İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

âdâb*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
75
isabet
73 cümle/beyitte
27,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
6
farklı biçim
21 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7530,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 75

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“âdâb*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 47b Vezîr Hâdım İbrâhîm Paşa: Hayâ ve âdâbı gâlib sâhib-i vakâr bir ihtiyâr vezîr-i dilîr idi. Silivrikapusu'nun iç yüzünde …
EÇS I 69a … şkâl idim, ammâ sinn-i sâlimiz yigirmi seneye bâliğ gâyet necîb ü reşîd idim ve âdâb-ı meclisi bilüp niçe vüzerâ ve vükelâ ve şeyhülislâmlar huzûrunda aşr-ı şerîf ve …
EÇS I 69a Anlar hakîre hayli tesellî-i hâtır verüp Pâdişâh huzûruna vardıkda âdâb-ı meclisi ve du‘â vü senâ etmeği ve niçe kelimâtları ta‘lîm edüp hakîri Hâsoda'ya …
EÇS I 70a deyü ber-zemîn dü-zânû âdâb üzre meks edüp Feyyâz-ı Mutlakdan isti‘ânet taleb edüp ibtidâ segâh makâmında,
EÇS I 156b–157a … bları ve firâşhâneleri ve Sönbeki cezîresi süngeri ve boğazlarında ridâları ile âdâb üzre ubûr ederler.
EÇS I 173b–174a … düp ve niçe elvân atlas ve kemhâ ve hârâ ve dârâyîler ile dükkânların zeyn edüp âdâb üzre ubûr ederler.
EÇS II 238b … m âdem bu âsitâneye girdikde berk-i hazân gibi dir dir ditrer. Ba‘zı kimesneler âdâbından içeri girmeyüp ser-i sa‘âdetleri tarafındaki pencereden Fâtiha tilâvet edüp gid …
EÇS II 279b … i mebzûldur. Hakîr ibtidâ bu şehre dâhil oldukda bir mürtefi‘ yerde âsitânesine âdâb-ı ziyâret üzre varup atebe-i süflîsin bûs edüp es-selâmu aleyk ile kabr-i şerîfin …
EÇS II 285a–285b … şar pâre âlât-ı yancığa ve bahrî hotaza ve gûnâ-gûn raht u bahta müstağrak olup âdâb üzre selâma durup paşa dahi önüne sekiz aded altun taslı şâtırları ve ellerinde …
EÇS II 297b … up eşik ağaları hakîre yine yer gösterüp hân dahi yerinde karâr edüp hakîr dahi âdâb-ı Muhammedî üzre karâr edüp hân nâmeyi münşî destine verüp ol dahi ta‘zîm ile nâm …
EÇS II 351b–352a … azîzin ibriğinden tecdîd-i vudû’ ederim" deyü Bismillah ile şurût [u] kuyûdıyla âdâb-ı vudû’ üzre sünnet-i Resûlullah ve alâ mâ ferazallah'ı icrâ edüp ibrîkden âbdest …
EÇS III 56b … i tab‘ şîrîn-edâ dilberleri olur. Ve mahbûbeleri pâk u pâkîze ve afîfe, sâhib-i âdâb , ehl-i perde, sâde-dil havâtînleri var.
EÇS IV 247a … skeri ve sol kolda gönüllü cündî at başı berâber rikâb rikâba zânû-be-zânû olup âdâb üzre ubûr etdiler.
EÇS IV 376b … dleri turna telli ve şahin çığalı kapucubaşıları ve zer ü zîvere müstağrak olup âdâb üzre el kavuşup dîvânhâne-i hânda tabl u nefîr ü kudümlere turralar urulup dîvâ …
EÇS V 27a Efendimiz dahi yine, "Es-selâmu aleyküm" deyüp âdâb üzre kıçın kıçın taşra çıkup doğru Sadrıa‘zam Boynueğri Mehemmed Paşa'ya varup …
EÇS V 148a … îz külçe incirleri geldi ve âdemlerine ve keferelerine gâyet iltifâtlar olunup " Âdâbınızla olun" deyü tenbîh ü te'kîdler olundu.
