olurken Akra beği alây-ı azîm ile istikbâlimize çıkup şehde girerken ka‘adan toplar atılup sarâyında ni‘met-i nefîseler tenâvül olunup Murtezâ Paşa'nın mektûb-ı muhabbet-uslûbun ve bir eğerli raht u bahtlı küheylân atın hedâyâ verüp cihân kadar pek hazzedüp sarâyında mihmân olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 375b ·
metinde göster ·
… âsî olup azîm ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl etdiklerinde İblîs anlardan bir
âbid
ü zâhid ve necîb ü reşîd gulâm olmağile Cenâb-ı Kibriyâ niçe bin melâyikeler il …
Der bî ayne bî şeb-i pür-nisbet şeytâni'r-racîm: Evvelâ bu İblîs-i pür-telbîs cân-ı ecinne kavminden bir gulâm idi. Babası (---) dır. Babası Şemlâl b. Eres adlu bir pâdişâhlarına âsî olup azîm ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl etdiklerinde İblîs anlardan bir âbid ü zâhid ve necîb ü reşîd gulâm olmağile Cenâb-ı Kibriyâ niçe bin melâyikeler ile İblîs'i anlara serdâr edüp Cân kavminin âsî olanlarıyla ceng edüp bu kerre İblîs kavmi Cân kavmi üzre galebe edüp cümle âsî olan Cân kavimleri âteş-i azâbdan helâk olup emr-i Hak ile İblîs Cân kavmine pâdişâh oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394a ·
metinde göster ·
… ekun aleyhdirler kim evvelâ İblîs bâlâda tahrîr olunduğu üzre cân kavminden bir
âbid
ü zâhid gulâm-ı necîb idi. Cenâb-ı Kibriyâ bu Hâris-i İblîs'e melâyikeleri imdâ …
Hülâsa-i kelâm her elsine-i muhtelifede niçe İblîs esmâları vardır ammâ biz muhtasar kıldık. Hatta ıstılâh-ı sûfiyyûnda ismine Nedîm derler. Hatta bâlâda tahrîr olunduğu üzre Hazret-i Risâlet ile {İblîs} yedi sâ‘at kelimât edüp anda dahi merdûd olup gitdikde Hazret-i Alî buyurmuşlardır kim "Eğer İblîs mel‘ûn olmasa iyi musâhib olurdu. Zîrâ devr-i dünyâdan berü mu‘ammer olup çok umûr u ser-encâmlar görmüşdür, ammâ la‘îndir." buyurmuşlardır. Ammâ cemî‘i elsinede ismi yâd olunsa la‘n edüp isminden nefret ederler. Ammâ sâhib-i sülûk olan kimesneler dillerin zabt eylemek içün İblîs'e ve Yezîd'e la‘net demeğe revâ görmemişler. Netîce-i kelâm bu edîm-i arzda ve yedi kat ka‘r-ı zemînde ve yedi kat gökde ismi vardır. Hatta lisânları olmayan kavm-i bî-zebânlarda ya‘nî dilsizler lisânı üzre şeytânın işâreti sağ elinin salavât parmağın sağ gözü yanına koyup parmağın eğri etse şeytân demek işâretidir. Ammâ be-kavl-i Cerîr-i Taberî ve be-kavl-i Keşşâf hazretleri ve Sultânu'ş-şüyûh Hazret-i Ekber Arabî ya‘nî eş-Şeyh Muhyiddînü'l-Arabî bunlar müttefekun aleyhdirler kim evvelâ İblîs bâlâda tahrîr olunduğu üzre cân kavminden bir âbid ü zâhid gulâm-ı necîb idi. Cenâb-ı Kibriyâ bu Hâris-i İblîs'e melâyikeleri imdâd verüp âsî olan cân kavimlerin kırup rûy-ı arzda İblîs yedi bin yıl pâdişâh olup zühd [ü] takvâsıyla bile Cenâb-ı Allah'a takarrub edüp kâhîce âsumâne urûc edüp yedi kat gökde ve sekiz kat uçmakda cemî‘i melâyike-i kerrûbânlara karışup emr-i Hak ile cümle meleklere mu‘allim olup yedi kat göğün her katında yedişer bin yıl ibâdet edüp âhir-ı kâr Hazret-i Âdem'e secde etmeyüp Allah'a âsî olduğu ecilden merdûd olup yine vatan-ı aslîsi olan 395b edîm-i arza Hazret-i Âdem ve Havvâ ve yılan ve tâvûs ile dördü rûy-ı zemîne dergâhdan hubût etdiklerinde cenâb-ı Allah Racîm'e ibtidâ nefsi havâle kıldı. Zîrâ Âdem ile Havvâ cennetde hırâmânî reftâr [u] güftâr ederlerken İblîs anların cimâ‘ına hased edüp Âdem'i ta‘kîb ederdi. Rûy-ı arzda ana dahi Allah şehveti havâle edüp serserî vü sergerdân ve zâr u giryân gezerdi ve dâ’imâ cânından bezerdi. Âhir sihr-i efsûn ile hâkden kendüye bir dişi peydâ edüp anınla cimâ‘ ederdi. Eşinün ismin Sanâ‘ koyup her anda niçe bin kerre serçe kuşu gibi cimâ‘ ederdi ve cimâ‘ı dahi hemân kuş gibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395a–395b ·
metinde göster ·
… vîşândır. Ve cümle üç aded hammâmdır. Evvelâ Beğ hammâmı ve Hacı Alî hammâmı ve
Âbid
Efendi hammâmı, hoş-hevâ hammâmlardır. Ve cümle iki aded hân-ı tüccârândır. ⟦25 …
Ve cümle yedi aded mahalle mesâcidleri var. Ve cümle bir aded medrese-i âlimândır. Ve cümle üç aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle iki aded tekye-i dervîşândır. Ve cümle üç aded hammâmdır. Evvelâ Beğ hammâmı ve Hacı Alî hammâmı ve Âbid Efendi hammâmı, hoş-hevâ hammâmlardır. Ve cümle iki aded hân-ı tüccârândır. 253b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a–253b ·
metinde göster ·
şemsûn ibn Hazret-i Eyyûb: Nübüvvet gelmemişdir, ammâ dîn-i Îsâ üzre halkı dîne …
Evvelâ Hazret-i Âbid şemsûn ibn Hazret-i Eyyûb: Nübüvvet gelmemişdir, ammâ dîn-i Îsâ üzre halkı dîne da‘vet ederdi. Zira Hazret-i Yahyâ ile Hazret-i Îsâ mâbeyninde Hazret-i Cercîs ve Hazret-i Yûnus ve Hazret-i şemsûn idiler. Ammâ şemsûn'a nübüvvet gelmedi, demişler. şehrin şimâlinde bâğ-ı müşeyyedler içinde medfûn Âbid şemsûn deyü ziyâret ederler. Ve yine şehrin şimâlinde bâğçeler kenârında bir arz-ı behişt-âsâ yerde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206b ·
metinde göster ·
… 'a nübüvvet gelmedi, demişler. şehrin şimâlinde bâğ-ı müşeyyedler içinde medfûn
Âbid
şemsûn deyü ziyâret ederler. Ve yine şehrin şimâlinde bâğçeler kenârında bir ar …
Evvelâ Hazret-i Âbid şemsûn ibn Hazret-i Eyyûb: Nübüvvet gelmemişdir, ammâ dîn-i Îsâ üzre halkı dîne da‘vet ederdi. Zira Hazret-i Yahyâ ile Hazret-i Îsâ mâbeyninde Hazret-i Cercîs ve Hazret-i Yûnus ve Hazret-i şemsûn idiler. Ammâ şemsûn'a nübüvvet gelmedi, demişler. şehrin şimâlinde bâğ-ı müşeyyedler içinde medfûn Âbid şemsûn deyü ziyâret ederler. Ve yine şehrin şimâlinde bâğçeler kenârında bir arz-ı behişt-âsâ yerde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206b ·
metinde göster ·
… n sarkıdup sünnet-i Resûlullâh üzre çeşm-i nergislerin mükehhal edüp bir sınıfı
âbid
ve bir sınıfı zâhid ve sınıfı tüccâr ve sınıfı ehl-i dükkân ve tüccârdır.
