… nin on sekizinci günü idi. Eyyâm-ı devleti, celâlî ve cemâlî ceng [ü] cidâli ve
Üstürgon
kal‘asının harb [ü] kıtâli ile güzer edüp bir ân râhat olmadılar. Niçe feth [u] …
Mevlûdları Ma‘nisa'da, cülûsları İslâmbol'da sene (---) Receb'inin on sekizinci günü idi. Eyyâm-ı devleti, celâlî ve cemâlî ceng [ü] cidâli ve Üstürgon kal‘asının harb [ü] kıtâli ile güzer edüp bir ân râhat olmadılar. Niçe feth [u] fütûhlar edüp niçe bin hayrât [u] hasenâtlar etdüği bâlâda tahrîr olunup cümle vüzerâsı ve ulemâsıyla ale't-tafsîl terkîm olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 104a ·
metinde göster ·
… ahm ve Budin Kızılelmasında Makbûl İbrâhîm Paşa'nın câmi‘ etdiği deyr-i azîm ve
Üstürgon
deyri kubbesi ve Üstolni-Belgrad kubbesi ve Tarabefzûn'da ve Kostantiniyye'de S …
Ve bu şehirde bir deyr-i mu‘azzam var idi, gûyâ Ayasofya idi. Anda Andire Yoroz nâmında bıtrîk ü kıssîs papa ve ladika ve ruhbânlar var idi. Ol ser-çeşme-i palas pûşân-ı sâhib-i nâr-ı zünnâr Andire mel‘ûn ilm-i nücûmda yed-i tûlâ sâhibi olmağıla Hazret-i Resûl-i Hudâ, Muhammedü'l-Mustafâ'nın Mekke'de zuhûr edeceğin ve cemî‘i kamâme ve düyûr mutalsamâtların münhedim olacağın ta‘ayyün-i yevm, sâ‘at, derîce, dakîka ile demiş idi. Ve ol gün bu Avganda deyri yıkılır derken hikmet-i Hudâ Mekke'de Hazret-i Mustafâ vücûda geldikde Bağdâd'da tâk-i Kisrâ ve Irâk'da âteş-gede-i Nemrûd ve Ayasofya ve Kızılelma ve Kudüs'de kamâme ve Beytü'l-lahm ve Budin Kızılelmasında Makbûl İbrâhîm Paşa'nın câmi‘ etdiği deyr-i azîm ve Üstürgon deyri kubbesi ve Üstolni-Belgrad kubbesi ve Tarabefzûn'da ve Kostantiniyye'de Sarâyburnu'nda balık dalyanı tılsımâtları ve Mısır İskenderiyyesi'nde Âyine-i İskender ve Mısır'da Ehrâm dağları dibinde taşdan Ebü'l-hevl kellesi söylemez olup ve'l-hâsıl yedi bin aded tahrîr olunan kıbâb u âteş-gedeler cümle Hazret-i Risâlet rahm-i mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekede cümlesi kudûm-i Resûl edîm-i arza kadem basınca cümlesi münhedim olunca cemî‘i millet-i Mesîhiyye bildiler kim Muhammed-i Arabî rûy-ı arza kadem basdı. Hemân ol sâ‘at bu Zağra şehrindeki Avganda deyrinde olan mezkûr papas Andire Yoros "İşte bugün Muhammed dünyâya gelir" deyü müterakkib iken bir zelzele-i azîm zâhir olup deyr-i Avganda münhedim olup içinde Papa Andire mürd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 132a ·
metinde göster ·
… ddinde Belgrad'ın iç kal‘ası ve birisi yine ol serhadde Varadin kal‘ası ve biri
Üstürgon
ve biri buna karîb Vişegrad kal‘asıdır kim gayrı kaya üzre sarp kal‘alar yokdur …
Nehr-i Tuna kenârında böyle âlî serâmed kal‘anın biri dahi Nigebolı kal‘ası ve biri Budin serhaddinde Belgrad'ın iç kal‘ası ve birisi yine ol serhadde Varadin kal‘ası ve biri Üstürgon ve biri buna karîb Vişegrad kal‘asıdır kim gayrı kaya üzre sarp kal‘alar yokdur, lâkin bu Hırsova anlardan sarpdır, lâkin garîbdir. İç elde olmak ile iltifât olunmayup Melek Ahmed Paşa kadr [u] kıymetin bilüp amâr etdi, zîrâ karşu tarafı cümle Eflâk kâfiristânıdır. Andan aşağı karşusu Boğdan kâfiristânının Tomarova ve Kalas ve İbrâ’il {ve Maçin} kâfiristânlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 68b ·
metinde göster ·
… rus-ı menhûs olan kal‘a-i Peç'e andan kal‘a-i Pojon ve Yanık ve Komran ve bizim
Üstürgon
Vişegrad ve Vaç ve Peşte ve Budin ve Ösek ve Varadin ve Islankamin ve Zümon nâm …
Eyle bir arz-ı âlîye vâki‘ olmuş kim nehr-i Tuna ile nehr-i Sava bir yere cem‘ olduğu mahalde bir kayalı burun ucunda vâki‘dir. Nehr-i Sava cânib-i cenûbunda tâ Bosna ve {Hırvadistân ve Islovin} serhadlerinde Kırka sancağı ve Bihke sancağı ve Korpa sancağı ve Kosdaniçse ve Odvina ve Lika ve Çerniçse kal‘aları ve kâfirin Galya ve Dodoşka dağlarından ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu kefereleri vilâyetlerinin dağlarından nehr-i Sava cem‘ olup kal‘a-i Raça önünde {nehr-i Drin'e karışır, ammâ nehr-i Drin} yine Bosna serhadlerinde {Hersek sancağı dağlarında Çemerne dağından ve Zagor'dan ve Oluk dağlarından cem‘ olup şehr-i Foça içinde nehr-i Tihotine ile bir olup andan kasaba-i Ustikolona'ya ve Bosna Vişegrad'ı ve kasaba-i Sirebreniçse ve kasaba-i Valiva'ya ve niçe kurâ vü kasabâtlara uğrayup andan} kal‘a-i İzvornik önünden ve şehr-i Beline önünden cereyân eden