… atvan ve kal‘a-i Şimatorna ve kal‘a-i Velika der-livâ-i Bosna ve feth-i kal‘a-i
Çavka
ve kal‘a-i Andrik kurb-ı cezîre-i Girid. Bâlâda tahrîr olunan kal‘alar sene 951 …
Feth-i kal‘a-i Vişigrad kurb-ı Usturgon ve feth-i kal‘a-i Novigrad ve kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Şimatorna ve kal‘a-i Velika der-livâ-i Bosna ve feth-i kal‘a-i Çavka ve kal‘a-i Andrik kurb-ı cezîre-i Girid. Bâlâda tahrîr olunan kal‘alar sene 951 târîhinde feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57b ·
metinde göster ·
, Began, Nadaj nâm palanka ve kılâ‘-ı metînelere ve sâ’ir kurâ vü kasabât-ı İslâ …
"Budin serhadleri boşdur, andan muhâfız olan asker bize mukâvemete kâdir değildir" deyü anların serhadlerine müşâ olan kal‘alarımız üzre Nemse ve Donkarkız ve Danimarka ve Çeh ve Leh ve İsfaç ve Korol ve İslovin ve Hırvat keferelerinden kâmil elli bin cünûd-ı cünüb asker-i küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr cem‘ edüp Budin kurbu serhadlerinden kal‘a-i Hamza Beğ, Erçin, Penteli, Cânkurtaran, Cânbeğ, Val, Kızılhisâr, Polta, Çavka, Began, Nadaj nâm palanka ve kılâ‘-ı metînelere ve sâ’ir kurâ vü kasabât-ı İslâmiyyenin tedmîrlerine ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu ve Kettanoğlu nâm hersek kâfirlerin başbuğ edüp mezkûr kal‘aları meymene ve meysere alâ mehil bî-bâk ü bî-pervâ döğe döğe kal‘alara istîlâ edüp bu kadar mâl-ı hazâ’in ve defâin ve üsârâ-yı ümmet-i Muhammed'i alup koyun sürüsü gibi bu kadar mahlûk-ı Hudâ'yı sürü sürü sürüp kal‘a-i Belgrad ve kal‘a-i Çakatornalarına gönderüp cümle kılâ‘-ı mezbûrelerimizin cümle cebehâne ve topların alup hamu kal‘aları âteş-i Nemrûd ile ihrâk bi'n-nâr edüp karâr-dâde olamayup karârlari firâra mübeddel olup diyâr-i menhûslarına gitdikleri haberi Serdâr Ali Paşa-yi gayyûra bu haber-i mûhiş gelince hemân ol ânda kendüde tâb [u] tüvân kalmayup gayretinden gûyâ bî-cân olup "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp ol demde dem çekmeyüp dâmen der-miyân edüp dîvân-i pâdişâhîye Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa'yi katina kiğirdup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·
… a ol mahalde Budin askeriyle Ustolni-Belgrad kal‘ası kurbunda Polata kal‘ası ve
Çavka
kal‘aların muhâsara edüp döğerken hemân Nemse çâsârı olan Ferdinand Kral-ı dâl …
Sebeb-i katli oldur kim Süleymân Hân Eğre seferine ve Erdel taraflarına azîmet etdiklerinde ol mahalde Nemse kralı Süleymân Hân'ın bu tarafa seferinde haberdâr olup deryâ-misâl cünûd-ı cünübler cem‘ edüp âmâde iken merkûm Arslan Paşa ol mahalde Budin askeriyle Ustolni-Belgrad kal‘ası kurbunda Polata kal‘ası ve Çavka kal‘aların muhâsara edüp döğerken hemân Nemse çâsârı olan Ferdinand Kral-ı dâl mevcûd askeriyle Arslan Paşa'yı basup cümle Budin askerin kırup kimin esîr edüp bu kadar bârhâne ve cebehâne-i Âl-i Osmân'a mâlik olup mezkûr Arslan Paşa'yı kova kova Tata ve Papa kal‘alarına gelüp bu iki aded kal‘a-i metînelere bilâ-meşakkat küffâr istîlâ etdüğiyçün bu sebeb ile Arslan Paşa katl olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172b ·
