… nın tâ vasatında yine çâr-kûşe bir dîvâr-ı âlî vardır. Kaddi kırk zirâ‘ âlîdir,
üzeri
harpüşte padavra tahtası örtülüdür.
Der-sitâyiş-i kârhâne-i top: Leb-i deryâdan yüz adım ba‘îd bir kûh-ı bülendin dâmeninde cânib-i erba‘a dîvârları kal‘a-misâl bir rabâtdır. Muhâsara olunsa dahi cenge tahammülü var bir metîn dîvârdır. Anın tâ vasatında yine çâr-kûşe bir dîvâr-ı âlî vardır. Kaddi kırk zirâ‘ âlîdir, üzeri harpüşte padavra tahtası örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130b ·
metinde göster ·
… timâli yokdur. O cezîreye mahsûs hacer-i sebiz-gûndur. Bu ocağın altı boşdur ve
üzeri
kubbedir. Bu kubbelerin içine kırkar ellişer bin kantâr bakırı ve mâye içün kad …
Evsâf-ı furun-ı tuç: Bu furun mezkûr kârhâne içre iki yerde binâ olunmuş kubbe furunlardır kim cânib-i erba‘ası (---) cezîresinde hâsıl olur âteş taşıdır. 131a Gayrı taş ol âteş-i Nemrûd'a tahammül etmek ihtimâli yokdur. O cezîreye mahsûs hacer-i sebiz-gûndur. Bu ocağın altı boşdur ve üzeri kubbedir. Bu kubbelerin içine kırkar ellişer bin kantâr bakırı ve mâye içün kadîm-i eyyâmda binâ olunmuş pârelenen top kırıkların yerleşdirüp kubbelerden taşra alarkada niçe bin kantâr kalay hâzır ederler. Kâtibleri dahi ne kadar bakır ve ne kadar kalay hâzır olduğu deftere kayd olur. Zîrâ bakırına göre top kâlıbları hâzır ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130b–131a ·
metinde göster ·
… ün çayı cereyân edüp nehr-i azîm Kür'e rîzân olur. Bu şehrin kıble dağlardır ve
üzeri
serâpâ bâğlardır kim âbdâr engûrü ve memdûhâtından Gence ipeği gâyet meşhûrdur. …
Evsâf-ı kal‘a-i Gencîne-i Râz, şehr-i azîm Gence-i Dilnüvâz: (---) binâsıdır. Dest-i Acem'den, şâh-ı İrân olan Tahmas[b] Şâh'ın destinden dest-i kahrile sene 990 târîhinde Koca Ferhâd Paşa feth edüp sene 1014 târîhinde Sarı Ahmed Paşa kethüdâsı Mehemmed Paşa hâkim-i Gence iken şâh-ı bed-fi‘âl İrân-zemîn askeriyle yedi ay muhâsara edüp şeb [u] rûz ceng-i azîm olup âhir bir tarafdan imdâd gelmemek ile cümle guzât-ı müslimîn amân ile kal‘ayı şâha teslîm edüp cüyûş-ı müslimîni uryânen cümle şehîd etdiklerin Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis'e i‘lâm etdiler. Ol asrdan berü dest-i Acem'de şehr-i mu‘azzam olmuşdur. Ammâ kal‘asın şâh münhedim etmiş. Hâlâ altı bin hâneli bâğ u bâğçe ve câmi‘ ve hân ve imâret [ve] hammâm ve bezzâzistânlı ve esvâk-ı sultânîsi ma‘mûr şehr-i müzeyyendir. Ve şehri bir vâsi‘ sahrâda İremü'l-imâd misilli bir şehr-i müzeyyendir kim şehrin bâğ u besâtinleri içre Kürün çayı cereyân edüp nehr-i azîm Kür'e rîzân olur. Bu şehrin kıble dağlardır ve üzeri serâpâ bâğlardır kim âbdâr engûrü ve memdûhâtından Gence ipeği gâyet meşhûrdur. Ve cânib-i erba‘ası sahrâlarında yedi nâhiye kefere köyleriyle âbâdândır. Penbe ve pirinç ve harîr ile kâr ederler. Ankâ mûğları vardır ve marâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü mûğ-zâdları dahi memdûhdur. Ve mahbûbe-i zenâneleri dahi meşhûrelerdir. {Gence'nin at na‘lı ve demiri ve zekim ipeği meşhûr} ve bu şehr hânlıkdır. Üç bin nöker-i mekkâre mâlikdir. Münşî ve kelenteri ve darûgası ve on iki yâr aşkına kadı ve hâkimleri vardır, ammâ ibtidâ Âl-i Osmân destine girdikde ibtidâ hâkimi Hadım Hasan Paşa'dır ki Berda‘ kal‘asın feth edüp Tahmasb Şâh karındaşı oğlu Haydar Mirza'yı rehn verüp sulh mün‘akid oldukda Ferhâd Paşa mezkûr mîrzayı Âsitâne-i Sa‘adet'e getirdi. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 310a ·
metinde göster ·
… r vardır. Ve yazlık meydânına güvercinlik ta‘bîr ederler bir azîm meydândır kim
üzeri
eflâke ser çekmiş haşeb kubbedir. Bu meydânın cânib-i erba‘ası ocaksız yaz meyd …
Derûn-ı şehirde bir kal‘a-i mu‘azzamdır kim içinde iki bin aded şütür alır develiği ve üç bin at alır ıstabl-ı anteri ve kamberîsi vardır. Dahi ehl-i harem a‘yân [u] kibâr içün yetmiş seksen hâne-i müte‘addideli harem hücreleri var. Ve âyende vü revende vükelâ ve vüzerâ sâkin olmağiçün başka tahtânî ve fevkânî ve içli ve taşralı kâ‘aları var. Ve bây [u] gedâ müsâfirîn-i mahlûk-ı Hudâ içün hân-ı azîmin tarafeyninde yan soffaları üzre kâmil iki yüz ocaklı soffalardır. Ve rûy-ı divârda âlât-ı silâh asacak demir çengeller var. Ve cümle atları kayd-bend edecek demir halkalar vardır. Ve yazlık meydânına güvercinlik ta‘bîr ederler bir azîm meydândır kim üzeri eflâke ser çekmiş haşeb kubbedir. Bu meydânın cânib-i erba‘ası ocaksız yaz meydânı soffalardır. Ve taşra haremi dahi beyâz hacer ile döşenmiş bir meydân-ı mu‘azzamdır kim beş bin at alır gûyâ İslâmbol'un Atmeydânı'dır. Bu haremin tâ ortasında müdevver aşren fe-‘aşr bir havz-ı kebîri var, gûyâ bir halic-i Mısır'dır. Cümle âyende vü revendenin devvâbları bundan nûş edüp def‘-i atşân ederler. Bu haremin bir cânibinde bir azîm imâret-i dârü'z-ziyâfesi var. Her şeb [u] rûz cemî‘i müsâfirîn eğer kefere ve fecere bu mihmânsarâyda sâkin ola. Ba‘de'l-mağrib cemî‘i huddâmlar matbah-ı Keykâvûs'dan her ocak başına birer bakır sini içre birer tas buğday çobrası ve âdem başına birer nânpâresi ve birer şem‘-i revgân dânesi verirler ve her at başına birer tobra yem verirler. İlâ mâşâallah sâhibü'l-hayrât böyle vakf-ı dâ’im eylemiş, rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136a ·
metinde göster ·
… musanna‘ kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Ve der-i dîvârları
üzeri
ol kadar vâsi‘dir kim atlılar harbe oynamak mümkindir.
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Kurna: Nehr-i Şatt ve nehr-i Furât birbirine mahlût olup Şattu'l-Arab olduğu mahalde bir vâsi‘ cezîre-i azîm burnunda bir çemenzâr u nahlistân içre hâk-i amber-pâk çim ve rıhtım ile mebnî şekl-i murabba‘ bir gûne toprak musanna‘ kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Ve der-i dîvârları üzeri ol kadar vâsi‘dir kim atlılar harbe oynamak mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 359a ·
metinde göster ·
… kadîm ve bir tarz-ı azîm câmi‘-i müstecâbü'd-da‘ve mahaldir ve bir minâresi ve
üzeri
serâpâ kiremitlidir.