nehr-i Drin bu nehr-i Sava'ya mahlût olup deryâ olarak kal‘a-i Böğürdelen'den ubûr edüp Belgrad'ın aşağı kal‘ası burnunda Sultân Süleymân kullesin döğerek nehr-i azîm Tuna'ya karışup mecma‘ü'l-bahreyn olup ikisi deryâ olur. Ve nehr-i Tuna dahi kal‘a-i Belgrad'ın cânib-i garbından cereyân edüp ibtidâ tulû‘ı Alman diyârında Alman dağlarından çıkup niçe kılâ‘lardan sonra pây-ı taht Ungurus-ı menhûs olan kal‘a-i Peç'e andan kal‘a-i Pojon ve Yanık ve Komran ve bizim Üstürgon Vişegrad ve Vaç ve Peşte ve Budin ve Ösek ve Varadin ve Islankamin ve Zümon nâmân kal‘aları önünden güzer edüp nehr-i Tuna mezkûr Belgrad dibinde nehr-i Sava'ya mahlût olur. şehr-i Belgrad'ın kal‘ası ve varoşu bu nehreyn-i azîmeynin burnunda bir püşte-i âlî üzre vâki‘ olmuş kal‘a-i zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… üşâverehâneleri ve Sarı Saltık vakfıdır. Bunu İslâm diyârına zamm etsek kal‘a-i
Üstürgon
gibi ve kal‘a-i Ustolni-Belgrad gibi herbâr küffâr-ı hâksâr gelüp sarılup 6b …
"Ma‘kûl, ma‘kûl müşâveredir. Ve bu kal‘a krallara mahsûs pây-i taht-ı kadîm kal‘alarıdır. Ve müşâverehâneleri ve Sarı Saltık vakfıdır. Bunu İslâm diyârına zamm etsek kal‘a-i Üstürgon gibi ve kal‘a-i Ustolni-Belgrad gibi herbâr küffâr-ı hâksâr gelüp sarılup 6b alır. Niçe kerre seferî derdlerin çekeriz. Câmi‘ ve mesâcid ve âsitân-ı Âl-i Osmân etmek mümkün, ammâ zaptı mümkün değildir" deyüp ferâğât edüp cemî‘i hâneleri ve kenîselerinden ve künûzlarından mâl-ı hazâyinlerin alup bir ânda böyle bir şehr-i ma‘mûr u müzeyyeni ıhrâk bi'n-nâr edüp ol kadar mâl-ı ganâ’im alındı kim vasfdan bîrûn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 6a–6b ·
metinde göster ·
Bir gün bu meks olunan bu kal‘a-i Kıhalom altında Budin ve
Üstürgon
ve Ustolni-Belgradı ve Şimatorna ve Kanije kal‘alarımızdan feryâdcılar eyle kan …
Bir gün bu meks olunan bu kal‘a-i Kıhalom altında Budin ve Üstürgon ve Ustolni-Belgradı ve Şimatorna ve Kanije kal‘alarımızdan feryâdcılar eyle kanlı mektûblar da tahrîr etmişler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·
ve Ustolni-Belgrad ile dörd aded Kızılelma kal‘aları dest-i Âl-i Osmân'dadır. İ …
Hamd-i Hudâ Budin ve Eğre ve Üstürgon ve Ustolni-Belgrad ile dörd aded Kızılelma kal‘aları dest-i Âl-i Osmân'dadır. İnşâallâhu Ta‘âlâ yakında ikisi dahi dest-i Âl-i Osmân'a gireceğin eş-Şeyh Hazret-i Muhyiddîni'l-Arabî işâret buyurmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74a ·
metinde göster ·
dest-i kâfirde imiş, ammâ Budin kralı Yanoş krala tâbi‘ imiş. Yine bu kadar mâl …
Gerçi ol zamân kal‘a-i Üstürgon dest-i kâfirde imiş, ammâ Budin kralı Yanoş krala tâbi‘ imiş. Yine bu kadar mâl-ı ganâ’imle guzât-ı müslimîn kal‘a-i Budin altına gelüp niçe bin üsâ[râ]lar ve mâl-ı firâvânlar ile ahâlî-i Budin'i ganîmet edüp vakt-i şitâ erişmeden cümle asâkir-i İslâm vatanlarına sâlimîn ü gânimîn revâne olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75b ·
metinde göster ·
… aç sancağı ve Segsâr sancağı ve Şimatorna sancağı ve Ustolni-Belgrad sancağı ve
Üstürgon
sancağı, ammâ Novigrad sancağı hâlâ Macar kâfirindedir, ammâ köyleri ve asâkirl …
Evvelâ nefs-i Budin sancağı, paşanın kendi tahtı sancağıdır. Sirem sancağı ve Semendire sancağı ve Mihaç sancağı ve Segsâr sancağı ve Şimatorna sancağı ve Ustolni-Belgrad sancağı ve Üstürgon sancağı, ammâ Novigrad sancağı hâlâ Macar kâfirindedir, ammâ köyleri ve asâkirleri dest-i Âl-i Osmân'dadır. Bu mezkûr sancaklardan dahi cümle on iki bin asker-i muvahhidîn-i pür-silâh her bâr âmâde olup ha denildiği zamân Budin imdâdına yetişirler. Kerrât ile bu guzât-ı müslimîn yedi kralları münhezim edüp kırmışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b ·
metinde göster ·
… a‘neti olup Nemse vilâyetiyle hem-civârdır. Cânib-i şimâlde iki konak yer bizim
Üstürgon
kal‘amız Tuna kenârında olup karşu tarafında Orta Macar ile hem-müşâdır. Ve sem …