metinde göster ·
… ve müşebbek bostânları ebrî kâğız gibi nakş-ı bûkalemûn nümâyândır ve Polata ve
Çavka
ve Val ve Cân Beğ nâmân kal‘alar cümle dağları ve ormanları ile nümâyândır ve a …
Hemân bir surâhî su kabağı gibi boğazı ince ve Began {kal‘ası} tarafı sivri ve bâğlar tarafı kabağın karnı şeklinde bir kal‘a-i serâmeddir. Bu minâreden Belgrad sahrâsının zemîninde olan mezâri‘ât ve çayır ve çemenzâr ve lâle‘ızâr bâğları ve müşebbek bostânları ebrî kâğız gibi nakş-ı bûkalemûn nümâyândır ve Polata ve Çavka ve Val ve Cân Beğ nâmân kal‘alar cümle dağları ve ormanları ile nümâyândır ve aslâ bu kal‘aya hâ’il yokdur, hemân bir sahrâ-yı sebzezâr u buhayre içre vâki‘ olmuş bir acîb ü garîb kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14b ·
metinde göster ·
kal‘alarının cümle bin iki yüz aded neferâtları Budin defterdârından vazîfe-i m …
Bu Polata ve Began ve Çavka kal‘alarının cümle bin iki yüz aded neferâtları Budin defterdârından vazîfe-i mu‘ayyenelerin alırlar. Bu kal‘anın bâğ u bâğçeleri çokdur, ammâ etrâflarına kâfirden korutmak içün karavullar koyup zirâ‘at edüp bâğlarına varırlar, gâyet serhad yerdir. Eriği ve emrûdu gâyet çokdur ve âb-ı hayât sularına nihâyet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 16a ·
metinde göster ·
… eseldir kim karka koza bakar gibi bakar dedikleri üzre karkaları çok olduğundan
Çavka
kal‘ası derler. Ustolni-Belgrad hükmünde subaşılıkdır ve niyâbetdir. Dizdârı ve …
Lisân-ı Macarda (---)(---) demekdir. Ervâm lisânında Karka kal‘ası demekdir. Hakkâ ki 16b dağlarında ceviz ağaçları çok olmağile karkası çokdur. Hattâ Rûm'da elsine-i nâsda darb-ı meseldir kim karka koza bakar gibi bakar dedikleri üzre karkaları çok olduğundan Çavka kal‘ası derler. Ustolni-Belgrad hükmünde subaşılıkdır ve niyâbetdir. Dizdârı ve iki yüz mikdârı merdüm-hisârı vardır. Kal‘ası Polata ve Bakvan dağları mâbeyninde bir püşte-i âlîye yapışmış bir küçük Şeddâdî binâ bir kal‘acıkdır, ammâ içine girmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 16a–16b ·
metinde göster ·
… i yedi sâ‘at yer kaldı, biz bu pusuda dutulduğumuz yerden kalkup bir gece sizin
Çavka
kal‘ası altında pusu edüp ertesi seğirdüp [i]kindi zamânı Ustolni-Belgrad altın …
"Elli yedi sâ‘at yer kaldı, biz bu pusuda dutulduğumuz yerden kalkup bir gece sizin Çavka kal‘ası altında pusu edüp ertesi seğirdüp [i]kindi zamânı Ustolni-Belgrad altında varoşundan yâ bağdalalardan şikâr alup yine döneriz" deyü cevâb etdiklerinde bildim ki Âl-i Osmân askeri ayağıyla kâmil dörd konak yer var, ammâ mel‘ûnlar ihtimâldir kendüleri halâs olmak içün bizi kâfir askeri üzre götüreler, deyü niçe gûne mülâhazalar edüp hemân yine Âl-i Osmân ordusun kollayarak gitmek ma‘kûldür, deyü karâr verüp durdum, ammâ "Evvelü'r-refîk sümme't-tarîk" kelâmı üzre bize dahi refîk lâzımdır deyüp gulâmlarıma eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26a ·
