İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

âlem

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
364
isabet
357 cümle/beyitte
134,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
20 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi364148,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 364

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“âlem” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 6b … üzâr-ı vilâyet Evvelâ mahlas-ı hakîr-i fakîr ve dâ‘î-i kesîrü't-taksîr seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem, Evliyâ-yı bi-riyâ ibn Dervîş Mehemmed Zıllî dâ’imâ ed‘iye-i me …
EÇS I 7b … üp dest-i şerîflerin bûs etdinse cümlesini ziyâret etmek müyesser olup seyyâh-ı âlem ve ferîd-i âdem olursun. Ammâ geşt [ü] güzâr etdüğin memâlik-i mahrûseleri ve k …
EÇS I 7b "Cihân-ârâ ve âlem-geşt seyyâh-ı âlem olup hüsn-i hâtime ile işin itmâm bulup Hazret'in şefâ‘ati ile dâhil-i huld-i b …
EÇS I 10a Ve hikmet-i Hallâk-ı âlem bu hattın Karadeniz tarafı sehel şordur. Akdeniz tarafı acıdır. Boğazhisâr'dan …
EÇS I 12b Be-kavl-i müverrihân-ı âlem ve muhaddisân-ı benî Âdem kavilleri üzre İslâmbol'a ibtidâ esâs uran Hazret-i S …
EÇS I 17a … rsa cemî‘i dünyâda tâ‘ûn olur deyü havf ederlerdi. Bu timsâller Hazret-i Fahr-i âlem vücûda gel[dik]de ser-nigûn olup hâlâ mezkûr amûdlar Ayasofya Çukurçeşmeleri ku …
EÇS I 22b … meşhûr-ı âfâk bir hatt-ı garîbdir kim Rûm ve Arab ve Acem'den niçe bin seyyâh-ı âlem gelüp bu cebbâne-i kadîmi ziyâret edüp bu hat içün ba‘zı ârifân cifrdir derler, …
EÇS I 23b–24a … olup İslâmbol'dan taşra küffâr-ı hâk-sâr çıkamaz oldu. Ammâ bi-takdîri Hallâk-ı âlem Gâzî Hudâvendigâr yedi kerre yüz bin küffâr-ı hâksâr ile Rûmeli hâkinde ve Vuçi …
EÇS I 31b–32a … rây-ı cedîd inşâ etmişdir kim devr-i Âdem'den beri ilm-i mi‘mârîde mühendisân-ı âlem eyle bir sarây-ı ferah-fezâ inşâ etmemişdir. Ve seyyâhân-ı âlem bu atlas-ı gerd …
EÇS I 31b–32a … de mühendisân-ı âlem eyle bir sarây-ı ferah-fezâ inşâ etmemişdir. Ve seyyâhân-ı âlem bu atlas-ı gerdûnde nazîrin görmemişdir. Zîrâ leb-i deryâya vâkı‘ olup iki câni …
EÇS I 34a … edüp âfitâb-ı âlem-tâb edîm-i arza şu‘le saldıkda Bursa'da Cebel-i Ruhbân'da ve Âlem dağında ve Istıranca kûhunda olan ruhbânların merdüm-i dîdeleri hîrelenirdi. Ve …
EÇS I 39a … kanatlarıdır kim gûyâ bâb-ı mu‘allâdır, vech-i arzda nazîri yokdur. Seyyâhân-ı âlem ve mi‘mârân-ı benî âdem içre şöhre-i âfâk olmuş bir bâb-ı ibret-nümâdır. Dâ’imâ …
EÇS I 58b Pâdişâh-ı âlem oldu gül gibi Sultân Murâd.