Cânib-i şarkda Peşte'den Yanık kal‘asına varınca Budin hudûdudur kim tûlu kâmil şarkdan garba kırk yedi konakdır kim kal‘a-i Yanık Alaman'ın evvel hudûdudur. Cânib-i cenûbda yigirmi konak tâ nehr-i Sava'ya ve nehr-i Buna'ya varınca Bosna eyâletiyle hem-hudûddur. Ve taraf-ı cenûb-ı garbîde dörd konak yer Kanije kal‘ası kurbunda nehr-i Morava kenârında Zirinoğlu kâfiriyle hem-çetdir. Semt-i garbda bizim Polata ve Çavga kal‘alarımız kurbunda nehr-i Raba hudûd-ı Süleymân Hân la‘neti olup Nemse vilâyetiyle hem-civârdır. Cânib-i şimâlde iki konak yer bizim Üstürgon kal‘amız Tuna kenârında olup karşu tarafında Orta Macar ile hem-müşâdır. Ve semt-i poyraz Tuna aşrı üç konakda Eğre eyâleti ile hem-hudûddur. Ve cânib-i şarkda üç konak nehr-i Tise kenârında Segedin kal‘ası dibinde eyâlet-i Tımışvar ile hâk hâkedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79a ·
metinde göster ·
… dur. Hemân tedârik oldur kim yine Yanık sadâsıyla bu Budin'den kalkup iki günde
Üstürgon
sahrâsında meks edüp bir gece günde nehr-i Tuna üzre cisirler yapup cümle guzât …
"Vallâhi devletli vezîr, gele sözümüz dinleye. Birkaç yıldır küffâr havfe düşüp Yanık kal‘asın ol kadar sarp ve metîn ü müstahkem edüp sâ’ir kal‘alarından dörd yüz pâre top alup ve yigirmi bin Nemse tüfenglisi dahi kal‘a-i Yanığ'a koyup yetmiş bin gûne hîle ve şeytanat ile memlû bir kal‘a olduğundan mâ‘adâ siz sa‘âdetle Edirne'den üç ayda Budin'e gelince kâfir Yanık altında yedi yerde tabur-ı azîmler edüp iki kerre yüz bin kefere vü fecereler mevcûddur. Hemân tedârik oldur kim yine Yanık sadâsıyla bu Budin'den kalkup iki günde Üstürgon sahrâsında meks edüp bir gece günde nehr-i Tuna üzre cisirler yapup cümle guzât-ı müslimîn ile kal‘a-i Uyvar'a varup ibtidâ gazânızdır, inşâallâh suhûletle feth edersiz, ve illâ kal‘a-i Yanığ'a giderseniz askeri âteşe yakarsız, ba‘dehu hâ’ib ü hâsir beri yakaya çıkarsız. Hemân müşâvere re’y-i ahsen budur" deyüp Fâtiha tilâvet olunup nefîr-i rıhletler çalındı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
… eser-i binâları bir püşte-i âlî üzre âsâr-ı binâ-yı harâbesi nümâyân idi. Ammâ
Üstürgon
yoluna muhâlif olmağile Lala Paşa ol kal‘ayı bu sahrâ-yı çemenzârda inşâ etmişl …
Sene 950 târîhinde Lala Mustafâ Paşa binâsıdır. Mâtakaddem bu kal‘ayı kefere zamânı Osmânlı havfinden dağlar içinde binâ etmişler. Hâlâ eser-i binâları bir püşte-i âlî üzre âsâr-ı binâ-yı harâbesi nümâyân idi. Ammâ Üstürgon yoluna muhâlif olmağile Lala Paşa ol kal‘ayı bu sahrâ-yı çemenzârda inşâ etmişler, ammâ hakkâ ki mahallinde etmişler. Çâr-kûşe üç kat çit palanka hisâr-ı üstüvârdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Handakı toprakdan kesme hafr-i amîk ve arîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
… ı ra‘nâ etmeğe mübâşeret etdi. Ve hân kurbunda beş aded dükkânı var. Dizdârı ve
Üstürgon
kazâsı nâ’ibi ve cümle iki yüz aded gâzî kal‘a neferâtları var. Budin ile kal‘a …
Derûn-ı hisârda yüz mikdârı tahta örtülü neferât hâneleri var, ammâ gâyet daracıkdır. Süleymân Hân'ın bir câmi‘i var. Hammâmı yok, ammâ henüz Gürcî Mehemmed Paşa bir nev binâ bir hân-ı ra‘nâ etmeğe mübâşeret etdi. Ve hân kurbunda beş aded dükkânı var. Dizdârı ve Üstürgon kazâsı nâ’ibi ve cümle iki yüz aded gâzî kal‘a neferâtları var. Budin ile kal‘a-i Üstürgon mâbeyninde bu kal‘a bir cây-ı amândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
… zâsı nâ’ibi ve cümle iki yüz aded gâzî kal‘a neferâtları var. Budin ile kal‘a-i
Üstürgon
mâbeyninde bu kal‘a bir cây-ı amândır.
Derûn-ı hisârda yüz mikdârı tahta örtülü neferât hâneleri var, ammâ gâyet daracıkdır. Süleymân Hân'ın bir câmi‘i var. Hammâmı yok, ammâ henüz Gürcî Mehemmed Paşa bir nev binâ bir hân-ı ra‘nâ etmeğe mübâşeret etdi. Ve hân kurbunda beş aded dükkânı var. Dizdârı ve Üstürgon kazâsı nâ’ibi ve cümle iki yüz aded gâzî kal‘a neferâtları var. Budin ile kal‘a-i Üstürgon mâbeyninde bu kal‘a bir cây-ı amândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
… yeniçerilere serdâr Zağarcıbaşı İbrâhîm Ağa cümle on bin askerle gelüp kal‘a-i
Üstürgon
altında nehr-i Tuna üzre ale'l-acele cisir yapmağa emr-i pâdîşâhîler getirüp an …
Bu kal‘a-i Kızılhisâr'da nefîr-i rıhletler çalınup gidecek mahalde Budin tarafından Hısım Mehemmed Paşa ve Ohri paşası Sefer Paşa ve altı oda kapukulu ile yeniçerilere serdâr Zağarcıbaşı İbrâhîm Ağa cümle on bin askerle gelüp kal‘a-i Üstürgon altında nehr-i Tuna üzre ale'l-acele cisir yapmağa emr-i pâdîşâhîler getirüp andan 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
… bunda durmak ile Üstürgona ve Üsti gorona'dan galat-ı meşhûr kalup hâlâ kal‘a-i
Üstürgon
derler.
