… inde bir harem-i azîm içre gûnâ-gûn eşcârlar ile müzeyyen bir harem-i kebîrdir.
Üç kapusu
var, kıblesinde Türbekapusu, garbında Çârsûkapusu, şimâlinde Kırknerdübânkapusu …
Ve bu harem hâricinde bir harem-i azîm içre gûnâ-gûn eşcârlar ile müzeyyen bir harem-i kebîrdir. Üç kapusu var, kıblesinde Türbekapusu, garbında Çârsûkapusu, şimâlinde Kırknerdübânkapusu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… 'l-feth vüzerâlarındandır. Ammâ selâtîn-misâl bir câmi‘-i kebîrdir. Üç kubbe ve
üç kapusu
ve bir harem-i azîmi vardır. Kıble kapusu üzre târîhi:
Evvelâ cümle vüzerâ câmi‘lerinden kadîm Bedâsten-i cedîd kurbünde Mahmûd Paşa câmi‘i: Ebü'l-feth vüzerâlarındandır. Ammâ selâtîn-misâl bir câmi‘-i kebîrdir. Üç kubbe ve üç kapusu ve bir harem-i azîmi vardır. Kıble kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
var; biri Dağkapusu şimâle nâzırdır, biri aşağı şehre nâzırdır, biri hisâr-pîçe …
Ve cümle üç kapusu var; biri Dağkapusu şimâle nâzırdır, biri aşağı şehre nâzırdır, biri hisâr-pîçe kapusudur, biri demir pençereli Sel kapusudur, dâ’imâ mesdûddur. Cümle yüz beş pâre topları var ammâ leb-i deryâda Boğaz'a nâzır âdem girir şayka ve balyemez topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… ûlu üç yüz elli ayakdır ve kıble kapusundan mihrâba varınca yüz seksen ayakdır.
Üç kapusu
var, sol cânibde Hünkâr mahfili kapusu, mahfil-i sultânî tahtânîdir ve Kıble ka …
Evvelâ cümleden Ulu Câmi‘-i Kebîrdir. Sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân binâ etmişdir. Gûyâ bir kal‘a-i sedd-i Kahkahâ'dır. Bursa şehrinin hevâdâr mürtefi‘ yerine vâkı‘ olmuş bir câmi‘-i azîmdir. Câmi‘ içre cümle (---) aded çâr-kûşe pâye sütûnlardır kim her pâyenin aşağısı âdem kaddî mutallâ ve müzehheb ve münakkaşdır. Dahi fevkinde her pâyenin cânib-i erba‘ası(nda) Yâ Hannân ve Yâ Mennân ve Yâ Deyyân ve Yâ Sübhân ve esmâü'l-hüsnâ ve gûnâ-gûn hatlar ile münakkaşdır. Bu hatların hurûfları ve elifleri üçer zirâ‘ hatlardır kim tarz-ı Musta‘sımî'dir. Ve bu sütûnlar üzre cümle on tokuz kubbe-i tâk-ı kisrâlardır kim cümle imâreti rasâs-ı hâlis ile mestûrdur. Her kubbenin alemleri, şems-i afitâb gibi ziyâ verir. Yigirminci kubbe yeri câmi‘in ortasına vâkı‘ olup kasden üstâd-ı kâmil mekşûf binâ edüp mâhî şebekesi-misâl, kubbe yerine sarı pirinç telden ağ örülmüşdür kim hûş [u] tuyûr giremeyüp andan câmi‘ içre âfitâbın ziyâsı girüp rûşen eder ve bu küşâde kubbe altında kavl-i mezheb-i Hânefî üzre aşren-fe-aşr bir havz-ı müdevveri var, içinde gûnâ-gûn mâ’ide mâhîler şinâverlik ederler ve cümle cemâ‘at-ı kesîr ol havzdan tecdîd-i vuzu‘ edüp ibâdet-i Yezdân ederler. Ve mine'l-acâib mihrâbı vardır kim diller ta‘bîr ü tavsîfinde kâsırdır. Ve bir ceviz haşebi levhasından siyâh minberi üzre üstâd-ı neccâr, var makdûrun sarf edüp ızhâr-ı ma‘rifet edüp bir nakş-ı Mânî ve Erjeng-i nakş-ı bukalemoni minber etmişdir kim bunda olan {Bursa} Fahrî oyması 224a misâl-i şükûfe ve turunca ve islimî ve çâr-gül ve mutabbak gül ve katmer gülleri ve gûnâ-gûn mutahhil ve kitâbeleri cihân ressâmları cem‘ olsa böyle hurdekârlık etmeğe kâdir değillerdir. Gûyâ kuyumcu kalemkârî nakşı bir minber-i ra‘nâdır kim görmeğe muhtâc bir kürsî-i vâlâdır, misli meğer Karadenizin sâhilinde Sinop Câmi‘i'ndeki münakkaş minber ola. Ve bir münakkaş-ı ibret-nümâ mü’ezzinân mahfili var kim gûya mehâfil-i cennetdir. Ve cânib-i erba‘ası revzenler ile câm-ı billûr ve necef ve moranlar ile müzeyyen olmuş bir câmi‘-i rûşen-âbâddır. Evkâfı kavî olmağıla bunda olan halıçalar bir câmi‘de yokdur. Ve her şeb yedi bin kanâdiller ile çerâğân olur câmi‘-i münevverdir ve şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. Zirâ yetmiş yerde cemî‘î ulûm-ı kesîre dersi‘âmları vardır kim iki bin talebe derse meşgullerdir. Ve bu câmi‘in bir yan kapudan bir yan kapusuna varınca tûlu üç yüz elli ayakdır ve kıble kapusundan mihrâba varınca yüz seksen ayakdır. Üç kapusu var, sol cânibde Hünkâr mahfili kapusu, mahfil-i sultânî tahtânîdir ve Kıble kapusu ve sağ tarafda Mahkeme kapusu ve Kıble kapusu tarafında taşra soffası vardır, ammâ gayrı câmi‘ler gibi harem-i kebîri yokdur. Bir küçük haremdir. Ortasında Şeyhülislâm Azîz Efendi bir âbdesthâne havzı ve muslukları binâ etmiş. Ve bu câmi‘in yemîn [u] yesârında