… di bin üç yüz yigirmi yedi akçe olur. Livâ-i Sivas ve livâ-i Amasiyye ve livâ-i
Çorum
ve livâ-i Bozok ve livâ-i Divriği ve livâ-i Canik ve livâ-i Arabgîr, bu mezkûr …
Üç bin yüz otuz üç kılıçdır, yüz tokuzu ze‘âmetdir, mâ‘adâsı tezkirelü tîmârlardır. Ümerâ vü zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârları kânûn üzre cebelüleri ile tokuz bin asker olur. Bu cümlenin hâsılları senevî yüz otuz bir kerre yüz bin ve seksen yedi bin üç yüz yigirmi yedi akçe olur. Livâ-i Sivas ve livâ-i Amasiyye ve livâ-i Çorum ve livâ-i Bozok ve livâ-i Divriği ve livâ-i Canik ve livâ-i Arabgîr, bu mezkûr livâların tîmâr ve ze‘âmetleri cümle berâber tahrîr olunmuşdur, ziyâde ve noksân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55b ·
metinde göster ·
… â-pâk elinden sene 795 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethi olduğu muhakkakdır.
Çorum
sancağı hâkinde ve voyvodalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ma‘mûr nevâhîleri va …
Evsâf-ı kal‘a-i musanna Osmâncık: Bir tevârîhde Osmâncık bunda doğdu ve kal‘a-i Osmâncık hilâfetinde binâ etdi, derler. Ba‘dehû Etrâk-i nâ-pâk elinden sene 795 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethi olduğu muhakkakdır. Çorum sancağı hâkinde ve voyvodalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ma‘mûr nevâhîleri vardır. Serdârı ve kethüdâyeri vardır, nakîbi ve müftîsi yokdur, a‘yânı azdır, bâğ u bâğçesi çokdur. Kal‘ası Kızılırmak kenarının karşu cânib-i şarkında cisr-i azîm ile ubûr olunur. Nehre karîb bir alçak sivri yalçın kaya üzre bir küçük Şeddâdî binâ-yı metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir. Dâiren-mâdâr cirmi sekiz yüz adım şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i yekpâredir (---) nâzır ancak bir demir kapusu var. Gâyet bâlâ olmağıla içine girüp manzûrumuz olmamışdır, ammâ taşra varoşu bin mikdârı bâğ u bâğçeli tarz-ı kâr-ı kadîm Etrâk evleridir. Cümle tahta ve toprak örtülü imâr olmuş evlerdir. Yedi mahalle ve yedi mihrâbdır. Ve dükkânları azdır, ammâ yine her eşyâ mevcûddur. Üç hânı ve ırmak kenarında bir küçük hammâmı var, suyu dollâb ile Kızılırmakdan çekilir. Ve şehrin üç tarafı kumsaldır, aslâ çamur olmaz. Ve hevâsı şiddet-i hâr üzre olduğundan leziz âbdâr üzüm olur. Ve kumsallığında kebere nâmında bir gûne meyve hâsıl olup sirke ile turşu ederler, gâyet nâfi‘dir ve bu şehirde ol turşu meşhûr-ı âfâk olmuşdur. Ve cümle evleri fukarâyânedir. Ve halkı dahi fukarâ-yı Bektâşiyândır. Zîrâ bu şehrin cânib-i garbında bir mürtefi‘ yerde Sultân-ı Bektâşiyân medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 279b ·
metinde göster ·
sancağı hâkinde iki yüz hâneli müselmânlardır. Bu karye-i mübârekde sehl hevâ k …
Menzil-i karye-i Kırkdilim: Çorum sancağı hâkinde iki yüz hâneli müselmânlardır. Bu karye-i mübârekde sehl hevâ küşâde olup cümle asâkir-i İslâm ve cemî‘î hayvânâtlar huzûr edüp ertesi (---) sâ‘at küşâde hevâda gidüp ve ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350a ·
metinde göster ·
Kavm-i İslâm binâsıdır, ammâ Allahu a‘lem Selçûkiyân'dan Kılıç Arslan Şâh binâsıdır. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan Kılıç Arslan oğlu Ya‘kûb Mirza'yı ve niçe yüz hasta çorluları bu şehre gönderüp ifâkat bulduklarından Çorum nâmıyla müsemmâ bir şehr-i ma‘mûrdur. Ammâ a‘yân-ı ulemâ-yı vilâyet hüsn-i tevcîh edüp "Cûr-ı Rûm"dan galat "Çorum" derler deyü hüsn-i ta‘bîr ederler. Âl-i Dânişmendiyye destine girmişdir. Anlardan sene (---) târîhinde Yıldırım Hân istîlâ eylemişdir. Sivas eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnı 300.000, ze‘âmet 19 ve timar 310 ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüz elli akçe kazâdır. Ve (---) nâhiyedir. Senevî kazâsından beş kîse hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve kapan emîni ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı vardır. Ve sipâh kethüdâyeri beğine mu‘âdil kerr u fer sâhibi hâkimdir. Ve kapukulu serdârı dahi müte‘azzım âdemler olur. Zîrâ bu Çorum sancâğında askerî tâ’ifesi gâyet çokdur ve eşkıyâ ve zorba yeridir. Hattâ bizim paşayı bu şehre kondurmak istemediler. Mâbeyne muslihîn girüp mahkeme-i şer‘de yâfteler verüp cümle şehr hânelerinde üç gün meks etmek fermân olundu. Bu şehr cümle kırk iki mahalle ve kırk iki mihrâbdır. Ve cümle dörd bin üç yüz bâğlı ve bâğçeli kiremitli ve hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Ve cümle tokuz hutbedir. Cümleden ma‘mûr selâtîn-i selef Sultân Murâd Câmi‘i, kurşum kubbeli câmi‘-i rûşendir. Lâkin bir minârelidir. Anı dahi yıldırım urup münhedim etmişdir. {Ammâ Sultân Alâeddîn Câmi‘in Süleymân Hân ta‘mîr etmişdir. Be-dest-i Mi‘mâr Sinân Ağa} Ammâ bu câmi‘ çârsû içinde vâkı‘ olmağıla cemâ‘ati çokdur. Ve Tahılbâzârı Câmi‘i ve Beğ Câmi‘i ve Defterdâr Câmi‘i ve Medrese Câmi‘i ve Ağa Câmi‘i. Ammâ Murâd Hân Câmi‘i'nden mükellef kurşumlu câmi‘ yokdur. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Yeni hammâm gâyet latîfdir. 350b(---)(---)(---) câmi‘ine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350a–350b ·
metinde göster ·
Kavm-i İslâm binâsıdır, ammâ Allahu a‘lem Selçûkiyân'dan Kılıç Arslan Şâh binâsıdır. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan Kılıç Arslan oğlu Ya‘kûb Mirza'yı ve niçe yüz hasta çorluları bu şehre gönderüp ifâkat bulduklarından Çorum nâmıyla müsemmâ bir şehr-i ma‘mûrdur. Ammâ a‘yân-ı ulemâ-yı vilâyet hüsn-i tevcîh edüp "Cûr-ı Rûm"dan galat "Çorum" derler deyü hüsn-i ta‘bîr ederler. Âl-i Dânişmendiyye destine girmişdir. Anlardan sene (---) târîhinde Yıldırım Hân istîlâ eylemişdir. Sivas eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnı 300.000, ze‘âmet 19 ve timar 310 ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüz elli akçe kazâdır. Ve (---) nâhiyedir. Senevî kazâsından beş kîse hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve kapan emîni ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı vardır. Ve sipâh kethüdâyeri beğine mu‘âdil kerr u fer sâhibi hâkimdir. Ve kapukulu serdârı dahi müte‘azzım âdemler olur. Zîrâ bu Çorum sancâğında askerî tâ’ifesi gâyet çokdur ve eşkıyâ ve zorba yeridir. Hattâ bizim paşayı bu şehre kondurmak istemediler. Mâbeyne muslihîn girüp mahkeme-i şer‘de yâfteler verüp cümle şehr hânelerinde üç gün meks etmek fermân olundu. Bu şehr cümle kırk iki mahalle ve kırk iki mihrâbdır. Ve cümle dörd bin üç yüz bâğlı ve bâğçeli kiremitli ve hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Ve cümle tokuz hutbedir. Cümleden ma‘mûr selâtîn-i selef Sultân Murâd Câmi‘i, kurşum kubbeli câmi‘-i rûşendir. Lâkin bir minârelidir. Anı dahi yıldırım urup münhedim etmişdir. {Ammâ Sultân Alâeddîn Câmi‘in Süleymân Hân ta‘mîr etmişdir. Be-dest-i Mi‘mâr Sinân Ağa} Ammâ bu câmi‘ çârsû içinde vâkı‘ olmağıla cemâ‘ati çokdur. Ve Tahılbâzârı Câmi‘i ve Beğ Câmi‘i ve Defterdâr Câmi‘i ve Medrese Câmi‘i ve Ağa Câmi‘i. Ammâ Murâd Hân Câmi‘i'nden mükellef kurşumlu câmi‘ yokdur. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Yeni hammâm gâyet latîfdir. 350b(---)(---)(---) câmi‘ine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350a–350b ·
metinde göster ·
