İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

âdil*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
268
isabet
231 cümle/beyitte
99,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
23
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi268109,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 268

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“âdil*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 13a … sâ üzre hayâtda olan havâriyyûnların meşveretleriyle Nûşırevân-ı Kisrâ gibi bir âdil kıral olup ibtidâ dîn-i Îsâ üzre nasrânî ya‘nî yardımcı bu olup cümle putları k …
EÇS I 14b … murg-ı dili, bâz-ı ecelden kurtulmayup kafes-i tenden tayerân edüp bir hâkim-i âdil ve dîn-i Îsâ'da kâmil olduğundan ehl-i cennetdir, derler. Cümle saltanatı (---) …
EÇS I 25a Behr-i û târîh-i vefâteş heme kes şeh-i dîn server-i âdil güftend, Sene 882}
EÇS I 29a Ve bu şâhid-i âdildir kim kaçan kim Bâyezîd-i Velî hilâfetde iken karındaşı Cem Şâh ile Karaman Sahrâ …
EÇS I 29b … r. Bundan bir hîle olmak fehm olunur kim gayrı kefere katl etmiş olalar. Ve bir âdil-i şâhid dahi oldur kim Bursa'da Gâzî Murâd Hân türbesine na‘ş-ı Cem'dir deyü defn …
EÇS I 48b–49a Mevlânâ Mehemmed ibn Ahmed ibn Âdil Paşa: ilm-i târîhde mâhir ve Fârisî eş‘ârı vâfîr 49a idi.
EÇS I 49a Mevlânâ Abdülfettâh ibn Ahmed Âdil Paşa: Lezîzü's-sohbe ve hüsnü'l-muhâvere âdem idi. Acem'de Berda‘ nâm şehirden …
EÇS I 57b Sultân Selîm-i âdil sâhib-kırân-ı kâmil. / Sene 974
EÇS I 59a Bu bir âdil şehinşehdir ki tâ haşr, / Tefâhur edinür ahdiyle eyyâm. / Kuşanup tîğ-ı zer geç …
EÇS I 61b Devlet-i Âl-i Osmân'da böyle bir zâbit [ü] râbıt ve âdil-i hunhâr, celâlî ve eşkıyâ-küş asker-keş, Rüstem-salâbet, bedî‘-şecâ‘at pâdişâh g …
EÇS I 66a ‘Ha işte bu hâkim-i âdildir ’ deyü ‘el-amân’ deyüp hâk-i pâyine yüz sürüp hamd-i Hudâ mülâhazamda hatâ etmey …
EÇS I 81b … ed Paşa ibn Köpürlü Mehemmed Paşa vezîr-i a‘zam olup babası gibi hûnhâr olmayup âdil ve gâzî ve fâzıl ve mücâhidün fî-sebîlillâh bir müdebbir ve akl-ı Arasto vezîr- …
EÇS I 101a … ûmânbay ve Kertbay nâm bahâdırlar bu Sinân Paşa'yı Selîm Hân zann edüp Mısır'da Âdiliyye cenginde şehîd etdiler. Mısır'da Şeyh Bekkâr kurbünde medfûndur. Ve,
EÇS I 101a Âsaf-ı sultân-ı âdil Mısr'ı âbâd eyledi. / Sene 931.
EÇS I 112a Monlâ-yı âdil , kazâsında câsım, fazl-ı kazâda seyf-i sârım idi.
EÇS I 149b … nakîb mâlâya‘nî söylerse yolundan düşerler. Sâhib-i tarîk ol mücrimin zellesin âdilliğile sorup zulm etmeyeler ve belki iftirâ ola, eğer zellesi müsbet olduysa cemî‘i ih …
EÇS II 292a–292b … r. Âl-i Osmân'da kal‘a-i Van ve Mardin ve Şebin Karahisâr ve Afyon Karahisâr ve Âdilcevâz ve Tokad ve Amasiyye misillü kal‘a-i Mekü'dir.