iki kalın tula minâre-i âlîleri var kim eflâke ser çekmişdir. Mahkeme tarafındaki minârenin kadehinde üstâd-ı mi‘mâr bir şâzirvan kadehi îcâd edüp âb-ı zülâlin tâ Keşîş Dağı'ndan uçurup hakkâ ki kemâl-i ma‘rifet ızhar etmişdir. Ammâ şimdiki hâlde mürûr-ı eyyâm ile su yolları bozulup fıskıyye mu‘attal olmuşdur, ammâ kaçan kim bârân-ı rahmet bu şehr üzre nâzil oldukda bu minârenin şerîfesinde cem‘ olan matar-ı rahmet bu mezkûr şâzirvân kadehine cem‘ olup cemî‘î hûş [u] tuyûr-ı vahşîler ol bârân-ı rahmetden nûş edüp def‘-i atşân ederler. Hulâsa-i kelâm bu şehr içre böyle rûhâniyyetli câmi‘ yokdur. Bursa şehrinin gûyâ Ayasofyası'dır. Ve şehrin güzîde yerinde olmağıla cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir kim arâzî-i ma‘mûrede bu câmi‘in nazîri yokdur. İbn-i âdem bu câmi‘in vaz‘-ı esâsı ta‘rîf ve tavsîfinde âciz ü kâsırdır. Bu câmi‘, cümle câmi‘lerden kebîr olmağıla ibtidâ bu ibâdethâne tahrîr olundu. Ammâ ibtidâ Bursa fethinde binâ olunan yukaru ve iç kal‘ada
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223b–224a ·
metinde göster ·
var; {Kıbleye nâzır alçak köprüde Karanlık kapu ve kal‘aya nâzır Ma‘denus kapus …
Ammâ üç kapusu var; {Kıbleye nâzır alçak köprüde Karanlık kapu ve kal‘aya nâzır Ma‘denus kapusu, Bâyezîd Hân Köprüsü yoludur, Merzifon ve Gergera[n] kasabası ve Lâdik ve Varay ve cânib-i garba Meydân kapusu tahta cisr-i azîme karşı şehre Gök Medrese'ye geçer ve cânib-i şarka Bâb-ı Serkiz ve Zeytûnâbâd, kabr-i Elvân Çelebi ve Amasiyye tahta cisri karşu şehirde Garîbler câmi‘ine geçerler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280b ·
metinde göster ·
… ış adım şekl-i müseddes kal‘a-i atîk olup câ-be-câ yerleri rahneli olmuş, cümle
üç kapusu
var, şarka ve garba (---)(---) ve cenûb tarafına Ilıca kapusu kal‘a içinde üç …
İbtidâ bânîsi kayser-i Rûmdur. Ba‘dehû sene 476 târîhinde Âl-i Dânişmendiyân'dan Sultân Melik Gâzî ceng-i azîm ile Rûm keferesi destinden kuvvet-i bâzûsıyla feth edüp ibtidâ taht-ı Âl-i Dânişmendiyye olan dârü'l-ikbâl bu kal‘adır. 283a Andan kal‘a-i Amasiyye'dir. Bu iki kal‘aya Âl-i Selçûkiyân tama‘ edüp niçe kerre muhâsara edüp fethi mümkün olmayup bî-feth hâ‘ib ü hâsır rücû‘ etdiler. Bu Niksâr'ın galat-ı sahîhi "Nîk-hisâr"dır. Ya‘nî "iyi hisâr" demekdir. Elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olup tahfîf-i kelâm ile Niksâr derler. Kal‘ası bir yalçın kayalı yerde kâr-ı sengîn, bünyâd-ı şeddâdî ve metîn kal‘a-i kadîmdir. Dâiren-mâdâr cirmi beş bin altmış adım şekl-i müseddes kal‘a-i atîk olup câ-be-câ yerleri rahneli olmuş, cümle üç kapusu var, şarka ve garba (---)(---) ve cenûb tarafına Ilıca kapusu kal‘a içinde üç yüz hâne ve anbârlar ve cebehâne ve bir kilisadan vely olunmuş bir câmi‘i var. Dizdârı ve neferât bu kal‘ada sâkindir. İç il olmağıla neferâtları kıllet üzredir, ammâ celâlî ve cemâlî havfinden dâ’imâ bâb-ı kal‘ada nigâhbânlık ederler. {Ve kapu üzre zamân-ı kadîm pehlivânlarının gürzleri ve gayrı âlât-ı silâhları maslûbdurur}. Ammâ aşağı varoş rıbât-ı şehr-i mu‘azzamdır. Lâkin bir teng ü târ sokakları vardır. Eniş ve yokuş olmağıla ve zıyyık olmağıla at ile çârsû içre güç ile güzer ederler. Araba hod ola, bi't-tarîk çârsûsuna girmek ihtimâli yokdur. Bu şehr, Sivâs eyâletinde paşanın hâss-ı hümâyûnundan olup yedi kîse muhâsebeli subaşılıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ve on bir nâhiyesi vardır. Evvelâ nâhiye-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 282b–283a ·
metinde göster ·
… afı handakları derin değildir ve cirmi dâiren-mâdâr kâmil sekiz bin adımdır. Ve
üç kapusu
vardır. Cânib-i garba Azerbaycân kapusu, handak üzre cisrden ubûr olunur, iki k …
Der-beyân-ı eşkâl [u] ecrâm-ı kal‘a-i Erzurûm: Mezkûr bayır üzre şekl-i murabba‘ küfegi taşlı dâiren-mâdâr iki kat hisâr-ı üstüvârdır kim iki haytın mâbeyni yetmiş adımdır. Hisârîçe derler ve dâiren-mâdâr handakı vardır. Seksen adım enli ve yigirmi zirâ‘ umkı vardır, ammâ Gürcî kapusu ve Azerbaycân kapusu tarafı handakları derin değildir ve cirmi dâiren-mâdâr kâmil sekiz bin adımdır. Ve üç kapusu vardır. Cânib-i garba Azerbaycân kapusu, handak üzre cisrden ubûr olunur, iki kat demir kapudur. Biri dahi cânib-i şarka yine handak üzre cisrile geçilir iki kat demir kapudur. Bu iki kapu arasında Revân'ı feth eden on pâre balyemezler var. Bir kapu dahi cânib-i şimâle nâzır yine handakdan cisr ile güzer olunur Gürcî kapusu dahi iki katdır. Lâkin Tebriz kapusu tarafında evce ser çekmiş iç kal‘aya muttasıl olmağıla {iç} kal‘a dîvârı bir katdır, ammâ gâyet metîn u müstahkemdir. Ve kirpi-misâl topları çokdur. Cümlesi Darağacı mahallesine ve Gümüşlükünbet tarafına nâzır toplardır. Gâyet havâlesiz iç kal‘adır. Taşra kal‘aya havâle, eflâke ser çekmiş bir tula minâre gibi kulle-i âlîsi var. Kesik kulle nâmıyla şöhre-i şehr olmuş, üstü bir tahta örtülü kasr-ı âlîdir. On aded surâhî ve ser-âmed topları var kim kal‘anın cânib-i erba‘asındaki sahrâlarda kuş uçurmaz, âdemi hod ola, bi't-tarîk gezdirmez. Zîrâ gâyet bâlâ kulle-i ser-âmeddir. Kaddi yüz zirâ’dır, derler. Bu iç kal‘a dîvârının kaddi altmış zirâ‘ âlîdir. Gayrı dîvârları kırkar ellişer zirâ‘ bâlâdır ve dâiren-mâdâr kal‘anın iki katına iki yüz on kulle-i metîn ve iki bin seksen bedendir. Ve cümle kurşum mazgallı beden-i dendânlardır. Ve bu kal‘ada cümle bin yedi yüz hânedir. Cümle toprak örtülü tarz-ı kadîm evler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286b ·
metinde göster ·
Derûn-ı kal‘ada ancak hâk-ı pâk ile sütür olmuş yetmiş aded hâne-i atîkler vardır. Ancak bir Haydar Şâh Câmi‘i var, minâresi yokdur. Bu kal‘ada hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan nişân yokdur. Lâkîn deryâ kenârında rıbât-ı azîminde bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘li ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı şâhîli şehr-i ma‘mûrdur kim cânib-i sülâsî sûr-ı kavî ile mebnîdir. Üç kapusu vardır, cânib-i şimâle Gîlân kapusu, cânib-i kıbleye Bâbü'l-ebvâb kal‘ası kapusu, cânib-i garba leb-i deryâda Limân kapusu. Ve bu rıbât içre yedi pes-pâye minâreler zâhirdir kim isimleri ma‘lûmım değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314a ·
metinde göster ·
… tarafdan havâlesi yokdur. Cümle iki kat, yetmiş kulleli kal‘a-i ferah-âbâddır.
Üç kapusu
vardır, biri cânib-i (---)(---). Âsitâne tarafından bir oda cebecileri var. Bu …
Evsâf-ı kal‘a-i Gürcîstân-ı Kara Ardahân: Çıldır eyâletinde Selîm Hân-ı Evvel sene (---) târîhinde feth edüp sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı 300.000 akçedir. Sancağında ze‘âmet 8 ve timar 87, alaybeğisi ve çeribaşısı ve dizdârı ve iki yüz kal‘a neferâtı var. Beğinin cebelüleriyle cümle bin mikdârı asker olur. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ-yı nâgehânîdir. Ve cümle (---) aded nâhiye add olunur. Nakîbü'l-eşrâfı yokdur. Müftîsi Ahıska'dadır. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâber kal‘a-i ra‘nâdır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve aslâ bir tarafdan havâlesi yokdur. Cümle iki kat, yetmiş kulleli kal‘a-i ferah-âbâddır. Üç kapusu vardır, biri cânib-i (---)(---). Âsitâne tarafından bir oda cebecileri var. Bu şehr içre Kaya Paşa hânedânı meşhûrdur. (---)322b Bu şehrin zeylinden (---) çayı cereyân edüp cânib-i şarkda nehr-i azîm Araz'a mahlût [olur]. Bu şehrin cümle (---) aded toprak ile örtülü hâne-i kadîmleri vardır ve cümle mihrâbdır. (---) câmi‘dir. Evvelâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 322a–322b ·
metinde göster ·
… âr cirmi (---)(---) adımdır. Bunun dahi burc [u] bârûları metîndir. Bu varoşun
üç kapusu
vardır. Beğ kapusu Bağdâd tarafına cânib-i şarka ve bâb-ı Samsad garba mekşûfdu …
Şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i kadîmdir. Her taşı fil-i Mahmûdî cüssesindedir. İç kal‘anın zeyline vâki‘ omuşdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Bunun dahi burc [u] bârûları metîndir. Bu varoşun üç kapusu vardır. Beğ kapusu Bağdâd tarafına cânib-i şarka ve bâb-ı Samsad garba mekşûfdur. Ve bâb-ı Harrân canib-i garba nâzırdır, ammâ yukaru kal‘a gibi kaya üzre âlî değildir. Alçakda vâki‘ olup kal‘a-i vâsi‘dir. Bu kal‘a-i Urfa nehr-i Furât-ı azîmin cânibi şarkîsinde bir konak ba‘îd Tasdîr Dağları içre vâki‘ olup ziyâde şimâl cânibine meyyâldir. Ve Kal‘atü'r-Rûm'a bir konak karîbdir. Ve yolları Ekrâd tâ’ifesinden mahûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55b ·
metinde göster ·
… ilinde mecma‘u'l-irfân kân-ı a‘yân mahallinde binâ olunmuş bir câmi‘-i azîmdir.