… fer sâhibi hâkimdir. Ve kapukulu serdârı dahi müte‘azzım âdemler olur. Zîrâ bu
Çorum
sancâğında askerî tâ’ifesi gâyet çokdur ve eşkıyâ ve zorba yeridir. Hattâ bizim …
Kavm-i İslâm binâsıdır, ammâ Allahu a‘lem Selçûkiyân'dan Kılıç Arslan Şâh binâsıdır. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan Kılıç Arslan oğlu Ya‘kûb Mirza'yı ve niçe yüz hasta çorluları bu şehre gönderüp ifâkat bulduklarından Çorum nâmıyla müsemmâ bir şehr-i ma‘mûrdur. Ammâ a‘yân-ı ulemâ-yı vilâyet hüsn-i tevcîh edüp "Cûr-ı Rûm"dan galat "Çorum" derler deyü hüsn-i ta‘bîr ederler. Âl-i Dânişmendiyye destine girmişdir. Anlardan sene (---) târîhinde Yıldırım Hân istîlâ eylemişdir. Sivas eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnı 300.000, ze‘âmet 19 ve timar 310 ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüz elli akçe kazâdır. Ve (---) nâhiyedir. Senevî kazâsından beş kîse hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve kapan emîni ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı vardır. Ve sipâh kethüdâyeri beğine mu‘âdil kerr u fer sâhibi hâkimdir. Ve kapukulu serdârı dahi müte‘azzım âdemler olur. Zîrâ bu Çorum sancâğında askerî tâ’ifesi gâyet çokdur ve eşkıyâ ve zorba yeridir. Hattâ bizim paşayı bu şehre kondurmak istemediler. Mâbeyne muslihîn girüp mahkeme-i şer‘de yâfteler verüp cümle şehr hânelerinde üç gün meks etmek fermân olundu. Bu şehr cümle kırk iki mahalle ve kırk iki mihrâbdır. Ve cümle dörd bin üç yüz bâğlı ve bâğçeli kiremitli ve hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Ve cümle tokuz hutbedir. Cümleden ma‘mûr selâtîn-i selef Sultân Murâd Câmi‘i, kurşum kubbeli câmi‘-i rûşendir. Lâkin bir minârelidir. Anı dahi yıldırım urup münhedim etmişdir. {Ammâ Sultân Alâeddîn Câmi‘in Süleymân Hân ta‘mîr etmişdir. Be-dest-i Mi‘mâr Sinân Ağa} Ammâ bu câmi‘ çârsû içinde vâkı‘ olmağıla cemâ‘ati çokdur. Ve Tahılbâzârı Câmi‘i ve Beğ Câmi‘i ve Defterdâr Câmi‘i ve Medrese Câmi‘i ve Ağa Câmi‘i. Ammâ Murâd Hân Câmi‘i'nden mükellef kurşumlu câmi‘ yokdur. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Yeni hammâm gâyet latîfdir. 350b(---)(---)(---) câmi‘ine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350a–350b ·
metinde göster ·
… erine revâne olmağa atf-ı inâne bezl-i ihtimâm-ı tâm edüp on birinci günde yine
Çorum
sahrâsında,
351a Hulâsa-i kelâm bu fezâda on gün lokmacılık edüp Varvar Paşa'dan tatar gelüp "Benim oğlum! Gâfil olma sakın dahi asker cem‘ eyle. Hemân nevrûz-ı sultânî olup hevâ küşâde olunca Âsitâne'ye azîmet edüp cenâb-ı şerîfiniz ile yine haberleşüp müşerref oluruz" demiş. Paşa dahi Engürü câniblerine revâne olmağa atf-ı inâne bezl-i ihtimâm-ı tâm edüp on birinci günde yine Çorum sahrâsında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 351a ·
metinde göster ·
sancağı hâkinde iki yüz hâneli Etrâk köyüdür. Kızılırmağ'a bir sâ‘at karîbdir. …
Menzil-i karye-i Karakeçili: Bu dahi Çorum sancağı hâkinde iki yüz hâneli Etrâk köyüdür. Kızılırmağ'a bir sâ‘at karîbdir. Bu köyde ol gice yine azîm karlar ve dipi ve boranlar olup sekbân ve sarıca haşerâtları cümle ehl [ü] ıyâlleri hânelerinden çıkarup beşikleri ma‘sûmlarıyla kar üzre bırağup kuyuların kazup ve kapu eşiklerin kırup atları seyishânelerin re‘âyâ tennûrlarının başına çeküp Merzifon'dan berü Gümüş'de ve Dankazâ'da olan fezâhat [u] zulümleri Yûsuf-ı Haccâc etmemişdir. Her ne hâl ise ale's-sabâh bu Karakeçili köyünden kalkup Kızılırmağ'ın Çâşnigîr köprüsüne gitmeyüp Karakeçili geçidine gelüp sû’-i tedbîr edüp karşu tarafa geçmek murâd edinüp bir kaç menzil Çâşnigîr cisrine gitmediler. Meğer bî-emân geçid imiş. Gerçi kar teskîn oldu ammâ şiddet-i şitâ ol mertebede kim âdem at üzre, atlar zemîn üzre durmada berk-i hazân gibi dir dir ditrer. Ne hâl ise cümle askere alay çavuşları tenbîh edüp ibtida paşanın otak develeri ve matbah ve dış kilâr ve ahûr ocağı ağırlığı yigirmi aded yarar ehl-i beled kulağuzlar ile vakt-i seherde ba‘zı atlılar dahi ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 351a ·
metinde göster ·
… ular kelb-i sarîh gibi taşrada kalup kapucubaşı yalnız paşa yanında kaldı. Zîrâ
Çorum
şehrinde paşaya hücûm eden Berber Bayrâm kapucubaşıdan ibret alındı. Ba‘dehû ka …
Bu kasabada bu temâşâları edüp cem‘iyyet-i benî Âdemden nâm u nişân kalmayup âsûde-hâl dururken paşa kapusunda bir hây hûy kopdu. Meğer Âsitâne tarafından yigirmi kapucu ile ser-bevvâbân-ı dergâh-ı âlîden bir kapucubaşı gelüp paşaya haber etdiler. Cümle asker kat-ender-kat olup paşa huzûruna kapucubaşı kığırup geldikde yüz bin ta‘vîz ile girüp zemîn bûs edüp cümle keçeli kapucular kelb-i sarîh gibi taşrada kalup kapucubaşı yalnız paşa yanında kaldı. Zîrâ Çorum şehrinde paşaya hücûm eden Berber Bayrâm kapucubaşıdan ibret alındı. Ba‘dehû kapucubaşı emirleri paşanın kapucular kethüdâsı Alî Ağa'ya verüp meğer Hezârpâre Ahmed Paşa tarafından emr-i şerîf gelüp "Düstûr-ı mükerremim Mehemmed Paşasın, emr-i şerîfim vardıkda bir ân ve bir sâ‘at durmayıp Erzurûm Karsı eyâletin sana ihsân etmişim. kızılbaş-ı bed-ma‘âşın ol taraflarda ısyân u tuğyânı zâhir olmağıla ol serhadlere gitmek elzem-i levâziminden olmağıla ağırlığın bırağup ılgar ile varup eyâlet-i Kars'a mutasarrıf olup alâmet-i şerîfeme i‘timâd kılasın" deyü bu mü’ekked emr ile Mustafâ Ağa gelüp emr-i pâdişâhî kırâ’at olundukdan sonra paşa "Emr pâdişâhındır, nola" deyüp ol ân İmâd Ağa'ya bir kîse-i guruş verüp "Tiz tûğlar gitsin" deyü fermân edüp İmâd Ağa'yı yolladı. Meğer Engürü'de paşanın katline nefîr-i âm getiren bu Mustafâ Ağa imiş. Paşa emre aslâ itâ‘at etmeyüp Istanoz'dan Murtat 360b ova câniblerine doğr[u] gitmek fermân olup ol sâ‘at Varvar Alî Paşa'dan muhabbetnâmeler ile kapucubaşılarından Melanlı Huseyin Ağa geldi. Netîce-i mektûb-ı muhabbet-üslûb budur kim "Benim veliyyi ni‘amın oğlu efendim, sultânım! Mesmû‘umuz oldu kim Erzurûm'dan ma‘zûl olalı bu şiddet-i şitâda niçe berzahlar çeküp meşakkat-i râh çekerek Kızılırmak geçidinde azîm hasâreler çeküp vâfir âdemleriniz gark-ı âb olmuşdur. El-hükmülillah. Hemân sizler sağ olasız. İnşâallahu Te‘âlâ an karîbi'z-zamân Cenâb-ı Bârî yârı kılup ivazın eder. Bizim ahvâl-i pür-melâlimizden su‘âl ederseniz Âsitâne tarafından bir kapucubaşı hatt-ı şerîf ile Sivas'a gelüp İpşir Paşa oğlumuzun hâtûnu ki Gürcîstân'da Mavrol Hân'ın kerîmesi Perîhân'dır, anı bizden emr-i şerîf ile Sultân İbrâhîm Hân vezîri Ahmed Paşa ilkâsıyla kerreteyn evâmir u hatt-ı şerîfler vârid olup nâ-şer‘îdir deyü vermeyüp Tokat kal‘asında dizdâra verüp cümle ulemâ ve sulehâ ve meşâyihlere emânetullah deyü sicille kayd edüp verdim. İpşir Paşa oğlum bu ahvâli istimâ‘ edüp mektûb-ı dürerbâr gönderüp buyurmuş kim ‘benim efendim ve peder-i azîzim, Allah senden râzî ola. Ehlimi vermemişsin. Eğer verirsen dü cihânda iki elim yakandadır ve rûz-ı mahşerde mes’ûl olursun ve eğer bu husûs içün pâdişâh tarafından bir ser-encâm çekersin. Her ne gûne maksûd [u] merâmına göre yoluna bin cân ile yüz bin baş ve İpşir oğlunun başı yoluna fedâdır’ deyü mektûbları geldi. Bu mahallerde İpşir'in hâtûnun pâdişâha nâ-şer‘î vermediğim pâdişâhın mesmû‘-ı hümâyûnları olıcak