EÇS I 58b Şeh-i şâhân-ı âlem devleti târîhidir mülhem
EÇS I 68a Andan Pâdişâh-ı âlem Tebrîz'den avdet edüp Âzerbâycân diyârının yemîn [ü] yesârında Hoy ve Menend ve …
EÇS I 68a … nde gûyâ halk-ı cihân tâze cân buldular. Zîrâ Bayram Paşa zulmünden gûyâ halk-ı âlem bî-tâb u tüvân ve mutlakâ nev‘-i beşer bir kâlıb-ı bî-cân idi. Rû-yı Pâdişâh-ı …
EÇS I 76a … i cülûslarında Kara Mustafâ {Paşa} vezîr-i a‘zam bulunup ibkâ olundu. Ve halk-ı âlem râhat olup (---) sene sadrıa‘zam olup âhir-i kâr hasûd-ı nüdemâ-yı şehriyârî ığ …
EÇS I 83a–83b … avuş ve Kul kethudâsı Çelebi Mustafâ Ağa 83b askerleri yetişüp vakt-i seherde âlem ağyâr-ı gayrdan bî-haber iken bu ağyârlara Allâh deyüp kılıç uruldukda hakkâ ki …
EÇS I 100a Zarîfî: Boluvî'dir. Hayli rûzgâr-ı zorkâr-dîde seyyâh-ı âlem idi.
EÇS I 102b Dâ’imâ pederi pâdişâh-ı âlem ile enüp binüp sayd [u] şikâr ve gazâ ederlerdi. Nahçıvân seferi'ne müteveccih …
EÇS I 105a … nde cihân emn [ü] emân oldu. Kara Mustafâ Paşa vezîr-i a‘zam bulunmağile halk-ı âlem râhat buldu.
EÇS I 105b … müstağnî olup memâlik-i Âl-i Osmân'da mâl-ı firâvân meydâna çıkup cümle halk-ı âlem , şâd [u] handân idi. Rahmetullâhi aleyhi rahmeten vâsi‘a. Niçe yüz şu‘arâlar âh …
EÇS I 110a Tekmîl-i mevâd etmiş müverrih-i âlem Türkî ve Fârisî tevârîhleri makbûl-i enâmdır.
EÇS I 111b–112a … p minârenin tâ zirve-i a‘lâsında alem üzre koyup alem üzre bir alem olup halk-ı âlem temâşâ ederlerdi. Kâmil bir hafta durup pâdişâh ma‘lûmu olup Zâkirî Efendi huzû …
EÇS I 115a … dar burnu var idi. Ammâ mütekebbir olup burnu büyük değil idi. Sebük-rûh eylece âlem bir dîvâne idi. Ve'l-hâsıl tuz cemî‘i ta‘âmın muslihi olup her ni‘metde bulundu …
EÇS I 116a … em Çelebi el-Cemâlî: Aksarâylıdır. Kemâlpaşazâde kurbünde medfûndur. Müverrih-i âlem ve zû-fünûn âlim bir kimesne idi.
EÇS I 122a … bürâder-i vâlâ-kihterinin cenbinde medfûndur. Yetmiş altı hasîse üzre memdûh-ı âlem te’lîfâtları vardır. Gûyâ Ebussu‘ûd-ı sânî idi. Ve,
EÇS I 123b Ser-i bevvâb-ı derî pâdişeh-ı âlem o kim / Şîr-dildir Esedullâh denildi ana nâm / Çün tamâm oldu bu câmi‘ dedi hât …
EÇS I 126b … astabalar binâ olmuşdur. Herkes yârânıyla ol câ-yı ma‘hûdda ahdlerine vefâ edüp âlem ağyârdan bî-haber sohbet ederler. Kardan cereyân eder bir âb-ı berdi vardır. Ve …
EÇS I 132a … nlardan gayrı niçe bin ma‘lûmumuz olduğu sarây-ı azîmler vardır ammâ tahrîrinde âlem yokdur.
EÇS I 137b … gelirsin" deyü niçe gûne keşf [ü] kerâmetler izhâr edüp yigirmi sene mu‘takad-i âlem olup sene (---) târîhinde devlet-i Ahmed Hân'da dâr-ı bâkîye irtihâl edüp mezkû …
EÇS I 140a Mesîregâh-ı Göksu: Bir âb-ı hayât nehirdir. Âlem dağlarından berü cereyân edüp iki cânibi dıraht-ı müntehâlarla zeyn olmuş bâğla …
EÇS I 147a Ve Hazret-i Lût müverrih-i âlem idi.