Üç kapusu
var, iki yan kapu ve bir kıble kapusu var. Kıble kapusundan ta mihrâba varınca …
Sitâyiş-i câmi-i Mehemmed Hân-ı Evvel İbn Yıldırım Bâyezîd Hân, ya‘nî Ulucâmi‘: İbtidâ esâsı Mûsâ Çelebi b. Yıldırım Hân'dır. Ba‘dehû Mûsâ Çelebi'yi, Çelebi Sultân Mehemmed itmâm etdi. Şehr-i Edirne'nin tâ ayne'l-fi‘ilinde mecma‘u'l-irfân kân-ı a‘yân mahallinde binâ olunmuş bir câmi‘-i azîmdir. Üç kapusu var, iki yan kapu ve bir kıble kapusu var. Kıble kapusundan ta mihrâba varınca tûlan yüz seksen ayakdır ve arzen yüz seksen beş ayakdır. Lâkin kâr-ı kadîm üzere mebnîdir. Derûn-ı câmi‘de doğramalı kârgîr sütûn üzere nüh tâk-i Kisrâ üzre yine tokuz kubbe-i ibret-nümûndur. Derûn-ı câmi‘de eyle zîb u ziynet âvîze-i meslûbat [u] masnû‘âtlar yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 151b ·
metinde göster ·
… ûn sütûnlar ile mebnî olup üzerleri musanna‘ kıbâb-ı nîlgûnlardır. Ve hareminin
üç kapusu
vardır. Fakîr bu câmi‘i seyr ederken mü’ezzin ezân okurken "Eşhedü enne Muhamme …
Haremi etrâfı gûnâ-gûn sütûnlar ile mebnî olup üzerleri musanna‘ kıbâb-ı nîlgûnlardır. Ve hareminin üç kapusu vardır. Fakîr bu câmi‘i seyr ederken mü’ezzin ezân okurken "Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah"dan sonra "Alîyyün veliyyullah, Alîyyün veliyyullah" dedi ve ba‘de'l-ezân "Yâ düşmenân-ı Alî-râ ve şehîdân-ı Kerbelâ-yı dilîrâ" deyü efsâneler idem derken bizi görüp dem-beste oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 294b ·
metinde göster ·
… mîki vardır. Dâ’iren-mâdâr yedi bin adımdır. Ve kırk bir metîn ebrâcları var ve
üç kapusu
var. Cânib-i garba Harîr kapusu, zîrâ Kürdistân'ın Harîr dağları ol tarafdadır …
Rûmiyye deryâsının kıblesi tarafında hayli 298b mesâfe-i ba‘îdede bir sahrâ-yı azîmde vâki‘ olmuş şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng beyâz bir kal‘a-i mümtâzdır. Bir düz yerde vâki‘ olmağile handak-i amîki vardır. Dâ’iren-mâdâr yedi bin adımdır. Ve kırk bir metîn ebrâcları var ve üç kapusu var. Cânib-i garba Harîr kapusu, zîrâ Kürdistân'ın Harîr dağları ol tarafdadır ve cânib-i şimâle Rûmiyye kapusu ve cânib-i cenûba Erdebil kapusu. Şehr içre cümle bin aded bihter hâneleri vardır. Heme türâb-ı pâk ile mestûr tahtânî ve fevkânî hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 298a–298b ·
metinde göster ·
cânib-i kıbleye mekşûf u cânib-i garba Tesûy kapusu meftûhdur ve taraf-ı şarka …
Ammâ kal‘a-i Salmas kuyuları başka sulardır. Derûn-ı kal‘ada üç yüz aded hânedir. Bir câmi‘i var, gayrı eser-i binâ yokdur. Ve dîvârı çim ve seng-i ferahdır ve amîk handakı vardır. Ve dıraht-ı pülli vardır. Ve hân sarâyı kal‘ada ve taşra varoşunda dahi vardır. Hânı iki bin askere mâlikdir ve Tebrîz eyâleti hükmündedir. Kal‘ada beş yüz dizçöken nökerâtları vardır. Kadı ve müftî ve daroğa ve münşî ve kelenteri ve yasavul ağası ve şâhbenderi ve mihmândârı vardır. Ekseriyyâ halkı esb-süvârdır. Ve kurâları halkı sünnîler mezheb-i nihânî ve pinhânîdir. Ve cümle ünâsı tüccârân-ı sevdâgerân u züvvârândır. Ammâ taşra rabâtı etrâfında sûru yokdur, ammâ cânib-i erba‘ası handak kesilmişdir. Ve üç kapusu cânib-i kıbleye mekşûf u cânib-i garba Tesûy kapusu meftûhdur ve taraf-ı şarka Tebrîz kapusu manzûrdur. Bu rıbatın etrâfı yedi bin hatvedir. Bu cirmde olan şehr içre cümle üç bin hâne türâb ile mestûr ve üç aded câmi‘i ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300b ·
metinde göster ·
var. İkisi nehr-i Turla'ya nâzır küçük kapulardır. Biri maşrık tarafına varoşa …
Ve üç kapusu var. İkisi nehr-i Turla'ya nâzır küçük kapulardır. Biri maşrık tarafına varoşa mekşûf gâyet işlek üç kat metîn demir kapulardır. Bu büyük kapu arasında kal‘ayı feth eden içine iki âdem sığar kırkar karış serâmed toplar var kim Âl-i Osmâniyân'ın bir serhaddinde misli yokdur. Meğer nazîri kal‘a-i Rodos'da yâhûd Akdeniz'in Boğazhisârları'nda ola, ammâ hâlâ bu top-ı kûpun biri doludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
… ldâr içre şekl-i mukavves, ya‘nî yay gibi şeddadî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim
üç kapusu