Sivas'dan bizi ma‘zûl edüp iki def‘a katlimize hatt-ı şerîfler gelüp avret hatıriyçün avret sözüne uyan avretden kötüdür, deyü hamd-ı Hudâ başımız vermeyüp Sivas'dan ma‘zûlen yedi bin asker ile hâlâ Turhal sahrâsında basîret üzre olup meks edüp günden güne tevâbî‘lerimiz gelüp cem‘ olmadadır. Ve İpşir Paşa oğlum Karaman eyâletiyle gelüp ve niçe ma‘zûl mîr-i mîrânlar ve sâ’ir ümerâlar gelüp cem‘iyyet-i kübrâ ile Üsküdar'a varup şer‘ ile da‘vâmız görüp yetmiş kimesnenin katlin isteriz. Bir vezîr oğlu vezîrsin, mührü sana, Mısr'ı bana, İpşir oğluma Şâm'ı, Süleymân Paşa oğluma Bağdâd'ı, Çavuşzâde oğluma Haleb'i, Melek Ahmed Paşa oğluma Erzurûm'u isteriz. İmdi benim efendim oğlu efendim, bu mektûb-ı muhabbet-üslûbumuz varup vüsûl buldukda bir ân ve bir sâ‘at durmayup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek biri birimizle haberleşerek deryâ-misâl asker ile gelüp Bursa altında cem‘ olavuz ve yedi vezîr ve on mîr-i mîrân ve bî-hisâb mîr-i livâlar ile yek-dil [ü] yek-cihet olup adl-i adâlet edüp bir beyza-i mürğu bir akçeye alarak Âsitâne-i sa‘adet tarafına varup murâfa‘a-i şer‘ olavuz", deyü eblehâne mektûblar tahrîr eylemiş. Paşa mektûbları kırâ’at edüp hakîre eydür: "Ne ahmak herifdir. Mektûbunda cemî‘î hamâkatin ve bî-tedbîrliğin ifşâ etmek içün hâl-i dilin i‘lâm eylemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 360a–360b ·
metinde göster ·
ve livâ-yı Bozok ve livâ-yı Divriği ve livâ-yı Canik ve livâ-yı Arabkîr ve livâ …
Evvelâ livâ-yı Amâsîyâ ve livâ-yı Çorum ve livâ-yı Bozok ve livâ-yı Divriği ve livâ-yı Canik ve livâ-yı Arabkîr ve livâ-yı Sivas, paşa sancağı tahtıdır. Hazîne defterdârı yokdur, ammâ ze‘âmet defter kethüdâsı vardır. Hâssı 80.200 akçedir ve ze‘âmet [u] timar defterdârı vardır. Hâssı 62.530. Defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı 74b ve çavuşlar emîni vardır. Eyâlet-i Rûm ya‘nî Sivas cümle sancağıyla üç bin yüz otuz üç kılıçdır. Yüz tokuzı ze‘âmetdir. Mâ‘adâsı tezkireli ve tezkiresiz timarlardır. Ümerâ ve zu‘amâsı ve erbâb-ı timarı kânûn üzre cebelüleriyle cümle on bin benâm güzîde müsellah asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74a–74b ·
metinde göster ·
Evvelâ Erzurûm seyâhatı avdetinde Sivas eyâletinin
Çorum
sancağı tahrîr olunmuşdur. Anın ile müşâ‘ olan sancağ-ı Bozok Sivas sancağıdır. …
Evvelâ Erzurûm seyâhatı avdetinde Sivas eyâletinin Çorum sancağı tahrîr olunmuşdur. Anın ile müşâ‘ olan sancağ-ı Bozok Sivas sancağıdır. Ma‘mûr şehr-i mu‘azzamı yokdur. Cümle nevâhîleri deverân eder mîr-i livâdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâssı 300.275 akçedir. Ze‘âmeti 19 ve timarı 731 var. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve sipâh kethüdâyerisi ve yeniçeri serdârı ve yüz elli akçe kazâsı ve cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Kadıya üç bin gurûş hâsıl olur ve beğine on bir bin gurûş hâsıl olup livâsı erbâb-ı timarı ve kendi askeriyle cümle bin yüz aded müsellah asker olup sefer eşerler. Bozok Kırşehri'nin Dinek Keskin'i subaşılığı ile müşâ‘dır. Kankırı'nın Türkmân Keskini ile müşâ‘dır kim Kal‘acık subaşılığıdır ve Keskin-içi başka kazâdır kim tahrîr olunmuşdur ve şehr-i Çorum sancağından Bozok sancağına ve Keskin'e gider karîb müşâ‘dır. Keskin'den Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsüne gider nehrin kıbleye beri tarafı Karakeçili Kırşehri sancağı hâkidir ve Konya hudûdudur kim Sivas hâkiyle müşâ‘dır. Kızıl nehrin öte tarafı Engürü hâkinde Çukurca kazâsıdır. Bu mahalle-i İmâd-içi Çorum ile Bozok sancağı mâbeyninde Demirli Karahisâr kazâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 90b ·
