EÇS III 85a–85b
… 'ı nûş ederek bir karn'ı dahi düşer. Nehr-i Murâd'ın nef‘in müşâhede edince "Ne
çapak
çur" der. Mığdîsî lisânı üzre çapak çur, cennet suyu demekdir. Hâlâ lisân-ı Erm …
Der-sitâyiş-i şehr-i ma‘mûr ya‘nî kal‘a-i azîm Çapakçur ve {hâsse-i ayn-ı Bitlis} : Sebeb-i tesmiyesi bi-kavli Târîh-i Mığdîsî İskender-i Zülkarneyn derlerdi. Ammâ İskender bu iki boynuzun veca‘ından bir sâ‘at hâb-ı râhatda olamazdı. Veca‘-ı karneyne dâ’-i devâ içün niçe zamân seyâhat edüp niçe bin hükemâ ile hem sohbet olup karnlarının def‘ine çâre bulamayup tâ zulumâta gidüp âb-ı hayâtdan şifâ bulam dedi. Âhir hayât [u] şifâyı bulmayup Basra'da Şattü'l-Arab'dan nûş edüp karnının veca‘ları teskîn olup boynuzları dahi küçülmeğe başlayup netîce-i kelâm âb-ı Şatt'dan nûş edüp Şatt başına gelerek Diyârbekir'e gelüp andan nehr-i Batman'a gelüp nef‘in müşâhede edemeyüp nehr-i Batman'a mahlût olan nehr-i Kefender'den nûş edüp andan hazz eder. Anın kenarınca nûş ederek şehr-i Bitlis'e gelince nehir iki çatal olur. Âvih deresinden gelen nehirden nûş edüp nef‘in bulamaz. Bitlis kal‘asının sağ tarafında cereyân eden uyûndan nûş edince hemân kal‘a kayası dibinde hâb-ı râhata varup safâ eder. Hâbdan bidâr olup ol nehrin tulû‘ı mahalline varup yedi gün nûş edüp hayât-ı câvidân bulup karnının biri düşüp bir boynuz kalır. "Bre meded Basra'dan berü nef‘in müşâhede ede ede nûş etdigim ab-ı hayâtlara meğer bu mâ’-i zülâl mahlût olurmuş" deyüp Bedlîs nâm hazînedârına niçe bin kîse mâl-i firâvân verüp "Tez bu mahalde Bedlîs, bana bir kal‘a inşâ et kim azametimle ben muhâsara etsem fethinde âciz olam" deyü fermân edüp Betlîs-i hazînedâr Bitlis kal‘ası binâsına şürû‘ etmede. Yine İskender 85b hükemâlarının tahrîkiyle seyâhat ederek Bitlis'den bir günde Muş sahrâsına andan kat‘-ı menâzil ederek âb-ı Murâd'ı nûş ederek murâdına ermeğe bu Çapakçur dağı zeylinde serâperde-i İskenderîsin kurup zevk [u] safâya meşgûl olup Murâd'ı nûş ederek bir karn'ı dahi düşer. Nehr-i Murâd'ın nef‘in müşâhede edince "Ne çapak çur" der. Mığdîsî lisânı üzre çapak çur, cennet suyu demekdir. Hâlâ lisân-ı Ermenî-i Yârmenîde çur suya derler. Hakkâ ki nehr-i Murâd âb-ı hayâtdır. İskender hükemâlarından Filikos (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) katına kığırup eydür: "Bu kadar zamân benim yâr-ı gâr [u] nedîmlerim idiniz, benim karnlarımın veca‘ına bir ilâc etmeğe kâdir olmadınız. Dâ’-i devâ, Cenâb-ı Allah'ın cennet nehirlerinden oldu. Tez bu mahalde benim-içün bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ü sedd-i metîn binâ olunup ismini Çapakçur kosunlar" deyü emr edince kal‘a’yı 315 günde tamâm edüp ismine Çapakçur dediler. {Lafz-ı Çapakçur kal‘anın şürû‘undan itmâmına varınca İskender fermâniyle târîh olmuşdur.} Nehr-i Murâd kenarında evc-i âsumâna ser-çekmiş bir yalçın kaya üzre metîn ve müstahkem bir seng-binâ kal‘a-i köhne-âbâd bir kâr-ı Ferhâd binâdır. Burc [u] bârûsı gâyet metânet üzre inşâ olunmuş seng-i sahre üzre şekl-i muhammes sûr-ı kadîmdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve cümle (---) kapudur. Cânib-i (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 85a–85b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS III 85a–85b
… Nehr-i Murâd'ın nef‘in müşâhede edince "Ne çapak çur" der. Mığdîsî lisânı üzre
çapak
çur, cennet suyu demekdir. Hâlâ lisân-ı Ermenî-i Yârmenîde çur suya derler. Hak …