var. İç hisâra girmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handa …
Bu mahalde Leh kralından yedi araba yalı ağasına hedâyâ ve yüz araba me’kûlât [u] meşrûbât gelüp hakîre dahi "El-hedâyâ tüşterek" deyüp hissemiz değdi. Hattâ bu mahalde Krakov Hâkimi Varşalka Kral cânibinden otuz bin müsellâh ve mükemmel Krakov askeri imdâd gelüp cümle küffâr başka konup bizim Tatar askeri başka konmağa başlayup cânib [u] etrâfımıza kolcular kurduk. Ve bu mahalde Nûreddîn Sultân'ın kal‘a-i Omân'a geldüğü ve Kırım ağzında Or ağası Karaş Biy kal‘a-i Praslov'a gelüp kırk bin Kardaş Kazak ile bile geleceği haberi mektûblar geldi. Biz dahi üç gün kal‘a-i Izbaraş altında meks edüp kal‘ayı seyr [ü] temâşâ etdik. Taşsız bir sahrâ-yı mahsûldâr içre şekl-i mukavves, ya‘nî yay gibi şeddadî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim üç kapusu var. İç hisâra girmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handakı alçakdır, ammâ pâkdir ve içi batakdır. Cebehânesi ve mefret topları vardır kim birer birer temâşâ etdik, mâni‘ olmadılar, ammâ Kazakların temâşâ etdiklerine Leh askeri rızâ vermezler idi. Ve gâyet musanna‘ kârgîr binâ sarâyları var, lâkin cümle şindire tahta örtülüdür ve bunun kapudan hatmanı yalı ağasına kal‘a hâricinde ziyâfetler edüp vâfir hedâyâlar ile yigirmi aded pâk Macar esîrleri verdi. Andan üçüncü günde cümle Leh askeri ve bizim Tatar askeri kalkup poyraz cânibine düz ormanlık içre gidüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
… yigirmi adım enli dîvârdır ve yedi köşe ve yedi bin adım cirmi vardır. Ve cümle
üç kapusu
var. İçinde ancak bir azîm manastırı var, gûyâ iç kal‘adır. Ve cümle bin aded d …
Bânîsi (---) sebeb-i tesmiyesi (---). Bu kal‘a Krakov hâkinde vâki‘ olmuşdur, ammâ evvel ve âhir Leh kralı hükmündedir, lâkin sene 1054 târîhinde İslâm Giray Hân asrında Kardaş Kazak bu kal‘ayı hân kuvvetiyle alup yine Leh kralına vermişdir. Kal‘ası bir düz sahrâda çit ve ağaç palanka kal‘a-i metîndir kim içi rıhtım dolma yigirmi adım enli dîvârdır ve yedi köşe ve yedi bin adım cirmi vardır. Ve cümle üç kapusu var. İçinde ancak bir azîm manastırı var, gûyâ iç kal‘adır. Ve cümle bin aded dükkânları var ve taşrasında bâğçeli bir varoş-ı azîmi etrâfı dâ’iren-mâdâr handakdır. Andan kal‘a-i Gürlev altından kalkup yine cânib-i şimâle bir konak düzde ormanlık içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
dahi üç tarafa nâzır metîn kapulardır. Bu kal‘a havâleli ve metîn olmamağile ve …
Ve kıble cânibine varoş kapusu var. Üç kapusu dahi üç tarafa nâzır metîn kapulardır. Bu kal‘a havâleli ve metîn olmamağile ve cümle halkı ankâ bâzergân olmağile havflarından itâ‘at edüp bir oda yeniçeriler ile Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Beğ yasakçı konulup bu kal‘ayı hıfz [u] hırâset edüp ıhrâk-ı nâr olunmadı. Ve iki gün meks olunup bey‘ [u] şirâlar olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
var, ikisi nehr-i Tuna kenârında cânib-i şarka açılır ve ahâlî-i kal‘a bu kapul …
Ve cümle üç kapusu var, ikisi nehr-i Tuna kenârında cânib-i şarka açılır ve ahâlî-i kal‘a bu kapulardan su alup, iskeledir kim gemiler yanaşır. Ve biri büyük kapudur kim cânib-i cenûbda taşra varoşa açılır. Bu kapular önünde handaklar üzre zincîrli asma cisirleri başında lonca kasırları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72a ·
metinde göster ·
var, biri kıble kapusudur kim bu dahi ta‘rîf ü tavsîfden ârî etrâfı kemerli cüm …
Ammâ bu manastırın üç kapusu var, biri kıble kapusudur kim bu dahi ta‘rîf ü tavsîfden ârî etrâfı kemerli cümle burma burma zıh zıh mermerden oyulmuş mukarnas u fürüşler ve meydineler ve sihr-i‘câz tasarruflu bâb-ı âlîdir. Ve kanatlarında olan sihr-âsâr hurde kâr-ı sadefkârîler bir diyârda yokdur. Ve sol tarafındaki bâb-ı musanna‘ hem-çünân bâb-ı râhibândır. Ve sağ tarafdaki bâb cânib-i cenûba mekşûf olup Kral sarâyı yoluna nâzırdır, ammâ bu kapunun sağ tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 61a ·
metinde göster ·
vardır. İkisi yan kapulardır. Biri kıble kapusudur. Bu bâb-ı âlîlerin üstlerind …