metinde göster ·
Evvelâ Erzurûm seyâhatı avdetinde Sivas eyâletinin Çorum sancağı tahrîr olunmuşdur. Anın ile müşâ‘ olan sancağ-ı Bozok Sivas sancağıdır. Ma‘mûr şehr-i mu‘azzamı yokdur. Cümle nevâhîleri deverân eder mîr-i livâdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâssı 300.275 akçedir. Ze‘âmeti 19 ve timarı 731 var. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve sipâh kethüdâyerisi ve yeniçeri serdârı ve yüz elli akçe kazâsı ve cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Kadıya üç bin gurûş hâsıl olur ve beğine on bir bin gurûş hâsıl olup livâsı erbâb-ı timarı ve kendi askeriyle cümle bin yüz aded müsellah asker olup sefer eşerler. Bozok Kırşehri'nin Dinek Keskin'i subaşılığı ile müşâ‘dır. Kankırı'nın Türkmân Keskini ile müşâ‘dır kim Kal‘acık subaşılığıdır ve Keskin-içi başka kazâdır kim tahrîr olunmuşdur ve şehr-i Çorum sancağından Bozok sancağına ve Keskin'e gider karîb müşâ‘dır. Keskin'den Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsüne gider nehrin kıbleye beri tarafı Karakeçili Kırşehri sancağı hâkidir ve Konya hudûdudur kim Sivas hâkiyle müşâ‘dır. Kızıl nehrin öte tarafı Engürü hâkinde Çukurca kazâsıdır. Bu mahalle-i İmâd-içi Çorum ile Bozok sancağı mâbeyninde Demirli Karahisâr kazâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 90b ·
metinde göster ·
… Kızıl nehrin öte tarafı Engürü hâkinde Çukurca kazâsıdır. Bu mahalle-i İmâd-içi
Çorum
ile Bozok sancağı mâbeyninde Demirli Karahisâr kazâsıdır.
Evvelâ Erzurûm seyâhatı avdetinde Sivas eyâletinin Çorum sancağı tahrîr olunmuşdur. Anın ile müşâ‘ olan sancağ-ı Bozok Sivas sancağıdır. Ma‘mûr şehr-i mu‘azzamı yokdur. Cümle nevâhîleri deverân eder mîr-i livâdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâssı 300.275 akçedir. Ze‘âmeti 19 ve timarı 731 var. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve sipâh kethüdâyerisi ve yeniçeri serdârı ve yüz elli akçe kazâsı ve cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Kadıya üç bin gurûş hâsıl olur ve beğine on bir bin gurûş hâsıl olup livâsı erbâb-ı timarı ve kendi askeriyle cümle bin yüz aded müsellah asker olup sefer eşerler. Bozok Kırşehri'nin Dinek Keskin'i subaşılığı ile müşâ‘dır. Kankırı'nın Türkmân Keskini ile müşâ‘dır kim Kal‘acık subaşılığıdır ve Keskin-içi başka kazâdır kim tahrîr olunmuşdur ve şehr-i Çorum sancağından Bozok sancağına ve Keskin'e gider karîb müşâ‘dır. Keskin'den Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsüne gider nehrin kıbleye beri tarafı Karakeçili Kırşehri sancağı hâkidir ve Konya hudûdudur kim Sivas hâkiyle müşâ‘dır. Kızıl nehrin öte tarafı Engürü hâkinde Çukurca kazâsıdır. Bu mahalle-i İmâd-içi Çorum ile Bozok sancağı mâbeyninde Demirli Karahisâr kazâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 90b ·
metinde göster ·
… Erzurûm seyâhatı avdetinde Defterdârzâde Mehemmed Paşa ile serserî gezerken bu
Çorum
ahvâli mufassal tahrîr olunmuşdur. Fihrise nazar oluna. Andan yine cânib-i şimâ …
Eyâlet-i Sivas'da sancakbeği tahtı ve yüz elli akçe kazâsı ve kal‘ası ve cemî‘i âsâr-ı binâsıyla bin elli yedi târîhinde Erzurûm seyâhatı avdetinde Defterdârzâde Mehemmed Paşa ile serserî gezerken bu Çorum ahvâli mufassal tahrîr olunmuşdur. Fihrise nazar oluna. Andan yine cânib-i şimâle (---) sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 91b ·
metinde göster ·
Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve bânîsi (---) Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn fethidir. Ba‘dehû sene 817 târîhinde Etrâk eşirrâsı destinden Çelebi Sultân Mehemmed fethidir, zîrâ bu câniblerin eşkiyâları Timur hâdisesinde isyân [u] tuğyan edüp niçe yüz memâlik-i mahrûseleri ve kılâ‘-ı metînleri zabt [u] rabt edüp ba‘dehû cümlesin Çelebi Mehemmed Hân müceddeden feth etdi. Ba‘dehû Süleymân [Hân] tahrîri üzre Sivas eyâletinde ve Çorum hâkinde âsitâne-i sa‘âdetde şeyhülislâmlara hâss-ı hümayûn ta‘yîn olunup maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem hâssdır. Ebvâb-ı mahsûlâtı cümle şeyhülislâmlara vâsıl olur ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâları var. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir subaşısı ve şehir kethüdâsı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 91b ·
metinde göster ·
… im. Hemân paşa on aded ağaların beşer kîse ile Engürü ve Kankırı ve Amasiyye ve
Çorum
ve Merzifon {şehirlerine ağalar} gönderüp sekban ve sarıca cem‘ine gitdiler ve …
Bu şehirde paşa efendimize yetişüp Kaya Sultân'ın ve Hasan Çelebi'nin mektûbların verüp kırâ’at etdikde "Bre Evliyâm! Kudde Kethudâ'yı ve Defterdârı ve Mevkûfâtîyi katl etdiler" dedikde, "Belî efendim, katl etdiler", deyü cümle maktûlleri ve mağdûrları ve gaddârları bir bir takrîr edüp kaziyye-i ser-encâmlarımız nakl etdim. Netîce-i kelâm "Efendim, cesedün aşı gâfilin başı Kara Hasan Paşa iğvâsıyla İpşir'in size intikâmı var, gâfil mebâş, bir ayak evvel Kürdistân'a 192a düşüp bugünden gerü başına asker cem‘ edüp çokluk gâfil gezüp minâresi çok şehirlere girmeyelim." dedim. Hemân paşa on aded ağaların beşer kîse ile Engürü ve Kankırı ve Amasiyye ve Çorum ve Merzifon {şehirlerine ağalar} gönderüp sekban ve sarıca cem‘ine gitdiler ve sâ’ir vilâyetlerde sâkin olan paşa efendimiz çerağlarına âdemler gitdiler ve paşa efendimiz hakîre iki yüz guruş ve bir kılıç ve Gürcî gulâmı verüp cümle memlûklarımız sağ ve esen bulup yine haymemiz önünde atlarımız kayd [ü] bend etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 191b–192a ·
metinde göster ·
… Evvelâ mahalle-i Hüsrev Paşa ve mahalle-i Şâm ve mahalle-i Zindân ve mahalle-i
Çorum
ve mahalle-i Çinedâr ve mahalle-i Kızılmescid ve mahalle-i Şeyh Hasan ve mahall …
Der-ayân-ı esmâ-i mahalle-i büldân: Cümle on yedi aded mahalle-i müslimîndir kim zikr olunur: Evvelâ mahalle-i Hüsrev Paşa ve mahalle-i Şâm ve mahalle-i Zindân ve mahalle-i Çorum ve mahalle-i Çinedâr ve mahalle-i Kızılmescid ve mahalle-i Şeyh Hasan ve mahalle-i Çeyrek ve mahalle-i Kücür ve mahalle-i Gökmeydân ve mahalle-i Kümuz ve mahalle-i Takleban ve bu mahalle Hân bâğı ardında bir göl binâ etdi, ol mahaldedir ve mahalle-i Nakşot ve mahalle-i Arab Köprüsü ve Miskinler tarafındadır ve Avul Meydânı mahallesi ve Karadere mahallesi ve Âvîh mahallesi ve Küçür mahallesi ve Değirmân mahallesi ve Hân bâğı mahallesi, hân-ı âlîşâna mahsûs bir vâsi‘ sütûh üzre temâşâgâh bâğ-ı İrem bir semtdir ve bu tahrîr olunan mahallâtlar cümle müslimîndir ammâ Arabî ve Ya‘kubî Ermenî mahalleleri cümle on bir mahalle-i keferelerdir, ammâ esmâları ma‘lûmum değildir. Ve bu şehirde aslâ Yahûdî ve Fireng ve Urum yokdur, cümle Ermenîlerdir ve cümle ankâ bâzergânlardır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224b ·
metinde göster ·
… dahi mesâfe-i ba‘îdedir ve Tokat'ın cânib-i garbîsinde yine ara yatıda kal‘a-i
Çorum
ve Kazova kazâsı vâki‘ olmuşdur, ammâ Turhal kal‘asından Zile kal‘ası mâbeyni b …
Evvelâ şehr-i Tokat'ın cânib-i şarkîsinde bir menzilde Yenişehir, andan yine bir merhalede Sivas şehri karîbdir. Sivas {ile} Tokat mâbeyni ara yatıdır. Ve Sivas şehrinin şehr-i Tokat cenûbîsine vâki‘ olmuşdur ve şehr-i Zile Tokat'ın şarkî şimâline meyyâl yine ara yatıdır. Ve kal‘a-i Turhal ve kal‘a-i Amasiyye Tokat'ın be-dürüstî şimâline yine ara yatıda varılır, ammâ şehr-i Marzifon ve kasaba-i Gümüş anlardan birer konak dahi mesâfe-i ba‘îdedir ve Tokat'ın cânib-i garbîsinde yine ara yatıda kal‘a-i Çorum ve Kazova kazâsı vâki‘ olmuşdur, ammâ Turhal kal‘asından Zile kal‘ası mâbeyni bir konakdır, lâkin kal‘a-i İskilip uzakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 24b ·
metinde göster ·
Nâm mahalde meks olundu. Anda Çorum sancağı beğinden yüz nefer celâlîden âdemler gelüp leb-i deryâda kelleleri bedenlerinden dûr olup bu mahalde Kapudan Alî Paşa on iki pâre kadırga ile başdarda-i hümâyûn ile geldikde azîm top u tüfeng şâdumânları edüp bostâncıbaşı da kırlangıç-ı şâhî ile bir yaylım tüfeng şâdumânı edüp kapudan ve bostâncıbaşı birer hil‘at-i şâhî ile beyne'l-akrân ser-firâz-ı mümtâz-ı a‘yân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81a ·
metinde göster ·
… eri Kuşaklı manastır tarafına kondurup Seydîzâde Mehemmed Paşa Göllük tarafında
Çorum
(---) Paşa tarafına konmağa me’mûr oldu.
Ve yine kal‘a-i Hanya muhâfazasında olan Konakçı Kara Alî Paşa ve Seydîzâde Mehemmed Paşa ve (---) Paşa, bunlar yine ordu-yı İslâma gelmeğe me’mûr olup on bin aded güzîde asâkir-i muvahhidîn ile bir alay-ı azîm edüp mezkûr paşa-yı kâmkârlar orduya gelince cümle guzât cân-ender-cân bulup hayme vü hargâhlar içre başka revnak olup bu deryâ-misâl askeri Kuşaklı manastır tarafına kondurup Seydîzâde Mehemmed Paşa Göllük tarafında Çorum (---) Paşa tarafına konmağa me’mûr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Haleb vâlîsi Kethudâ İbrâhîm Paşa ve Kapudan Kaplan Paşa ve
Çorum
(---) Paşa ve Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Kara Alî Paşa ve Bebr Paşa (---)(---) …
Ba‘dehu Haleb vâlîsi Kethudâ İbrâhîm Paşa ve Kapudan Kaplan Paşa ve Çorum (---) Paşa ve Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Kara Alî Paşa ve Bebr Paşa (---)(---)(---) bu kadar vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve bu kadar gâziyân-ı serv[er-i] hünerverler küffâr-ı hâksârın kal‘adan tarafa ardların alınca vakt-i Şâfi‘î geçüp kâmil vakt-i Hanefî Nu‘mân-ı Sâbitî sâbit olunca cümle cüyûş-ı muvahhidîn sâbit-kadem olup göz gözü görüp hemân cümle gâziyân-ı mücâhidân küffârın içlerine dalup gerü küffârı Kassâb Cömerd köçekleri gibi kırmağa başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298a ·
metinde göster ·
… şa'nın çiftliğinde sehel atlardan enüp şehirde Rûmeli eyâletine mutasarrıf olan
Çorum
Mustafâ Paşa kâ’immakâmına Manya muhâfazasıyçün emr-i pâdişâhîler ile geldiğimi …
Bu mezkûr köyleri 4 sâ‘atde ubûr edüp şehr-i Elbasan hâricinde Hısım Mehemmed Paşa'nın çiftliğinde sehel atlardan enüp şehirde Rûmeli eyâletine mutasarrıf olan Çorum Mustafâ Paşa kâ’immakâmına Manya muhâfazasıyçün emr-i pâdişâhîler ile geldiğimizin haberin gönderüp kâ’immakâm dahi cümle a‘yân-ı kibâr zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve gayri asâkir-i bî-şümâr ile hakîrin istikbâline çıkup alay-ı azîm ile şehirde beğlere mahsûs sarây-ı azîmde nüzûl edüp dîvân-ı pâdişâhî olup emr-i pâdişâhîler kırâ’at olunup mefhûmu cümle a‘yân-ı kibârın ma‘lûmları olup "Emir pâdişâhın" deyüp ba‘de'd-du‘â ve's-senâ şehir içre nâdîler nidâ edüp herkes Manya muhâfazasına gitmeğe âmâde olmağa mübâşeret edüp hakîrden on gün mehil ricâ etdiklerinde hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364a ·
metinde göster ·