… di. {Ol zamândan beri Macar diyârları ve Sirem ve Semendire sahrâları ve Leh ve
Çeh
ve Kırım ve Kamerü'l-kum ve Deşt-i Kıpçağ ve Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde ol …
Ammâ ol asırda Karadeniz ile Akdeniz mâbeyninde niçe bin kurâ ve kasâbâtlar ve şehr-i mu‘azzamlar var idi. İslâmbol'un Sarâyburnu ile Üsküdar mabeyninde şehr-i Makdonya var idi. Yedi yüz germ-âbe ılıcalı bir şehr-i azîm idi. Gark-ı âb olup İskender-i Kübrâ bu takrîb ile Kaydefâ'dan intikâm alup Sarâyburnu'nda Makdonya şehrin ta‘mîr etmeğe mübâşeret etdi. {Ol zamândan beri Macar diyârları ve Sirem ve Semendire sahrâları ve Leh ve Çeh ve Kırım ve Kamerü'l-kum ve Deşt-i Kıpçağ ve Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde olup mesken [ü] me’vâ İremezâtü'l-imâd misillü ferah-fezâ yerler olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâri‘ât yerleri oldu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
… yâ ve berâyâya ve celâlî ve cemâlîlere vâveylâ salup Venedik ve Nemse ve Leh ve
Çeh
[ve] Rûs ve Maskov diyârların harâb [ü] yebâb edüp Yûsuf-sıfat bir pâdişâh-ı ga …
Ve vech-i şerîfi vecîhü'l-manzar idi. Açık kaşlı ve ala gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü idi. Ve şekl [ü] şemâyilde ve güftâr [u] reftârda gûyâ bir sâhib-kırân idi. Hakkâ ki yine şân-ı şerîfleriyçün cemî‘i ilm-i nücûmda ve ilm-i cifrde İbrâhîm Hân oğlu Yûsuf nâm bir pâdişâh olup hüsn-i Yûsuf-misâl olup kırân sâhibi olup şarka ve garba velvele salup cümle kâfiristâna ve re‘âyâ ve berâyâya ve celâlî ve cemâlîlere vâveylâ salup Venedik ve Nemse ve Leh ve Çeh [ve] Rûs ve Maskov diyârların harâb [ü] yebâb edüp Yûsuf-sıfat bir pâdişâh-ı gayyûr ola deyü cümle ceffârlar böyle istihrâc edüp tahrîr etmişler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79a ·
metinde göster ·
… azîne mâl defînelerden çıkarup Seykelistân'dan ve Saz Macarı ve Hayduşak'dan ve
Çeh
ve Leh'den ve İsfac ve İslovin ve Korol ve Rûs'dan [ve] Nemse ve Dodoşka ve Hır …
Küffâr-ı Macar-ı füccâr bu inhizâmı gördükden sonra Erdel vilâyetine varup kırk milyon hazîne mâl defînelerden çıkarup Seykelistân'dan ve Saz Macarı ve Hayduşak'dan ve Çeh ve Leh'den ve İsfac ve İslovin ve Korol ve Rûs'dan [ve] Nemse ve Dodoşka ve Hırvad ve Orta Macar'dan yüz bin asker cem‘ edüp Tımışvar eyâletinde Lipova ve Çanad ve Göle ve Façad ve Fenlak nâmân kal‘aları gâret eyledüğinin feryâdcıları Der-i de[v]let-masîre gelüp Budin vezîri Ken‘ân Paşa'yı ta‘yîn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 84a ·
metinde göster ·
vilâyetine andan Leh vilâyetine andan Krakov vilâyetine kâmil üç buçuk senede b …
Ve gelen gark olup sahrânın ma‘reke mahallinde kalanlar ceng-i Alî ede ede cümle şehîd olup sadrıa‘zam yine metânet eyleyüp ol gün ol gece sâbit-kadem eyleyüp ertesi gün cümle balyemez toplar ve cebehâneler ile (---) günde kal‘a-i Ustolni-Belgrad altına andan Üstürgon'a ve andan tekrâr kal‘a-i Uyvar'a varup sene (---) târîhinde Nemse çâsârı sulha rağbet edüp sadrıa‘zam cümle asâkir-i İslâm ile Belgrad'da meştâ verilüp küffâr-ı Nemse'den elçiler gelüp Âl-i Osmân tarafından Elçi Kara Mehemmed Paşa Rûmeli pâyesiyle Nemse çâsârına teveccüh etdikde bu hakîri devlet tarafından fermân-ı şerîf ile ta‘yîn edüp kat‘-ı menâzil ederek Nemse çâsârına anda sulh [u] salâh mün‘akid olup hakîr çâsârın papinta hattıyla Alman diyârına andan Donkarkız vilâyetine andan Danimarka vilâyetine andan Felemenk vilâyetinde Amıstırdam'a andan İsfeç vilâyetine andan Çeh vilâyetine andan Leh vilâyetine andan Krakov vilâyetine kâmil üç buçuk senede bu yedi kıral kâfiristânda pâdişâh-ı vakt-misâl Cenâb-ı Allâh'ın mülkünü seyr [ü] temâşâ edüp Rabbü'l-âlemîn böyle müyesser etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b ·
metinde göster ·
… belesinde azîm çardakdır, senevî (---) kîse mîr[î] mâl verir iltizâmdır. Leh ve
Çeh
ve Nemse ve Maskov ve Rûs ve Gürcî ve Abaza ve Çerkes'den gelen esîrlerin, bu k …
Bu kârhâne Emînönü'nde büyük gümrük mukâbelesinde azîm çardakdır, senevî (---) kîse mîr[î] mâl verir iltizâmdır. Leh ve Çeh ve Nemse ve Maskov ve Rûs ve Gürcî ve Abaza ve Çerkes'den gelen esîrlerin, bu kârhânede emîn cümle gulâmların ve kızların eşkâllerin yazup esîr başına birer altun alup eline pencik kâğızı verüp andan sâhibi üsârâların fürûht eder, elinde pencik eşkâlli ve memhûrlu kâğızı olmasa satamaz ve esîrin mîrîye girift ederler. Zîrâ pencik emîninin iki yüz neferâtları böyle kâr bulmağa me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178a ·
metinde göster ·
… nâf-ı tenekeciyân: Dükkân 300, neferât 305, pîrleri nâ-ma‘lûmdur. Bunlar Leh ve
Çeh
ve İngilis diyârından gelme demir kalaylı teneke ve pirinc teneke satarlar. Dük …
Esnâf-ı tenekeciyân: Dükkân 300, neferât 305, pîrleri nâ-ma‘lûmdur. Bunlar Leh ve Çeh ve İngilis diyârından gelme demir kalaylı teneke ve pirinc teneke satarlar. Dükkânların tenekeler ile zeyn edüp güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 188b ·
metinde göster ·
… mü’elliflerini neden bilirsiz denirse Arab u Acem'de ve İsfeç ve Nemse ve Leh u
Çeh
[ve] Donkarkız ve Danimarka ve Daniska kırallıkların geşt [ü] güzâr etdiğimizde …
Eğer bu abd-i hakîr-i pür-taksîr Evliyâ-yı bî-riyâ'dan su’âl olunursa bu kadar sâzları ve mü’elliflerini neden bilirsiz denirse Arab u Acem'de ve İsfeç ve Nemse ve Leh u Çeh [ve] Donkarkız ve Danimarka ve Daniska kırallıkların geşt [ü] güzâr etdiğimizde zikr olunan cümle (---) aded sâzlar ve niçe bin o kadar ziyâde gûnâ-gûn sâzlar görmüşüzdür kim inşâ’allâhu Te‘alâ seyâhat etdiğimiz kurâ ve kasabât ve şehr-i mu‘azzamları evsâflarının kitâbetine mübâşeret etdiğimizde cümle sâzlarıyla ve sâzlarının eşkâl [u] sûretleriyle tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 208b ·
metinde göster ·
… rdir. İbtidâ Orta Macar [ve] Erdel Macar ve Seykel ve Saz ve Hayduşak ve Leh ve
Çeh
ve Korol ve Tut ve Kırako ve Rus on iki kavmdir ve Eflâk ve Boğdan ve Sirce ve …
Acem'den hâsıl olan keferelerin ibtidası Menûçehr'in evlâdlarından dördü firâr edüp Eğre cânibinde tavattun edüp "Siz kimsüz?" deyü su‘âl etdiklerinde "Men-i çehâruz" ya‘nî "dörd âdemiz" dediler. Men-i çâr'den galat "Macar" kavmi oldular kim on beş aded kavm keferelerdir. İbtidâ Orta Macar [ve] Erdel Macar ve Seykel ve Saz ve Hayduşak ve Leh ve Çeh ve Korol ve Tut ve Kırako ve Rus on iki kavmdir ve Eflâk ve Boğdan ve Sirce ve İsfah ve Felemenk ve Dunkarkız ve Danimarka ve İngilis ve Nemse ve İngiltere ve Dış Fransa ve Hırvad [ve] Macar ve Boşnak anlardandır. (---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a ·
