… tleri rey edüp çeşmesârlardan cereyân ederek cümle tokuz yüz kariz ve kanavât-ı
âbları
bâğistânlara sarf olur. Ve Mihranzûd'ın âbı ve Tebriz'in hevâsı bürûdete karîbd …
Der-beyân-ı zülâl-i âb-ı hayavân: Cümle suları kûh-ı Sehen'den gelüp şehrin enderûn [u] bîrûnunda olan imâretleri rey edüp çeşmesârlardan cereyân ederek cümle tokuz yüz kariz ve kanavât-ı âbları bâğistânlara sarf olur. Ve Mihranzûd'ın âbı ve Tebriz'in hevâsı bürûdete karîbdir. Ve cümle âbı hâzımu'l-ifrâtdır kim âdeme hayât [u] cân bağışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300a ·
metinde göster ·
… ın cânib-i şimâlinde bir top menzilinden ba‘îd Aladağ üzre sâfî bâğ u bâğçedir.
Âbları
latîfdir ve mahbûb u mahbûbeleri nazîfdir. Ammâ hevâsı temmuzda gâyet ıssıdır. …
Andan (---)(---)(---) hân u hammâm u tekye vü âb-ı hayât çeşme ve sebîl ve iki yüz aded kifâyet mikdârı sûk-ı sultânîsi vardır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ammâ bezzâzistânı ve imâreti dârü'l-ıt‘âmı ve kurşum örtülü imâristân-ı âlîleri yokdur. Ammâ gılâl anbarları ve cebehâneleri çokdur. Hatta sağîr ü kebîr yüz on pâre topları var kim Âdilcevâz kal‘asında eyle toplar yokdur. Ve kal‘anın cânib-i şimâlinde bir top menzilinden ba‘îd Aladağ üzre sâfî bâğ u bâğçedir. Âbları latîfdir ve mahbûb u mahbûbeleri nazîfdir. Ammâ hevâsı temmuzda gâyet ıssıdır. Ekseriyyâ ahâlîsi Aladağ'da bâğlarına göçüp altı ay zevk [u] safâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a ·
metinde göster ·
… ân ve bâğ u bâğçe ve köşe köşe müte‘addid havuz ve kâ‘alar içre şâzrevânlar ile
âblar
revân olup bülbüller nağamâtı ve hoş-elhân tuyûrların esvâtı âdeme hayât verir. …
Ve bostân ve bâğ u bâğçe ve köşe köşe müte‘addid havuz ve kâ‘alar içre şâzrevânlar ile âblar revân olup bülbüller nağamâtı ve hoş-elhân tuyûrların esvâtı âdeme hayât verir. Bu safâlar yukaru kal‘ada yokdur. Ammâ havâsı hûbdur, aşağı şehirde bir âdem hasta olsa yukaru kal‘aya çıkarırlar. Aşağı şehrin yukaru kal‘a dârü'ş-şifâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y241a ·
metinde göster ·
… elere götürürsün. Âb-ı hayât suları çokdur. Ve ba‘zı mâları müshildir; ve ba‘zı
âbları
kabızdır; ve ba‘zısı sirke gibidir, çorbaya korlar, gâyet ekşidir; ve ba‘zı âbl …
Ve gûnâ-gûn suları vardır. Hemân bir âdem murâd edinse zemîni kazınca bir âb-ı hayât su çıkup kuyunun ağzından taşup önü sıra kazarak suyu her ne cânibe istersen bâğ [u] bâğçelere götürürsün. Âb-ı hayât suları çokdur. Ve ba‘zı mâları müshildir; ve ba‘zı âbları kabızdır; ve ba‘zısı sirke gibidir, çorbaya korlar, gâyet ekşidir; ve ba‘zı âbları gâyet tuzludur, yine ta‘âma idhâl ederler; ve ba‘zı suları kış günü kurur, Temmûz'da taşup kırmızı cereyân edüp içinden Nîl-i mübârek balıkları çıkar; ve ba‘zı suların yaralara ve berelere sürüp isti‘mâl ederler. Hikmet-i Hudâ bu kim bu mezkûr suların cümlesi birbirlerine yakındır ve her birisi bir gûne lezzetde ve birer gûne tabî‘atde ve birer gûne hâssıyyetdedir. Âye[t]: Arapça bi-kudretihî ve yahkümü mâ-yürîdü bi-izzetihî
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y449a ·
metinde göster ·
… arı kabızdır; ve ba‘zısı sirke gibidir, çorbaya korlar, gâyet ekşidir; ve ba‘zı
âbları
gâyet tuzludur, yine ta‘âma idhâl ederler; ve ba‘zı suları kış günü kurur, Temm …
Ve gûnâ-gûn suları vardır. Hemân bir âdem murâd edinse zemîni kazınca bir âb-ı hayât su çıkup kuyunun ağzından taşup önü sıra kazarak suyu her ne cânibe istersen bâğ [u] bâğçelere götürürsün. Âb-ı hayât suları çokdur. Ve ba‘zı mâları müshildir; ve ba‘zı âbları kabızdır; ve ba‘zısı sirke gibidir, çorbaya korlar, gâyet ekşidir; ve ba‘zı âbları gâyet tuzludur, yine ta‘âma idhâl ederler; ve ba‘zı suları kış günü kurur, Temmûz'da taşup kırmızı cereyân edüp içinden Nîl-i mübârek balıkları çıkar; ve ba‘zı suların yaralara ve berelere sürüp isti‘mâl ederler. Hikmet-i Hudâ bu kim bu mezkûr suların cümlesi birbirlerine yakındır ve her birisi bir gûne lezzetde ve birer gûne tabî‘atde ve birer gûne hâssıyyetdedir. Âye[t]: Arapça bi-kudretihî ve yahkümü mâ-yürîdü bi-izzetihî
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y449a ·
metinde göster ·