Der-sitâyiş-i şehr-i ma‘mûr ya‘nî kal‘a-i azîm Çapakçur ve {hâsse-i ayn-ı Bitlis} : Sebeb-i tesmiyesi bi-kavli Târîh-i Mığdîsî İskender-i Zülkarneyn derlerdi. Ammâ İskender bu iki boynuzun veca‘ından bir sâ‘at hâb-ı râhatda olamazdı. Veca‘-ı karneyne dâ’-i devâ içün niçe zamân seyâhat edüp niçe bin hükemâ ile hem sohbet olup karnlarının def‘ine çâre bulamayup tâ zulumâta gidüp âb-ı hayâtdan şifâ bulam dedi. Âhir hayât [u] şifâyı bulmayup Basra'da Şattü'l-Arab'dan nûş edüp karnının veca‘ları teskîn olup boynuzları dahi küçülmeğe başlayup netîce-i kelâm âb-ı Şatt'dan nûş edüp Şatt başına gelerek Diyârbekir'e gelüp andan nehr-i Batman'a gelüp nef‘in müşâhede edemeyüp nehr-i Batman'a mahlût olan nehr-i Kefender'den nûş edüp andan hazz eder. Anın kenarınca nûş ederek şehr-i Bitlis'e gelince nehir iki çatal olur. Âvih deresinden gelen nehirden nûş edüp nef‘in bulamaz. Bitlis kal‘asının sağ tarafında cereyân eden uyûndan nûş edince hemân kal‘a kayası dibinde hâb-ı râhata varup safâ eder. Hâbdan bidâr olup ol nehrin tulû‘ı mahalline varup yedi gün nûş edüp hayât-ı câvidân bulup karnının biri düşüp bir boynuz kalır. "Bre meded Basra'dan berü nef‘in müşâhede ede ede nûş etdigim ab-ı hayâtlara meğer bu mâ’-i zülâl mahlût olurmuş" deyüp Bedlîs nâm hazînedârına niçe bin kîse mâl-i firâvân verüp "Tez bu mahalde Bedlîs, bana bir kal‘a inşâ et kim azametimle ben muhâsara etsem fethinde âciz olam" deyü fermân edüp Betlîs-i hazînedâr Bitlis kal‘ası binâsına şürû‘ etmede. Yine İskender 85b hükemâlarının tahrîkiyle seyâhat ederek Bitlis'den bir günde Muş sahrâsına andan kat‘-ı menâzil ederek âb-ı Murâd'ı nûş ederek murâdına ermeğe bu Çapakçur dağı zeylinde serâperde-i İskenderîsin kurup zevk [u] safâya meşgûl olup Murâd'ı nûş ederek bir karn'ı dahi düşer. Nehr-i Murâd'ın nef‘in müşâhede edince "Ne çapak çur" der. Mığdîsî lisânı üzre çapak çur, cennet suyu demekdir. Hâlâ lisân-ı Ermenî-i Yârmenîde çur suya derler. Hakkâ ki nehr-i Murâd âb-ı hayâtdır. İskender hükemâlarından Filikos (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) katına kığırup eydür: "Bu kadar zamân benim yâr-ı gâr [u] nedîmlerim idiniz, benim karnlarımın veca‘ına bir ilâc etmeğe kâdir olmadınız. Dâ’-i devâ, Cenâb-ı Allah'ın cennet nehirlerinden oldu. Tez bu mahalde benim-içün bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ü sedd-i metîn binâ olunup ismini Çapakçur kosunlar" deyü emr edince kal‘a’yı 315 günde tamâm edüp ismine Çapakçur dediler. {Lafz-ı Çapakçur kal‘anın şürû‘undan itmâmına varınca İskender fermâniyle târîh olmuşdur.} Nehr-i Murâd kenarında evc-i âsumâna ser-çekmiş bir yalçın kaya üzre metîn ve müstahkem bir seng-binâ kal‘a-i köhne-âbâd bir kâr-ı Ferhâd binâdır. Burc [u] bârûsı gâyet metânet üzre inşâ olunmuş seng-i sahre üzre şekl-i muhammes sûr-ı kadîmdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve cümle (---) kapudur. Cânib-i (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 85a–85b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS IX Y17b
Şehrin civarına karîb olan kurâları beyân eder: Evvelâ karye-i
Çapak
, karye-i Akçemen ve karye-i Susuz ve karye-i Anbârlı ve karye-i Anpınaz ve kary …
Şehrin civarına karîb olan kurâları beyân eder: Evvelâ karye-i Çapak, karye-i Akçemen ve karye-i Susuz ve karye-i Anbârlı ve karye-i Anpınaz ve karye-i Çıkrık ve karye-i Sepsen ve karye-i kasaba-i İdris karye-i Komardis(?) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y17b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala