biz yine az almır köŋülümüz küçlüg bolup söz kılınçımıznı tıda umad(ımız) ... -lıg kuvrag tegin / ... (aş) içgüg yėdimiz yuŋlad(ımız) - / ın anta ölüp avış (tamuda) olurdumuz..
Maitrisimit Nom Bitig (Hami) · Mai.Tek.072.48–53 ·
metinde göster ·
… ar kelip üküş yıl ay çarihuş--taḳı üzüm osuglug teperler yançar--lar ol emgekke
ölüp
ıḳile tirilürler ötürü temirlig kısk(aç-) -ların luların künçit ikşu kam(ış) os …
kara tag ... - / ulug et-özlüg yaŋalar koptın sıŋar kelip üküş yıl ay çarihuş--taḳı üzüm osuglug teperler yançar--lar ol emgekke ölüp ıḳile tirilürler ötürü temirlig kısk(aç-) -ların luların künçit ikşu kam(ış) osuglug sıḳarlar taŋarlar
Maitrisimit Nom Bitig (Hami) · Mai.Tek.082.13–19 ·
metinde göster ·
iki kerre namâzı kılındı" deyü meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ bu nefsini katl etdikden …
"Sultân Bâyezîd iki kerre ölüp iki kerre namâzı kılındı" deyü meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ bu nefsini katl etdikden sonra künc-i mihnethâneden taşra çıkmayup halkdan münzevî olup mesâlih-i müslimîn ve umûr-ı devlet-i mü’minîn hâli kalup kul tâ’ifesinin zabt [u] rabtı müşkil olup cânib-i erba‘adan düşmenler serkeşlik edüp Eflak ü Boğdan Mengli Geray Hân ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Kili ve Akkirman ve İsmâ‘îl ve İbrâ’il [ve] ishâkca ve Kalas ve Tomarova'yı zabt edüp nehr-i Tuna'nın beri tarafında Silisre ve Uruscuk ve Nigebolı ve Vidin ve Feth-i İslâm taraflarını dahi harâca kesüp nehb [ü] gâret ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99a ·
metinde göster ·
… uklu Bâğçe'yi ma‘mûr [u] âbâdân etdi. Ve Edirne'ye giderken Çorlu'da çorlu olup
ölüp
bekâ dârına gitdi. Rahmetullâhi aleyh.
Ba‘dehu Selîm Hân sekiz deyenek acısına karşılık sekiz sene pâdişâh olup Bâyezîd-i Velî'nin nutk-ı dürer-bârlarıyla "Zikrullâh eyle, ez-zikr târîhinden sonra te’dîbimle hilâfet senindir" dedikleri vücûd bulup lafzü'z-zikr tokuz yüz yigirmi ikide Mısır'ı feth edüp Hâdimü'l-Haremeyn olup bu Çubuklu Bâğçe'yi ma‘mûr [u] âbâdân etdi. Ve Edirne'ye giderken Çorlu'da çorlu olup ölüp bekâ dârına gitdi. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 140a ·
metinde göster ·
… p iki kerre merhûm olan peygamberin biri bu Hazret-i Uzeyr'dir. Biri kırk kerre
ölüp
dirilüp külü göğe savrılup yine hayât bulan Hazret-i Çircîs aleyhi's-selâmdır k …
Ulu'l-azm peygamberlerdendir. Kavm-i Benî İsrâ’îl'e ba‘s olunup ümmetinden biri İslâm ile müşerref olmadıklarından Cenâb-ı Bârî anlara tâ‘ûn-ı ekber verüp şehr-i Askalân'dan taşra firâr ederlerken Cenâb-ı Allah Cibrîl-i Emîn'e emr edüp bunlara "Mûtû bi-emrillah" deyü bir sayha urunca cümlesi ol sayhadan zehresi çâk olup biri biri üzre cümlesi helâk oldular. Kamusu bir yerde helâk olmalarının sebebi oldur kim mâbeynimize tâ‘ûn girmesin deyü birbirlerin derâğûş edüp eyle çıtâçıt sık olmuşlardı kim mâbeynlerinden su sızmazdı. Ba‘dehû niçe yüz yıl mürûrundan sonra Hazret-i Uzeyr bu mevtânın üstühânları üzre uğrayup gördü kim deryâ-misâl âdem üstühânları birbirine çatılmış yatar. Âlem-i hayretde kalup "Yâ Rabbî! Bu ne hâldir kim cümle mevtânın üstühânları bir yerde yatar. Birisi pârekende ve perîşân değildir. Bu ne hikmetdir?" deyü âlem-i tahayyürde iken hâtifden bir nidâ geldi kim "Yâ Uzeyr! Bunlar benim tâ‘ûn azâbımdan kaçup helâk olup senin du‘âna muntazırlardır kim onlara yine hayât verem" nidâsı geldikde Hazret-i Uzeyr du‘â edince el-azametullah cümle uzuvlar birbirine karış katış olmuşken her cesedin kemikleri yerli yerine varup Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün cümle kemikler üzre sinirler ve damarlar bağlanup üstüne deriler halk olup ba‘dehû cümlesi hayât bulup ayak üzre kalkup cümlesi bir kerreden Hazret-i Uzeyr'i görünce "Lâ ilâhe illallah, Uzeyrun ibnullah" deyüp hâşâ sümme hâşâ Uzeyr'i Cenâb-ı Bârî'ye şerîk koşup diri eden Hazret-i Uzeyr'i zann etdiler kim sûre-i (---)Arapça dedikleri bu âyet ile müsbetdir. Hâlâ Yahûd kavminin sarı benizli ve kuvvetsiz olup ağızları kokduklarının aslı Hazret-i Uzeyr du‘âsıyla mevtâ iken hayât bulan Yahûd tâ’ifesi neslinde olan Yahûdîlerin hâlâ ağızları leş gibi kokup yüzlerinde ve gözlerinde nûr yokdur. Ba‘dehû Hazret-i Uzeyr Nebî yüz sene mu‘ammer olup ba‘dehû merhûm olup şehr-i Remle-i Filistîn'de defn etdiler. Ba‘dehû Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün Hazret-i Uzeyr'e ve hımâr-ı Uzeyr'e hayât verüp üç yüz yıl dahi halkı dîne da‘vet etdüğine Cenâb-ı Allah Habîbi Muhammedü'l-Mustafâ'ya alâ tarîkı'l-hikâye sûre-i (---)Arapça âyeti ki Hazret-i Uzeyr'i ölüden diri edüp yine halkı dîne da‘vet etdüğün bu âyet ile i‘lâm buyururlar. Ba‘dehû yine Hazret-i Uzeyr merhûm olup Yafa şehri hâricinde bu mezkûr mahalde medfûndur. Anınçün Hazret-i Uzeyr'in iki yerde kabri münevveri vardır. Biri Remle'de, biri bu Yafa şehri hâricinde. Mevtâdan hayât bulup iki kerre merhûm olan peygamberin biri bu Hazret-i Uzeyr'dir. Biri kırk kerre ölüp dirilüp külü göğe savrılup yine hayât bulan Hazret-i Çircîs aleyhi's-selâmdır kim Irâk-ı Musul'da medfûndur. Ammâ bu Hazret-i Uzeyr'i, kabr-i şerîfinden İşpaniye küffârı çıkarup Kızılelma'ya götürmek murâd edindiklerinde bir zelzele-i azîm olup şehr-i Askalân ve şehr-i Filistîn-i Remle ve şehr-i kal‘a-i Kalinseve ol zelzeleden harâb olup içindeki cümle kefereler dahi helâk olup bu bilâd-ı selâse üç yüz sene vîrân yatup imâr oldukda Mısır pâdişâhlarından el-Melikü'l-Kâmil asrında yine 46a İşpaniye küffârı Kudüs'e istîlâ etdiklerinde Hazret-i Uzeyr kabrine vaz‘-ı yed etmeğe cür’et edemeyüp Hazret-i Uzeyr'in hımârı üstühânların kabrinden çıkarup hâlâ hımârın iki ön ayakları Nemse çesarının hazînesinde cevâhir kutu ile hımârın tırnakların cümle mücevher edüp hazînelerinde mahfûzdır. Ve kıç ayakları İşpaniyye Kızılelması'nın İrimpapa hazînesindedir. Sâ’ir üstühânları yine şehr-i Yafa kurbunda Hazret-i Uzeyr cenbinde medfûndur. Küffâr ol sene kim Kudüs'e istîlâ etdüğü mahalde Malta küffârı fırsat bulup Nablus kurbunda karye-i Sabastiyye'den Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfin serîka edüp Tarsûs bâbında karargâhları olan Karagözgez nâm kal‘aya götürdüler. Anı Me’mûn Halîfe feth edüp Malta küffârı cesed-i Yahyâ ile kal‘a-i Malta Rodosu'na vardılar. Sene 928 târîhinde anı dahi Süleymân Hân muhâsara etdükde cesed-i Yahyâ'yı hâlâ Malta olan cezîrede Hazret-i Yahyâ'nın vücûd-ı şerîfi anda cevâhir sanduka içinde Sencuvan hazînesinde mahfûzdır. Sencuvan, vücûd-ı Yahyâ Nebî'dir. Anı kendülere ricâl-i gayb edinüp anın dest-i şerîfi nakşı olan bayrakların açup ne cânibe teveccüh ederlerse mansûr olurlar. Ve Malta küffârının cemî‘i küffâr mâbeyninde mu‘azzez ü mükerrem olmaları Hazret-i Yahyâ cesedi anlarda olduğundandır, kim Sencuvan nâmıyla şöhret bulmuşdur. Ammâ ser-i sa‘âdetleri Şâm-ı şerîf kal‘asında câmi‘-i Ümeyye vasatında zîr-i zemîn içre bir altun tepsi üzre re’s-i şerîf-i Hazret-i Yahyâ hâlâ andadır. Sene 797 târîhinde Timurlenk açup ziyâret edüp manzûrı olmuşdur. Ammâ bu Yafa şehrinde Hazret-i Uzeyr'in kabr-i şerîfin bir ferd açmağa kâdir olmamışlardır. Her peygamberin hayât-ı sa‘âdetlerindeki gibi kimi celâl, kimi cemâl sâhibidir. Hazret-i Uzeyr celâl sâhibi olmağıla kabr-i şerîfine bir kral-ı dâl vaz‘-ı yed etmeğe kâdir olmamışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 45b–46a ·
metinde göster ·
… adılar, ammâ bu karadan gelen mel‘ûnlar dahi dinç cengâver hınzîrlardır kim hiç
ölüp
dirildiklerine bakmayup bu kadar bin gülle ve iki yüz kumbara yeyüp kırıldılar. …
"Gel Evliyâ Efendi, seninle minâreye çıkalım. Öte tarafdaki küffâra bakalım, görelim anlar ne hareketdedir, zîrâ anlar beş gündür yoruldular. Allâhu a‘lem tâkat [u] dermânları kalmadılar, ammâ bu karadan gelen mel‘ûnlar dahi dinç cengâver hınzîrlardır kim hiç ölüp dirildiklerine bakmayup bu kadar bin gülle ve iki yüz kumbara yeyüp kırıldılar. Aslâ bakmayup kâmil dokuz sâ‘atdir mel‘ûnlar ceng mümted edüp görmez misin leşlerin kaldırup yine şîrînleyüp savaş-ı perhâş ederler. Ben bu küffârdan korkarım" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 60a ·
metinde göster ·
Kaya'nın sarâyında bulundu" deyü Paşa'nın bin yedi yüz nakd kîse ve yetmiş kîse …
"Yok, Kaya ölüp Kaya'nın sarâyında bulundu" deyü Paşa'nın bin yedi yüz nakd kîse ve yetmiş kîse altun ve on kîse altun Kudde Kethüdâ mâlı idi, anlar dahi gidüp 78a Paşa bu kerre mâldan ve cân [u] cânânından ayrılup "El-hükmü lillâh kazâya rızâ" deyüp yâ Sabûr ismine mukayyed olurken hemân İslâmbol'da Köpürlü Vezîr:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 77b–78a ·
metinde göster ·
… e kadırkalar zâhir olup bir ceng-i azîm edüp âdemleri topdan ve tüfengden 53a
ölüp
kimisi deryâda âdemleri gark olup ba‘zı gemiler batup gark olur, ba‘zısı kalyon …
Temâşâgâh-ı acîbe: Bunda bir havz-ı azîm vardır kim içinde ol kadar mâhîler var kim hisâbın ve envâ‘ın Hudâ-yı Bîçûn bilir. Gece ile bâğbânlarda bir gûne şem‘-i kâfûrîler var, bu havz kenârında ol şem‘ayı çerâğân etdikde el-azametullâh ol havzın bir köşesinde bir kemer vardır, hemân ol kemer içinde küçük kalyonlar ve kadırkalar zâhir olup bir ceng-i azîm edüp âdemleri topdan ve tüfengden 53a ölüp kimisi deryâda âdemleri gark olup ba‘zı gemiler batup gark olur, ba‘zısı kalyonlar ve kadırgalar alup içinde benî âdem Ye’cûc u Me’cûc gibi kaynaşup bir arbede ve bir kızıl kıyâmet ceng olup yine gemiler mezkûr kemerlerden içeri giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52b–53a ·
metinde göster ·
… -i küffârla zemîn Şecer-i Vakvâk gibi olup ân-ı vâhidde iki yüz küffâr-ı hâksâr
ölüp
dörd yüz nefer pür-silâh demir katlavî geyimli küffâr esîr-i bend-i zencîr olup …
Kâmil bir sâ‘at-i nücûmî küt-a-küt ceng-i Alî olup meydân-ı ma‘reke kandan bir halîc olup cesed-i küffârla zemîn Şecer-i Vakvâk gibi olup ân-ı vâhidde iki yüz küffâr-ı hâksâr ölüp dörd yüz nefer pür-silâh demir katlavî geyimli küffâr esîr-i bend-i zencîr olup dest ber-kafâ cümlesin yanıma getirüp meğer hakîr ceng içinde Feth-i şerîf tilâvet ederek mebhût [u] mütehayyir kalmışım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b ·
metinde göster ·
… Kırımlıyı bozagelüp Kırım halkının ödün sındırmışdır, zîrâ hulûlî mezheblerdir "
Ölüp
yine bir avret karnındaki ma‘sûm cânına cânım girüp yine dünyâya tâze gelirim" …
Cemî‘i zamânda Tatar mâbeyninde baş getirmek ayıb iken Kalmık başı getirenlere ihsân olundu, zîrâ cemî‘i zamânda bu âna dek bir Kalmık başı alınmamışdır, zîrâ gâyet dilâverâne ceng ederler. Dâ’imâ Kırımlıyı bozagelüp Kırım halkının ödün sındırmışdır, zîrâ hulûlî mezheblerdir "Ölüp yine bir avret karnındaki ma‘sûm cânına cânım girüp yine dünyâya tâze gelirim" der. Ve dâ’imâ ceng ederlerken sihr edüp asker bozarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
… ın zu‘m-ı fâsidleriyle azâb görüp günâhları ref‘ olurmuş. Niçe Kalmık havfinden
ölüp
anı ol yerde yere gömerlermiş.