EÇS I 147a Ve Hazret-i Îsâ seyyâh-ı âlem mücerred idi.
EÇS I 150b âyeti fehvâsınca ibtidâ seyyâh-ı âlem rû-yı arzda diyâr-ı Hind-i Serendîl içre Hazret-i Âdem idi kim efendisi Cenâb-ı …
EÇS I 150b Sâlisen seyyâh-ı âlem Hazret-i Risâlet-penâh'dır kim cihân-bân olup cümle gazâları ve tüccâr olması v …
EÇS I 151b … î-yi tâc er bidânî ey cüvân / Hemçü murgî ber-şevî ber-âsumân / Tâc-dârî her dü âlem Mustafâst / Ba‘d ezân şâhım Alî-i Murtazâst / Tâc mîgûyî se harfest ez-kelâm / …
EÇS I 151b Ve bu Kostantıniyye hakkında Mefhar-i âlem ümmetlerini terğîb içün,
EÇS I 152a … z yigirmi ve yüz elli sene mu‘ammer olup seyâhatde ifnâ-yı vücûd etmiş seyyâh-ı âlem cânlar ile konuşduk, anlar dahi vech-i arzda İslâmbol gibi ma‘mûr [u] âbâdân ve …
EÇS I 155a … illâh bunun emsâlî niçe esnâf-ı mühmelât vardır ammâ tahrîr ü tavsîfinde çendân âlem yokdur. Bunları subaşı bilir, gayrılar {bilmez. Ve bu} tahrîr olunan esnâf-ı cü …
EÇS I 155a–155b … ır. Hadîs, Arapça bu hadîs-i sahîh mazmûnunca bir diyârda hâkim olmasa halk-ı âlem birbirin yerler, anıniçün mukaddem askerî tâ’ifesi gidüp pâsbânlar ordu-yı İslâ …
EÇS I 169b … Ya cümle gayrı diyârlarda boğazlanan koyunların hisâbın yine halk eden Hallâk-ı âlem bilür. Ammâ hikmet-i Perverdigâr budur kim bir koyun yılda bir kerre doğurur, y …
EÇS I 177a … hâkime götürüp haklarından gelirler ve kallâbı bulup iki ellerin kesüp ıslâh-ı âlem içün salb ederler. Bunlar dahi üç yüz nefer ile pâk müsellah olup seyircilerin …
EÇS I 195a … lerin bir gece kendüleri katl edüp kârhâneleri ortasında Kümsek Dede medfûndur, âlem ağyârdan bî-haber iken mücrimlerin anda defn ederler. Gerçi aşkıyâlardır ammâ b …
EÇS I 197a–197b … yalar ve demir teller ve sarı pirinc tenekeler ve'l-hâsıl edîm-i arzda Hallâk-ı âlem ne kadar ma‘âdin halk edüp benî âdemin kârıyla ne kadar eşyâ-yı 197b musanna‘ …
EÇS I 204a Evvelâ kâr-ı pesendîde-i âlem pehlivânân-ı resenbâzân ya‘nî cânbâzân: İslâmbol'da hâzır bulunan pehlivân nefe …
EÇS I 206a Ve baba-yı âlem Büyük imâm Çelebi, hânende denilmezdi ammâ ilm-i mûsıkîde bî misâl idi}.
EÇS I 206b … sagores halîfesi Mûsâ mûsikârı te’lîf etmişdir. Bunlara serheng olan müverrih-i âlem ve alîm ve fâzıl ve nakkâş Miskâlî Solakzâde'dir kim yeniçeri cemâ‘atindendir.
EÇS I 211b … eli tesbîhi ve bir büyük çakısı ve bir musanna‘ çevgânlı hânedân sâhibi baba-yı âlem idi. Her taklîdde mahâreti var idi. Ve,
EÇS I 214b … düp fakr [u] fâkadan kurtulmayup müflis [u] mendebûr olup beyne'l-halk mezmûm-ı âlem olup mezemmet-i iflâsdan halâs olmayup pâdişâh-ı vakt ise de âkıbeti hayr olmaz …