Ve bu câmi‘in üç kapusu vardır. İkisi yan kapulardır. Biri kıble kapusudur. Bu bâb-ı âlîlerin üstlerinde kurşum ile mestûr haşeb binâ-yı münakkaş (...) vardır, ammâ kıble kapusu üzre kurşum örtülü kubbenin altında câmi‘ kapusunun mermer kemerlerinde olan zıhlar ve girihler ve islimîler ve kat-ender-kat hurdegîr ve musanna‘ (Freng) Freng-pesend hayâl-fikr mermer-bürlük ma‘rifetlerinin misli rûy-ı arzda yokdur. Meğer Atina vilâyetinde yâhûd misli meğer şehr-i Sivas'da Gökmedrese kapusunda ola. Ammâ bu Girid'de Hünkâr câmi‘i kapusuna im‘ân-ı nazar ile nigerân eden erbâb-ı ma‘ârif bilir kim ne gûne musanna‘ nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn bâb-ı mu‘allâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a ·
metinde göster ·
… mde bir sa‘b ve metîn ve müstahkem kal‘a imiş. Cirmi iki bin üç yüz adımdır. Ve
üç kapusu
vardır.
Eşkâl-i kal‘ası: Bir püşte tell-i bâlânın tahtında bir vâsi‘ dereli fezâ arasında şekl-i muhammesden tûlânî bir seng binâ-yı Şeddâdî kal‘a-i Âdî'dir kim İskender-i Yûnân'dan berü köhne binâ olup niçe yerleri rahnedâr olup içinde deyyâr bir dâr-ı diyâr olmayup ancak kış günleri koyunlar ve keçiler ile kefere çobanlar sâkin olurlar. Zamân-ı kadîmde bir sa‘b ve metîn ve müstahkem kal‘a imiş. Cirmi iki bin üç yüz adımdır. Ve üç kapusu vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 374b ·
metinde göster ·
… ndi câmi‘i: Aşağı kal‘a kapusu önünde üç mihrâblı ve tahtânî câmi‘i kadîmdir ve
üç kapusu
vardır. Orta kapu üzre tahrîr olunan târîhdir:
Ve Monlâ Ya‘kûb Efendi câmi‘i: Aşağı kal‘a kapusu önünde üç mihrâblı ve tahtânî câmi‘i kadîmdir ve üç kapusu vardır. Orta kapu üzre tahrîr olunan târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y46a ·
metinde göster ·
var. Sol tarafdaki kapudan hareme on beş kademe taş nerdübân-ı âlî ile urûc olu …
Ve bu haremin üç kapusu var. Sol tarafdaki kapudan hareme on beş kademe taş nerdübân-ı âlî ile urûc olunur. Ve bu bâb-ı sa‘âdetin atebe-i ulyâsı üzre beyâz mermer kitâbeler içre celî hat ile bu âyet-i şerîf yazılmışdır: Âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69a ·
metinde göster ·
cenûb tarafına Gödibiz kapusu iki yanlarında tılısımât tasvîrleri vardır ki her …
Ve üç kapusu cenûb tarafına Gödibiz kapusu iki yanlarında tılısımât tasvîrleri vardır ki her bir arslan ve kaplan ve ejderhâ sûretlerin âdem gördükde dehşet hâsıl olur. Ve bir doğan sûreti var, şikârı üzre konmuşdur, gûyâ ki zî-rûhdur. Bu âsâr-ı acîbe ve garîbelerin cümlesi mermer taştan inşâ olunup mezbûr kapunun iki cânibinde dururlar. Ve bunun emsâli niçe ibret-nümâ şeyler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y152b ·
metinde göster ·
… 608 adımdır. Ve serâpâ kal‘a bedenleri gibi bedenleri vardır. Ve kıbleye nâzır
üç kapusu
vardır. Ammâ minâreleri yokdur. Ve mihrâb tarafında cümle on dörd kubbe-i âlîle …
Niçe mülûklar dahi ta‘mîr [ü] termîmine bezl-i himmet ederek bu sahrâ-yı Arafât'ın cânib-i cenûbîsinde çâr-kûşe kal‘a-misâl bir kârgîr binâ bir câmi‘-i zîbâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi 608 adımdır. Ve serâpâ kal‘a bedenleri gibi bedenleri vardır. Ve kıbleye nâzır üç kapusu vardır. Ammâ minâreleri yokdur. Ve mihrâb tarafında cümle on dörd kubbe-i âlîlerdir. Ve cümle (---) amelî pâyeler üzre mebnîdir. Bu kubbeler cânibinin arzı yüz yetmiş adımdır. Serâpâ sâ‘at kumu-misâl ince rimâl döşelidir. Gayri câmi‘ler gibi ibrîşim hâlîçe ve âvîzeler ile müzeyyen değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321a ·
metinde göster ·
var, biri cânib-i garba iki kulle mâbeyninde iki kat demir kapulardır. Ve bu ka …
Ve üç kapusu var, biri cânib-i garba iki kulle mâbeyninde iki kat demir kapulardır. Ve bu kapuların iç yüzünde otuzar karış uzun demir toplar vardır. Bir top dahi arabacılar kârhânesi dibindedir. Ve darbhâneye muttasıl iki kol Gavrî çeşmesi var. Cümle kal‘a halkı bu çeşmeye muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y78a ·
metinde göster ·
… n şehir havâlesi tarafı dahi başka bir bölme hisârdır. Üç [beş!] kapusu vardır.
