… -ta‘lîm-i Kur‘ândır kim cümle eytâma cânib-i vakfdan rûz-merreteyn ta‘âmları ve
îd-ı
şerîfde libâsları ve arakıyye ve serâvîl kamîsları ve surre ve atıyyeleri dâ’im …
Cümle (---) aded mektebdir. Evvelâ Orta Hisâr'da Mekteb-i Ebü'l-feth Gâzî ve Mekteb-i Yeni Câmi‘ Şeyh Ricâlî hazretleri mu‘allim-i sıbyân [ve] sâhib-i feyz bir nûrânî azîzdir kim bunlardan bir kerre "Bismillah" diyen ma‘sûm-ı pâk elbette feyz-yâb olup âlim ve fâzıl olması mukarrerdir. Ve Mekteb-i mükellef-i Hâtûniyye: Câmi‘in cânib-i garbîsinde kârgîr binâ ve kubbe-i ra‘nâ mekteb-i sıbyân-ı fukarâ ve hâs u âmm nâ-resîde tıflân-ı ebced-hânları içün binâ olunmuş bir dârü't-ta‘lîm-i Kur‘ândır kim cümle eytâma cânib-i vakfdan rûz-merreteyn ta‘âmları ve îd-ı şerîfde libâsları ve arakıyye ve serâvîl kamîsları ve surre ve atıyyeleri dâ’imdir. Bu dârü't-ta‘lîmin itmâmına târîhdir "fe-temmet" [920] lafzı kapusu üzre tahrîr olunmuşdur. ve Mekteb-i İskender Paşa: (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) . Meşhûr mektebler bunlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251b ·
metinde göster ·
… lleleri ârâyiş-i nîze ederek alay-ı azîm ile şehr-i Mostar'a girüp henüz ol gün
îd-ı
haccu'l-ekber oldu.
Hemân küffâr bir yaylım kurşumu yeyüp yüz yetmiş kadar küffâr hâke düşüp âhir karârları firâra mübeddel olup dağlara firâr edüp yerleri dârü'l-bevâr olup gâzîlerimiz küffârı kova kova yetmiş kadarın esîr ve elli kadar dahi kelle paça edüp ancak yedi aded fetâlarımız şehd-i şehâdet câmın nûş edüp îd-i (---) ta‘âmın halâs etdiğimiz (---)(---) kurâsında yeyüp yine sâlimîn ü gânimîn vakt-i asrda sürûr [u] şâdumânlar ederek niçe bin tüfengler atarak esîrlerimizle ve kelleleri ârâyiş-i nîze ederek alay-ı azîm ile şehr-i Mostar'a girüp henüz ol gün îd-ı haccu'l-ekber oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·
… Ba‘dehu vakt-i zevâlde cebel-i Arafât'da hatîb bir dahi Y 321a hutbeye çıka.
Îd-ı
Adhâ'nın yevm-i arefesi yevm-i cum‘a olup iki kerre hutbe tilâvet olunduğıyçün …
Ve bu câmi‘de bir ezân ve iki kâmet ile iki vakit bir yerde kılındığiyçün bu salâta kasr-ı Cem‘ derler, (---) dir. İki yerde câ’izdir. Biri bu câmi‘-i İbrâhîm'de biri Meş‘ari'l-Harâm câmi‘indedir. İnşâ’allâh anı dahi mahallinde tahrîr ederiz. Ammâ bu hakîr câmi‘-i İbrâhîm'de kasr-ı Cem‘ etdiğimiz salâteynin biri salât-ı Cum‘a idi, zîrâ ol sene-i mübâreke haccü'l-ekber idi. Haccü'l-ekber oldur kim yevm-i arefe cum‘a günü olup bu câmi‘-i İbrâhîm'e cum‘a hutbesi kılına ve ale'l-akîb salât-ı asr kılına, ana haccü'l-ekber derler. Ba‘dehu vakt-i zevâlde cebel-i Arafât'da hatîb bir dahi Y 321a hutbeye çıka. Îd-ı Adhâ'nın yevm-i arefesi yevm-i cum‘a olup iki kerre hutbe tilâvet olunduğıyçün haccü'l-ekber derler. Cemî‘i kavli e’imme ve hutebâ böyledir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y320b–Y321a ·
metinde göster ·
… azâ niyyet edüp münferiden edâ ede. Ve sabâha dek kendü savma‘asında bu leyle-i
îd-ı
adhâda ibâdet ede, ricâ ve temennâ geceleridir, zîrâ Arafât'dan henüz gelindiği …
Bunda dahi bir du‘â-yı azîm olup herkes merâm [u] maksûduna vâsıl olup ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler i‘tikâf niyyetine câmi‘den çıkmayup tâ sabâha dek tilâvet-i Kur’ân edüp ol gece bu câmi‘ Y 323a niçe bin kanâdîller ile çerâğân olup cemâ‘at-i kesîre ile leb-ber-leb olup bunda dahi salât-ı mağrib ile ışâ bir ezân ve iki kâmet ile kasr-ı cem‘ olur, (---) dur. Bundan gayri yerde câ’iz değildir. Eğer bunda dahi cemâ‘at ile cem‘-i kasrda bulunmadı ise salât-ı ışâyı kılup salât-ı mağribe kazâ niyyet edüp münferiden edâ ede. Ve sabâha dek kendü savma‘asında bu leyle-i îd-ı adhâda ibâdet ede, ricâ ve temennâ geceleridir, zîrâ Arafât'dan henüz gelindiği mahaldir. Âdem ol mahalde ma‘sûm [u] pâkdir. Her ne hayr murâdâtı var ise müstecâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322b–Y323a ·
metinde göster ·
… eş‘ari'l-Harâm câmi‘inde vakfeye duralar. Arafât'da bunda bayram namâzı yokdur.
Îd-ı
adhâ dedikleri yevm-i arefedir kim ol gün Arafât'a çıkılup mescid-i İbrâhîm'de …
Ve bu mahalde câ-be-câ bostân kuyuları vardır. Ve câmi‘ huddâmlarının bir kaç hâneleri vardır. Q 133a Lâkin cemâ‘ati azdır. Ancak mevsim-i hacda ve bu Arafât dönüşünde leyle-i îdın vakt-i şâfi‘îde Mîne bâzârında olan huccâc-ı müslimîn dahi bu câmi‘e cem‘ olurlar. Zîrâ salât-ı îd yerine bu câmi‘de ba‘de salâtu's-subh vakfeye durmak vâcibdir. Durmayup gitseler haccın nâkıs olup fidye-i dem lâzım olur. Cümle huccâc kâ’ide-i emr-i Hak üzre sabâh namâzın kılup tâ sabâh yeri sararup gün tulû‘ edeceği mahalle varınca bu Meş‘ari'l-Harâm câmi‘inde vakfeye duralar. Arafât'da bunda bayram namâzı yokdur. Îd-ı adhâ dedikleri yevm-i arefedir kim ol gün Arafât'a çıkılup mescid-i İbrâhîm'de salât-ı kasr-ı cem‘ ve cebel-i Arafât'da hutbe okunur. Bayram namâzı kılınmaz, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y323a ·
metinde göster ·
adhânın üç gününde meks olunur. Evvelâ şehr-i Mînâ bir vâsi‘ vâdî içinde iki câ …
Bunda îd-ı adhânın üç gününde meks olunur. Evvelâ şehr-i Mînâ bir vâsi‘ vâdî içinde iki cânibi yalçın kayalı yerde şarkdan cânib-i garba tûlânî Arafât râhı üzre tûlu iki bin adım bir şehr-i azîmdir. Şerîf hazretleri yine hükmündedir ve bir şerîf yine kâ’immakâmdır. Ve şarkdan garba dörd şâhrâhdır. Ve bu râhların cânibeynleri kat-ender-kat sarây-ı âlîlerdir ve cümle kârgîr binâlardır. Ve sütûhları kireç ile mestûr sağîr ü kebîr iki bin hâne-i ma‘mûrelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y325a ·
metinde göster ·
… vardır. Ve yine bu kapu üzre iki tabakalı bir minâre-i mevzûnu vardır. Leyle-i
îd-ı
adhâda savt-ı hazînler ile mü’ezzinân makâm-ı hicâz'da âgâze-i Hicâz ile vakt-i …
Ve bir kıble kapusu ve iki yan kapusu var. Sağ cânibindeki yan kapu üzre e’imme ve hutebâ hâneleri vardır. Ve yine bu kapu üzre iki tabakalı bir minâre-i mevzûnu vardır. Leyle-i îd-ı adhâda savt-ı hazînler ile mü’ezzinân makâm-ı hicâz'da âgâze-i Hicâz ile vakt-i Y 326a Şâfi‘îye dek temcîdler tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y325b–Y326a ·
metinde göster ·