metinde göster ·
… thinden sonra Hacı Bektâş, Keliğra Sultân'ı yetmiş fukarâsıyla Moskov ve Leh ve
Çeh
ve Dobruca diyârlarına gönderüp Rûm erenleri olmağa izn verüp "Dobruca'da bir b …
Bu âsitâne-i bâ-sa‘âdetin sebeb-i inşâsı oldur kim sene (---) târîhinde bizzât Muhammed Hacı Bektâş-ı Velî Yesev şehrinde Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî'den cihâz-ı fakrı kabûl edüp diyâr-ı Rûm'da sâhib-i seccâde olmağa me’zûn olup üç yüz yetmiş fukarâ ve bu Keliğra Sultân cümle fukarâlara ser-çeşme olup Hacı Bektâş-ı Velî ile Rûm'da Orhân Gâzî'ye gelüp Bursa fethinden sonra Hacı Bektâş, Keliğra Sultân'ı yetmiş fukarâsıyla Moskov ve Leh ve Çeh ve Dobruca diyârlarına gönderüp Rûm erenleri olmağa izn verüp "Dobruca'da bir böcük vardır, anı katl edüp ibâdullahı şerrinden emîn eyle" deyü Hacı Bektâş, Keliğra Sultân'ın destine bir tahta kılıç ve bir seccâde ve tabl ve kudüm ve alem ve sıraf ve def ve nakkâre verüp Keliğra Dede kal‘a-i Sinop'a gelüp alâ mele’i'n-nâs yetmiş nefer fukarâsıyla postların deryâ üzre döşeyip "Yâ Hayy [u] yâ Kayyûm" esmâsına müdâvemet edüp def ve kudümlerin çalarak bir günde Rûm cânibinde diyâr-ı Kırım'a andan vilâyet-i Moskov'da Heşdek tâ’ifesin ve Leh diyârında Libka tâ’ifesin cümle İslâm ile müşerref edüp tebdîl-i câme ile Leh diyârında Danıska iskelesinde İsveti Nikola nâm ya‘nî Sarı Saltık isimli bir bıtrîk ve kıssîs-i dalâlet-âyîn ile hem-sohbet olup ol Sarı Saltık'ı katl edüp lâşe-i murdârın pinhân edüp niçe zamân savma‘adan çıkmayup "Ben Sarı Saltık'ım" deyü niçe bin âdemi nihânice dîn-i Muhammedî'ye da‘vet edüp İslâm ile müşerref ederdi. Niçe zamân bu hâl ile Sarı Saltık nâmıyla seyâhat etdi. Ve kendülerinde alâ-sûret-i asfaru'l-levn olmağıla Şeyh Ahmed Yesevî hazretleri kendülere Saltık Bây nâmıyla künye demişler idi. Ammâ ism-i şerîfleri Muhammed Buhârî'dir. Ba‘dehû seyâhât ile "Pırarvardı" ya‘nî Pravadi kal‘asına gelüp sâkin olmağıla "Bir er vardı"dan galat Pravadi kal‘ası derler. Anda def ve kudûmün çalarak Dobruca kralına buluşdukda kral-ı dâll-i bed-fi‘âl eydür: "Ey Sarı Saltık! Eğer sende kerâmet varsa benim diyârımda bir ejdehâ peydâ olup Karadeniz sâhilinde bir yalçın kaya içinde âşiyân edinüp cümle re‘âya vü berâyâm yidi. Ve hâlâ dâr-ı dünyâda iki ciğer-kûşe kızlarıma tâli‘-i kur‘a düşüp ejdere gıda olmağiçün Dobruca sahrâsında bir amûd-ı azîme kızlarım bağlamışız. Vakt-i zuhr olunca gelüp yise gerek, ammâ bu ejdere bir çâre eyle" deyü Dobruca kralı ricâ edince Sarı Saltık Sultân eydür "İmdi kral, Muhammed dînin hak bilüp İslâm ile müşerref olursan senin kerîmelerin ol böcüğün gıdâsı olmadan bi-emrillah ve bi-himmeti'l-pîr halâs ideyim" dedikde kral cân u gönülden yemin billah eyleyüp dürür, hemân Saltık Bây-ı Velî fukarâlarına "üzkürullah" deyüp yetmiş aded dervîş-i dil-rîşiyle def u kudûmlerin çalup alem ve sıraf kaldırup Saltık Velî tahta kılıcın gılâfından çıkarup "niyyetü'l-gazâ" deyüp bir papas kulağuz ile Dobruca sahrâsında kral kızlarının amûda bağlı olduğu yire 266b varup kızları halâs edüp bir yerde hıfz eder. Kendüsü amûd dibinde durur. Ejdehâ dahi şiddet-i hâr olunca Dobruca sahrâsından bir ejder-i heft-ser gıjgırup dâmen-ber-hevâ kec kılup mu‘tâd-ı kadîmesi olan mile yakın gelince hemân Sarı Saltık Sultân fukarâlarına işâret edüp def ü kudüm ve nefîr ü zil çalınca ejder mil dibine yakın geldikde Saltık Bây Sultân "Yâ Ma‘bûd-ı bî-hemtâ" deyüp dal-satûr-ı Muhammedî olup Arapça âyetiyle bir na‘raya rehâ buldurup ejderin aşağı kellesine bir tahta kılıç niçe urursa kelle galtân olup bir şimşîr levha dahi urup bir kellesin kesüp hemân ejder dem çekim sınup bi-emri Hudâ dem-beste olup dörd başıyla firâr eder. Ardı sıra Şeyh Saltık Sultân ejderi kovarak ejder cân acısından gârına girüp Şeyh dahi akîbince girüp dörd kellesin dahi keserken ejder şeyhi der-âğûş edüp sıkar. Şeyh dahi "Yâ Hâfız-ı Müste‘ân" deyüp arkasın gârın bir cânibine dayayup şeyhin vücûdu kayaya girdüğü yer hâlâ zâhir ü bâhirdir. Ve iki dest-i şerîfleri ve iki kadem-i sa‘âdetleri kayaya te’sîr etdüğü alâmetleri zâhirdir. Ba‘dehû ejderin tâb [u] tüvânı kalmayup Saltık Sultân'ı koyverir. Sultan-ı merkûm eli kan, kılıcı kan, sînesi uryân, dilinde Hazret-i Kur’ân tilâvet ederek fukarâlarının yanına gelüp kralın iki kerîmesin yanına alup Dobruca kralına gitmede. Mukaddemâ kızların bağlı olduğu amûdun dibinde azîz hazretleri ejderin üç kellesin kesüp ardı sıra kovagiderken beri tarafda kulağuzluk ile gelen papas ejderin iki kulağın ve bir dilin kesüp seğirderek Dobruca kralının huzûruna kulakları ve dilleri bırağup "Müjde olsun kralım, ejderi katl edüp kızları halâs etdim, işte alâmeti" deyü kizb [u] iftirâ eder. Ân-ı sâ‘atde Saltık Sultân dahi kralın kızlarıyla gelüp tahta kılıcı kanıyla kralın huzûruna kor. Kızları kral bağırlarına basup "Ejderi kim katl etdi" deyü Dobruca Kral kerîmelerinden su‘âl eder. Kızlar dahi mâ-vak‘ı üzre Saltık Bây Sultân'ın katl etdüğün bir bir takrîr ederler. Ruhbân-ı mel‘ûn musırr olup "Elbette ben katl etdim" der. Saltık Sultân eydür "İmdi ey kral. Ejder öldürmek kerâmetdir. Bu râhib ile beni bir kazana koyup su içinde fıkır fıkır kaynadın. Kangımız ejderi öldürdü ise pişmeyüp halâs olur. Kizb söyleyüp ben öldürdüm diyen büryân olur" deyü bu da‘vâ-yı merdi edince papas-ı bî-dîn bu kavle rıza vermeyüp kral "eyle olsun" deyüp Pravadi garbında Kazan Balkanı demekle ma‘rûf ol balkanda bir kazan içre su doldurup gayrı ruhbânlar Saltık Sultân'ın ellerin ardına bağlayup kazana korlar. Dervîşânlar dahi papası muhkem kayd-bend edüp kazan içine korlar. Kazan altına âteş edüp alev-ber-alev âteş-i Nemrûd içinde iki cân kaynamada. Beri Anadolu tarafında Kırşehri'nde Hacı Bektaş-ı Velî, destmâliyle bir kayayı silüp "Saltık Muhammed'im ıztırâbda terlemededir. Hak dest-gîr [u] mu‘în u zahîri ola" dedikde kayadan tuzlu su akardı. Hâlâ Hacı Bektâş-ı Velî tuzu ol günde hâsıl oldu. Ba‘dehû kazanın ağzın açup gördüler kim Saltık Bây Sultân arak-âlûd olup "Yâ Hayy" ismine meşgûl, ruhbân-ı mel‘ûn herse olup ancak üstühânları ve siyâh ruklesi kalmış. Bu hâli Dobruca Kral görüp hâk-i pây-i şeyhe düşüp şehâdet parmağın kaldırup derûn-ı dilden bende-i Sübhân olup ta‘allukâtından ol sâ‘at yedi bin âdem ile İslâm'a geldiler. İslâm'a gelmeyenlere gazâlar edüp feth [ü] fütûhâtlar etdiler. Dobruca Kral Orhân Gâzî'ye elçiler gönderüp mutî‘ [u] münkâd oldu. Orhân'dan Dobruca Krala kadı ve tuğ u alem gelüp ismi Alî Muhtâr oldu. Ba‘dehû sene-i mezbûrda Saltık Sultân vasıyyet eyledi kim "Beni gasl edüp yedi tâbût âmâde edin. Zîrâ benim içün yedi kral ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtal etseler gerekdir" deyü vasiyyet-i şerîfi üzre cümle fukarâları cem‘ olup yedi tâbût hâzır edüp azîz hazretleri dahi sene (---) târîhinde 267a dâr-ı bâkiye irtîhal edüp cümle hulefâları tevhîd [u] tezkîr ile azîzi gasl edüp bir tâbût içre kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 266a–267a ·