Üç kapusu
sâkıyeler altındadır, bir kapusu şâtırlar konağı altındadır, bir kapusu şehir h …
Ve Sarây meydânının şehir havâlesi tarafı dahi başka bir bölme hisârdır. Üç [beş!] kapusu vardır. Üç kapusu sâkıyeler altındadır, bir kapusu şâtırlar konağı altındadır, bir kapusu şehir havâlesinin konağı altındadır. Bu beş kapu mükellef ü metîn zencîr çekilmiş demir kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y81a ·
metinde göster ·
var; biri paşa içerisine, biri aşağı havlıya yigirmi kademe taş nerdübân ile en …
Ve üç kapusu var; biri paşa içerisine, biri aşağı havlıya yigirmi kademe taş nerdübân ile enilir. Ve biri mezkûr olan müsâfirhâneye gider, andan dahi aşağa taş nerdübân ile enilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y83a ·
metinde göster ·
var, ammâ cemâ‘ati azdır. Mihrâb kubbesi kurşum örtülüdür. Mısır içinde bunun i …
Ve bu câmi‘in üç kapusu var, ammâ cemâ‘ati azdır. Mihrâb kubbesi kurşum örtülüdür. Mısır içinde bunun ile üç kurşum örtülü kubbe vardır, anlardan gayrı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y93a ·
metinde göster ·
vardır, iki yan kapu, biri kıble kapusudur. Sahâbe-i kirâmdan Şeyh Sârî hazretl …
Bu haremin üç kapusu vardır, iki yan kapu, biri kıble kapusudur. Sahâbe-i kirâmdan Şeyh Sârî hazretleri anda bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Ol Sâriye'dir kim Hazret[-i Ömer] hilâfetinde bu Sârî hazretlerin Acem diyârında Nihâvend şehrine serdâr edüp anlar Acem'de cengde iken Medîne-i münevverede Hazret-i Ömer cum‘a günü hutbe okurken kalb gözüyle görürler kim Acem'de Sârî hazretleri bozuluyor. Hazret-i Ömer hemân hutbe’i okurken;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y102a ·
metinde göster ·
… nin cânib-i erba‘asında cümle altmış sekiz amûd-ı gûnâ-gûn üzre köhne tavandır.
Üç kapusu
ve iki minâresi var. Kıble kapusunun iki cânibinde âdem kaddi bâlâda tahrîr olu …
Nîl kenârına karîb bir câmi‘-i garîbdir. Tûlen ve arzan yüz onar ayakdır. Ammâ kıble tarafı münhedim olup amûd-ı müntehâları yerde yatır. Hareminin cânib-i erba‘asında cümle altmış sekiz amûd-ı gûnâ-gûn üzre köhne tavandır. Üç kapusu ve iki minâresi var. Kıble kapusunun iki cânibinde âdem kaddi bâlâda tahrîr olunan târîh budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y142a ·
metinde göster ·
… ir. Kırk amûd-ı müntehâ üzre münakkaş tavandır. Ve bir minâresi var. Ve câmi‘in
üç kapusu
var. Ve hareminde iki hûrmâ ağacları var kim eyâlet-i Mısır'da nazîrleri yokdur …
Ulu Câmi‘: Cemâ‘at-ı kesîreye mâlikdir. Kırk amûd-ı müntehâ üzre münakkaş tavandır. Ve bir minâresi var. Ve câmi‘in üç kapusu var. Ve hareminde iki hûrmâ ağacları var kim eyâlet-i Mısır'da nazîrleri yokdur, gâyet mücessem ve âlî nahillerdir. Ba‘zı müsin kimesneler nakl etdiler kim bu hûrmâları Fir‘avn'dan evvel Delûke diküp sâyesinde dîvân edermiş, deyü nakl etdiler. Ve çârsû içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y283b ·
metinde göster ·
… tavandır. Ve sütûhu kireç ile sıvalıdır. Ve üç tabaka bir minâre-i serâmedi. Ve
üç kapusu
. Ve minberinin sağ tarafındaki bucakda çâr-gûşe bir beyâz mermer üzre celî hat …
Câmi‘ü'l-kebîr: şehrin cânib-i şarkîsinde yine şehre muttasıldır, ammâ cemâ‘ati azdır. Tûlen ve arzan ikişer yüz ayak câmi‘-i kebîrdir. Ve cümle elli sütûn-ı müntehâlar üzre tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir kemerler üzre tavandır. Ve sütûhu kireç ile sıvalıdır. Ve üç tabaka bir minâre-i serâmedi. Ve üç kapusu. Ve minberinin sağ tarafındaki bucakda çâr-gûşe bir beyâz mermer üzre celî hat ile böyle terkîm olunmuş:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y297a ·
metinde göster ·
… âklardır. Dahi mâ-fevkı münakkaş levha tavandır. Sutûhu kirec ile mestûrdur. Ve
üç kapusu
var, kıble kapusu dörder ayak nerdübân ile enilir ve yan kapuları dahi eyle nüz …