EÇS V 164b "Evliyâ seni huzûr-ı pâdişâha götürürüm" deyüp âdâb-ı meclise müte‘allık niçe nasîhatlar edüp ale's-sabâh bu hakîri Üsküdar bâğçesind …
EÇS V 185a–185b … ve hâzır-bâş olup sâbit-kadem durdular. Andan otak perdeleri açılup Seydî Paşa âdâb üzre at ile içeriye kırk elli adım at ile gelüp esb-i sabâ-sür‘atinden inerken …
EÇS VI 14a … ret-i Îsâ'nın on iki havâriyyûnlarının heyâkil [ü] timsâlleri var gûyâ her biri âdâb üzre karâr-dâde tasvîrâtları ceseden binâ etmişler kim gûyâ her biri zî-rûhdur.
EÇS VI 19a–19b … nlara bezl ederlerken her biri birer gûne nâz u istiğnâ ve cünbüş ü harekât ile âdâb-ı vekâr üzre hidmet ederlerdi kim her birinde olan libâs-ı gûnâ-gûn bir duhter-i …
EÇS VI 29a … rinde bebr kaplan kağan arslan kat-ender-kat mahbûb köçekler at başları berâber âdâb üzre gidüp cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve mîr-i mîrânlar ve mîr-i livâlar ve cümle …
EÇS VI 73a … üz yetmiş aded nâmdâr ağaları rikâ[b-ı] Sadrıa‘zama yüz sürüp sâ’ir neferâtları âdâb üzre karâr-dâde oldular. Ve yine asâkir-i İslâm alay ile gitmede.
EÇS VI 76a … ftâr-ı adû-şikâr ile Âl-i Cingiziyân'dan Semiz Mehemmed Giray Hân gelüp ol dahi âdâb [u] erkân ile deryâ-misâl asâkir-i Âl-i Osmân içre güzer ederken otağ-ı hümâyûn …
EÇS VII 54a … rine lâle ve sünbül ve benefşe ve erguvânlar ve gül ü ful ü reyhânlar zeyn edüp âdâb üzre illâ yansuru's-sultân deyerek ubûr etdiler.
EÇS VII 125a … nüşün tahtgâhında karâr etse cemî‘i kapu kulları ve karaçı halkları el kavşurup âdâb üzre herkes yerlü yerlerinde sâkin olup Hân-ı Cem-cenâbın sağ tarafında kalga s …
EÇS VII 131a … i kesüp sünnet ede" deyü cümle sünen-i müstehıbbât vâcibât salât vudû‘-ı dakîki âdâb-ı salâtın şurût kuyûduyla Mu‘âz ibn Cebel tezkîr ü ta‘lîminde ta‘assubâne ta‘lîm …
EÇS VII 131b … tin sünnetlerini ve altı yerde âbdestin müstehibbâtlarını ve altı yerde vudû‘un âdâblarını ve yedi yerde vudû‘un nevâfillerini ve altı yerde mekrûh-ı vudû‘u ve beş yerde …
EÇS VII 131b "Bunlardan biri eksik olup bu âdâbları şurût [u] kuyûdlarıyla bilmeyenin salâtı sahîh olmayup îmânı dürüst olup mü’min …
EÇS VIII 299a … edem" dedim, dedem rızâ vermeyüp bir el arkası yerde temennâ etdim. Ve ber-zânû âdâb üzre cülûs etdim.
EÇS VIII 324a … ân değildir. Hemân sebiz-gûn zümürrüd-vâr serâmed servlerdir. Cemî‘i ber-tertîb âdâb üzre huzûr-ı Hakk'a el kavşurup tâ‘at-i Hakk kulluğuna bel bağlayup dururlar.