metinde göster ·
… e Bektâş-ı Velî’nin izn-i şerîfiyle bu Babadağı mahallinde tavattun edüp Leh ve
Çeh
ve Nemse ve İsfaç ve Moskov memleketlerinde Saltık nâmıyla seyâhat edüp şöhre-i …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Hazret-i Sarı Saltık Muhammed Buhârî hazretleri Hacı Bektâş-ı Velî ile Horâsân'dan hurûc edüp Rûm'a teveccüh etdiklerinde Bektâş-ı Velî’nin izn-i şerîfiyle bu Babadağı mahallinde tavattun edüp Leh ve Çeh ve Nemse ve İsfaç ve Moskov memleketlerinde Saltık nâmıyla seyâhat edüp şöhre-i şehr olup nihânîce niçe yüz bin kefere dîn-i İslâm ile müşerref olup cümle kâfiristân kendülere mu‘tekid olup âhir vatan-ı mukaddemi olan Babadağı'nda sâkin ü medfûn olunduğiyçün hâlâ Babadağı derler. Ammâ mukaddemâ bir hıyâbân ormanistân-ı çengelistân imiş. Bâyezîd-i Velî anları rü’yâ-yı sâlihalarında görüp bu şehri anlara vakf eylemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 126b ·
metinde göster ·
… e Donkarkıza ve Danimarka ve İngiltere ve Fiyamenk {ya‘nî Felemenk} ve İsfeç ve
Çeh
ve Korol, bu zikr olunan on bir aded krallık ki hâlâ ban ve krallardır kim sikk …
İşpaniye ve Fransa ve Ceneviz ve Portukal ve Donkarkıza ve Danimarka ve İngiltere ve Fiyamenk {ya‘nî Felemenk} ve İsfeç ve Çeh ve Korol, bu zikr olunan on bir aded krallık ki hâlâ ban ve krallardır kim sikke ve ülke sâhibleridir. Cümlesi Sırfâyil oğlu Roma ve Romaoğlu bu on bir aded evlâdları mezkûr diyârlara gidüp tenâsül bularak hikmet-i Hudâ ile arz-ı Rûm böyle imâr oldu. Ba‘dehû Sırfâyil yedi yüz sene mu‘ammer olup âhir intikâlinden sonra Sofya'da Vitoş dağında kalan evlâdları defn etdiler. Hâlâ Latin tâ‘ifesi bednâm günlerinde "Peygamberimizdir" deyü Sırfâyil kabrin bulup ziyâret ederler. Sırfâyil'in bir oğluna Sırfa derlerdi. Babasının ismiyle müsemmâ olup ol kadar mu‘ammer olup hâk-i Sofya'da yüz pâre kal‘a ve şehir binâ edüp Sırfa nâmıyla Sofya'yı eyle ma‘mûr etdi kim gûyâ hadîka-i Rıdvân olup niçe kerre yüz bin askere mâlik olup Sırfa askeri derlerdi. Hâlâ Sırf tâ’îfesi Sırfâyil oğlu Sırf'dan tenâsül bulup ibtidâ Sofya {kal‘asına} temel uran bu Sırfa veled-i Sırfâyil'dir, be-kavl-i Tevârîh-i Latin ve kavl-i Târîh-i Sırf. Bu bâlâdâ zikr olunan Sırfâyil'in kırk evlâdı ve Roma'nın on bir aded evlâdları cümle Hazret-i Nûh Necî îmânı üzre idiler. Aslâ şerîk koşmadıklarından ilâ hâze'l-ân evlâd-ı evlâdları inkırâzu'd-deverân krallardır deyü kütüb-i mu‘teberelerinde eyle tahrîr etmişlerdir. Ve millet-i Mesîhiyye tevârîhlerinde Latin tevârîhi ve Yunaniyân tevârîhi kadar mu‘temed tevârîhler yokdur. Ammâ diyâr-ı Arab'da Kabâbıta tevârîhlerinin dahi mu‘temed târîhleri vardır. 137b İle'l-ân rûz-merre vekâyi‘âtları diyâr-ı Mısır'da Kıbtîler tahrîr etmededirler. Ammâ Nasârânın Latin tevârîhleri cümle Sırfâyil'den beri ve oğlu Sırfa'dan beri tahrîr etmişler ammâ Sırfa tâ’îfesi cengâver ve dilâver-i hünerver olduklarından kemâl-i ma‘rifet ile cihânârâ olmayup devletleri de mümted olmadıklarından târîhleri azdır ammâ özdür ve gâyet sahîhdir. Anların ibtidâ sened-i târîhleri Eb-i Sânî Hazret-i Nûh Necî'den Sırfyây'ın kalemiyle zabt etmişler. Ammâ Yunaniyân-ı Rûm Nasârâ mevlûd-i İskender'den {târîh} tutmuşlar. Latin ve sâ’ir millet-i Nasârâ-yı üsârâ cümle İskender'den sened-i târîh etmişlerdir ammâ ümmet-i Muhammed hicret-i Resûl-i Ekrem'den târîh zabt etmişlerdir. İnkırâzu'd-devrân târîhleri, devletleri mü’ebbed ola, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 137a–137b ·
metinde göster ·
… belâgat {üzre kelimât} etmede yed-i tûlâsın ayân etmişdi. Hatta Nemse ve Leh ve
Çeh
ve Fireng ve Moskov kırâlları taraflarından bir elçi yalacı gelse mezkûr Kahvec …
Evvelâ fâtih-i Bağdâd ya‘nî Sultân Murâd, âlüfte vü âşüfte bir pâdişâh-ı Cem-cenâb olmağile her giz tabî‘at-ı şerîfleri cânib-i şarka meyyâl olduklarından ehl-i Irâk'un ve şehr-i Diyârbekr'ün Acemâne ve levendâne kelimâtlarından hazz edüp bizzât kendüleri "Men şöyle demişem" "Men heze böyle dememişem" deyü şark lisânı üzre tekellüm etdiklerinden nedîm-i yâr-ı gâr-ı hâslarından Kahvecizâde nâm bir mukallidi var idi. Yigirmi aded lisânda fesâhat u belâgat {üzre kelimât} etmede yed-i tûlâsın ayân etmişdi. Hatta Nemse ve Leh ve Çeh ve Fireng ve Moskov kırâlları taraflarından bir elçi yalacı gelse mezkûr Kahvecizâde mukallid ol elçi kıyâfetine girüp fesâhat üzre tercümânlık ederdi. Gerçî müslim ü 207b muvahhidlere tenbîhü'l-gâfilîn içün Arapça buyurulmuşdur. Ammâ Murâd Hân bir pâdişâh-ı Cem-cenâb olmağile mezkûr Kahvecizâde'yi her gelen elçilerün kıyâfetine koyup dîvân-ı pâdişâhîde tercümânlık edüp söz alup söz verirdi. Ol Kahvecizâde Sultân Murâd Hân'a eğlence olmak içün Diyârbekirli lehcesile bir hicv-âmîz kadehnâme etmişdir. Güfte-i Kahvecizâde der-hakk-i ahâlî-i Diyârbekir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 207a–207b ·
metinde göster ·
… binâsı bir kubbe-i âlî ılıcadır kim Rûm ve Arab u Acem'de ve İsfaç ve Nemse ve
Çeh
u Leh ve Alman diyârında böyle bir nâfi‘ germâb ılıca görmedim. Hattâ benî Âdem …
(---) hâkinde leb-i deryâdan nîm sâ‘at ba‘îd bir çemenzâr-ı sahrâ-yı sebzezârda Mihâloğlu binâsı bir kubbe-i âlî ılıcadır kim Rûm ve Arab u Acem'de ve İsfaç ve Nemse ve Çeh u Leh ve Alman diyârında böyle bir nâfi‘ germâb ılıca görmedim. Hattâ benî Âdem girdikde aslâ kîse ve sabuna ihtiyâc olmaz. Vücûd-ı insânı dürr-i beyz-âsâ eder ve beden-i insân eyle nerm ü ter olur kim gûyâ kulak şâhmesi gibi vücûd-ı benî Âdem yumuşak olup ten-dürüst olur. Hâssiyeti ol mertebededir kim cüzâm ve miskin ve Fireng uyuzu âdem kırk kerre girse bi-emr-i Hayy-i Kadîr ol âdem anadan doğma olur ve suyundan kırk sabâh aç karnına nûş edenin vücûdunda behak ve baras ve zâti'l-cenb ve hafakan marazları cümle gider ve ba‘zı müsta‘mel altunları bu su ile yıkasan sarı su altununa döner ve bir âdemin hâtemi gümüş olsa ol ân altun gibi olup bir haftada reng-i hâtem mütegayyir olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 28b ·