Evvelâ Aşağı kal‘ada kenîseden velî olunmuş Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, bir ma‘bedgâh-ı kadîm ve bir tarz-ı azîm câmi‘-i müstecâbü'd-da‘ve mahaldir ve bir minâresi ve üzeri serâpâ kiremitlidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
… e yine çakşırla yapılmış keçe idi. Başında kalpağı kırmızı tilki kürkünden olup
üzeri
bir beyâz deri idi. Lâkin kalpağının depesinde gûnâ-gûn harîr pâreciklerinden p …
Bizzât Taysı Şâh ol şiddet-i şitâda sığın derisi kürkünü üzerine ters geymiş idi. İçinde yine sığın yavrusu derisinden Özbek libâsı gibi peşli deriden haftanı var idi. Ve kuşağı at derisi kayışından idi. Ve çakşırı mâvî keçeden idi. Mest yerine yine çakşırla yapılmış keçe idi. Başında kalpağı kırmızı tilki kürkünden olup üzeri bir beyâz deri idi. Lâkin kalpağının depesinde gûnâ-gûn harîr pâreciklerinden püskülleri olup aralarında yumurta kadar bir delikli elmâsı var idi. Oğlu Moyinçak Şâh dahi eyle libâs geymişdi, ammâ tâcı üzre püsküller ve elmâs taş yok idi. Bunlar pâdişâhlarına kendi ıstılâh lugâtları üzre Taysı Şâh derler. Oğluna ve vezîri makâmında olanlara Moyinçak Şâh derler. Obaları ve derimleri cümle deve yünü keçedendir. Ve cümle sığın ve kaplan ve at ve koyun postlarıyla döşeli bârgâhları var. Yanlarında tuzdan ve katrândan azîz ve lezîz bir şey yokdur. Kendüleri ve cümle hayvânâtları tuzsuz olmaz. Ve katrânı karıları zebat ve kala-misk yerine kulaklarının ardlarına sürerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175b ·
metinde göster ·
… den İncîl ve gayri suhuf âyetleri okurlarmış. Ammâ bu ma‘bedgâh-ı kadîm câmi‘in
üzeri
kâ[r]gîr kubâb-ı âlîler değildir.
Bu mezkûr tâk ve sütûn-ı pâk üzre bir şeb-çerâğ durur imiş. Şeb-i zulmetde cemî‘i papas bıtrîk kıssîsler ol şeb-çerâğ-ı münevverin şu‘lesinden İncîl ve gayri suhuf âyetleri okurlarmış. Ammâ bu ma‘bedgâh-ı kadîm câmi‘in üzeri kâ[r]gîr kubâb-ı âlîler değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252a ·
metinde göster ·
… aded mermer sütûn üzre tâk-i havarnaklardır kim her biri gûyâ tâk-i Kisrâların
üzeri
servi dırahtı kirişleri üzre münakkaş tavandır. Tûlı yüz ayak ve arzı seksen ay …
Der-evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı selâtîn-i müslimât: Cümle yedi aded mihrâb-ı ma‘bedgâh-ı mü’minândır. Evvelâ iç kal‘ada Sultân Murâd Hân-ı Sâlis câmi‘i ve büyük kal‘ada Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, kenîse imiş. Âye[t]: Sûre-i Bakara Arapça nassı üzre hîn-i fethde bu deyrin mihrâbı Kudüs'den Mekke'ye velî olunup beytullâh-ı müslimîn olup hâlâ derûn-ı câmi‘de on altı aded mermer sütûn üzre tâk-i havarnaklardır kim her biri gûyâ tâk-i Kisrâların üzeri servi dırahtı kirişleri üzre münakkaş tavandır. Tûlı yüz ayak ve arzı seksen ayakdır. Bir nâzük ve musanna‘ tarz-ı kadîm kârgîr minâre-i mevzûnu var, câmi‘-i kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269a ·
metinde göster ·
… a‘bîr olunmaz. Ve gâyet metânet üzere binâ kılınmış kârgîr câmi‘-i kavîdir ammâ
üzeri
tahta örtülüdür.
