… şâdumânı ederek sek ber-sahrâ gitdiler. Böyle bir şehr-i mu‘azzamda bir ferd-i
âferîdeden kimesne
çûn [u] çirâ diyemediler. Garîb temâşâ oldu.
Hâlâ bu şehir içre kırk yedi yerde rasâs-ı hâs nîlgûn kurşum ile mestûr imâretler vardır. Hattâ bedâstân dahi eyle metîndir, ammâ biz bu şehirde iken bir gece Yano nâm bir haydûd beş yüz kefereler ile şıpka dağından meş‘aller ile gelüp bî-bâk ü bî-pervâ bezzâzistânın kapuların kırup yetmiş bin nakid riyâl ve bu kadar akmişe-i kâlâ-yı vâlâ-yı fâhireler alup sâlimîn ü gânimîn tüfeng şâdumânı ederek sek ber-sahrâ gitdiler. Böyle bir şehr-i mu‘azzamda bir ferd-i âferîdeden kimesne çûn [u] çirâ diyemediler. Garîb temâşâ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 177b ·
metinde göster ·
… le nüzûl [u] urûcunda benî âdem usret çekmelerinden kaçup bu kal‘ada bir ferd-i
âferîdeden kimesne
sâkin olmaz. Ancak nevbet ile bekler birkaç dîdebânları ve cânib-i şimâle mekşû …
Bu kal‘a içinde benî âdem olmadığının aslı evc-i âsumânda bulutlar içre bir kal‘a-i bâlâ olmağile nüzûl [u] urûcunda benî âdem usret çekmelerinden kaçup bu kal‘ada bir ferd-i âferîdeden kimesne sâkin olmaz. Ancak nevbet ile bekler birkaç dîdebânları ve cânib-i şimâle mekşûf bir demir kapusu var. Ammâ bu iç kal‘ada on aded kâfiri kârgîr binâ evlerin kapuları mesdûddur, ammâ sâhiblerinin esvâb-ı eskâlleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b ·
metinde göster ·
… ığın derileriyle döşelidir, ammâ bu âsitânede dervîşân-ı zîşânlardan bir ferd-i
âferîdeden kimesne
yokdur. Ammâ,
Sitâyiş-i eşkâl-i âsitâne-i Penç Hasan: Bu ziyâretgâh-ı benî âdem bir düz vâsi‘ sahrâ-yı çemenzâr lâle‘ızâr ortasında niçe yüz bin aded evc-i semâya münkalip olmuş dıraht-ı müntehâlar içinde bir serâmed kubbe-i mehbıt-ı pür-envâr derûnunda bir beyâz mermer taş sandûka içinde İmâm Hasan'ın mürekkebe basılmış dest-i şerîfleri demir sandûka içindedir derler. Bu mermer sandûkanın cânib-i erba‘ası gûnâ-gûn postlar ve sığın derileriyle döşelidir, ammâ bu âsitânede dervîşân-ı zîşânlardan bir ferd-i âferîdeden kimesne yokdur. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156a ·
metinde göster ·
… ebûddan gayri meğer pervâz uran murgân ola. Ammâ bunda dahi âdemî-zâtdan ferd-i
âferîdeden kimesne
yokdur. Kaydefâ ve İzmirne melikelerin sarâyları henüz üstâd elinden rehâ bulmu …
Ammâ hakîr atları aşağıda bırağup bir kaç huddâmlar ile etek dermiyân ile var kuvveti bâzûya getirüp yüz bin renc [ü] anâ ile çıkup rûy-i zemîni serâser-vâr nakş-ı bûkalemûn temâşâ etdik. Sahîfe-i edîm-i arz gûyâ bir münakkaş ebrî hıtâyî varak gibi nümâyân idi. Ve yedi konak garba Akdeniz bir halîc-misâl zâhir idi. Tâ bu mertebe bir cebel-i bülenddir. Ana hâ’il ebr-i kebûddan gayri meğer pervâz uran murgân ola. Ammâ bunda dahi âdemî-zâtdan ferd-i âferîdeden kimesne yokdur. Kaydefâ ve İzmirne melikelerin sarâyları henüz üstâd elinden rehâ bulmuş nüzhet-âbâd binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y29a ·
metinde göster ·