metinde göster ·
… r hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve kal‘a-i üstüvârdır ki vilâyetinde değil belki
Çeh
vilâyetinde ve İsfaç diyârında ve Filimenk iklîminde ve Alman dağlarında böyle …
Sitâyiş-i eşkâl-i kal‘a-i Kamaniçse: Leh lisânınca Kamaniçse taşa derler, ya‘nî taşdan mebnî kal‘a demekdir. Bânîsi ibtidâ (---)(---)(---) nehr-i (---) kenârında evc-i âsumâna çıkmış cümle kesme kaya handak üzre niçe yerleri yine kesme kaya dîvârlı bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve kal‘a-i üstüvârdır ki vilâyetinde değil belki Çeh vilâyetinde ve İsfaç diyârında ve Filimenk iklîminde ve Alman dağlarında böyle bir sûr-ı kavî yokdur, lâkin zâlim kal‘anın cânib-i (---) sehel havâlesi vardır, ammâ ol tarafa hâ’il kal‘aya azîm havâle tabyalar yapup kal‘a ol havâle tarafından emîn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40a ·
metinde göster ·
… bin araba zahîre ile vilâyet-i Krakov'dan ve Daniska'dan ve İsfaç kralından ve
Çeh
kralından ve Islovin banından ve Korol banından ve Tot banından ve on iki boy K …
Hikmet-i Hudâ ol gün Leh kralından Hân'a elli araba hedâyâ ve on araba kîse ve bin araba zahîre ile vilâyet-i Krakov'dan ve Daniska'dan ve İsfaç kralından ve Çeh kralından ve Islovin banından ve Korol banından ve Tot banından ve on iki boy Kazak hatmanlarından ve Leh kralına tâbi‘ ümmet-i Muhammed'den Lipka kavminden (---)(---)(---) el-hâsıl kırk boybeğleri ve kralları ve hatmanlarından yüz yetmiş bin âdem Leh kralı tarafından Hân'a imdâd ile yetmiş pâre balyemez ve kolumburuna ve havân-ı şâhîler ve saçma toplar ile asker-i pür-silâh gelüp anlar dahi Tatar sırasında meks edüp taburu ihâta etdiler, ammâ ma‘nen Tatar askeri taburdaki küffâr ile taşraki Leh küffârı arasında kaldılar, lâkin Hân hazretleri gâyet basîret üzre hareket ederlerdi, zîrâ El-küfrü milletün vâhidedir. Belki küffârın mâbeynleri müttehid olup Tatar'ı ortaya alup uralar deyü kâfirden ihtirâz üzre oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43a ·
metinde göster ·
… li ve sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsumâna peyveste olup cümle imdâda gelen Leh ve
Çeh
ve İsfaç ve Kazak askeri de atlanup atbaşı berâber olup,
"Vatanımıza sâlimîn ü gânimîn gidelim" deyü bu re’y [ü] tedbîri müstahsen görüp yetmiş yedi kal‘a sâhibleriyle niçe evvel giden papaslar ile on yedi kralzâdelerden evvelâ şolom Gırgırı ve Barçay Kral ve Apopi Mihâl ve Redey Iştvân ve Hilîl Gabor ve Kaşa sâhibi ve Husvâr sâhibi ve Sakmar sâhibi ve Eçetvâr sâhibi ve Zolomioğlu ve Betlen Gaboroğlu ve Bihâroğlu ve Rakofçioğlu (---)(---)(---)(---) bunun emsâli kralzâdelerin eşbeh-i müte‘addidleri hedâyâlarıyla Hân'a "Amân" deyüp "Gelüp mâl verelim ve dönüp vatanımıza gidelim" derken hemân bir kerre Tatar askeri içinden bir atlab sadâsı kopup el-azametullâh at süheyli ve er süheyli ve sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsumâna peyveste olup cümle imdâda gelen Leh ve Çeh ve İsfaç ve Kazak askeri de atlanup atbaşı berâber olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43b ·
metinde göster ·
lisânı isti‘mâl olunur. İnşâ’llâh ol dahi bir mahallinde tahrîr olunur. Ez-în-c …
Ammâ bu kavm-i Leh kavm-i Çeh'e müşâ olmağile ba‘zı ıstılâhât [u] ibârâtlarında Çeh lisânı isti‘mâl olunur. İnşâ’llâh ol dahi bir mahallinde tahrîr olunur. Ez-în-cânib,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45a ·
metinde göster ·
ve Eflâk ve Boğdan kavimleri Tatar gibi kalpak geyerler, ammâ Hân bu İlvov kal‘ …
Hemân Leh ve Çeh ve Eflâk ve Boğdan kavimleri Tatar gibi kalpak geyerler, ammâ Hân bu İlvov kal‘ası altında ziyâfeti tenâvül ederken İlvov kal‘asından ol kadar bin top atdı kim zemîn ü âsumân top-ı kûp sâ‘ikasından dir dir ditredi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b ·
metinde göster ·
… m Rûm ve Arab u Acem ve Belh u Buhârâ ve Luristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve
Çeh
ve İsfaç ve Filimenk ve diyâr-ı Alman ve bî-amânda nazîri yok bir püll-i kavs-i …
Bu kasabanın cânib-i garbında Edirne'ye giderken hemân şehir dibinde nehr-i Yene ve nehr-i Ergene ve nehr-i Istıranca ve Yenehisâr ve Bunarhisâr suları cümle bir yere cem‘ olup nehr-i azîm Ergene oldukda bu kasaba dibinde mezkûr nehirler üzre merhûm Sultân Murâd Hân-ı Sânî tâbe serâhu bir cisr-i azîm inşâ etdirmiş kim Rûm ve Arab u Acem ve Belh u Buhârâ ve Luristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Filimenk ve diyâr-ı Alman ve bî-amânda nazîri yok bir püll-i kavs-i kuzahdır. Gerçi Van ile Erzurûm arasında nehr-i Araz üzre Altun Halkalı Köprü ve yine nehr-i Araz üzre Erzurûm'un Hasankal‘ası kurbunda Çoban Sultân köprüsü ve Kürdistân'da nehr-i (---) üzre Hasankeyf cisri ve Diyârbekir eyâletinde Hazzo kal‘ası kurbunda nehr-i Batman üzre Batman kantarası ve Kırşehri kurbunda nehr-i Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsü ve yine nehr-i Kızılırmak üzre Osmâncık şehrinde Köprü ve Geyve kasabası kurbunda nehr-i Sakarya üzre Geyve cisri ve diyâr-ı Rûm'da şehr-i Edirne içre Mihâl köprüsü ve ana karîb Mustafâ Paşa cisri nehr-i Meriç üzeredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99b ·
metinde göster ·
… z-ı bî-temiz Mihne Cüvân Beğ bu kadar mâl-ı hazâ’ine mâlik olup Erdel ve Leh ve
Çeh
ve Nemse ve İsfaç ve Eflâk ve Boğdan ve Kazak-ı Akdan yüz bin ma‘dûd küffâr cem …
Ba‘dehû mezkûr hîz-ı bî-temiz Mihne Cüvân Beğ bu kadar mâl-ı hazâ’ine mâlik olup Erdel ve Leh ve Çeh ve Nemse ve İsfaç ve Eflâk ve Boğdan ve Kazak-ı Akdan yüz bin ma‘dûd küffâr cem‘ edüp isyâna bel bağlayup hazîne vermediğinden isyânı zâhir olup deryâ-misâl kefereler cünd-ı cünübü cem‘ edüp Silisre ve Uruscuğ'ı Nigebolı İrşova'yı Vidin'i Feth-i İslâm'ı urup nehb u gâret etmeğe etek der-miyân etdikde Burunsuz Kostantin dahi sekiz bin askerle Yaş şehri üzre gelüp Boğdan beği olan Kite nâm kefere-i fecere mukavemete kâdir olmayup diyâr-ı Kırım'da Mehemmed Giray Hân'a kaçup bizimle Tatar askeri ta‘yîn olunup hamd-i Hudâ diyâr-ı Boğdan ve tabur-ı Eflâkân feth [ü] fütûh oldukda hikmet-i Hudâ ol şiddet-i şitâda nehr-i Tuna'nın yüzü dondu ve buz oldu ve cümle guzâtın yüzü güldü ve kol kol asker-i İslâm Eflâk diyârın nehb ü gârete 104a girdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103b–104a ·
metinde göster ·
… şâhî zarbuzanlar ile memlûdur ve kâfir kal‘alarından alınan Nemse ve Fransa ve
Çeh