EÇS II 302b–303a … nedir?" dedim. Eyitdi: "Ey birâder-i mâ! Bunların vâcibü'l-izâle olduğu şâhid-i âdiller ile isbât olunup ba‘de's-sübût cümle halka rağmen bir kezden katl etmeyüp tenbî …
EÇS II 320a–320b … verirler kim Dâdyân kavminin nesli ana müntehîdir. Bu Dâdyân Beğ cihân-ârâ bir âdil pâdişâh olup cümle kefereler buna tâbi‘ olmuşlardı. Hâlâ Gürcîstân'da bu Dâdyân …
EÇS II 336a … s sancaklarına mutasarrıf olup Urbânın ol taraflarda ırkın kesmiş bir paşa idi. Âdil ve re‘âyâ-perver, asakir-kes server ve dilâver idi. Ammâ aslâ Türkçe bilmezdi. …
EÇS II 360b–361b … a‘lûm-ı sa‘âdet-mendiniz değil midir. Cenâbınızın hod hasmı pâdişâhdır, pâdişâh âdil gerek kim şer‘ ile da‘vâm var diyesiz. Nâ-şer‘î bir âdemin ehlin almak murâd ed …
EÇS III 23b … ıyye: Bu şehri Hazret-i Yahyâ asrında imâr eden Bî‘atü'l-Kassân nâm bir melik-i âdil Hazret-i İsâ'ya îmân getirmiş idi. Bu şehr içre yüz yıl adâlet ile hükümet edüp …
EÇS III 24a … beled Habîb-i Neccâr'dan mu‘cize isteyüp "Bizim melîkimizin Yavhîd nâmında bir âdil oğlu var idi. Yedi senedir merhûm oldu. Anı ihyâ eyle, cümlemiz îmâna gelelim" …
EÇS III 60b … ehirdir}. Bu kal‘a sene 579 târîhinde Mısır hulefâlarından el-Melik el-Eşref b. Âdil b. Eyyûb yedi ay muhâsara ile usret çeküp feth etdiğiyçün ba‘de'l-feth deryâ-mi …
EÇS III 143b … leylekler leyleği bırakdıkları yire Debbâğoğlu'nun leşin bırakdırdı. Zîrâ Allah âdildir . Paşa bu işden haberdâr olup "Ben anın hakkından gelsem gerek idi. Ammâ Allah'a …
EÇS III 169b deyü ruk‘aların ref‘ etdikde pâdişâh-ı âdil arzuhâl-i fukarâ-yı bâ-billahı kırâ’et edüp mefhûmu ma‘lûm-ı hümâyûnları olunca …
EÇS IV 187a 52. Ahvâl-i Yenidünyâ ve ma‘den-i zırnîh ve kal‘a-i Âdilcevâz .
EÇS IV 192b … h asrında Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Rakka ve Rûm ve bu Malatıyye Enûşirvân-ı âdil hükmünde iken ol kadar ma‘mûr oldu kim "Dâr-ı Rukbe" deyü cihân-ârâ bir şehr-i …
EÇS IV 197a … a dizildiler. Niçeleri el kavuşmadıklarından ba‘zı uryân ihtiyârları "O paşa-yı âdili o Melek Ahmed Paşa'dır, edep hoşdur, el kavuşdur" deyü ta‘lîm ederler. Garâbet …
EÇS IV 197b … derilüp Diyârbekir'e gider. Zamân-ı kadîmde bu Demirkapu mahallinde Enûşirvân-ı âdil bir demir kapu inşâ etmeğile Demirkapu derler. Mukaddemâ bu semtleri kerrât ile …
EÇS IV 200b … Diyârbekir'dir. Ve kenîseden vely olduğuna eser-i binâlarında niçe bin şâhid-i âdil vardır. Zîrâ minâresi çâr-kûşedir. Deyr-i kadîm iken nâkûshâne imiş. Ve mihrâbı …
EÇS IV 217a … rbân hâtûnlarına vaz‘-ı yed edüp nâ-şer‘î amel etmeğe başladılar. Hemân paşa-yı âdil atına süvâr olup leşler içinde ve gayrı yerlerde gezüp avretleri soyanlardan bi …