Ammâ lisân-ı Nemse'de ismi (---)(---) ve lisân-ı Macar'da nâmı (---)(---) ammâ kavm-i Ervâm Üstürgorna derler, zîrâ bir zamân tâc-ı İskender olan gorona bunda durmak ile Üstürgona ve Üsti gorona'dan galat-ı meşhûr kalup hâlâ kal‘a-i Üstürgon derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
irşeki gorona sâhibi papasın ma‘bedhânesi olup tahtgâh-ı Lagoş Kral olup cemî‘i …
Üçüncü tabakada bu Üstürgon irşeki gorona sâhibi papasın ma‘bedhânesi olup tahtgâh-ı Lagoş Kral olup cemî‘i krallar ve cemî‘i Macaristân ve Firengistân Nasârâları Üstürgon sâhibi olan irşek papası ziyârete gelüp niçe kral-ı bed-fi‘âller bu irşek papasa birer ikişer milyon akçe nezerât mâl getirirlerdi. Bu irşek dahi cemî‘i mâlı bu kal‘a-i Üstürgon'a sarf edüp cedd-i nâ-pâki olan Koca Mihadi Laslo Kral'ın binâ etdiği kal‘a-i Üstürgon'u ve iç kal‘ada olan Kızılelma deyrini ve nehr-i Tuna kenârında bir varoş-ı azîmini ol kadar amâr edüp ol kadar tezyîn etdi kim cemî‘i kâfiristândan her sene niçe yüz bin küffâr gelüp Kudüs-i Şerîf gibi bu Üstürgon'u ziyâret edüp irşek papasa nezerâtlar verirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
… ı Lagoş Kral olup cemî‘i krallar ve cemî‘i Macaristân ve Firengistân Nasârâları
Üstürgon
sâhibi olan irşek papası ziyârete gelüp niçe kral-ı bed-fi‘âller bu irşek papas …
Üçüncü tabakada bu Üstürgon irşeki gorona sâhibi papasın ma‘bedhânesi olup tahtgâh-ı Lagoş Kral olup cemî‘i krallar ve cemî‘i Macaristân ve Firengistân Nasârâları Üstürgon sâhibi olan irşek papası ziyârete gelüp niçe kral-ı bed-fi‘âller bu irşek papasa birer ikişer milyon akçe nezerât mâl getirirlerdi. Bu irşek dahi cemî‘i mâlı bu kal‘a-i Üstürgon'a sarf edüp cedd-i nâ-pâki olan Koca Mihadi Laslo Kral'ın binâ etdiği kal‘a-i Üstürgon'u ve iç kal‘ada olan Kızılelma deyrini ve nehr-i Tuna kenârında bir varoş-ı azîmini ol kadar amâr edüp ol kadar tezyîn etdi kim cemî‘i kâfiristândan her sene niçe yüz bin küffâr gelüp Kudüs-i Şerîf gibi bu Üstürgon'u ziyâret edüp irşek papasa nezerâtlar verirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
… im Üstürgon'un topu gülleleri bu mahalle ermez, anda vaz‘-ı hıyâm edüp sahrâ-yı
Üstürgon
hayemât-ı sipâhân ile doldu ve cemî‘i cünûd-ı müslimîn cenge âmâde oldu. Ve ol …
Ba‘dehu sene 948 târîhinde Süleymân Hân kal‘a-i Budun'u feth edüp bu kal‘a-i Üstürgon'un feth [ü] teshîrinin tama‘ına düşüp {âhirü'l-emr bizzât Süleymân Hân sene 950 Muharrem'inin 18 gününde} deryâ-misâl askâkir-i İslâm ile sahrâ-yı Üstürgon'da meks edüp hâlâ serâperde-i Süleymânî yeri bir till-i bâlâ-yı kûh-ı ser-bülenddir kim Üstürgon'un topu gülleleri bu mahalle ermez, anda vaz‘-ı hıyâm edüp sahrâ-yı Üstürgon hayemât-ı sipâhân ile doldu ve cemî‘i cünûd-ı müslimîn cenge âmâde oldu. Ve ol gece tâ sabâha dak leşker-i İslâ[m] meterislere doldular ve ale's-seher gülbâng-ı Muhammedî çekilüp kal‘ayı döğmeye başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
… dikilüp bi-fazlillâhi Ta‘âlâ sene 950 Muharrem'inin yigirmi beşinci gün kal‘a-i
Üstürgon
amân ile feth olup hamd-i Hudâ zamîme-i kılâ‘-ı ehl-i İslâm olup derûn-ı hisârd …
Hulâsa-i kelâm yedi gün yedi gece küffâra göz açdırmayup kal‘anın burc [u] bârûları sademât-ı top-ı kûpdan hâke berâber olup derûn-ı hisârda olan irşek taşra çıkup rikâb-ı hümâyûna yüz sürdükde dendân-ı bedenler üzre beyâz amân bayrakları dikilüp bi-fazlillâhi Ta‘âlâ sene 950 Muharrem'inin yigirmi beşinci gün kal‘a-i Üstürgon amân ile feth olup hamd-i Hudâ zamîme-i kılâ‘-ı ehl-i İslâm olup derûn-ı hisârda olan kefereler lâşe-i murdârların meşâdlarından ve deyr-i azîmelerinden çıkarup araba araba yükledüp dârü'l-fücûrlarına seg ber-sahrâ gidüp ba‘dehu Kızılelma deyrini mülevvesât-ı müşrikînden pâk edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
beğleri kal‘a-i Üstürgon'u ol kadar ta‘mîr ü termîm edüp taşra varoşuyla bâğ-ı …
Ba‘dehu günden güne Budin vezîrleri ve Üstürgon beğleri kal‘a-i Üstürgon'u ol kadar ta‘mîr ü termîm edüp taşra varoşuyla bâğ-ı İrem-misâl bir şehr-i azîm olup hemân rûz-merre beşer altışar bin aded guzât-ı müslimîn tâ Beç'e ve Prag'a ve Dip Alaman'a seğirdüp mâl-ı ganâ’imler alup cümle küffâr-ı Alaman'a "El-amân, ey asâkir-i Âl-i Osmân" dedirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Süleymân Hân vefâtından sonra küffâr niçe kerre bu kal‘a-i