ve Macar ve Korol ve İsfaç keferelerinin topları var kim her biri birer Mısır h …
Âsâr-ı garîbe vü acîbe: Kal‘anın handakı kenârında bir deve ahuru gibi parma[k]lık içre bir tophânesi var kim bunda olan balyemez ve çuldutmaz ve delibalı ve kundakkıran ve şayka ve kolumburuna ve şâhî zarbuzanlar ile memlûdur ve kâfir kal‘alarından alınan Nemse ve Fransa ve Çeh ve Macar ve Korol ve İsfaç keferelerinin topları var kim her biri birer Mısır hazînesi değer toplardır kim akrânları meğer Kanlıja ve Egre ve Boğazhisâr ve Rodos'da ve Mısır İskenderiyyesi kal‘alarında ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
… i her diyârdan gelüp bu şehirde yük çözülüp yük bağlanup cemî‘i Macar ve Leh ve
Çeh
ve İsfaç ve Nemse ve Bosna ve Venedik ve İşpanye vilâyetlerine yükler gidüp gel …
Araba ve develer ile Mısır ve şâm ve Trablus ve Sayda ve Beyrut ve Akka ve İzmir ve Arab u Acem ve Hind metâ‘ları yılda beş altı bin deve ve araba yükleri her diyârdan gelüp bu şehirde yük çözülüp yük bağlanup cemî‘i Macar ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Nemse ve Bosna ve Venedik ve İşpanye vilâyetlerine yükler gidüp gelmededir, zîrâ bu şehir Rûmeli'nin Mısrı'dır ve halkı cümle hisâbî bâzergânlardır. Niçe bin aded halkı ganîmet şehir olduğıyçün sâ’ir diyârlardan gelüp kalmışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116a ·
metinde göster ·
… Gûyâ hulâsa-i kelâm bu serhadlerde değil, belki Rûm ve Arab u Acem ve İsfaç ve
Çeh
ü Leh ve Filimenk diyârlarında böyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kâfir kal …
Hattâ bu kal‘anın cânib-i erba‘ası derin olmak var, zîrâ her gün bu kal‘anın etrâfında kadırgalar kürek çekerek gidüp gelmede idiler ve kara cânibinde şark tarafına ancak bir kapusu âşikâre idi. Anın dahi önüne ağaç cisirleri siper etmiş ve bu kal‘anın kara câniblerinde sekiz aded tabyaları var kim her birinin üstünde yetmişer seksener mikdârı balyemez toplar nümâyân idi. Ve deryâya berâber içine âdem sığar şayka topları kirpi tüğü gibi dizilmiş ejder-i heft-ser gibi dururlardı. Ve bu kal‘a altına vardığımızda cemî‘i deryâ-misâl asker-i İslâma tafra satmak içün kal‘anın cümle tabyaları ve dîvârları üzerlerin haçlı peykerler ile zeyn edüp niçe bin küffârların kal‘a dîvârları üzre pür-silâh zeyn edüp bî-bâk ü bî-pervâ asker-i İslâm'ın hayme [vü] hargâhların seyr [ü] temâşâ edüp derûn-ı hisârdan bir küçük şâhî topu atup "Safâ geldiniz" dedi. Gûyâ hulâsa-i kelâm bu serhadlerde değil, belki Rûm ve Arab u Acem ve İsfaç ve Çeh ü Leh ve Filimenk diyârlarında böyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kâfir kal‘ası yokdur, bi-hakk-ı Seyyidi'l-mürselîn Cenâb-ı Kibriyâ dest-i İslâma müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140b ·
metinde göster ·
… ve Boşnak ve Sırf ve Bulkar ve Voynuk ve Islovin ve Dodoşka ve Korol ve Leh ve
Çeh
ve Libka ve Rus ve Maskov ve Heşdek müslimleri bu cümle mezkûr milel cümle lisâ …
Evvelâ lisân-ı Hırvat lisân-ı Latin'dir, ammâ Hırvad'ın başka lehce-i mahsûsa ıstılâh [u] ibârâtları vardır, lâkin lisân-ı Hırvat ve Boşnak ve Sırf ve Bulkar ve Voynuk ve Islovin ve Dodoşka ve Korol ve Leh ve Çeh ve Libka ve Rus ve Maskov ve Heşdek müslimleri bu cümle mezkûr milel cümle lisân-ı Latince kelimâtlar edüp Heşdek'den ve Lipka'dan mâ‘adâsı millet-i Mesîhiyye'den olup cümle lisân-ı Latince kelimât ederler, ammâ her birinin birer gûne ıstılâhları ve lehceleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 147b ·
metinde göster ·
… mezhebinde olup, ammâ cümlesi millet-i Mesîhiyyedendirler. 150a İllâ İsfaç ve
Çeh
ve Korol ve kavm-i Sol Mecûsî mezheblerdir. Ve lisânları Nemse ve Macar ve Leh …
Der-beyân-ı lisân-ı Fireng-i pür-ceng: Bunların lisânına Talyan lisânı derler, ammâ İşpaniye ve Fransa ve Ciniviz ve Alagorona-i Grandüka ve lisân-ı Portakal ve Donkarkız ve Danimarka ve Filimenk ve İngilis bu kralların cümle kavimleri cümle Fireng'dir, ammâ kimi Papişta mezhebinde ve kimi Luteryan mezhebinde ve kimi Talyan mezhebinde olup, ammâ cümlesi millet-i Mesîhiyyedendirler. 150a İllâ İsfaç ve Çeh ve Korol ve kavm-i Sol Mecûsî mezheblerdir. Ve lisânları Nemse ve Macar ve Leh ve Eflâk ve Boğdan gibi başka başka lisân-ı elfâz-ı mühmeleleri vardır, ammâ mezkûr Firenglerin lisânları lisân-ı Talyan'dır, ammâ her birinin birer gûne lehce-i mahsûsaları olup bir gûne ıstılâhât [u] ibârâtları vardır. Niçe kelimâtların birbirleriyle tercümânları anladır. Cümleden fasîh Venedik Firengi lisânıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b–150a ·
metinde göster ·
… zet ile kadîd olan bî-dîn yedi kral ki Donkarkız ve Danimarka, Filimenk, İsfaç,
Çeh
, Leh banlarının kral-ı menhûslarına la‘netnâme-i Marya kot kapurhandlar yazup c …
Ve bir büyük kapudanları kırk nefer kefereleriyle esîr düşüp inşâ’allâh anı da huzûr-ı şerîfe gönderirim. Ol esîr kapudanın cevâbı üzre Nemse çâsâr-ı nâçâr hâlâ cümle ümerâ-yı küffârlara ve cemî‘i goroflara ve cümle kapudanlar ve banlara papinteler, ya‘nî hatlar gönderüp kal‘a-i Yanova ve Göle kal‘aları üzre hareketleri var. Husûsan Rim Papa dedikleri nâ-pâk melâ‘în-i bî-mu‘în ki re'îs-i kıssîsân kallâş bu sanki millet-i Mesîhiyyenin küfr âyînini icrâ edüp riyâzet ile kadîd olan bî-dîn yedi kral ki Donkarkız ve Danimarka, Filimenk, İsfaç, Çeh, Leh banlarının kral-ı menhûslarına la‘netnâme-i Marya kot kapurhandlar yazup cümle melâ‘înler müttefik ve müttehid {olup} niçe turrehât-ı bed-nesâyih küfr-âmîz ve gûnâ-gûn dalâlet-engîz bed-vasiyyetler yazup Türk üzre sefer edelim deyü cenge tergîb edüp hâlâ papa mel‘ûnun fitne ve fesâda terğîbi sebebiyle Erdel vilâyetinde Rakofçi kral ve Kemen Yanoş la‘înler nehr-i Tisa kenârında Huşvâr kal‘ası altında yüz bin kâfir fecereler cem‘ olduğu giriftâr olan keferelerden istimâ‘ olunup ve Budin Vezîri Seydî Ahmed Paşa karındaşımızdan hakîre mektûblar gelüp esîrlerin cevâblarına mutâbık olduğundan Seydî Ahmed Paşa'nın mektûbların dahi sultânıma göndermişdir. Manzûr-ı sa‘âdet-me’âbları olup Erdel'e ve Vârat câniblerine ve şarbatak ve Segelhît câniblerine asker-i deryâ-misâl ile azîmet etmeğe bezl-i himmet buyurasız, ve's-selâm" deyü mektûb hatm-i kelâm olup, Zirinoğlu mektûbu dahi bu bu siyâk [u] sibâk üzre idi. Köpürlü bu mektûblardan şâd [ü] handân olup sefer açmak sevdâsında olup hakîre eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164b ·
metinde göster ·
… r olmuş olsa sene-i âtîde ne Erdel ve ne Nemse ve ne Orta Macar ve ne Leh ve ne
Çeh