metinde göster ·
… e refîklerimizle bir yerde meks edüp bize ol kadar i‘zâz u ikrâmlar edüp nehr-i
Çavka
kenârında hakîre başka bir çadır kurup hüddâmlarımızla zevk edüp hamd-i Hudâ ça …
Ba‘dehu salâtu'l-asr cümlemiz refîkler ile bî-bâk ü bî-pervâ atlanup cakları katanaların atlarının dördüne tahmîl 26b[edüp] katanaları gulâmlarımızın zebûn atlarımıza bindirüp ve kâfirlerin bindiği atların karınları altından ayaklarına bukağılar urup karacalarından pek kayd [u] bend edüp her birinin licâmların birer gulâmların ellerine verüp sağ tarafımızda büyük askerin hây hûy sadâların istimâ‘ ederek ormanlar içre giderek hamd-i Hudâ ahşama karîb ordu-yı askere dâhil olup Gedüslü Halîfe'nin haymesinde refîklerimizle bir yerde meks edüp bize ol kadar i‘zâz u ikrâmlar edüp nehr-i Çavka kenârında hakîre başka bir çadır kurup hüddâmlarımızla zevk edüp hamd-i Hudâ çadırımızı yakmış iken yine başka çadır sâhibi olduk. Ammâ nehr-i Çavga (---) dağlarından gelüp kıble cânibine Balatin gölüne akup mahlût olur âb-ı hayât küçük sudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26a–26b ·
metinde göster ·
… ‘ olunur, zîrâ mâbeyne-hümâları cümle altı mîl karîbdir ve Polata kal‘amızla ve
Çavka
kal‘amızla bu kâfirin Pespirim kal‘aları birbirlerine yakın vâki‘ olup sac ayağ …
Bu kal‘aya asker-i İslâm ulaşup azîm toplar etdi. Ve Ustolni-Belgrad'ın topları bu Pespirim'de ve Pespirim topları Ustolni-Belgrad'ında istimâ‘ olunur, zîrâ mâbeyne-hümâları cümle altı mîl karîbdir ve Polata kal‘amızla ve Çavka kal‘amızla bu kâfirin Pespirim kal‘aları birbirlerine yakın vâki‘ olup sac ayağı gibi düşmüşdür. Ve bu menzilde mukaddemâ fermân-ı vezîr ile Vaşvar kal‘ası altından Ustolni-Belgrad'a zahîre getirmeğe giden Hacı Paşa gelüp iki yüz araba yükü zahîre ve beş yüz sığır ve gayri zahâ’irle asker-i İslâma Hızır gibi yetişüp ordu-yı İslâm ganîmet olup andan kalkup giderken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26b ·
metinde göster ·
… sulhundan ziyâde harâc 30a verirse ve Uyvar kal‘amdan ve Kanije kal‘amdan ve
Çavka
kal‘amdan içeri tâ nehr-i Raba'ya varınca on ikişer sâ‘at yer hudûd verirse sul …
"Ecdâd-ı ızâmım Süleymân Hân tâbe serâh sulhundan ziyâde harâc 30a verirse ve Uyvar kal‘amdan ve Kanije kal‘amdan ve Çavka kal‘amdan içeri tâ nehr-i Raba'ya varınca on ikişer sâ‘at yer hudûd verirse sulhum sulhdur ve illâ yok derse evvelbahârda leşker-i deryâ-misâlimle kalkup Alman dağlarında av kuş avlayup elini vilâyetini harâb u yebâb edüp Yanık kal‘asın muhâsara edüp tâ Beç'e ve Prağ'a varınca üstüne asker çekerim, vaktine hâzır olsun" deyü nâme elçi huzûrunda kırâ’at olundukda âkıbet-endîş elçi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29b–30a ·
metinde göster ·