Ve andan maşrık tarafındaki demir pencereye gelüp içeri bakdıklarında yine mezkûr mu‘allak sandûkanın altında melek oturduğu yerde bir koca dîv-i sefîd oturup ba‘zı Kalmık görünce havfinden ditreyüp ölüm haddinde mebhût olur. Bunların zu‘m-ı fâsidleriyle azâb görüp günâhları ref‘ olurmuş. Niçe Kalmık havfinden ölüp anı ol yerde yere gömerlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177b ·
metinde göster ·
… rmuş, ya‘nî görenin yine azâbı def‘ olurmuş. Bunu dahi görenin niçesi havfinden
ölüp
ol sahrâda gömerlermiş.
Andan kubbe-i ka‘benin cânib-i cenûbundaki pencereden içeri bakarız, yine mu‘allak olan sandûkanın altında bir fertûte-i cihâne câzû-sıfat bir mel‘ûne avret gözlerinden kan ve irin akup cümle halka gazabnâk bakup ağzından âteşler çıkup dişleri hınzîr dişi gibi sivri sivri taşra çıkmış görünüp bunu dahi görenin aklı gidüp serâsime olurmuş, ya‘nî görenin yine azâbı def‘ olurmuş. Bunu dahi görenin niçesi havfinden ölüp ol sahrâda gömerlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 178a ·
metinde göster ·
… zların yedi. Bizler bâzların ölülerin yedik. Bunda dahi bir acâ’ib sunkur kuşum
ölüp
üç doğan kuşum kaldı. Ve bu Kılburun ka[l‘a]sında bir at yemi bir guruşa oldu. …
Ba‘dehu bu Kılburun'da bu kadar Özü nehri gemileri gelüp cümle mâlı ve hayvânâtları ol karşuya ubûr etdirüp ancak paşa kendüsi ve iç ağaları ve hâs tavla atlarıyla iki gece Kılburun'da kalup cümle evlerin üstlerindeki sazları ve kamışları atlara yedirdik, zîrâ bir derbend-i calender-i bî-emân yerdir. Özü nehri hod ne buz idi ve ne dürüst su idi. Gemiler birkaç günde gidüp gelince Kılburun'da burnumuzun kılları açlıkdan fırıl fırıl ötüp atlar evlerin sazların yedi. Bizler bâzların ölülerin yedik. Bunda dahi bir acâ’ib sunkur kuşum ölüp üç doğan kuşum kaldı. Ve bu Kılburun ka[l‘a]sında bir at yemi bir guruşa oldu. Ve bir etmek bir altuna çıkdı, zîrâ dörd bin kadar âdem böyle kal‘acıkda ne bulsunlar ve ne yesinler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200b ·
metinde göster ·
… ahi vezîr olup İslâma getirmeğe cidd ü cehd ederdi. Bu dahi yüz yigirmi yaşında
ölüp
yerine Darum ve[z]îri ve karındaşı idi melik oldu. Lisân-ı Kıptîde ismi Palatis …
Melik Reyyân yüz yigirmi sene melik olup merhûm oldukda yerine oğlu Melik Darım melik olup kavm-i çingane buna Melik Dimoş derler. Babası Melik Reyyân'ın îmânı i‘tikâdı üzre gitmeyüp be-gâyet cebbâr kâfir oldu. Hazret-i Yûsuf buna dahi vezîr olup İslâma getirmeğe cidd ü cehd ederdi. Bu dahi yüz yigirmi yaşında ölüp yerine Darum ve[z]îri ve karındaşı idi melik oldu. Lisân-ı Kıptîde ismi Palatis'dir. Ol dahi mürd olup yerine oğlu Ma‘danus, Kıptîler Ma‘âdinus derler, bu melik olup suhuf-ı İbrâhîm Nebî tilâvet ederdi, ammâ zühal sûretine tapup cümle çinganeleri katl etdi. Ve niçe kerre yüz bini vilâyet vilâyet firâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209b ·
metinde göster ·