ve ne İsfaç diyârlarını vücûd-ı sahîfe-i rûzâr-ı zorkâr-ı dehr-i denîde komayup …
Hadd-i zâtında evsâfdan ve mersiyeden müberrâ bir Seydî Ahmed Paşa idi kim zamânın Rüstem-i Restân'ı ve Sâm-ı Nerîmân'ı idi ve cemî‘i düşmanın gûş-ı hûşlarına mengûş idi. Her diyârın düşmanları ru‘b u bîmlerinden cemî‘i küffârlar hâne-berdûş olmuşlardı, ammâ takdîr-i Lem-yezel'in ezelü'l-âzâli böyle idi kim dest-i İslâm'da hürr-i şehîd ola. Eğer bu kârhâne-i kadîm içre birkaç sene dahi şemşîrbâzlık etmesi mukadder olmuş olsa sene-i âtîde ne Erdel ve ne Nemse ve ne Orta Macar ve ne Leh ve ne Çeh ve ne İsfaç diyârlarını vücûd-ı sahîfe-i rûzâr-ı zorkâr-ı dehr-i denîde komayup seyf-i Muhammedî ile keferelerinin vücûdların hakk edüp dâr [u] diyârların küfr [u] dalâletden kurtarup memâlik-i İslâmiyye'ye zamm olunup tâ Kızıl Elma'ya gitmesi mukarrer idi, lâkin Cenâb-ı Bârî'nin irâdet-i aliyyesi böyle imiş. Bu tasvîrât-ı melhûzâtda Âl-i Osmân karîbleri ve nedîm-i hâsları sû’-i tedbîr etdiler. Emr-i Hudâ böyle imiş. Bu tasvîrât-ı melhûzâtda Âl-i Osmân karîbleri ve nedîm-i hâsları sû-i tedbîr etdiler. Emr-i Hudâ böyle imiş. Çün bu dehr-i denî ganî ve fakîre ve cüvân u pîre ve emîn ü vezîre cây-ı karâr değildir. Beyt-i müstezâd:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 186b ·
metinde göster ·
… îrâ Seydî cenginde seksen yedi bin Nemse ve Macar ve İslavin ve Korol ve Leh ve
Çeh
kâfirlerin ol şiddet-i şitâ[d]a bu sahrâ içre beyâz kar üzre küffârın kızıl kan …
Zîrâ Seydî cenginde seksen yedi bin Nemse ve Macar ve İslavin ve Korol ve Leh ve Çeh kâfirlerin ol şiddet-i şitâ[d]a bu sahrâ içre beyâz kar üzre küffârın kızıl kanların on iki bin yiğit ile dökmüşüzdür. Ve kral-ı la‘în Rakofçi üç yüz aded küffâr ile mecrûhan firâr edüp gitmişdir. Eğer bu Seydî gazâsın mufassalan tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur, ammâ hâlâ asker-i İslâm ile bu sahrâda otururken elli bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adüv-şikâr altı kerre yüz bin güzîde ağırmak kazaklanmış ve kazılanmış atları [ile] yalı ağası olan Şâh Polad Ağa gelüp serdâr-ı mu‘azzamdan hil‘at-i fâhireler geyüp Çarkacı İsmâ‘îl Paşa'dan bir sâ‘at ileri meks edüp ol gün ordu-yı İslâm ganîmet oldu. Ve ol ân yalı ağasına fermân gidüp Kemen Yanoş kral taburundan haber alup diller getirmeğe me’mûr olup kırk bin askerle ol ân ılgar edüp tabura gitdiler. Ve yine ol gün Cerrâh Kâsım Paşa Kemen Yanoş kralın taburu keferelerinden on aded dil kâfirler gelüp huzûr-ı serdârda söyledüp ba‘de'l-haber serâperde önünde cellâd-ı felek kellelerin galtân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b ·
metinde göster ·
… âyı seyyâh-ı âlem olaldan berü hakîr-i pür-taksîr Rûm ve Arab ve Acem ve Leh ve
Çeh
ve Krakov ve Kırım ve Dağıstân ve Gürcistân'da etmemişimdir. Ancak belde-i tayy …
Hulâsa-i kelâm diyâr-ı Erdel'in seferinde bu Megeşvar kal‘asında üç gün üç gecede etdiğimiz zevk u safâyı seyyâh-ı âlem olaldan berü hakîr-i pür-taksîr Rûm ve Arab ve Acem ve Leh ve Çeh ve Krakov ve Kırım ve Dağıstân ve Gürcistân'da etmemişimdir. Ancak belde-i tayyibe, ya‘nî İslâmbol'da Kaya Sultân, Sultân İbrâhîm Hân'a ziyâfetler edüp cemî‘i hânende ve sâzendegân huzûr-ı İbrâhîm Hân'da Hüseyn Baykara fasılları etdiklerinde işte ol zamân bu hakîr zevk u safâlar edüp cân sohbetleri ederdim. Bir dahi bu Erdel diyârında zevk u safâlar etdim. Hâzâ min fazli Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19b ·
metinde göster ·
… hbûb u mahbûbesi Macar-ı füccâr-ı Erdel-i erzel memleketinde değil belki Leh ve
Çeh
ve Alman vilâyetlerinde misilleri yokdur.
Ve bu sefer-i eser-me’serde bu kadar semen-sîmâ kemân-ebrû ve perî-peyker ve melek-manzar ve gül-çehre ve gül-bûlar dirâğûş olunup her birinin hüsn-i cemâlleri bir mertebede idiler kim geysû-yı mürgûle-i çîm-ender-çîm ve hîm-ender-hîmlerinin her târları revnak ve şeb gibi gören uşşâkın akılların târumâr ederlerdi, lâkin bu bânûların niçe bini nâ-ehl ehremen ve zîr-dest ve dîv-dest ellerine girüp şeb [ü] rûz haymelerinde ve dağıstân hıyâbânistânlarda bu bâkire ve dûşîze ve kâlimleri ve mûğpîçe gulâmları alt edüp ol fetâlar şakır şakırdı şaka ayyûka âvâzeleri tâ araka çıkınca her kûşe ve pûşede ol kadar cimâ‘ olurdu kim tokuz ayda on binden mütecâviz bula hâmile olup bu seferde evlâd sâhibi oldular ve hâmile kalmaz gayri hüddâmânın hidmetin kavm-i Lût bilir, ammâ bu Seykel diyârının mahbûb u mahbûbesi Macar-ı füccâr-ı Erdel-i erzel memleketinde değil belki Leh ve Çeh ve Alman vilâyetlerinde misilleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
… i Kalu altında Kemen Yanoş Kral elli bin asker ile âmâdedir. Hâlâ dahi Nemse ve
Çeh
ve Leh'den ve İsfaç ve Korol'dan asker yazup sizi bir mahalde basmak sadedinded …
"Sultânım gâfil mebâş, işte beş konak yerde kal‘a-i Kalu altında Kemen Yanoş Kral elli bin asker ile âmâdedir. Hâlâ dahi Nemse ve Çeh ve Leh'den ve İsfaç ve Korol'dan asker yazup sizi bir mahalde basmak sadedindedir. Sizde ise asker târumâr olup âdem sayd etmek içün dağlarda yatup kalkarlar. Ve içinizde Seydî Ahmed Paşa dahi yok; işitdim hünkârınız fermânıyla öldürmüşsüz. Küffâr yüze çıkdı. Bu kadar zamân Kemen Yanoş baş göstermediğinin aslı âkıbetin sanup ‘Osmânlı bana muhtâc olup yine anlar çârsâr ricâsıyla beni kral ederler’ ümniyyesinde olup hâmûş-bâş serserî gezerdi. Şimdi kral nasb etdiğiniz işidüp kudurup ale'l-gafle elbette bir şeb-hûn eder" deyü papas-ı hannâs müşâvere-i tâm edüp gidem derken Ali Paşa papası muhzır ağaya göz hapsine verdi ve serdâr kralı katına kığırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 25a ·
metinde göster ·
… rın serhadlerine müşâ olan kal‘alarımız üzre Nemse ve Donkarkız ve Danimarka ve
Çeh
ve Leh ve İsfaç ve Korol ve İslovin ve Hırvat keferelerinden kâmil elli bin cün …