EÇS IV 236b … binâ edüp derbend-i çalındır olmuşdu. Ba‘dehû Şâh Tahmasb asrında Acem Ercîş ve Âdilcevâz ve Ahlat kal‘alarına istîlâ etdikde bu Taht-ı Van kal‘asından gemiler ile Van k …
EÇS IV 242a Evsâf-ı kûh-ı Âşiyân-ı Bâz, ya‘nî kal‘a-i vâcibü's-seyr Âdilcevâz
EÇS IV 242a … t-tafsîl su‘âl edüp ma‘lûmumuz olduğu mertebe hakîr cevâb verdim. Andan kal‘a-i Âdilcevâz'ın ahibbâ vü yârânlarıyla ol ân ihtilât edüp seyr [ü] temâşâsına şürû‘ eyledim. Ev …
EÇS IV 242a Binâ-yı kal‘a-i Âdilcevâz : İbtidâ bânîsi Âzerbaycân şâhlarından sene (---) târîhinde Tâceddîn Âlîşân-ı Şâ …
EÇS IV 242b Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Âdilcevz : Kavm-i Ekrâd kal‘a-i Cevz derler. Zîrâ bir yalçın Kahkahâ kal‘ası gibi evce se …
EÇS IV 242b … olduğundan görenler ceviz kal‘ası derler, ammâ Süleymân Hân adl ile aldığından Âdilcevâz derler. Van deryâsının kenârında ebr-i gûn bir kûh-ı nakş-ı bukalemun zirve-i â …
EÇS IV 242b Eşkâl-i rıbât-ı Âdilcevâz : Bu dahi yalçın kaya üzredir ammâ alçak püşte üzre vâki‘ olmuşdur. Bir tarafı l …
EÇS IV 242b–243a Der-beyân-ı hâkimân-ı kal‘a-i Âdilcevâz : Evvelâ Van eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı kânûn-ı Süleymân Hân …
EÇS IV 243a Evsâf-ı ziyâretgâh-ı Âdilcevâz : Evvelâ Zâl Paşazâde bunda hâkim iken bir gice ale'l-gafle sekiz bin şâh nökeri …
EÇS IV 243a Bu Âdilcevâz kal‘asının cânib-i şimâlîsinde evc-i âsumâna ser çeken Sübhân dağı ki rûy-ı arz …
EÇS IV 243a … duğu karîbü'l-ahd vâki‘ olduğundan gayrı yedisi bir anda doğduğun gördük", deyü Âdilcevâz ihtiyârları şehâdet etdiler.
EÇS IV 243a–243b Derhâl Âdilcevâz kal‘ası hazînesinden Zâl Paşa sicillâtın çıkarup nazar edüp buldular kim ol ası …
EÇS IV 243b … ak olduğun sicill-i şer‘-i Resûl-i mübînde görüp Arapça deyüp hâmûş oldum. Ve Âdilcevâz'da Kırklar Makâmı deyü ziyâret etdim ve hâlâ evlâd-ı evlâdları vardır, deyü yemîn …
EÇS IV 243b Ve mine'l-garâ’ib sun‘-ı İlâh vâcibü's-seyr: Bu Âdilcevâz kal‘asının şimâlinde Sübhân dağı dâmeninde Hazret-i Alî kayası nâm bir sahrâ-i …
EÇS IV 244b Hikmet-i sun‘-ı Hudâ: Bu kal‘a-i Âdilcevâz'ın şimâline karîb yine Sübhân dağı dâmeninden gelir bir ayn-ı mâlih cereyân eder, …
EÇS IV 244b Hamd-i Hudâ Âdilcevâz'ın bu mertebe seyr [ü] temâşâların edüp andan yine cânib-i şarka kâh bâğ u bâğçe-i …
EÇS IV 244b … harâb etme" derler. Hemân Timur meks etmişken nefîr-i rıhletleri çalup kal‘a-i Âdilcevâz ve kal‘a-i Bitlîs'i incitmeyüp şehr-i Muş'u harâb u yebâb edüp ahâlîsin kebâb e …
EÇS IV 245a … âm-ı bahârda cûş [u] hurûşa gelüp yedi sekiz ay bu kal‘a deryâ içre kalup ancak Âdilcevâz tarafında bir incecik yolu kalır ve cümle iki kapusu vardır. Cânib-i garba nâzı …