Ve arasta içinde Takyeciler câmi‘i cemâ‘ati gâyet kesret üzredir. Ve mü’ezzin mahfili altında iki ağaç müşebbek sütûnları var kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Ve gâyet metânet üzere binâ kılınmış kârgîr câmi‘-i kavîdir ammâ üzeri tahta örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y11a ·
metinde göster ·
… t vermez. Ve yâbisi dahi küfe sepetler içre ekâlîm-i seb‘aya hedâyâ götürürler.
Üzeri
şekerli bir tîndir kim sûre-i Ve't-tîn bunun hakkında nâzil olmuş ola. Aslâ sık …
Ve kazâsı kurâlarında olan incîri cihânı dutmuşdur. Gök lop nâmıyla meşhûr olan incîri bir kudret-i Hudâ'dır kim her biri kırkar ellişer dirhem gelir katr-ı nebât-ı hamavî-misâl cüllâb-ı terdir. Ve cirminde aslâ alâmet yokdur, hemân bir cüllâb-ı mahzdır. Tenâvül edene aslâ sıklet vermez. Ve yâbisi dahi küfe sepetler içre ekâlîm-i seb‘aya hedâyâ götürürler. Üzeri şekerli bir tîndir kim sûre-i Ve't-tîn bunun hakkında nâzil olmuş ola. Aslâ sıkleti yok bir serî‘u'l-hazm ve mukavvî ve mu‘tedilü't-tabî‘a ve kuvvet-i basara nâfi‘ bir tîn-i Q 46aP 46a ılliyyîndir kim ter ü tâzesi bir sâ‘at ba‘îd yere gidemez, zîrâ bir tulum cüllâb-ı kand-i nebatdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89b ·
metinde göster ·
… bânı çeküp yine âb-ı Zemzem yanına korlar. Dâ’imâ anda durur. Ve Beyt-i şerîfin
üzeri
(---) ile mestûr cümle barân-ı rahmeti Altun oluğa dâhil olup ol mîzâb-ı rahmet …
Ba‘dehu ol mezkûr nerdübânı çeküp yine âb-ı Zemzem yanına korlar. Dâ’imâ anda durur. Ve Beyt-i şerîfin üzeri (---) ile mestûr cümle barân-ı rahmeti Altun oluğa dâhil olup ol mîzâb-ı rahmetden Hatîm içine cereyân etdüği mahalde Hazret-i Risâlet-penâh'ın imâmet edüp secde etdikleri mahal ki ser-i sa‘âdetleri nişân etmiş seccâde-misâl çâr-kûşe yeşil sommâkî döşeli taş mihrâb üzre mîzâb-ı rahmetden nüzûl eden bârân-ı rahmet bu secde taşı üzre dökülür. Cânib-i erba‘ası mezkûr Hatîm dîvârıdır. Beş yüz âdem alur bir müdevver dîvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y343a ·
metinde göster ·
… tecâviz sebîlhâne ve altmış mektebi var. Ammâ bedâsteni yokdur. Cümle esvâkları
üzeri
örtülüdür. şiddet-i hâr ve rimâl [u] türâb te’sîr etmez, pâk tarîk-ı âmları var …
Ve bu şehirde yüzden mütecâviz sebîlhâne ve altmış mektebi var. Ammâ bedâsteni yokdur. Cümle esvâkları üzeri örtülüdür. şiddet-i hâr ve rimâl [u] türâb te’sîr etmez, pâk tarîk-ı âmları vardır. Ve yetmiş aded sarây-ı kebîrlerinden kâşif sarâyı şehrin vasatında sarây-ı ma‘mûrdur. Ve Nîl kenârında bir dilküşâ ve ferah-âbâd sarây-ı nev-bünyâd gılâl ağası sarâyıdır. Cümle maksûre ve revzen ve şâhnişînleri Nîl'e nâzır medd-i basarlı cihânnümâ bir sarây-ı âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y365a ·
metinde göster ·