"Budin serhadleri boşdur, andan muhâfız olan asker bize mukâvemete kâdir değildir" deyü anların serhadlerine müşâ olan kal‘alarımız üzre Nemse ve Donkarkız ve Danimarka ve Çeh ve Leh ve İsfaç ve Korol ve İslovin ve Hırvat keferelerinden kâmil elli bin cünûd-ı cünüb asker-i küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr cem‘ edüp Budin kurbu serhadlerinden kal‘a-i Hamza Beğ, Erçin, Penteli, Cânkurtaran, Cânbeğ, Val, Kızılhisâr, Polta, Çavka, Began, Nadaj nâm palanka ve kılâ‘-ı metînelere ve sâ’ir kurâ vü kasabât-ı İslâmiyyenin tedmîrlerine ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu ve Kettanoğlu nâm hersek kâfirlerin başbuğ edüp mezkûr kal‘aları meymene ve meysere alâ mehil bî-bâk ü bî-pervâ döğe döğe kal‘alara istîlâ edüp bu kadar mâl-ı hazâ’in ve defâin ve üsârâ-yı ümmet-i Muhammed'i alup koyun sürüsü gibi bu kadar mahlûk-ı Hudâ'yı sürü sürü sürüp kal‘a-i Belgrad ve kal‘a-i Çakatornalarına gönderüp cümle kılâ‘-ı mezbûrelerimizin cümle cebehâne ve topların alup hamu kal‘aları âteş-i Nemrûd ile ihrâk bi'n-nâr edüp karâr-dâde olamayup karârlari firâra mübeddel olup diyâr-i menhûslarına gitdikleri haberi Serdâr Ali Paşa-yi gayyûra bu haber-i mûhiş gelince hemân ol ânda kendüde tâb [u] tüvân kalmayup gayretinden gûyâ bî-cân olup "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp ol demde dem çekmeyüp dâmen der-miyân edüp dîvân-i pâdişâhîye Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa'yi katina kiğirdup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·
… Acem ve Hind ve Sind ve Belh ü Buhârâ ve Laristân ve Multân ve Maskov ve Leh ve
Çeh
ve İsfaç ve Nemse ve Dip Firengistân 28b ve Türkistân metâ‘larının zî-kıymet …
Cümle sokaklarında âdemden omuz omuzu sadamaz. Birovların kavilleri üzre bu şehirde yüz bin âdem vardır dediler, gerçekdir, zîrâ Âl-i Osmân askeri havfinden bu kal‘a emîn olmağile cümle küffâr-ı füccâr-ı Macar bu kal‘aya dolmuşlardı. Ve bâzârında gerçi Rûm şehirleri gibi kubâblar ile mebnî bezzâzistânı yokdur, ammâ cemî‘i Rûm ve Arab ve Acem ve Hind ve Sind ve Belh ü Buhârâ ve Laristân ve Multân ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Nemse ve Dip Firengistân 28b ve Türkistân metâ‘larının zî-kıymet eşyâları bî-kıymet her ne istesen bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28a–28b ·
metinde göster ·
… d ü Sind ü Semerkand ve Belh u Buhârâ ve Laristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve
Çeh
ve İsfaç ve Filimenk [ve] Nemse ve Macar ve Dip Firengistân'dan ve'l-hâsıl ekâl …
Kaçan kim kiraz mevsimi ola yâhûd güz eyyâmı ola Rûm ve Arab ve Acem ve Hind ü Sind ü Semerkand ve Belh u Buhârâ ve Laristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Filimenk [ve] Nemse ve Macar ve Dip Firengistân'dan ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘adan yüz binden mütecâviz ecnâs-ı milel tüccârlarından ankâ bâzergânlar gelüp bu kal‘ada meks [edüp] her bir tüccâr metâ‘ına göre bir iki dükkâna girüp arz-ı kâlâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63b ·
metinde göster ·
… lbahâr olmadan dahi bârân u selc ü berf alaca iken Nemse banı Ferdinand Kral ve
Çeh
banı ve Leh banı ve Korol banı ve Tot banı ve Kallevine banı ve Fiyameng banı v …
Çünki asâkir-i İslâm'ın Budin altından gitdikleri gibi cümle muhâfazaya me’mûr olanlar Budin Kralı Yanoş ile kaldı. Pes sene-i âtiye kim sene 935 târîhinin mâh-ı Ramazân'ında evvelbahâr olmadan dahi bârân u selc ü berf alaca iken Nemse banı Ferdinand Kral ve Çeh banı ve Leh banı ve Korol banı ve Tot banı ve Kallevine banı ve Fiyameng banı ve Lonçat banı ve Donkarkiz banı ve Danimarka banı ve Kız kral banı ve Dış Françe banları cümle Zirin hersek ve Dodoşka hersek ve Moran hersek ve Began hersek ve Nadaj hersek ve Kepan hersek ve Mekemorya ve Pirmorya ve İslovin beğleri ve niçe bin Hırvadistan segleriyle yedi kral yedi kerre yüz bin asker ile kâmil yedi yüz balyemez toplar ile Budin üzre gelüp alâ melei'n-nâs Budin'e mûr [u] mâr-vâr asel zenbûru-vâr üşüp meterise kat-ender-kat girüp Budin'e ol kadar top güllesi ururlar kim gûyâ bârân-ı la‘net yağar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75b ·
metinde göster ·
… duğu haberi Beç Kralı Ferdinand'a ve Nemçe çâsârı olan karındaşı Karol Krala ve
Çeh
çâsârı olan Vinkoş çârnâsârlara Budin kralsız kaldığı haberi varınca hemân cemî …
Çünki Yanoş Kral'ın mürd olduğu haberi Beç Kralı Ferdinand'a ve Nemçe çâsârı olan karındaşı Karol Krala ve Çeh çâsârı olan Vinkoş çârnâsârlara Budin kralsız kaldığı haberi varınca hemân cemî‘i küffâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… ârgîr binâ evlerde cümle Budin Yahûdîleri sâkin olurlar, ammâ Macar ve Nemse ve
Çeh
küffârı ellerine bir Budin Yahûdîsi girse cızbız kebâbı ederler.
Bu hâl üzre kal‘a-i Budin bir Yahûd karısı sebebiyle küffâr-ı hâksârdan halâs olur. Hâlâ ol ecilden Budin Yahûdları cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden berîler ve mu‘âf u müsellemlerdir, ammâ müslimler ve müslime değillerdir. Hâlâ Beç kapusunun iç yüzünde kat-ender-kat sarây gibi kârgîr binâ evlerde cümle Budin Yahûdîleri sâkin olurlar, ammâ Macar ve Nemse ve Çeh küffârı ellerine bir Budin Yahûdîsi girse cızbız kebâbı ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
Der-esmâ-i çâkirân-ı halka be-gûşân: Ekseriyyâ köleleri Macar ve Nemse ve
Çeh
ve Hırvad kefereleridir. Müselmân olan abd-i memlûklarının nâmları bu gûnedir k …
Der-esmâ-i çâkirân-ı halka be-gûşân: Ekseriyyâ köleleri Macar ve Nemse ve Çeh ve Hırvad kefereleridir. Müselmân olan abd-i memlûklarının nâmları bu gûnedir kim tahrîr olunur. Kazanfer ve Hoyrad ve Âzâdlı ve Âzâdsız ve Kuli ve Gönlü ve Zavallı ve Fehzad ve Yunak ve Buyak ve Kaso ve Sülmüş misilli esmâları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87b ·
metinde göster ·
… e-i cevâriyân: Ekseriyyâ cümle halâyık nâm câriyeleri Erdel kızları ve İsfaç ve
Çeh
ve Leh ve Tot ve Korol ve Macar ve Nemse ve Hırvat kızlarıdır. Rus ve Abaza ve …
Der-benâmhâ-yı memlûke-i cevâriyân: Ekseriyyâ cümle halâyık nâm câriyeleri Erdel kızları ve İsfaç ve Çeh ve Leh ve Tot ve Korol ve Macar ve Nemse ve Hırvat kızlarıdır. Rus ve Abaza ve Çerkes ve Gürcî câriyeleri yokdur. Olanlarının esmâları bu gûnedir: Gülmâh ve Hilâle ve Mihrî ve Mâhebrû ve Çâresâz misilli nâmları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87b ·
metinde göster ·
… ğ üzre bir dâğ olup âhir-i kâr Ferdina[n]d Kral-ı dâl [ve] Rim Papa ve İsfaç ve
Çeh
ve Leh ve Korol ve Tot ve İslovin ve Daniska ve Danimarka ve Kallevine ve Holan …
Ammâ Süleymân Hân bu mülke mâlik olunca Ungurus Kralı Ferdina[n]d Kral'ın derûnuna dâğ üzre bir dâğ olup âhir-i kâr Ferdina[n]d Kral-ı dâl [ve] Rim Papa ve İsfaç ve Çeh ve Leh ve Korol ve Tot ve İslovin ve Daniska ve Danimarka ve Kallevine ve Holandiye ve Ankona ve Anapolya ve Galya krallarından ve gayri kral-ı bed-fi‘âllerden iki kerre yüz bin asker cem‘ eder. İllâ Fransa kralı Âl-i Osmân'a karâbeti sebebiyle sınarı kâfirlere imdâd vermeyüp haber dahi göndermez, zîrâ Âl-i Osmân i‘ânetiyle İspanya krallığı isterdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89b ·
metinde göster ·