Ve cümle a‘yânı elvân helâlî mevvâc soflar ve gûnâ-gûn boğası ve hıtâyî ve hümâşâhî ve zâğî ve mollâyî ve mirzâyî ve Ahmed-âbâdî ve Mahmûd-âbâdî misilli makbûl bezler ile pâk libâslar geyerler. Ve serlerine gûnâ-gûn şâm alacası arakıyye ve kavuklar üzre keşmîrî şâllar ve köse destârlar ile imâmeler sarınup taylesân-ı Muhammedîlerin sarkıdup sünnet-i Resûlullâh üzre çeşm-i nergislerin mükehhal edüp bir sınıfı âbid ve bir sınıfı zâhid ve sınıfı tüccâr ve sınıfı ehl-i dükkân ve tüccârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y294b ·
metinde göster ·
… şâhlar olduklarından bay derler. Müddet-i hilâfetleri (---) sene. Gâyet sâlih ü
âbid
[ü] zâhid pâdişâhlar idi. Âl-i Osmân'ın bir silsilesi bunlara müntehîdir. Mâhân …
Bunlar dahi Diyârbekir [ve] Âzerbaycân ve Irâk diyârlarına mâlik oldular. Tokuz neferdirler. Bunlara "Bay" derler. Gâyet mün‘im pâdişâhlar olduklarından bay derler. Müddet-i hilâfetleri (---) sene. Gâyet sâlih ü âbid [ü] zâhid pâdişâhlar idi. Âl-i Osmân'ın bir silsilesi bunlara müntehîdir. Mâhân diyârından gelmişlerdir. Edirneli Mehemmed Çelebi tevârîhinde Uzun Hasan bu Akkoyunlu'dandır, demiş. Ba‘zıları Karakoyunlu demiş. Hakîr ikisin de koyun demişiz. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y22a ·
metinde göster ·
… Hakk'a yönelüp yine şeyh şâhîn civârında medfûndur. Kerâmât-ı celîle ile meşhûr
âbid
ü zâhid ve müteverri‘ ehl-i hâl kimesne idi. Ve,
Kabr-i eş-şeyh Ebûbekir el-Kefevî: Mısır'da şeyh şâhîn hazretleri ile hem-sohbet olup tarîk-ı Hakk'a yönelüp yine şeyh şâhîn civârında medfûndur. Kerâmât-ı celîle ile meşhûr âbid ü zâhid ve müteverri‘ ehl-i hâl kimesne idi. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y275a ·
metinde göster ·
… 'l-mezhebler ve mahbûb u mahbûbesi mümtâz serâmedlerdir. Ahâlîsi gâyet bülhe ve
âbid
kimesnelerdir. Cemî‘i zamânda anlardan isyân u tuğyân ve kizb ü bühtân şekilli …
Nîl'in şarkında bir musattah vâsi‘ sahrâ kenârında şekl-i muhammes tûbdan mebnî bir kal‘a-i sagîredir. İçinde bir câmi‘i ve yedi yüz hânesi ve şarka nâzır bir kapusu. Cümle halkı esmerü'l-levn Berberî kavmidir. Mü’min ü muvahhid Mâlikiyyü'l-mezhebler ve mahbûb u mahbûbesi mümtâz serâmedlerdir. Ahâlîsi gâyet bülhe ve âbid kimesnelerdir. Cemî‘i zamânda anlardan isyân u tuğyân ve kizb ü bühtân şekilli bir zelle anlardan sâdır olmamışdır. Mısır'a ve gayrı şehirlere varup hizmet ederler, gâyet mu‘temed kavmdir. Bu kal‘adan rıhlet Y 408b edüp tokuz sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408a–Y408b ·
metinde göster ·