Üstürgon
üzre gelüp hâ’ib [ü] hâsir giderlerdi. Tâ ki dest-i Âl-i Osmân'da kırk sekiz se …
Ba‘dehu Süleymân Hân vefâtından sonra küffâr niçe kerre bu kal‘a-i Üstürgon üzre gelüp hâ’ib [ü] hâsir giderlerdi. Tâ ki dest-i Âl-i Osmân'da kırk sekiz sene bâkire-misâl durup sene 1002 târîhinde Sultân Murâd-ı Sâlis asrında yedi kral kal‘a-i Üstürgon'u yetmiş gün döğüp bir taşına bin baş verdiler, âhir-i kâr alamadılar. Ol mahalde Fâtih-i Yemen Sinân Paşa'nın ikinci vezîria‘zamlığı mahallinde deryâ-misâl asker-i İslâm ile Üstürgon altındaki küffâra berk-ı hâtif-i Rabbânî gibi yetişüp vakt-i seherde kırmağa başlayup tâ vakt-i gurûba dek cümle guzât bir dâne-i hardal yemeyüp içmeyüp küffâr-ı hâksârı kıra kıra nehr-i Tuna'ya döküp kırk üç bin aded esîr der-zincîr olup ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle guzât-ı müslimîn muğtenim olup kal‘a-i Üstürgon'u dest-i küffârdan halâs edüp yine kal‘ayı gereği gibi amâr ederler. Andan cümle guzât vatanlarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
… Sinân Paşa'nın ikinci vezîria‘zamlığı mahallinde deryâ-misâl asker-i İslâm ile
Üstürgon
altındaki küffâra berk-ı hâtif-i Rabbânî gibi yetişüp vakt-i seherde kırmağa ba …
Ba‘dehu Süleymân Hân vefâtından sonra küffâr niçe kerre bu kal‘a-i Üstürgon üzre gelüp hâ’ib [ü] hâsir giderlerdi. Tâ ki dest-i Âl-i Osmân'da kırk sekiz sene bâkire-misâl durup sene 1002 târîhinde Sultân Murâd-ı Sâlis asrında yedi kral kal‘a-i Üstürgon'u yetmiş gün döğüp bir taşına bin baş verdiler, âhir-i kâr alamadılar. Ol mahalde Fâtih-i Yemen Sinân Paşa'nın ikinci vezîria‘zamlığı mahallinde deryâ-misâl asker-i İslâm ile Üstürgon altındaki küffâra berk-ı hâtif-i Rabbânî gibi yetişüp vakt-i seherde kırmağa başlayup tâ vakt-i gurûba dek cümle guzât bir dâne-i hardal yemeyüp içmeyüp küffâr-ı hâksârı kıra kıra nehr-i Tuna'ya döküp kırk üç bin aded esîr der-zincîr olup ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle guzât-ı müslimîn muğtenim olup kal‘a-i Üstürgon'u dest-i küffârdan halâs edüp yine kal‘ayı gereği gibi amâr ederler. Andan cümle guzât vatanlarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
altına gelüp hikmet-i Hudâ cemî‘i Üstürgon altında muhâfazada olan Osmân Paşa v …
Ba‘dehu küffâr-ı Erdel sene 1004 târîhinde Tımışvar kal‘asın muhâsara edüp Ca‘fer Paşa tahlîs etdiği sene-i mezbûrede Nemse küffârı fürce bulup yine Alaman askeriyle kal‘a-i Üstürgon altına gelüp hikmet-i Hudâ cemî‘i Üstürgon altında muhâfazada olan Osmân Paşa ve Tiryâkî Hasan Paşa ve Serdâr {Sinân Paşazâde cümle firâr edüp ve niçe} vüzerâ ve mîr-i mîrân ve ümerâlar şehd-i şehâdet câmından nûş edüp ve niçe mîr-i mîrânlar bozulup Budin'de karâr edüp inhizâm-ı azîm vâkı‘ oldu, ammâ Tavîl Mehemmed Paşa kal‘a-i Üstürgon'a girüp mahsûr oldu ve kâmil yedi ay ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl 92a eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b–92a ·
metinde göster ·
… bulup yine Alaman askeriyle kal‘a-i Üstürgon altına gelüp hikmet-i Hudâ cemî‘i
Üstürgon
altında muhâfazada olan Osmân Paşa ve Tiryâkî Hasan Paşa ve Serdâr {Sinân Paşaz …
Ba‘dehu küffâr-ı Erdel sene 1004 târîhinde Tımışvar kal‘asın muhâsara edüp Ca‘fer Paşa tahlîs etdiği sene-i mezbûrede Nemse küffârı fürce bulup yine Alaman askeriyle kal‘a-i Üstürgon altına gelüp hikmet-i Hudâ cemî‘i Üstürgon altında muhâfazada olan Osmân Paşa ve Tiryâkî Hasan Paşa ve Serdâr {Sinân Paşazâde cümle firâr edüp ve niçe} vüzerâ ve mîr-i mîrân ve ümerâlar şehd-i şehâdet câmından nûş edüp ve niçe mîr-i mîrânlar bozulup Budin'de karâr edüp inhizâm-ı azîm vâkı‘ oldu, ammâ Tavîl Mehemmed Paşa kal‘a-i Üstürgon'a girüp mahsûr oldu ve kâmil yedi ay ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl 92a eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b–92a ·
metinde göster ·
kal‘amı kâfire nice verdin ise var eylece feth eyle. Yohsa seni iki pâre ederim …
"Benim Üstürgon kal‘amı kâfire nice verdin ise var eylece feth eyle. Yohsa seni iki pâre ederim" derler. Mehemmed Paşa dahi deryâ-misâl asker ile kat‘-ı menâzil ederek kal‘a-i Budin altında meks etdikde hikmet-i Hayy [u] Kadîr Anadolu'da Celâlî-i Tavîl hurûc edüp Bursa üzre geleceği haberi mesmû‘-ı hümâyûn olup Nasûh Paşa yetmiş bin güzîde asker ile celâlî üzre ta‘yîn olunup Serdâr-ı Mu‘azzam Mehemmed Paşa üzre asâkir-i İslâm az kalup ne çâre yine "Tevekkülen-alallâh" deyüp kırk elli bin asker ile kal‘a-i Üstürgon'u muhâsara edüp on yedi yerden kal‘ayı döğe döğe cümle hâ’it-i ebrâc, dendân-ı bedenlerin hâke yeksân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
… amâm galebe ve nusret ve niçe bin küffârı esîr edüp niçe felâket ederek kal‘a-i
Üstürgon
altına hisâbın Hallak-ı âlem bilir ol kadar mâl-ı ganâ’imle gelirler kim bir es …
Bu hâl üzre yedi ay kâmil savaş-ı perhâş ederken eyyâm-ı şitâ gelüp âhirü'l-emr guzât-ı müslimînde el ayak dutmadan ve hark u berf ü selc ü şiddet-i şitâdan bî-feth avdet edüp Budin'e geldikde Yeniçeri ağası olan Nakkâş Paşa-yı bî-ârın meterise girmeyüp yeniçerileri zabt etmedüğünü der-i devlete arz edüp Sadrıa‘zam Belgrad'a gelüp cemî‘i asâkir-i İslâm ile meştâ edüp evvelbahâr-ı rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhî olunca Orta Macar nâmdarlarından Boçkay nâm bir benâm ban ibn ban iki kerre yüz bin asker ile Sadrıa‘zam Mehemmed Paşa'ya gelüp mutî‘ [u] münkâd olup yine evvelbahârda gazâ-yı Üstürgon'a sene 1014 târîhinde revâne olup kat‘-ı menâzil ederek yer götürmez leşker-i cündullâh ile sahrâ-yı Üstürgon'da meks edüp etrâf-ı Üstürgon'un yemîn ü yesârında olan kılâ‘lardan Tata ve Papa ve Yanık ve Senmartin ve Perespirim ve Val ve Cânbeğ nâm kal‘aları ve niçe kurâ vü kasabâtları ve bukâ‘larını gâret ü hasâret etmeğile küffâr üzre tamâm galebe ve nusret ve niçe bin küffârı esîr edüp niçe felâket ederek kal‘a-i Üstürgon altına hisâbın Hallak-ı âlem bilir ol kadar mâl-ı ganâ’imle gelirler kim bir esîr bir guruşa bey‘ olunup bir kâfir kal‘asından çıkup Üstürgon imdâdına gelmeğe iktidârları olmayup ba‘dehu Serdâr-ı Mu‘azzam kal‘a-i Üstürgon'u henüz muhâsara edüp tokuz koldan meterislere girüp cenge âmâde olduklarında hemân Serdâr-ı âkıbet-endîş Solak Ali Ağa nâmında bir ağa-yı zîşânı elçilik ile kal‘a kapudanına nâme ile gönderüp nâmesinde eyle tahrîr etmişler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
Bu hâl üzre yedi ay kâmil savaş-ı perhâş ederken eyyâm-ı şitâ gelüp âhirü'l-emr guzât-ı müslimînde el ayak dutmadan ve hark u berf ü selc ü şiddet-i şitâdan bî-feth avdet edüp Budin'e geldikde Yeniçeri ağası olan Nakkâş Paşa-yı bî-ârın meterise girmeyüp yeniçerileri zabt etmedüğünü der-i devlete arz edüp Sadrıa‘zam Belgrad'a gelüp cemî‘i asâkir-i İslâm ile meştâ edüp evvelbahâr-ı rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhî olunca Orta Macar nâmdarlarından Boçkay nâm bir benâm ban ibn ban iki kerre yüz bin asker ile Sadrıa‘zam Mehemmed Paşa'ya gelüp mutî‘ [u] münkâd olup yine evvelbahârda gazâ-yı Üstürgon'a sene 1014 târîhinde revâne olup kat‘-ı menâzil ederek yer götürmez leşker-i cündullâh ile sahrâ-yı Üstürgon'da meks edüp etrâf-ı Üstürgon'un yemîn ü yesârında olan kılâ‘lardan Tata ve Papa ve Yanık ve Senmartin ve Perespirim ve Val ve Cânbeğ nâm kal‘aları ve niçe kurâ vü kasabâtları ve bukâ‘larını gâret ü hasâret etmeğile küffâr üzre tamâm galebe ve nusret ve niçe bin küffârı esîr edüp niçe felâket ederek kal‘a-i Üstürgon altına hisâbın Hallak-ı âlem bilir ol kadar mâl-ı ganâ’imle gelirler kim bir esîr bir guruşa bey‘ olunup bir kâfir kal‘asından çıkup Üstürgon imdâdına gelmeğe iktidârları olmayup ba‘dehu Serdâr-ı Mu‘azzam kal‘a-i Üstürgon'u henüz muhâsara edüp tokuz koldan meterislere girüp cenge âmâde olduklarında hemân Serdâr-ı âkıbet-endîş Solak Ali Ağa nâmında bir ağa-yı zîşânı elçilik ile kal‘a kapudanına nâme ile gönderüp nâmesinde eyle tahrîr etmişler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
… âl asâkir-i İslâmı kal‘aya üşürüp ta‘mîr ü termîm edüp hamd-i Hudâ yine kal‘a-i
Üstürgon
sene 1014 târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında be-dest-i Lala Mehemmed Paşa feth …
Beri tarafda Serdâr-ı mükerrem kal‘a fethi müjdesin ol ân Sultân Ahmed Hân'a i‘lâm etmeğe ulaklar gönderüp deryâ-misâl asâkir-i İslâmı kal‘aya üşürüp ta‘mîr ü termîm edüp hamd-i Hudâ yine kal‘a-i Üstürgon sene 1014 târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında be-dest-i Lala Mehemmed Paşa feth oldu fî yevmi'l-isneyn 20 fî şehri Cemâzilûlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92b ·