Câmi‘-i Emîr Âmir: Câmi‘-i kebîrdir ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik bir câmi‘-i kadîmdir. Tûlen ve arzan orta ayak mest ile kâmil yüzer ayak vâsi‘ câmi‘dir. Ve otuz iki mermer sütûnlar üzre tâklardır. Dahi mâ-fevkı münakkaş levha tavandır. Sutûhu kirec ile mestûrdur. Ve üç kapusu var, kıble kapusu dörder ayak nerdübân ile enilir ve yan kapuları dahi eyle nüzûl olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y305b ·
metinde göster ·
… gûnâ-gûnlar üzre kemerlerdir. Dahi fevkında levha tavandır, kubbe değildir. Ve
üç kapusu
var, iki yan kapular, biri kıble kapusu. Ve haremi ortasında iki hûrmâ ve bir n …
Câmi‘-i Merhûm: Câmi‘-i atîkdir. Cümle mevtâ salâtın anda edâ etdükleriyçün câmi‘-i Merhûm derler. Tûlen ve arzan yüzer ayak câmi‘dir. Ve otuz iki mevzûn sütûn-ı gûnâ-gûnlar üzre kemerlerdir. Dahi fevkında levha tavandır, kubbe değildir. Ve üç kapusu var, iki yan kapular, biri kıble kapusu. Ve haremi ortasında iki hûrmâ ve bir nâbıka dırahtı vardır. Ve bu dırahtların dibinde bir mâvî taşdan Hanefî musluğu var, mezheb-i Hanefî cemâ‘ati andan tecdîd-i vuzû‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y306a ·
metinde göster ·
… bân ile çıkılır ve on aded sütûnlar üzre münakkaş tavandır. Ve minberi ağacdır.
Üç kapusu
ve bir alçak minâresi var. Haremsiz bir câmi‘dir. A‘râkî hazretleri mihrâbın so …
Câmi-i [A]‘râkî: Beş kademe taş nerdübân ile çıkılır ve on aded sütûnlar üzre münakkaş tavandır. Ve minberi ağacdır. Üç kapusu ve bir alçak minâresi var. Haremsiz bir câmi‘dir. A‘râkî hazretleri mihrâbın solunda medfûndur, kuddise sırruh. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y334a ·
metinde göster ·
… hutbedir. İskelesindeki câmi‘i fevkânîdir. On dörd sütûn üzre levha tavandır ve
üç kapusu
ve bir meksûr u münhedim minâresi. Ve bir hânı ve bir hammâmı ve altı kahvesi v …
Garbiyye'de Mahalletü'l-Kebîr iskelesidir. Garbiyye zabtında sâhil-i Nîl'de bin üç yüz hâneli iltizâm bir şîrîn ü müzeyyen kasabadır. Ammâ zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş, Câlût kavminin âsâr-ı binâları zâhirdir. Ve yüz elli akçe kazâdır, Mahalle-i Kebîr kadısına arpalık sadaka olunup nâ’ibi hükm edüp senevî beş kîse hâsıl eder. Nâhiye kurâları kırk yedi ma‘mûr u mutî‘ beledleri vardır. şehrinde altı aded mihrâb ve üçü hutbedir. İskelesindeki câmi‘i fevkânîdir. On dörd sütûn üzre levha tavandır ve üç kapusu ve bir meksûr u münhedim minâresi. Ve bir hânı ve bir hammâmı ve altı kahvesi ve elli aded dükkânları var. Ve yedi sebîli ve on iki mektebi ve Nîl kenârında bir teferrücgâh mahkemesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y355b ·
metinde göster ·
… ar üzre binâ olunmuş bir câmi‘-i fevkânîdir. On iki kademe nerdübân ile çıkılır
üç kapusu
var, biri kıble dîvârında Beğ sarâyı yoluna mekşûfdur, biri şâfi‘î havzuna meft …
Câmi‘-i Bali Beğ: Nîl kenârında olmak ile dörd amûd-ı müntehâsı Nîl içinde olup ol sütûnlar üzre binâ olunmuş bir câmi‘-i fevkânîdir. On iki kademe nerdübân ile çıkılır üç kapusu var, biri kıble dîvârında Beğ sarâyı yoluna mekşûfdur, biri şâfi‘î havzuna meftûhdur, biri nev-binâ çârsû içine açılır. Câmi‘i içinde amûdlar yokdur, dörd kemer üzre münakkaş u müzehheb tavandır kim kalem mûyın çekmede zamâne nakkâşları âcizdir. Bu câmi‘ fevkânî olmağile altında altı aded dükkânları vardır. Ve üç tabaka bir minâre-i mevzûnu var. Ve minberi kapusu üzre celî hat ile Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur. Andan Nîl kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356b ·
metinde göster ·
var, bir kıble kapusu çârsûya nâzır ve iki yan kapu dahi çârsûya mekşûf. Ve sol …
Câmi‘-i Hâce Attâr: Otuz üç sommâkî amûd-ı zî-kıymetler üzre nakş-ı bûkalemûn tavan-ı ibret-nümûndur. Mihrâbı hurde ruhâmdır ve minberi münakkaş haşebdir. Üç kapusu var, bir kıble kapusu çârsûya nâzır ve iki yan kapu dahi çârsûya mekşûf. Ve sol cânibinde üç tabaka bir minâre-i serâmedi var, tâ zirve-i a‘lâsında anıt kuşları âşiyân edüp yavrular çıkarır, temâşâdır. Ve yine çârsû içinde nev-binâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356b ·
metinde göster ·