… damdır kim içinde yetmiş seksen aded vâcibü's-seyr kırmızı çuka çullu Nemse ve
Çeh
ve Leh ve İsfaç ve Macar-ı füccâr topları var kim her biri zer-i hâlis-misâl şa …
Ve tophâne-i azîmi bu sedd-i Ye’cûc üzre tûlânî bir parmaklı damdır kim içinde yetmiş seksen aded vâcibü's-seyr kırmızı çuka çullu Nemse ve Çeh ve Leh ve İsfaç ve Macar-ı füccâr topları var kim her biri zer-i hâlis-misâl şa‘şa‘a verir nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn balyemez toplar ejder-i heft-ser gibi başların kaldırup arabaları üzre âmâde ve cemî‘i levâzımâtlarıyla başları havâda top-ı kal‘a-kûplardır kim her biri birer Rûm harâcı değer. Cümlesi Tuna aşırı Ciğerdelen sahrâsına ve Lara bayırlarına ve Lake dağlarına nâzır evren heybet ve gazanfer-i gırrende hey’et toplar var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93b ·
metinde göster ·
… nâbı içmiş yürekleri yağlı dalyan tüfengli ve pür-hîle cengli Nemse ve Macar ve
Çeh
ve Korol ve Leh ve İslovin ve Dodoşka kâfirleri sahrâ-yı Ciğerdelen'e gelüp dök …
Hikmet-i Bârî mukaddemâ haber getiren Türk âdemlerinin kâfir şimâl tarafından gelir dedikleri tarafdan kara nahır-vâr kara şapkalı küffâr-ı murdâr piyâdesi hınzîr sürüsü gibi birbirlerine çitilmiş domuz topu olup mevc mevc ve fevc ü fevc küffâr cümle âhen-pûş gök demire gark olup cümlesi onar onar birbirlerinin kollarından demir zincîrlerle bağlı ve şarâb-ı nâbı içmiş yürekleri yağlı dalyan tüfengli ve pür-hîle cengli Nemse ve Macar ve Çeh ve Korol ve Leh ve İslovin ve Dodoşka kâfirleri sahrâ-yı Ciğerdelen'e gelüp döküldü, ammâ evvelki atlılarıyla bu yaya kâfirlerin mâbeynleri iki top menzili alarkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102a ·
metinde göster ·
… n doğdu mu doğmadı mı derken hemân sağ tarafda nümâyân olan on bin kadar piyâde
Çeh
ve Leh ve İsfaç kavmi kâfiri torompete ve luturyan boruların çalarak ve nâkûs v …
Ammâ bize asker-i İslâm tarafından aslâ bir âdem gelmez, illâ "Allâh Allâh" sadâsı imdâdı gelir. Bu ceng [ü] cidâlimiz ol mahalle vardı kim kâmil vakt-i Hanefî olup âfitâb-ı âlem-tâb acebâ Üstürgon tarafından doğdu mu doğmadı mı derken hemân sağ tarafda nümâyân olan on bin kadar piyâde Çeh ve Leh ve İsfaç kavmi kâfiri torompete ve luturyan boruların çalarak ve nâkûs ve tabılların döğerek bizim askeri gözüne almayup "Yajuj ve Yajuj" diyerek haçlı bayrakların çeküp gelmede. Subh-ı sâdık olunca Lara bayırı dibindeki meşeyistândan çinganeler ormandan çıkar gibi sürü sürü çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102b ·
metinde göster ·
… ldıralım" topların ileride atlara çekdirüp ve torompete ve erganonların çalarak
Çeh
kâfiri ve İsfaç kâfiri birbirlerine bağlı âheste âheste köpekler gibi "Va‘ va‘" …
"Bire meded Türk'ü arsa-i âlemden kaldıralım" topların ileride atlara çekdirüp ve torompete ve erganonların çalarak Çeh kâfiri ve İsfaç kâfiri birbirlerine bağlı âheste âheste köpekler gibi "Va‘ va‘" ve "Af af" ve "Haf haf" diyerek uluşarak yürüdüler ve birbirlerin meydân-ı ma‘rekeye sürüdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102b ·
metinde göster ·
… urg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup yanar âteş-i sâfî tüfengli Leh ve
Çeh
ve İsfaç kâfirleri, ammâ hamd-i Hudâ cümle toplarını ahz edüp,
Hemân bizim piyâdelerimizi topa düşünce biz dahi küffârın atlısıyla ceng etmeden fâriğ olup "Bire meded küffârın atılmış topları boş iken piyâde kâfire bir hov edüp piyâde gâzîlerimize imdâd edelim" deyü bir kerre cümlemiz at bırağup 103a piyâde kâfirler üzre dal sâtûr-ı Muhammedî olup ra‘d-vâr piyâdelerimiz yanından geçüp "Bire koman gâzîler" deyüp tâ piyâde küffârın topları önüne varup top saklamak isteyen kâfirleri cümle kırup gerüden bizim piyâde gâzîlerimiz gelüp kâfirin cümle topların zabt edüp bizler toplara bakmayup hemân "Allâh Allâh" diyerek yayan küffâra sataşdık, ammâ küffâr-ı hîlekâr murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup yanar âteş-i sâfî tüfengli Leh ve Çeh ve İsfaç kâfirleri, ammâ hamd-i Hudâ cümle toplarını ahz edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102b–103a ·
metinde göster ·
… küffâr-ı hâksâr bu kerre bizi ortaya alup ardımızdan Nemse atlısı, şimâlimizden
Çeh
ve Leh ve İsfaç ve Nemse piyâdesi, önümüzden Fargaçi keferesi ve solumuzdan Mac …
Ammâ küffâr-ı hâksâr bu kerre bizi ortaya alup ardımızdan Nemse atlısı, şimâlimizden Çeh ve Leh ve İsfaç ve Nemse piyâdesi, önümüzden Fargaçi keferesi ve solumuzdan Macar-ı füccâr katanası cümle küffâr bizi ortaya alup yaka yakaya keşâkeş ceng [ü] cidâl ederken ne çâre nâçâr Âdem oğlanları atdan cândan ayrıldıklarından mâ‘adâ atlarda ve kendülerinde dermân yok ve bu kadar imdâdı gelmiş kâfire bizim gibi yorgun ve durgun ve argın ve dargın asker yer götürmez küffâra cevâb veremeyeceğimiz "Kırım kadısı bile bilir" deyüp herkes gönüllü gönülsüz cenge bî-çeng âheng etdiklerin küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr görüp dahi ziyâde şîrînleyüp bî-bâk ü bî-pervâ üzerimize hücûm ederken ibtidâ mehterhâne tâ’ifemiz cenge girmeyüp yan verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103b ·
metinde göster ·
… ma‘rekede on binden ziyâde {küffâr} birbirlerine onar onar bağlı olan Macar ve
Çeh
ve Leh ve İsfaç ve Korol ve Tot kâfirlerinin piyâdelerinden bu sahrâda biri cân …
Ve bu mahalde niçe bin küffârı şirp-kelle ve paf-gevde etdiler. Ve niçe bin gâzîler firâr eden küffârların ardları sıra gitdiler, ammâ bu fezâdaki ma‘rekede on binden ziyâde {küffâr} birbirlerine onar onar bağlı olan Macar ve Çeh ve Leh ve İsfaç ve Korol ve Tot kâfirlerinin piyâdelerinden bu sahrâda biri cân kurtarmayup asâkir-i İslâm'ın acemi gulâmları bu piyâde kâfirleri eni konu Kassâb-ı Cömerd 105a köçekleri gibi kâfirleri başdan ve koldan ve butdan budayup kırarlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 104b–105a ·
metinde göster ·
ve Leh ve Korol ve İsfaç ve Tot ve İslovin ve Nemse tüfenglilerinden cümle on y …
"Vallâhi bizimle Çeh ve Leh ve Korol ve İsfaç ve Tot ve İslovin ve Nemse tüfenglilerinden cümle on yedi bin aded tüfengli hıristiyan idik ve on bin Nemse atlısı ve on bin (bin) Macar katanası, cümlemiz otuz yedi bin Hıristiyan idik, cümle kırıldık. Ve cümle üç aded serdârımız var idi; biri Mantikukule ve biri Roza ve biri Fargaçi kapudan ki Uyvar kal‘ası anın dedelerinden berü anın mülküdür. Şimdi cümle askeri kırılup Uyvar'ı tîz alırsız" deyü şâfî haberler verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a ·
metinde göster ·