metinde göster ·
Ammâ kanûn üzre Üstürgon beğinin hâssı 210.000 akçedir. Cümle ze‘âmeti 13 cümle erbâb-ı tîmârı 214 dür. Alaybeğisi ve çeribaşı ve yüzbaşı ve asker sürücüsü ve çetecisi ve poturacıları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92b ·
metinde göster ·
gâzîlerine mu‘âdil olamaz, zîrâ bunlar hışm-ı sihâm-ı kazâ-yı mübrem gibi bî-am …
Mezkûr yigirmi aded ağaların cümle (---) aded kal‘a neferâtları vardır, ammâ bunlar cümle kal‘a müstahfızânlarıdır. Kal‘adan ba‘îd aslâ bir yere gitmezler, ammâ kapudan ve askeri ve martolosân ve çeteciyân ve poturacıyân, bunlar çete ve poturalara gidüp baş ve dil alup ba‘zı ulak ve yolcuları götürüp getirmeğe me’mûr askerlerdir, ammâ cümlesi gâyet güzîde bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr yiğitleri var. Cümlesi bir yere seğirdim etseler dörder ve beşer çatal atlar ile seğirdüp her birinin elinde ve belinde ve yeninde ve yakasında ve atlarının eğer kaşlarında ve terkilerinde beşer ve altışar aded çarhlı karabina tüfengleri var. Cümle esbâbları Macar gibi güderi dolama geyerler. Gören bunları Macar katanası sanırlar, zîrâ şeb [ü] rûz Macar içinde ceng etmededirler. Ve cümlesi fasîh ü belîğ Macar lisânı bilirler. Bu lisânlarıyla tâ vilâyet-i Alaman'a gidüp esîr kapup gelirler. Gâyet zehr-i mârdan kattâl asâkir-i sâhib-i celâldirler. Hattâ Budin kavmi bu Üstürgon gâzîlerine mu‘âdil olamaz, zîrâ bunlar hışm-ı sihâm-ı kazâ-yı mübrem gibi bî-amân kavmdirler. Cemî‘i Macaristân'da bir Tatar askerinden bir dahi bu Üstürgon kavminden havf ederler. Hattâ diyâr-ı Alaman'da bir kâfir bir kefereye söğse,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
… gibi bî-amân kavmdirler. Cemî‘i Macaristân'da bir Tatar askerinden bir dahi bu
Üstürgon
kavminden havf ederler. Hattâ diyâr-ı Alaman'da bir kâfir bir kefereye söğse,
Mezkûr yigirmi aded ağaların cümle (---) aded kal‘a neferâtları vardır, ammâ bunlar cümle kal‘a müstahfızânlarıdır. Kal‘adan ba‘îd aslâ bir yere gitmezler, ammâ kapudan ve askeri ve martolosân ve çeteciyân ve poturacıyân, bunlar çete ve poturalara gidüp baş ve dil alup ba‘zı ulak ve yolcuları götürüp getirmeğe me’mûr askerlerdir, ammâ cümlesi gâyet güzîde bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr yiğitleri var. Cümlesi bir yere seğirdim etseler dörder ve beşer çatal atlar ile seğirdüp her birinin elinde ve belinde ve yeninde ve yakasında ve atlarının eğer kaşlarında ve terkilerinde beşer ve altışar aded çarhlı karabina tüfengleri var. Cümle esbâbları Macar gibi güderi dolama geyerler. Gören bunları Macar katanası sanırlar, zîrâ şeb [ü] rûz Macar içinde ceng etmededirler. Ve cümlesi fasîh ü belîğ Macar lisânı bilirler. Bu lisânlarıyla tâ vilâyet-i Alaman'a gidüp esîr kapup gelirler. Gâyet zehr-i mârdan kattâl asâkir-i sâhib-i celâldirler. Hattâ Budin kavmi bu Üstürgon gâzîlerine mu‘âdil olamaz, zîrâ bunlar hışm-ı sihâm-ı kazâ-yı mübrem gibi bî-amân kavmdirler. Cemî‘i Macaristân'da bir Tatar askerinden bir dahi bu Üstürgon kavminden havf ederler. Hattâ diyâr-ı Alaman'da bir kâfir bir kefereye söğse,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
… em giderler. Hattâ merhûm Üstürgonlu Mustafâ Beğ bizimle Erdel gazâlarında iken
Üstürgon
gâzîlerinin yedi yüz aded Tunageçdi Hasenî ve Hüseynî kınalı atlı ve yedekli yi …
Anıniçün küffâr def‘-i izâle içün niçe kerre yedi kral cem‘ olup Üstürgonluyu ortadan kaldırmağa çalışup cehd-i tâm ederler, ammâ cümlesi münhezim olup hâ’ib [ü] hâsir bî-nâm cân ber-cehennem giderler. Hattâ merhûm Üstürgonlu Mustafâ Beğ bizimle Erdel gazâlarında iken Üstürgon gâzîlerinin yedi yüz aded Tunageçdi Hasenî ve Hüseynî kınalı atlı ve yedekli yiğitleri var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
Ekseriyyâ Seydî Ahmed Paşa efendimizin yüzün ağardan bu
Üstürgon
gâzîleridir. Şimdi yine vezîria‘zamın istikbâline çıkdıklarında kâmil altı bin …
Ekseriyyâ Seydî Ahmed Paşa efendimizin yüzün ağardan bu Üstürgon gâzîleridir. Şimdi yine vezîria‘zamın istikbâline çıkdıklarında kâmil altı bin aded kınalı atlı mehâbet ve salâbet sâhibi pür-silâhlı ve tuğulka ve ser-penâhlı mehîb askeri Sadrıa‘zama karşu çıkup alay gösterdiklerinden hazz edüp cümlesine beş kîse alay bahşîşi ihsân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
