… âhib-i keremsin işâreti vardır" dedi. Ve yine "Hâşâ ki müfessirîn kavli üzre bu
âyet-i şerîfin
ma‘nâsı böyle olup siz Melek ve İpşir ola, hâşâ sümme hâşâ ehl-i şer‘ bu tefsîr …
Ammâ paşa ile bu ikisi bir gûne tekellüme başladılar. Hudâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâdır ol kelâm-ı dürer-bârlarından bir hurûf ve bir kelâm anlayamayup mebhût [u] mütehayyir kaldım. Anlar bir gûne sürûr [u] şâdımânda olup kâh el-hamdülillah ve kâh eş-şükrülillah ve kâh hâzâ min fazlı Rabbî dediklerin anlardım. Bu hâl üzre esnâ-yı kelâmda yine sadede gelüp Dervîş Sünnetî eydür "Bu âyet-i şerîfi size gönderdiklerinde ma‘nâ-yı sübhân üzre Melek Dede'ye beşâret eyle kim Şeyhü'l-kurrâ Sûsî hazretleri takrîb-i kırâ’atları üzre Arapça âyetinde hâzâ ile ebşer mâbeyninde olan elifi vasl edüp mâ hâzâ ile ibşirâ okurlar. Ve mâ hâzâ mâ sî mâin (---)(---) dir, ya‘nî ibşir değildir, mün‘adimdir. Arapça ya‘nî yine sen sâbit-kadem olup hayâtda melek-i sâhib-i keremsin işâreti vardır" dedi. Ve yine "Hâşâ ki müfessirîn kavli üzre bu âyet-i şerîfin ma‘nâsı böyle olup siz Melek ve İpşir ola, hâşâ sümme hâşâ ehl-i şer‘ bu tefsîre râzî değillerdir, ancak meşâyihân-ı bâtınân, ulûm-ı Arabiyye ve acîbeye mâlikân rümûz [u] künûz sâhibleri ve ilm-i ledünde cifr-i câmi‘ mâlikleri hurûf-ı Alî'den ve kelâm-ı Muhyiddîn'den böyle istihrâc edüp tesellî haberi gönderdiler" dedikde paşa eyitdi "Ben bu âyet-i şerîfden safâ-yı hâtır buldum. Bu bilinmez bir rumûz-i ehl-i dildir. Kur’ân-ı azîmin ve Furkân-ı mecîdin her elfâz-ı dürerbâr kelimesinde ve her hurûf-ı hâldârında ilm-i Alî üzre niçe kerre rümûzât-i İlâhiyyeler var kim anın ehli olan bilüp her hurûfun rümûzundan haberdâr olup inkırâzu'd-deverân Furkân-ı Mecîd-i mu‘ciz ile amel ederler, başka bir ilimdir" buyurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 176a ·
metinde göster ·
sebeb-i nüzûlü oldur kim Hazret-i Mûsâ vâdî-i Tîh'de yedi yıl, kırk yıl gezdiği …
Y 218b Bu âyet-i şerîfin sebeb-i nüzûlü oldur kim Hazret-i Mûsâ vâdî-i Tîh'de yedi yıl, kırk yıl gezdiğinde ihtilâf vardır. Ammâ kavl-i sahîh yedi sene serserî gezdiklerinde ümmetleri su istediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218b ·
metinde göster ·
… rü gâyet lezîzdir. Ve dağı ve taşı zeytûndur. Hattâ müfessirîn aye[t]: Arapça
âyet-i şerîfin
zeytûndan murâd Kudüs-i şerîf ve Tûr-ı Zeytâ'dır derler.
Ve bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Ve me’kulât [u] meşrûbâtının memdûhâtından ve sanâyi‘âtından mevsûfu bunlardır: Evvelâ hâs ve beyâz çakıl ekmeği ve engûr-i gûnâ-gûnu ve mümessek sâbûnu ve ıtriyyât makûlesi buhûru. Ve sanâyi‘âtından pirinçden buhûrdânı ve gülâbdânı vilâyet vilâyet hedâyâ götürürler. Ve sengistân yerdir ammâ engûrü gâyet lezîzdir. Ve dağı ve taşı zeytûndur. Hattâ müfessirîn aye[t]: Arapça âyet-i şerîfin zeytûndan murâd Kudüs-i şerîf ve Tûr-ı Zeytâ'dır derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y225a ·
metinde göster ·
tilâvet ederken hûn-ı Osmân bu âyet-i şerîfe üzre dökülmüşdür. Ol Kelâm-ı izzet …
Müddet-i hilâfetleri 11 sene oldu. Hazret-i Ömer vefâtından üç gün sonra bî‘at etdiler. Hîn-i cülûsda 69 yaşında idiler. 11 sene hilâfetden sonra mâh-ı Ramazân'da tilâvet-i Kur’ân ederken sene 35 târîhinde şehîd edüp civâr-ı rahmete erdi. Hattâ hîn-i şehâdetde Sûre-i Bakara'da Arapça âyet-i şerîfin tilâvet ederken hûn-ı Osmân bu âyet-i şerîfe üzre dökülmüşdür. Ol Kelâm-ı izzet hâlâ Hıms'da iç kal‘a câmi‘indedir. Müddet-i ömürleri 82 sene .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y295b ·
metinde göster ·