EÇS VIII 380a … ha revâne olup hakîri ma‘an huzûr-ı pâdişâhîye götürürken bâğçe-i hâssda hakîre âdâb-ı meclisi sehel işrâb edüp andan Yıldırım Hân kasrında pâdişâha varup miftâhları …
EÇS IX Y201a Hamd-i Hudâ bu âsitâneyi âdâb üzre ziyâret edüp salât-ı fecri edâ edüp tâ vakt-i asra dek bir hatm-i şerîfi m …
EÇS IX Y234a Pây-i sa‘âdetleri cânibinde müvâce[he]-i şerîflerine varup cümlemiz âdâb üzre oturup hakîrin Sûre-i Nebe’'de kalmış Q 99b bir hatm-i şerîfi tamâm edüp …
EÇS IX Y278b … a varup âsitâne-i hâssasın bûs edüp ba‘dehu ber-zânû olup andan ber-kıyâm durup âdâb-ı huşû‘ ile,
EÇS IX Y278b … başıma gelüp ihlâs-ı şerîfde kalmış bir hatm-i şerîfi tamâm edüp yine gerü gerü âdâb üzre gidüp inşâ’allâh ale't-tertîb ne gûne ziyâret olunur mahallinde beyân olun …
EÇS IX Y286b … -i Mutahharası ne eşkâlde ve ne cirmde ve ne hey’etde ve ne ziynetdedir ve nice âdâb üzre ziyâret olunur anı beyân eder
EÇS IX Y288b Âdâb-ı ziyâret-i Hazret-i Risâlet-penâh: Evvelâ hammâma varup pâk ü pâkîze gusl edüp m …
EÇS IX Y288b … beli ıtriyyât makûlesi şeyler sürünüp ve ûd(u) ve amber ve gayri buhûrlar yakup âdâb üzre hüzn-i kalb ile derûn-ı dilden niyâzmend olarak vara. Ammâ bî-edeplik etme …
EÇS IX Y288b Anda delîl kırâ’at ederse kırâ’at ederek âdâb-ı hulû‘ [u] huşû‘ ile iki ellerin göğsüne koyup vara. Zîrâ Sened-i âlem ve Mefhar …
EÇS IX Y289a … Risâlet-penâh ile bir kubbede medfûndurlar. Muvâce[he]-i şerîfine vardıkda yine âdâb üzre,
EÇS IX Y289b … de âsûdelerdir. Bunların dahi müvâce[he]-i şerîflerine Q 120a varıldıkda yine âdâb üzre,
EÇS IX Y289b … kâm-ı Hazret-i Cibrîl: Bu dahi Hazret-i Habîb'in şebekesi içindedir. Bunda dahi âdâb üzre bu du‘âyı okuya:
EÇS IX Y289b–Y290a … değildir. Zer-ender-zere müstağrak sandûkaları ile âşikâredir. Bu mahalle dahi âdâb ile gelüp bu du‘âyı okuya,
EÇS IX Y292a Hamd-i Hudâ bu tertîb üzre ziyâret edüp âdâb üzre avdet edüp hakîr taşraya çıkup yine müvâce[he]-i Resûlullâh'a geldim. Bu m …
EÇS IX Y295a Evvelâ Medîne kal‘asının cânib-i şarkîsinde ziyâretgâh-ı Bakî‘dir. Âdâb oldur kim ibtidâ pâk âbdest alup kal‘anın Bakî‘ kapusundan taşra çıkınca bu du‘ …
EÇS IX Y295a … lâvet ederek cânib-i şarka bu garâfe-i kübrâ içre iki yüz adım gidüp ke'l-evvel âdâb üzre ibtidâ,
EÇS IX Y303a Ammâ bu mahalli ziyâret etmede bir âdâb vardır. Vakt-i seherde hevâ mu‘tedil iken yalın ayak başı kabak Sûre-i Mekâbir …
EÇS IX Y303a–Y303b … ûn-ı sahâbe ile mülemmâ‘ olmuşdur. Tebevvül [ü] tegavvuzdan hazer Y 303b edüp âdâb üzre ziyâret etmek gerekdir, ve's-selâm. Zîrâ bu fezâya şühedâ Tarlası derler. …
EÇS IX Y303b … âk gusl edüp ve pâk libâslar geyüp yâhûd muhrem varırsan dahi nûrun âlâ-nûrdur. Âdâb üzre kal‘a kapusundan içeri girüp tâ Hazret-i Resûl'ün câmi‘-i şerîfine varınca …
EÇS IX Y303b … at-ı şerîfeye müdâvemet ederek vara. Ammâ evvelki gibi Bâb-ı Selâm'dan girmeye. Âdâb oldur kim bu ziyâret-i vedâ‘da Hazret-i Risâlet-penâh'ın pây-i sa‘âdeti tarafın …