kal‘a-i Budun'un cânib-i şimâlîsinde bir müşvâr merhale ba‘îde yerdir. Nehr-i T …
Evvelâ kal‘a-i Üstürgon kal‘a-i Budun'un cânib-i şimâlîsinde bir müşvâr merhale ba‘îde yerdir. Nehr-i Tuna kenârında evc-i âsumâna ser çekmiş bir kırmızı şekil bir tell-i sun‘-ı Hudâ-yı refî‘a üzre Van kayası ve Mardin kayası ve Amâdiyye kayaları gibi kehkeşân-âsâ semâya kad-keşân olmuş bir püşte-i yalçın üzre şekl-i bâdemî, ya‘nî akçe tahtası gibi kıbleden şimâle tûlânîce vâkı‘ olmuş binâ-yı Koca Mihadi Laslo Risâlet-penâh zuhûrundan altı yüz yıl mukaddem Rûhullâh-ı Emîn Îsâ Nebî zamânında binâ olunmuş bir Şeddâdî rıhtım seng binâ bir sûr-ı ra‘nâdır kim Komaran ve Uyvar sahrâsından bu rabât-ı azîmeyi görenler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
… l meydânı var ve mahall-i cihân-nümâya Sarâyburnu derler, cânib-i kıbleye nâzır
Üstürgon
sahrâsı ve Süleymân Hân Depesi ve tâ Kızılhisâr'a varınca nümâyân vâdîler temâş …
Bu top duran kapudan içerisi paşaların hâlâ sarâyıdır kim sehel meydânı var ve mahall-i cihân-nümâya Sarâyburnu derler, cânib-i kıbleye nâzır Üstürgon sahrâsı ve Süleymân Hân Depesi ve tâ Kızılhisâr'a varınca nümâyân vâdîler temâşâ olunur bir sarây burnudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
… larında ve bizim mihrâbımızda zu‘m-ı bâtılınca ibâdet-i âyîn-i Îsâ edüp kal‘a-i
Üstürgon
ellerine girüp Kızılelma-yı Orta Macar olduğuna yüz bin hamd-i Îsâ edüp Süleymâ …
Ba‘dehu kral kendü mihrâblarında ve bizim mihrâbımızda zu‘m-ı bâtılınca ibâdet-i âyîn-i Îsâ edüp kal‘a-i Üstürgon ellerine girüp Kızılelma-yı Orta Macar olduğuna yüz bin hamd-i Îsâ edüp Süleymân Hân mahfeline nazar edüp akıl dâ’iresinden çıkup âlem-i dehşetde kalup bilir kim Süleymân Hân bir pâdişâh-ı Cem-cenâb-ı azîmü'ş-şândır. Hakkâ ki "Arsla[n] yatağından er kişi durağından bellidir, gör şu câmi‘de ne musanna‘ şeyler îcâd etmiş", deyüp Süleymân Hân'ı küffâr kralı hayli mahtayup medh eder. Ba‘dehu musâhiblerine der kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b ·
metinde göster ·
… İslâmbol'a gelmek müyesser olmadı, ammâ efvâh-ı nâsda Yeni câmi‘in harem kapusu
Üstürgon
câmi‘inin kapusudur derler, ammâ galatdır. Hâlâ Yeni câmi‘in haremi kıble kapus …
Ammâ hakkâ ki Sultân Ahmed Hân eyi etmemiş, mezkûr Süleymân Hân'ın mahfeli kapusun ve bu câmi‘in murassa‘ harem kapusun yerinden kal‘ edüp gemiler ile İslâmbol'da Yeni Câmi‘in haremine koyalım derken hikmet-i Hudâ nehr-i Tuna üzre Demirkapu nâm mahalde gemi gark olup iki aded kapular İslâmbol'a gelmek müyesser olmadı, ammâ efvâh-ı nâsda Yeni câmi‘in harem kapusu Üstürgon câmi‘inin kapusudur derler, ammâ galatdır. Hâlâ Yeni câmi‘in haremi kıble kapusu ki pirinç tahta teneke üzre gümüş kitâbeli ve zer ü zîver ile mutallâ olan bâb-ı mu‘allâ merhûm u mağfûrun leh pederimizin kârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b ·
metinde göster ·
câmi‘inin ve kal‘asının niçe bin gûne ta‘rîf ü tavsîf olunacak ibret-nümâ şeyle …
Ammâ ihvân-ı vefâ bu Üstürgon câmi‘inin ve kal‘asının niçe bin gûne ta‘rîf ü tavsîf olunacak ibret-nümâ şeyleri var, ammâ sâ’ir müsevvedâtımıza mâni‘ olup kemâ hüve hakkuhu tahrîr olunmak mümkün değildir, zîrâ bu câmi‘in misli bu edîm-i arzda yokdur. Âdem oğlanı anın vaz‘-ı binâsı beyânında âciz ve kâsırdır, zîrâ bu savma‘a-i mübârekede mergûb u zîbâ san‘atlar ve niçe bin gûne tasarruflar vardır kim ehl-i vasf anın midhatinde kâsırlardır. Hattâ bu câmi‘e bir günde niçe kerre girüp im‘ân-ı nazar ile her şey’ine nazar edüp taşra çıksan bir girişde dahi niçe gûne sanâyi‘ât [u] acâ’ibât-ı ibret-nümâ mersûmât tasarrufâtlar dahi zâhir ü bâhir olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b ·
metinde göster ·
hemân bir burunda bir yalçın kaya üzre vâkı‘ olmuş. Hattâ Matyaş Kral bu Üstürg …
Bu hisâb üzre kal‘a-i Üstürgon hemân bir burunda bir yalçın kaya üzre vâkı‘ olmuş. Hattâ Matyaş Kral bu Üstürgon'a mâlik oldukda bu mezkûr yalın kat palanka dîvâr önünde alçak dereden bir Tuna'dan bir Tuna'ya varınca kesmeğe mübâşeret etmiş, ammâ Matyaş Kral mürd-i mât olup vücûdundan ve eser-i binâsından bir şey kalmamış, ammâ eğer eyle olsa kal‘a-i Üstürgon nehr-i Tuna içinde bir cezîrede kalup hısn-ı hasîn ve sedd-i İskender olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·